Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/548 E. 2024/959 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket tasfiyesi↗ ihbar tazminatı↗ infisah↗ kıdem tazminatı↗ ihya davası↗ şirketin tasfiyesi↗ şirketin ihyası↗ ihya↗ kesin süre↗ rücu↗ alacak davası↗ usulden reddi↗ ihbar↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ terkin↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ dahili dava↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2023/504 E, 2023/480 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili nezdinde çalışan dava dışı işçiye ödenen kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin açılan rücuan alacak davası sırasında dava dışı Flora Temizlik ve Bakım Hizmetleri İnşaat Turizm Madencilik Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited şirketinin tasfiyesiz infisah nedeniyle ticaret sicilinden kaydının terkin edildiğinin anlaşılması üzerine mahkemece taraflarına ihya davası açılması için bir aylık kesin süre verildiğini ileri sürerek, adı geçen şirketin ihyasına karar verilmesini
talep etmiştir.
II. CEVAP
Dava dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edilmemesi nedeni ile davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraf teşkilinin sağlanması için ihyası talep edilen şirketin sicil kaydının birleşme nedeniyle terkin edildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci veya geçici 7 nci maddeleri kapsamında sicil kaydının silinmediği, davacının, ihyası talep edilen şirketi devralan şirket aleyhine davasını devam ettirme olanağının bulunduğu hususları gözetilerek, hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihyası talep edilen şirketin rücu davasındaki sorumluluğunun dava konusu itibariyle 01.02.2008-31.12.2008 tarihleri arasını kapsaması nedeni ile ancak o şirkete karşı davaya devam edilmesi gerektiğini, nitekim iş yerinin devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işverenin kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, davalı şirketler arasında devralan şirketin yer almadığını, bu şirketin davaya dahil edilmesinin de söz konusu olmayacağını, devir tarihinden önce sona eren iş sözleşmelerinin yeni işverene geçmesinin mümkün olmaması nedeni ile ihya davasını açmalarında hukuki yararlarının mevcut olduğunun kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ihyası talep edilen şirketin, Naturel Turizm Temizlik İlaçlama Yemek ve Sağlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi ile tasfiyesiz infisah hükümlerine göre tüm aktif ve pasifleri ile birlikte birleştiği ve adı geçen şirkete devredildiği, sicil kaydının 29.05.2014 tarihinde birleşme nedeniyle terkin edildiğinin tescil ve ilan edildiği, dolayısıyla birleşmenin tescili ile 6102 sayılı Kanun'un 153 üncü maddesi uyarınca devrolunan şirketin bütün aktif ve pasifinin devralan şirkete geçtiği, bu itibarla davacının adı geçen şirkete karşı davasını yöneltmesi gerekirken devredilen şirketin ihyasını talep etmesinde hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebep ve gerekçelere dayanarak hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tasfiyesiz infisah hükümlerine göre başka bir şirket ile birleşen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 153 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15824 E. 2012/6070 K.
Ortak:ihbar tazminatı · kıdem tazminatı · rücu · ihbar · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ihyası» talep edilen şirketin «rücu» davasındaki sorumluluğunun dava konusu itibariyle 01.02.2008-31.12.2008 tarihleri arasını kapsaması nedeni ile ancak o şirkete karşı davaya devam edilmesi gerektiğini, nitekim iş yerinin devri halinde «kıdem tazminatı» bakımından devreden işverenin kendi dönemi ve devir tarihindeki «son» ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, davalı şirketler arasında devralan şirketin yer almadığını, bu şirketin davaya «dahil» edilmesinin de söz konusu olmayacağını, devir tarihinden önce sona eren iş sözleşmelerinin yeni işverene geçmesinin mümkün olmaması nedeni ile ihya davasını açmalarında «hukuki yararlarının» mevcut olduğunun kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili nezdinde çalışan dava dışı işçiye ödenen kıdem ve «ihbar tazminatına» ilişkin açılan rücuan «alacak davası» sırasında dava dışı Flora Temizlik ve Bakım Hizmetleri İnşaat Turizm Madencilik Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited «şirketinin tasfiyesiz» «infisah» nedeniyle ticaret sicilinden «kaydının» «terkin» edildiğinin anlaşılması üzerine mahkemece taraflarına «ihya davası» açılması için bir aylık «kesin süre» verildiğini ileri sürerek, adı geçen şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda2-Dava, çalıştırılan işçiye asıl işveren sıfatıyla ödenen «kıdem tazminatı» ve «ihbar tazminatının» sözleşme uyarınca alt işverenlerden rücuan tahsiline ilişkin olup, dava dışı işçiler ..., ..., ... tarafından davacı asıl işveren aleyhine açılan işçilik haklarına ilişkin dava sonucu hüküm altına alınan miktarların davacı asıl işveren tarafından ödendiği çekişmesizdir.
Mümeyyiz davalılar «son» alt işveren olup, «ihbar» alacağı yönünden sorumlu tutulmalarında isabetsizlik yoktur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının ödemiş olduğu bedel nedeniyle davacı ile davalı taraf arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu, davacının ödemiş olduğu miktarı «rücu» etme hakkı olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3526 E. 2014/7458 K.
Ortak:ihbar tazminatı · kıdem tazminatı · ihbar · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili nezdinde çalışan dava dışı işçiye ödenen kıdem ve «ihbar tazminatına» ilişkin açılan rücuan «alacak davası» sırasında dava dışı Flora Temizlik ve Bakım Hizmetleri İnşaat Turizm Madencilik Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited «şirketinin tasfiyesiz» «infisah» nedeniyle ticaret sicilinden «kaydının» «terkin» edildiğinin anlaşılması üzerine mahkemece taraflarına «ihya davası» açılması için bir aylık «kesin süre» verildiğini ileri sürerek, adı geçen şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ihyası» talep edilen şirketin «rücu» davasındaki sorumluluğunun dava konusu itibariyle 01.02.2008-31.12.2008 tarihleri arasını kapsaması nedeni ile ancak o şirkete karşı davaya devam edilmesi gerektiğini, nitekim iş yerinin devri halinde «kıdem tazminatı» bakımından devreden işverenin kendi dönemi ve devir tarihindeki «son» ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, davalı şirketler arasında devralan şirketin yer almadığını, bu şirketin davaya «dahil» edilmesinin de söz konusu olmayacağını, devir tarihinden önce sona eren iş sözleşmelerinin yeni işverene geçmesinin mümkün olmaması nedeni ile ihya davasını açmalarında «hukuki yararlarının» mevcut olduğunun kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından işçiye ödenen kıdem ve «ihbar tazminatı» ile feri diğer alacakların tamamının davalılardan tahsiline karar verilmiş ise de, işçiye ödenen «kıdem tazminatı» iş akdinin sona erdiği tarihteki «son» ücrete göre hesaplanmış olması nedeniyle davacının kıdem tazminatı olarak ödediği miktarın davalı alt işverenlerden kendi sürelerine isabet eden miktarla sınırlı olmak üzere talep etme hakkı bulunmaktadır.
2- Dava, asıl işveren sıfatıyla işçiye ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin hakkı alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden «rücuen tahsiline» ilişkindir.
Dava dışı işçinin, asıl ve alt işveren sıfatıyla davacı ve davalılar hakkında açtığı işçilik haklarına ilişkin davanın kabul edildiği, davacı asıl işverenin icra takibi sonucu ödeme yaptığı, «son» işveren davalılardan «rücuen tahsili» yönünde işbu davayı açtığı hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tahsil · yargılama giderleri · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaDava dışı işçinin, asıl ve alt işveren sıfatıyla davacı ve davalılar hakkında açtığı işçilik haklarına ilişkin davanın kabul edildiği, davacı asıl işverenin icra takibi sonucu ödeme yaptığı, «son» işveren davalılardan «rücuen tahsili» yönünde işbu davayı açtığı hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
2- Dava, asıl işveren sıfatıyla işçiye ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin hakkı alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden «rücuen tahsiline» ilişkindir.
Bu durumda, davacının «kıdem tazminatı» ile kıdem tazminatlarına isabet eden faiz ve «yargılama giderleri» karşılığı yaptığı ödemelerin de davalı alt işverenlerin işçiyi çalıştırdıkları sürelere isabet eden kısmının hesaplanmak suretiyle davalı alt işverenlerin kıdem ta …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/548 E. , 2024/959 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1871 Esas, 2023/1945 Karar
HÜKÜM
İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/504 E, 2023/480 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili nezdinde çalışan dava dışı işçiye ödenen kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin açılan rücuan alacak davası sırasında dava dışı Flora Temizlik ve Bakım Hizmetleri İnşaat Turizm Madencilik Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited şirketinin tasfiyesiz infisah nedeniyle ticaret sicilinden kaydının terkin edildiğinin anlaşılması üzerine mahkemece taraflarına ihya davası açılması için bir aylık kesin süre verildiğini ileri sürerek, adı geçen şirketin ihyasına karar verilmesini
talep etmiştir.
II. CEVAP
Dava dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edilmemesi nedeni ile davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraf teşkilinin sağlanması için ihyası talep edilen şirketin sicil kaydının birleşme nedeniyle terkin edildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci veya geçici 7 nci maddeleri kapsamında sicil kaydının silinmediği, davacının, ihyası talep edilen şirketi devralan şirket aleyhine davasını devam ettirme olanağının bulunduğu hususları gözetilerek, hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihyası talep edilen şirketin rücu davasındaki sorumluluğunun dava konusu itibariyle 01.02.2008-31.12.2008 tarihleri arasını kapsaması nedeni ile ancak o şirkete karşı davaya devam edilmesi gerektiğini, nitekim iş yerinin devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işverenin kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, davalı şirketler arasında devralan şirketin yer almadığını, bu şirketin davaya dahil edilmesinin de söz konusu olmayacağını, devir tarihinden önce sona eren iş sözleşmelerinin yeni işverene geçmesinin mümkün olmaması nedeni ile ihya davasını açmalarında hukuki yararlarının mevcut olduğunun kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ihyası talep edilen şirketin, Naturel Turizm Temizlik İlaçlama Yemek ve Sağlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi ile tasfiyesiz infisah hükümlerine göre tüm aktif ve pasifleri ile birlikte birleştiği ve adı geçen şirkete devredildiği, sicil kaydının 29.05.2014 tarihinde birleşme nedeniyle terkin edildiğinin tescil ve ilan edildiği, dolayısıyla birleşmenin tescili ile 6102 sayılı Kanun'un 153 üncü maddesi uyarınca devrolunan şirketin bütün aktif ve pasifinin devralan şirkete geçtiği, bu itibarla davacının adı geçen şirkete karşı davasını yöneltmesi gerekirken devredilen şirketin ihyasını talep etmesinde hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebep ve gerekçelere dayanarak hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tasfiyesiz infisah hükümlerine göre başka bir şirket ile birleşen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 153 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1124294400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz