YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4787 E. 2024/887 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esastan ret↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/401 E., 2020/1 K.
Taraflar arasındaki davalı Kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 32. sınıfa giren mallarda tescil ettirmek üzere yaptığı 2018/06544 numaralı Alman Saflık Yasası+şekil ibareli marka başvurusunun davalı Kurum tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri uyarınca nihai olarak reddedildiğini, bu kararın haksız bulunduğunu markadaki kapak ve başak şekillerinin markanın ayrılmaz bir parçası niteliğinde bulunduğunu ve markanın içinde önemli görsellik arz ettiklerini, markanın hem şekil unsurları hem de anlam bütünlüğü itibariyle ayırt edici özelliğe sahip olduğunu, davalı Kurumun dava konusu markaya benzer özellikleri haiz pek çok markayı ayırt edici bularak ve tanımlayıcı görmeyerek tescil ettiğini, dolayısıyla dava konusu başvurunun da tescil edilmesi gerektiğini ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2018-M-6637 sayılı kararının iptaline, 2018/06544 numaralı markanın tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvurunun ayırt edici olmadığı gibi başvuru kapsamındaki bir kısım mallar yönünden de tanımlayıcı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen 2018/06544 numaralı Alman Saflık Yasası+Şekil ibareli marka başvurusunun üzerinde kullanılacağı emtia açısından doğrudan bir tanımlama yaptığı, 6769 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri uyarınca tescil talebinin reddinin yerinde olduğu, davacının markanın kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirmeler içerdiğini, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, bilirkişilerin kendilerine verilen görevin dışına çıktıklarını ve bilirkişilik temel ilkelerini ihlal ettiklerini, müvekkili başvurusunun ayırt edici nitelikte bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu başvuruda yer alan şekli esas unsur olarak kullandığını, müvekkilinin markalarını şekil unsuru ile birlikte kullanması nedeniyle tüketiciler nezdinde yüksek ayırt ediciliğe sahip olduğunu, müvekkili başvurusunun kapsamındaki mallar yönünden tanımlayıcı da olmadığını, dava konusu başvurunun reddedilmesinin davalı Kurumun benzer marka başvurularında verdiği kararlarla da çeliştiğini, ayrıca müvekkilinin başvuru konusu ibareye kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandırdığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuruyu oluşturan Alman Saflık Yasası ibaresinin, Almanya’da ortaya çıkan, biranın sadece şerbetçi otu, arpa maltı ve sudan yapılmasını öngören Reinheitsgebot ya da Bavyere Saflık Yasası olarak yaygın biçimde bilinen bir yasayı ifade ettiği, buna göre dava konusu marka başvurusunun 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ayırt edici nitelik taşımadığı gibi başvuru kapsamındaki mallar yönünden tanımlayıcı nitelik taşıdığı, bu ibare dışında marka başvurusunda yer verilen şekil unsurlarının da marka başvurusunda yer alan mallar gözetildiğinde başvuruya ayırt edilik katmadığı, başvuru konusu ibareye kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandırıldığı iddiasının da ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesinin gerekçesiz karar verdiğini belirtip istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2621 E. 2023/6356 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… konusu başvuruda yer alan şekli esas unsur olarak kullandığını, müvekkilinin markalarını şekil unsuru ile birlikte kullanması nedeniyle tüketiciler nezdinde yüksek «ayırt ediciliğe» sahip olduğunu, müvekkili başvurusunun kapsamındaki mallar yönünden tanımlayıcı da olmadığını, dava konusu başvurunun reddedilmesinin davalı Kurumun benzer marka b …
… usunda yer verilen şekil unsurlarının da marka başvurusunda yer alan mallar gözetildiğinde başvuruya ayırt edilik katmadığı, başvuru konusu ibareye kullanım yoluyla «ayırt edicilik» kazandırıldığı iddiasının da ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… kelimenin ... ibaresi olduğu, marka başvurusunda yer alan "%100 malt gold alman saflık yasası biranın sade ve geleneksel hali" ibarelerinin başvuru sınıfı yönünden «ayırt ediciliği» zayıf ibareler olduğu, markaların görsel, işitsel ve anlamsal olarak farklı bulundukları, markaların benzer olmadığı, somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · ilan · iltibas
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru markası ile itiraza mesnet marka arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… n Saflık Yasası Biranın Sade ve Geleneksel Hali+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2018/19169 kod numarasını alan başvurunun «ilanı» üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenme …
Biranın Sade ve Geleneksel Hali" markası ile «iltibas» ihtimali yaratacak derecede benzer olup olmadığı hususuna ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12275 E. 2017/1119 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · terkin
Benzer bu kararda… ) emtiası için, 2001/26149 no'lu markanın tescilli olduğu tüm sınıflar bakımından kullanılmadıkları gerekçesiyle 554 sayılı KHK 14. maddesi gereğince iptallerine ve «sicilden terkin» edilmelerine; fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12088 E. 2014/16977 K.
Ortak:YİDK kararının iptali
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7327 E. 2024/3721 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet · dahili dava · iltibas
Benzer bu kararda… ını, bununla birlikte davacının itirazına gerekçe olarak gösterdiği bu markaların müvekkilinin marka başvurusu ile benzer olmadığını, davacının müvekkili hakkındaki «kötü niyet» iddialarının kabul edilebilir nitelikte olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… ğinde olduğu, bira üretimi yapan herkesin içerik veya üretim yönetimini ifade etmek, tüketiciyi bilgilendirmek için kullanacağı genel bir ibare olduğu, somut olayda «iltibas» riskinin oluşmadığı, davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… ilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından kullanılmakla maruf ve meşhur hale getirilen biranın sade ve geleneksel hali ibareli markası uluslararası 32. sınıfa «dahil» emtia için 22.01.2018 tarih ve 2018/06547 no ile huzurdaki davaya konu kötü niyetli başvurudan (1) bir ay önce marka başvuru konusu edildiğini, davalının kötü niye …
… iranın türü veya üretim yöntemine ilişkin tüketiciyi bilgilendirici bir açıklama niteliğinde olduğu, bira üretimi yapan herkesin kullanacağı genel bir ibare olduğu, «iltibas» koşullarının oluşmadığı, davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar ve …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4787 E. , 2024/887 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/715 Esas, 2022/23 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/401 E., 2020/1 K.
Taraflar arasındaki davalı Kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 32. sınıfa giren mallarda tescil ettirmek üzere yaptığı 2018/06544 numaralı Alman Saflık Yasası+şekil ibareli marka başvurusunun davalı Kurum tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri uyarınca nihai olarak reddedildiğini, bu kararın haksız bulunduğunu markadaki kapak ve başak şekillerinin markanın ayrılmaz bir parçası niteliğinde bulunduğunu ve markanın içinde önemli görsellik arz ettiklerini, markanın hem şekil unsurları hem de anlam bütünlüğü itibariyle ayırt edici özelliğe sahip olduğunu, davalı Kurumun dava konusu markaya benzer özellikleri haiz pek çok markayı ayırt edici bularak ve tanımlayıcı görmeyerek tescil ettiğini, dolayısıyla dava konusu başvurunun da tescil edilmesi gerektiğini ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2018-M-6637 sayılı kararının iptaline, 2018/06544 numaralı markanın tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvurunun ayırt edici olmadığı gibi başvuru kapsamındaki bir kısım mallar yönünden de tanımlayıcı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen 2018/06544 numaralı Alman Saflık Yasası+Şekil ibareli marka başvurusunun üzerinde kullanılacağı emtia açısından doğrudan bir tanımlama yaptığı, 6769 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri uyarınca tescil talebinin reddinin yerinde olduğu, davacının markanın kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirmeler içerdiğini, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, bilirkişilerin kendilerine verilen görevin dışına çıktıklarını ve bilirkişilik temel ilkelerini ihlal ettiklerini, müvekkili başvurusunun ayırt edici nitelikte bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu başvuruda yer alan şekli esas unsur olarak kullandığını, müvekkilinin markalarını şekil unsuru ile birlikte kullanması nedeniyle tüketiciler nezdinde yüksek ayırt ediciliğe sahip olduğunu, müvekkili başvurusunun kapsamındaki mallar yönünden tanımlayıcı da olmadığını, dava konusu başvurunun reddedilmesinin davalı Kurumun benzer marka başvurularında verdiği kararlarla da çeliştiğini, ayrıca müvekkilinin başvuru konusu ibareye kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandırdığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuruyu oluşturan Alman Saflık Yasası ibaresinin, Almanya’da ortaya çıkan, biranın sadece şerbetçi otu, arpa maltı ve sudan yapılmasını öngören Reinheitsgebot ya da Bavyere Saflık Yasası olarak yaygın biçimde bilinen bir yasayı ifade ettiği, buna göre dava konusu marka başvurusunun 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ayırt edici nitelik taşımadığı gibi başvuru kapsamındaki mallar yönünden tanımlayıcı nitelik taşıdığı, bu ibare dışında marka başvurusunda yer verilen şekil unsurlarının da marka başvurusunda yer alan mallar gözetildiğinde başvuruya ayırt edilik katmadığı, başvuru konusu ibareye kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandırıldığı iddiasının da ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesinin gerekçesiz karar verdiğini belirtip istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1124280300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz