YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/65 E. 2024/797 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
başvurunun yapılmamış sayılması↗ yerleşim yeri↗ yapılmamış sayılma↗ başvurma harcı↗ basiretli tacir↗ kötü niyet↗ ihtar↗ esastan ret↗ ayırt edicilik↗ tacir↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/222 E., 2019/610 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Ramsa Otelcilik Tur. Şar. Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi davalı Ramsa Otelcilik Tur. Şar. Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı Ramsa Otelcilik Tur. Şar. Tic. Ltd. Şti. vekilince temyiz başvuru harcı ve temyiz karar harcını ihtara rağmen süresinde yatırmadığı, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı ile davalı Ramsa Otelcilik Tur. Şar. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair karar verildiği, ek kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmakla davalı ... vekilinin temyiz dilekçelesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır tescilsiz olarak “Bozcaada Suit Zeytin Pansiyon” ibaresini marka olarak kullandığını, davalı tarafça 43. sınıfta 2017/30156 numaralı "Bozcaada Zeytin Butik Otel" ibareli markanın tescili için davalı kuruma başvuruda bulunulduğunu, başvuruya karşı itirazlarının 02.05.2018 tarih ve 2018-M-3288 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa müvekkili ile davalının aynı ilçede ve aynı alanda faaliyet gösterdiğini, markaların sınıflarının da aynı olduğunu, marka üzerinde gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu ileri sürerek davalı ... YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin otel, lokanta ve eğlence yerleri olarak sicile kayıtlı olduğunu ve yıllardır “Bozcaada zeytin butik otel” markası ile faaliyetlerini sürdürdüğünü, davacının müvekkilinin işbu markayı tescil öncesinde de kullandığını bildiğini, asıl kötü niyetli olanın müvekkili markasından sonra başvuruda bulunan davacı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruya konu işaretin davacı tarafın başvuru tarihi itibariyle 4 yıla yakın bir süredir kullanmakta olduğu, tescilsiz markası ile neredeyse aynı şekilde oluşturulmuş bir marka olduğu, tarafların aynı sektörde ve hatta aynı bölgede faaliyet gösterdikleri, davalının adresinin dahi Bozcaada olarak görüldüğü, Bozcaada’nın ülkemizin en bilinen turistik adalarından biri olarak her yıl yoğun miktarda turist ziyaretine uğradığı, bu turistlerin konaklama ihtiyaçlarını adada mukim işletmeler aracılığıyla sağladıkları, ancak bir ada olarak sınırlı sayıda işletmenin bu bölgede faaliyet gösterdiği, dolayısıyla bölgede faaliyet gösteren ya da göstermek isteyen işletmelerin diğer işletmelerin faaliyetlerinden, işletme adlarından ya da markalarından haberdar olmalarının ve bunu göz önünde bulundurarak faaliyetlerini gerçekleştirmeleri gerektiği, en azından asgari düzeye bir araştırma yapma yükümlülüklerinin var olduğu, davalı tarafın tüzel kişi olarak basiretli bir tacir sıfatıyla hareket etme yükümlülüğü varken üzerine düşen bu sorumluluğu yerine getirmediği ve kendisinden daha önce aynı bölgede faaliyet gösteren bir başka işletmenin markası ile neredeyse aynı şekilde bir markayı kendisine tercih ettiği, bu durumun tüketiciyi doğrudan yanıltma ihtimalinin bulunduğu, davalı yan her ne kadar kendisinin de bu marka altında önceki faaliyetlerinin bulunduğunu iddia etmekte ise de buna dair hiçbir delili dosyaya sunmadığı, dolayısıyla “Bozcaada Zeytin Suit Pansiyon” ibaresi üzerinde hak sahipliğinin davacı yana ait olduğu, bu marka ile karıştırılma ihtimali son derece yüksek bir işaretin, işletme adı olarak tercih edilmesinin söz konusu işaretin asıl sahibinin markayı kullanmasını önleme amacı taşıdığı ya da söz konusu marka üzerinden haksız menfaat temini amacı taşıdığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, davalı adına tescil edilen 2017/30156 sayılı "Bozcaada Zeytin Butik Otel" ibareli markanın tescilli olduğu 43. sınıfın tüm alt grupları yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Ramsa Otelcilik Tur. Şar. Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Ramsa Otelcilik Tur. Şar. Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda davacı tarafından markasal kullanım iddiasını ispata yönelik sunulan delillerin, davacının marka olarak ihtilafa konu hizmetler için işbu başvurudan önce yoğun ve sürekli kullanımını göstermekten uzak olduğunu, aleyhe hususları kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili ile davacının kullandığı “Bozcaada zeytin” kelimesinin ayırt edici olduğunun kabul edilmesinin hukuka aykırı olup, taraf markalarının faklı bulunduğunu, markalar arasında iltibasın varlığını ve ayırt edici kısmın “zeytin” olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığını, markalar arasında iltibas tehlikesinin oluştuğunun kabul edilemeyeceğini, bu nedenle de müvekkilinin kötü niyetini tartışmanın haksız bulunduğunu, kaldı ki davacının hiç kullanmadığı pansiyon için müvekkilinin o bölgede tanınmışlığından ve ününden sonra kötü niyetli olarak marka başvurusu yaptığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının markasal kullanımının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bu ibarenin başkaları tarafından kullanılmasını engelleme hakkı verecek nitelikte olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yanın sunduğu vergi levhası, belediyece düzenlenen işyeri açma ruhsatı, faturalar, işyerinin girişini gösterir fotoğraf, internet ilanları birlikte değerlendirildiğinde davacının dava konusu başvurunun yapıldığı 03.04.2017 tarihinden önce 2013-2017 yılları arasında “BOZCAADA ZEYTİN SUİT PANSİYON” adı altında faaliyet gösterdiği, davacının ibraz ettiği delillerin, davacının anılan ibare üzerinde üstün bir hak sahibi olduğunu göstermeye elverişli bulunduğu, davacının anılan markayı 43. sınıftaki “geçici konaklama hizmetleri”nde uzun yıllardır ve ciddi ticari etki doğuracak şekilde kullandığını ispat ettiği, her iki taraf markasında da asıl unsurun, ayırt ediciliği güçlü “zeytin” ibaresi olduğu, bu nedenle mahkemece 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki şartların oluştuğunun kabulünde bir isabetsizliğin bulunmadığı, ayrıca tarafların aynı sektörde ve küçük bir yerleşim yeri olan Bozcaada'da faaliyet gösterdikleri, Bozcaada’nın ülkemizin en bilinen turistik adalarından biri olduğu, işletme adlarından ya da markalarından haberdar olmalarının ve bunu göz önünde bulundurarak faaliyetlerini gerçekleştirmelerinin gerektiği, davalı tarafın üzerine düşen bu sorumluluğu yerine getirmediği ve kendisinden daha önceden beri aynı bölgede faaliyet gösteren bir başka işletmenin markası ile aynı asıl unsurlu bir markayı tercih ettiği, davalı yanın her ne kadar kendisinin de bu marka altında önceki faaliyetlerinin bulunduğunu iddia etmekte ise de buna dair hiçbir delilin dosyaya sunulmadığı, dolayısıyla “BOZCAADA ZEYTİN SUİT PANSİYON” ibaresi üzerindeki gerçek ve üstün hak sahipliğinin davacı yan üzerinde olduğu, davalı tarafından bu marka ile karıştırılma ihtimali son derece yüksek bir işaretin marka olarak tercih edilmesinin söz konusu işaretin asıl sahibinin markayı kullanmasını önleme ya da söz konusu marka üzerinden haksız menfaat temini amacını taşıdığı, bu itibarla mahkemece davalının kötü niyetli olduğunun kabulü ile 43. sınıftaki tüm emtialar yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde de bir isabetsizliğin bulunmadığı, aksinin kabulünün Bozcaada gibi küçük bir yerleşim yerinde birbiri ile ilişkili hizmetlerde aynı asıl unsurlu markaların mevcudiyeti sonucunu doğuracağı gerekçesiyle davalı Ramsa Otelcilik Tur. Şar. Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Ramsa Otelcilik Tur. Şar. Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının dava konusu ibare üzerinde markasal olarak kullanımını ve gerçek hak sahibi olduğunu ispatlayamadığını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının şartlarının gerçekleşmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının "Bozcaada Suit Zeytin Pansiyon” ibaresini markasal olarak kullanıp kullanmadığı ve bu ibare üzerinde gerçek hak sahibi olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4064 E. 2024/554 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… vacının kullandığı “Bozcaada zeytin” kelimesinin ayırt edici olduğunun kabul edilmesinin hukuka aykırı olup, taraf markalarının faklı bulunduğunu, markalar arasında «iltibasın» varlığını ve ayırt edici kısmın “zeytin” olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığını, markalar arasında iltibas tehlikesinin oluştuğunun kabul edilemeyeceğini, bu nedenle de müvekkilinin «kötü niyetini» tartışmanın haksız bulunduğunu, kaldı ki davacının hiç kullanmadığı pansiyon için müvekkilinin o bölgede tanınmışlığından ve ününden sonra kötü niyetli olarak mark …
Benzer bu karardaCEVAP 1.Asıl davada davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; davada, «dava konusu» marka başvurusuna itiraz eden şirkete karşı da «husumet» yönetilmesi gerektiğini, birleştirme talep edilen dava dosyasının konusu ile işbu davanın konusunun farklı olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» olduğunu, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile redde mesnet davalı şirkete ait markanın asıl unsurunun ve «dava konusu» başvurunun asli unsurunun "Bozcaada Zeytin" ibaresinden oluştuğu, bu nedenle taraf markaları arasında benzerlik bulunduğu gibi başvuru kapsamında yer ... hizmetler redde mesnet markada da aynen yer aldığından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki «iltibas» koşullarının oluştuğu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında "Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticar …
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/222 E. sayılı dava dosyasında davacının «dava konusu» ibare üzerinde 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca öncelik hakkı bulunduğu ve bu ibare ile davalı şirkete ait redde mesnet marka arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» koşullarının oluştuğu kabul edilerek davalı şirketin redde mesnet markasının hükümsüzlüğüne karar verildiğini, İlk Derece Mahkemesince bahsi geçen davanın «bekletici mesele» yapılmamasının «usul ekonomisine» aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, Ankara 1.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usul ekonomisi · bekletici mesele · davanın konusu · uyuşmazlık konusu · kötüniyet · dahili dava · husumet
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «dava konusu» "BOZCAADA SUİT ZEYTİN PANSİYON" ibareli marka başvurusu ile davalı şirket adına tescilli "BOZCAADA ZEYTİN BUTİK OTEL" ibareli marka arasında, «uyuşmazlık konusu» 43. sınıf hizmetler bakımından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ilişkilendirme ihtimali «dahil» «iltibas» tehlikesi olduğu, YİDK kararının iptali davasının YİDK karar tarihindeki mevcut şartlara göre inceleneceği, dava konusu YİDK karar tarihi itibariyle kesinleşmiş bir hükümsüzlük kararının bulunmaması nedeniyle davacı tarafça redde mesnet markanın hükümsüzlüğü istemiyle açılan davanın «bekletici mesele» yapılmasına gerek olmadığı, davacının ... hak sahipliği iddiasının, marka başvurusunun reddine ilişkin Kurum kararının iptaline ilişkin işbu davada tartışılmasının …
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/222 E. sayılı dava dosyasında davacının «dava konusu» ibare üzerinde 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca öncelik hakkı bulunduğu ve bu ibare ile davalı şirkete ait redde mesnet marka arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» koşullarının oluştuğu kabul edilerek davalı şirketin redde mesnet markasının hükümsüzlüğüne karar verildiğini, İlk Derece Mahkemesince bahsi geçen davanın «bekletici mesele» yapılmamasının «usul ekonomisine» aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, Ankara 1.
CEVAP 1.Asıl davada davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; davada, «dava konusu» marka başvurusuna itiraz eden şirkete karşı da «husumet» yönetilmesi gerektiğini, birleştirme talep edilen dava dosyasının konusu ile işbu davanın konusunun farklı olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» olduğunu, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… inin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazın da YİDK'nın 2018-M-9986 sayılı kararıyla reddedildiğini, oysa davacının «dava konusu» ibareyi ... yıllardır yoğun biçimde kullandığını, anılan ibare üzerinde 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca öncelik hakkı bulunduğunu, da …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1422 E. 2025/479 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… vacının kullandığı “Bozcaada zeytin” kelimesinin ayırt edici olduğunun kabul edilmesinin hukuka aykırı olup, taraf markalarının faklı bulunduğunu, markalar arasında «iltibasın» varlığını ve ayırt edici kısmın “zeytin” olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığını, markalar arasında iltibas tehlikesinin oluştuğunun kabul edilemeyeceğini, bu nedenle de müvekkilinin «kötü niyetini» tartışmanın haksız bulunduğunu, kaldı ki davacının hiç kullanmadığı pansiyon için müvekkilinin o bölgede tanınmışlığından ve ününden sonra kötü niyetli olarak mark …
Benzer bu kararda… leme yaparak tescil ettirdiği, davalının internet sitesindeki bazı kullanımlarının markasını tescil ettirdiği şekilde olmadığı, “...” kelimesinin davacı markası ile «iltibasa» sebebiyet verecek şekilde HOTEL ve ... kelimelerinden farklı şekilde koyu, büyük, ve belirgin yazıldığı, bu kullanımın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7/2-b …
… in, davacının tanınan otelinin şubesi gibi algılanma ihtimalinin bulunduğu dikkate alındığında taraf markalarının karıştırmaya yol açacak nitelikte benzer olduğu ve «iltibas» ihtimalinin bulunduğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçe ile davanın r …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu kararda… davalının işareti tescilli haliyle kullandığı, davacının otelinin şubesi gibi algılanmayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın «kaldırılarak yeniden» hüküm kurulmak sureti ile davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6532 E. 2011/5844 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… ın dava konusu başvurunun yapıldığı 03.04.2017 tarihinden önce 2013-2017 yılları arasında “BOZCAADA ZEYTİN SUİT PANSİYON” adı altında faaliyet gösterdiği, davacının «ibraz» ettiği delillerin, davacının anılan ibare üzerinde üstün bir hak sahibi olduğunu göstermeye elverişli bulunduğu, davacının anılan markayı 43. sınıftaki “geçici konaklama hizmetleri”nde uzun yıllardır ve ciddi ticari etki doğuracak şekilde kullandığını ispat ettiği, her iki taraf markasında da asıl unsurun, «ayırt ediciliği» güçlü “zeytin” ibaresi olduğu, bu nedenle mahkemece 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki şartların oluştuğunun kabulünde bir isabetsizliğin bulunmadığı, ayrıca tarafların aynı sektörde ve küçük bir «yerleşim yeri» olan Bozcaada'da faaliyet gösterdikleri, Bozcaada’nın ülkemizin en bilinen turistik adalarından biri olduğu, işletme adlarından ya da markalarından haberdar olmalarının ve bunu göz önünde bulundurarak faaliyetlerini gerçekleştirmelerinin gerektiği, davalı tarafın üzerine düşen bu sorumluluğu yerine getirmediği ve kendisinden daha önceden beri aynı bölgede faaliyet gösteren bir başka işletmenin markası ile aynı asıl unsurlu bir markayı tercih ettiği, davalı yanın her ne kadar kendisinin de bu marka altında önceki faaliyetlerinin bulunduğunu iddia etmekte ise de buna dair hiçbir delilin dosyaya sunulmadığı, dolayısıyla “BOZCAADA ZEYTİN SUİT PANSİYON” ibaresi üzerindeki gerçek ve üstün hak sahipliğinin davacı yan üzerinde olduğu, davalı tarafından bu marka ile karıştırılma ihtimali «son» derece yüksek bir işaretin marka olarak tercih edilmesinin söz konusu işaretin asıl sahibinin markayı kullanmasını önleme ya da söz konusu marka üzerinden haksız m …
Benzer bu kararda… n 05.06.2003 tarihinden çok önce 1994 yılından beri etkin bir şekilde otel işletmeciliği alanında kullandığı, bu kullanımla davacının anılan işaret ve isim üzerinde «ayırt edicilik» sağlayarak öncelik hakkı kurduğu, davalı ...’in ise sözkonusu hizmet sınıfında (otelcilik) faaliyetinin bulunmayıp, kafeterya işletmeciliği yaptığı, bu sınıftaki faaliyetin anılan davalıya sözkonusu işaret için üstün bir hak sağlamayacağı, davalının aynı işaretle otel işletmeciliği ve konaklama hizmetlerinde öncelikli bir marka kullanımının olmadığı, davacı «ıslah» isteminde 556 sayılı KHK’nin 14. maddesindeki hükümsüzlük «sebebine» de dayanmış ise de markanın tescil edildiği tarih 29.05.2001 olup, bekleme süresinin bu tarihten başladığı, dava tarihleri itibariyle henüz 5 yıllık markayı kullanmama süresinin dolmadığı, bu durumda kullanmamaya dayalı hükümsüzlük sebebinin gerçekleşmediği, ikinci davanın aynı davalıya karşı aynı konuda açıldığı, bu durumda «mükerrer» açılan davanın «derdestlik» nedeniyle reddinin gerektiği sonucuna varılarak, davalı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ilk itiraz · mükerrerlik · davanın açılmamış sayılması · sicilden terkin · derdestlik · açılmamış sayılma · hak düşürücü süre · ıslah
Benzer bu kararda3- Ayrıca, mahkemece davalı ...’e karşı açılan birleşen davanın «derdestlik» nedeniyle reddine karar verilmiş ise de derdestlik itirazının HUMK’nun 187/4. maddesi uyarınca ancak «ilk itiraz» olarak ileri sürülmesi mümkün olup, süresinde derdestlik itirazı ileri sürülmez ise mahkemece bu nedene dayalı olarak karar verilmesi mümkün olmayıp, somut olayda birleşen davada davalı ...’in bu yönde bir ilk itirazda bulunmadığı, birleşen davada esas hakkında verilen hükmün temyiz edilmesi sonucu kararın uyuşmazlığın esasına ilişkin sebeplerle bozulduğu, mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılama aşamasında davalar arasındaki bağlantı nedeniyle asıl dava ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmakla mahkemece her iki dava yönünden de hüküm tesis edilmesi gerekirken, yazılı şekilde ileri sürülmeyen derdestlik itirazına dayalı olarak karar verilmesi doğru olmadığı gibi, kabul şekline göre de süresinde ileri sürülmüş bir derdestlik itirazının bulunması ve bunun kabulü halinde mahkemece ikinci «davanın açılmamış sayılması» yönünde karar verilmesi gerekmekte olup, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
… n 05.06.2003 tarihinden çok önce 1994 yılından beri etkin bir şekilde otel işletmeciliği alanında kullandığı, bu kullanımla davacının anılan işaret ve isim üzerinde «ayırt edicilik» sağlayarak öncelik hakkı kurduğu, davalı ...’in ise sözkonusu hizmet sınıfında (otelcilik) faaliyetinin bulunmayıp, kafeterya işletmeciliği yaptığı, bu sınıftaki faaliyetin anılan davalıya sözkonusu işaret için üstün bir hak sağlamayacağı, davalının aynı işaretle otel işletmeciliği ve konaklama hizmetlerinde öncelikli bir marka kullanımının olmadığı, davacı «ıslah» isteminde 556 sayılı KHK’nin 14. maddesindeki hükümsüzlük «sebebine» de dayanmış ise de markanın tescil edildiği tarih 29.05.2001 olup, bekleme süresinin bu tarihten başladığı, dava tarihleri itibariyle henüz 5 yıllık markayı kullanmama süresinin dolmadığı, bu durumda kullanmamaya dayalı hükümsüzlük sebebinin gerçekleşmediği, ikinci davanın aynı davalıya karşı aynı konuda açıldığı, bu durumda «mükerrer» açılan davanın «derdestlik» nedeniyle reddinin gerektiği sonucuna varılarak, davalı ...
… inde 556 sayılı KHK’nin 8/3. maddesi uyarınca öncelikli hak elde ettiği iddiasına dayalı olarak davalılara ait markaların 43/1-2. sınıf açısından hükümsüz sayılarak «sicilden terkini», “Hotel Mavi Kumsal ve şekil” ibareli markanın davacı adına tescili, kararın «ilanı» istemlerine ilişkin olup, asıl davadaki yargılama sırasında yapılan «ıslah» ile davalı ...’in tescilli markasını konaklama ve otelcilik hizmetleri alanında kullanmadığı, bu nedenle anılan davalıya ait markanın 556 sayılı KHK’nin 14 ve 42/c maddeleri uyarınca da hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Bu durumda, davalı ...’in tarafı olduğu birleşen davadaki istem anılan davalıya ait markanın 556 sayılı KHK’nin 8/3. maddesine dayalı olarak hükümsüz kılınmasına dayalı iken asıl davada hem açıklanan hukuki «sebebe» dayalı olarak hem de yapılan ıslah sonucu davalı ...’in tescilli markasını konaklama ve otelcilik hizmetleri sınıfında kullanmadığı iddiasına dayalı olarak hükümsü …
A.Ş.’ye karşı açılan davanın sabit olmaması nedeniyle, davalı ...’e karşı açılan birleşen davanın «derdestlik» nedeniyle reddine, davalı ... adına kayıtlı 185807 tescil numaralı markanın “Otel, Motel, Pansiyon, Kamp Hizmetleri; Otel, Motel, Pansiyon, Tatil/Kamp, Turist Evleri Hizmetleri, Rezervasyon, Taşınabilir Yapıların Kiralanması Hizmetleri” yönünden kısmi hükümsüzlüğüne, davacının her iki davadaki «ilan» isteminin yasada hükümsüzlük davaları için ilan olanağı düzenlenmediğinden reddine, davacının “Otel Mavi ve şekil” ibareli markanın adına tesciline yönelik istemin …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3573 E. 2012/9731 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… vacının kullandığı “Bozcaada zeytin” kelimesinin ayırt edici olduğunun kabul edilmesinin hukuka aykırı olup, taraf markalarının faklı bulunduğunu, markalar arasında «iltibasın» varlığını ve ayırt edici kısmın “zeytin” olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığını, markalar arasında iltibas tehlikesinin oluştuğunun kabul edilemeyeceğini, bu nedenle de müvekkilinin «kötü niyetini» tartışmanın haksız bulunduğunu, kaldı ki davacının hiç kullanmadığı pansiyon için müvekkilinin o bölgede tanınmışlığından ve ününden sonra kötü niyetli olarak mark …
Benzer bu kararda… bu hizmetlere benzer sınıflar yönünden söz konusu ibare üzerindeki öncelik hakkının davacıya ait bulunduğu, davacı markası ile davalı markası arasında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin olduğu, bu nedenle hükümsüzlük koşullarının ilgili hizmetler bakımından oluştuğu, tescilli markanın kullanılması yasal olduğundan kullanımın önlenmesi …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ıslah · dava sebebi
Benzer bu kararda04.06.2009 tarihli oturumda ise davacı vekili, dava «sebebini» «ıslah» etmek için süre istemiş, mahkemece kendisine süre verilmesi üzerine 06.10.2009 tarihli dilekçesi ile dava sebebinin müvekkilinin öncelik hakkı olduğundan bahisle davayı ıslah etmiş, ancak ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmemiştir.
Mahkemece, bu hükmün gözden kaçırılarak, «ıslah» dilekçesi davalıya tebliğ edilip savunma imkanı verilmeden ıslah ile değiştirilmiş dava «sebebine» göre hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
1-Dava, marka hükümsüzlüğüne ilişkin olup davacı taraf, dava dilekçesinde dava «sebebi» olarak 556 sayılı KHK'nun 14. maddesinde düzenlenen tescilli markanın 5 yıl süre ile kullanılmamasını ve müvekkiline ait markanın tanınmış marka olmasını göstermiştir.
HUMK'nun 85. maddesinde «ıslahın», karşı tarafa tebliğ edilmesi şartıyla dilekçe ile de yapılabileceği düzenlenmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/65 E. , 2024/797 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1219 Esas, 2022/552 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/222 E., 2019/610 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Ramsa Otelcilik Tur. Şar. Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi davalı Ramsa Otelcilik Tur. Şar. Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı Ramsa Otelcilik Tur. Şar. Tic. Ltd. Şti. vekilince temyiz başvuru harcı ve temyiz karar harcını ihtara rağmen süresinde yatırmadığı, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı ile davalı Ramsa Otelcilik Tur. Şar. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair karar verildiği, ek kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmakla davalı ... vekilinin temyiz dilekçelesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır tescilsiz olarak “Bozcaada Suit Zeytin Pansiyon” ibaresini marka olarak kullandığını, davalı tarafça 43. sınıfta 2017/30156 numaralı "Bozcaada Zeytin Butik Otel" ibareli markanın tescili için davalı kuruma başvuruda bulunulduğunu, başvuruya karşı itirazlarının 02.05.2018 tarih ve 2018-M-3288 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa müvekkili ile davalının aynı ilçede ve aynı alanda faaliyet gösterdiğini, markaların sınıflarının da aynı olduğunu, marka üzerinde gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu ileri sürerek davalı ... YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin otel, lokanta ve eğlence yerleri olarak sicile kayıtlı olduğunu ve yıllardır “Bozcaada zeytin butik otel” markası ile faaliyetlerini sürdürdüğünü, davacının müvekkilinin işbu markayı tescil öncesinde de kullandığını bildiğini, asıl kötü niyetli olanın müvekkili markasından sonra başvuruda bulunan davacı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruya konu işaretin davacı tarafın başvuru tarihi itibariyle 4 yıla yakın bir süredir kullanmakta olduğu, tescilsiz markası ile neredeyse aynı şekilde oluşturulmuş bir marka olduğu, tarafların aynı sektörde ve hatta aynı bölgede faaliyet gösterdikleri, davalının adresinin dahi Bozcaada olarak görüldüğü, Bozcaada’nın ülkemizin en bilinen turistik adalarından biri olarak her yıl yoğun miktarda turist ziyaretine uğradığı, bu turistlerin konaklama ihtiyaçlarını adada mukim işletmeler aracılığıyla sağladıkları, ancak bir ada olarak sınırlı sayıda işletmenin bu bölgede faaliyet gösterdiği, dolayısıyla bölgede faaliyet gösteren ya da göstermek isteyen işletmelerin diğer işletmelerin faaliyetlerinden, işletme adlarından ya da markalarından haberdar olmalarının ve bunu göz önünde bulundurarak faaliyetlerini gerçekleştirmeleri gerektiği, en azından asgari düzeye bir araştırma yapma yükümlülüklerinin var olduğu, davalı tarafın tüzel kişi olarak basiretli bir tacir sıfatıyla hareket etme yükümlülüğü varken üzerine düşen bu sorumluluğu yerine getirmediği ve kendisinden daha önce aynı bölgede faaliyet gösteren bir başka işletmenin markası ile neredeyse aynı şekilde bir markayı kendisine tercih ettiği, bu durumun tüketiciyi doğrudan yanıltma ihtimalinin bulunduğu, davalı yan her ne kadar kendisinin de bu marka altında önceki faaliyetlerinin bulunduğunu iddia etmekte ise de buna dair hiçbir delili dosyaya sunmadığı, dolayısıyla “Bozcaada Zeytin Suit Pansiyon” ibaresi üzerinde hak sahipliğinin davacı yana ait olduğu, bu marka ile karıştırılma ihtimali son derece yüksek bir işaretin, işletme adı olarak tercih edilmesinin söz konusu işaretin asıl sahibinin markayı kullanmasını önleme amacı taşıdığı ya da söz konusu marka üzerinden haksız menfaat temini amacı taşıdığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, davalı adına tescil edilen 2017/30156 sayılı "Bozcaada Zeytin Butik Otel" ibareli markanın tescilli olduğu 43.
sınıfın tüm alt grupları yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Ramsa Otelcilik Tur. Şar. Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Ramsa Otelcilik Tur. Şar. Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda davacı tarafından markasal kullanım iddiasını ispata yönelik sunulan delillerin, davacının marka olarak ihtilafa konu hizmetler için işbu başvurudan önce yoğun ve sürekli kullanımını göstermekten uzak olduğunu, aleyhe hususları kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili ile davacının kullandığı “Bozcaada zeytin” kelimesinin ayırt edici olduğunun kabul edilmesinin hukuka aykırı olup, taraf markalarının faklı bulunduğunu, markalar arasında iltibasın varlığını ve ayırt edici kısmın “zeytin” olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığını, markalar arasında iltibas tehlikesinin oluştuğunun kabul edilemeyeceğini, bu nedenle de müvekkilinin kötü niyetini tartışmanın haksız bulunduğunu, kaldı ki davacının hiç kullanmadığı pansiyon için müvekkilinin o bölgede tanınmışlığından ve ününden sonra kötü niyetli olarak marka başvurusu yaptığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının markasal kullanımının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bu ibarenin başkaları tarafından kullanılmasını engelleme hakkı verecek nitelikte olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yanın sunduğu vergi levhası, belediyece düzenlenen işyeri açma ruhsatı, faturalar, işyerinin girişini gösterir fotoğraf, internet ilanları birlikte değerlendirildiğinde davacının dava konusu başvurunun yapıldığı 03.04.2017 tarihinden önce 2013-2017 yılları arasında “BOZCAADA ZEYTİN SUİT PANSİYON” adı altında faaliyet gösterdiği, davacının ibraz ettiği delillerin, davacının anılan ibare üzerinde üstün bir hak sahibi olduğunu göstermeye elverişli bulunduğu, davacının anılan markayı 43. sınıftaki “geçici konaklama hizmetleri”nde uzun yıllardır ve ciddi ticari etki doğuracak şekilde kullandığını ispat ettiği, her iki taraf markasında da asıl unsurun, ayırt ediciliği güçlü “zeytin” ibaresi olduğu, bu nedenle mahkemece 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki şartların oluştuğunun kabulünde bir isabetsizliğin bulunmadığı, ayrıca tarafların aynı sektörde ve küçük bir yerleşim yeri olan Bozcaada'da faaliyet gösterdikleri, Bozcaada’nın ülkemizin en bilinen turistik adalarından biri olduğu, işletme adlarından ya da markalarından haberdar olmalarının ve bunu göz önünde bulundurarak faaliyetlerini gerçekleştirmelerinin gerektiği, davalı tarafın üzerine düşen bu sorumluluğu yerine getirmediği ve kendisinden daha önceden beri aynı bölgede faaliyet gösteren bir başka işletmenin markası ile aynı asıl unsurlu bir markayı tercih ettiği, davalı yanın her ne kadar kendisinin de bu marka altında önceki faaliyetlerinin bulunduğunu iddia etmekte ise de buna dair hiçbir delilin dosyaya sunulmadığı, dolayısıyla “BOZCAADA ZEYTİN SUİT PANSİYON” ibaresi üzerindeki gerçek ve üstün hak sahipliğinin davacı yan üzerinde olduğu, davalı tarafından bu marka ile karıştırılma ihtimali son derece yüksek bir işaretin marka olarak tercih edilmesinin söz konusu işaretin asıl sahibinin markayı kullanmasını önleme ya da söz konusu marka üzerinden haksız menfaat temini amacını taşıdığı, bu itibarla mahkemece davalının kötü niyetli olduğunun kabulü ile 43.
sınıftaki tüm emtialar yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde de bir isabetsizliğin bulunmadığı, aksinin kabulünün Bozcaada gibi küçük bir yerleşim yerinde birbiri ile ilişkili hizmetlerde aynı asıl unsurlu markaların mevcudiyeti sonucunu doğuracağı gerekçesiyle davalı Ramsa Otelcilik Tur. Şar. Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Ramsa Otelcilik Tur. Şar. Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının dava konusu ibare üzerinde markasal olarak kullanımını ve gerçek hak sahibi olduğunu ispatlayamadığını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının şartlarının gerçekleşmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının "Bozcaada Suit Zeytin Pansiyon” ibaresini markasal olarak kullanıp kullanmadığı ve bu ibare üzerinde gerçek hak sahibi olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1124237500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz