Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/3731 E. 2024/8885 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket zararı↗ tüzel kişilik↗ yönetim kurulu kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak davacı şirketin tazminini talep ettiği zarardan dolayı kusurlu olmadıklarını ispatla mükellef oldukları halde bunu ispat edemeyen yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin zarardan sorumlu oldukları, bağlı grup şirketler olsalar bile farklı tüzel kişilikleri bulunan şirketlerin mali yapıları, muhasebe ve kayıtlarının birbirinden bağımsız olduğu, davacı şirket adına kullanılan kredilerin şirket adına kullanılmayıp herhangi bir ticari amaç belirtilmeden ve faiz işletilmeksizin grup şirketlere aktarımının usulsüz olup kredilerin geri dönüşümünün sağlanılmaması halinde bu durumun davacı şirketin aktifini azaltıp şirketin zararına yol açacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 13.12.2023 tarihli, 2023/776 E. ve 2023/7337 K. sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş, Dairemiz ilamına karşı davacı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davalı şirket yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerinin sorumluluğundan kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/776 E. 2023/7337 K.
Ortak:şirket zararı · tüzel kişilik · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak davacı şirketin tazminini talep ettiği zarardan dolayı kusurlu olmadıklarını ispatla mükellef oldukları halde bunu ispat edemeyen «yönetim kurulu» ve denetim kurulu üyelerinin zarardan sorumlu oldukları, bağlı grup şirketler olsalar bile farklı «tüzel kişilikleri» bulunan şirketlerin mali yapıları, muhasebe ve kayıtlarının birbirinden bağımsız olduğu, davacı şirket adına kullanılan kredilerin şirket adına kullanılmayıp herhangi bir ticari amaç belirtilmeden ve faiz işletilmeksizin grup şirketlere aktarımının usulsüz olup kredilerin geri dönüşümünün sağlanılmaması halinde bu durumun davacı şirketin aktifini azaltıp «şirketin zararına» yol açacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 13.12.2023 tarihli, 2023/776 E. ve 2023/7337 K. sayılı …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; davalı şirket «yönetim kurulu» üyeleri ve denetçilerinin sorumluluğundan kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… apor alındığı, bilirkişi raporunda davacı şirketin tazminini talep ettiği zarardan dolayı kusurlu olmadıklarını ispatla mükellef oldukları halde bunu ispat edemeyen «yönetim kurulu» ve denetim kurulu üyelerinin zarardan sorumlu olduklarının beyan edildiği, bağlı grup şirketler olsalar bile farklı «tüzel kişilikleri» bulunan şirketlerin mali yapıları, muhasebe ve kayıtlarının birbirinden bağımsız olduğu, davacı şirket adına kullanılan kredilerin şirket adına kullanılmayıp herhangi bir ticari amaç belirtilmeden ve faiz işletilmeksizin grup şirketlere aktarımının usulsüz olup kredilerin geri dönüşümünün sağlanılmaması halinde bu durumun davacı şirketin aktifini azaltıp «şirketin zararına» yol açacağı, bu işlemlerden «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun» bulunmadığı, işlemlerin şirketin menfaatine olduğu, ya da şirketin bir zararının bulunmadığını «ispat külfetinin» davalılara ait olup davalılarca bu yönde bir savunma yapılmadığı gibi herhangi bir delil de «ibraz» edilmediği, grup şirketlere usulsüz kredi aktarımı ve bu kredilere faiz tahakkuk ettirilmemesinin de başlı başına şirketi zarara uğratan eylemlerden olduğu gerekçe …
Mahkemece 05.09.2012 tarih, 2011/26 E. ve 2012/212 K. sayılı kararı ile şirkette yapılan denetim neticesinde «kasa açığı» bulunduğu hususunun anlaşıldığı, kasa açığı nedeniyle tüm davalıların sorumlu olduğu, grup şirketleri arasında yapılan alım satım işlemlerinin örtülü kazanç yaratmaya yönelik olduğu, bu durumun şirket aleyhine zarara sebebiyet verdiği, «ihtiyati tedbir» kararına rağmen ... aktarımlarının şirket kayıtlarında muhasebeleştirilmiş olduğu, hisse alım satım işlemlerinin ve ihtiyati tedbir kararına rağmen ... aktarımının yapıldığı dönem itibariyle 2004 yılı «olağan genel kurulu» toplantısında denetçi raporu ile sorgulanmasının gerektiği, ancak genel kurul öncesinde şirkete el konulması nedeniyle denetçilerin görevine «son» verildiği, fiilen denetim raporu hazırlama olanağı olmayan denetçilerin bu zararlardan sorumluluğunun olmadığı, sadece «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna» gidilebileceği, off shore bankasından alınan kredilerin geri istenilmediği, bu nedenle şirket kasasından para çıkışının olmadığı, kredinin aktarıldığı şirketler aleyhine başlatılan takiplerde kredinin tahsil edilemediği veya ödemeden acze ilişkin belgenin de «ibraz» edilmediği, bu nedenle zararın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 26.448.075,65 TL'nin davalılardan tahsiline, bu miktarın tamamından davalı ..., …
3-Temlik ... davacı ... vekilinin temyiz itirazının incelenmesine gelince; Dava; davalı şirket «yönetim kurulu» üyeleri ve denetçilerinin sorumluluğundan kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuzluk ispatı · kasa açığı · yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · faiz başlangıç tarihi · ispat külfeti · haksız eylem · olağanüstü genel kurul · müteselsil sorumluluk
Benzer bu karardaMahkemece 05.09.2012 tarih, 2011/26 E. ve 2012/212 K. sayılı kararı ile şirkette yapılan denetim neticesinde «kasa açığı» bulunduğu hususunun anlaşıldığı, kasa açığı nedeniyle tüm davalıların sorumlu olduğu, grup şirketleri arasında yapılan alım satım işlemlerinin örtülü kazanç yaratmaya yönelik olduğu, bu durumun şirket aleyhine zarara sebebiyet verdiği, «ihtiyati tedbir» kararına rağmen ... aktarımlarının şirket kayıtlarında muhasebeleştirilmiş olduğu, hisse alım satım işlemlerinin ve ihtiyati tedbir kararına rağmen ... aktarımının yapıldığı dönem itibariyle 2004 yılı «olağan genel kurulu» toplantısında denetçi raporu ile sorgulanmasının gerektiği, ancak genel kurul öncesinde şirkete el konulması nedeniyle denetçilerin görevine «son» verildiği, fiilen denetim raporu hazırlama olanağı olmayan denetçilerin bu zararlardan sorumluluğunun olmadığı, sadece «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna» gidilebileceği, off shore bankasından alınan kredilerin geri istenilmediği, bu nedenle şirket kasasından para çıkışının olmadığı, kredinin aktarıldığı şirketler aleyhine başlatılan takiplerde kredinin tahsil edilemediği veya ödemeden acze ilişkin belgenin de «ibraz» edilmediği, bu nedenle zararın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 26.448.075,65 TL'nin davalılardan tahsiline, bu miktarın tamamından davalı ..., …
… z dilekçesinde özetle; denetim kurulu üyelerinin de 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 359 uncu maddesi uyarınca müteselsilen borcun tamamından «yönetim kurulu» üyeleri ile birlikte sorumlu olduklarını, «ispat külfeti» üzerinde olan davalıların «kusursuzluklarını ispat» edemediklerini, mahkemece dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verildiğini ancak «faiz başlangıç tarihinin» zararın doğduğu tarih olması gerektiğini belirterek kararın kısmen bozulmasını istemiştir.
Bu işlemlerden «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun» bulunmadığı, işlemlerin şirketin menfaatine olduğu, ya da şirketin bir zararının bulunmadığını «ispat külfeti» ise davalılara ait olup davalılarca bu yönde bir savunma yapılmadığı gibi, herhangi bir delil de «ibraz» edilmemiştir.
… apor alındığı, bilirkişi raporunda davacı şirketin tazminini talep ettiği zarardan dolayı kusurlu olmadıklarını ispatla mükellef oldukları halde bunu ispat edemeyen «yönetim kurulu» ve denetim kurulu üyelerinin zarardan sorumlu olduklarının beyan edildiği, bağlı grup şirketler olsalar bile farklı «tüzel kişilikleri» bulunan şirketlerin mali yapıları, muhasebe ve kayıtlarının birbirinden bağımsız olduğu, davacı şirket adına kullanılan kredilerin şirket adına kullanılmayıp herhangi bir ticari amaç belirtilmeden ve faiz işletilmeksizin grup şirketlere aktarımının usulsüz olup kredilerin geri dönüşümünün sağlanılmaması halinde bu durumun davacı şirketin aktifini azaltıp «şirketin zararına» yol açacağı, bu işlemlerden «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun» bulunmadığı, işlemlerin şirketin menfaatine olduğu, ya da şirketin bir zararının bulunmadığını «ispat külfetinin» davalılara ait olup davalılarca bu yönde bir savunma yapılmadığı gibi herhangi bir delil de «ibraz» edilmediği, grup şirketlere usulsüz kredi aktarımı ve bu kredilere faiz tahakkuk ettirilmemesinin de başlı başına şirketi zarara uğratan eylemlerden olduğu gerekçe …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1110 E. 2015/6273 K.
Ortak:şirket zararı · tüzel kişilik · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak davacı şirketin tazminini talep ettiği zarardan dolayı kusurlu olmadıklarını ispatla mükellef oldukları halde bunu ispat edemeyen «yönetim kurulu» ve denetim kurulu üyelerinin zarardan sorumlu oldukları, bağlı grup şirketler olsalar bile farklı «tüzel kişilikleri» bulunan şirketlerin mali yapıları, muhasebe ve kayıtlarının birbirinden bağımsız olduğu, davacı şirket adına kullanılan kredilerin şirket adına kullanılmayıp herhangi bir ticari amaç belirtilmeden ve faiz işletilmeksizin grup şirketlere aktarımının usulsüz olup kredilerin geri dönüşümünün sağlanılmaması halinde bu durumun davacı şirketin aktifini azaltıp «şirketin zararına» yol açacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 13.12.2023 tarihli, 2023/776 E. ve 2023/7337 K. sayılı …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; davalı şirket «yönetim kurulu» üyeleri ve denetçilerinin sorumluluğundan kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; şirkette yapılan denetim neticesinde «kasa açığı» bulunduğu hususunun anlaşıldığı, kasa açığı nedeniyle tüm davalıların sorumlu olduğu, grup şirketleri arasında yapılan alım satım işlemlerinin örtülü kazanç yaratmaya yönelik olduğu, bu durumun şirket aleyhine zarara sebebiyet verdiği, «ihtiyati tedbir» kararına rağmen kaynak aktarımlarının şirket kayıtlarında muhasebeleştirilmiş olduğu, hisse alım satım işlemlerinin ve ihtiyati tedbir kararına rağmen kaynak aktarımının yapıldığı dönem itibariyle 2004 yılı «olağan genel kurulu» toplantısında denetçi raporu ile sorgulanmasının gerektiği, ancak genel kurul öncesinde şirkete el konulması nedeniyle denetçilerin görevine «son» verildiği, fiilen denetim raporu hazırlama olanağı olmayan denetçilerin bu zararlardan sorumluluğunun olmadığı, sadece «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna» gidilebileceği, off shore bankasından alınan kredilerin geri istenilmediği, bu nedenle şirket kasasından para çıkışının olmadığı, kredinin aktarıldığı şirketler aleyhine başlatılan takiplerde kredinin tahsil edilemediği veya ödemeden acze ilişkin belgenin de «ibraz» edilmediği, bu nedenle zararın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 26.448.075,65 TL'nin davalılardan tahsiline, bu miktarın tamamından davalı ...., ...., ....'nun, 2.764.551,00 TL'lik kısmından davalı ....'ın, 1977,49 TL'lik kısmından davalı ... ve ....'ın müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduklarına, hüküm altına alınan miktarlara dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanılmasına karar verilmiştir.
3-Temlik alan davacı .... vekilinin temyiz itirazının incelenmesine gelince; Dava; davalı şirket «yönetim kurulu» üyeleri ve denetçilerinin sorumluluğundan kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Şirketi'nden şirket adına kullanılan kredilerin dava dışı grup şirketlere aktarıldığı, 2003 yılı Mart ayı sonasında bu kredilere faiz tahakkuk ettirilmediği, grup şirketlerden olan alacakların donuklaştırılarak tahsil olunaması nedeniyle davalıların «şirketin zararına» sebebiyet verdiği iddiasında bulunmuş, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davacının bu alacağa ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kasa açığı · yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · ispat külfeti · olağanüstü genel kurul · müteselsil sorumluluk · ihtiyati tedbir · eksik inceleme · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; şirkette yapılan denetim neticesinde «kasa açığı» bulunduğu hususunun anlaşıldığı, kasa açığı nedeniyle tüm davalıların sorumlu olduğu, grup şirketleri arasında yapılan alım satım işlemlerinin örtülü kazanç yaratmaya yönelik olduğu, bu durumun şirket aleyhine zarara sebebiyet verdiği, «ihtiyati tedbir» kararına rağmen kaynak aktarımlarının şirket kayıtlarında muhasebeleştirilmiş olduğu, hisse alım satım işlemlerinin ve ihtiyati tedbir kararına rağmen kaynak aktarımının yapıldığı dönem itibariyle 2004 yılı «olağan genel kurulu» toplantısında denetçi raporu ile sorgulanmasının gerektiği, ancak genel kurul öncesinde şirkete el konulması nedeniyle denetçilerin görevine «son» verildiği, fiilen denetim raporu hazırlama olanağı olmayan denetçilerin bu zararlardan sorumluluğunun olmadığı, sadece «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna» gidilebileceği, off shore bankasından alınan kredilerin geri istenilmediği, bu nedenle şirket kasasından para çıkışının olmadığı, kredinin aktarıldığı şirketler aleyhine başlatılan takiplerde kredinin tahsil edilemediği veya ödemeden acze ilişkin belgenin de «ibraz» edilmediği, bu nedenle zararın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 26.448.075,65 TL'nin davalılardan tahsiline, bu miktarın tamamından davalı ...., ...., ....'nun, 2.764.551,00 TL'lik kısmından davalı ....'ın, 1977,49 TL'lik kısmından davalı ... ve ....'ın müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduklarına, hüküm altına alınan miktarlara dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanılmasına karar verilmiştir.
Bu işlemlerden «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun» bulunmadığı, işlemlerin şirketin menfaatine olduğu, ya da şirketin bir zararının bulunmadığını «ispat külfeti» ise davalılara ait olup davalılarca bu yönde bir savunma yapılmadığı gibi, herhangi bir delil de «ibraz» edilmemiştir.
Mahkemece; grup şirketlere usulsüz kredi aktarımın ve bu kredilere faiz tahakkuk ettirilmemesinin başlı başına «şirketi zarara» uğratan eylemlerden olduğu gözetilmeden ve şirketin zararının buyutuna ve sorumluluğa ilişkin inceleme ve araştırma yapılmadan «eksik incelemeyle» ve yazılı gerekçeyle bu yöne ilişkin talebin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/3731 E. , 2024/8885 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2015/1007 Esas, 2016/830 Karar
HÜKÜM
Davanın kabulü
KARAR DÜZELTME
İSTEYEN Davacı ... vekili
Taraflar arasındaki yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Çimento San. ve Tic. A.Ş.'nin 07.02.2007 tarihinde yapılan 2002, 2003, 2004, 2005 ve 01.01.2006-30.09.2006 tarihlerini kapsayan faaliyet yıllarına ilişkin Olağan Genel Kurul Toplantısında şirket denetim kuruluna şirketi zarara uğratan davalı yönetim kurulu üyeleri ve denetçiler hakkında sorumluluk davası açmaları için yetki verildiğini, bu toplantıda görüşülen denetçi raporları uyarınca şirket kasa hesabında ve muhasebe kayıtlarında görünmekle birlikte kasada bulunmayan 1.977,49 TL, şirket iştiraklerinden olan ... Çimento San. Tic. A.Ş., ... Çimento San. ve Tic. A.Ş. hisselerinden ...'a ait hisselerin nominal değerinin üzerinde fiyatla satın alınması ve bu işlem sırasında büyük ölçüde ...
Hidroelektrik Santrali İşl. A.Ş.'den alınan nakit paranın kullanılması, 2003 yılı ortalarında şirket aktifinde bulunan değerli iştirak hisselerinin satılması nedeniyle doğacak kâr ve kazançlardan vazgeçilmesi, Şişli Sulh Ceza Mahkemesi'nce verilen 01.08.2003 tarihli ve 14.08.2003 tarihli tedbir kararlarına karşın grup şirketi ... Holding A.Ş.'ye ticari bir neden olmaksızın firma kasasından güvencesi bulunmayan ödemelerin yapılması, 2001 yılında ... Grubu'nun Kıbrıs'ta mukim bankası İmar Off Shore Ltd.'den kullanılan bir kısım kredilerin aynı gün diğer grup firmalarına aktarılması ve bu alacakların tahsilinin mümkün olmaması nedeniyle davalıların şirketi zarara uğrattığının tespit edildiği ileri sürülerek fazlaya dair haklar saklı tutulmak suretiyle 10.000,00 TL'nin zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 23.12.2008 havale tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 26.448.075,65 TL ve 73.703 USD olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Gülşen Yalçın cevap dilekçesinde; kendisinin aslında şirket bünyesinde sekreter olarak çalıştığını, denetçilik görevinin kağıt üzerinde olduğunu, talep edilen alacaklar yönünden sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde; kendisinin ... Grubunda personel olarak çalıştığını, yönetim kurulu üyeliği döneminde yapılan faaliyetlerin hukuka uygun olduğunu, bu faaliyetler nedeniyle doğan bir zarar bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, bu davada kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın dayanağı olarak gösterilen denetim kurulu raporunun somut verilere dayanmadığını, davada zamanaşımı süresinin dolduğunu, zararın ispatının gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
4.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin hukuki sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
5. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak davacı şirketin tazminini talep ettiği zarardan dolayı kusurlu olmadıklarını ispatla mükellef oldukları halde bunu ispat edemeyen yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin zarardan sorumlu oldukları, bağlı grup şirketler olsalar bile farklı tüzel kişilikleri bulunan şirketlerin mali yapıları, muhasebe ve kayıtlarının birbirinden bağımsız olduğu, davacı şirket adına kullanılan kredilerin şirket adına kullanılmayıp herhangi bir ticari amaç belirtilmeden ve faiz işletilmeksizin grup şirketlere aktarımının usulsüz olup kredilerin geri dönüşümünün sağlanılmaması halinde bu durumun davacı şirketin aktifini azaltıp şirketin zararına yol açacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 13.12.2023 tarihli, 2023/776 E.
ve 2023/7337 K. sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş, Dairemiz ilamına karşı davacı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davalı şirket yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerinin sorumluluğundan kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
V. SONUÇ
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE, davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacı ...'den alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1112764400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz