Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/1404 E. 2024/9089 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
enstitü yat klozları↗ gemi kira sözleşmesi↗ poliçe özel şartı↗ ifa yardımcısı↗ emniyeti suistimal↗ bildirim yükümlülüğü↗ sorumluluk sınırlaması↗ zeyilname↗ müddeabih↗ poliçe limiti↗ fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması↗ zilyetlik↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ belirsiz alacak davası↗ özel dava şartı↗ donatan↗ sigorta tazminatı↗ kusur sorumluluğu↗ sigorta teminatı↗ ihtisas mahkemesi↗ acente↗ sözleşmeden doğan dava↗ kira sözleşmesi↗ şikayet↗ teminat kapsamı↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ acentelik↗ muacceliyet↗ dürüstlük kuralı↗ ispat yükü↗ ifa↗ alacak davası↗ uyuşmazlık konusu↗ ihbar↗ ihtar↗ havale↗ geçersizlik↗ ıslah↗ taşıyan↗ yasal faiz↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ dahili dava↗ zamanaşımı↗ teminat↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2017/311 E., 2021/170 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ait ... isimli geminin kira sözleşmesi ile davalı ..... Ltd. Şti'ne kiralandığını, kiralandıktan 2 gün sonra 28.04.2016 tarihinde, Liman Çıkış Belgesi almadan ve OTS cihazı kapalı bir şekilde Yalova Liman Başkanlığı idari sahasından kaçırılmış olduğunu, kira bedelini alamadıkları gibi geminin akıbetinin ne olduğunu da bilemediklerinden Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde bulundukları şikayet sonucu başlatılan soruşturma kapsamında davalı şirket tarafından verilen 19.09.2016 tarihli dilekçeden, sigortalı teknenin, kızağa çekilmek üzere Bandırma'da bulunan Tuncer Usta Tersanesi yakınlarında demirli (bağlı) bulunduğu yerden çalındığını öğrenmeleri üzerine davalı ... şirketine hasar ihbarında bulunduklarını, geminin kiraya verileceğinden sigorta şirketinin haberdar edildiğini, müvekkili şirketin herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, Yalova Liman Başkanlığının, Liman Yönetmeliği hükümlerini uygulamasının yanı sıra, seyir, can, mal, çevre güvenliği ve emniyeti açısından gerekli olan her türlü tedbiri almayarak geminin kaçırılmasına/çalınmasına sebebiyet vermesi bakımından sorumluluğu bulunduğunu, davalı şirketin kira sözleşmesi ile zilyetliği altına aldığı geminin korunması ile ilgili gerekli tedbirleri almayarak çalınmasına sebebiyet verdiği için kira sözleşmesinin 3. maddesi kapsamında gemi bedelinin tamamından sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin saklar saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin kısmının davalı ... yönünden poliçe limiti ve sorumluluk sınırları kapsamında kalmak kaydı ile olay tarihinden itibarin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 01.03.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle müddeabihi 442.385,74 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu hasarın poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu zira davacının tekneyi kiraya verdiğini müvekkiline bildirmediğini, hasarın davacının gerekli özeni göstermemesinden kaynaklandığını, hadisenin emniyeti suistimal olarak kabul edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Yalova Liman Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait teknenin çalınmasında müvekkiline atfı kabil bir kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3. Diğer davalı Şirket, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacının teknesinin çalınmasında davalı İdare'ye atfı kabil bir kusur bulunmadığı, davalı .....Ltd.Şti'nin davacıyla akdettiği kira sözleşmesinin 3. maddesine göre zilyetliğinde bulunan teknenin çalınmasından sorumlu olduğu, davalı ...'nin sorumluluğuna gelince, davaya konu poliçede; " ....yatın kaptanının ve/veya sahibinin yönetiminden çıkmış olarak kiraya verilmesi halinde bu durumun seri vasıta ile sigortacıya bildirilecektir. Aksi taktirde, işbu poliçe ile verilen teminat geçersiz olacaktır." düzenlemesine yer verildiği, bu düzenleme doğrultusunda davacıya yazılı bildirim zorunluluğu getirilmediği, davacının, bildirimin Sigorta Şirketi'nde çalışan ... Hanım ile yapılan telefon görüşmesi ile yapıldığını beyan ettiği, aksinin ispat edilemediği, sözlü bildirimin "seri bir vasıta" kaynağı olarak kabul edilebileceği, dolayısıyla sigortalının bu konuda bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiği, poliçe ile verilen teminatın geçerli olduğu, davalı ... tarafından davacının, Enstitü Yat Klozları kapsamında "Tehlikeler" başlıklı 9.2 madde uyarınca gerekli özeni göstermediği ve sigorta konusu acenta botunun suç duyulabilecek bir şirkete teslim edilmesinde ağır ihmali olduğu ve tazminat hakkına sahip olmadığı ileri sürülmüş ise de davalı ... Akaryakıt'ın suç duyulabilecek bir şirket olduğuna ilişkin dosyaya bir delil sunulmadığı, davacının sigorta konusu botun çalınmasında ağır ihmali olduğunun hususunun davalı ... tarafından ispatlanamadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1409 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği sigortacının, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden kaynaklanan zarardan sorumlu olduğu, aynı Yasa hükmünün ikinci fıkrası uyarınca, sözleşmede öngörülen rizikoların tamamının veya bir kısmının sigorta teminatı dışında kaldığı hususunun davalı ... tarafından ispatlanamadığı, aynı Kanun'un 1446 ncı maddesi uyarınca başvuranın, gerçekleşen rizikoyu doğru ve gerçeğe uygun bir şekilde ihbar etmekle yükümlü olduğu gibi herkesin haklarını objektif iyi niyet ve dürüstlük kurallarına bağlı olarak kullanmakla yükümlü olduğu hususu gözetildiğinde ispat yükümlülüğünün yer değiştirdiği, davalı ... tarafından sorumluluğunun bulunmadığına ilişkin iddialarda bulunulmuş ise de bu hususun ispatlanamadığı, davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak şartı ile davacının zararını karşılamakla yükümlü olduğu, davacı tarafından sunulan 01.03.2021 havale tarihli ıslah dilekçesiyle müddeabihin 442.385,74 TL'ye yükseltildiği, davalı ... tarafından ıslahla artırılan tutara karşı zamanaşımı definde bulunulmuş ise de, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı ve dava tarihi itibariyle zamanaşımının kesildiği dikkate alınarak davalı ... şirketinin zamanaşımı define itibar edilmediği gerekçesiyle davanın davalı ...Ş. ve ..... Ltd.Şti. bakımından kabulü ile 442.385,74 TL'nin davalı ...... Ltd. Şti. yönünden 28.04.2016 tarihinden davalı ...Ş (Sigorta Şirketi'nin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olması kaydıyla) yönünden dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı ...Ş. vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı ...Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 1409 uncu, 1420 ve 1427 nci maddeleri ile 1446 ncı maddeleri.
3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun (5684 sayılı Kanun) 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.5684 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış risklerin de açıkça belirtilmesi gerekli olup belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılacaktır. 6102 sayılı Kanun'un 1409 uncu maddesine göre ise sigortacı sadece sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olup sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.
2.Somut olayda, davacının donatanı olduğu geminin davalı ... tarafından "Yatım Paket Poliçesi ile teminat alındığı, davacının gemiyi davalı .....Ltd. Şti'ne kiraladığı, geminin kiralayanın zilyetliğinde iken kaybolduğu uyuşmazlık konusu değildir.
3.Poliçe özel şartlarının "Kullanım Amacı" başlığını taşıyan kısmı, "... Yatın kaptanın ve/veya sahibinin yönetiminden çıkmış olarak kiraya verilmesi halinde bu durum en seri vasıta ile Sigortacıya bildirilecektir. Aksi takdirde, iş bu poliçe ile verilen teminat geçersizdir" hükmünü içermekte olup davalı ... vekili, davacının geminin kiraya verileceğini müvekkiline bildirmediğini bu nedenle zararın teminat kapsamı dışında olduğunu savunmuştur. Davacı vekili ise müvekkilinin gemiyi kiraya vereceğini davalı Şirket çalışanlardan ... Hanım'a telefonla bildirdiğini, adı geçenin, yeni kiracının denize elverişlilik belgesi tescilinden sonra zeyilname düzenleneceğini, şimdilik yapacak başka bir işlem bulunmadığını belirtiğini ileri sürmüş, davalı vekili, ... isimli kişinin müvekkilinin acentesi olduğunu, davacının gemiyi kiraya vereceğini kendisine telefonla bildirmesi üzerine denize elverişlilik ve kira sözleşmenin sunulması halinde ek belge düzenleneceğini belirttiğini ancak davacı tarafından herhangi bir belge ulaştırılmadığından belge düzenlemediğini savunmuştur.
4.Yukarıdaki bentte yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere taraflar arasında, davacının gemiyi kiraya vereceğini telefonla davalının acentesine bildirdiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacının, davalının ifa yardımcısı olan acenteye yaptığı bildirim geçerli olduğu gibi bildirimin telefonla yapılması da poliçe metninde ifade edilen en seri vasıta ile bildirim niteliğindedir. Ancak ilgili hükümde, geminin kiraya verilmesi halinde bu durumun en seri vasıta ile sigortacıya bildirileceğinden bahsedilmiş olup davacı her ne kadar gemiyi kiraya vereceğini davalıya bildirmiş ise de kira sözleşmesi imzalandıktan ve gemi kiralayana teslim edildikten sonra kira sözleşmesini de sunarak gemiyi kiraya verdiğini davalıya bildirmemiştir. Davalı ..., davacının gemiyi kiraya vermeyi planladığından haberdar olsa da bu planın hayata geçirildiğinden ve geminin kiraya verildiğinden haberdar olamamıştır. Bu hale göre davacının gemiyi kiraya verdiğini davalıya bildirdiğinin kabulü mümkün olmayıp yukarıda zikredilen poliçe hükmüne göre tazminat istemine konu hadise poliçe teminatı dışında kalmaktadır. Bu itibarla, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, davaya konu rizikonun, belirtilen gerekçelerle poliçe teminatı dışında kaldığı gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
1.Öte yandan, davacı vekili 17.10.2016 tarihinde açtığı iş bu dava ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiş, akabinde, 01.03.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle müddeabihi 442.385,74 TL'ye yükseltmiş, davalı vekili, ıslah dilekçesinin kendisine tebliği üzerine süresi içerisinde ıslahla artırılan miktara karşı zamanaşımı definde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, bu nedenle dava tarihi itibariyle tüm alacak bakımından zamanaşımının kesildiği gerekçesiyle zamanaşımı define itibar edilmemiş ise de davacı yan, dava ve replik dilekçelerinde hatta ıslah dilekçesinde dahi davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını belirtmemiştir. Esasen davacının, sahibi olduğu geminin değerini ve tarafı olduğu poliçedeki teminat tutarlarını bilmediği ve bilmesi de gerekmediği söylenemeyeceğinden iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına da imkan bulunmamaktadır. Bu nedenle davanın kısmi dava olarak açıldığının kabulü gerekmekte olup zamanaşımı sadece dava dilekçeyle talep edilen tutar için kesilmiştir.
2. 6102 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesinin birinci fıkrası; "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." hükmünü haiz olup aynı Kanun'un 1427 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre ise sigorta tazminatı ve bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel hale gelecektir. Somut olayda, riziko, 18.09.2016 tarihinde gerçekleşmiş olup, sigortalı rizikonun gerçekleştğini 23.09.2016 tarihinde sigortacıya ihtar etmiş, sigortacı, 29.09.2016 tarihinde sigortalıya gönderdiği e maille, talep hususundaki araştırmalarını tamamlandığını, zarar teminat kapsamı dışında kaldığından ödeme yapmayacağını bildirmiştir. Bu hale göre sigorta tazminatı 29.09.2016 tarihinde muaccel hale gelmiş olup ıslahın 01.03.2021 tarihinde yapıldığı gözetildiğinde ıslahla artırılan tutar 6102 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesine göre zamanaşımına uğramıştır.Bu itibarla İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince ıslahla artırılan tutarın zamanaşımına uğradığı gözden kaçılarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkemenin kabul şekline göre hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8416 E. 2011/11161 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · taşıyıcı · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davalı ... şirketinin «taşıyıcı» olmaması nedeniyle oluşan zarardan sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine, diğer davalılar ise taşıyıcı olarak emtianın çalınmasından dolayı sorumlu oldukları gerekçesiyle, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 08.03.2011 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8416 E. 2011/11161 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · taşıyıcı · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davalı ... şirketinin «taşıyıcı» olmaması nedeniyle oluşan zarardan sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine, diğer davalılar ise taşıyıcı olarak emtianın çalınmasından dolayı sorumlu oldukları gerekçesiyle, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 08.03.2011 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6122 E. 2022/3370 K.
Ortak:müddeabih · belirsiz alacak davası · sigorta tazminatı · alacak davası · ıslah · hasar · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… hmali olduğunun hususunun davalı ... tarafından ispatlanamadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1409 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği «sigortacının, sözleşmede» öngörülen «rizikonun» gerçekleşmesinden kaynaklanan zarardan sorumlu olduğu, aynı Yasa hükmünün ikinci fıkrası uyarınca, sözleşmede öngörülen rizikoların tamamının veya bir kısmının «sigorta teminatı» dışında kaldığı hususunun davalı ... tarafından ispatlanamadığı, aynı Kanun'un 1446 ncı maddesi uyarınca başvuranın, gerçekleşen rizikoyu doğru ve gerçeğe uygun bir şekilde «ihbar» etmekle yükümlü olduğu gibi herkesin haklarını objektif iyi niyet ve «dürüstlük kurallarına» bağlı olarak kullanmakla yükümlü olduğu hususu gözetildiğinde ispat yükümlülüğünün yer değiştirdiği, davalı ... tarafından sorumluluğunun bulunmadığına ilişkin iddialarda bulunulmuş ise de bu hususun ispatlanamadığı, davalı ... şirketinin «poliçe limiti» ile sınırlı olmak şartı ile davacının zararını karşılamakla yükümlü olduğu, davacı tarafından sunulan 01.03.2021 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesiyle «müddeabihin» 442.385,74 TL'ye yükseltildiği, davalı ... tarafından ıslahla artırılan tutara karşı «zamanaşımı» definde bulunulmuş ise de, davanın «belirsiz alacak davası» olarak açıldığı ve dava tarihi itibariyle zamanaşımının kesildiği dikkate alınarak davalı ... şirketinin zamanaşımı define itibar edilmediği gerekçesiyle davanın d …
İlk Derece Mahkemesince, davanın «belirsiz alacak davası» olarak açıldığı, bu nedenle dava tarihi itibariyle tüm alacak bakımından «zamanaşımının» kesildiği gerekçesiyle zamanaşımı define itibar edilmemiş ise de davacı yan, dava ve replik dilekçelerinde hatta «ıslah» dilekçesinde dahi davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını belirtmemiştir.
… sından kaçırılmış olduğunu, kira bedelini alamadıkları gibi geminin akıbetinin ne olduğunu da bilemediklerinden Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde bulundukları «şikayet» sonucu başlatılan soruşturma kapsamında davalı şirket tarafından verilen 19.09.2016 tarihli dilekçeden, sigortalı teknenin, kızağa çekilmek üzere Bandırma'da bulunan Tuncer Usta Tersanesi yakınlarında demirli (bağlı) bulunduğu yerden çalındığını öğrenmeleri üzerine davalı ... şirketine «hasar» ihbarında bulunduklarını, geminin kiraya verileceğinden sigorta şirketinin haberdar edildiğini, müvekkili şirketin herhangi bir «kusur» ve sorumluluğu bulunmadığını, Yalova Liman Başkanlığının, Liman Yönetmeliği hükümlerini uygulamasının yanı sıra, seyir, can, mal, çevre güvenliği ve emniyeti açısından gerekli olan her türlü tedbiri almayarak geminin kaçırılmasına/çalınmasına sebebiyet vermesi bakımından sorumluluğu bulunduğunu, davalı şirketin «kira sözleşmesi» ile «zilyetliği» altına aldığı geminin korunması ile ilgili gerekli tedbirleri almayarak çalınmasına sebebiyet verdiği için kira sözleşmesinin 3. maddesi kapsamında gemi bedelinin tamamından sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin saklar saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin kısmının davalı ... yönünden «poliçe limiti» ve «sorumluluk sınırları» kapsamında kalmak «kaydı» ile olay tarihinden itibarin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 01.03.2021 tarihli «ıslah» dilekçesiyle «müddeabihi» 442.385,74 TL'ye yükseltmiştir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, fırtına nedeniyle davacı taşınmazında ekili bulunan karpuz ürününde meydana gelen «hasarın» dava öncesi mahkemece 39.237,59 TL olarak tesbit edildiği iddia edilerek, dava dilekçesinde 10.000,00 TL değer gösterilmek suretiyle zararın tazmini istemi ile «belirsiz alacak davası» açılmış, mahkemece, davanın belirsiz alacak davası olduğu, davacı zararının 26.213,53 TL bulunduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyizi üzerine, Dairemizce, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığından bahisle bozulmuştur.
3- Davacı, dava dilekçesiyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000.- TL «sigorta tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, akabinde 17.04.2019 tarihli «ıslah» dilekçesiyle «müddeabihi» 26.213,33 TL olarak ıslah etmiştir.
HMK 107/1 maddesine göre, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve «kesin» olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde alacaklının, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değer belirtmek suretiyle «belirsiz alacak davası» açabilmesi mümkündür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · hukuki yarar · kesin hüküm
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, fırtına nedeniyle davacı taşınmazında ekili bulunan karpuz ürününde meydana gelen «hasarın» dava öncesi mahkemece 39.237,59 TL olarak tesbit edildiği iddia edilerek, dava dilekçesinde 10.000,00 TL değer gösterilmek suretiyle zararın tazmini istemi ile «belirsiz alacak davası» açılmış, mahkemece, davanın belirsiz alacak davası olduğu, davacı zararının 26.213,53 TL bulunduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyizi üzerine, Dairemizce, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığından bahisle bozulmuştur.
HMK 107/1 maddesine göre, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve «kesin» olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde alacaklının, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değer belirtmek suretiyle «belirsiz alacak davası» açabilmesi mümkündür.
Davalı vekili, «ıslah» dilekçesinin kendisine tebliği üzerine, ıslahla artırılan tutar bakımından süresi içerisinde «zamanaşımı» definde bulunmuş olup, mahkemece bu talep hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmemiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4549 E. 2023/5367 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaUyuşmazlık, montaj tüm riskler «sigorta poliçesi» kapsamında «gerçekleşen zararın» sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2201 E. 2023/2676 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/1404 E. , 2024/9089 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1520 Esas, 2023/2079 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2017/311 E., 2021/170 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ait ... isimli geminin kira sözleşmesi ile davalı ..... Ltd. Şti'ne kiralandığını, kiralandıktan 2 gün sonra 28.04.2016 tarihinde, Liman Çıkış Belgesi almadan ve OTS cihazı kapalı bir şekilde Yalova Liman Başkanlığı idari sahasından kaçırılmış olduğunu, kira bedelini alamadıkları gibi geminin akıbetinin ne olduğunu da bilemediklerinden Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde bulundukları şikayet sonucu başlatılan soruşturma kapsamında davalı şirket tarafından verilen 19.09.2016 tarihli dilekçeden, sigortalı teknenin, kızağa çekilmek üzere Bandırma'da bulunan Tuncer Usta Tersanesi yakınlarında demirli (bağlı) bulunduğu yerden çalındığını öğrenmeleri üzerine davalı ...
şirketine hasar ihbarında bulunduklarını, geminin kiraya verileceğinden sigorta şirketinin haberdar edildiğini, müvekkili şirketin herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, Yalova Liman Başkanlığının, Liman Yönetmeliği hükümlerini uygulamasının yanı sıra, seyir, can, mal, çevre güvenliği ve emniyeti açısından gerekli olan her türlü tedbiri almayarak geminin kaçırılmasına/çalınmasına sebebiyet vermesi bakımından sorumluluğu bulunduğunu, davalı şirketin kira sözleşmesi ile zilyetliği altına aldığı geminin korunması ile ilgili gerekli tedbirleri almayarak çalınmasına sebebiyet verdiği için kira sözleşmesinin 3. maddesi kapsamında gemi bedelinin tamamından sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin saklar saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin kısmının davalı ...
yönünden poliçe limiti ve sorumluluk sınırları kapsamında kalmak kaydı ile olay tarihinden itibarin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 01.03.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle müddeabihi 442.385,74 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu hasarın poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu zira davacının tekneyi kiraya verdiğini müvekkiline bildirmediğini, hasarın davacının gerekli özeni göstermemesinden kaynaklandığını, hadisenin emniyeti suistimal olarak kabul edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Yalova Liman Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait teknenin çalınmasında müvekkiline atfı kabil bir kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3. Diğer davalı Şirket, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacının teknesinin çalınmasında davalı İdare'ye atfı kabil bir kusur bulunmadığı, davalı .....Ltd.Şti'nin davacıyla akdettiği kira sözleşmesinin 3. maddesine göre zilyetliğinde bulunan teknenin çalınmasından sorumlu olduğu, davalı ...'nin sorumluluğuna gelince, davaya konu poliçede; " ....yatın kaptanının ve/veya sahibinin yönetiminden çıkmış olarak kiraya verilmesi halinde bu durumun seri vasıta ile sigortacıya bildirilecektir. Aksi taktirde, işbu poliçe ile verilen teminat geçersiz olacaktır." düzenlemesine yer verildiği, bu düzenleme doğrultusunda davacıya yazılı bildirim zorunluluğu getirilmediği, davacının, bildirimin Sigorta Şirketi'nde çalışan ... Hanım ile yapılan telefon görüşmesi ile yapıldığını beyan ettiği, aksinin ispat edilemediği, sözlü bildirimin "seri bir vasıta" kaynağı olarak kabul edilebileceği, dolayısıyla sigortalının bu konuda bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiği, poliçe ile verilen teminatın geçerli olduğu, davalı ...
tarafından davacının, Enstitü Yat Klozları kapsamında "Tehlikeler" başlıklı 9.2 madde uyarınca gerekli özeni göstermediği ve sigorta konusu acenta botunun suç duyulabilecek bir şirkete teslim edilmesinde ağır ihmali olduğu ve tazminat hakkına sahip olmadığı ileri sürülmüş ise de davalı ... Akaryakıt'ın suç duyulabilecek bir şirket olduğuna ilişkin dosyaya bir delil sunulmadığı, davacının sigorta konusu botun çalınmasında ağır ihmali olduğunun hususunun davalı ... tarafından ispatlanamadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1409 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği sigortacının, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden kaynaklanan zarardan sorumlu olduğu, aynı Yasa hükmünün ikinci fıkrası uyarınca, sözleşmede öngörülen rizikoların tamamının veya bir kısmının sigorta teminatı dışında kaldığı hususunun davalı ...
tarafından ispatlanamadığı, aynı Kanun'un 1446 ncı maddesi uyarınca başvuranın, gerçekleşen rizikoyu doğru ve gerçeğe uygun bir şekilde ihbar etmekle yükümlü olduğu gibi herkesin haklarını objektif iyi niyet ve dürüstlük kurallarına bağlı olarak kullanmakla yükümlü olduğu hususu gözetildiğinde ispat yükümlülüğünün yer değiştirdiği, davalı ... tarafından sorumluluğunun bulunmadığına ilişkin iddialarda bulunulmuş ise de bu hususun ispatlanamadığı, davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak şartı ile davacının zararını karşılamakla yükümlü olduğu, davacı tarafından sunulan 01.03.2021 havale tarihli ıslah dilekçesiyle müddeabihin 442.385,74 TL'ye yükseltildiği, davalı ... tarafından ıslahla artırılan tutara karşı zamanaşımı definde bulunulmuş ise de, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı ve dava tarihi itibariyle zamanaşımının kesildiği dikkate alınarak davalı ...
şirketinin zamanaşımı define itibar edilmediği gerekçesiyle davanın davalı ...Ş. ve ..... Ltd.Şti. bakımından kabulü ile 442.385,74 TL'nin davalı ...... Ltd. Şti. yönünden 28.04.2016 tarihinden davalı ...Ş (Sigorta Şirketi'nin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olması kaydıyla) yönünden dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı ...Ş. vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı ...Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 1409 uncu, 1420 ve 1427 nci maddeleri ile 1446 ncı maddeleri.
3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun (5684 sayılı Kanun) 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.5684 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış risklerin de açıkça belirtilmesi gerekli olup belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılacaktır. 6102 sayılı Kanun'un 1409 uncu maddesine göre ise sigortacı sadece sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olup sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.
2.Somut olayda, davacının donatanı olduğu geminin davalı ... tarafından "Yatım Paket Poliçesi ile teminat alındığı, davacının gemiyi davalı .....Ltd. Şti'ne kiraladığı, geminin kiralayanın zilyetliğinde iken kaybolduğu uyuşmazlık konusu değildir.
3.Poliçe özel şartlarının "Kullanım Amacı" başlığını taşıyan kısmı, "... Yatın kaptanın ve/veya sahibinin yönetiminden çıkmış olarak kiraya verilmesi halinde bu durum en seri vasıta ile Sigortacıya bildirilecektir. Aksi takdirde, iş bu poliçe ile verilen teminat geçersizdir" hükmünü içermekte olup davalı ... vekili, davacının geminin kiraya verileceğini müvekkiline bildirmediğini bu nedenle zararın teminat kapsamı dışında olduğunu savunmuştur. Davacı vekili ise müvekkilinin gemiyi kiraya vereceğini davalı Şirket çalışanlardan ... Hanım'a telefonla bildirdiğini, adı geçenin, yeni kiracının denize elverişlilik belgesi tescilinden sonra zeyilname düzenleneceğini, şimdilik yapacak başka bir işlem bulunmadığını belirtiğini ileri sürmüş, davalı vekili, ...
isimli kişinin müvekkilinin acentesi olduğunu, davacının gemiyi kiraya vereceğini kendisine telefonla bildirmesi üzerine denize elverişlilik ve kira sözleşmenin sunulması halinde ek belge düzenleneceğini belirttiğini ancak davacı tarafından herhangi bir belge ulaştırılmadığından belge düzenlemediğini savunmuştur.
4.Yukarıdaki bentte yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere taraflar arasında, davacının gemiyi kiraya vereceğini telefonla davalının acentesine bildirdiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacının, davalının ifa yardımcısı olan acenteye yaptığı bildirim geçerli olduğu gibi bildirimin telefonla yapılması da poliçe metninde ifade edilen en seri vasıta ile bildirim niteliğindedir. Ancak ilgili hükümde, geminin kiraya verilmesi halinde bu durumun en seri vasıta ile sigortacıya bildirileceğinden bahsedilmiş olup davacı her ne kadar gemiyi kiraya vereceğini davalıya bildirmiş ise de kira sözleşmesi imzalandıktan ve gemi kiralayana teslim edildikten sonra kira sözleşmesini de sunarak gemiyi kiraya verdiğini davalıya bildirmemiştir.
Davalı ..., davacının gemiyi kiraya vermeyi planladığından haberdar olsa da bu planın hayata geçirildiğinden ve geminin kiraya verildiğinden haberdar olamamıştır. Bu hale göre davacının gemiyi kiraya verdiğini davalıya bildirdiğinin kabulü mümkün olmayıp yukarıda zikredilen poliçe hükmüne göre tazminat istemine konu hadise poliçe teminatı dışında kalmaktadır. Bu itibarla, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, davaya konu rizikonun, belirtilen gerekçelerle poliçe teminatı dışında kaldığı gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
1.Öte yandan, davacı vekili 17.10.2016 tarihinde açtığı iş bu dava ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiş, akabinde, 01.03.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle müddeabihi 442.385,74 TL'ye yükseltmiş, davalı vekili, ıslah dilekçesinin kendisine tebliği üzerine süresi içerisinde ıslahla artırılan miktara karşı zamanaşımı definde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, bu nedenle dava tarihi itibariyle tüm alacak bakımından zamanaşımının kesildiği gerekçesiyle zamanaşımı define itibar edilmemiş ise de davacı yan, dava ve replik dilekçelerinde hatta ıslah dilekçesinde dahi davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını belirtmemiştir.
Esasen davacının, sahibi olduğu geminin değerini ve tarafı olduğu poliçedeki teminat tutarlarını bilmediği ve bilmesi de gerekmediği söylenemeyeceğinden iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına da imkan bulunmamaktadır. Bu nedenle davanın kısmi dava olarak açıldığının kabulü gerekmekte olup zamanaşımı sadece dava dilekçeyle talep edilen tutar için kesilmiştir.
2. 6102 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesinin birinci fıkrası; "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." hükmünü haiz olup aynı Kanun'un 1427 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre ise sigorta tazminatı ve bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel hale gelecektir.
Somut olayda, riziko, 18.09.2016 tarihinde gerçekleşmiş olup, sigortalı rizikonun gerçekleştğini 23.09.2016 tarihinde sigortacıya ihtar etmiş, sigortacı, 29.09.2016 tarihinde sigortalıya gönderdiği e maille, talep hususundaki araştırmalarını tamamlandığını, zarar teminat kapsamı dışında kaldığından ödeme yapmayacağını bildirmiştir. Bu hale göre sigorta tazminatı 29.09.2016 tarihinde muaccel hale gelmiş olup ıslahın 01.03.2021 tarihinde yapıldığı gözetildiğinde ıslahla artırılan tutar 6102 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesine göre zamanaşımına uğramıştır.Bu itibarla İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince ıslahla artırılan tutarın zamanaşımına uğradığı gözden kaçılarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkemenin kabul şekline göre hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,17.12.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1112714300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz