Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/5396 E. 2024/9091 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yemin teklifi↗ yemin delili↗ depo kararı↗ yemin↗ kötü niyet tazminatı↗ ispat yükü↗ ifa↗ istirdat↗ kötü niyet↗ iflas↗ çek↗ menfi tespit↗ eksik inceleme↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında mobilya satımı hususundaki ticari ilişki kapsamında müvekkili tarafından davalı tarafa 21 adet 420.000,00 TL tutarında çek verildiğini, toplam 280.000,00 TL tutarındaki çek karşılığının ödendiğini, ancak davalının yalnızca 192.555,88 TL tutarında mal teslim ettiğiini, sözleşme gereğince teslimi gereken kalan mallar teslim edilmediği gibi müvekkili aleyhine haksız olarak takibe girişildiğini, esasen iadesi gereken çeklerin iade edilmeyerek takibe konu edildiğini ileri sürerek aleyhine girişilen takipler nedeni ile borçlu olmadıklarının tespiti ile %40 oranından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilince taraflar arasında akdedilen 2014 bağlantı sözleşmesi başlıklı belge gereğinin yerine getirilesine karşın davacının gerekli ödemeleri yapmadığını, teslim fişleri ile davacının alması gereken tüm mal ve malzemelerin teslim edildiğini, ödeme yükümlülüğü yerine getirilmemesi üzerine teslim edilmiş olan malların faturalarının kesilmediğini, davacının malları almasına karşın kötü niyetli olarak dava açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozma kararı doğrultusunda, malların teslim edildiğini ispat yükünün davalıda olduğu, davalının bu hususu ispata yarar bir delil sunamadığı, bunun üzerine yemin deliline dayanan davalıya bu hususun hatırlatıldığı ve davalı yanca davacıya yemin teklif edildiği, davacının yemini kabul ve ifa ederek malları teslim almadığını belirttiği, davalının malları teslim ettiğini ispat edemediği, davacı yanca kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de davalının kötü niyetle takip başlattığı hususunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Davacı, satın aldığı mobilyalara karşılık olarak toplam tutarı 420.000,00 TL olan 21 adet çeki davalıya avans olarak verdiğini ancak davalının sadece 192.535,88 TL tutarında mal teslim ettiğini iddia etmiş, davalı ise teslim yükümlülüğü eksiksiz olarak yerine getirdiğini, teslim edilmediği iddia edilen malların davacıya 16.10.2014 ve 28.11.2014 tarihli 2 ayrı depo çıkış fişiyle teslim edildiğini savunmuştur.
2.16.10.2014 tarihli depo çıkış fişinin "Teslim Alan " başlıklı kısmında, davalı "..." adına atılan bir imza yer almakta olup, 28.11.2014 tarihli depo çıkış fişinin teslim alan kısmında ise herhangi bir isim bulunmamakta sadece bir imza yer almaktadır.
3.Davacı sözü edilen teslim fişlerindeki imzanın kendisine ait olmadığını, bu fişlerle kendisine ya da personeline mal teslim edilmediğini savunmuş, Mahkemece, bu beyana itibar edilip başkaca bir inceleme yapılmaksızın davalının teslim fişleriyle mal teslim ettiğini ispat edemediği kabul edilmiş, bu kabule istinaden, başkaca bir delil de sunamayan davalıya yemin hakkı hatırlatılmış, davacı, davalı tarafından teklif edilen yemini kabul ederek ifa etmiş, Mahkemece bunun üzerine yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak sözü edilen teslim fişlerindeki imzaların, davacıya veyahut davacının mal teslim almaya yetkili çalışanlarına ait olup olmadığı araştırılmaksızın salt davacının bu husustaki inkarına dayalı olarak teslim fişlerine itibar edilmemesi doğru olmadığı gibi belirtilen hususlar araştırılmaksızın icapsız olarak henüz sırası gelmeyen yemin teklifi ve ifa edilen yemine dayalı olarak karar verilmesi de doğru olmamıştır.
4.Bu itibarla, Mahkemece, 16.10.2014 ve 28.11.2014 tarihli depo çıkış fişlerindeki imzaların, kime ait olduğunun ve davacıya veyahut çalışanlarına ait olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye ve icapsız olarak teklif ve ifa edilen yemine dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/764 E. 2023/4090 K.
Ortak:depo kararı · ispat yükü · çek · menfi tespit · teslim · Menfi tespit
İncelediğiniz kararda… a dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında mobilya satımı hususundaki ticari ilişki kapsamında müvekkili tarafından davalı tarafa 21 adet 420.000,00 TL tutarında «çek» verildiğini, toplam 280.000,00 TL tutarındaki çek karşılığının ödendiğini, ancak davalının yalnızca 192.555,88 TL tutarında mal «teslim» ettiğiini, sözleşme gereğince teslimi gereken kalan mallar teslim edilmediği gibi müvekkili aleyhine haksız olarak takibe girişildiğini, esasen iadesi gereken çeklerin iade edilmeyerek takibe konu edildiğini ileri sürerek aleyhine girişilen takipler nedeni ile borçlu olmadıklarının tespiti ile %40 oranından aşağı olmamak üzere «kötü niyet tazminatının» tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozma kararı doğrultusunda, malların «teslim» edildiğini «ispat yükünün» davalıda olduğu, davalının bu hususu ispata yarar bir delil sunamadığı, bunun üzerine «yemin deliline» dayanan davalıya bu hususun hatırlatıldığı ve davalı yanca davacıya «yemin teklif» edildiği, davacının yemini kabul ve «ifa» ederek malları teslim almadığını belirttiği, davalının malları teslim ettiğini ispat edemediği, davacı yanca «kötü niyet tazminatı» talep edilmiş ise de davalının kötü niyetle takip başlattığı hususunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz …
Değerlendirme 1.Davacı, satın aldığı mobilyalara karşılık olarak toplam tutarı 420.000,00 TL olan 21 adet çeki davalıya avans olarak verdiğini ancak davalının sadece 192.535,88 TL tutarında mal «teslim» ettiğini iddia etmiş, davalı ise teslim yükümlülüğü eksiksiz olarak yerine getirdiğini, teslim edilmediği iddia edilen malların davacıya 16.10.2014 ve 28.11.2014 tarihli 2 ayrı «depo» çıkış fişiyle teslim edildiğini savunmuştur.
Benzer bu kararda… a dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında mobilya satımı hususundaki ticari ilişki kapsamında müvekkili tarafından davalı tarafa 21 adet 420.000,00 TL tutarında «çek» verildiğini, toplam 280.000,00 TL tutarındaki çek karşılığının ödendiğini, ancak davalının yalnızca 192.555,88 TL tutarında mal «teslim» ettiğiini, sözleşme gereğince teslimi gereken kalan mallar teslim edilmediği gibi müvekkili aleyhine haksız olarak takibe girişildiğini, esasen iadesi gereken çeklerin iade edilmeyerek takibe konu edildiğini ileri sürerek aleyhine girişilen takipler nedeni ile borçlu olmadıklarının tespiti ile %40 oranından aşağı olmamak üzere «kötüniyet tazminatının» tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının müvekkiline herhangi bir mal «tesliminde» bulunmadığının ve davalıdan 87.464,12 TL alacaklı olduğunun bilirkişi raporu ile belirlendiğini davalı tarafından sunulan ve davalı tarafından imzalandığı iddia olunan «depo» çıkış fişlerinin davalı tarafından kabul edilmediğini söz konusu fişlerin her iki tarafın «defterlerinde» kayıtlı olmadığının mahkemece dikkate alınmadığını, davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekin avans olarak verildiği ancak karşılığında mal «teslim» edilmediğinin iddia edilmesi halinde «ispat yükünün» malın teslim edilmediğini iddia eden tarafta olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 207 nci maddesi uyarınca çeklerin sipariş edilen mallara karşılık avans olarak verildiği ve mal teslim edilmediğini iddia eden davacı tarafından bu durumun «yazılı delillerle ispat» edilmesi gerektiği, davacının çeklerin avans olarak düzenlediğini ve borçlu olmadıklarını ispat edemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasta …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedelsizlik iddiası · avans çeki · yazılı delille ispat · borçlu olunmadığının tespiti · kötüniyet tazminatı · bedelsizlik · satım sözleşmesi · kötüniyet
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «satım sözleşmesi» kapsamında avans olarak verilen çeklerden dolayı «bedelsizlik iddiası» ile «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkindir.
… a dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında mobilya satımı hususundaki ticari ilişki kapsamında müvekkili tarafından davalı tarafa 21 adet 420.000,00 TL tutarında «çek» verildiğini, toplam 280.000,00 TL tutarındaki çek karşılığının ödendiğini, ancak davalının yalnızca 192.555,88 TL tutarında mal «teslim» ettiğiini, sözleşme gereğince teslimi gereken kalan mallar teslim edilmediği gibi müvekkili aleyhine haksız olarak takibe girişildiğini, esasen iadesi gereken çeklerin iade edilmeyerek takibe konu edildiğini ileri sürerek aleyhine girişilen takipler nedeni ile borçlu olmadıklarının tespiti ile %40 oranından aşağı olmamak üzere «kötüniyet tazminatının» tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… inde; müvekkilince taraflar arasında akdedilen 2014 bağlantı sözleşmesi başlıklı belge gereğinin yerine getirilesine karşın davacının gerekli ödemeleri yapmadığını, «teslim» fişleri ile davacının alması gereken tüm mal ve malzemelerin teslim edildiğini, ödeme yükümlülüğü yerine getirilmemesi üzerine teslim edilmiş olan malların faturalarının kesilmediğini, davacının malları almasına karşın «kötüniyetli» olarak dava açıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekin bir ödeme aracı olduğu ve mevcut bir borcun tasfiyesi için verildiğinin kabulü gerektiği, kuralın aksini iddia edenin iddiasını «yazılı delillerle ispat» etmesi gerektiği, «ispat yükü» üzerinde olan davacının keşide etmiş olduğu çekler karşılığı mal almadığını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1331 E. 2010/7220 K.
Ortak:eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz kararda… a dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında mobilya satımı hususundaki ticari ilişki kapsamında müvekkili tarafından davalı tarafa 21 adet 420.000,00 TL tutarında «çek» verildiğini, toplam 280.000,00 TL tutarındaki çek karşılığının ödendiğini, ancak davalının yalnızca 192.555,88 TL tutarında mal «teslim» ettiğiini, sözleşme gereğince teslimi gereken kalan mallar teslim edilmediği gibi müvekkili aleyhine haksız olarak takibe girişildiğini, esasen iadesi gereken çeklerin iade edilmeyerek takibe konu edildiğini ileri sürerek aleyhine girişilen takipler nedeni ile borçlu olmadıklarının tespiti ile %40 oranından aşağı olmamak üzere «kötü niyet tazminatının» tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… inde; müvekkilince taraflar arasında akdedilen 2014 bağlantı sözleşmesi başlıklı belge gereğinin yerine getirilesine karşın davacının gerekli ödemeleri yapmadığını, «teslim» fişleri ile davacının alması gereken tüm mal ve malzemelerin teslim edildiğini, ödeme yükümlülüğü yerine getirilmemesi üzerine teslim edilmiş olan malların fatural …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozma kararı doğrultusunda, malların «teslim» edildiğini «ispat yükünün» davalıda olduğu, davalının bu hususu ispata yarar bir delil sunamadığı, bunun üzerine «yemin deliline» dayanan davalıya bu hususun hatırlatıldığı ve davalı yanca davacıya «yemin teklif» edildiği, davacının yemini kabul ve «ifa» ederek malları teslim almadığını belirttiği, davalının malları teslim ettiğini ispat edemediği, davacı yanca «kötü niyet tazminatı» talep edilmiş ise de davalının kötü niyetle takip başlattığı hususunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz …
Benzer bu karardaŞayet yapılan araştırmada «teslim» fişlerini imzaladığı ileri sürülen kişilerin davalının çalışanı olduğu anlaşılırsa (bu arada teslim fişlerindeki imzaların davalı tarafından inkar edilmesi halinde, imzaların bu kişilere ait olup olmadığının «imza incelemesi» yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve şayet bu inceleme sonucunda imzaların davalının çalışanlarına ait olduğu tesbit edilirse) anılan belgeleri imzalamaya ve bu şekilde işlem yapmaya bu kişilerin yetkili olup olmadıklarının araştırılması ve tüm bunların ispat edilmesi halinde mahkemece, yapılan «hizmetin bedelinin» bilirkişi marifetiyle tesbit edilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Somut olayda, davacı tarafından davalıya taşıma hizmeti verildiği ileri sürülerek buna ilişkin davalı ...'nin çalışanı olan kişiler tarafından imzalandığı iddia edilen «teslim» fişleri dosyaya «ibraz» edilmiştir.
Davacı da «taşıma sözleşmesinin» sözlü olarak yapıldığını ileri sürmüş olmasına göre, mahkemece, davacının dosyaya sunduğu «teslim» fişlerindeki imzaların kime ait olduğunu davacı tarafa açıklattırılarak, bu kişilerin davalı çalışanı olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şekil şartı · hizmet bedeli · imza incelemesi · taşıma sözleşmesi · ibraz
Benzer bu karardaŞayet yapılan araştırmada «teslim» fişlerini imzaladığı ileri sürülen kişilerin davalının çalışanı olduğu anlaşılırsa (bu arada teslim fişlerindeki imzaların davalı tarafından inkar edilmesi halinde, imzaların bu kişilere ait olup olmadığının «imza incelemesi» yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve şayet bu inceleme sonucunda imzaların davalının çalışanlarına ait olduğu tesbit edilirse) anılan belgeleri imzalamaya ve bu şekilde işlem yapmaya bu kişilerin yetkili olup olmadıklarının araştırılması ve tüm bunların ispat edilmesi halinde mahkemece, yapılan «hizmetin bedelinin» bilirkişi marifetiyle tesbit edilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı tarafından davalıya taşıma hizmeti verildiği ileri sürülerek buna ilişkin davalı ...'nin çalışanı olan kişiler tarafından imzalandığı iddia edilen «teslim» fişleri dosyaya «ibraz» edilmiştir.
Taşıma sözleşmesinin kurulması için bir «şekil şartı» mevcut değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/5396 E. , 2024/9091 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/864 Esas, 2024/619 Karar
HÜKÜM
Davanın kabulü
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında mobilya satımı hususundaki ticari ilişki kapsamında müvekkili tarafından davalı tarafa 21 adet 420.000,00 TL tutarında çek verildiğini, toplam 280.000,00 TL tutarındaki çek karşılığının ödendiğini, ancak davalının yalnızca 192.555,88 TL tutarında mal teslim ettiğiini, sözleşme gereğince teslimi gereken kalan mallar teslim edilmediği gibi müvekkili aleyhine haksız olarak takibe girişildiğini, esasen iadesi gereken çeklerin iade edilmeyerek takibe konu edildiğini ileri sürerek aleyhine girişilen takipler nedeni ile borçlu olmadıklarının tespiti ile %40 oranından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilince taraflar arasında akdedilen 2014 bağlantı sözleşmesi başlıklı belge gereğinin yerine getirilesine karşın davacının gerekli ödemeleri yapmadığını, teslim fişleri ile davacının alması gereken tüm mal ve malzemelerin teslim edildiğini, ödeme yükümlülüğü yerine getirilmemesi üzerine teslim edilmiş olan malların faturalarının kesilmediğini, davacının malları almasına karşın kötü niyetli olarak dava açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozma kararı doğrultusunda, malların teslim edildiğini ispat yükünün davalıda olduğu, davalının bu hususu ispata yarar bir delil sunamadığı, bunun üzerine yemin deliline dayanan davalıya bu hususun hatırlatıldığı ve davalı yanca davacıya yemin teklif edildiği, davacının yemini kabul ve ifa ederek malları teslim almadığını belirttiği, davalının malları teslim ettiğini ispat edemediği, davacı yanca kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de davalının kötü niyetle takip başlattığı hususunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Davacı, satın aldığı mobilyalara karşılık olarak toplam tutarı 420.000,00 TL olan 21 adet çeki davalıya avans olarak verdiğini ancak davalının sadece 192.535,88 TL tutarında mal teslim ettiğini iddia etmiş, davalı ise teslim yükümlülüğü eksiksiz olarak yerine getirdiğini, teslim edilmediği iddia edilen malların davacıya 16.10.2014 ve 28.11.2014 tarihli 2 ayrı depo çıkış fişiyle teslim edildiğini savunmuştur.
2.16.10.2014 tarihli depo çıkış fişinin "Teslim Alan " başlıklı kısmında, davalı "..." adına atılan bir imza yer almakta olup, 28.11.2014 tarihli depo çıkış fişinin teslim alan kısmında ise herhangi bir isim bulunmamakta sadece bir imza yer almaktadır.
3.Davacı sözü edilen teslim fişlerindeki imzanın kendisine ait olmadığını, bu fişlerle kendisine ya da personeline mal teslim edilmediğini savunmuş, Mahkemece, bu beyana itibar edilip başkaca bir inceleme yapılmaksızın davalının teslim fişleriyle mal teslim ettiğini ispat edemediği kabul edilmiş, bu kabule istinaden, başkaca bir delil de sunamayan davalıya yemin hakkı hatırlatılmış, davacı, davalı tarafından teklif edilen yemini kabul ederek ifa etmiş, Mahkemece bunun üzerine yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak sözü edilen teslim fişlerindeki imzaların, davacıya veyahut davacının mal teslim almaya yetkili çalışanlarına ait olup olmadığı araştırılmaksızın salt davacının bu husustaki inkarına dayalı olarak teslim fişlerine itibar edilmemesi doğru olmadığı gibi belirtilen hususlar araştırılmaksızın icapsız olarak henüz sırası gelmeyen yemin teklifi ve ifa edilen yemine dayalı olarak karar verilmesi de doğru olmamıştır.
4.Bu itibarla, Mahkemece, 16.10.2014 ve 28.11.2014 tarihli depo çıkış fişlerindeki imzaların, kime ait olduğunun ve davacıya veyahut çalışanlarına ait olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye ve icapsız olarak teklif ve ifa edilen yemine dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
V. SONUÇ
Yukarıdaki bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1112167200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz