Yazılı ve kesin delil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/9 E. 2024/8327 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yazılı ve kesin delil↗ hükümsüzlüğün tespiti↗ kesin delil↗ şikayet↗ basiretli tacir↗ sicilden terkin↗ bilirkişi incelemesi↗ esastan ret↗ terkin↗ tacir↗ ilan↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2021/325 E., 2023/178 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin genel ürün tipi halini almış yer sofrası tarzı ürünler ürettiğini, son günlerde ise üretmiş olduğu yer sofrası modelinin tasarımı hususunda davalı ile sorun yaşadığını, davalının 2020/00296 başvuru numarası ile yer sofrası tasarımını tescil ettirdiğini, ancak tescili gerçekleştirilmiş endüstriyel tasarımın tescil tarihi olan15.01.2020 tarihinden önce kamuya ilan edildiğini, ürünün kamuda ve piyasada “papatya katlanır yer sofrası” adıyla yayınlanmak suretiyle genel üreticilerin ürettiği anonim bir tasarım haline geldiğini belirterek davalı adına tescilli 2020/00296 sayılı endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tasarımının yeni ve ayırt edici olduğunu, davalının kötü niyetli olarak iş bu davayı açtığını, ürünlerini taklit ettiği için hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde şikayette bulunduklarını, iş yerinde yapılan aramada taklit ürünler ele geçirildiğini, savcılıkça yaptırılan bilirkişi incelemesinde ürünün taklit olduğu belirtildiğini, müvekkilinin deneme üretimi ve piyasa durumunun belirlenmesi amacıyla yine kendisinin ürettiği bu ürünü birkaç ay öncesinden piyasaya sürmesi de basiretli bir tacirin yapacağı bir işlem olup, şartları itibariyle de tasarım belgesini almaya mani olmadığını, davacının delil olarak ortaya koyduğu fotoğrafların sanal marketlerin güncel ilanları olup tarih olarak ta tescile mani olmayacak bir durumda olduğunu, bu ilanlarda adı geçen sanal mağazalarda müvekkilinin ya doğrudan yada toptancıları aracılığıyla müşterileri olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, hükme esas alınan kök rapor ve ek raporlar dikkate alındığında davalıya ait 2020 00296/1 sayılı katlanır masa tablası tasarımının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 56 ncı maddesi kapsamında ayırt edici niteliğe haiz olduğu davalı tasarımının hükümsüzlüğü koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı bahse konu ürünü tescil tarihinden önce ürettiğini ya da tasarımın yenilik vasfı taşıdığına dair dosyaya yazılı kesin delil sunmamış olup istinaf aşamasında sunduğu deliller göz önüne alınamayacağı, mahkemece davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı adına kayıtlı 2021/00296 sayılı tasarım yönünden açılan sicilden terkin ve hükümsüzlüğünün tespiti talebinden ibarettir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
Davacı, davalı adına kayıtlı tasarımın daha önce kamuya sunulduğunu, yeni ve ayırt edici olmadığını ileri sürerek hükümsüzlüğünü istemiştir. Mahkemece tasarımın yeni ve ayırt edici olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alınmış olup, 04.04.2023 tarihli ek bilirkişi raporunun sonuç kısmında ... isimli sosyal medya platformunda tasarımın başvuru tarihinden önce 08.06.2019 tarihli bir paylaşımın bulunduğu, anılan internet sitesinde gönderi tarihinin değiştirilebilir olması karşısında bu paylaşımın yenilik değerlendirmesinde dikkate alınıp alınmaması hususunun mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. Mahkemece tasarımın ayırt edici olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, tasarımın başvuru tarihinden önceki tarihli ... paylaşımının tarihinin değiştirilip değiştirilmediği tespit edilmeden ayırt edici olduğunun kabul edilmesi doğru görülmemiştir. O halde mahkemece bilişim uzmanı bilirkişiden rapor alınarak ... paylaşımının tarihinin değiştirilip değiştirilmediği hususunun tespit edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13282 E. 2010/4846 K.
Ortak:tacir
İncelediğiniz kararda… n yeni ve ayırt edici olduğunu, davalının kötü niyetli olarak iş bu davayı açtığını, ürünlerini taklit ettiği için hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde «şikayette» bulunduklarını, iş yerinde yapılan aramada taklit ürünler ele geçirildiğini, savcılıkça yaptırılan «bilirkişi incelemesinde» ürünün taklit olduğu belirtildiğini, müvekkilinin deneme üretimi ve piyasa durumunun belirlenmesi amacıyla yine kendisinin ürettiği bu ürünü birkaç ay öncesinden piyasaya sürmesi de basiretli bir «tacirin» yapacağı bir işlem olup, şartları itibariyle de tasarım belgesini almaya mani olmadığını, davacının delil olarak ortaya koyduğu fotoğrafların sanal marketlerin güncel ilanları olup tarih olarak ta tescile mani olmayacak bir durumda olduğunu, bu «ilanlarda» adı geçen sanal mağazalarda müvekkilinin ya doğrudan yada toptancıları aracılığıyla müşterileri olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda2-Dosya kapsamına göre tarafların «tacir» oldukları, sosyal ve ekonomik durumları gözetildiğinde, davanın tazminat bakımından tamamen kabulü yerine kısmen kabulü şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davacı yararına bozulmasına, 3-Kabule göre, davacı yararına «haksız rekabetin» men' i ve «tespit davası» için maktu, maddi ve manevi tazminatın kabul edilen kısmı için Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 3.Kısım ve 12.maddesi gereğince nispi ücreti vekalete hükmedilmesi gerekirken yalnız «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi yine kabule göre, davalı yararına markaya tecavüzün önlenmesi davası için maktuu, maddi ve manevi tazminatın reddedilen kısmı için Avukatlık Ücret Tar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşteri portföyü · maktu vekalet ücreti · tespit davası · haksız rekabet · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2-Dosya kapsamına göre tarafların «tacir» oldukları, sosyal ve ekonomik durumları gözetildiğinde, davanın tazminat bakımından tamamen kabulü yerine kısmen kabulü şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davacı yararına bozulmasına, 3-Kabule göre, davacı yararına «haksız rekabetin» men' i ve «tespit davası» için maktu, maddi ve manevi tazminatın kabul edilen kısmı için Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 3.Kısım ve 12.maddesi gereğince nispi ücreti vekalete hükmedilmesi gerekirken yalnız «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi yine kabule göre, davalı yararına markaya tecavüzün önlenmesi davası için maktuu, maddi ve manevi tazminatın reddedilen kısmı için Avukatlık Ücret Tar …
… tanık beyanlarından, davalının işyerini devraldığını gelen müşterilere belli etmemeye çalıştığı ve hala davacı tarafından işletiliyormuş gibi davrandığı, bu durumun «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle haksız rekabetin önlenmesine, markanın tescilli olması nedeniyle davalının davacının markasına tecavüzden dolayı tazminata hükmedilemez ise de, lokantanın halen önceki sahipleri tarafından işletildiği izlenimini yaratarak davacının «müşteri portföyünden» faydalanması nedeniyle TTK 57/5 ve 58 ile Borçlar Kanununun 42 ve 43. maddeleri gereğince 500 YTL maddi ve 500 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar veri …
-
Markanın Kısmen Hükümsüzlüğünün Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12678 E. 2014/19659 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin genel ürün tipi halini almış yer sofrası tarzı ürünler ürettiğini, «son» günlerde ise üretmiş olduğu yer sofrası modelinin tasarımı hususunda davalı ile sorun yaşadığını, davalının 2020/00296 başvuru numarası ile yer sofrası tasarımını tescil ettirdiğini, ancak tescili gerçekleştirilmiş endüstriyel tasarımın tescil tarihi olan15.01.2020 tarihinden önce kamuya «ilan» edildiğini, ürünün kamuda ve piyasada “papatya katlanır yer sofrası” adıyla yayınlanmak suretiyle genel üreticilerin ürettiği anonim bir tasarım haline geldiğini b …
Benzer bu karardaAncak, aynı raporda davalının "Akdeniz Hatay Sofrası" şeklindeki etkin tanıtım ve kullanımı nedeniyle dava konusu markanın 556 sayılı KHK 7/«son» maddesi anlamında kullanımla «ayırt edicilik» kazandığı da mütalaa edilmiş ise de, bu görüşe dayanak oluşturan davalı kullanımı bir "bütün" olarak "Akdeniz Hatay Sofrası" şeklinde olduğundan, söz konusu kullan …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… l edildiği, baskın unsurun şekil olduğu, davalının "Akdeniz Hatay Sofrası" ibareli markasının bir çok gazete ve dergideki haberlere konu olması sebebiyle kullanımla «ayırt edicilik» vasfını kazandığı, dava konusu "Hatay Sofrası" ibareli markanın Akdeniz Hatay Sofrası markasının serisi olarak oluşturulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar ver …
Dava konusu 2011/15763 nolu "Hatay Sofrası+şekil" markasının «ortalama tüketici» nezdindeki dikkat çekici baskın unsuru "Hatay Sofrası" ibaresidir.
Ancak, aynı raporda davalının "Akdeniz Hatay Sofrası" şeklindeki etkin tanıtım ve kullanımı nedeniyle dava konusu markanın 556 sayılı KHK 7/«son» maddesi anlamında kullanımla «ayırt edicilik» kazandığı da mütalaa edilmiş ise de, bu görüşe dayanak oluşturan davalı kullanımı bir "bütün" olarak "Akdeniz Hatay Sofrası" şeklinde olduğundan, söz konusu kullan …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7254 E. 2016/623 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece,davanın kısmen kabulü ile 3.000,00 TL «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.01.2015 günlü ilamıyla «yargılama giderinin» kabul ve red oranına göre paylaştırılması gerekçesiyle davacı yararına bozulması kararına karşı davalı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuş ise de …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/9 E. , 2024/8327 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1773 Esas, 2023/1834 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2021/325 E., 2023/178 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin genel ürün tipi halini almış yer sofrası tarzı ürünler ürettiğini, son günlerde ise üretmiş olduğu yer sofrası modelinin tasarımı hususunda davalı ile sorun yaşadığını, davalının 2020/00296 başvuru numarası ile yer sofrası tasarımını tescil ettirdiğini, ancak tescili gerçekleştirilmiş endüstriyel tasarımın tescil tarihi olan15.01.2020 tarihinden önce kamuya ilan edildiğini, ürünün kamuda ve piyasada “papatya katlanır yer sofrası” adıyla yayınlanmak suretiyle genel üreticilerin ürettiği anonim bir tasarım haline geldiğini belirterek davalı adına tescilli 2020/00296 sayılı endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tasarımının yeni ve ayırt edici olduğunu, davalının kötü niyetli olarak iş bu davayı açtığını, ürünlerini taklit ettiği için hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde şikayette bulunduklarını, iş yerinde yapılan aramada taklit ürünler ele geçirildiğini, savcılıkça yaptırılan bilirkişi incelemesinde ürünün taklit olduğu belirtildiğini, müvekkilinin deneme üretimi ve piyasa durumunun belirlenmesi amacıyla yine kendisinin ürettiği bu ürünü birkaç ay öncesinden piyasaya sürmesi de basiretli bir tacirin yapacağı bir işlem olup, şartları itibariyle de tasarım belgesini almaya mani olmadığını, davacının delil olarak ortaya koyduğu fotoğrafların sanal marketlerin güncel ilanları olup tarih olarak ta tescile mani olmayacak bir durumda olduğunu, bu ilanlarda adı geçen sanal mağazalarda müvekkilinin ya doğrudan yada toptancıları aracılığıyla müşterileri olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, hükme esas alınan kök rapor ve ek raporlar dikkate alındığında davalıya ait 2020 00296/1 sayılı katlanır masa tablası tasarımının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 56 ncı maddesi kapsamında ayırt edici niteliğe haiz olduğu davalı tasarımının hükümsüzlüğü koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı bahse konu ürünü tescil tarihinden önce ürettiğini ya da tasarımın yenilik vasfı taşıdığına dair dosyaya yazılı kesin delil sunmamış olup istinaf aşamasında sunduğu deliller göz önüne alınamayacağı, mahkemece davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı adına kayıtlı 2021/00296 sayılı tasarım yönünden açılan sicilden terkin ve hükümsüzlüğünün tespiti talebinden ibarettir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
Davacı, davalı adına kayıtlı tasarımın daha önce kamuya sunulduğunu, yeni ve ayırt edici olmadığını ileri sürerek hükümsüzlüğünü istemiştir. Mahkemece tasarımın yeni ve ayırt edici olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alınmış olup, 04.04.2023 tarihli ek bilirkişi raporunun sonuç kısmında ... isimli sosyal medya platformunda tasarımın başvuru tarihinden önce 08.06.2019 tarihli bir paylaşımın bulunduğu, anılan internet sitesinde gönderi tarihinin değiştirilebilir olması karşısında bu paylaşımın yenilik değerlendirmesinde dikkate alınıp alınmaması hususunun mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. Mahkemece tasarımın ayırt edici olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, tasarımın başvuru tarihinden önceki tarihli ...
paylaşımının tarihinin değiştirilip değiştirilmediği tespit edilmeden ayırt edici olduğunun kabul edilmesi doğru görülmemiştir. O halde mahkemece bilişim uzmanı bilirkişiden rapor alınarak ... paylaşımının tarihinin değiştirilip değiştirilmediği hususunun tespit edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1112120100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz