6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/4743 E. 2024/8980 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mazeret dilekçesi keşide yeri mazeret ihya davası ticaret sicilinden terkin borçlu olunmadığının tespiti şirketin ihyası kötüniyet tazminatı dava şartı yokluğu ihya kesin süre tüzel kişilik taraf ehliyeti usulden reddi yetki iflas terkin çek kötüniyet ibraz teminat kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72 · HMK · TTK — TTK 7

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin taraflar arasında imzalanan sözleşmenin teminatı olarak verdiği keşide yeri ve tarihi açık bırakılan 500.000,00 TL bedelli 0174451 nolu çeki, davalının, haksız ve kötüniyetli olarak keşide yeri ve tarihini gerçeğe aykırı doldurarak bankaya ibraz ettiğini ileri sürerek ... A.Ş. Adana Çarşı Şubesi’ne ait keşide yeri ve tarihi açık bırakılan 500.000,00 TL bedelli çek yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; çeklerin teminat niteliğinde olduğunu davacının yazılı belgelerle ispat etmesi gerektiğini, davacının davalı şirketten alacaklı olduğunu ileri sürmesinin yasal bir dayanağı bulunmadığını savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, yargılama sırasında davacı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi uyarınca 14.03.2016 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşıldığından davacı şirkete iş bu dava dosyası ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasını sağlamak üzere dava açmak için bir aylık kesin süre ve yetki verildiği, davacı tarafça verilen süre içerisinde başvuru yapıldığına ilişkin bilgi ve belge sunulmaması halinde davanın usulden reddedileceği hususunun davacı vekiline 28.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği ancak süresi içerisinde başvuru yapıldığına ilişkin bilgi ve belgelerin Mahkemeye sunulmadığı, davacı şirketin kişiliğinin sona erdiği, taraf ehliyetinin kalmadığı, taraf ehliyetinin dava şartı olduğu, dava şartları Mahkemece davanın her aşamasında resen nazara alınacağından kişiliği sona ermiş şirket adına dava açma olanağı olmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, teminat olarak verilen çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Mahkemece, yapılan yargılama sırasında davacı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi uyarınca 14.03.2016 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşıldığından davacı şirkete iş bu dava dosyası ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasını sağlamak üzere dava açmak için bir aylık kesin süre ve yetki verildiği, davacı tarafça verilen süre içerisinde başvuru yapıldığına ilişkin bilgi ve belge sunulmaması halinde davanın usulden reddedileceği hususunun davacı vekiline 28.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, bu arada davacı vekilinin, davacı şirketin ihyası için dava açtığı, davanın açıldığı Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin işbu davanın görüldüğü Mahkemeye 05.05.2023 tarihinde ihya davası açmak üzere davacı vekiline süre ve yetki verilip verilmediğinin sorulduğu, Mahkemece bu yazıya 15.05.2023 tarihinde cevap verildiği, ayrıca davacının 21.09.2023 tarihli duruşma için sunmuş olduğu mazeret dilekçesinde ihya davasının henüz kesinleşmediğini bildirdiği, bu durumda davacı vekilinin süresi içinde şirketin ihyası için dava açtığı anlaşıldığından Mahkemece yargılamaya devam edilerek, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, tüzel kişiliği sona ermiş şirket adına dava açma olanağı olmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Menfi tespit 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/4752 E. 2024/8981 K.

    Ortak: · dava şartı · Menfi tespit

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Dava şartı yokluğu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9158 E. 2013/13250 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/4743 E.  ,  2024/8980 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI 2022/507 Esas, 2023/602 Karar

HÜKÜM

Ret

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin taraflar arasında imzalanan sözleşmenin teminatı olarak verdiği keşide yeri ve tarihi açık bırakılan 500.000,00 TL bedelli 0174451 nolu çeki, davalının, haksız ve kötüniyetli olarak keşide yeri ve tarihini gerçeğe aykırı doldurarak bankaya ibraz ettiğini ileri sürerek ... A.Ş. Adana Çarşı Şubesi’ne ait keşide yeri ve tarihi açık bırakılan 500.000,00 TL bedelli çek yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; çeklerin teminat niteliğinde olduğunu davacının yazılı belgelerle ispat etmesi gerektiğini, davacının davalı şirketten alacaklı olduğunu ileri sürmesinin yasal bir dayanağı bulunmadığını savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, yargılama sırasında davacı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi uyarınca 14.03.2016 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşıldığından davacı şirkete iş bu dava dosyası ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasını sağlamak üzere dava açmak için bir aylık kesin süre ve yetki verildiği, davacı tarafça verilen süre içerisinde başvuru yapıldığına ilişkin bilgi ve belge sunulmaması halinde davanın usulden reddedileceği hususunun davacı vekiline 28.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği ancak süresi içerisinde başvuru yapıldığına ilişkin bilgi ve belgelerin Mahkemeye sunulmadığı, davacı şirketin kişiliğinin sona erdiği, taraf ehliyetinin kalmadığı, taraf ehliyetinin dava şartı olduğu, dava şartları Mahkemece davanın her aşamasında resen nazara alınacağından kişiliği sona ermiş şirket adına dava açma olanağı olmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, teminat olarak verilen çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Mahkemece, yapılan yargılama sırasında davacı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi uyarınca 14.03.2016 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşıldığından davacı şirkete iş bu dava dosyası ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasını sağlamak üzere dava açmak için bir aylık kesin süre ve yetki verildiği, davacı tarafça verilen süre içerisinde başvuru yapıldığına ilişkin bilgi ve belge sunulmaması halinde davanın usulden reddedileceği hususunun davacı vekiline 28.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, bu arada davacı vekilinin, davacı şirketin ihyası için dava açtığı, davanın açıldığı Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin işbu davanın görüldüğü Mahkemeye 05.05.2023 tarihinde ihya davası açmak üzere davacı vekiline süre ve yetki verilip verilmediğinin sorulduğu, Mahkemece bu yazıya 15.05.2023 tarihinde cevap verildiği, ayrıca davacının 21.09.2023 tarihli duruşma için sunmuş olduğu mazeret dilekçesinde ihya davasının henüz kesinleşmediğini bildirdiği, bu durumda davacı vekilinin süresi içinde şirketin ihyası için dava açtığı anlaşıldığından Mahkemece yargılamaya devam edilerek, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, tüzel kişiliği sona ermiş şirket adına dava açma olanağı olmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

V.SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1110601800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.