Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2072 E. 2023/2515 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '5 yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sınırlı ihya↗ ticaret sicilinden re'sen terkin↗ işçilik alacakları↗ hizmet alım sözleşmesi↗ re'sen terkin↗ ihya davası↗ rücuen alacak↗ ticaret sicilinden terkin↗ yasal hasım↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ vekâlet ücreti↗ sicilden terkin↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ hak düşürücü süre↗ alacak davası↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ihtar↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/208 E., 2022/502 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Pema İnş. Madencilik Tur. San. Tic. Ltd. Şti. ile davacı arasında hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, dava dışı şirket tarafından ödenmesi gereken işçilik alacaklarının davacı tarafından ödenmesi üzerine dava dışı şirket aleyhine rücuen alacak davası açıldığını, davanın yargılaması sırasında dava dışı şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşıldığını ve davacıya ihya davası açması için süre verildiğini ileri sürerek Pema İnş. Madencilik Tur. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticaret sicil kayıtlarına göre dava dışı şirketin terkin işleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesine göre yapıldığı, şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ihtar gönderilmediği, ayrıca şirketin oda kaydı silindiğinden bahisle sicilden terkin işleminin gerçekleştirildiği bu nedenle davalı tarafından gerçekleştirilen sicilden terkin işleminin yasaya aykırı olduğu, terkin işleminin yapıldığı tarih ile davanın açıldığı tarih arasında 5 yıllık hak düşürücü süre geçmiş ise de terkin işlemi yasaya aykırı olarak yapıldığından bu sürenin somut olayda uygulanamayacağı, davacının Gebze 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/229 E. sayılı dosyasında dava dışı şirket aleyhine dava açtığı, davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, yasal hasım konumundaki davalının davanın açılmasında kusurlu olup davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına, Hayri Baysak'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı şirketin 23.01.2014 tarihinde terkin olduğunu davanın 23.03.2022 tarihinde açıldığını, beş yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, dava dışı şirkete usulüne uygun ihtar yapıldığını, terkin işleminin mevzuata uygun yapıldığını, davalının yasal hasım konumunda olduğunu, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde şirkete tasfiye memuru atanmasının gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin ettiği, terkin işleminin usulsüz olduğu, ihyasına karar verilen şirketin Gebze 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/229 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmamak üzere ihyasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, sınırlı ihya kararı verilmediği halde terkin nedeni dikkate alınarak şirketin son yetkilisinin tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinde isabet görülmediği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kalmayan şirkete bu maddenin işletildiği, 5 yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanması mümkün görülmediği, davalının usulsüz terkin işlemi ile davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına, karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir..
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun geçici 7 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tarafından dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13343 E. 2012/18850 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kesin hüküm
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/229 Karar sayılı kararın «kesin» hüküm oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7442 E. 2023/546 K.
Ortak:ihya davası · rücuen alacak · ticaret sicilinden terkin · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · yargılama gideri · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaŞti. ile davacı arasında «hizmet alım sözleşmesi» imzalandığını, dava dışı şirket tarafından ödenmesi gereken «işçilik alacaklarının» davacı tarafından ödenmesi üzerine dava dışı şirket aleyhine «rücuen alacak davası» açıldığını, davanın yargılaması sırasında dava dışı şirketin «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin anlaşıldığını ve davacıya «ihya davası» açması için süre verildiğini ileri sürerek Pema İnş.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/229 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmamak üzere ihyasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, «sınırlı ihya» kararı verilmediği halde «terkin» nedeni dikkate alınarak şirketin «son» yetkilisinin «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmesinde isabet görülmediği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kalmayan şirkete bu maddenin işletildiği, 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» somut olayda uygulanması mümkün görülmediği, davalının usulsüz terkin işlemi ile davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek davalı aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına, karar kesinleştiğinde tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «ticaret sicilinden terkin» edilen «şirketin ihyası» şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı sicil müdürlüğü «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; «terkinin» usulüne uygun olarak yapıldığını, şirketin davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, mahkemece «resen terkin» işleminin yasal düzenlemeye aykırı olduğuna kanaat getiriliyor ise şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiğini, ek tasfiyeye karar verilemeyeceğini, resen terkin hukuka uygun ise ek tasfiyeye karar verilmesi ve şirkete «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, «zorunlu hasım» olunması nedeniyle müvekkili aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Şti.'nin «tüzel kişiliğinin» sicilden silindiğinin anlaşıldığını, taraf teşkili yönünden dosyanın yeniden ilk derece mahkemesine gönderildiğini, Mahkemece «ihya davası» açmak üzere taraflarına «yetki» ve süre verildiğini belirterek ...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenen şirketin 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) Geçici 7 nci maddesi uyarınca «ticaret sicilinden terkin» edildiği, şirketin yetkili «temsilcisi» olan davalı ... aleyhine «husumet» yöneltilmesi gerekmediği, davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu hasım · ihtarat · münfesihlik · resen terkin · ek tasfiye işlemleri · istinaf incelemesi · tüzel kişilik · tebligat
Benzer bu karardaSicil Müdürlüğünce «ihyası» istenen şirketin «temsil» ve ilzama yetkilendirilmiş kişilerin ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda «ihtarat» yapılmasına ilişkin «tebligat» bulunmadığı, sicil işleminin hatalı olduğu, asgari sermaye şartını süresinde yerine getirmediğinden şirketin «münfesihlik» durumunun ortadan kalkmadığı, tasfiyeyle sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı ... aleyhine açılan davanın «husumet» nedeniyle reddine, ...
İstinaf Sebepleri Davalı sicil müdürlüğü «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; «terkinin» usulüne uygun olarak yapıldığını, şirketin davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, mahkemece «resen terkin» işleminin yasal düzenlemeye aykırı olduğuna kanaat getiriliyor ise şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiğini, ek tasfiyeye karar verilemeyeceğini, resen terkin hukuka uygun ise ek tasfiyeye karar verilmesi ve şirkete «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, «zorunlu hasım» olunması nedeniyle müvekkili aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından «rücuen alacak» talebiyle açılan davada verilen kararın «istinaf incelemesi» sırasında ...
Şti.'nin «tüzel kişiliğinin» sicilden silindiğinin anlaşıldığını, taraf teşkili yönünden dosyanın yeniden ilk derece mahkemesine gönderildiğini, Mahkemece «ihya davası» açmak üzere taraflarına «yetki» ve süre verildiğini belirterek ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2072 E. , 2023/2515 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1608 Esas, 2022/1787 Karar
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/208 E., 2022/502 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Pema İnş. Madencilik Tur. San. Tic. Ltd. Şti. ile davacı arasında hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, dava dışı şirket tarafından ödenmesi gereken işçilik alacaklarının davacı tarafından ödenmesi üzerine dava dışı şirket aleyhine rücuen alacak davası açıldığını, davanın yargılaması sırasında dava dışı şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşıldığını ve davacıya ihya davası açması için süre verildiğini ileri sürerek Pema İnş. Madencilik Tur. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticaret sicil kayıtlarına göre dava dışı şirketin terkin işleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesine göre yapıldığı, şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ihtar gönderilmediği, ayrıca şirketin oda kaydı silindiğinden bahisle sicilden terkin işleminin gerçekleştirildiği bu nedenle davalı tarafından gerçekleştirilen sicilden terkin işleminin yasaya aykırı olduğu, terkin işleminin yapıldığı tarih ile davanın açıldığı tarih arasında 5 yıllık hak düşürücü süre geçmiş ise de terkin işlemi yasaya aykırı olarak yapıldığından bu sürenin somut olayda uygulanamayacağı, davacının Gebze 5.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/229 E. sayılı dosyasında dava dışı şirket aleyhine dava açtığı, davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, yasal hasım konumundaki davalının davanın açılmasında kusurlu olup davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına, Hayri Baysak'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı şirketin 23.01.2014 tarihinde terkin olduğunu davanın 23.03.2022 tarihinde açıldığını, beş yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, dava dışı şirkete usulüne uygun ihtar yapıldığını, terkin işleminin mevzuata uygun yapıldığını, davalının yasal hasım konumunda olduğunu, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde şirkete tasfiye memuru atanmasının gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin ettiği, terkin işleminin usulsüz olduğu, ihyasına karar verilen şirketin Gebze 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/229 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmamak üzere ihyasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, sınırlı ihya kararı verilmediği halde terkin nedeni dikkate alınarak şirketin son yetkilisinin tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinde isabet görülmediği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kalmayan şirkete bu maddenin işletildiği, 5 yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanması mümkün görülmediği, davalının usulsüz terkin işlemi ile davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına, karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir..
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun geçici 7 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tarafından dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1110053000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz