Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7442 E. 2023/546 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu hasım↗ ihtarat↗ münfesihlik↗ resen terkin↗ ek tasfiye işlemleri↗ ihya davası↗ rücuen alacak↗ ticaret sicilinden terkin↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ihya↗ istinaf incelemesi↗ tasfiye memuru↗ tüzel kişilik↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ esastan ret↗ yetki↗ ek tasfiye↗ taahhütname↗ terkin↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/569 E., 2020/868 K.
Taraflar arasındaki ihya davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı Sicil Müdürlüğü temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Sicil Müdürlüğü temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından rücuen alacak talebiyle açılan davada verilen kararın istinaf incelemesi sırasında ... Madencilik İnşaat Taah. Tur. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin tüzel kişiliğinin sicilden silindiğinin anlaşıldığını, taraf teşkili yönünden dosyanın yeniden ilk derece mahkemesine gönderildiğini, Mahkemece ihya davası açmak üzere taraflarına yetki ve süre verildiğini belirterek ... Madencilik İnşaat Taah. Tur. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisi cevap dilekçesinde; terkinin usulüne uygun olarak yapıldığını, şirketin davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, 5 yıllık sürenin dolduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) Geçici 7 nci maddesi uyarınca ticaret sicilinden terkin edildiği, şirketin yetkili temsilcisi olan davalı ... aleyhine husumet yöneltilmesi gerekmediği, davalı ... Sicil Müdürlüğünce ihyası istenen şirketin temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilerin ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda ihtarat yapılmasına ilişkin tebligat bulunmadığı, sicil işleminin hatalı olduğu, asgari sermaye şartını süresinde yerine getirmediğinden şirketin münfesihlik durumunun ortadan kalkmadığı, tasfiyeyle sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı ... aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, ... Madencilik İnşaat Taahhüt Turizm İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin eksik tasfiye işlemleri ve Sivrihisar Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Sicil Müdürlüğü temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı sicil müdürlüğü temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; terkinin usulüne uygun olarak yapıldığını, şirketin davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, mahkemece resen terkin işleminin yasal düzenlemeye aykırı olduğuna kanaat getiriliyor ise şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiğini, ek tasfiyeye karar verilemeyeceğini, resen terkin hukuka uygun ise ek tasfiyeye karar verilmesi ve şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğini, zorunlu hasım olunması nedeniyle müvekkili aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı Kurumun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketi ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 6102 sayılı Kanunu'nun Geçici 7 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına göre usul ve yasaya uygun olup davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4776 E. 2019/4624 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1986 E. 2024/2859 K.
Ortak:zorunlu hasım · münfesihlik · resen terkin · ihya davası · ticaret sicilinden terkin · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ihya · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davalı sicil müdürlüğü «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; «terkinin» usulüne uygun olarak yapıldığını, şirketin davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, mahkemece «resen terkin» işleminin yasal düzenlemeye aykırı olduğuna kanaat getiriliyor ise şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiğini, ek tasfiyeye karar verilemeyeceğini, resen terkin hukuka uygun ise ek tasfiyeye karar verilmesi ve şirkete «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, «zorunlu hasım» olunması nedeniyle müvekkili aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Şti.'nin «tüzel kişiliğinin» sicilden silindiğinin anlaşıldığını, taraf teşkili yönünden dosyanın yeniden ilk derece mahkemesine gönderildiğini, Mahkemece «ihya davası» açmak üzere taraflarına «yetki» ve süre verildiğini belirterek ...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenen şirketin 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) Geçici 7 nci maddesi uyarınca «ticaret sicilinden terkin» edildiği, şirketin yetkili «temsilcisi» olan davalı ... aleyhine «husumet» yöneltilmesi gerekmediği, davalı ...
Benzer bu karardaCEVAP Davalı cevap dilekçesinde;«ihyası» istenilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7. maddesi kapsamında 23.01.2014 tarihinde «resen terkin» edildiğini, ihyası istenen «şirketin müdürlüklerine» bildirilen «son» adresine kapatılma nedenine ilişkin anılan maddenin 4 üncü fıkrasının (a) bendi uyarınca 03.10.2013 tarihinde çıkarılan «tebligatın» "taşınmış” notuyla iade olunduğunu, «ihtarın» ayrıca 07.10.2013 tarih 8420 sayılı Türkiye ....Gazetesinde «ilan» edildiğini, 2 ay içinde bildirimde bulunmadığı takdirde «münfesih» sayılacağı ilanen bildirilen şirketin süresi içinde başvuruda bulunulmadığı için sicilden resen terkin edildiğini, şirketin kapanmadan önce devam eden bir davasının olmadığını, şirketin terkin tarihinde şirketin «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, söz konusu şirketin geçici 7 nci madde uyarınca münfesih sayılması gerektiğini, müdürlüklerinin tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda olduğunu, bu nedenle yapılacak yargılama sonucu zorunlu hasım olmaları ve davanın açılmasında «kusurlarının» bulunmaması nedeniyle tarafına «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmiştir.
Şti.'nin «terkin» işlemleri hukuka uygun olmaması nedeniyle, «tasfiye memuru atanmaksızın» şirketin tümüyle «ihyası» ile hukuka aykırı işlemler sonucu dava açılmasına sebebiyet verildiği için davalı aleyhine «harç», «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinin talep edildiğini, davalı tarafından «ihtarın» sadece şirketin adresine gönderildiğini ancak sicil kayıtlarına göre şirketi «temsil» ve ilzama yetkilendirildiğini, kişiye gönderilmediğini, bu durumda ihtarın usulüne uygun olmadan eksik yapıldığının açık olduğunu, sadece şirketin adresine ulaşılmadığı gerekçesiyle şirket yetkililerine ihtar gönderilmeden «resen terkin» işleminin yapılmasını hukuka aykırı olduğunu, ancak ihtarın Ankara Ticaret Odasının internet sitesinde veya TOBB'un internet sitesinde yayınlandığına dair bilgi ve …
Gazetesinde «ilan» edildiğini, «ihya davalarının» «tüzel kişiliğin» tekrar kazanılması üzerine davalar olduğunu, ihya kararıyla birlikte tüzel kişiliğin süresiz şekilde kazanılması söz konusu olduğunu, gerçekleştirilen ihya tescili ile birlikte şirket bütünüyle canlandırıldığını, aktif hale getirilmiş ve tekrar «ticaret sicile» kaydedilerek tüzel kişilik kazandığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda olduğunu, davada taraf gösterilmesinin «sebebinin» de bu olduğunu, bu nedenle yapılacak yargılama sonucu, zorunlu hasım olmamız nedeniyle taraflarına «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesinin gerektiğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak, şirketin sicil kayıtlarında aktif durumda olmasından dolayı «hukuki yarar» yokluğu sebebiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmesini, müdürlüklerinin yasal (zorunlu) hasım olduğundan aleyhe vekâlet ücreti-yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar usulü · rücuan tazminat · hukuki menfaat · şirket müdürlüğü · kamu düzenine aykırılık · davanın konusu · münhasırlık · dava şartı yokluğu
Benzer bu karardaŞti.'ne veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesindeki «ilan» suretiyle yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğunu, «dava konusu» ...
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın açıldığı tarihte şirketin ihyasının henüz yapılmadığını, davanın 05.06.2023 tarihinde açıldığını, «dava konusu» şirketin ihyasının ise 24.10.2023 tarihinde yapıldığını, mahkemece yapılan araştırmada şirketin «terkin» edildiğinin tespit edildiğini ve kendilerine dava açmak üzere iki haftalık süre verildiğini, bu süre içerisinde dava açmamanın hak «kaybına» yol açabileceğini, davanın açıldığı tarihte «hukuki menfaatinin» bulunduğunu, dava tarihi itibariyle dava şartı eksikliğinin olmadığını, davanın konusu sonradan kalktığından dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına» dair hüküm kurulması gerektiğini, «ihya» davasının açılmasına davalının sebebiyet verdiğinin açık olduğunu bu nedenle davalı aleyhine «yargılama gideri», «harç» ve «vekalet ücretine» de hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
CEVAP Davalı cevap dilekçesinde;«ihyası» istenilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7. maddesi kapsamında 23.01.2014 tarihinde «resen terkin» edildiğini, ihyası istenen «şirketin müdürlüklerine» bildirilen «son» adresine kapatılma nedenine ilişkin anılan maddenin 4 üncü fıkrasının (a) bendi uyarınca 03.10.2013 tarihinde çıkarılan «tebligatın» "taşınmış” notuyla iade olunduğunu, «ihtarın» ayrıca 07.10.2013 tarih 8420 sayılı Türkiye ....Gazetesinde «ilan» edildiğini, 2 ay içinde bildirimde bulunmadığı takdirde «münfesih» sayılacağı ilanen bildirilen şirketin süresi içinde başvuruda bulunulmadığı için sicilden resen terkin edildiğini, şirketin kapanmadan önce devam eden bir davasının olmadığını, şirketin terkin tarihinde şirketin «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, söz konusu şirketin geçici 7 nci madde uyarınca münfesih sayılması gerektiğini, müdürlüklerinin tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda olduğunu, bu nedenle yapılacak yargılama sonucu zorunlu hasım olmaları ve davanın açılmasında «kusurlarının» bulunmaması nedeniyle tarafına «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/203 E. sayılı dosyasına «münhasır» olmak üzere yeniden ihyasına, «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7442 E. , 2023/546 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1566 Esas, 2022/1210 Karar
DAVA TARİHİ 30.10.2020
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/569 E., 2020/868 K.
Taraflar arasındaki ihya davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı Sicil Müdürlüğü temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Sicil Müdürlüğü temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından rücuen alacak talebiyle açılan davada verilen kararın istinaf incelemesi sırasında ... Madencilik İnşaat Taah. Tur. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin tüzel kişiliğinin sicilden silindiğinin anlaşıldığını, taraf teşkili yönünden dosyanın yeniden ilk derece mahkemesine gönderildiğini, Mahkemece ihya davası açmak üzere taraflarına yetki ve süre verildiğini belirterek ... Madencilik İnşaat Taah. Tur. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisi cevap dilekçesinde; terkinin usulüne uygun olarak yapıldığını, şirketin davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, 5 yıllık sürenin dolduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) Geçici 7 nci maddesi uyarınca ticaret sicilinden terkin edildiği, şirketin yetkili temsilcisi olan davalı ... aleyhine husumet yöneltilmesi gerekmediği, davalı ... Sicil Müdürlüğünce ihyası istenen şirketin temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilerin ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda ihtarat yapılmasına ilişkin tebligat bulunmadığı, sicil işleminin hatalı olduğu, asgari sermaye şartını süresinde yerine getirmediğinden şirketin münfesihlik durumunun ortadan kalkmadığı, tasfiyeyle sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı ...
aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, ... Madencilik İnşaat Taahhüt Turizm İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin eksik tasfiye işlemleri ve Sivrihisar Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Sicil Müdürlüğü temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı sicil müdürlüğü temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; terkinin usulüne uygun olarak yapıldığını, şirketin davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, mahkemece resen terkin işleminin yasal düzenlemeye aykırı olduğuna kanaat getiriliyor ise şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiğini, ek tasfiyeye karar verilemeyeceğini, resen terkin hukuka uygun ise ek tasfiyeye karar verilmesi ve şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğini, zorunlu hasım olunması nedeniyle müvekkili aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı Kurumun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketi ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 6102 sayılı Kanunu'nun Geçici 7 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına göre usul ve yasaya uygun olup davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936340500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz