Menfi Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2247 E. 2023/5980 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari nitelikte hizmet sözleşmesi↗ kabul edilebilir yanılgı↗ ödeme emri tebliği↗ ticari itibarın zedelenmesi↗ takibin kesinleşmesi↗ nakliyat sigortası↗ ödeme emri↗ ticari itibar↗ sigorta ettiren↗ rücuen tahsil↗ ticari dava niteliği↗ kısıtlılık↗ vekâlet ücreti↗ yargılama giderleri↗ hizmet sözleşmesi↗ kötü niyet tazminatı↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ taşıyıcı↗ kötü niyet↗ feragat↗ yargılama gideri↗ haciz↗ iflas↗ tacir↗ menfi tespit↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/479 E., 2021/364 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden kaynaklanan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince feragat nedeniyle hüküm oluşturulmasına yer olmadığına, kötü niyet tazminatının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle hüküm oluşturulmasına yer olmadığına, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkil aleyhine ''Nakliyat Sigortası Ekspertiz Raporuna konu edilen hasar'' dan dolayı icra takibi başlattığını, hasara uğrayan eşyanın taşıyıcısının ... Nakliyat Turizm İç ve Dış Tic. A.Ş. (''... Turizm'') ve Kühne Nagel adında başka bir şirket olduğunu, taşıma ilişkisinde taraf sıfatı olmadığını ve sigorta ettiren ile hukuki ilişkinin bulunmadığını, süresi içerisinde yapılamayan itiraz nedeniyle takibin kesinleştiğini, müvekkil şirket araçlarına ve banka hesaplarına haciz konulduğunu, hacizler nedeniyle şirket itibarının sarsıldığını belirterek takibin iptali ile takibin haksız ve davalının kötü niyetli olması sebebiyle %30 dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ana bünyesi ... nakliyat şirketinde olan, ... Turizm ve ... Nakliyat Lojistik Ltd. Şti. (''... Lojistik'') şirketlerinin aynı yönetim, adres ve internet sayfalarının bulunması sebebiyle başka adrese ödeme emri tebliğ edilemeyeceğini, ödeme emrinin ... Turizm tarafından tebliğ alındığını, taşıma ilişkisinde taraf olmadığını ve hukuki ilişkisinin bulunmadığı iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davanın dayanağı olan takip isteminden feragat etmesi gerekçesi ile hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına, yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davalının tacir olması sebebiyle basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, hacizler neticesinde ticari itibarının zedelenerek tasarruf hakkının kısıtlandığını belirterek davalı aleyhine %30 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... Turizm yerine sehven ... Lojistik aleyhine takip başlattıklarını, her iki şirketin de ... Nakliyat Grubu bünyesinde yer aldığını, adreslerinin ve şirket yetkililerinin aynı olduğunu, ödeme emrinin ... Turizm tarafından tebliğ alındığını, bu durumun davacı şirket tarafından dahi farkedilemediğini, davacı şirkete yapılan takibin kabul edilebilir bir yanılgıdan kaynaklandığını, kötü niyetin ispatlanamadığını, tazminat kararının hukuka aykırı olduğunu, kararın tarafların haklılığı ya da haksızlığını ortaya koyan bir karar olmaması sebebiyle aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesinin 5 inci fıkrası uyarınca borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının kötü niyetli olduğunun ispatlanması gerektiğini, dava konusu olayda her iki şirketin türlerinin farklı, isim ve adreslerinin de benzer olması dikkate alındığında alacaklının kötü niyetli olarak takip başlattığının ispatlanamadığını, feragat sebebiyle dava konusuz kaldığından ve davacının davasını açmakta haklı olması sebebiyle davacı lehine yargılama giderlerin hükmedilmesinin yerinde olduğunu belirterek davalının istinaf başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, feragat sebebiyle dava konusuz kaldığından hüküm oluşturulmasına yer olmadığına, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının tacir olduğunu, basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, icra takibini başlatırken kendisinden beklenen özeni göstermediğini, bu nedenle iyi niyet iddiasında bulunamayacağını, iyi niyet iddiasında bulunamayacak davalının kötü niyetinin müvekkili tarafından ispatına gerek kalmadığını, kötü niyet tazminatı talebinin reddinin usule aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 inci maddesinin 5 inci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9662 E. 2018/2239 K.
Ortak:sigorta ettiren · hasar
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkil aleyhine ''Nakliyat Sigortası Ekspertiz Raporuna konu edilen «hasar»'' dan dolayı icra takibi başlattığını, hasara uğrayan eşyanın «taşıyıcısının» ...
Turizm'') ve Kühne Nagel adında başka bir şirket olduğunu, taşıma ilişkisinde taraf sıfatı olmadığını ve «sigorta ettiren» ile hukuki ilişkinin bulunmadığını, süresi içerisinde yapılamayan itiraz nedeniyle «takibin kesinleştiğini», müvekkil şirket araçlarına ve banka hesaplarına «haciz» konulduğunu, hacizler nedeniyle şirket itibarının sarsıldığını belirterek takibin iptali ile takibin haksız ve davalının kötü niyetli olması sebebiyle %30 dan aşağı olmamak üzere «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalıya ödenen «hasar» bedelinin «rücuen tahsili» için başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile «sigorta ettiren» davalı ...
Hizmetleri A.Ş.) sigorta ilişkisinde «üçüncü kişi» olmayıp, davacı sigorta şirketinin adı geçen davalıya sigortalıya ödediği «hasar» bedelini «rücu» edemeyecek olmasına göre davacı vekili ve davalı ... vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:üçüncü kişi · rücu
Benzer bu karardaHizmetleri A.Ş.) sigorta ilişkisinde «üçüncü kişi» olmayıp, davacı sigorta şirketinin adı geçen davalıya sigortalıya ödediği «hasar» bedelini «rücu» edemeyecek olmasına göre davacı vekili ve davalı ... vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5465 E. 2011/7977 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mahrum kalınan kâr · kâr mahrumiyeti · kâr kaybı · maddi tazminat · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… mece, uyulmasına karar verilen 19.01.2009 günlü bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalının gecikme nedeniyle doğan zararlardan sorumlu olduğu, davacının kâr «kaybının» 8.458,80 DM bulunduğu gerekçesiyle kâr kaybına ilişkin istemin kısmen kabulü ile «mahrum kalınan» kâr tutarı 8.458,80 DM’nin faizi ile davalıdan alınmasına, mahrum kalınan kâra ilişkin fazla talebin reddine, 175,30 TL «maddi tazminatın» faizi ile birlikte davalı şirketten alınmasına, koşulları bulunmayan manevi tazminat ile fazla talebin ve karşı davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın ise kesinleşmesi nedeniyle bu konularda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen karar davalı-karşı davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.02.2011 tarihli kararı ile onanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2089 E. 2013/2742 K.
Ortak:taşıyıcı
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkil aleyhine ''Nakliyat Sigortası Ekspertiz Raporuna konu edilen «hasar»'' dan dolayı icra takibi başlattığını, hasara uğrayan eşyanın «taşıyıcısının» ...
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ...'nin 34.maddesinde tek bir sözleşme ile düzenlenen karayolu taşıma işi ortaklaşa yapıldığında taşımanın yapılmasından her bir «taşıyıcının sorumlu» olduğuna dair hüküm bulunduğu, dosyada davacı ... şirketin sigorta bedelini sigortalıya ödediği, bu konumdan bakıldığında kendisinin muhatabı Kühne-Nagel Nakliyat Ltd.
Şti. olduğu, diğer tüm «taşıyıcıların» ise sigortalıya göre «alt taşıyıcı» konumunda bulunduğu ve ... belgesini davalı Uğurcan Uluslararası Nakliyat Ltd.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:alt taşıyıcı · taşıtan · aktif husumet ehliyeti · taşıyıcının sorumluluğu · alacağın temliki · aktif husumet · husumet ehliyeti · reeskont faizi
Benzer bu kararda… ına, her ne kadar spesifik poliçe teklif tarihi nazara alındığında 6762 sayılı ...'nun 1279'uncu maddesi uyarınca sigorta akdi hükümsüz ise de sigortalının davacıya «alacağını temlik» etmesi ve davacının da bu nedenle zarar sorumlularına karşı «aktif husumet ehliyetine» sahip bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiş …
Maddesine göre de «taşıma sözleşmesine» imza koyan tüm taşımacıların «taşıtana» karşı sorumluluklarının olduğu, davalı sürücü ...'in de BK'nun 41. maddesine göre sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 5.186,97 TL'nin ödeme tarihi olan 07/07/2008 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte müştereken ve mütesesilen davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ...'nin 34.maddesinde tek bir sözleşme ile düzenlenen karayolu taşıma işi ortaklaşa yapıldığında taşımanın yapılmasından her bir «taşıyıcının sorumlu» olduğuna dair hüküm bulunduğu, dosyada davacı ... şirketin sigorta bedelini sigortalıya ödediği, bu konumdan bakıldığında kendisinin muhatabı Kühne-Nagel Nakliyat Ltd.
Şti. olduğu, diğer tüm «taşıyıcıların» ise sigortalıya göre «alt taşıyıcı» konumunda bulunduğu ve ... belgesini davalı Uğurcan Uluslararası Nakliyat Ltd.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2247 E. , 2023/5980 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1484 Esas, 2022/209 K.arar
DAVA TARİHİ 07.09.2020
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/479 E., 2021/364 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden kaynaklanan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince feragat nedeniyle hüküm oluşturulmasına yer olmadığına, kötü niyet tazminatının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle hüküm oluşturulmasına yer olmadığına, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkil aleyhine ''Nakliyat Sigortası Ekspertiz Raporuna konu edilen hasar'' dan dolayı icra takibi başlattığını, hasara uğrayan eşyanın taşıyıcısının ... Nakliyat Turizm İç ve Dış Tic. A.Ş. (''... Turizm'') ve Kühne Nagel adında başka bir şirket olduğunu, taşıma ilişkisinde taraf sıfatı olmadığını ve sigorta ettiren ile hukuki ilişkinin bulunmadığını, süresi içerisinde yapılamayan itiraz nedeniyle takibin kesinleştiğini, müvekkil şirket araçlarına ve banka hesaplarına haciz konulduğunu, hacizler nedeniyle şirket itibarının sarsıldığını belirterek takibin iptali ile takibin haksız ve davalının kötü niyetli olması sebebiyle %30 dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ana bünyesi ... nakliyat şirketinde olan, ... Turizm ve ... Nakliyat Lojistik Ltd. Şti. (''... Lojistik'') şirketlerinin aynı yönetim, adres ve internet sayfalarının bulunması sebebiyle başka adrese ödeme emri tebliğ edilemeyeceğini, ödeme emrinin ... Turizm tarafından tebliğ alındığını, taşıma ilişkisinde taraf olmadığını ve hukuki ilişkisinin bulunmadığı iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davanın dayanağı olan takip isteminden feragat etmesi gerekçesi ile hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına, yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davalının tacir olması sebebiyle basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, hacizler neticesinde ticari itibarının zedelenerek tasarruf hakkının kısıtlandığını belirterek davalı aleyhine %30 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... Turizm yerine sehven ... Lojistik aleyhine takip başlattıklarını, her iki şirketin de ... Nakliyat Grubu bünyesinde yer aldığını, adreslerinin ve şirket yetkililerinin aynı olduğunu, ödeme emrinin ... Turizm tarafından tebliğ alındığını, bu durumun davacı şirket tarafından dahi farkedilemediğini, davacı şirkete yapılan takibin kabul edilebilir bir yanılgıdan kaynaklandığını, kötü niyetin ispatlanamadığını, tazminat kararının hukuka aykırı olduğunu, kararın tarafların haklılığı ya da haksızlığını ortaya koyan bir karar olmaması sebebiyle aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesinin 5 inci fıkrası uyarınca borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının kötü niyetli olduğunun ispatlanması gerektiğini, dava konusu olayda her iki şirketin türlerinin farklı, isim ve adreslerinin de benzer olması dikkate alındığında alacaklının kötü niyetli olarak takip başlattığının ispatlanamadığını, feragat sebebiyle dava konusuz kaldığından ve davacının davasını açmakta haklı olması sebebiyle davacı lehine yargılama giderlerin hükmedilmesinin yerinde olduğunu belirterek davalının istinaf başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, feragat sebebiyle dava konusuz kaldığından hüküm oluşturulmasına yer olmadığına, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının tacir olduğunu, basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, icra takibini başlatırken kendisinden beklenen özeni göstermediğini, bu nedenle iyi niyet iddiasında bulunamayacağını, iyi niyet iddiasında bulunamayacak davalının kötü niyetinin müvekkili tarafından ispatına gerek kalmadığını, kötü niyet tazminatı talebinin reddinin usule aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 inci maddesinin 5 inci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109937400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz