6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi Tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2247 E. 2023/5980 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari nitelikte hizmet sözleşmesi kabul edilebilir yanılgı ödeme emri tebliği ticari itibarın zedelenmesi takibin kesinleşmesi nakliyat sigortası ödeme emri ticari itibar sigorta ettiren rücuen tahsil ticari dava niteliği kısıtlılık vekâlet ücreti yargılama giderleri hizmet sözleşmesi kötü niyet tazminatı kaldırma ve yeniden hüküm taşıyıcı kötü niyet feragat yargılama gideri haciz iflas tacir menfi tespit hasar yükleten (shipper) vekalet ücreti istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2020/479 E., 2021/364 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden kaynaklanan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince feragat nedeniyle hüküm oluşturulmasına yer olmadığına, kötü niyet tazminatının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle hüküm oluşturulmasına yer olmadığına, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkil aleyhine ''Nakliyat Sigortası Ekspertiz Raporuna konu edilen hasar'' dan dolayı icra takibi başlattığını, hasara uğrayan eşyanın taşıyıcısının ... Nakliyat Turizm İç ve Dış Tic. A.Ş. (''... Turizm'') ve Kühne Nagel adında başka bir şirket olduğunu, taşıma ilişkisinde taraf sıfatı olmadığını ve sigorta ettiren ile hukuki ilişkinin bulunmadığını, süresi içerisinde yapılamayan itiraz nedeniyle takibin kesinleştiğini, müvekkil şirket araçlarına ve banka hesaplarına haciz konulduğunu, hacizler nedeniyle şirket itibarının sarsıldığını belirterek takibin iptali ile takibin haksız ve davalının kötü niyetli olması sebebiyle %30 dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; ana bünyesi ... nakliyat şirketinde olan, ... Turizm ve ... Nakliyat Lojistik Ltd. Şti. (''... Lojistik'') şirketlerinin aynı yönetim, adres ve internet sayfalarının bulunması sebebiyle başka adrese ödeme emri tebliğ edilemeyeceğini, ödeme emrinin ... Turizm tarafından tebliğ alındığını, taşıma ilişkisinde taraf olmadığını ve hukuki ilişkisinin bulunmadığı iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davanın dayanağı olan takip isteminden feragat etmesi gerekçesi ile hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına, yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davalının tacir olması sebebiyle basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, hacizler neticesinde ticari itibarının zedelenerek tasarruf hakkının kısıtlandığını belirterek davalı aleyhine %30 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... Turizm yerine sehven ... Lojistik aleyhine takip başlattıklarını, her iki şirketin de ... Nakliyat Grubu bünyesinde yer aldığını, adreslerinin ve şirket yetkililerinin aynı olduğunu, ödeme emrinin ... Turizm tarafından tebliğ alındığını, bu durumun davacı şirket tarafından dahi farkedilemediğini, davacı şirkete yapılan takibin kabul edilebilir bir yanılgıdan kaynaklandığını, kötü niyetin ispatlanamadığını, tazminat kararının hukuka aykırı olduğunu, kararın tarafların haklılığı ya da haksızlığını ortaya koyan bir karar olmaması sebebiyle aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesinin 5 inci fıkrası uyarınca borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının kötü niyetli olduğunun ispatlanması gerektiğini, dava konusu olayda her iki şirketin türlerinin farklı, isim ve adreslerinin de benzer olması dikkate alındığında alacaklının kötü niyetli olarak takip başlattığının ispatlanamadığını, feragat sebebiyle dava konusuz kaldığından ve davacının davasını açmakta haklı olması sebebiyle davacı lehine yargılama giderlerin hükmedilmesinin yerinde olduğunu belirterek davalının istinaf başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, feragat sebebiyle dava konusuz kaldığından hüküm oluşturulmasına yer olmadığına, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının tacir olduğunu, basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, icra takibini başlatırken kendisinden beklenen özeni göstermediğini, bu nedenle iyi niyet iddiasında bulunamayacağını, iyi niyet iddiasında bulunamayacak davalının kötü niyetinin müvekkili tarafından ispatına gerek kalmadığını, kötü niyet tazminatı talebinin reddinin usule aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 inci maddesinin 5 inci fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9662 E. 2018/2239 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kar Kaybı Alacağı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5465 E. 2011/7977 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2089 E. 2013/2742 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/2247 E.  ,  2023/5980 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/1484 Esas, 2022/209 K.arar

DAVA TARİHİ 07.09.2020

HÜKÜM

Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2020/479 E., 2021/364 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden kaynaklanan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince feragat nedeniyle hüküm oluşturulmasına yer olmadığına, kötü niyet tazminatının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle hüküm oluşturulmasına yer olmadığına, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkil aleyhine ''Nakliyat Sigortası Ekspertiz Raporuna konu edilen hasar'' dan dolayı icra takibi başlattığını, hasara uğrayan eşyanın taşıyıcısının ... Nakliyat Turizm İç ve Dış Tic. A.Ş. (''... Turizm'') ve Kühne Nagel adında başka bir şirket olduğunu, taşıma ilişkisinde taraf sıfatı olmadığını ve sigorta ettiren ile hukuki ilişkinin bulunmadığını, süresi içerisinde yapılamayan itiraz nedeniyle takibin kesinleştiğini, müvekkil şirket araçlarına ve banka hesaplarına haciz konulduğunu, hacizler nedeniyle şirket itibarının sarsıldığını belirterek takibin iptali ile takibin haksız ve davalının kötü niyetli olması sebebiyle %30 dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; ana bünyesi ... nakliyat şirketinde olan, ... Turizm ve ... Nakliyat Lojistik Ltd. Şti. (''... Lojistik'') şirketlerinin aynı yönetim, adres ve internet sayfalarının bulunması sebebiyle başka adrese ödeme emri tebliğ edilemeyeceğini, ödeme emrinin ... Turizm tarafından tebliğ alındığını, taşıma ilişkisinde taraf olmadığını ve hukuki ilişkisinin bulunmadığı iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davanın dayanağı olan takip isteminden feragat etmesi gerekçesi ile hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına, yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davalının tacir olması sebebiyle basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, hacizler neticesinde ticari itibarının zedelenerek tasarruf hakkının kısıtlandığını belirterek davalı aleyhine %30 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... Turizm yerine sehven ... Lojistik aleyhine takip başlattıklarını, her iki şirketin de ... Nakliyat Grubu bünyesinde yer aldığını, adreslerinin ve şirket yetkililerinin aynı olduğunu, ödeme emrinin ... Turizm tarafından tebliğ alındığını, bu durumun davacı şirket tarafından dahi farkedilemediğini, davacı şirkete yapılan takibin kabul edilebilir bir yanılgıdan kaynaklandığını, kötü niyetin ispatlanamadığını, tazminat kararının hukuka aykırı olduğunu, kararın tarafların haklılığı ya da haksızlığını ortaya koyan bir karar olmaması sebebiyle aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesinin 5 inci fıkrası uyarınca borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının kötü niyetli olduğunun ispatlanması gerektiğini, dava konusu olayda her iki şirketin türlerinin farklı, isim ve adreslerinin de benzer olması dikkate alındığında alacaklının kötü niyetli olarak takip başlattığının ispatlanamadığını, feragat sebebiyle dava konusuz kaldığından ve davacının davasını açmakta haklı olması sebebiyle davacı lehine yargılama giderlerin hükmedilmesinin yerinde olduğunu belirterek davalının istinaf başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, feragat sebebiyle dava konusuz kaldığından hüküm oluşturulmasına yer olmadığına, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının tacir olduğunu, basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, icra takibini başlatırken kendisinden beklenen özeni göstermediğini, bu nedenle iyi niyet iddiasında bulunamayacağını, iyi niyet iddiasında bulunamayacak davalının kötü niyetinin müvekkili tarafından ispatına gerek kalmadığını, kötü niyet tazminatı talebinin reddinin usule aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 inci maddesinin 5 inci fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109937400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.