Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2653 E. 2023/5817 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kasa açığı↗ yönetim kurulu üyeliği↗ el koyma↗ sorumluluk davası↗ ispat külfeti↗ usuli kazanılmış hak↗ illiyet bağı↗ vekâlet ücreti↗ şirket zararı↗ kazanılmış hak↗ tmsf↗ ıslah↗ yönetim kurulu kararı↗ harç↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı şirketin önceki dönemlerde yönetim ve denetim kurulu üyesi olan davalıların, görevleri sırasında zarara neden oldukları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hâllerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8022 E. 2022/8955 K.
Ortak:kasa açığı · el koyma · usuli kazanılmış hak · illiyet bağı · kazanılmış hak · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «yönetim kurulu» üyeleri ..., ..., ... ile denetim kurulu üyesi ... yönünden, davacı şirketin 13.02.2004 tarihinde yapılan kasa sayımında belirlenen 339.726,88 TL açığının, kasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak hangi tarihte oluştuğunun tespitinin mümkün olmadığı, zarar ile davalı sorumlular arasındaki «illiyet bağının» da kurulamadığı, «kasa açığının» davacı şirkete el «koyma» anında mevcut olduğunun tespit edilemediği, bu nedenle mevcut kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu husus davacı lehine «usuli kazanılmış hak» oluşturduğundan mahkemece davanın, ... yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken bu davalı yönünden de reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4270 E. 2019/5670 K.
Ortak:kasa açığı · el koyma · illiyet bağı · şirket zararı · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaKasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak «kasa açığının» hangi tarihte oluştuğunun tespiti gerekmekte olup, zarar ile sorumlular arasındaki «illiyet bağının» da kurulması gerekirken, kasa açığının el «koyma» anında mevcut olduğu hususu tespit edilememiş ve davalılar ile zarar arasında illiyet bağı kurulamamış olduğundan mevcut kasa açığından davalıların sorumlu tutulam …
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; «şirketin zararının» varlığı şirket «ticari defterleri» ile yılsonu devri sırasında 31/12/2003 tarihinde tespit edildiği, «yönetim kurulu» ve denetim kurulu üyeleri kusursuz olduklarına dair belge ve bilgi «ibraz» etmediği, yönetim kurulu üyeleri ortak olarak ödemeleri gereken apel borcunu ödemediği, denetim kurulu üyesi ...’in ise denetim görevini yerine getirmediği için 339.726,88 TL zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle, davalı ... yönünden dava takip edilmediğinden HMK 150 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına», davalılar ..., ..., ..., ... yönünden davanın kabulüne, 339.726,88 TL'nin «haksız fiil» tarihi olan 31/07/2003 tarihinden itibaren değişik oranlardaki faizi oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine ka …
Dava, 6762 sayılı Yasa’nın 341. maddesi uyarınca, davalı eski yöneticiler, denetçinin davacı «şirketi zarara» uğrattıkları iddiasına dayalı sorumluluk davasıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · haksız fiil · ticari defter · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; «şirketin zararının» varlığı şirket «ticari defterleri» ile yılsonu devri sırasında 31/12/2003 tarihinde tespit edildiği, «yönetim kurulu» ve denetim kurulu üyeleri kusursuz olduklarına dair belge ve bilgi «ibraz» etmediği, yönetim kurulu üyeleri ortak olarak ödemeleri gereken apel borcunu ödemediği, denetim kurulu üyesi ...’in ise denetim görevini yerine getirmediği için 339.726,88 TL zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle, davalı ... yönünden dava takip edilmediğinden HMK 150 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına», davalılar ..., ..., ..., ... yönünden davanın kabulüne, 339.726,88 TL'nin «haksız fiil» tarihi olan 31/07/2003 tarihinden itibaren değişik oranlardaki faizi oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine ka …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6929 E. 2013/8867 K.
Ortak:kasa açığı · yönetim kurulu üyeliği · sorumluluk davası · şirket zararı · yönetim kurulu kararı · görevli mahkeme · Tazminat
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı şirketin önceki dönemlerde yönetim ve denetim kurulu üyesi olan davalıların, «görevleri» sırasında zarara neden oldukları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… uşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, davalıların davacı şirketin 2002-2004 tarihleri arasında «yönetim kurulu üyeliği» ve denetim kurulu üyeliği yaptıklarını, görevlerinin sona erdiği 13.02.2004 tarihinde davacı şirket kasasının 339.729,88 TL açık verdiğini ve hatta şirket kasasında hiç nakit para bulunmadığını,bu durumdan davalıların sorumlu olduğunu, 26.06.2007 tarihli davacı şirket genel kurulunda davalılar aleyhine «sorumluluk davası» açılması konusunda karar verildiğini ileri sürerek fazaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL zararın meydana geldiği tarihten itibaren faizi i …
336. madde kapsamında davalıların durumları tartışıldığında ise, her ne kadar «yönetim kurulu» üyelerinin şirkete verdikleri zararlardan sorumlu olacakları «kusursuzluğun ispatı» yönetim kurulu üyelerine ait ise de, «kasa açığı» nedeniyle «şirketin zarara» uğratıldığı konusunda davalı yönetim kurulu üyelerinin görev süreleri incelendiğinde kendilerine isnat olunan zarar verici işlemin yapıldığı sırada kayden görevde …
Davalılardan ..., 25.03.2003-13.02.2004 tarihleri arasında «yönetim kurulu» üyesi olarak görev yaptığını, kendisine «teslim» edilen kasa mevcudu olmadığını, hiçbir aktif görevde yer almadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Diğer davalılar davaya yanıt vermemişlerdir.Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin 2003 yılına ait «ticari defterlerinde» kasa hesabının hiç çalıştırılmadığı ve 2003 yılı defterlerinde kasa mevcudunun 339.820,03 TL olarak 2004 yılına devredildiği ve yine dosyada mübrez kasa sayım ve tesellüm noksanları adı altındaki belgenin 31.12.2004 tarihli 178 nolu olarak tutulduğu ve «kasa açığının» 339.729,88 TL olarak dava dışı şirket ortakları cari hesabının borcuna «virman» yolu ile kaydedildiğinin anlaşıldığı, davacı şirketin 2001, 2002, 2003 ve 2004 yıllarına ait genel kurul toplantısının yasal süresinde yapılmadığı ve 26.6.2007 tar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuzluk ispatı · virman · sorumluluktan kurtulma · karine · bilirkişi raporuna itiraz · temlik · ticari defter · kusur
Benzer bu karardaDavalılardan ..., 25.03.2003-13.02.2004 tarihleri arasında «yönetim kurulu» üyesi olarak görev yaptığını, kendisine «teslim» edilen kasa mevcudu olmadığını, hiçbir aktif görevde yer almadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Diğer davalılar davaya yanıt vermemişlerdir.Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin 2003 yılına ait «ticari defterlerinde» kasa hesabının hiç çalıştırılmadığı ve 2003 yılı defterlerinde kasa mevcudunun 339.820,03 TL olarak 2004 yılına devredildiği ve yine dosyada mübrez kasa sayım ve tesellüm noksanları adı altındaki belgenin 31.12.2004 tarihli 178 nolu olarak tutulduğu ve «kasa açığının» 339.729,88 TL olarak dava dışı şirket ortakları cari hesabının borcuna «virman» yolu ile kaydedildiğinin anlaşıldığı, davacı şirketin 2001, 2002, 2003 ve 2004 yıllarına ait genel kurul toplantısının yasal süresinde yapılmadığı ve 26.6.2007 tar …
Yönetim ve denetim kurulu üyeleri, ancak kendilerine bir «kusur» izafe edilemeyeceğini kanıtlayarak bu «sorumluluktan kurtulabilirler».
336. madde kapsamında davalıların durumları tartışıldığında ise, her ne kadar «yönetim kurulu» üyelerinin şirkete verdikleri zararlardan sorumlu olacakları «kusursuzluğun ispatı» yönetim kurulu üyelerine ait ise de, «kasa açığı» nedeniyle «şirketin zarara» uğratıldığı konusunda davalı yönetim kurulu üyelerinin görev süreleri incelendiğinde kendilerine isnat olunan zarar verici işlemin yapıldığı sırada kayden görevde …
Zararın varlığı sabit ise, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin zarardan sorumlu olduğu «karine» olarak kabul edilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2653 E. , 2023/5817 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/352 Esas, 2021/530 Karar
DAVA TARİHİ 29.06.2007
HÜKÜM
Ret
KARAR DÜZELTME
İSTEYEN Davacı vekili
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların davacı şirketin 2002-2004 tarihleri arasında yönetim kurulu üyeliği ve denetim kurulu üyeliği yaptıklarını, görevlerinin sona erdiği 13.02.2004 tarihinde davacı şirket kasasının 339.729,88 TL açık verdiğini ve hatta şirket kasasında hiç nakit para bulunmadığını, bu durumdan davalıların sorumlu olduğunu, 26.06.2007 tarihli davacı şirket genel kurulunda davalılar aleyhine sorumluluk davası açılması konusunda karar verildiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL zararın meydana geldiği tarihten itibaren faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 28.07.2008 tarihli dilekçesiyle dava değerini 339.726,88 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde;
09. 02.2004-13.02.2004 tarihleri arasında dört gün süre ile yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, bu süre içinde hiçbir aktif görevde bulunmadığını ve hatta davacı şirketin şirketler grubunda yer alan (Star medya grubundaki) işini kaybetmek korkusu ile bu görevi üstlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... ile denetim kurulu üyesi ... ... yönünden, davacı şirketin 13.02.2004 tarihinde yapılan kasa sayımında belirlenen 339.726,88 TL açığın, kasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak hangi tarihte oluştuğunun tespitinin mümkün olmadığı, zarar ile davalı sorumlular arasındaki illiyet bağının da kurulamadığı, kasa açığının davacı şirkete el koyma anında mevcut olduğunun tespit edilemediği, bu nedenle mevcut kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 13.12.2022 tarihli ve 2021/8022 E., 2022/8955 K. sayılı kararı ile "...
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemenin bozmadan önceki kararında davalılardan ... hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş, söz konusu anılan davalı yönünden, temyiz edilmemiş olması nedeniyle kesinleşmiştir. Bu husus davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğundan mahkemece davanın, ... yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken bu davalı yönünden de reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin (2) numaralı bend dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın reddi yönünden tesis edilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemenin önce davayı kabul etmesinin arkasından reddetmesinin çelişkili olduğunu, Mahkemenin ilk kararına dayanak teşkil eden bilirkişi raporunda zararın ispatlandığının belirlendiğini, şirket zararının ispatlandığını, yani kasa açığından davalıların sorumlu olduğunu, şirketin ayrı bir kasa sayım tutanağının tutulmadığından bahsedilmesinin abesle iştigal olduğunu, ispat külfetinin davalılara ait olduğunu, davalıların paranın nerede olduğunu açıklayamadıklarını, davalılar ile şirket zararı arasında illiyet bağı bulunduğunu, somut olayda sorumluluğun tüm şartlarının gerçekleştiğini, müvekkili Kurum aleyhine hükmedilen vekâlet ücretinin maktu olması gerektiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı şirketin önceki dönemlerde yönetim ve denetim kurulu üyesi olan davalıların, görevleri sırasında zarara neden oldukları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hâllerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Davacı TMSF harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen
1086 sayılı kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacı TMSF'den alınarak hazine'ye gelir kaydedilmesine,
12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109926800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz