6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2653 E. 2023/5817 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kasa açığı yönetim kurulu üyeliği el koyma sorumluluk davası ispat külfeti usuli kazanılmış hak illiyet bağı vekâlet ücreti şirket zararı kazanılmış hak tmsf ıslah yönetim kurulu kararı harç görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacı şirketin önceki dönemlerde yönetim ve denetim kurulu üyesi olan davalıların, görevleri sırasında zarara neden oldukları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hâllerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8022 E. 2022/8955 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4270 E. 2019/5670 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6929 E. 2013/8867 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/2653 E.  ,  2023/5817 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/352 Esas, 2021/530 Karar

DAVA TARİHİ 29.06.2007

HÜKÜM

Ret

KARAR DÜZELTME

İSTEYEN Davacı vekili

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların davacı şirketin 2002-2004 tarihleri arasında yönetim kurulu üyeliği ve denetim kurulu üyeliği yaptıklarını, görevlerinin sona erdiği 13.02.2004 tarihinde davacı şirket kasasının 339.729,88 TL açık verdiğini ve hatta şirket kasasında hiç nakit para bulunmadığını, bu durumdan davalıların sorumlu olduğunu, 26.06.2007 tarihli davacı şirket genel kurulunda davalılar aleyhine sorumluluk davası açılması konusunda karar verildiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL zararın meydana geldiği tarihten itibaren faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 28.07.2008 tarihli dilekçesiyle dava değerini 339.726,88 TL olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... cevap dilekçesinde;

09. 02.2004-13.02.2004 tarihleri arasında dört gün süre ile yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, bu süre içinde hiçbir aktif görevde bulunmadığını ve hatta davacı şirketin şirketler grubunda yer alan (Star medya grubundaki) işini kaybetmek korkusu ile bu görevi üstlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... ile denetim kurulu üyesi ... ... yönünden, davacı şirketin 13.02.2004 tarihinde yapılan kasa sayımında belirlenen 339.726,88 TL açığın, kasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak hangi tarihte oluştuğunun tespitinin mümkün olmadığı, zarar ile davalı sorumlular arasındaki illiyet bağının da kurulamadığı, kasa açığının davacı şirkete el koyma anında mevcut olduğunun tespit edilemediği, bu nedenle mevcut kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Yargıtay Kararı

Dairenin 13.12.2022 tarihli ve 2021/8022 E., 2022/8955 K. sayılı kararı ile "...

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Mahkemenin bozmadan önceki kararında davalılardan ... hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş, söz konusu anılan davalı yönünden, temyiz edilmemiş olması nedeniyle kesinleşmiştir. Bu husus davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğundan mahkemece davanın, ... yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken bu davalı yönünden de reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin (2) numaralı bend dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME

A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran

Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri

Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın reddi yönünden tesis edilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemenin önce davayı kabul etmesinin arkasından reddetmesinin çelişkili olduğunu, Mahkemenin ilk kararına dayanak teşkil eden bilirkişi raporunda zararın ispatlandığının belirlendiğini, şirket zararının ispatlandığını, yani kasa açığından davalıların sorumlu olduğunu, şirketin ayrı bir kasa sayım tutanağının tutulmadığından bahsedilmesinin abesle iştigal olduğunu, ispat külfetinin davalılara ait olduğunu, davalıların paranın nerede olduğunu açıklayamadıklarını, davalılar ile şirket zararı arasında illiyet bağı bulunduğunu, somut olayda sorumluluğun tüm şartlarının gerçekleştiğini, müvekkili Kurum aleyhine hükmedilen vekâlet ücretinin maktu olması gerektiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacı şirketin önceki dönemlerde yönetim ve denetim kurulu üyesi olan davalıların, görevleri sırasında zarara neden oldukları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hâllerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

Davacı TMSF harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen

1086 sayılı kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacı TMSF'den alınarak hazine'ye gelir kaydedilmesine,

12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109926800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.