Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6467 E. 2023/7497 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
araç rehni↗ haricen tahsil↗ resmi senet↗ cebri icra↗ teminat senedi↗ ibraname↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ hile↗ bedelsizlik↗ rehin↗ şikayet↗ eş rızası↗ infaz↗ bono↗ istirdat↗ haciz↗ iflas↗ menfi tespit↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 25.10.2018 tarih, 2018/516 E. ve 2018/840 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 24.03.2021 tarih, 2020/3834 E. ve 2021/2849 K. sayılı kararıyla davacı dava konusu senetle birlikte eşine ait aracın da rehin olarak davalıya verildiğini daha sonra rehin kaldırılırken borcun ödenmesine rağmen bedelsiz hale gelen senedin takibe konulduğunu iddia etmiş ise de takip öncesinde senet bedelinin ödendiğini usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı ancak senedin takibe konulmasından sonra cebri icra yoluyla bir kısım alacağın tahsil edildiği, daha sonra bu davanın açıldığı, bu durumda mahkemece davadaki haklılık durumunun dava tarihi itibariyle belirleneceği gözetilerek takip ile dava tarihi arasındaki rıza ya da cebri icra yoluyla yapılan ödemeler değerlendirilerek dava tarihi itibariyle varsa borçlu olmadığı miktar tespit edilip uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya esas icra takibine dayanak senedin ödünç para verme karşılığında düzenlendiğinin tarafların kabulünde olduğu, icra takip tarihi ile dava tarihi arasındaki dönem göz önünde tutulduğunda dava tarihine kadar 26.420,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, haricen tahsile ilişkin herhangi bir kayıt ve belgenin sunulmadığı kaldı ki icra takip dosyasının infaz olmadığı dolayısıyla ödünç para vermeye karşılık düzenlenen ve tarafların kabulünde olan bu durum karşısında senet tutarından kaynaklanan borcun davacı tarafça ödenmesi gerektiği ancak icra takip dosyasında dava tarihi itibariyle 5.527,10 TL lik borç olduğu dolayısıyla davacının davalıya borçlu olduğu ve istirdat edilecek tutarın da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davalıdan yüksek faizle ödünç para aldığının tarafların kabulünde olduğu, aynı borcun faizi ile birlikte davalıya ödendiğinin noterden düzenlenmiş resmi senet niteliğindeki ibraname ile sabit olmasına rağmen mahkemece bu husus göz ardı edilerek ödemenin usulüne uygun delillerle ispatlanamadığı şeklinde değerlendirilmesinin yerinde olmadığını, davalının tefecilik suçunu işlediğinin ceza mahkemesi kararıyla da ispatlandığını, davacının icra baskısı altında olması ve mecbur kalması sebebi ile maaş haciz ile icra dosyasına ödemede bulunduğunu, davacının takip tarihinin başından beri hiçbir borcu bulunmadığı belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava ve takibe dayanak senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3834 E. 2021/2849 K.
Ortak:cebri icra · ibraname · bedelsizlik · rehin · eş rızası · istirdat · menfi tespit
İncelediğiniz karardaBozma Kararı Dairemizin 24.03.2021 tarih, 2020/3834 E. ve 2021/2849 K. sayılı kararıyla davacı dava konusu senetle birlikte eşine ait aracın da «rehin» olarak davalıya verildiğini daha sonra rehin kaldırılırken borcun ödenmesine rağmen «bedelsiz» hale gelen senedin takibe konulduğunu iddia etmiş ise de takip öncesinde senet bedelinin ödendiğini usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı ancak senedin takibe konulmasından sonra «cebri icra» yoluyla bir kısım alacağın tahsil edildiği, daha sonra bu davanın açıldığı, bu durumda mahkemece davadaki haklılık durumunun dava tarihi itibariyle belirleneceği gözetilerek takip ile dava tarihi arasındaki «rıza» ya da cebri icra yoluyla yapılan ödemeler değerlendirilerek dava tarihi itibariyle varsa borçlu olmadığı miktar tespit edilip uygun sonuca göre bir karar verilmesi …
… tarafların kabulünde olduğu, icra takip tarihi ile dava tarihi arasındaki dönem göz önünde tutulduğunda dava tarihine kadar 26.420,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, «haricen tahsile» ilişkin herhangi bir kayıt ve belgenin sunulmadığı kaldı ki icra takip dosyasının «infaz» olmadığı dolayısıyla ödünç para vermeye karşılık düzenlenen ve tarafların kabulünde olan bu durum karşısında senet tutarından kaynaklanan borcun davacı tarafça ödenmesi gerektiği ancak icra takip dosyasında dava tarihi itibariyle 5.527,10 TL lik borç olduğu dolayısıyla davacının davalıya borçlu olduğu ve «istirdat» edilecek tutarın da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… özetle; davacının davalıdan yüksek faizle ödünç para aldığının tarafların kabulünde olduğu, aynı borcun faizi ile birlikte davalıya ödendiğinin noterden düzenlenmiş «resmi senet» niteliğindeki «ibraname» ile sabit olmasına rağmen mahkemece bu husus göz ardı edilerek ödemenin usulüne uygun delillerle ispatlanamadığı şeklinde değerlendirilmesinin yerinde olmadığını, davalının tefecilik suçunu işlediğinin ceza mahkemesi kararıyla da ispatlandığını, davacının icra baskısı altında olması ve mecbur kalması «sebebi» ile maaş «haciz» ile icra dosyasına ödemede bulunduğunu, davacının takip tarihinin başından beri hiçbir borcu bulunmadığı belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… ahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davalı hakkında tefecilik suçundan mahkumiyet kararı verildiği, davalının «hak düşürücü süre» itirazının yerinde olmadığı zira olayın aynı zamanda suç teşkil etmesi nedeni ile uzatılmış ceza zaman aşımını 8 yıl olduğu, davacı tanığı ...'nın beyanına göre kendisi tarafından rehnin kaldırılması için tüm borcun davalıya nakit şekilde ödendiği, dosyada bulunan 2 Mart 2007 tarihli noter «ibranamesinde» davalının davacıdan alacağı kalmadığını «ibra» ettiği, bunun dışında taraflar arasında alacak borç ilişkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu icra dosyasında toplam 34.920,00TL ödeme yapıldığından ödenen meblağın davacıya «istirdadına» karar verilmiştir.
Mahkemece senedin tefecilik ilişkisi nedeniyle tanzim edildiği ve davalının bundan dolayı Ceza Mahkemesinde hüküm giydiğinden bahisle «menfi tespit» ve «istirdata» karar verildiği görülmekte ise de dava konusu senedin taraflar arasında ödünç para verme işleri karşılığında düzenlendiği her iki tarafında kabulündedir.
Ne var ki davacı bu senetle birlikte eşine ait aracın da «rehin» olarak davalıya verildiğini daha sonra rehin kaldırılırken borcun ödenmesine rağmen «bedelsiz» hale gelen senedin takibe konulduğunu iddia etmiş ise de takip öncesinde senet bedelinin ödendiğini usulüne uygun delillerle ispatlayamamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ibra · hak düşürücü süre
Benzer bu kararda… ahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davalı hakkında tefecilik suçundan mahkumiyet kararı verildiği, davalının «hak düşürücü süre» itirazının yerinde olmadığı zira olayın aynı zamanda suç teşkil etmesi nedeni ile uzatılmış ceza zaman aşımını 8 yıl olduğu, davacı tanığı ...'nın beyanına göre kendisi tarafından rehnin kaldırılması için tüm borcun davalıya nakit şekilde ödendiği, dosyada bulunan 2 Mart 2007 tarihli noter «ibranamesinde» davalının davacıdan alacağı kalmadığını «ibra» ettiği, bunun dışında taraflar arasında alacak borç ilişkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu icra dosyasında toplam 34.920,00TL ödeme yapıldığından ödenen meblağın davacıya «istirdadına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2044 E. 2018/7787 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:usulen açılmış dava · tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · pasif husumet · fesih · ek tasfiye · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu kararda… in suça konu faaliyetleri davalı şirkete ait iş yerinde gerçekleştirdiği, şirketin tefecilik suçuna konu faaliyetler açısından paravan olarak kullanıldığı, şirketin «fesih» ve tasfiyesi davalarında şirket ortaklarına «husumet» düşmediği gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın kabulü ile, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, şirkete «tasfiye memuru atanmasına», davalı ortaklar hakkındaki davanın ise «pasif husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı şirket ve «temsilcileri» vekili temyiz etmiştir.
2-) Davalı şirketin «temsilcileri» olan ..., ... ve ...’ın temyiz itirazlarına gelince, davacı dava dilekçesiyle «husumeti» sadece davalı şirkete yöneltmiş, adı geçen gerçek kişileri ise, şirket temsilcisi sıfatıyla davada göstermiştir.
Bu nedenle anılan şahıslar hakkında «usulen açılmış» bir dava olmadığı halde, adı geçenler hakkında hüküm tesisi ile «husumetten» ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün adı geçen gerçek şahıslar yararına bozulması gerekmiştir.
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/976 E. 2018/2597 K.
Ortak:bono
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamı uyarınca ihtiyati hacze konu «bonoda» yetkili mahkemenin ... olduğu, senedin «vade tarihi» de nazara alındığında borcun «muaccel» olduğu, ihtiyati haczin dayanağının bono olduğu ve bu borca ilişkin rehnin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:vade tarihi · ihtiyati hacze itiraz · muacceliyet · vade
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamı uyarınca ihtiyati hacze konu «bonoda» yetkili mahkemenin ... olduğu, senedin «vade tarihi» de nazara alındığında borcun «muaccel» olduğu, ihtiyati haczin dayanağının bono olduğu ve bu borca ilişkin rehnin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati hacze itiraz» eden (borçlu) vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, «ihtiyati hacze itiraz» eden (borçlu) vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6467 E. , 2023/7497 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/220 Esas, 2022/208 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili eşinin 2006 yılında davalıdan 15.000,00 TL faiz ile para aldığını, davalının bir ay sonra faizi ile birlikte 16.500,00 TL olarak ödenmesi koşulu ile bu parayı verdiğini, bu borca istinaden davalı yararına araç rehni ve teminat senedi verildiğini, müvekkilinin zor durumundan istifade ederek hile ile elinden 16.500,00 TL senet aldığını, maddi sıkıntıları nedeni ile rehne konu aracın satılarak parayı aldığını, aracı alan kişinin araç üzerindeki rehni kaldırmak için davalıyı notere çağırarak elden 16.500,00 TL verildiğini, davalıya olan borcun ödenmiş olmasına rağmen davalının teminat senedi olarak verilen 16.500,00 TL bonoyu icra takibine koyduğunu, tefecilik yapan davalının bu suçlardan dolayı şikayet edilip savcılık tarafından hakkında soruşturma açıldığını ileri sürerek anılan icra dosyasından dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespiti ile ödenen paraların iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarını kabul etmediklerini, alacaklarının bonoya dayandığını, taraflar arasındaki araç alım satımı nedeni ile davacıdan olan alacağına karşılık dava konusu senedi kendisinden almış olduğunu, tefecilik iddialarını kabul etmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 25.10.2018 tarih, 2018/516 E. ve 2018/840 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 24.03.2021 tarih, 2020/3834 E. ve 2021/2849 K. sayılı kararıyla davacı dava konusu senetle birlikte eşine ait aracın da rehin olarak davalıya verildiğini daha sonra rehin kaldırılırken borcun ödenmesine rağmen bedelsiz hale gelen senedin takibe konulduğunu iddia etmiş ise de takip öncesinde senet bedelinin ödendiğini usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı ancak senedin takibe konulmasından sonra cebri icra yoluyla bir kısım alacağın tahsil edildiği, daha sonra bu davanın açıldığı, bu durumda mahkemece davadaki haklılık durumunun dava tarihi itibariyle belirleneceği gözetilerek takip ile dava tarihi arasındaki rıza ya da cebri icra yoluyla yapılan ödemeler değerlendirilerek dava tarihi itibariyle varsa borçlu olmadığı miktar tespit edilip uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya esas icra takibine dayanak senedin ödünç para verme karşılığında düzenlendiğinin tarafların kabulünde olduğu, icra takip tarihi ile dava tarihi arasındaki dönem göz önünde tutulduğunda dava tarihine kadar 26.420,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, haricen tahsile ilişkin herhangi bir kayıt ve belgenin sunulmadığı kaldı ki icra takip dosyasının infaz olmadığı dolayısıyla ödünç para vermeye karşılık düzenlenen ve tarafların kabulünde olan bu durum karşısında senet tutarından kaynaklanan borcun davacı tarafça ödenmesi gerektiği ancak icra takip dosyasında dava tarihi itibariyle 5.527,10 TL lik borç olduğu dolayısıyla davacının davalıya borçlu olduğu ve istirdat edilecek tutarın da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davalıdan yüksek faizle ödünç para aldığının tarafların kabulünde olduğu, aynı borcun faizi ile birlikte davalıya ödendiğinin noterden düzenlenmiş resmi senet niteliğindeki ibraname ile sabit olmasına rağmen mahkemece bu husus göz ardı edilerek ödemenin usulüne uygun delillerle ispatlanamadığı şeklinde değerlendirilmesinin yerinde olmadığını, davalının tefecilik suçunu işlediğinin ceza mahkemesi kararıyla da ispatlandığını, davacının icra baskısı altında olması ve mecbur kalması sebebi ile maaş haciz ile icra dosyasına ödemede bulunduğunu, davacının takip tarihinin başından beri hiçbir borcu bulunmadığı belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava ve takibe dayanak senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109694000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz