Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/721 E. 2023/7757 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maddi anlamda kesinleşme↗ tahsilat yetkisi↗ rehin cirosu↗ tahsil cirosu↗ temlik cirosu↗ tahsilat makbuzu↗ husumet itirazı↗ yetkili hamil↗ lehtar↗ bedelsizlik↗ rehin↗ ikrar↗ ciro↗ kötü niyet tazminatı↗ hamil↗ temlik↗ istirdat↗ kötü niyet↗ limited şirket↗ geçersizlik↗ iflas↗ ıslah↗ çek↗ yetkisizlik kararı↗ menfi tespit↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teminat↗ teslim↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 31.10.2013 tarih, 2010/652 E.-2013/518 K. sayılı kararı ile; davanın kabulüne dair kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına karşı davacı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 25.02.2021 tarih, 2020/5455 E.-2021/1732 K. sayılı kararıyla;" 1) Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 2018/1904 E. ve 2019/4730 K. sayılı 10.10.2019 tarihli bozma ilamının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2)Mahkemece Daire’nin bozma ilamına uyulmuş; ancak bozma ilamına yanlış anlam yüklenerek banka hakkında yanlış sonuca gidilmiştir. Davalı banka cevap dilekçesinde dava konusu çeklerin diğer davalı şirkete kullandırılan kredilerin teminatı olarak bankaya verildiğini söylemiş daha sonra cevap dilekçesini ıslah ederek dava konusu çekleri temlik cirosu ile aldığını bildirmiştir. Mahkemece yazılan gerekçeli kararda davalının bu ıslahına değer verilerek çekişmenin çözülmesi üzerine Dairece HMK’nın 179/2 nci maddesi uyarınca ikrarın ıslah ile geçersiz kılınamayacağına işaret edilerek meselenin banka yönünden bankanın cevap dilekçesini ıslah etmeden önceki şekline göre değerlendirme yapılması ve gerekçe oluşturmasına işaret edilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra bankanın çekleri teminat olarak aldığını ikrar ettiğinden banka hakkında da menfi tespit ve yapılan ödemeler yönünden istirdada karar verilmiştir. Bankanın kredi müşterisinin hamili olduğu çekleri tahsil cirosu ile alması durumunda bu çeklerin üzerindeki yetkisinin sadece tahsil yetkisi olacaktır. Ancak söz konusu çekler, diğer davalı şirketin davalı bankaya olan borcunun teminatı olarak alındığından söz konusu çeklerin teminat fonksiyonunun devam edip etmediğinin belirlenmesi gerekir. Mahkemece bankacılık konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla banka kayıt ve defterleri yerinde incelettirilerek dava tarihi itibariyle davalı asıl borçlu Karaca Limited Şirketi'nin davalı bankaya borcunun bulunup bulunmadığı, var ise borç miktarının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, Dairenin önceki bozma ilamı yanlış değerlendirilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de mahkemece verilen ilk hüküm Daire’nin bozma kararı ile tamamen ortadan kaldırıldığından davalı ... İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. yönünden önceki hüküm maddi anlamda kesinleşse bile şekli anlamda kesinleşmediğinden bu davalı hakkında tekrar karar verilmesi gerekli olup yeniden hükme yer olmadığına dair karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; somut olayda dava konusu çek incelendiğinde çek lehtarı olan davalının tam cirosuyla çeki davalı bankaya teslim ettiği, çek üzerinde tahsil veya temlik cirosuna ilişkin bir kayıt bulunmadığının anlaşıldığını, davalı bankanın davalının kredisine ilişkin teminat olarak iş bu çeklerin alındığını cevap dilekçesi ile ikrar ettiği, daha sonrasında ise çeklerin teminat için alınmadığını tahsil amacıyla ciro edildiğini iddia ettiği, alınan bilirkişi raporları ile de anlaşılacağı üzere, davalı bankanın davaya konu çeki teminat amacıyla aldığı, çekin rehin amacıyla cirosu geçerli olmadığından davalı bankanın yetkili hamil olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle ortada temlik cirosu bulunmadığı için davalı banka davalının çeke dayalı hukuki ilişkiden dolayı çeklerin bedelsiz olduğundan çeklerin bedelinin tahsili yoluna gidemeyeceği, bu çeklerden dolayı davacı tarafın yaptığı ödemelerin istirdatının gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ING Bank A.Ş. vekili ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece kararın hüküm kısmında "... Aksaray 1.İcra Müdürlüğünün 2014/1201 E. sayılı dosyasında, bir kısmının Aksaray 1.İcra Müdürlüğünün 2014/1219 E. sayılı dosyasında ve bir kısmının ise ibraz edilmek üzere banka tarafından ödendiği anlaşılmakla, Aksaray 1.İcra Müdürlüğünün 2014/1201 E. sayılı dosyasından yapılan toplam 30.000,00 TL ödeme için ödeme tarihi olan 03.03.2014 tarihinden, Aksaray 1.İcra Müdürlüğünün 2014/1219 E. sayılı dosyasından yapılan 51.402,35 TL ödeme için ödeme tarihi olan 03.03.2014 tarihinden....itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya ödenmesine," karar verildiğini, icra dosya hesapları ve tahsilat makbuzlarından anlaşılacağı üzere, davalı şirket yetkilileri tarafından Aksaray 1. İcra Müdürlüğü’nün 2014/1201 E. sayılı dosyasına 03.03.2014 tarihinde 39.846,75 TL, 2014/1219 E. sayılı dosyasına da 03.03.2014 tarihinde 80.641,56 TL yatırıldığını, Mahkemece icraya konulmak suretiyle tahsil edilen paranın istirdatına karar verirken her iki dosyada ödenen miktarlar yönünden eksik karar verildiğini, ayrıca kötü niyet tazminatı taleplerinin reddedildiğini, bu hususlar yönünden kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı banka vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, husumet itirazlarının değerlendirilmediğini, gerekçeli kararda çeke ilişkin olarak rehin cirosunun olmayacağı, çekte sadece tahsil cirosu ile işlem yapılabileceği kabul edilmiş iken, gerekçeli kararında bu hususa rağmen çekin rehin cirosu ile müvekkili bankaya verilmiş olduğunun kabul edilerek banka aleyhine hüküm verilmesinin çelişkili olduğunu, müvekkili bankanın çekleri temlik cirosu ile devraldığını ve iyi niyetli yetkili hamil sıfatında olduğunu, rehin cirosunun unsurlarından olan “bedeli teminattır” ya da “bedeli rehinlidir” şeklinde bir ibarenin çekler üzerinde bulunmadığını, yine tahsil cirosunun unsurlarını içeren “tahsil içindir “ yada “vekaleten” şeklinde bir ibarenin de çekler üzerinde bulunmadığını, çek hakkında da uygulanması mümkün bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 818 inci maddesinde, rehin cirosu ile ilgili aynı Kanunun 689 uncu maddesine yapılmış bir atıf bulunmadığından çekte rehin cirosunun uygulama olanağı bulunmadığını, davalı bankanın iyi niyetli hamil olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takibine konu çekler nedeniyle açılan menfi tespit ve istirdat davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gereği yerine getirilmemiştir. Buna göre önceki bozma ilamında belirtildiği üzere bankanın kredi müşterisinin hamili olduğu çekleri tahsil cirosu ile alması durumunda bu çeklerin üzerindeki yetkisinin sadece tahsil yetkisi olacaktır. Ancak söz konusu çekler, diğer davalı şirketin davalı bankaya olan borcunun teminatı olarak alındığından söz konusu çeklerin teminat fonksiyonunun devam edip etmediğinin belirlenmesi gerekir. Mahkemece bankacılık konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla banka kayıt ve defterleri yerinde incelettirilerek dava tarihi itibariyle davalı asıl borçlu Karaca Limited Şirketi'nin davalı bankaya borcunun bulunup bulunmadığı, var ise borç miktarının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, Dairenin önceki bozma ilamı yanlış değerlendirilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1062 E. 2015/2176 K.
Ortak:rehin cirosu · tahsil cirosu · rehin · ciro · hamil · temlik · çek · teminat
İncelediğiniz kararda2.Davalı banka vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, «husumet itirazlarının» değerlendirilmediğini, gerekçeli kararda çeke ilişkin olarak «rehin» cirosunun olmayacağı, çekte sadece «tahsil cirosu» ile işlem yapılabileceği kabul edilmiş iken, gerekçeli kararında bu hususa rağmen çekin «rehin cirosu» ile müvekkili bankaya verilmiş olduğunun kabul edilerek banka aleyhine hüküm verilmesinin çelişkili olduğunu, müvekkili bankanın çekleri «temlik cirosu» ile devraldığını ve iyi niyetli «yetkili hamil» sıfatında olduğunu, rehin cirosunun unsurlarından olan “bedeli «teminattır»” ya da “bedeli rehinlidir” şeklinde bir ibarenin çekler üzerinde bulunmadığını, yine tahsil cirosunun unsurlarını içeren “tahsil içindir “ yada “vekaleten” şeklinde bir ibarenin de çekler üzerinde bulunmadığını, «çek» hakkında da uygulanması mümkün bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 818 inci maddesinde, rehin cirosu ile ilgili aynı Kanunun 689 uncu maddesine yapılmış bi …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; somut olayda dava konusu «çek» incelendiğinde çek «lehtarı» olan davalının tam cirosuyla çeki davalı bankaya «teslim» ettiği, çek üzerinde tahsil veya «temlik» cirosuna ilişkin bir kayıt bulunmadığının anlaşıldığını, davalı bankanın davalının kredisine ilişkin «teminat» olarak iş bu çeklerin alındığını cevap dilekçesi ile «ikrar» ettiği, daha sonrasında ise çeklerin teminat için alınmadığını tahsil amacıyla «ciro» edildiğini iddia ettiği, alınan bilirkişi raporları ile de anlaşılacağı üzere, davalı bankanın davaya konu çeki teminat amacıyla aldığı, çekin «rehin» amacıyla cirosu geçerli olmadığından davalı bankanın «yetkili hamil» olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle ortada «temlik cirosu» bulunmadığı için davalı banka davalının çeke dayalı hukuki ilişkiden dolayı çeklerin «bedelsiz» olduğundan çeklerin bedelinin tahsili yoluna gidemeyeceği, bu çeklerden dolayı davacı tarafın yaptığı ödemelerin «istirdatının» gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı banka cevap dilekçesinde dava konusu çeklerin diğer davalı şirkete kullandırılan kredilerin «teminatı» olarak bankaya verildiğini söylemiş daha sonra cevap dilekçesini «ıslah» ederek dava konusu çekleri «temlik cirosu» ile aldığını bildirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, çekin «rehin cirosu» ile devrinin mümkün olmadığı, rehin cirosu ile çeke «hamil» olana çekin bir hak bahşetmeyeceği, talebin çeke dayalı olduğu ve çekin «ihtiyati haciz» talep edene rehin cirosuyla geçtiği, esasen bankaların müşterilerine kullandırdığı krediler nedeniyle «ciro» yoluyla edindikleri çeklerin «temlik» veya «tahsil cirosu» olamayacağı çünkü, bankaların mal/emtia satan değil, kredi kullandıran kuruluşlar olup, kredinin «teminatı» olmak üzere kredi müşterilerinden ciro yoluyla çekleri aldıkları ve bu ciroların da olsa olsa rehin cirosu olacağı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine k …
Ancak, «ihtiyati haciz» istemine konu çekte, ihtiyati haciz talep eden «temlik» cirosuyla «hamil» olup, çeki «rehin» cirosuyla aldığına dair bir beyanı da bulunmadığından ve «çek» üzerinde «rehin cirosu» da olmadığından, mahkemece İİK'nın «257». maddesindeki ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu nazara alınmak suretiyle bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaAncak, «ihtiyati haciz» istemine konu çekte, ihtiyati haciz talep eden «temlik» cirosuyla «hamil» olup, çeki «rehin» cirosuyla aldığına dair bir beyanı da bulunmadığından ve «çek» üzerinde «rehin cirosu» da olmadığından, mahkemece İİK'nın «257». maddesindeki ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu nazara alınmak suretiyle bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, çekin «rehin cirosu» ile devrinin mümkün olmadığı, rehin cirosu ile çeke «hamil» olana çekin bir hak bahşetmeyeceği, talebin çeke dayalı olduğu ve çekin «ihtiyati haciz» talep edene rehin cirosuyla geçtiği, esasen bankaların müşterilerine kullandırdığı krediler nedeniyle «ciro» yoluyla edindikleri çeklerin «temlik» veya «tahsil cirosu» olamayacağı çünkü, bankaların mal/emtia satan değil, kredi kullandıran kuruluşlar olup, kredinin «teminatı» olmak üzere kredi müşterilerinden ciro yoluyla çekleri aldıkları ve bu ciroların da olsa olsa rehin cirosu olacağı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine k …
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, çeke dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15282 E. 2014/16541 K.
Ortak:rehin cirosu · tahsil cirosu · rehin · ciro · hamil · temlik · çek · teminat
İncelediğiniz kararda2.Davalı banka vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, «husumet itirazlarının» değerlendirilmediğini, gerekçeli kararda çeke ilişkin olarak «rehin» cirosunun olmayacağı, çekte sadece «tahsil cirosu» ile işlem yapılabileceği kabul edilmiş iken, gerekçeli kararında bu hususa rağmen çekin «rehin cirosu» ile müvekkili bankaya verilmiş olduğunun kabul edilerek banka aleyhine hüküm verilmesinin çelişkili olduğunu, müvekkili bankanın çekleri «temlik cirosu» ile devraldığını ve iyi niyetli «yetkili hamil» sıfatında olduğunu, rehin cirosunun unsurlarından olan “bedeli «teminattır»” ya da “bedeli rehinlidir” şeklinde bir ibarenin çekler üzerinde bulunmadığını, yine tahsil cirosunun unsurlarını içeren “tahsil içindir “ yada “vekaleten” şeklinde bir ibarenin de çekler üzerinde bulunmadığını, «çek» hakkında da uygulanması mümkün bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 818 inci maddesinde, rehin cirosu ile ilgili aynı Kanunun 689 uncu maddesine yapılmış bi …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; somut olayda dava konusu «çek» incelendiğinde çek «lehtarı» olan davalının tam cirosuyla çeki davalı bankaya «teslim» ettiği, çek üzerinde tahsil veya «temlik» cirosuna ilişkin bir kayıt bulunmadığının anlaşıldığını, davalı bankanın davalının kredisine ilişkin «teminat» olarak iş bu çeklerin alındığını cevap dilekçesi ile «ikrar» ettiği, daha sonrasında ise çeklerin teminat için alınmadığını tahsil amacıyla «ciro» edildiğini iddia ettiği, alınan bilirkişi raporları ile de anlaşılacağı üzere, davalı bankanın davaya konu çeki teminat amacıyla aldığı, çekin «rehin» amacıyla cirosu geçerli olmadığından davalı bankanın «yetkili hamil» olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle ortada «temlik cirosu» bulunmadığı için davalı banka davalının çeke dayalı hukuki ilişkiden dolayı çeklerin «bedelsiz» olduğundan çeklerin bedelinin tahsili yoluna gidemeyeceği, bu çeklerden dolayı davacı tarafın yaptığı ödemelerin «istirdatının» gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı banka cevap dilekçesinde dava konusu çeklerin diğer davalı şirkete kullandırılan kredilerin «teminatı» olarak bankaya verildiğini söylemiş daha sonra cevap dilekçesini «ıslah» ederek dava konusu çekleri «temlik cirosu» ile aldığını bildirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerek 6762 sayılı gerekse de 6102 sayılı TTK'da poliçe hakkındaki hükümlerden hangilerinin «çek» hakkında uygulanacağının tek tek sayılmış olup, her ikisinde de poliçe hakkında düzenlenmiş olan eski TTK 601. veya yeni TTK 689. maddelerine atıf yapılmadığı, yani çekin «rehin cirosu» ile devrinin mümkün olmadığı ve rehin cirosu ile çeke «hamil» olana çekin bir hak bahşetmeyeceği, çekin rehin cirosu ile devri yasak olduğundan hamilin bir hak iddiasında bulunamayacağı, «bonoda» ise çektekinin aksine poliçedeki rehin cirosuna açık atıf yapıldığından bononun rehin cirosu ile devrinin mümkün olduğu, «ihtiyati haciz» talebinin çeke dayalı olup, TTK'nın açık ve «emredici» hükümleri ile benimsenen yerleşik Yargıtay kararları gereğince ihtiyati haciz talebine dayanak olan çekin ihtiyati haciz isteyen alacaklıya rehin cirosu ile geçtiği ve çekin rehin cirosu ile devrinin yasak olduğu, esasen bankaların müşterilerine kullandırdığı krediler nedeniyle müşterilerinden «ciro» yoluyla edindikleri çeklerin «temlik» veya «tahsil cirosu» olamayacağı, çünkü bankaların mal/emtia satan değil, kredi kullandıran kuruluşlar olup, kredinin «teminatı» olmak üzere kredi müşterilerinden ciro yoluyla çekleri aldıkları ve bu ciroların da olsa olsa rehin cirosu olduğu gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine ka …
Ancak, «ihtiyati haciz» istemine konu çekte, ihtiyati haciz talep eden «temlik» cirosuyla «hamil» olup, çeki «rehin» cirosuyla aldığına dair bir beyanı da bulunmadığından ve «çek» üzerinde «rehin cirosu» da olmadığından, mahkemece İİK'nın «257». maddesindeki ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu nazara alınmak suretiyle bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 257 · emredici hüküm · ihtiyati haciz · bono · haciz
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerek 6762 sayılı gerekse de 6102 sayılı TTK'da poliçe hakkındaki hükümlerden hangilerinin «çek» hakkında uygulanacağının tek tek sayılmış olup, her ikisinde de poliçe hakkında düzenlenmiş olan eski TTK 601. veya yeni TTK 689. maddelerine atıf yapılmadığı, yani çekin «rehin cirosu» ile devrinin mümkün olmadığı ve rehin cirosu ile çeke «hamil» olana çekin bir hak bahşetmeyeceği, çekin rehin cirosu ile devri yasak olduğundan hamilin bir hak iddiasında bulunamayacağı, «bonoda» ise çektekinin aksine poliçedeki rehin cirosuna açık atıf yapıldığından bononun rehin cirosu ile devrinin mümkün olduğu, «ihtiyati haciz» talebinin çeke dayalı olup, TTK'nın açık ve «emredici» hükümleri ile benimsenen yerleşik Yargıtay kararları gereğince ihtiyati haciz talebine dayanak olan çekin ihtiyati haciz isteyen alacaklıya rehin cirosu ile geçtiği ve çekin rehin cirosu ile devrinin yasak olduğu, esasen bankaların müşterilerine kullandırdığı krediler nedeniyle müşterilerinden «ciro» yoluyla edindikleri çeklerin «temlik» veya «tahsil cirosu» olamayacağı, çünkü bankaların mal/emtia satan değil, kredi kullandıran kuruluşlar olup, kredinin «teminatı» olmak üzere kredi müşterilerinden ciro yoluyla çekleri aldıkları ve bu ciroların da olsa olsa rehin cirosu olduğu gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine ka …
Ancak, «ihtiyati haciz» istemine konu çekte, ihtiyati haciz talep eden «temlik» cirosuyla «hamil» olup, çeki «rehin» cirosuyla aldığına dair bir beyanı da bulunmadığından ve «çek» üzerinde «rehin cirosu» da olmadığından, mahkemece İİK'nın «257». maddesindeki ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu nazara alınmak suretiyle bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, çeke dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16497 E. 2014/18526 K.
Ortak:rehin cirosu · rehin · ciro · hamil · çek
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; somut olayda dava konusu «çek» incelendiğinde çek «lehtarı» olan davalının tam cirosuyla çeki davalı bankaya «teslim» ettiği, çek üzerinde tahsil veya «temlik» cirosuna ilişkin bir kayıt bulunmadığının anlaşıldığını, davalı bankanın davalının kredisine ilişkin «teminat» olarak iş bu çeklerin alındığını cevap dilekçesi ile «ikrar» ettiği, daha sonrasında ise çeklerin teminat için alınmadığını tahsil amacıyla «ciro» edildiğini iddia ettiği, alınan bilirkişi raporları ile de anlaşılacağı üzere, davalı bankanın davaya konu çeki teminat amacıyla aldığı, çekin «rehin» amacıyla cirosu geçerli olmadığından davalı bankanın «yetkili hamil» olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle ortada «temlik cirosu» bulunmadığı için davalı banka davalının çeke dayalı hukuki ilişkiden dolayı çeklerin «bedelsiz» olduğundan çeklerin bedelinin tahsili yoluna gidemeyeceği, bu çeklerden dolayı davacı tarafın yaptığı ödemelerin «istirdatının» gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2.Davalı banka vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, «husumet itirazlarının» değerlendirilmediğini, gerekçeli kararda çeke ilişkin olarak «rehin» cirosunun olmayacağı, çekte sadece «tahsil cirosu» ile işlem yapılabileceği kabul edilmiş iken, gerekçeli kararında bu hususa rağmen çekin «rehin cirosu» ile müvekkili bankaya verilmiş olduğunun kabul edilerek banka aleyhine hüküm verilmesinin çelişkili olduğunu, müvekkili bankanın çekleri «temlik cirosu» ile devraldığını ve iyi niyetli «yetkili hamil» sıfatında olduğunu, rehin cirosunun unsurlarından olan “bedeli «teminattır»” ya da “bedeli rehinlidir” şeklinde bir ibarenin çekler üzerinde bulunmadığını, yine tahsil cirosunun unsurlarını içeren “tahsil içindir “ yada “vekaleten” şeklinde bir ibarenin de çekler üzerinde bulunmadığını, «çek» hakkında da uygulanması mümkün bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 818 inci maddesinde, rehin cirosu ile ilgili aynı Kanunun 689 uncu maddesine yapılmış bi …
Bankanın kredi müşterisinin «hamili» olduğu çekleri «tahsil cirosu» ile alması durumunda bu çeklerin üzerindeki «yetkisinin» sadece «tahsil yetkisi» olacaktır.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, çekin «rehin cirosu» ile devri yasak olduğundan «hamilin» bir hak iddiasında bulunamayacağı gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar mahkemenin da kabulünde olduğu üzere talep ve karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 818. maddesi atfıyla 689. maddesi gereğince çeklerin «rehin» cirosuyla devri mümkün değil ise de, somut uyuşmazlıkta çeklerin rehin cirosuyla devredildiğine dair dosya içinde herhangi bir belge bulunmadığı gibi «çek» üzerinde de herhangi bir kayıt yer almamaktadır.
İstem, «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, ihtiyati haciz isteyen banka, «lehdar» tarafından kendisine «ciro» edilen üç adet çeke dayalı olarak, lehdar ve «keşideci» aleyhine talepte bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:lehdar · ihtiyati haciz · keşideci · haciz
Benzer bu karardaİstem, «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, ihtiyati haciz isteyen banka, «lehdar» tarafından kendisine «ciro» edilen üç adet çeke dayalı olarak, lehdar ve «keşideci» aleyhine talepte bulunmuştur.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, çekin «rehin cirosu» ile devri yasak olduğundan «hamilin» bir hak iddiasında bulunamayacağı gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Bu nedenle mahkemece çeklerin "olsa olsa «rehin» cirosuyla" devredildiği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2743 E. 2015/3734 K.
Ortak:rehin cirosu · tahsil cirosu · rehin · ciro · hamil · temlik · çek · ibraz
İncelediğiniz kararda2.Davalı banka vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, «husumet itirazlarının» değerlendirilmediğini, gerekçeli kararda çeke ilişkin olarak «rehin» cirosunun olmayacağı, çekte sadece «tahsil cirosu» ile işlem yapılabileceği kabul edilmiş iken, gerekçeli kararında bu hususa rağmen çekin «rehin cirosu» ile müvekkili bankaya verilmiş olduğunun kabul edilerek banka aleyhine hüküm verilmesinin çelişkili olduğunu, müvekkili bankanın çekleri «temlik cirosu» ile devraldığını ve iyi niyetli «yetkili hamil» sıfatında olduğunu, rehin cirosunun unsurlarından olan “bedeli «teminattır»” ya da “bedeli rehinlidir” şeklinde bir ibarenin çekler üzerinde bulunmadığını, yine tahsil cirosunun unsurlarını içeren “tahsil içindir “ yada “vekaleten” şeklinde bir ibarenin de çekler üzerinde bulunmadığını, «çek» hakkında da uygulanması mümkün bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 818 inci maddesinde, rehin cirosu ile ilgili aynı Kanunun 689 uncu maddesine yapılmış bi …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; somut olayda dava konusu «çek» incelendiğinde çek «lehtarı» olan davalının tam cirosuyla çeki davalı bankaya «teslim» ettiği, çek üzerinde tahsil veya «temlik» cirosuna ilişkin bir kayıt bulunmadığının anlaşıldığını, davalı bankanın davalının kredisine ilişkin «teminat» olarak iş bu çeklerin alındığını cevap dilekçesi ile «ikrar» ettiği, daha sonrasında ise çeklerin teminat için alınmadığını tahsil amacıyla «ciro» edildiğini iddia ettiği, alınan bilirkişi raporları ile de anlaşılacağı üzere, davalı bankanın davaya konu çeki teminat amacıyla aldığı, çekin «rehin» amacıyla cirosu geçerli olmadığından davalı bankanın «yetkili hamil» olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle ortada «temlik cirosu» bulunmadığı için davalı banka davalının çeke dayalı hukuki ilişkiden dolayı çeklerin «bedelsiz» olduğundan çeklerin bedelinin tahsili yoluna gidemeyeceği, bu çeklerden dolayı davacı tarafın yaptığı ödemelerin «istirdatının» gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bankanın kredi müşterisinin «hamili» olduğu çekleri «tahsil cirosu» ile alması durumunda bu çeklerin üzerindeki «yetkisinin» sadece «tahsil yetkisi» olacaktır.
Benzer bu karardaMahkemece, bankaların mal veya emtia satan değil kredi kullandıran kuruluşlar olması sebebiyle müşterilerine kullandırdığı krediler nedeniyle müşterilerinden «ciro» yoluyla edindikleri çeklerin «temlik» veya «tahsil cirosu» olmadıkları, bu ciroların olsa olsa «rehin cirosu» oldukları, çekin rehin cirosu ile devrinin mümkün olmadığı, rehin cirosu ile çeke «hamil» olana çekin bir hak bahşetmeyeceği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Çek metninden ve ayrıca dosyaya «ibraz» edilen delillerden, ihtiyati hacze dayanak teşkil çekin, «rehin» cirosuyla «ihtiyati haciz» isteyen bankaya verildiğine ilişkin ek bir bilgi bulunmamasına rağmen, bankaya yapılan «cironun» «rehin cirosu» olduğunun kabulüyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle ihtiyati haciz talep eden yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, bankaların mal veya emtia satan değil kredi kullandıran kuruluşlar olması sebebiyle müşterilerine kullandırdığı krediler nedeniyle müşterilerinden «ciro» yoluyla edindikleri çeklerin «temlik» veya «tahsil cirosu» olmadıkları, bu ciroların olsa olsa «rehin cirosu» oldukları, çekin rehin cirosu ile devrinin mümkün olmadığı, rehin cirosu ile çeke «hamil» olana çekin bir hak bahşetmeyeceği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, karşılıksız çıkan çeke dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Çek metninden ve ayrıca dosyaya «ibraz» edilen delillerden, ihtiyati hacze dayanak teşkil çekin, «rehin» cirosuyla «ihtiyati haciz» isteyen bankaya verildiğine ilişkin ek bir bilgi bulunmamasına rağmen, bankaya yapılan «cironun» «rehin cirosu» olduğunun kabulüyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle ihtiyati haciz talep eden yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6616 E. 2014/9325 K.
Ortak:temlik cirosu · rehin · ciro · hamil · temlik · çek
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; somut olayda dava konusu «çek» incelendiğinde çek «lehtarı» olan davalının tam cirosuyla çeki davalı bankaya «teslim» ettiği, çek üzerinde tahsil veya «temlik» cirosuna ilişkin bir kayıt bulunmadığının anlaşıldığını, davalı bankanın davalının kredisine ilişkin «teminat» olarak iş bu çeklerin alındığını cevap dilekçesi ile «ikrar» ettiği, daha sonrasında ise çeklerin teminat için alınmadığını tahsil amacıyla «ciro» edildiğini iddia ettiği, alınan bilirkişi raporları ile de anlaşılacağı üzere, davalı bankanın davaya konu çeki teminat amacıyla aldığı, çekin «rehin» amacıyla cirosu geçerli olmadığından davalı bankanın «yetkili hamil» olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle ortada «temlik cirosu» bulunmadığı için davalı banka davalının çeke dayalı hukuki ilişkiden dolayı çeklerin «bedelsiz» olduğundan çeklerin bedelinin tahsili yoluna gidemeyeceği, bu çeklerden dolayı davacı tarafın yaptığı ödemelerin «istirdatının» gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2.Davalı banka vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, «husumet itirazlarının» değerlendirilmediğini, gerekçeli kararda çeke ilişkin olarak «rehin» cirosunun olmayacağı, çekte sadece «tahsil cirosu» ile işlem yapılabileceği kabul edilmiş iken, gerekçeli kararında bu hususa rağmen çekin «rehin cirosu» ile müvekkili bankaya verilmiş olduğunun kabul edilerek banka aleyhine hüküm verilmesinin çelişkili olduğunu, müvekkili bankanın çekleri «temlik cirosu» ile devraldığını ve iyi niyetli «yetkili hamil» sıfatında olduğunu, rehin cirosunun unsurlarından olan “bedeli «teminattır»” ya da “bedeli rehinlidir” şeklinde bir ibarenin çekler üzerinde bulunmadığını, yine tahsil cirosunun unsurlarını içeren “tahsil içindir “ yada “vekaleten” şeklinde bir ibarenin de çekler üzerinde bulunmadığını, «çek» hakkında da uygulanması mümkün bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 818 inci maddesinde, rehin cirosu ile ilgili aynı Kanunun 689 uncu maddesine yapılmış bi …
Davalı banka cevap dilekçesinde dava konusu çeklerin diğer davalı şirkete kullandırılan kredilerin «teminatı» olarak bankaya verildiğini söylemiş daha sonra cevap dilekçesini «ıslah» ederek dava konusu çekleri «temlik cirosu» ile aldığını bildirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, çekin «rehin» cirosuyla devrinin mümkün olmadığı, çekin rehin cirosuyla devri yasak olduğundan «hamilin» bir hak iddiasında bulunamayacağı, bankaların müşterilerin kullandırdıkları krediler nedeniyle edindikleri çeklerdeki «cironun» tahsil ya da «temlik cirosu» olamayacağı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar mahkemenin da kabulünde olduğu üzere talep ve karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 818. maddesi atfıyla 689. maddesi gereğince çeklerin «rehin» cirosuyla devri mümkün değil ise de, somut uyuşmazlıkta çeklerin rehin cirosuyla devredildiğine dair dosya içinde herhangi bir belge bulunmadığı gibi «çek» üzerinde de herhangi bir kayıt yer almamaktadır.
İstem, «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, ihtiyati haciz isteyen banka, «lehdar» tarafından kendisine «ciro» edilen iki adet çeke dayalı olarak, lehdar ve «keşideci» aleyhine talepte bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:lehdar · ihtiyati haciz · keşideci · haciz
Benzer bu karardaİstem, «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, ihtiyati haciz isteyen banka, «lehdar» tarafından kendisine «ciro» edilen iki adet çeke dayalı olarak, lehdar ve «keşideci» aleyhine talepte bulunmuştur.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Bu nedenle mahkemece çeklerin "olsa olsa «rehin» cirosuyla" devredildiği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/721 E. , 2023/7757 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2021/156 Esas - 2022/170 Karar
DAVALILAR 1- ING Bank A.Ş. Aksaray Şube vekili Avukat ...
2-Karaca İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti.
DAVA TARİHİ 22.05.2013
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili ve davalı ING Bank A.Ş vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ... İnşaat Ltd. Şti.'nden satın alınacak mallara karşılık 135.000,00 TL tutarında daire devrettiğini ve avans olarak 240.000,00 TL tutarında 24 adet çek teslim ettiğini, 40.000,00 TL ödendiğini, davalı şirketin ise sadece 179.289,75 TL değerinde mal teslim ettiğini, elinde bulunan çekleri ise kredi kullandığı davalı bankaya teminat olarak verdiğini, davacının aldığı mal nedeniyle sadece 4.289,75 TL borcu kaldığını ileri sürerek, bedelsiz kalan 20 adet çek nedeniyle 195.710,25 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini ve tazminat verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili, davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 31.10.2013 tarih, 2010/652 E.-2013/518 K. sayılı kararı ile; davanın kabulüne dair kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına karşı davacı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 25.02.2021 tarih, 2020/5455 E.-2021/1732 K. sayılı kararıyla;" 1) Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 2018/1904 E. ve 2019/4730 K. sayılı 10.10.2019 tarihli bozma ilamının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2)Mahkemece Daire’nin bozma ilamına uyulmuş; ancak bozma ilamına yanlış anlam yüklenerek banka hakkında yanlış sonuca gidilmiştir. Davalı banka cevap dilekçesinde dava konusu çeklerin diğer davalı şirkete kullandırılan kredilerin teminatı olarak bankaya verildiğini söylemiş daha sonra cevap dilekçesini ıslah ederek dava konusu çekleri temlik cirosu ile aldığını bildirmiştir. Mahkemece yazılan gerekçeli kararda davalının bu ıslahına değer verilerek çekişmenin çözülmesi üzerine Dairece HMK’nın 179/2 nci maddesi uyarınca ikrarın ıslah ile geçersiz kılınamayacağına işaret edilerek meselenin banka yönünden bankanın cevap dilekçesini ıslah etmeden önceki şekline göre değerlendirme yapılması ve gerekçe oluşturmasına işaret edilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra bankanın çekleri teminat olarak aldığını ikrar ettiğinden banka hakkında da menfi tespit ve yapılan ödemeler yönünden istirdada karar verilmiştir. Bankanın kredi müşterisinin hamili olduğu çekleri tahsil cirosu ile alması durumunda bu çeklerin üzerindeki yetkisinin sadece tahsil yetkisi olacaktır. Ancak söz konusu çekler, diğer davalı şirketin davalı bankaya olan borcunun teminatı olarak alındığından söz konusu çeklerin teminat fonksiyonunun devam edip etmediğinin belirlenmesi gerekir. Mahkemece bankacılık konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla banka kayıt ve defterleri yerinde incelettirilerek dava tarihi itibariyle davalı asıl borçlu Karaca Limited Şirketi'nin davalı bankaya borcunun bulunup bulunmadığı, var ise borç miktarının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, Dairenin önceki bozma ilamı yanlış değerlendirilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de mahkemece verilen ilk hüküm Daire’nin bozma kararı ile tamamen ortadan kaldırıldığından davalı ... İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. yönünden önceki hüküm maddi anlamda kesinleşse bile şekli anlamda kesinleşmediğinden bu davalı hakkında tekrar karar verilmesi gerekli olup yeniden hükme yer olmadığına dair karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; somut olayda dava konusu çek incelendiğinde çek lehtarı olan davalının tam cirosuyla çeki davalı bankaya teslim ettiği, çek üzerinde tahsil veya temlik cirosuna ilişkin bir kayıt bulunmadığının anlaşıldığını, davalı bankanın davalının kredisine ilişkin teminat olarak iş bu çeklerin alındığını cevap dilekçesi ile ikrar ettiği, daha sonrasında ise çeklerin teminat için alınmadığını tahsil amacıyla ciro edildiğini iddia ettiği, alınan bilirkişi raporları ile de anlaşılacağı üzere, davalı bankanın davaya konu çeki teminat amacıyla aldığı, çekin rehin amacıyla cirosu geçerli olmadığından davalı bankanın yetkili hamil olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle ortada temlik cirosu bulunmadığı için davalı banka davalının çeke dayalı hukuki ilişkiden dolayı çeklerin bedelsiz olduğundan çeklerin bedelinin tahsili yoluna gidemeyeceği, bu çeklerden dolayı davacı tarafın yaptığı ödemelerin istirdatının gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ING Bank A.Ş. vekili ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece kararın hüküm kısmında "... Aksaray 1.İcra Müdürlüğünün 2014/1201 E. sayılı dosyasında, bir kısmının Aksaray 1.İcra Müdürlüğünün 2014/1219 E. sayılı dosyasında ve bir kısmının ise ibraz edilmek üzere banka tarafından ödendiği anlaşılmakla, Aksaray 1.İcra Müdürlüğünün 2014/1201 E. sayılı dosyasından yapılan toplam 30.000,00 TL ödeme için ödeme tarihi olan 03.03.2014 tarihinden, Aksaray 1.İcra Müdürlüğünün 2014/1219 E. sayılı dosyasından yapılan 51.402,35 TL ödeme için ödeme tarihi olan 03.03.2014 tarihinden....itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya ödenmesine," karar verildiğini, icra dosya hesapları ve tahsilat makbuzlarından anlaşılacağı üzere, davalı şirket yetkilileri tarafından Aksaray 1.
İcra Müdürlüğü’nün 2014/1201 E. sayılı dosyasına 03.03.2014 tarihinde 39.846,75 TL, 2014/1219 E. sayılı dosyasına da 03.03.2014 tarihinde 80.641,56 TL yatırıldığını, Mahkemece icraya konulmak suretiyle tahsil edilen paranın istirdatına karar verirken her iki dosyada ödenen miktarlar yönünden eksik karar verildiğini, ayrıca kötü niyet tazminatı taleplerinin reddedildiğini, bu hususlar yönünden kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı banka vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, husumet itirazlarının değerlendirilmediğini, gerekçeli kararda çeke ilişkin olarak rehin cirosunun olmayacağı, çekte sadece tahsil cirosu ile işlem yapılabileceği kabul edilmiş iken, gerekçeli kararında bu hususa rağmen çekin rehin cirosu ile müvekkili bankaya verilmiş olduğunun kabul edilerek banka aleyhine hüküm verilmesinin çelişkili olduğunu, müvekkili bankanın çekleri temlik cirosu ile devraldığını ve iyi niyetli yetkili hamil sıfatında olduğunu, rehin cirosunun unsurlarından olan “bedeli teminattır” ya da “bedeli rehinlidir” şeklinde bir ibarenin çekler üzerinde bulunmadığını, yine tahsil cirosunun unsurlarını içeren “tahsil içindir “ yada “vekaleten” şeklinde bir ibarenin de çekler üzerinde bulunmadığını, çek hakkında da uygulanması mümkün bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 818 inci maddesinde, rehin cirosu ile ilgili aynı Kanunun 689 uncu maddesine yapılmış bir atıf bulunmadığından çekte rehin cirosunun uygulama olanağı bulunmadığını, davalı bankanın iyi niyetli hamil olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takibine konu çekler nedeniyle açılan menfi tespit ve istirdat davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gereği yerine getirilmemiştir. Buna göre önceki bozma ilamında belirtildiği üzere bankanın kredi müşterisinin hamili olduğu çekleri tahsil cirosu ile alması durumunda bu çeklerin üzerindeki yetkisinin sadece tahsil yetkisi olacaktır. Ancak söz konusu çekler, diğer davalı şirketin davalı bankaya olan borcunun teminatı olarak alındığından söz konusu çeklerin teminat fonksiyonunun devam edip etmediğinin belirlenmesi gerekir. Mahkemece bankacılık konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla banka kayıt ve defterleri yerinde incelettirilerek dava tarihi itibariyle davalı asıl borçlu Karaca Limited Şirketi'nin davalı bankaya borcunun bulunup bulunmadığı, var ise borç miktarının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, Dairenin önceki bozma ilamı yanlış değerlendirilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı banka vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı ve davalı bankaya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109686700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz