Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/4347 E. 2024/8455 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müddeabih↗ müterafik kusur↗ ticari itibar↗ usuli kazanılmış hak↗ kâr mahrumiyeti↗ vekâlet ücreti↗ ek prim↗ kazanılmış hak↗ kâr kaybı↗ maddi ve manevi tazminat↗ ıslah↗ tacir↗ dosya masrafı↗ maddi tazminat↗ kusur↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının SSK prim borcunu kredi kullandırılarak ödenmesi için davalıya yazılı talimat verdiğini, ancak davalının talimat gereğini tam olarak yerine getirmeyip davacının SSK borcunu kısmi olarak ödediğini, davacının kamu borcunun bulunması nedeniyle kazanmış olduğu iki ayrı ihalede ihale dışı bırakıldığını, davacının ihaleler için yatırmış olduğu geçiçi teminatların gelir kaydedildiğini, davacının ihale dışı bırakılması nedeniyle ticari itibarının sarsıldığını ileri sürerek 57.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacının, ihaleye girmeden 4 gün önce SSK prim borçlarının eksik ödendiğini bildiğini, davacının kendi kusuru ile zararın artmasına neden olduğunu, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak davacının, davalı bankaya 02.02.2009 tarihli talimatı verip, 74.358.85 TL tutarında SSK ödemesini kredi kullandırarak yapılmasını istediği, davalının talimata uygun şekilde aynı gün belirtilen tutarda kredi açtığı, yine aynı gün talimata aykırı şekilde 51.172.37 TL SSK ödemesi yaptığı, SSK borcunun tamamen ödenmediği, davacının kısa süre sonra girdiği iki ayrı ihaleyi kazandığı, SSK borcunun tamamen ödenmemesi nedeniyle ihale dışı bırakıldığı, davacı tacir olup, ticari işlerinde basiretli şekilde hareket etmek zorunda olduğundan ihalelere katılması dolayısıyla SSK borcunun ödenip ödenmediğini takip etmek zorunda olduğu, salt talimat vermesi yeterli olmadığı, ihale dışı kalmasında davalının talimata aykırı şekilde işlem yapması dışında davacının hesaplarını kontrol etmemesi de etkili olduğu, bu durum karşısında, talimatın verildiği tarih ile ihale sürecindeki hesap hareketleri de dikkate alınarak, ihale için gerekli SSK borcunun ödenip ödenmediğini takip etmekle yükümlü davacının da %30 müterafik kusurun olduğunun kabul edilip, davalı bankanın ise talimata rağmen davacı tacirin ihale dışı kalmasına sebebiyet vermekten %70 kusurlu bulunduğu, davacının 27.000,00 TL gelir kaydedilen geçici teminat miktarı ve ihaleye iştirak için harcanan mesai ve masraflar miktarının davalının kusur durumuna göre 18.694,347 TL'sinden sorumlu olduğu, davacı dava dilekçesi ile mahrum kaldığı kâr kaybının karşılığı olarak 30.000,00 TL tazminat isteminde bulunduğu, bozmadan sonra ıslah yapılmasının mümkün olmadığı, bu durumda, davacının tazminat talebinin 30.000,00 TL olarak kabulü gerektiği, bu miktardan zararın meydana gelmesinde davacının müterafik kusuru olan % 30 oranındaki indirimin uygulanması gerektiğinden 21.000,00 TL maddi tazminatın 23.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebiyle ilgili verilen kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 21.000,00 TL maddi tazminatın 23.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalının davacının talimatına aykırı davranması ve davacının ihale dışı bırakılması nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Yargıtayın bozma ilamına uyan Mahkeme bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Zira uyulan bozma kararı gereğince, bozma kapsamı dışında kalan hususlarda lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğmuştur. Bozmadan önce Mahkemece verilen 14.07.2020 tarihli kararda, "davacının 27.000,00 TL gelir kaydedilen geçici teminat miktarı ve ihaleye iştirak için harcanan mesai ve masraflar miktarının davalının kusur durumuna göre 18.694,347 TL'sinden sorumlu olduğu," belirtilerek bu miktara ve davacının ihale dışı kalması nedeniyle 30.000,00 TL maddi tazminat olmak üzere toplamda 48.694,34 TL tazminata karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine davacının tüm davalının sair temyiz itirazları reddedilerek davacının tazminat talebinin 30.000,00 TL olduğu kabul edilmekle, zararın meydana gelmesinde davacının müterafik kusuru olan % 30 oranındaki indirimin de, talep edilen bu tazminat miktarı üzerinden yapılarak karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde yukarıda yazılı şekilde karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının sair temyiz itirazları reddedilip 14.07.2020 tarihli kararda hükmedilen ve davacı lehine usuli kazanılmış hak doğuran, davacının 27.000,00 TL gelir kaydedilen geçici teminat miktarı ve ihaleye iştirak için harcanan mesai ve masraflar miktarının davalının kusur durumuna göre 18.694,347 TL'sinden de sorumlu olduğuna dair karar verilmesi gerekirken, bu taleplerinin reddi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de geçerli olmayan ıslah neticesinde arttırılan müddeabih esas alınarak davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/286 E. 2022/1856 K.
Ortak:müterafik kusur · kâr mahrumiyeti · kâr kaybı · ıslah · tacir · maddi tazminat · kusur
İncelediğiniz kararda… borcunun tamamen ödenmediği, davacının kısa süre sonra girdiği iki ayrı ihaleyi kazandığı, SSK borcunun tamamen ödenmemesi nedeniyle ihale dışı bırakıldığı, davacı «tacir» olup, ticari işlerinde basiretli şekilde hareket etmek zorunda olduğundan ihalelere katılması dolayısıyla SSK borcunun ödenip ödenmediğini takip etmek zorunda olduğu, salt talimat vermesi yeterli olmadığı, ihale dışı kalmasında davalının talimata aykırı şekilde işlem yapması dışında davacının hesaplarını kontrol etmemesi de etkili olduğu, bu durum karşısında, talimatın verildiği tarih ile ihale sürecindeki hesap hareketleri de dikkate alınarak, ihale için gerekli SSK borcunun ödenip ödenmediğini takip etmekle yükümlü davacının da %30 «müterafik kusurun» olduğunun kabul edilip, davalı bankanın ise talimata rağmen davacı tacirin ihale dışı kalmasına sebebiyet vermekten %70 kusurlu bulunduğu, davacının 27.000,00 TL gelir kaydedilen geçici «teminat» miktarı ve ihaleye iştirak için harcanan mesai ve «masraflar» miktarının davalının kusur durumuna göre 18.694,347 TL'sinden sorumlu olduğu, davacı dava dilekçesi ile «mahrum» kaldığı kâr «kaybının» karşılığı olarak 30.000,00 TL tazminat isteminde bulunduğu, bozmadan sonra «ıslah» yapılmasının mümkün olmadığı, bu durumda, davacının tazminat talebinin 30.000,00 TL olarak kabulü gerektiği, bu miktardan zararın meydana gelmesinde davacının müterafik kusuru olan % 30 oranındaki indirimin uygulanması gerektiğinden 21.000,00 TL «maddi tazminatın» 23.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebiyle ilgili verilen kar …
Bozmadan önce Mahkemece verilen 14.07.2020 tarihli kararda, "davacının 27.000,00 TL gelir kaydedilen geçici «teminat» miktarı ve ihaleye iştirak için harcanan mesai ve «masraflar» miktarının davalının «kusur» durumuna göre 18.694,347 TL'sinden sorumlu olduğu," belirtilerek bu miktara ve davacının ihale dışı kalması nedeniyle 30.000,00 TL «maddi tazminat» olmak üzere toplamda 48.694,34 TL tazminata karar verilmiştir.
… e davacının tüm davalının sair temyiz itirazları reddedilerek davacının tazminat talebinin 30.000,00 TL olduğu kabul edilmekle, zararın meydana gelmesinde davacının «müterafik kusuru» olan % 30 oranındaki indirimin de, talep edilen bu tazminat miktarı üzerinden yapılarak karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuş, bozmay …
Benzer bu kararda… SSK ödemesi yaptığı, SSK borcunun tamamen ödenmediği, davacının kazandığı iki ayrı ihalede SSK borcunun tamamen ödenmemesi nedeniyle ihale dışı bırakıldığı, davacı «tacir» olup, ticari işlerinde basiretli şekilde hareket etmek zorunda olduğundan ihalelere katılması dolayısıyla SSK borcunun ödenip ödenmediğini takip etmek zorunda olduğu, salt talimat vermesinin yeterli olmadığı, zararın meydana gelmesinde davalının kusurlu davranışıyla birlikte davacının kendisinin de sebep olduğu, davacının %30 «müterafik kusurun» olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının ihale dışı kalması nedeniyle 30.000,00 TL «maddi tazminatın» ve toplamda 48.694,34 TL tazminatın 23.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebiyle ilgili karar Yargıtay ilamı ile kesinleştiğinden bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Davacı dava dilekçesi ile «mahrum» kaldığı kâr «kaybının» karşılığı olarak 30.000.-TL tazminat isteminde bulunmuştur.
Bu durumda, davacının tazminat talebinin 30.000.-TL olduğu kabul edilmekle, zararın meydana gelmesinde davacının «müterafik kusuru» olan % 30 oranındaki indirimin de, talep edilen bu tazminat miktarı üzerinden yapılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… SSK ödemesi yaptığı, SSK borcunun tamamen ödenmediği, davacının kazandığı iki ayrı ihalede SSK borcunun tamamen ödenmemesi nedeniyle ihale dışı bırakıldığı, davacı «tacir» olup, ticari işlerinde basiretli şekilde hareket etmek zorunda olduğundan ihalelere katılması dolayısıyla SSK borcunun ödenip ödenmediğini takip etmek zorunda olduğu, salt talimat vermesinin yeterli olmadığı, zararın meydana gelmesinde davalının kusurlu davranışıyla birlikte davacının kendisinin de sebep olduğu, davacının %30 «müterafik kusurun» olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının ihale dışı kalması nedeniyle 30.000,00 TL «maddi tazminatın» ve toplamda 48.694,34 TL tazminatın 23.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebiyle ilgili karar Yargıtay ilamı ile kesinleştiğinden bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5461 E. 2013/8148 K.
Ortak:müterafik kusur · ek prim · kâr kaybı · tacir · dosya masrafı · maddi tazminat · kusur · teminat
İncelediğiniz kararda… borcunun tamamen ödenmediği, davacının kısa süre sonra girdiği iki ayrı ihaleyi kazandığı, SSK borcunun tamamen ödenmemesi nedeniyle ihale dışı bırakıldığı, davacı «tacir» olup, ticari işlerinde basiretli şekilde hareket etmek zorunda olduğundan ihalelere katılması dolayısıyla SSK borcunun ödenip ödenmediğini takip etmek zorunda olduğu, salt talimat vermesi yeterli olmadığı, ihale dışı kalmasında davalının talimata aykırı şekilde işlem yapması dışında davacının hesaplarını kontrol etmemesi de etkili olduğu, bu durum karşısında, talimatın verildiği tarih ile ihale sürecindeki hesap hareketleri de dikkate alınarak, ihale için gerekli SSK borcunun ödenip ödenmediğini takip etmekle yükümlü davacının da %30 «müterafik kusurun» olduğunun kabul edilip, davalı bankanın ise talimata rağmen davacı tacirin ihale dışı kalmasına sebebiyet vermekten %70 kusurlu bulunduğu, davacının 27.000,00 TL gelir kaydedilen geçici «teminat» miktarı ve ihaleye iştirak için harcanan mesai ve «masraflar» miktarının davalının kusur durumuna göre 18.694,347 TL'sinden sorumlu olduğu, davacı dava dilekçesi ile «mahrum» kaldığı kâr «kaybının» karşılığı olarak 30.000,00 TL tazminat isteminde bulunduğu, bozmadan sonra «ıslah» yapılmasının mümkün olmadığı, bu durumda, davacının tazminat talebinin 30.000,00 TL olarak kabulü gerektiği, bu miktardan zararın meydana gelmesinde davacının müterafik kusuru olan % 30 oranındaki indirimin uygulanması gerektiğinden 21.000,00 TL «maddi tazminatın» 23.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebiyle ilgili verilen kar …
Bozmadan önce Mahkemece verilen 14.07.2020 tarihli kararda, "davacının 27.000,00 TL gelir kaydedilen geçici «teminat» miktarı ve ihaleye iştirak için harcanan mesai ve «masraflar» miktarının davalının «kusur» durumuna göre 18.694,347 TL'sinden sorumlu olduğu," belirtilerek bu miktara ve davacının ihale dışı kalması nedeniyle 30.000,00 TL «maddi tazminat» olmak üzere toplamda 48.694,34 TL tazminata karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının sair temyiz itirazları reddedilip 14.07.2020 tarihli kararda hükmedilen ve davacı lehine «usuli kazanılmış hak» doğuran, davacının 27.000,00 TL gelir kaydedilen geçici «teminat» miktarı ve ihaleye iştirak için harcanan mesai ve «masraflar» miktarının davalının «kusur» durumuna göre 18.694,347 TL'sinden de sorumlu olduğuna dair karar verilmesi gerekirken, bu taleplerinin reddi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davalının davacının talimatına aykırı davranarak ... «prim» borcunu tam olarak ödememek suretiyle, davacının ihale dışı bırakılmasına neden olduğu, bu nedenle gelir kaydedilen geçici «teminatları» ve ihale «masraflarını» ödemek zorunda olduğu, davacının kâr «kaybı» talebi yönünden ise davacının bu zararı ile davalının borca aykırı eylemi arasında «illiyet bağı» bulunmadığı, davacının kişisel hak ihlalini saptayacak bir delil sunmadığı, ayrıca ihale makamlarının ihale şartlarını «taşıyan» bir şirketi ihalelere iştirakten ve kazanmaktan alıkoymayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ....760,...
… ur. ...-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, davacının iki ayrı ihaleyi kazanmasına rağmen davalının «kusuru» nedeniyle ihale dışı bırakıldığının sabit olmasına, meydana gelen «kar kaybının» tespit edilmesinde somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 325. maddesi hükmünün dikkate alınacağının açık bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm, …
… i tarih ile ihale sürecindeki hesap hareketleri de dikkate alınarak, ihale kazanmak için gerekli ... borcunun ödenip ödenmediğini takip etmekle yükümlü davacının da «müterafik kusurun» olduğunun kabul edilip, tarafların «kusur oranlarının» uzman bilirkişi vasıtasıyla tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi ve kararın bu yönüyle ... numaralı bent olarak davalı yararına bozulması gerekirken y …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar kaybı · kusur oranı · illiyet bağı · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davalının davacının talimatına aykırı davranarak ... «prim» borcunu tam olarak ödememek suretiyle, davacının ihale dışı bırakılmasına neden olduğu, bu nedenle gelir kaydedilen geçici «teminatları» ve ihale «masraflarını» ödemek zorunda olduğu, davacının kâr «kaybı» talebi yönünden ise davacının bu zararı ile davalının borca aykırı eylemi arasında «illiyet bağı» bulunmadığı, davacının kişisel hak ihlalini saptayacak bir delil sunmadığı, ayrıca ihale makamlarının ihale şartlarını «taşıyan» bir şirketi ihalelere iştirakten ve kazanmaktan alıkoymayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ....760,...
… ur. ...-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, davacının iki ayrı ihaleyi kazanmasına rağmen davalının «kusuru» nedeniyle ihale dışı bırakıldığının sabit olmasına, meydana gelen «kar kaybının» tespit edilmesinde somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 325. maddesi hükmünün dikkate alınacağının açık bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm, …
… i tarih ile ihale sürecindeki hesap hareketleri de dikkate alınarak, ihale kazanmak için gerekli ... borcunun ödenip ödenmediğini takip etmekle yükümlü davacının da «müterafik kusurun» olduğunun kabul edilip, tarafların «kusur oranlarının» uzman bilirkişi vasıtasıyla tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi ve kararın bu yönüyle ... numaralı bent olarak davalı yararına bozulması gerekirken y …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9363 E. 2012/16466 K.
Ortak:kâr mahrumiyeti · ek prim · kâr kaybı · tacir · dosya masrafı · maddi tazminat · kusur · teminat · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz kararda… borcunun tamamen ödenmediği, davacının kısa süre sonra girdiği iki ayrı ihaleyi kazandığı, SSK borcunun tamamen ödenmemesi nedeniyle ihale dışı bırakıldığı, davacı «tacir» olup, ticari işlerinde basiretli şekilde hareket etmek zorunda olduğundan ihalelere katılması dolayısıyla SSK borcunun ödenip ödenmediğini takip etmek zorunda olduğu, salt talimat vermesi yeterli olmadığı, ihale dışı kalmasında davalının talimata aykırı şekilde işlem yapması dışında davacının hesaplarını kontrol etmemesi de etkili olduğu, bu durum karşısında, talimatın verildiği tarih ile ihale sürecindeki hesap hareketleri de dikkate alınarak, ihale için gerekli SSK borcunun ödenip ödenmediğini takip etmekle yükümlü davacının da %30 «müterafik kusurun» olduğunun kabul edilip, davalı bankanın ise talimata rağmen davacı tacirin ihale dışı kalmasına sebebiyet vermekten %70 kusurlu bulunduğu, davacının 27.000,00 TL gelir kaydedilen geçici «teminat» miktarı ve ihaleye iştirak için harcanan mesai ve «masraflar» miktarının davalının kusur durumuna göre 18.694,347 TL'sinden sorumlu olduğu, davacı dava dilekçesi ile «mahrum» kaldığı kâr «kaybının» karşılığı olarak 30.000,00 TL tazminat isteminde bulunduğu, bozmadan sonra «ıslah» yapılmasının mümkün olmadığı, bu durumda, davacının tazminat talebinin 30.000,00 TL olarak kabulü gerektiği, bu miktardan zararın meydana gelmesinde davacının müterafik kusuru olan % 30 oranındaki indirimin uygulanması gerektiğinden 21.000,00 TL «maddi tazminatın» 23.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebiyle ilgili verilen kar …
Bozmadan önce Mahkemece verilen 14.07.2020 tarihli kararda, "davacının 27.000,00 TL gelir kaydedilen geçici «teminat» miktarı ve ihaleye iştirak için harcanan mesai ve «masraflar» miktarının davalının «kusur» durumuna göre 18.694,347 TL'sinden sorumlu olduğu," belirtilerek bu miktara ve davacının ihale dışı kalması nedeniyle 30.000,00 TL «maddi tazminat» olmak üzere toplamda 48.694,34 TL tazminata karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının sair temyiz itirazları reddedilip 14.07.2020 tarihli kararda hükmedilen ve davacı lehine «usuli kazanılmış hak» doğuran, davacının 27.000,00 TL gelir kaydedilen geçici «teminat» miktarı ve ihaleye iştirak için harcanan mesai ve «masraflar» miktarının davalının «kusur» durumuna göre 18.694,347 TL'sinden de sorumlu olduğuna dair karar verilmesi gerekirken, bu taleplerinin reddi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davalının davacının talimatına aykırı davranarak SSK «prim» borcunu tam olarak ödememek suretiyle, davacının ihale dışı bırakılmasına neden olduğu, bu nedenle gelir kaydedilen geçici «teminatları» ve ihale «masraflarını» ödemek zorunda olduğu, davacının kâr «kaybı» talebi yönünden ise davacının bu zararı ile davalının borca aykırı eylemi arasında «illiyet bağı» bulunmadığı, davacının kişisel hak ihlalini saptayacak bir delil sunmadığı, ayrıca ihale makamlarının ihale şartlarını «taşıyan» bir şirketi ihalelere iştirakten ve kazanmaktan alıkoymayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 26.760,23 TL «maddi tazminatın» faiziyle davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin ve fazlaya dair maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda «tacir» olan davacının hesaplarını kontrol etmesi gerekirken üstelik davalı tarafından, SSK hesabına aktarılmayan bakiyeden harcama yaptığı dikkate alınıp davacının müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek tarafların «kusur oranının» tespiti için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle da …
2- Dava, davalı Banka'nın davacının talimatına aykırı davranması ve davacının ihale dışı bırakılması nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin olup, davacı ihale dışı bırakılması sebebiyle uğradığı kâr «kaybının» da tazminini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur oranı · illiyet bağı · havale · taşıyan · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davalının davacının talimatına aykırı davranarak SSK «prim» borcunu tam olarak ödememek suretiyle, davacının ihale dışı bırakılmasına neden olduğu, bu nedenle gelir kaydedilen geçici «teminatları» ve ihale «masraflarını» ödemek zorunda olduğu, davacının kâr «kaybı» talebi yönünden ise davacının bu zararı ile davalının borca aykırı eylemi arasında «illiyet bağı» bulunmadığı, davacının kişisel hak ihlalini saptayacak bir delil sunmadığı, ayrıca ihale makamlarının ihale şartlarını «taşıyan» bir şirketi ihalelere iştirakten ve kazanmaktan alıkoymayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 26.760,23 TL «maddi tazminatın» faiziyle davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin ve fazlaya dair maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davacının bu talebinin davalının eylemi ile davacının bu zararı arasında «illiyet bağı» bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
3- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davalı 02/09/2009 tarihinde talimatı ile 74.395,85 TL'yi davacının hesabına yatırmış, aynı günde hesaba yatan paranın davacının taliamatına aykırı olarak sadece 51.172,37 TL'lik kısmını SSK hesabına «havale» etmiştir.
Bu durumda «tacir» olan davacının hesaplarını kontrol etmesi gerekirken üstelik davalı tarafından, SSK hesabına aktarılmayan bakiyeden harcama yaptığı dikkate alınıp davacının müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek tarafların «kusur oranının» tespiti için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle da …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5741 E. 2011/16434 K.
Ortak:ek prim
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının SSK «prim» borcunu kredi kullandırılarak ödenmesi için davalıya yazılı talimat verdiğini, ancak davalının talimat gereğini tam olarak yerine getirmeyip davacının SSK borcunu kısmi olarak ödediğini, davacının kamu borcunun bulunması nedeniyle kazanmış olduğu iki ayrı ihalede ihale dışı bırakıldığını, davacının ihaleler için yatırmış olduğu geçiçi «teminatların» gelir kaydedildiğini, davacının ihale dışı bırakılması nedeniyle «ticari itibarının» sarsıldığını ileri sürerek 57.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacının, ihaleye girmeden 4 gün önce SSK «prim» borçlarının eksik ödendiğini bildiğini, davacının kendi «kusuru» ile zararın artmasına neden olduğunu, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirket ortağı olması nedeniyle kendisine bir ücret ödenmesi ve SSK «primi» yatırılmasının yasal olarak mümkün olmadığı, her ay yapıldığı ileri sürülen 1.000 TL'lik aylık ödemenin şirket kayıt ve belgelerinde yer almadığı, davacı tarafça «ibraz» edilen 04.01.2006 tarihli belgenin de kredi kartı alınması için verildiği bu nedenle dayanaksız olduğu gerekçeleri ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzeni · görevsizlik kararı · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirket ortağı olması nedeniyle kendisine bir ücret ödenmesi ve SSK «primi» yatırılmasının yasal olarak mümkün olmadığı, her ay yapıldığı ileri sürülen 1.000 TL'lik aylık ödemenin şirket kayıt ve belgelerinde yer almadığı, davacı tarafça «ibraz» edilen 04.01.2006 tarihli belgenin de kredi kartı alınması için verildiği bu nedenle dayanaksız olduğu gerekçeleri ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Görev «kamu düzenine» ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen nazara alınmalıdır.
Mahkemece, «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/4347 E. , 2024/8455 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/799 Esas, 2024/329 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının SSK prim borcunu kredi kullandırılarak ödenmesi için davalıya yazılı talimat verdiğini, ancak davalının talimat gereğini tam olarak yerine getirmeyip davacının SSK borcunu kısmi olarak ödediğini, davacının kamu borcunun bulunması nedeniyle kazanmış olduğu iki ayrı ihalede ihale dışı bırakıldığını, davacının ihaleler için yatırmış olduğu geçiçi teminatların gelir kaydedildiğini, davacının ihale dışı bırakılması nedeniyle ticari itibarının sarsıldığını ileri sürerek 57.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacının, ihaleye girmeden 4 gün önce SSK prim borçlarının eksik ödendiğini bildiğini, davacının kendi kusuru ile zararın artmasına neden olduğunu, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak davacının, davalı bankaya 02.02.2009 tarihli talimatı verip, 74.358.85 TL tutarında SSK ödemesini kredi kullandırarak yapılmasını istediği, davalının talimata uygun şekilde aynı gün belirtilen tutarda kredi açtığı, yine aynı gün talimata aykırı şekilde 51.172.37 TL SSK ödemesi yaptığı, SSK borcunun tamamen ödenmediği, davacının kısa süre sonra girdiği iki ayrı ihaleyi kazandığı, SSK borcunun tamamen ödenmemesi nedeniyle ihale dışı bırakıldığı, davacı tacir olup, ticari işlerinde basiretli şekilde hareket etmek zorunda olduğundan ihalelere katılması dolayısıyla SSK borcunun ödenip ödenmediğini takip etmek zorunda olduğu, salt talimat vermesi yeterli olmadığı, ihale dışı kalmasında davalının talimata aykırı şekilde işlem yapması dışında davacının hesaplarını kontrol etmemesi de etkili olduğu, bu durum karşısında, talimatın verildiği tarih ile ihale sürecindeki hesap hareketleri de dikkate alınarak, ihale için gerekli SSK borcunun ödenip ödenmediğini takip etmekle yükümlü davacının da %30 müterafik kusurun olduğunun kabul edilip, davalı bankanın ise talimata rağmen davacı tacirin ihale dışı kalmasına sebebiyet vermekten %70 kusurlu bulunduğu, davacının 27.000,00 TL gelir kaydedilen geçici teminat miktarı ve ihaleye iştirak için harcanan mesai ve masraflar miktarının davalının kusur durumuna göre 18.694,347 TL'sinden sorumlu olduğu, davacı dava dilekçesi ile mahrum kaldığı kâr kaybının karşılığı olarak 30.000,00 TL tazminat isteminde bulunduğu, bozmadan sonra ıslah yapılmasının mümkün olmadığı, bu durumda, davacının tazminat talebinin 30.000,00 TL olarak kabulü gerektiği, bu miktardan zararın meydana gelmesinde davacının müterafik kusuru olan % 30 oranındaki indirimin uygulanması gerektiğinden 21.000,00 TL maddi tazminatın 23.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebiyle ilgili verilen kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 21.000,00 TL maddi tazminatın 23.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalının davacının talimatına aykırı davranması ve davacının ihale dışı bırakılması nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Yargıtayın bozma ilamına uyan Mahkeme bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Zira uyulan bozma kararı gereğince, bozma kapsamı dışında kalan hususlarda lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğmuştur. Bozmadan önce Mahkemece verilen 14.07.2020 tarihli kararda, "davacının 27.000,00 TL gelir kaydedilen geçici teminat miktarı ve ihaleye iştirak için harcanan mesai ve masraflar miktarının davalının kusur durumuna göre 18.694,347 TL'sinden sorumlu olduğu," belirtilerek bu miktara ve davacının ihale dışı kalması nedeniyle 30.000,00 TL maddi tazminat olmak üzere toplamda 48.694,34 TL tazminata karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine davacının tüm davalının sair temyiz itirazları reddedilerek davacının tazminat talebinin 30.000,00 TL olduğu kabul edilmekle, zararın meydana gelmesinde davacının müterafik kusuru olan % 30 oranındaki indirimin de, talep edilen bu tazminat miktarı üzerinden yapılarak karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde yukarıda yazılı şekilde karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının sair temyiz itirazları reddedilip 14.07.2020 tarihli kararda hükmedilen ve davacı lehine usuli kazanılmış hak doğuran, davacının 27.000,00 TL gelir kaydedilen geçici teminat miktarı ve ihaleye iştirak için harcanan mesai ve masraflar miktarının davalının kusur durumuna göre 18.694,347 TL'sinden de sorumlu olduğuna dair karar verilmesi gerekirken, bu taleplerinin reddi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de geçerli olmayan ıslah neticesinde arttırılan müddeabih esas alınarak davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
V.SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bend uyarınca Mahkeme kararının BOZULMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, 28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1108970000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz