Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/9363 E. 2012/16466 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusur oranı↗ illiyet bağı↗ kâr mahrumiyeti↗ ek prim↗ kâr kaybı↗ maddi ve manevi tazminat↗ havale↗ taşıyan↗ tacir↗ dosya masrafı↗ maddi tazminat↗ kusur↗ vekalet ücreti↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davalının davacının talimatına aykırı davranarak SSK prim borcunu tam olarak ödememek suretiyle, davacının ihale dışı bırakılmasına neden olduğu, bu nedenle gelir kaydedilen geçici teminatları ve ihale masraflarını ödemek zorunda olduğu, davacının kâr kaybı talebi yönünden ise davacının bu zararı ile davalının borca aykırı eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığı, davacının kişisel hak ihlalini saptayacak bir delil sunmadığı, ayrıca ihale makamlarının ihale şartlarını taşıyan bir şirketi ihalelere iştirakten ve kazanmaktan alıkoymayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 26.760,23 TL maddi tazminatın faiziyle davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin ve fazlaya dair maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı Banka'nın davacının talimatına aykırı davranması ve davacının ihale dışı bırakılması nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin olup, davacı ihale dışı bırakılması sebebiyle uğradığı kâr kaybının da tazminini talep etmiştir. Mahkemece davacının bu talebinin davalının eylemi ile davacının bu zararı arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Ancak davacının iki ihaleyi de kazandığı, davalının eylemi sonucu ihale dışı bırakıldığı dosya kapsamı ile sabittir. Davacı, davalının eylemi nedeniyle mal varlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalmıştır. Bu durumda davacının kâr kaybı talebinin bu hususlar nazara alınarak değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davalı 02/09/2009 tarihinde talimatı ile 74.395,85 TL'yi davacının hesabına yatırmış, aynı günde hesaba yatan paranın davacının taliamatına aykırı olarak sadece 51.172,37 TL'lik kısmını SSK hesabına havale etmiştir. Davacı bu tarihten sonra 03/02/2009 ve 03/04/2009 tarihlerinde aynı hesaptan işlemler yaptığı ve davalı tarafından SSK hesabına davacının talimatına aykırı olarak aktarmadığı bakiyeden de harcama yaptığı dosya içerisinde bulunan ekstreden anlaşılmaktadır. Bu durumda tacir olan davacının hesaplarını kontrol etmesi gerekirken üstelik davalı tarafından, SSK hesabına aktarılmayan bakiyeden harcama yaptığı dikkate alınıp davacının müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek tarafların kusur oranının tespiti için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4- Kabule göre de, davacının reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri için davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/286 E. 2022/1856 K.
Ortak:kâr mahrumiyeti · kâr kaybı · tacir · maddi tazminat · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davalının davacının talimatına aykırı davranarak SSK «prim» borcunu tam olarak ödememek suretiyle, davacının ihale dışı bırakılmasına neden olduğu, bu nedenle gelir kaydedilen geçici «teminatları» ve ihale «masraflarını» ödemek zorunda olduğu, davacının kâr «kaybı» talebi yönünden ise davacının bu zararı ile davalının borca aykırı eylemi arasında «illiyet bağı» bulunmadığı, davacının kişisel hak ihlalini saptayacak bir delil sunmadığı, ayrıca ihale makamlarının ihale şartlarını «taşıyan» bir şirketi ihalelere iştirakten ve kazanmaktan alıkoymayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 26.760,23 TL «maddi tazminatın» faiziyle davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin ve fazlaya dair maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda «tacir» olan davacının hesaplarını kontrol etmesi gerekirken üstelik davalı tarafından, SSK hesabına aktarılmayan bakiyeden harcama yaptığı dikkate alınıp davacının müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek tarafların «kusur oranının» tespiti için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle da …
2- Dava, davalı Banka'nın davacının talimatına aykırı davranması ve davacının ihale dışı bırakılması nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin olup, davacı ihale dışı bırakılması sebebiyle uğradığı kâr «kaybının» da tazminini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… SSK ödemesi yaptığı, SSK borcunun tamamen ödenmediği, davacının kazandığı iki ayrı ihalede SSK borcunun tamamen ödenmemesi nedeniyle ihale dışı bırakıldığı, davacı «tacir» olup, ticari işlerinde basiretli şekilde hareket etmek zorunda olduğundan ihalelere katılması dolayısıyla SSK borcunun ödenip ödenmediğini takip etmek zorunda olduğu, salt talimat vermesinin yeterli olmadığı, zararın meydana gelmesinde davalının kusurlu davranışıyla birlikte davacının kendisinin de sebep olduğu, davacının %30 «müterafik kusurun» olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının ihale dışı kalması nedeniyle 30.000,00 TL «maddi tazminatın» ve toplamda 48.694,34 TL tazminatın 23.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebiyle ilgili karar Yargıtay ilamı ile kesinleştiğinden bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Davacı dava dilekçesi ile «mahrum» kaldığı kâr «kaybının» karşılığı olarak 30.000.-TL tazminat isteminde bulunmuştur.
Bu durumda, davacının tazminat talebinin 30.000.-TL olduğu kabul edilmekle, zararın meydana gelmesinde davacının «müterafik kusuru» olan % 30 oranındaki indirimin de, talep edilen bu tazminat miktarı üzerinden yapılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · ıslah · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… SSK ödemesi yaptığı, SSK borcunun tamamen ödenmediği, davacının kazandığı iki ayrı ihalede SSK borcunun tamamen ödenmemesi nedeniyle ihale dışı bırakıldığı, davacı «tacir» olup, ticari işlerinde basiretli şekilde hareket etmek zorunda olduğundan ihalelere katılması dolayısıyla SSK borcunun ödenip ödenmediğini takip etmek zorunda olduğu, salt talimat vermesinin yeterli olmadığı, zararın meydana gelmesinde davalının kusurlu davranışıyla birlikte davacının kendisinin de sebep olduğu, davacının %30 «müterafik kusurun» olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının ihale dışı kalması nedeniyle 30.000,00 TL «maddi tazminatın» ve toplamda 48.694,34 TL tazminatın 23.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebiyle ilgili karar Yargıtay ilamı ile kesinleştiğinden bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle 7251 sayılı Kanun ile değiştirilen 6100 sayılı HMK’nın 177. maddesinin uygulanması için davacının yargılama aşamasında yeniden «ıslah» dilekçesi vermemiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacının «ıslah» istemleri, Yargıtay bozma ilamından sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Bu durumda, davacının tazminat talebinin 30.000.-TL olduğu kabul edilmekle, zararın meydana gelmesinde davacının «müterafik kusuru» olan % 30 oranındaki indirimin de, talep edilen bu tazminat miktarı üzerinden yapılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5461 E. 2013/8148 K.
Ortak:kusur oranı · illiyet bağı · ek prim · kâr kaybı · taşıyan · tacir · dosya masrafı · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davalının davacının talimatına aykırı davranarak SSK «prim» borcunu tam olarak ödememek suretiyle, davacının ihale dışı bırakılmasına neden olduğu, bu nedenle gelir kaydedilen geçici «teminatları» ve ihale «masraflarını» ödemek zorunda olduğu, davacının kâr «kaybı» talebi yönünden ise davacının bu zararı ile davalının borca aykırı eylemi arasında «illiyet bağı» bulunmadığı, davacının kişisel hak ihlalini saptayacak bir delil sunmadığı, ayrıca ihale makamlarının ihale şartlarını «taşıyan» bir şirketi ihalelere iştirakten ve kazanmaktan alıkoymayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 26.760,23 TL «maddi tazminatın» faiziyle davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin ve fazlaya dair maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda «tacir» olan davacının hesaplarını kontrol etmesi gerekirken üstelik davalı tarafından, SSK hesabına aktarılmayan bakiyeden harcama yaptığı dikkate alınıp davacının müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek tarafların «kusur oranının» tespiti için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle da …
2- Dava, davalı Banka'nın davacının talimatına aykırı davranması ve davacının ihale dışı bırakılması nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin olup, davacı ihale dışı bırakılması sebebiyle uğradığı kâr «kaybının» da tazminini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davalının davacının talimatına aykırı davranarak ... «prim» borcunu tam olarak ödememek suretiyle, davacının ihale dışı bırakılmasına neden olduğu, bu nedenle gelir kaydedilen geçici «teminatları» ve ihale «masraflarını» ödemek zorunda olduğu, davacının kâr «kaybı» talebi yönünden ise davacının bu zararı ile davalının borca aykırı eylemi arasında «illiyet bağı» bulunmadığı, davacının kişisel hak ihlalini saptayacak bir delil sunmadığı, ayrıca ihale makamlarının ihale şartlarını «taşıyan» bir şirketi ihalelere iştirakten ve kazanmaktan alıkoymayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ....760,...
TL «maddi tazminatın» faiziyle davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin ve fazlaya dair maddi tazminat taleplerinin reddine dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
… ur. ...-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, davacının iki ayrı ihaleyi kazanmasına rağmen davalının «kusuru» nedeniyle ihale dışı bırakıldığının sabit olmasına, meydana gelen «kar kaybının» tespit edilmesinde somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 325. maddesi hükmünün dikkate alınacağının açık bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm, …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar kaybı · müterafik kusur
Benzer bu kararda… ur. ...-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, davacının iki ayrı ihaleyi kazanmasına rağmen davalının «kusuru» nedeniyle ihale dışı bırakıldığının sabit olmasına, meydana gelen «kar kaybının» tespit edilmesinde somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 325. maddesi hükmünün dikkate alınacağının açık bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm, …
… i tarih ile ihale sürecindeki hesap hareketleri de dikkate alınarak, ihale kazanmak için gerekli ... borcunun ödenip ödenmediğini takip etmekle yükümlü davacının da «müterafik kusurun» olduğunun kabul edilip, tarafların «kusur oranlarının» uzman bilirkişi vasıtasıyla tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi ve kararın bu yönüyle ... numaralı bent olarak davalı yararına bozulması gerekirken y …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/4347 E. 2024/8455 K.
Ortak:kâr mahrumiyeti · ek prim · kâr kaybı · tacir · dosya masrafı · maddi tazminat · kusur · teminat · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davalının davacının talimatına aykırı davranarak SSK «prim» borcunu tam olarak ödememek suretiyle, davacının ihale dışı bırakılmasına neden olduğu, bu nedenle gelir kaydedilen geçici «teminatları» ve ihale «masraflarını» ödemek zorunda olduğu, davacının kâr «kaybı» talebi yönünden ise davacının bu zararı ile davalının borca aykırı eylemi arasında «illiyet bağı» bulunmadığı, davacının kişisel hak ihlalini saptayacak bir delil sunmadığı, ayrıca ihale makamlarının ihale şartlarını «taşıyan» bir şirketi ihalelere iştirakten ve kazanmaktan alıkoymayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 26.760,23 TL «maddi tazminatın» faiziyle davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin ve fazlaya dair maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda «tacir» olan davacının hesaplarını kontrol etmesi gerekirken üstelik davalı tarafından, SSK hesabına aktarılmayan bakiyeden harcama yaptığı dikkate alınıp davacının müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek tarafların «kusur oranının» tespiti için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle da …
2- Dava, davalı Banka'nın davacının talimatına aykırı davranması ve davacının ihale dışı bırakılması nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin olup, davacı ihale dışı bırakılması sebebiyle uğradığı kâr «kaybının» da tazminini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… borcunun tamamen ödenmediği, davacının kısa süre sonra girdiği iki ayrı ihaleyi kazandığı, SSK borcunun tamamen ödenmemesi nedeniyle ihale dışı bırakıldığı, davacı «tacir» olup, ticari işlerinde basiretli şekilde hareket etmek zorunda olduğundan ihalelere katılması dolayısıyla SSK borcunun ödenip ödenmediğini takip etmek zorunda olduğu, salt talimat vermesi yeterli olmadığı, ihale dışı kalmasında davalının talimata aykırı şekilde işlem yapması dışında davacının hesaplarını kontrol etmemesi de etkili olduğu, bu durum karşısında, talimatın verildiği tarih ile ihale sürecindeki hesap hareketleri de dikkate alınarak, ihale için gerekli SSK borcunun ödenip ödenmediğini takip etmekle yükümlü davacının da %30 «müterafik kusurun» olduğunun kabul edilip, davalı bankanın ise talimata rağmen davacı tacirin ihale dışı kalmasına sebebiyet vermekten %70 kusurlu bulunduğu, davacının 27.000,00 TL gelir kaydedilen geçici «teminat» miktarı ve ihaleye iştirak için harcanan mesai ve «masraflar» miktarının davalının kusur durumuna göre 18.694,347 TL'sinden sorumlu olduğu, davacı dava dilekçesi ile «mahrum» kaldığı kâr «kaybının» karşılığı olarak 30.000,00 TL tazminat isteminde bulunduğu, bozmadan sonra «ıslah» yapılmasının mümkün olmadığı, bu durumda, davacının tazminat talebinin 30.000,00 TL olarak kabulü gerektiği, bu miktardan zararın meydana gelmesinde davacının müterafik kusuru olan % 30 oranındaki indirimin uygulanması gerektiğinden 21.000,00 TL «maddi tazminatın» 23.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebiyle ilgili verilen kar …
Bozmadan önce Mahkemece verilen 14.07.2020 tarihli kararda, "davacının 27.000,00 TL gelir kaydedilen geçici «teminat» miktarı ve ihaleye iştirak için harcanan mesai ve «masraflar» miktarının davalının «kusur» durumuna göre 18.694,347 TL'sinden sorumlu olduğu," belirtilerek bu miktara ve davacının ihale dışı kalması nedeniyle 30.000,00 TL «maddi tazminat» olmak üzere toplamda 48.694,34 TL tazminata karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının sair temyiz itirazları reddedilip 14.07.2020 tarihli kararda hükmedilen ve davacı lehine «usuli kazanılmış hak» doğuran, davacının 27.000,00 TL gelir kaydedilen geçici «teminat» miktarı ve ihaleye iştirak için harcanan mesai ve «masraflar» miktarının davalının «kusur» durumuna göre 18.694,347 TL'sinden de sorumlu olduğuna dair karar verilmesi gerekirken, bu taleplerinin reddi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müddeabih · müterafik kusur · ticari itibar · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · ıslah
Benzer bu kararda… borcunun tamamen ödenmediği, davacının kısa süre sonra girdiği iki ayrı ihaleyi kazandığı, SSK borcunun tamamen ödenmemesi nedeniyle ihale dışı bırakıldığı, davacı «tacir» olup, ticari işlerinde basiretli şekilde hareket etmek zorunda olduğundan ihalelere katılması dolayısıyla SSK borcunun ödenip ödenmediğini takip etmek zorunda olduğu, salt talimat vermesi yeterli olmadığı, ihale dışı kalmasında davalının talimata aykırı şekilde işlem yapması dışında davacının hesaplarını kontrol etmemesi de etkili olduğu, bu durum karşısında, talimatın verildiği tarih ile ihale sürecindeki hesap hareketleri de dikkate alınarak, ihale için gerekli SSK borcunun ödenip ödenmediğini takip etmekle yükümlü davacının da %30 «müterafik kusurun» olduğunun kabul edilip, davalı bankanın ise talimata rağmen davacı tacirin ihale dışı kalmasına sebebiyet vermekten %70 kusurlu bulunduğu, davacının 27.000,00 TL gelir kaydedilen geçici «teminat» miktarı ve ihaleye iştirak için harcanan mesai ve «masraflar» miktarının davalının kusur durumuna göre 18.694,347 TL'sinden sorumlu olduğu, davacı dava dilekçesi ile «mahrum» kaldığı kâr «kaybının» karşılığı olarak 30.000,00 TL tazminat isteminde bulunduğu, bozmadan sonra «ıslah» yapılmasının mümkün olmadığı, bu durumda, davacının tazminat talebinin 30.000,00 TL olarak kabulü gerektiği, bu miktardan zararın meydana gelmesinde davacının müterafik kusuru olan % 30 oranındaki indirimin uygulanması gerektiğinden 21.000,00 TL «maddi tazminatın» 23.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebiyle ilgili verilen kar …
Zira uyulan bozma kararı gereğince, bozma kapsamı dışında kalan hususlarda lehine olan taraf yararına «usuli kazanılmış hak» doğmuştur.
Mahkemece, davalının sair temyiz itirazları reddedilip 14.07.2020 tarihli kararda hükmedilen ve davacı lehine «usuli kazanılmış hak» doğuran, davacının 27.000,00 TL gelir kaydedilen geçici «teminat» miktarı ve ihaleye iştirak için harcanan mesai ve «masraflar» miktarının davalının «kusur» durumuna göre 18.694,347 TL'sinden de sorumlu olduğuna dair karar verilmesi gerekirken, bu taleplerinin reddi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir …
Kabule göre de geçerli olmayan «ıslah» neticesinde arttırılan «müddeabih» esas alınarak davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5741 E. 2011/16434 K.
Ortak:ek prim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davalının davacının talimatına aykırı davranarak SSK «prim» borcunu tam olarak ödememek suretiyle, davacının ihale dışı bırakılmasına neden olduğu, bu nedenle gelir kaydedilen geçici «teminatları» ve ihale «masraflarını» ödemek zorunda olduğu, davacının kâr «kaybı» talebi yönünden ise davacının bu zararı ile davalının borca aykırı eylemi arasında «illiyet bağı» bulunmadığı, davacının kişisel hak ihlalini saptayacak bir delil sunmadığı, ayrıca ihale makamlarının ihale şartlarını «taşıyan» bir şirketi ihalelere iştirakten ve kazanmaktan alıkoymayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 26.760,23 TL «maddi tazminatın» faiziyle davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin ve fazlaya dair maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirket ortağı olması nedeniyle kendisine bir ücret ödenmesi ve SSK «primi» yatırılmasının yasal olarak mümkün olmadığı, her ay yapıldığı ileri sürülen 1.000 TL'lik aylık ödemenin şirket kayıt ve belgelerinde yer almadığı, davacı tarafça «ibraz» edilen 04.01.2006 tarihli belgenin de kredi kartı alınması için verildiği bu nedenle dayanaksız olduğu gerekçeleri ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzeni · görevsizlik kararı · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirket ortağı olması nedeniyle kendisine bir ücret ödenmesi ve SSK «primi» yatırılmasının yasal olarak mümkün olmadığı, her ay yapıldığı ileri sürülen 1.000 TL'lik aylık ödemenin şirket kayıt ve belgelerinde yer almadığı, davacı tarafça «ibraz» edilen 04.01.2006 tarihli belgenin de kredi kartı alınması için verildiği bu nedenle dayanaksız olduğu gerekçeleri ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Görev «kamu düzenine» ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen nazara alınmalıdır.
Mahkemece, «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/9363 E. , 2012/16466 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.03.2011 tarih ve 2009/416-2011/131 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkilinin davalı Banka'ya, SSK prim borcunu kredi kullandırılarak ödenmesi için yazılı talimat verdiğini, ancak davalının talimat gereğini tam olarak yerine getirmeyip müvekkilinin SSK borcunun kısmi olarak ödediğini, müvekkilinin bu nedenle kazanmış olduğu 2 ihalede de ihale dışı bırakıldığını, müvekkilinin ihaleler için yatırmış olduğu geçiçi teminatların gelir kaydedildiğini, müvekkilinin ihale dışı bırakılması nedeniyle ticari itibarının sarsıldığını ileri sürerek 57.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının, ihaleye girmeden 4 gün önce SSK prim borçlarının eksik ödendiğini bildiğini, davacının kendi kusuru ile zararın artmasına neden olduğunu, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davalının davacının talimatına aykırı davranarak SSK prim borcunu tam olarak ödememek suretiyle, davacının ihale dışı bırakılmasına neden olduğu, bu nedenle gelir kaydedilen geçici teminatları ve ihale masraflarını ödemek zorunda olduğu, davacının kâr kaybı talebi yönünden ise davacının bu zararı ile davalının borca aykırı eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığı, davacının kişisel hak ihlalini saptayacak bir delil sunmadığı, ayrıca ihale makamlarının ihale şartlarını taşıyan bir şirketi ihalelere iştirakten ve kazanmaktan alıkoymayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 26.760,23 TL maddi tazminatın faiziyle davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin ve fazlaya dair maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı Banka'nın davacının talimatına aykırı davranması ve davacının ihale dışı bırakılması nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin olup, davacı ihale dışı bırakılması sebebiyle uğradığı kâr kaybının da tazminini talep etmiştir. Mahkemece davacının bu talebinin davalının eylemi ile davacının bu zararı arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Ancak davacının iki ihaleyi de kazandığı, davalının eylemi sonucu ihale dışı bırakıldığı dosya kapsamı ile sabittir. Davacı, davalının eylemi nedeniyle mal varlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalmıştır. Bu durumda davacının kâr kaybı talebinin bu hususlar nazara alınarak değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davalı 02/09/2009 tarihinde talimatı ile 74.395,85 TL'yi davacının hesabına yatırmış, aynı günde hesaba yatan paranın davacının taliamatına aykırı olarak sadece 51.172,37 TL'lik kısmını SSK hesabına havale etmiştir. Davacı bu tarihten sonra 03/02/2009 ve 03/04/2009 tarihlerinde aynı hesaptan işlemler yaptığı ve davalı tarafından SSK hesabına davacının talimatına aykırı olarak aktarmadığı bakiyeden de harcama yaptığı dosya içerisinde bulunan ekstreden anlaşılmaktadır. Bu durumda tacir olan davacının hesaplarını kontrol etmesi gerekirken üstelik davalı tarafından, SSK hesabına aktarılmayan bakiyeden harcama yaptığı dikkate alınıp davacının müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek tarafların kusur oranının tespiti için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4- Kabule göre de, davacının reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri için davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 17.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064391800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz