Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/286 E. 2022/1856 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müterafik kusur↗ kâr mahrumiyeti↗ kâr kaybı↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ ıslah↗ tacir↗ maddi tazminat↗ kusur↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın, davacının ödeme talimatına aykırı şekilde 51.172.37.-TL SSK ödemesi yaptığı, SSK borcunun tamamen ödenmediği, davacının kazandığı iki ayrı ihalede SSK borcunun tamamen ödenmemesi nedeniyle ihale dışı bırakıldığı, davacı tacir olup, ticari işlerinde basiretli şekilde hareket etmek zorunda olduğundan ihalelere katılması dolayısıyla SSK borcunun ödenip ödenmediğini takip etmek zorunda olduğu, salt talimat vermesinin yeterli olmadığı, zararın meydana gelmesinde davalının kusurlu davranışıyla birlikte davacının kendisinin de sebep olduğu, davacının %30 müterafik kusurun olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının ihale dışı kalması nedeniyle 30.000,00 TL maddi tazminatın ve toplamda 48.694,34 TL tazminatın 23.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebiyle ilgili karar Yargıtay ilamı ile kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle 7251 sayılı Kanun ile değiştirilen 6100 sayılı HMK’nın 177. maddesinin uygulanması için davacının yargılama aşamasında yeniden ıslah dilekçesi vermemiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalının davacının talimatına aykırı davranması ve davacının ihale dışı bırakılması nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir. Davacı dava dilekçesi ile mahrum kaldığı kâr kaybının karşılığı olarak 30.000.-TL tazminat isteminde bulunmuştur. Davacının ıslah istemleri, Yargıtay bozma ilamından sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir. Bu durumda, davacının tazminat talebinin 30.000.-TL olduğu kabul edilmekle, zararın meydana gelmesinde davacının müterafik kusuru olan % 30 oranındaki indirimin de, talep edilen bu tazminat miktarı üzerinden yapılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/4347 E. 2024/8455 K.
Ortak:müterafik kusur · kâr mahrumiyeti · kâr kaybı · ıslah · tacir · maddi tazminat · kusur
İncelediğiniz kararda… SSK ödemesi yaptığı, SSK borcunun tamamen ödenmediği, davacının kazandığı iki ayrı ihalede SSK borcunun tamamen ödenmemesi nedeniyle ihale dışı bırakıldığı, davacı «tacir» olup, ticari işlerinde basiretli şekilde hareket etmek zorunda olduğundan ihalelere katılması dolayısıyla SSK borcunun ödenip ödenmediğini takip etmek zorunda olduğu, salt talimat vermesinin yeterli olmadığı, zararın meydana gelmesinde davalının kusurlu davranışıyla birlikte davacının kendisinin de sebep olduğu, davacının %30 «müterafik kusurun» olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının ihale dışı kalması nedeniyle 30.000,00 TL «maddi tazminatın» ve toplamda 48.694,34 TL tazminatın 23.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebiyle ilgili karar Yargıtay ilamı ile kesinleştiğinden bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Davacı dava dilekçesi ile «mahrum» kaldığı kâr «kaybının» karşılığı olarak 30.000.-TL tazminat isteminde bulunmuştur.
Bu durumda, davacının tazminat talebinin 30.000.-TL olduğu kabul edilmekle, zararın meydana gelmesinde davacının «müterafik kusuru» olan % 30 oranındaki indirimin de, talep edilen bu tazminat miktarı üzerinden yapılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… borcunun tamamen ödenmediği, davacının kısa süre sonra girdiği iki ayrı ihaleyi kazandığı, SSK borcunun tamamen ödenmemesi nedeniyle ihale dışı bırakıldığı, davacı «tacir» olup, ticari işlerinde basiretli şekilde hareket etmek zorunda olduğundan ihalelere katılması dolayısıyla SSK borcunun ödenip ödenmediğini takip etmek zorunda olduğu, salt talimat vermesi yeterli olmadığı, ihale dışı kalmasında davalının talimata aykırı şekilde işlem yapması dışında davacının hesaplarını kontrol etmemesi de etkili olduğu, bu durum karşısında, talimatın verildiği tarih ile ihale sürecindeki hesap hareketleri de dikkate alınarak, ihale için gerekli SSK borcunun ödenip ödenmediğini takip etmekle yükümlü davacının da %30 «müterafik kusurun» olduğunun kabul edilip, davalı bankanın ise talimata rağmen davacı tacirin ihale dışı kalmasına sebebiyet vermekten %70 kusurlu bulunduğu, davacının 27.000,00 TL gelir kaydedilen geçici «teminat» miktarı ve ihaleye iştirak için harcanan mesai ve «masraflar» miktarının davalının kusur durumuna göre 18.694,347 TL'sinden sorumlu olduğu, davacı dava dilekçesi ile «mahrum» kaldığı kâr «kaybının» karşılığı olarak 30.000,00 TL tazminat isteminde bulunduğu, bozmadan sonra «ıslah» yapılmasının mümkün olmadığı, bu durumda, davacının tazminat talebinin 30.000,00 TL olarak kabulü gerektiği, bu miktardan zararın meydana gelmesinde davacının müterafik kusuru olan % 30 oranındaki indirimin uygulanması gerektiğinden 21.000,00 TL «maddi tazminatın» 23.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebiyle ilgili verilen kar …
Bozmadan önce Mahkemece verilen 14.07.2020 tarihli kararda, "davacının 27.000,00 TL gelir kaydedilen geçici «teminat» miktarı ve ihaleye iştirak için harcanan mesai ve «masraflar» miktarının davalının «kusur» durumuna göre 18.694,347 TL'sinden sorumlu olduğu," belirtilerek bu miktara ve davacının ihale dışı kalması nedeniyle 30.000,00 TL «maddi tazminat» olmak üzere toplamda 48.694,34 TL tazminata karar verilmiştir.
… e davacının tüm davalının sair temyiz itirazları reddedilerek davacının tazminat talebinin 30.000,00 TL olduğu kabul edilmekle, zararın meydana gelmesinde davacının «müterafik kusuru» olan % 30 oranındaki indirimin de, talep edilen bu tazminat miktarı üzerinden yapılarak karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuş, bozmay …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müddeabih · ticari itibar · usuli kazanılmış hak · ek prim · kazanılmış hak · dosya masrafı · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, davalının sair temyiz itirazları reddedilip 14.07.2020 tarihli kararda hükmedilen ve davacı lehine «usuli kazanılmış hak» doğuran, davacının 27.000,00 TL gelir kaydedilen geçici «teminat» miktarı ve ihaleye iştirak için harcanan mesai ve «masraflar» miktarının davalının «kusur» durumuna göre 18.694,347 TL'sinden de sorumlu olduğuna dair karar verilmesi gerekirken, bu taleplerinin reddi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının SSK «prim» borcunu kredi kullandırılarak ödenmesi için davalıya yazılı talimat verdiğini, ancak davalının talimat gereğini tam olarak yerine getirmeyip davacının SSK borcunu kısmi olarak ödediğini, davacının kamu borcunun bulunması nedeniyle kazanmış olduğu iki ayrı ihalede ihale dışı bırakıldığını, davacının ihaleler için yatırmış olduğu geçiçi «teminatların» gelir kaydedildiğini, davacının ihale dışı bırakılması nedeniyle «ticari itibarının» sarsıldığını ileri sürerek 57.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
… borcunun tamamen ödenmediği, davacının kısa süre sonra girdiği iki ayrı ihaleyi kazandığı, SSK borcunun tamamen ödenmemesi nedeniyle ihale dışı bırakıldığı, davacı «tacir» olup, ticari işlerinde basiretli şekilde hareket etmek zorunda olduğundan ihalelere katılması dolayısıyla SSK borcunun ödenip ödenmediğini takip etmek zorunda olduğu, salt talimat vermesi yeterli olmadığı, ihale dışı kalmasında davalının talimata aykırı şekilde işlem yapması dışında davacının hesaplarını kontrol etmemesi de etkili olduğu, bu durum karşısında, talimatın verildiği tarih ile ihale sürecindeki hesap hareketleri de dikkate alınarak, ihale için gerekli SSK borcunun ödenip ödenmediğini takip etmekle yükümlü davacının da %30 «müterafik kusurun» olduğunun kabul edilip, davalı bankanın ise talimata rağmen davacı tacirin ihale dışı kalmasına sebebiyet vermekten %70 kusurlu bulunduğu, davacının 27.000,00 TL gelir kaydedilen geçici «teminat» miktarı ve ihaleye iştirak için harcanan mesai ve «masraflar» miktarının davalının kusur durumuna göre 18.694,347 TL'sinden sorumlu olduğu, davacı dava dilekçesi ile «mahrum» kaldığı kâr «kaybının» karşılığı olarak 30.000,00 TL tazminat isteminde bulunduğu, bozmadan sonra «ıslah» yapılmasının mümkün olmadığı, bu durumda, davacının tazminat talebinin 30.000,00 TL olarak kabulü gerektiği, bu miktardan zararın meydana gelmesinde davacının müterafik kusuru olan % 30 oranındaki indirimin uygulanması gerektiğinden 21.000,00 TL «maddi tazminatın» 23.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebiyle ilgili verilen kar …
Zira uyulan bozma kararı gereğince, bozma kapsamı dışında kalan hususlarda lehine olan taraf yararına «usuli kazanılmış hak» doğmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5741 E. 2011/16434 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek prim · kamu düzeni · görevsizlik kararı · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirket ortağı olması nedeniyle kendisine bir ücret ödenmesi ve SSK «primi» yatırılmasının yasal olarak mümkün olmadığı, her ay yapıldığı ileri sürülen 1.000 TL'lik aylık ödemenin şirket kayıt ve belgelerinde yer almadığı, davacı tarafça «ibraz» edilen 04.01.2006 tarihli belgenin de kredi kartı alınması için verildiği bu nedenle dayanaksız olduğu gerekçeleri ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Görev «kamu düzenine» ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen nazara alınmalıdır.
Mahkemece, «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/286 E. , 2022/1856 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14.07.2020 tarih ve 2019/142 E. - 2020/256 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının SSK prim borcunu kredi kullandırılarak ödenmesi için davalıya yazılı talimat verdiğini, ancak davalının talimat gereğini tam olarak yerine getirmeyip davacının SSK borcunu kısmi olarak ödediğini, davacının kamu borcunun bulunması nedeniyle kazanmış olduğu iki ayrı ihalede ihale dışı bırakıldığını, davacının ihaleler için yatırmış olduğu geçiçi teminatların gelir kaydedildiğini, davacının ihale dışı bırakılması nedeniyle ticari itibarının sarsıldığını ileri sürerek 57.000.-TL maddi, 50.000.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının, ihaleye girmeden 4 gün önce SSK prim borçlarının eksik ödendiğini bildiğini, davacının kendi kusuru ile zararın artmasına neden olduğunu, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın, davacının ödeme talimatına aykırı şekilde 51.172.37.-TL SSK ödemesi yaptığı, SSK borcunun tamamen ödenmediği, davacının kazandığı iki ayrı ihalede SSK borcunun tamamen ödenmemesi nedeniyle ihale dışı bırakıldığı, davacı tacir olup, ticari işlerinde basiretli şekilde hareket etmek zorunda olduğundan ihalelere katılması dolayısıyla SSK borcunun ödenip ödenmediğini takip etmek zorunda olduğu, salt talimat vermesinin yeterli olmadığı, zararın meydana gelmesinde davalının kusurlu davranışıyla birlikte davacının kendisinin de sebep olduğu, davacının %30 müterafik kusurun olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının ihale dışı kalması nedeniyle 30.000,00 TL maddi tazminatın ve toplamda 48.694,34 TL tazminatın 23.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebiyle ilgili karar Yargıtay ilamı ile kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle 7251 sayılı Kanun ile değiştirilen 6100 sayılı HMK’nın 177. maddesinin uygulanması için davacının yargılama aşamasında yeniden ıslah dilekçesi vermemiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalının davacının talimatına aykırı davranması ve davacının ihale dışı bırakılması nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir. Davacı dava dilekçesi ile mahrum kaldığı kâr kaybının karşılığı olarak 30.000.-TL tazminat isteminde bulunmuştur. Davacının ıslah istemleri, Yargıtay bozma ilamından sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir. Bu durumda, davacının tazminat talebinin 30.000.-TL olduğu kabul edilmekle, zararın meydana gelmesinde davacının müterafik kusuru olan % 30 oranındaki indirimin de, talep edilen bu tazminat miktarı üzerinden yapılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz istemlerinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulüyle kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıdan iadesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 14/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/755993100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz