6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/286 E. 2022/1856 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müterafik kusur kâr mahrumiyeti kâr kaybı karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ıslah tacir maddi tazminat kusur karar verilmesine yer olmadığına

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 177

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın, davacının ödeme talimatına aykırı şekilde 51.172.37.-TL SSK ödemesi yaptığı, SSK borcunun tamamen ödenmediği, davacının kazandığı iki ayrı ihalede SSK borcunun tamamen ödenmemesi nedeniyle ihale dışı bırakıldığı, davacı tacir olup, ticari işlerinde basiretli şekilde hareket etmek zorunda olduğundan ihalelere katılması dolayısıyla SSK borcunun ödenip ödenmediğini takip etmek zorunda olduğu, salt talimat vermesinin yeterli olmadığı, zararın meydana gelmesinde davalının kusurlu davranışıyla birlikte davacının kendisinin de sebep olduğu, davacının %30 müterafik kusurun olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının ihale dışı kalması nedeniyle 30.000,00 TL maddi tazminatın ve toplamda 48.694,34 TL tazminatın 23.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebiyle ilgili karar Yargıtay ilamı ile kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle 7251 sayılı Kanun ile değiştirilen 6100 sayılı HMK’nın 177. maddesinin uygulanması için davacının yargılama aşamasında yeniden ıslah dilekçesi vermemiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, davalının davacının talimatına aykırı davranması ve davacının ihale dışı bırakılması nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir. Davacı dava dilekçesi ile mahrum kaldığı kâr kaybının karşılığı olarak 30.000.-TL tazminat isteminde bulunmuştur. Davacının ıslah istemleri, Yargıtay bozma ilamından sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir. Bu durumda, davacının tazminat talebinin 30.000.-TL olduğu kabul edilmekle, zararın meydana gelmesinde davacının müterafik kusuru olan % 30 oranındaki indirimin de, talep edilen bu tazminat miktarı üzerinden yapılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/4347 E. 2024/8455 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5741 E. 2011/16434 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/286 E.  ,  2022/1856 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14.07.2020 tarih ve 2019/142 E. - 2020/256 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacının SSK prim borcunu kredi kullandırılarak ödenmesi için davalıya yazılı talimat verdiğini, ancak davalının talimat gereğini tam olarak yerine getirmeyip davacının SSK borcunu kısmi olarak ödediğini, davacının kamu borcunun bulunması nedeniyle kazanmış olduğu iki ayrı ihalede ihale dışı bırakıldığını, davacının ihaleler için yatırmış olduğu geçiçi teminatların gelir kaydedildiğini, davacının ihale dışı bırakılması nedeniyle ticari itibarının sarsıldığını ileri sürerek 57.000.-TL maddi, 50.000.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının, ihaleye girmeden 4 gün önce SSK prim borçlarının eksik ödendiğini bildiğini, davacının kendi kusuru ile zararın artmasına neden olduğunu, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın, davacının ödeme talimatına aykırı şekilde 51.172.37.-TL SSK ödemesi yaptığı, SSK borcunun tamamen ödenmediği, davacının kazandığı iki ayrı ihalede SSK borcunun tamamen ödenmemesi nedeniyle ihale dışı bırakıldığı, davacı tacir olup, ticari işlerinde basiretli şekilde hareket etmek zorunda olduğundan ihalelere katılması dolayısıyla SSK borcunun ödenip ödenmediğini takip etmek zorunda olduğu, salt talimat vermesinin yeterli olmadığı, zararın meydana gelmesinde davalının kusurlu davranışıyla birlikte davacının kendisinin de sebep olduğu, davacının %30 müterafik kusurun olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının ihale dışı kalması nedeniyle 30.000,00 TL maddi tazminatın ve toplamda 48.694,34 TL tazminatın 23.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebiyle ilgili karar Yargıtay ilamı ile kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle 7251 sayılı Kanun ile değiştirilen 6100 sayılı HMK’nın 177. maddesinin uygulanması için davacının yargılama aşamasında yeniden ıslah dilekçesi vermemiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, davalının davacının talimatına aykırı davranması ve davacının ihale dışı bırakılması nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir. Davacı dava dilekçesi ile mahrum kaldığı kâr kaybının karşılığı olarak 30.000.-TL tazminat isteminde bulunmuştur. Davacının ıslah istemleri, Yargıtay bozma ilamından sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir. Bu durumda, davacının tazminat talebinin 30.000.-TL olduğu kabul edilmekle, zararın meydana gelmesinde davacının müterafik kusuru olan % 30 oranındaki indirimin de, talep edilen bu tazminat miktarı üzerinden yapılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz istemlerinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulüyle kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıdan iadesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 14/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/755993100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.