6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Cezai şart

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/3751 E. 2024/8404 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akde aykırılık haklı fesih haklı nedenle fesih tek satıcılık sözleşmesi tek satıcılık mücbir sebep bayilik sözleşmesi sözleşmeye aykırılık cezai şart fesih ihtarname yasal faiz dava sebebi teslim e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 24.03.2014 tarihinde 6 maddeden oluşan ve davalıya ait malların Irak ülkesinde satılması konusunu düzenleyen bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında 29.03.2014 tarihinde davacı yanın ilk siparişi karşılığı malı satın aldığını ve Irak ülkesine ihraç ettiğini, 28.05.2014 tarihinde ikinci parti mal için siparişinin e-mail yolu ile davalıya iletildiğini, aynı gün mal siparişini onaylayan e-maili davacıya gönderdiğini, davacının söz konusu malı teslim almak için tırları davalının adresine yolladığını, ancak malın tıra yüklenilmediğini, davalıya çekilen ihtarname üzerine davalının malı teslim ettiğini, 13.08.2014 tarihinde 3. parti malın e-mail yoluyla davalıdan talep edildiğini, ancak davalı ile irtibat kurulamadığını ve akabinde davalının mal vermeyeceğini davacıya bildirdiğini, bunun üzerine davacının davalıya 25.08.2014 tarihinde ihtarname keşide ederek malın teslim edilmesini talep ettiğini, ancak davalının 01.09.2014 tarihli ihtarname ile bayilik sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiğini bildirdiğini, sözleşmenin süresinin 3 yıl olduğunu, bu sebeple davacının sözleşmenin 3 üncü maddesinde belirtilen 200.000,00 USD cezai şart bedelini davalıdan talep hakkı doğduğunu belirterek, 200.000,00 USD cezai şartın ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, davalı mallarını Irak'a satmak istediğini, bunun üzerine davacı tarafından hazırlanan sözleşmenin ön sayfasının paraf atılmak suretiyle ikinci sayfası da kaşe ve imza atılmak suretiyle onaylandığını, ancak davacının işbu davada ön sayfa olarak paraf olmayan sayfa koyduğunu, halbuki paraflı ön sayfada cezai şart bedelinin 20.000,00 USD olarak kararlaştırıldığını, bu nedenle sözleşmenin geçerli olmadığı, deneme süresi içerisinde veya haklı nedenle fesih halinde cezai şart ödenmeyeceği, mücbir sebep bulunması halinde cezai şartın talep edilemeyeceği, üretici firmanın bilgisi dışında satış, reklam ve tanıtım çalışmaları nedeniyle haklı fesih olmayacağını, sözleşmenin deneme süresi içerisinde feshedildiğini ve cezai şart talep edilemeyeceğini, sözleşmenin cezai şart hükmünün şartları gerçekleşmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalı şirketin sözleşmeyi fesih etmekte haklı olması nedeniyle davacının davalıdan sözleşmenin feshinden dolayı cezai şart talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, bayilik sözleşmesine aykırılık nedeniyle cezai şart istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

Mahkemece bozma ilamından sonra alınan 21.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, sözleşme m.3.2. hükmü tek başına okunduğu zaman, burada davacı-alıcı ne zaman ve ne kadar ürün talep ederse etsin davalı-satıcının bunu zamanında tam ve eksiksiz olarak teslim edeceğinin hükme bağlandığı şeklinde anlaşılabileceğini, hâl böyleyken üretici/satıcının kapasite sınırsızlığı gibi hayatın olağan akışına aykırı olacağı gibi, sözleşmenin diğer hükümleri ile de çelişki içinde olacağı, bu bağlamda sözleşme m.3.1.’de ve m.3.3.’den davalı-satıcının davacı-alıcıya satacağı ürün miktarına sınırlama getirilmek istendiğinin anlaşıldığını, bu nedenle dava dilekçesinde belirtilen, “13.08.2014 tarihinde üçüncü parti mal için 174.056,20 USD bedelli indirimsiz mal siparişini mail yoluyla davalıdan talebine, davalı-satıcının olumlu bakmamasının, bu kapsamda, sözleşme m.3.2.’sinin ihlali olarak değerlendirilemeyeceğini, sözleşmenin deneme süresi içerisinde taraflarca “hiçbir gerekçe gösterilmeden feshedilebileceği”ne dair sözleşmede açık bir düzenleme olmadığı hususları denilmesine rağmen mahkemece dava konusu malların sözleşmeye aykırı olarak davacı tarafından İran'da satıldığını davalının akde aykırılıktan şüphelenmesi üzerine davacının defter ve ticari kayıtlarını kontrol etmek üzere istemesi ve davacının buna icabet etmemesinin akde aykırı olduğu hususundaki tespiti yerinde bulunmamıştır.

Taraflar arasındaki ilişki belli bir coğrafi yer ile sınırlı tek satıcılık sözleşmesi olmadığı gibi davalının kendisine tahsis edilen Irak pazarı dışında mal sattığını da dosya içerisindeki bilgi ve belgelerle ispatlayamadığına göre, davalının sözleşmeyi feshetmesinin haklı bir sebebe dayanmadığı gözetilerek davalının tazminat sorumluluğu hesaplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dosyadaki delillerle bağdaşmayan gerekçeye istinaden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Cezai şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1011 E. 2022/4809 K.

    Ortak: · Cezai şart

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi-Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3258 E. 2017/2310 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Irsaliye

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4870 E. 2021/299 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/3751 E.  ,  2024/8404 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2022/523 Esas, 2024/342 Karar

HÜKÜM

Davanın reddi

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 24.03.2014 tarihinde 6 maddeden oluşan ve davalıya ait malların Irak ülkesinde satılması konusunu düzenleyen bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında 29.03.2014 tarihinde davacı yanın ilk siparişi karşılığı malı satın aldığını ve Irak ülkesine ihraç ettiğini, 28.05.2014 tarihinde ikinci parti mal için siparişinin e-mail yolu ile davalıya iletildiğini, aynı gün mal siparişini onaylayan e-maili davacıya gönderdiğini, davacının söz konusu malı teslim almak için tırları davalının adresine yolladığını, ancak malın tıra yüklenilmediğini, davalıya çekilen ihtarname üzerine davalının malı teslim ettiğini, 13.08.2014 tarihinde 3. parti malın e-mail yoluyla davalıdan talep edildiğini, ancak davalı ile irtibat kurulamadığını ve akabinde davalının mal vermeyeceğini davacıya bildirdiğini, bunun üzerine davacının davalıya 25.08.2014 tarihinde ihtarname keşide ederek malın teslim edilmesini talep ettiğini, ancak davalının 01.09.2014 tarihli ihtarname ile bayilik sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiğini bildirdiğini, sözleşmenin süresinin 3 yıl olduğunu, bu sebeple davacının sözleşmenin 3 üncü maddesinde belirtilen 200.000,00 USD cezai şart bedelini davalıdan talep hakkı doğduğunu belirterek, 200.000,00 USD cezai şartın ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, davalı mallarını Irak'a satmak istediğini, bunun üzerine davacı tarafından hazırlanan sözleşmenin ön sayfasının paraf atılmak suretiyle ikinci sayfası da kaşe ve imza atılmak suretiyle onaylandığını, ancak davacının işbu davada ön sayfa olarak paraf olmayan sayfa koyduğunu, halbuki paraflı ön sayfada cezai şart bedelinin 20.000,00 USD olarak kararlaştırıldığını, bu nedenle sözleşmenin geçerli olmadığı, deneme süresi içerisinde veya haklı nedenle fesih halinde cezai şart ödenmeyeceği, mücbir sebep bulunması halinde cezai şartın talep edilemeyeceği, üretici firmanın bilgisi dışında satış, reklam ve tanıtım çalışmaları nedeniyle haklı fesih olmayacağını, sözleşmenin deneme süresi içerisinde feshedildiğini ve cezai şart talep edilemeyeceğini, sözleşmenin cezai şart hükmünün şartları gerçekleşmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalı şirketin sözleşmeyi fesih etmekte haklı olması nedeniyle davacının davalıdan sözleşmenin feshinden dolayı cezai şart talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, bayilik sözleşmesine aykırılık nedeniyle cezai şart istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

Mahkemece bozma ilamından sonra alınan 21.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, sözleşme m.3.2. hükmü tek başına okunduğu zaman, burada davacı-alıcı ne zaman ve ne kadar ürün talep ederse etsin davalı-satıcının bunu zamanında tam ve eksiksiz olarak teslim edeceğinin hükme bağlandığı şeklinde anlaşılabileceğini, hâl böyleyken üretici/satıcının kapasite sınırsızlığı gibi hayatın olağan akışına aykırı olacağı gibi, sözleşmenin diğer hükümleri ile de çelişki içinde olacağı, bu bağlamda sözleşme m.3.1.’de ve m.3.3.’den davalı-satıcının davacı-alıcıya satacağı ürün miktarına sınırlama getirilmek istendiğinin anlaşıldığını, bu nedenle dava dilekçesinde belirtilen, “13.08.2014 tarihinde üçüncü parti mal için 174.056,20 USD bedelli indirimsiz mal siparişini mail yoluyla davalıdan talebine, davalı-satıcının olumlu bakmamasının, bu kapsamda, sözleşme m.3.2.’sinin ihlali olarak değerlendirilemeyeceğini, sözleşmenin deneme süresi içerisinde taraflarca “hiçbir gerekçe gösterilmeden feshedilebileceği”ne dair sözleşmede açık bir düzenleme olmadığı hususları denilmesine rağmen mahkemece dava konusu malların sözleşmeye aykırı olarak davacı tarafından İran'da satıldığını davalının akde aykırılıktan şüphelenmesi üzerine davacının defter ve ticari kayıtlarını kontrol etmek üzere istemesi ve davacının buna icabet etmemesinin akde aykırı olduğu hususundaki tespiti yerinde bulunmamıştır.

Taraflar arasındaki ilişki belli bir coğrafi yer ile sınırlı tek satıcılık sözleşmesi olmadığı gibi davalının kendisine tahsis edilen Irak pazarı dışında mal sattığını da dosya içerisindeki bilgi ve belgelerle ispatlayamadığına göre, davalının sözleşmeyi feshetmesinin haklı bir sebebe dayanmadığı gözetilerek davalının tazminat sorumluluğu hesaplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dosyadaki delillerle bağdaşmayan gerekçeye istinaden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

V. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1108942700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.