Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/6020 E. 2024/8383 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bozma sonrası karar↗ direnme kararı↗ menfi tespit↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Borçlu olmadığının tespiti | İcra takibine itirazın iptali | Tazminat | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1015 E. 2023/7767 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 194 · i̇i̇k 257 · tasdik kararı · usuli kazanılmış hak · denetime elverişlilik · kazanılmış hak · ispat yükü · mahsup
Benzer bu karardaŞti.’nin «temsilcisi» olan ... beyanında belirttiği üzere ilgili firmanın müvekkil şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığını, bozma ilamında adı geçen kişilerin ödemeleri Ant Yapı Şirketi ortağı ... ... adına aldıklarını açıkça beyan etmeleri ve ödeme dekontlarında da açıkça Ant Yapı adına bu ödemelerin yapıldığı belirtilmesine rağmen yapılan bu ödemelerin «temlik» eden şirket alacağından «mahsup» edilmemesi gerektiğini, mahkemece bozma ilamı doğrultusunda bu ödemelerin borçtan neden mahsup edildiğinin açıklaması yerine doğrudan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının ve temlik verenin davacı müvekkilden alacaklı olduğunu ispatlaması gerektiğini, ancak davalının zaten hiçbir bilgi, belge, «ticari defteri» olmamakla birlikte temlik verenin de usulüne uygun tutulmuş, onaylanmış, kapanış «tasdiki» yaptırılmış bir ticari defteri de bulunmadığını, müvekkilinin yapmış olduğu ödemelere ilişkin belgeler ve temlik veren şirket temsilcisinin beyanlarının görmezden gelindiğini, oysa temlik verenin müvekkilden alacaklı olduğunu «ispat yükü» davalı tarafta olup davalının bu ispat yükümlülüğüne ilişkin hiçbir belge sunamadığını, bu durumda davanın kabulü gerektiğini, ayrıca üç kez Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen «icra inkar tazminatının» reddine dair kararın müvekkili açısından «usuli kazanılmış hak» doğurmasına rağmen mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 03.12.2019 tarih, 2018/«194» E. ve 2019/303 K. sayılı kararı ile davalının gerçek kişi olduğu ve «ticari defterinin» bulunmadığı, bu nedenle davacı ile davadışı «temlik» eden şirketin defterlerinin incelendiği, buna göre deftere kayıtlı faturalardan davacının banka havalesi yoluyla yaptığı ödemelerin mahsubu ile temlik eden şirketin temlik tarihi itibariyle davacıdan olan alacağının 138.742,15 TL olduğu, temlik tarihi itibariyle davalıya 186.«257»,85 TL fazla temlikte bulunulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Hukuk Dairesinin 05.04.2018 tarih, 2016/14036 E. ve 2018/1879 K. sayılı kararıyla davacı ve «temlik» verenin ticari kayıtları ayrıntılı bir şekilde konusunda uzman bir bilirkişiye ya da bilirkişi kuruluna incelettirilip, «denetime elverişli» bir rapor alınarak, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
D. (İkinci) Bozma Kararı Dairemizin 31.05.2021 tarih, 2020/4095 E. ve 2021/4604 K. sayılı kararıyla davacının yaptığı ödemelerin bir kısmı ... ve ...'a yapılmış olup bu kişilerin davadışı «temlik» eden şirketin çalışanı ya da «temsilcisi» olmadıkları, bu durumda mahkemece bu ödemelerin ne sebeple davacının borcundan «mahsup» edildiği açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9848 E. 2010/11227 K.
Ortak:direnme kararı
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, davanın 3 aylık «hak düşürücü sürede» açılmamasından dolayı reddi gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahalli mahkemece önceki kararda direnilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca «direnme» kararının onanmasına diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için Dairemize gönderilmesine karar verilmiş, Dairemizin 29.04.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı o …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hak düşürücü süre
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, davanın 3 aylık «hak düşürücü sürede» açılmamasından dolayı reddi gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahalli mahkemece önceki kararda direnilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca «direnme» kararının onanmasına diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için Dairemize gönderilmesine karar verilmiş, Dairemizin 29.04.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı o …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/6020 E. , 2024/8383 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2024/134 Esas, 2024/263 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi-direnme
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 28.12.2023 tarih, 2023/1015 E. ve 2023/7767 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
Dairemiz bozma kararına Mahkemece direnilmesi üzerine karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede;
Dairemizin 28.12.2023 tarih, 2023/1015 E. ve 2023/7767 K. sayılı bozma kararının Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu, bozma kararı sonrası mahkemece verilen kararın yeni hüküm mahiyetinde olduğu kanaatine varılmış ise de bu hususu değerlendirme yetkisi Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na ait olmakla dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE,
27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1107719600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz