6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Deniz taşımasında yüke elverişlilik ve sigortacının halefiyetle rücu talebi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1204 E. 2024/2005 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Rücuen Tazminat ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Sigorta

Gerekçe özeti

Deniz yolu ile taşınan yükte, yükün varış limanında gemi ambarına balast tankından sızan deniz suyu ile hasarlanması halinde, taşıyanın denize/yola elverişlilik sertifikalarına dayanarak oluşturduğu elverişlilik karinesi, zararın geminin sevkine veya teknik yönetimine ilişkin bir sebepten kaynaklandığını göstermesi koşuluyla taşıyanı sorumluluktan kurtarabilir; taşıyan böyle bir sebep gösteremezse TTK 1180(2) uyarınca zararın teknik yönetimin sonucu olmadığı kabul edilerek, tam ve sağlam teslim aldığı yükte meydana gelen hasardan sorumlu tutulur ve kurtuluş beyyinesi getirmediği sürece TTK 1141 kapsamında sorumluluktan kurtulamaz. Ayrıca sigortalıya ekspertiz raporu üzerinden ödenen tazminat içinde yer alan kar payı, taşıyanın gerçek zarardan sorumlu olması nedeniyle rücuen talep edilemez.

Ele alınan sorunlar

Sigortacının halefiyet yoluyla dava/aktif husumet ehliyeti → kabul

Gerekçe: Sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Somut olayda geçerli sigorta sözleşmesine dayanılarak ekspertiz incelemesi sonucu tespit edilen sigorta tazminatının ödendiği ve TTK 1472 uyarınca sigortalının haklarına halef olunduğu, aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, bu hususların ilk derece mahkemesince tespit edilip kesinleştiğinden ayrıca üzerinde durulmayacağı kabul edilmiştir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Hasar ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı → kabul

Gerekçe: Konteynerin gemiye temiz ve sağlam olarak yüklendiği, konişmentoda buna dair ihtirazi kayıt bulunmadığı, hasarın yükün limana varışından bir gün sonra taşıyana ihbar edildiği ve bu ihbarın TTK m. 1185'e uygun olarak süresinde ve geçerli şekilde yapıldığı kabul edilmiştir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Geminin yüke elverişliliği ve taşıyanın sorumluluğunun esası → kabul

İddia: Davacı, dosyaya sunulan belgelerin (güvenli yönetim ve uluslararası gemi güvenliği sertifikaları) geminin can güvenliği açısından denize/yola elverişliliğini gösterdiğini, ancak yüke elverişlilikle ilgili herhangi bir kontrol/sertifikasyon içermediğini; zararın geminin sevkine veya teknik yönetimine ilişkin bir hadiseyle de ilgili olmadığını, dolayısıyla bu belgelerin karine olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 1179(1) uyarınca taşıyanın veya adamlarının kastı/ihmalinden doğmayan zararlardan taşıyan sorumlu değildir; bunun ispat yükü taşıyana aittir. TTK 1180(1)-(2) uyarınca zarar geminin sevkine veya teknik yönetimine ilişkin bir hareketin sonucu ise taşıyan yalnız kendi kusurundan sorumludur; tereddüt halinde zararın teknik yönetimin sonucu olmadığı kabul edilir. TTK 1141 uyarınca taşıyan geminin denize, yola ve yüke elverişli bulundurulmasından sorumludur; ancak tedbirli bir taşıyanın göstermesi gereken özeni göstermesine rağmen önüne geçemeyeceği sebeplerden zarar meydana geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Taşıyan, klas kurumu sertifikaları ve bağımsız denetim testleriyle geminin denize elverişli gönderildiğini karine olarak ispatlayabilir; bu durumda sertifikaların gerçeğe aykırı olduğunu, yani geminin yolculuk başında elverişsiz olduğunu ispat yükü yük ilgilisine geçer. Yüke elverişlilik, taşıma sırasında ortaya çıkabilecek tehlikelere karşı yükün korunmasına ve zarar görmesinin engellenmesine elverişli olma hâlidir; taşıyan sefer öncesi yükle ilgili her türlü durumu gözden geçirip yükün güvenli ve sağlam bir şekilde varış limanına ulaşmasını sağlamakla yükümlüdür. Somut olayda geminin ambarına varış limanında balast tankından sızan deniz suyunun dolması sonucu yükün ıslandığı, hasarın bu nedenle oluştuğu konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı; davalının su basmasının ne şekilde meydana geldiğine dair bir savunma ileri sürmediği, sadece gemi sertifikalarının tam olduğunu ileri sürerek ispat yükünü davacıya bırakmaya çalıştığı görülmüştür. Deniz taşımalarında taşıyıcı, tam ve sağlam aldığı emtiayı aynı şekilde teslim etmekle yükümlü olup, hasar halinde kusursuzluğunu ispatlamak durumundadır; bu durumda kurtuluş beyyinesi getirmesi gerekir. Davalı, zarara neden olan olayın TTK 1180 uyarınca geminin sevkine veya teknik idaresine ait bir sebepten kaynaklandığını gösteremediğinden, TTK 1180(2) hükmü gereği zararın teknik yönetimin sonucu olmadığı kabul edilerek, davalının sağlam teslim aldığı yükte meydana gelen hasardan sorumlu olduğunun kabulü gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Rücu tazminatı miktarının hesaplanması (kar payının dahil edilip edilmeyeceği) → kısmi kabul

Gerekçe: Ekspertiz raporunda 70.908,32 Euro hasar tutarına %10 kar, navlun ve sigorta bedeli eklenip sovtaj bedeli düşülerek toplam 79.000 Euro hasar tutarı belirlenmiş ve bu tutar sigortalıya ödenmiştir. Ancak davalı taşıyıcı, sigortalının fiilen uğradığı gerçek zarardan sorumlu olup, bu zarara dahil edilen %10 kar bedeli davalı taşıyıcıdan talep edilemez. Bu nedenle emtia bedeline navlun ve sigorta bedeli eklenip sovtaj bedeli düşülerek, kar payı hariç tutulmak suretiyle hesaplanan tutarın davalıdan talep edilebileceği kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Geminin denize/yola elverişlilik sertifikalarının yalnızca can güvenliği/teknik yönetimle ilgili olması halinde yüke elverişlilik karinesi oluşturmayacağı, taşıyanın zararın teknik yönetime ilişkin bir sebepten kaynaklandığını gösteremediği durumda TTK 1180(2) uyarınca sorumluluktan kurtulamayacağı yönündeki değerlendirme, deniz taşımasında yüke elverişlilik ve kurtuluş beyyinesi ispat yükü açısından bölgesel ikna edici bir örnek oluşturmaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
halefiyet aktif husumet ehliyeti yüke elverişlilik denize/yola elverişlilik karinesi kurtuluş beyyinesi teknik yönetim hasar ihbarı rücuen tazminat

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1472TTK 1179(1)TTK 1180(1)TTK 1180(2)TTK 1141TTK 1185 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1204

KARAR NO 2024/2005

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/03/2021

NUMARASI 2018/384 Esas 2021/94 Karar

DAVA

Tazminat (Rücuen Tazminat)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 31/12/2024

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; dava dışı... Şti'ye ait ticari emtiasının, taşıma sigortasının müvekkili tarafından yapıldığını, yükün davalı tarafından taşındığını, emtianın 26/06/2013 tarihinde ... Limanına varışından sonra yükün bulunduğu ambar kapakların açılması sırasında yapılan kontrolde gemi balast suyunun ambar kısmına dolması sebebiyle emtianın bulunduğu konteynerin ıslanmış olduğunun tesbit edildiğini ve müvekkili şirkete hasar ihbarı yapıldığını, yapılan hesaplara göre belirlenen 199.704,21-TL'nin müvekkili tarafından sigortalısına 04/10/2013 tarihinde ödendiğini ve sigortalısına halef olduğunu belirterek 199.704,21-TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; tanzim edilen konişmentoda da yetki/tahkim şartı mevcut olduğunu,davacının iddia ettiği hasar tutarının haksız, yersiz ve fahiş olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı/hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu taşımayı yapan ... gemisinin denize, yüke ve yola elverişli olduğunu, iddia edilen yük hasarının karma taşımanın deniz ayağında meydana gelip gelmediği hususunun sabit olmadığını, iddia edilen hasardan müvekkilin sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; dosyada mevcut ... numaralı 18/06/2013 tanzim tarihli ... Sigorta Poliçesine göre sigortalı ... Şirketine ait emtianın nakliye rizikolarına karşı davacı tarafından sigorta teminatı altına alındığı, davacının,geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanarak ekspertiz incelemesi sonucu tespit edilen ödemesi gereken sigorta tazminatını olan 79.000- Euro karşılığı 199.704,10- TLyi 04.10.2013 tarihinde ödediği,sigortalısının haklarına TTK nın1472 madde uyarınca halef olduğu, aktif husumet ehliyetine haiz olduğu, 15.06.2013 tarihli konişmentoya göre yükletenin İstanbul'da mukim sigortalı olduğu, alıcı ve ihbar olunanın ise Cezayir'de mukim... ... şirketi olduğu ve brüt 7.130- kg, net 6.916,20 kg ağırlığında 103 paket halinde paketlenmiş 4500 adet inşaat işlerinde kullanılacak yedek parça ve ekipmanlardan oluşan emtianın konteynere istiflendikten sonra ...

Limanı'ndan ... Limanı'na taşınmak üzere 15.06.2013 tarihinde gemiye yüklendiği ve konişmentonun davalı tarafından imzalandığı, konşimento üzerinde yer alan "...'s..., ..., ..." kaydına göre, emtianın konteyner içerisine yüklenmesi, lashingi sayımı ve istifinin bizzat yükleten satıcı tarafından gerçekleştirildiği,... kaydına göre, konteynerin tamamının tek bir yükleyici tarafından tek bir alıcıya sevk edildiği, ... kaydına, sigortalı emtianın taşındığı ... no.lu konteynerin 15.06.2013 tarihinde ... Limanı'ndan ... Limanı'na taşınmak üzer gemiye sağlam olarak yüklendiği ve konişmentoda buna dair herhangi bir ihtirazı kayıt bulunmadığı, aynı gemide, dava konusu konteyner haricinde farklı alıcılara ait 28 adet konteynerde bulunan eşyaların da aynı sebepden dolayı hasarlandığı, hasarın yükün limana 24.06.2013 tarihinde varmasından bir gün sonra taşıyana ihbar edilmesi sebebiyle TTKnın 1185 maddesine uygun olarak hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın yapıldığı,26.06.2013 tarihinde varış limanında ambar kapaklarının açılması sonrası gemi ambarına balast tankından sızan deniz suyunun dolması neticesinde yükün hasarlandığı, suyun ambara dolmasının balast tankının sızıntı yapmasından kaynaklandığı, balast tankından su sızarak ambara dolmuş olmasının geminin elverişsiz olduğuna işaret ettiği, TTKnın 1141 madde hükmüne göre, taşıyan gemiyi denize, yola ve yüke elverişli halde bulundurma borcu altında olduğundan yük ilgililerine karşı bu sebeple ileri gelen zararları tazminle yükümlü olduğu, bu durumda, elverişsizlik sebebiyle taşıyandan tazminat talep eden kişinin geminin elverişsizliğine yol açan bir olgunun varlığını, zarara uğradığını, elverişsizlik ile zarar arasında nedensellik bağı bulunduğunu ortaya koyması gerektiği, dava konusu uyuşmazlıkta yükün zarara uğradığı ve yükün balast tankından sızan su sebebiyle zarara uğradığının da ortaya konulduğu, bu sebeple, tazminat talep eden davacının ispat yükünü yerine getirdiği, bu halde taşıyanın kendisini tazminat ödemekten kurtaracak kurtuluş beyyinesi getirmesi gerektiği, taşıyanın ancak tedbirli bir taşıyanın göstermekle yükümlü olduğu özeni göstermesine rağmen elverişsizliği yolculuğun başına kadar keşfedemediğini ispatlarsa sorumluluktan kurtulabileceği, davalı taraf delilleri arasında bulunan ve dava konusu taşımayı gerçekleştiren ...

isimli gemiye ait belge ve sertifikalar arasında yer alan ... (...) çerçevesinde geminin tekne, makine ve ekipmanları açısından gerekli denetim ve sörveylere tabi tutularak sefer için zorunlu olan belge ve sertifikalarının alındığı, bu bağlamda geminin yolculuğun başında denize, yola ve yüke elverişli olduğunun karine olarak kabul edilmesi gerektiği, bu karinenin aksinin ise davacı tarafından ispatlanması gerektiği, davacı tarafından bu hususu ispata yönelik delil sunulmadığı, dolayısıyla elverişsizliğin seferin başlangıcında değil, sefer başladıktan sonra meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiği, bu durumda ise, TTK nın l180 maddesi uyarınca elverişsizliğin geminin sevkine veya başkaca teknik yönetimine ilişkin bir hareket kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği, şahsi kusuru tespit edilemeyen davalı taşıyanın mutlak sorumsuzluk hali nedeniyle yükte meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; geminin yüke elverişli olduğuna dair bir belgenin dosyada bulunmadığını, dosyaya sunulan belgelerin güvenli yönetim geçici sertifikası ve Geçici Uluslararası Gemi Güvenliği Sertifikası olup bu belgelerin geminin can güvenliği açısında denize ve yola elverişliliği olduğunu tespit ettiğini, bu belgelerin hiç birinin geminin yüke elverişliliği ile ilgili kontrol ve sertifikasyon içermediğini, geminin yükün yüklendiği esnada yüke elverişli olduğunu ispat edilemediğini,Taşıyanın veya adamlarının kastının veya ihmalinin zarara sebebiyet vermediğini ispat yükünün taşıyana ait olduğunu, somut olayda geminin teknik yönetimi ile ilgili bir hadise söz konusu olmadığının, yük taşıması ile ilişkili olmayan ve taşıma başlamadan çok önce temin edilen belgelerin karine olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu,...

tankından dolayı meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; davacı ... tarafından nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalanan emtianın davalının sorumluluğunda deniz yolu ile taşınması sırasında hasarlanması nedeni ile sigortalıya ödenen hasar bedelinin TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet hükümlerine göre davalı taşıyandan rücuen tahsili istemine ilişkindir. TTK.'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.

Mahkemece bu hususların varlığı tesbit edilip kesinleştiğinden ayrıca üzerinde durulmayacaktır.Konteynerin gemiye temiz ve sağlam olarak yüklendiği ve konişmentoda buna dair herhangi bir ihtirazı kayıt bulunmadığı, dava konusu ... no.lu konteyner haricinde farklı alıcılara ait 28 adet konteynerde bulunan eşyaların da dava konusu emtianın hasarlanmasına neden olan aynı sebepten yani gemi ambarına balast tankından sızan suyun dolması neticesinde su teması sebebiyle hasar gördüğü, dava konusu hasarın yük limana 24.06.2013 tarihinde vardıktan bir gün sonra taşıyana ihbar edildiği, TTK m. 1185'e uygun olarak hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın yapıldığı anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK nın 1179(1)maddesinde "Taşıyanın veya adamlarının kastından veya ihmalinden doğmayan sebeblerden ileri gelen zarardan taşıyan sorumlu değildir.

Taşıyanın veya adamlarının kastının veya ihmalinin bu zarara sebebiyet vermediğini ispat yükü taşıyana aittir.Aynı Kanunun 1180(1) maddesinde ise ; Zarar ,geminin sevkine veya başkaca teknik yönetimine ilişkin bir hareketin veya yangının sonucu olduğu takdirde ,taşıyan yalnız kendi kusurundan sorumludur...(2)Tereddüt halinde zararın ,teknik yönetimin sonucu olmadığı kabul edilir. Aynı Kanun'un 1141 inci maddesine göre ise taşıyan, geminin denize, yola ve yüke elverişli bir hâlde bulunmasını sağlamakla yükümlüdür. Taşıyan, yükle ilgili olanlara karşı geminin denize, yola veya yüke elverişli olmamasından doğan zararlardan sorumludur. Maddenin devamında ise taşıyana bir kurtuluş imkânı getirilmekte ve kendisinin tedbirli bir taşıyanın göstermesi gereken bütün dikkat ve özeni göstermesine rağmen önüne geçemeyeceği sebeplerden dolayı zararın meydana geldiğini ispat ettiği taktirde sorumlu olmayacağı ortaya konulmaktadır.Taşıyanın gemiyi denize elverişli bir şekilde gönderdiğini, bu konuda klas kurumlarından alınmış olan sertifikalar, yükleme limanında bağımsız denetim kuruluşlarına yaptırılan testler ile karine olarak ispatlayabilir.

Bu durumda söz konusu sertifika ve belgelerin gerçeğe aykırı olduğunu, diğer bir ifadeyle geminin yolculuk başlangıcında denize ve sefere elverişli olmadığını ispat yükümlülüğü yükle ilgililere ait olacaktır.Yüke elverişlilik “Taşıma sırasında ortaya çıkabilecek tehlikelere karşı korumaya ve yükün bu tehlikeler nedeniyle herhangi bir zarara uğramasını engellemeye elverişli olmasıdır.” Taşıyanlar, sefere çıkmadan önce taşıyacakları yüke ilişkin her türlü durumu gözden geçirip, basiretli bir tacir ticari hayattaki sorumluluğuna benzer şekilde, yükün sağlam ve güvenilir bir şekilde varma limanına ulaşmasını sağlamak ile yükümlüdür.Bu yükümlülük kapsamında gemide yük taşımaya ilişkin tesisatın ve donanımın eksiksiz olması gerekmektedir.

Kısacası, yüke elverişlilik dediğimizde somut yükün niteliklerine göre taşımacılık sırasında ortaya çıkabilecek tehlikelere karşı makul önlemin alınıp yükün güvenli bir şekilde varış yerine sağlam ulaşması için yapılması gereken ve oluşturulması gereken şartları kapsayan bir yükümlülüktür.Geminin 26.06.2013 tarihinde varış limanında ambar kapaklarının açılması sonrası gemi ambarına balast tankından sızan deniz suyunun dolması neticesinde hasarlandığı, balast tankından su sızarak ambara dolmasının geminin yüke elverişsiz olduğuna işaret ettiği, Davalı taşıyan geminin tüm sertifikalarının mevcut olduğunu ileri sürerek gemi belgelerini ibraz etmiştir. Geminin yüke elverişli olduğu hususunda bir karine oluşmuş ise de;

varma Limanında geminin tüm ambarının balast suyu ile dolu olduğu konteynerin tavanına kadar su ile dolu bulunduğu tesbit edilmiştir. Hasarın bu nedenle oluştuğu konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı tarafça; su basmasının ne şekilde olduğu yolunda bir savunma ileri sürülmemiş ;geminin tüm sertifikalarının tam olduğunun ileri sürülerek , aksini ispat yükünün davacı da olduğu savunulmuştur.Deniz taşımalarında da taşıyıcı, tam ve sağlam aldığı emtiayı alıcısına aynı şekilde teslim etmek yükümlülüğü altındadır. Hasar veya kayıp halinde sorumluluğunun ortadan kalkabilmesi için kusursuzluğunu kanıtlamak durumundadır. (Yargıtay 11 HD nin 2006/8178 esas , 2007/10480 karar sayılı ) 09.07.2007 tarihli ilamı ) Bu halde taşıyanın kurtuluş beyyinesi getirmesi gerekir.

Davalı zarara neden olayın TTK nın 1180 uyarınca geminin sevkine veya başkaca idaresine ait olduğuna ilişkin bir sebeb gösteremediği gözetildiğinde TTK nın 1180(2) maddesi uyarınca "zararın ,teknik yönetimin sonucu olmadığı kabul edilir "hükmü gereği davalının sağlam teslim aldığı yükte meydana gelen hasardan sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Ekspertiz raporunda 70.908,32 -Euro hasar tutarına;

7. 090,83-Euro %10 kar, navlun ve sigorta bedeli 1.210,16-Euro eklenerek 209,31-Euro sovtaj bedelini düşerek toplam hasar tutarı 79.000-Euro belirlenmiştir. Davacı ... ;Poliçe kuru 2.5279-kur hesabıyla 199.704,10-TL yi sigortalıya ödemiştir. Ancak davalı taşıyıcı; gerçek zarardan sorumlu olup, %10 kar bedeli davalı taşıyıcıdan talep edilemez .Bu halde;

70. 908,32 Euro emtia bedeline; navlun ve sigorta bedeli 1.210,16-Euro eklenerek ,209,31-Euro sovtaj bedeli düşülerek davalıdan talep edilebilecek tutar, 70.908,32+1210,16= 72.118,48-209,31= 71.909,17-Euro x 2.5279= 181.779,19-TL hasar bedeli hesaplanmaktadır.Davalının bu miktar zarar ile sorumlu tutulması gerekirken TTK nın 1180 maddesi uyarınca davalının mutlak sorumsuzluğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı tarafça sigortalanan emtianın deniz taşıması sırasında gemi ambarına dolan balast suyu ile ıslandığı; davalının kurtuluş beyyinesi getiremediği hasardan sorumlu olduğunun kabulü gerektiğinden istinaf nedenleri yerinde görülen davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne , kararın kaldırılmasına yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden yeniden karar verilerek davanın kısmen kabulüne fazla istemin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/384 Esas 2021/94 Karar sayılı 01/03/2021 tarihli kararının HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;Davanın kısmen kabulüne; 181.779,19-TL tazminatın 04.10.2013 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine,İlk derece mahkemesine ilişkin olarak ;"Alınması gereken 12.417,33-TL karar harcından 3.410,45-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 9.006,88‬‬‬-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 3.435,65‬‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 4.400-TL bilirkişi ücreti ve 286,35-TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.686,35‬-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 4.265-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalı lehine takdir olunan 17.925,02-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,"Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafça yapılan 49-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 45-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalanın üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

31/12/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/110372 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.