6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Limited ortaklıktan haklı nedenle çıkma ve ayrılma akçesi hesabı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1040 E. 2025/1070 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ticari şirket (genel)kaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesinlik belirsiz

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

TTK 638/2 uyarınca ortaktan çıkma davasında haklı sebep, şirketin diğer ortaklarca kurulan başka şirketlere mal varlığının aktarılması suretiyle gayrifaal hale getirilmesi ve bu durumun davalı tarafça (örneğin başka bir ortağın kişisel hukuki sorunlarından kaçınma amacıyla) açıkça kabul edilmesi halinde sabit kabul edilir; bu durumda ayrılma akçesinin hesaplanmasında, davacı dışlanarak kurulan ve şirketin imkanlarıyla oluşturulan diğer şirketlerin bilançoları da konsolide edilerek değerlendirilir. TTK 626(2) uyarınca ortaklar için özel bir rekabet yasağı kaydı bulunmadıkça, bir ortağın aynı iş kolunda şirket kurması, o ortağın haklı sebeple ortaklıktan çıkarılması için yeterli bir sebep oluşturmaz. Ortaklıktan çıkarma talebi TTK 621/1-h uyarınca genel kurul kararına bağlı bir dava şartına tabi olup, bu kararın dosyaya sunulmuş olması halinde usulden red kararı hukuka aykırıdır ve talep esastan incelenmelidir.

Ele alınan sorunlar

Ortağın haklı nedenle şirketten çıkma koşullarının varlığı → kabul

İddia: Davalı şirket vekili, davacının kar payı almamasının haklı sebep sayılamayacağını, sermaye artırımı nedeniyle karların sermayeye eklendiğini, davacının şirket işleriyle ilgilenmediğini, mal varlığı aktarımı iddialarının doğru olmadığını ileri sürerek çıkma davasının reddini talep etmiştir.

Gerekçe: TTK 638/2 uyarınca haklı sebeplerin kapsamı kanunda belirtilmemiş olup mahkemece somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir; şirketin kuruluş amacına, ortaklar arası güven ve dayanışma ilişkisine aykırı, şirketin varlığını ve kazanç sağlama amacını imkansız kılan davranışlar haklı neden sayılır. Davalı şirketin uzun süredir kar dağıtmaması, mal varlığının davacı dışındaki ortaklarca kurulan ... ve ... şirketlerine aktarılarak ... şirketinin gayrifaal hale getirilmesi, davalıların bu aktarımı bir ortağın boşanma davasındaki ihtiyati tedbirlerden kaçınma amacıyla yaptıklarını ikrar etmiş olmaları birlikte değerlendirildiğinde, davacı açısından haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca davalı şirketin de karşı dava ile davacının çıkarılmasını istemiş olması, tarafların iradelerinin davacının şirketten ayrılması yönünde birleştiğini göstermektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ayrılma akçesinin hesaplanmasında tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve konsolide değerleme → ret

İddia: Davalı vekili, ayrılma payının fahiş, keyfi ve hukuka aykırı hesaplandığını, sadece ... şirketinin özkaynaklarının değerlendirilmesi gerektiğini, ... ve ... şirketlerinin bilançolarının dahil edilmesinin yanlış olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı dışındaki ortaklar tarafından, ... şirketinin imkanları kullanılarak aynı iştigal alanında faaliyet gösteren ... ve ... şirketlerinin kurulduğu ve davacının bu şirketlere ortak edilmediği davalı tarafça açıkça kabul edilmiştir. Bu durumda davacı yabancı ortağın dışlanarak söz konusu şirketlerin kurulduğu sabit olduğundan, davacının ortağı olduğu şirketin imkanlarıyla kurulan bu iki şirketin bilançolarının konsolide edilerek çıkma payının hesaplanması yerindedir. Mahallinde keşif yapılarak fabrika sahası incelenmiş, ticari defterler incelenmiş, marka değeri için ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmış olduğundan hesaplamanın soyut biçimde fahiş yapıldığı yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ayrılma akçesinin tasfiye ile birlikte istenip istenemeyeceği ve faiz başlangıcı → ret

İddia: Davalı vekili, ortaklıktan çıkmaya izin kararı kesinleşmeden ayrılma payının TTK 641 uyarınca talep edilemeyeceğini, karar tarihinden itibaren avans faizi işletilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Çıkma payının tasfiye ile birlikte istenebileceğine ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir. Çıkma payı, çıkma kararı ile birlikte muaccel olduğundan, çıkma karar tarihinden itibaren avans faizi işletilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Şirket ortaklarına yöneltilen çıkma davasının pasif husumet yönünden reddi ile yönetici azli davasının aktif husumet yönünden reddinin kesinleşmesi → tartışılmadı

Gerekçe: Davalı şirket ortakları ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan haklı nedenle ortaklıktan çıkma davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılar ... ve ... yöneticilerinin azli davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine ilişkin kısımlar taraflarca istinaf edilmediğinden kesinleşmiştir; bu kısımlar aynen tekrar edilmiştir. (BAM'ca yerinde görülen Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Tefrik edilen maddi tazminat ve yönetici azli taleplerine ilişkin istinaf nedeninin bu davada incelenemeyeceği → tartışılmadı

İddia: Davalı vekili, tefrik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tazmini gereken zarar bulunmadığının tespit edildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının tefrik edilen talepleri yönünden davalılar vekilinin istinaf nedeni, asıl davada verilen kararda değil, tefrik edilen davada esas hükümle birlikte istinaf edilebileceğinden, tefrik kararına yönelik istinaf nedenleri bu dosyada incelenmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Karşı davada ortaklıktan çıkarma talebinin usulden reddinin hukuka aykırılığı (dava şartı - genel kurul kararı) → kabul

İddia: Karşı davacı vekili, ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin genel kurul kararının süresinde sunulduğunu, ancak UYAP kaydına eklenmediğini, usulden red kararının dosyaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: İlk derece mahkemesi, karşı davalı ortağın şirketten çıkartılması için genel kurul kararı sunulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiş ise de, davalı şirket ortaklarının aldığı 10.4.2018 tarihli ortaklar kurulu kararı dosyaya sunulu olduğundan, usulden red kararı doğru değildir; karşı davadaki bu talebin esası bakımından incelenmesi gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Karşı davada ortaklıktan çıkarma talebinin esastan incelenmesi (haklı sebep sübutu) → ret

İddia: Karşı davacı şirket, karşı davalı ortağın 2010 tarihli satım sözleşmesi nedeniyle şirketi zarara uğrattığını, aile ilişkilerine karıştığını, kendisine rakip bir şirket kurduğunu ileri sürerek ortaklıktan çıkarılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: 2010 tarihli sözleşme nedeniyle zarar iddiası yerinde görülmemiştir; davalı şirketin kendisi sözleşmeye aykırı olarak satım bedelinin yükseltilmesini talep ettiğini kabul etmiştir. TTK 626(2) uyarınca şirket müdürleri dışındaki ortaklara rekabet yasağı öngörülmemiştir, ana sözleşmede de böyle bir kayıt yoktur; bu nedenle karşı davalı ortağın aynı iş kolunda şirket kurması haklı sebep teşkil etmez. Bir ortağın boşanma davasında eşi tarafından tanık gösterilmesi de karşı davalıya atfedilecek bir kusur değildir. Karşı davacı şirket tarafından ileri sürülen haklı sebepler sübut bulmadığından çıkarma talebinin reddi gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Karşı davada maddi tazminat talebinin (2010 tarihli satım sözleşmesinden kaynaklanan zarar) reddi → ret

İddia: Karşı davacı şirket, davacı ortağın 2010 tarihli sözleşme kapsamında taahhüt ettiği 30 makinenin 10'unu düşük bedelle aldırdığını, kalanını almadığını, bu nedenle kardan mahrum kaldığını ve zarara uğradığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Sözleşme, davacı ortak tarafından şirketi temsilen imzalanmış olup davacı ortak şahsen sorumlu değildir; tacir sıfatını haiz şirket, temsil yetkisi olmayan ortağı aracılığıyla imzaladığı sözleşme hükümleriyle bağlıdır. Davalı şirketin bu ortaklıktan elde etmeyi umduğu menfaati gözeterek kardan feragat ederek düşük bedelle satış yapması şirketin zararı olarak değerlendirilemez. Alınmayan makineler yönünden ise, alınanlardan zarar edildiği ileri sürüldüğüne göre alınmayanlardan kar edilmiş olması gerekir; bu nedenle zarardan söz edilemez. Ayrıca tarafların 2013 yılından sonra sessiz kalması ve sipariş/ödeme yapılmaması, sözleşmenin ifasından karşılıklı olarak vazgeçildiğini göstermektedir; bu husus, haklı sebeple çıkma davası gündeme geldiğinde savunma olarak ortaya atılmıştır. Karşı davanın maddi tazminat talebinin reddi isabetlidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Birleşen davada makine bedeli alacağının varlığı ve şirket yetkilisine yapılan ödemenin mahsubu → ret

İddia: Birleşen davada davacı vekili, şirket yetkilisine yapılan ödemelerin şirkete yapılmış sayılamayacağını, bu bedelin mahsup edilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür. Birleşen davada davalı vekili ise sözleşmenin tarafı olmadığını, taraf sıfatı bulunmadığını savunmuştur.

Gerekçe: Sözleşme davacı ortak tarafından şirketi temsilen imzalandığından ve taraflar arasında sözleşmenin varlığı ihtilafsız olduğundan taraf sıfatı itirazı yerinde değildir. Davacı şirket yetkilisine yapılan iade ödemelerinin (934.726,70 Euro), asıl davada davacı ortak vekilinin sunduğu dilekçelerde bu tür ödemelerin şirketin makine alım satımına ilişkin olduğunun beyan edilmesi karşısında, şirkete yapılmış iade sayılması ve davacı talebinden mahsup edilmesi gerekir; bu beyan vekili bağlar. Ayrıca, ... şirketine (davacının Suudi Arabistan'daki şirketi) yapılan makine ihracatına ilişkin fatura da, davacı cari hesabına kayıtlı olup davacının bilgisi dahilinde gerçekleşmiştir; bu makinenin davacı şirketin cari hesabında değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca ilk derece mahkemesinin, davacının talep etmediği 82.000 Euro'yu re'sen borca ilave ederek taleple bağlılık kuralını ihlal ettiği belirlenmiştir. Bütün bu kalemler dikkate alındığında, davacı şirketin göndermiş olduğu paralardan alacağı kalmadığı sonucuna varılmış; ayrıca davacı şirket yetkilisinin, ihtilafsız dönemde ödemelerin makine alım satımına ilişkin olduğunu beyan etmesine karşın birleşen davada bu ödemelerin şahsına yapılmış olduğunu ve şirkete iade edilmediğini ileri sürmesi dürüstlük kuralına aykırı bulunmuştur. Bu nedenlerle birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Limited şirkette ortaklıktan haklı nedenle çıkma davasında, mal varlığının ortaklarca kurulan başka şirketlere aktarılması durumunda ayrılma akçesinin bu şirketlerin konsolide edilmiş özkaynakları üzerinden hesaplanması ve ortakların rekabet yasağına tabi olmadığı yönündeki tespitleri açısından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Limited şirket ortağının haklı nedenle ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin karşı davada, TTK 621/1-h uyarınca ortaklar kurulunun nitelikli çoğunlukla alacağı kararın sunulması özel dava şartıdır; bu karar dosyaya sunulmuşsa usulden red kararı verilemez, talep esastan incelenir., Ortaklıktan çıkma davası sadece şirkete karşı ileri sürülebilir; şirket ortaklarına yöneltilen çıkma talebi pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilir., Yönetici azli davası, davacının aktif husumeti bulunmadığı gerekçesiyle reddedilebilir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı nedenle ortaklıktan çıkma ayrılma akçesi tüzel kişilik perdesinin kaldırılması husumet özel dava şartı rekabet yasağı taleple bağlılık dürüstlük kuralı mahsup

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 638/2TTK 636/3TTK 641TTK 626(2)TTK 621/1-hTTK 643TTK 508 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 353(1)b-2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1040

KARAR NO 2025/1070

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 04/03/2021

NUMARASI 2018/312 Esas 2021/208 Karar

DAVA

Ortaklıktan Haklı Nedenle Çıkma

BİRLEŞEN BAKIRKÖY 4. ATM NİN 2018/1239 ESAS 2019/668 KARAR SAYILI DOSYASI

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 27/06/2025

Asıl davanın kabulüne,karşı davanın usulden reddine ,birleşen davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın asıl davada davalılar, karşı davada davacı, birleşen davada davalı ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin, davalı ...Ltd. Şti.’ne Aralık 2009 tarihinde %20 oranda ortak olduğunu, şirketin ürettiği tüm makinelerin satışı, fiyatlandırılması, tanıtımı gibi konularda yetki verildiğini, müvekkilinin Mısır'da ve Ortadoğuda pek çok yatırımı olduğunu, davalı şirketten sadece kendi şirketleri için 17 adet makine satın aldığını, pay devri sırasında her bir ortağa 150.000-Euro olmak üzere toplam 600.000-Euro ödediğini, ortak olduğu günden sonra hiç kar payı ödenmediğini, müvekkili sorduğunda yatırım yapıldığının söylendiğini, ancak, 9 yılda, şirketin diğer ortaklarının mal varlıklarının ciddi oranda arttığını, müvekkilinin, ortakları ile toplantı için geldiği 2018 yılı Ocak ayında, fabrikanın girişinde, “...” tabelasının kaldırıldığını, ...

isimli tabela konulduğunu, ... firmasının, 1, 2 ve 3 no.lu davalılar tarafından 14.11.2017 tarihinde kurulduğunu, şirketin iştigal alanının aynı olduğunu, ... firmasının adresinde faaliyet gösterdiğini, kendi ortağı olduğu şirketin yöneticileri tarafından yönetildiğini tespit ettiğini, müvekkilinin yaptığı araştırmalarda 5 nolu davalı ... şirketinin de, aynı adreste faaliyet gösterdiğini tesbit ettiğini, davalılar, bu şirketlerin kağıt üzerinde olduğunu, ... şirketine bir zararı olmadığını söylediklerini, ... ve ... firmalarında ortak olup da, yeni kurulan ... firmasında ortak olmayan 4 no.lu davalı ...’nin, eşi ile arasındaki boşanma davasından mal kaçırma kastı ile ... firmasında ortak olarak gösterilmediğini bizzat davalılardan öğrendiğini,şirketin kayıtlarını inceleme istediğinde kısmen de stok ve demirbaş listeleri müvekkiline verildiğini, müvekkiline teslim edilen stok ve demirbaş listesinden dahi, müvekkilinin ortağı olduğu şirketin içinin bila bedel boşaltılarak diğer şirketlere aktarıldığı anlaşıldığını, zira yeni kurulan, birkaç aylık ticari ömrü olan ...

şirketinin, sermayesini aşan bir aktif değere sahip olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin yaptığı incelemelerde, davalıların, fikir ve eylem birliği içerisinde, sistematik ve organize eylemlerle, müvekkilinin ortağı olduğu şirketin içini boşalttıklarını, hiçbir aktif değeri olmayan bu şirketlerin, müvekkilinin ortağı olduğu ... firmasının aktiflerini,varlığını kullanarak, ... firması küçülürken, yeni şirketlerin her açıdan büyüdüğünü ... şirketinin gerçek değeri,... aktiflerinin hukuka aykırı olarak aktarılan bu şirketlerin de öz sermaye değerlemesinin yapılması ile mümkün olduğunu, müvekkilinin zararından tüm davalıların müvekkiline karşı müteselsilen sorumlu olduklarını, davalıların, müvekkili aleyhine, muvazaa ile kurdukları şirketler de, müvekkiline karşı sorumlu olduklarını , davalıların, hem ortak ve hem yönetici sıfatı ile rekabet yasağını ihlal ederek, müvekkilini zarara uğrattıklarını, ...

şirketinin, müvekkili ile aynı oranda hissedar olan ... ve ... tarafından temsil edildiğini, her üç davalı firma açısından da, yetkili temsilcilerin temsil yetkilerinin kaldırılarak şirketlere kayyım atanmasına karar verilmesini, kayyım atanması yönündeki talepleri ile birlikte, ... firmasına ait taşınmazın üçüncü şahıslara devir ve temlikinin veya ayni bir hakla sınırlanmasının önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir kararı verilmesini, 100.000-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini, 100.000-TL ayrılma payının, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

TEFRİK

Mahkemece 14/01/2021 tarihli celsede,davacının davalılar aleyhine açtığı, davalıların kendisini zarara uğrattıkları iddiasına dayalı maddi tazminat davası ile davacının davalı ... firması yetkilileri ... ve ... aleyhine açtığı yönetici azline ilişkin davaların bu dosyadan tefrikine karar verilmiştir.

TALEP ARTIRIMI Davacı vekili ;30.12.2020 tarihli dilekçesi ile ayrılma akçesi talebini 6.460.707,52-TL ye artırmıştır.

ASIL DAVAYA CEVAP

Davalılar vekili; davacının davalı ... ..Ltd Şti. yönünden; davacının hisse aldığı tarihte ¨ 100.000-TL olan kayıtlı şirket sermayesinin, diğer ortakların % 5 paylarını alarak 20/100 ortak olduğunu , davacının müvekkil şirkete, (ekip ve ekipman-aktif pasifi için) hiçbir ödeme yapmadığını, şirket defter ve kayıtlarında sunulan dekont ve sözleşme diye sunulan fotokopilerin bu davalı şirket ile hiçbir ilgisi olmadığını, davacının ortaklıktan ayrılma talebini sadece bu davalıya karşı ileri sürebileceğini, diğer tüm davalıların bu davalı şirketten olan talepler ile bir ilgisi olamayacağını, şirketten haklı sebeple çıkma talebi ortaklara ve ortak olmadığı diğer şirketlere yöneltilemeyeceğini, davacının sadakat ve rekabet kurallarına aykırı davranması, şirketi aldığı makineleri haksız fiyatlandırma ile sadece kendi için çalıştırması nedeniyle ortaklığın kar kaybına sebep olduğundan, ortaklıktan çıkarılması ile kar kaybı nedeniyle tazminat talepli karşı davalarının olduğunu, davacının ortaklıktan ayrılmak için hiçbir haklı sebebi olmadığını, davacının müvekkili şirkete ortak olmadan evvel üç adet makine satın aldığını ,makinelerden memnun kaldığından daha fazla makineye ihtiyacı olduğunu belirterek, müvekkili şirkete ortak olmak istediğini, davacı ortak olduktan sonra, 17.01.2010 tarihli İngilizce metin sözleşmeyi imzalayarak şirketten 30 adet makine almayı vaad ettiğini, ancak davacı sözleşme ile almayı üstlendiği makinelerden sadece 9 adedini ederinin 70-80.000-Euro eksiğine satın aldığını,şirketin davacıya sattığı makineler nedeniyle kardan mahrum olduğunu,davacı tarafından yurt dışında kar elde edildiğini, asıl şirketin içini boşaltanın davacı olduğunu,davacı ortak olduğunda şirketin bankada 250.000- Eurosu olduğunu, ve bu paradan kullanılarak Silivride arsa satın alınmak istendiğinde yabancı ortak nedeniyle izinler uzun süreceğinden bu fabrika önce ortak ...

adına alındığını, bilahare izinler tamamlanınca şirkete devir edildiğini, davacının davranışları ile kendisi sadakat ve rekabet kurallarına aykırı faaliyetlerde bulunduğunu, şirket ve ortakların sırlarını başkaları ile paylaştığını, bu nedenle karşı davaları ile davacının şirketten çıkarılması taleplerinin olduğunu, davacının kendisi tek ortaklı olarak 05.01.2017 tarihinde ... İmalat Ltd Şti unvanlı bir şirketi kurduğunu ve müvekkili şirket fabrikasının bulunduğu yerin bitişiğindeki araziyi satın alarak burada fabrika binası insaa etmeye başladığını , davacı ortağın artık müvekkili şirkette ortak olarak yer almasının şirkete ve ticari faaliyetlerine zarar verdiğini, aile içi meselelerde yer alarak şirket çıkarlarına aykırı davrandığını, davalı -...

şirketinin davalı ortakların 11.03.2010 tarihinde tescil ettirdiklerini ve her biri % 25 hissedar oldukları davacının bu şirket ile hiçbir ilgisi olmadığını, ... Ltd Şti' nin şirketi kuran 3 ortak davacının ve diğer ortak ... aleyhindeki davalar nedeniyle üretim ve ve ticari faaliyetin tehlike altında olması nedeniyle ticari faaliyetlerine devam edebilmesi için kurulduğunu,davacının yabancı ortak olması nedeniyle ticari faaliyetin ilerlemesinde zorluk yaşanmak istenmediğini, bu nedenlerle davacının doğrudan ya da dolaylı olarak bir katkısı olmadığından tüm taleplerinin ve davasının önce ayrıştırılması sonra reddi gerektiğini, Diğer (ortaklar) davalılar yönünden; şahıs davalıların tüm şirketlerde kurucu ortak sıfatıyla yer aldığını, davacının şirketlerden olan talepleri ile bu kişilerden olan talepleri de ayrı hukuki sebebe dayandığından ayrılması gerektiğini, şirketler yönünden ileri sürdükleri tüm gerekçeler ile de davada ileri sürülen iddia ve taleplerin haksız olduğunu, kurucu davalı ortaklar zor şartlarda var olmaya, yerli ve öz sermaye ile ülke ekonomisine katkıda bulunmaya çalıştığını,davacının davasının ve taleplerinin ayrı ayrı reddini talep etmiştir.

KARŞI DAVA

Karşı davacı ... vekili; davacının Mısırdaki fabrikası için aldığı 3 makineden memnun kaldığında kendisinin çok makine alacağını ancak ortak olarak alınmasını şart koştuğunu, 18/12/2009 tarihinde %20 oranda payın davalıya devredildiğini, ancak davalı şirkete hiç bir ödeme yapmadığını, tüm kazancın bu ortakların çalışması ile gerçekleştirdiğini, davalı ise senede 1-2 defa, genellikle fuar zamanı şirkete uğradığını, 30 makine alacağına ilişkin ingilizce sözleşmeyi 17/01/2010 tarihinde şirketle imzaladıklarını, müvekkili şirket o günkü performans ile yılda ancak 6 makine üretebildiğin, bunların 3'ünün davacı için üretildiğini, böyle süreçte davacıya 9 adet makine 3 yılda üretilip ... şirketi tarafından ihraç edildiğini, ancak piyasada makineler 250.000- euro satılırken, müvekkili şirketin davacı ortağa, sadece maliyetine makine sattığını, şirketin davalıya sattığı makineler nedeniyle 80.000*9=720.000- Euro kardan mahrum kaldığını, davacı ortağa fiyatı rayice çekmesi istenildiğinde 20 makineyi satın almadığını, müşteri bulmadığını şirketin 30 makine nedeniyle kar kaybı olduğunu, Silivride müvekkili şirket fabrikasının yanında arazi alarak, kendisine fabrika binası inşaa ettiğini 2010 tarihli sözleşme nedeniyle şirketi kar kaybına uğratması nedeniyle şirket alacağının tespitini, davacı ortağın alacağı çıkması halinde takas ve mahsubunu, alacaklarına dava tarihinden avans faizi işletilmesini talep etmiştir.

KARŞI DAVAYA CEVAP; Karşı davalı vekili ; müvekkilinin haklı nedenle ortaklıktan çıkarılması için ileri sürdüğü hususların müvekkilinin ortağı olduğu ... şirketi ile yapılan ticaretten kar kaybına uğradığı,ortaklardan birinin eşinin açtığı davada tanık olarak gösterildiğini, müvekkilinin başka bir şirket kurduğunun ileri sürüldüğü, müvekkilinin ... şirketinden, haklı nedenle çıkma davası açması üzerine müvekkilinin ortağı olduğu Mısırlı ... ile yapılan 8 yıl önceki bir sözleşmeye dayanarak müvekkilinin şahsından kar kaybı talebinde bulunmasının dayanağı olmadığını, sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ağır şekilde ihlal eden, bedellerini almasına rağmen makineleri büyük oranda teslim etmeyen, teslimini de büyük gecikmelerle yapanın karşı davacı olduğunu ,...

şirketinin bütün makineleri ve işçilerinin kullanılarak müvekkilinin ortak edilmediği ... ve yeni kurulan ... şirketi üzerinden üretime devam edildiğinin tespit edilerek haklı nedenle ortaklıktan ayrılma ve rekabet etmeme, özen ve sadakat borçlarına aykırılık nedeniyle yöneticilere açtığı tazminat davası üzerine böyle dayanaksız bir karşı dava açıldığını, makine satım sözleşmesinde ki tarafların biri ... diğeri de ... olduğunu, müvekkilinin her iki şirkette de pay sahibi olduğunu,müvekkilinin şahsi sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili tarafından bir şirket kurulduğu ve arsa alındığının doğru olduğunu,müvekkilinin başkaca birçok yatırımları daha bulunduğunu, müvekkiline iade edildiği ileri sürülen ödemelerin, ...

ile ... arasındaki makine alım satım sözleşmesine ilişkin olduğunu ileri sürerek karşı davanın reddini istemiştir.

BİRLEŞEN DAVA

Davacı vekili müvekkili ile davalı arasındaki 17/01/2010 tarihli sözleşme gereğince davalının müvekkiline Termoform makine ve aksesuarları satmayı, müvekkilinin de bedelini ödemeyi taahhüt ettiğini, sözleşmeden sonra müvekkili şirketin unvanında değişiklik yapıldığını, müvekkilinin ödemeleri yapmasına rağmen davalının makineleri teslim etmediğini, müvekkilinin davalıya 2.730.296,52- Euro ödeme yaptığını, buna karşılık davalının müvekkiline 1.631.065,27- Euro bedelli makine teslimi yapıp fatura ettiğini, geçen zaman nedeniyle sözleşmeyi feshettiklerini, ancak davalının müvekkilinin yaptığı ödemelerden kalan alacağının iade edilmediğini ileri sürerek 1.099.231,25- Euro tutarındaki alacaklarının ihtarname tebliğ tarihi olan 08/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP

Birleşen davada davalı vekili; davacı şirket yetkilisi ...’in 2009 yılında müvekkilinden 3 adet makine satın aldığını ve makinelerden memnun kaldığını ve şirkete ortak edilirse şirketler grubu için bu makinelerden çok sayıda alacağını taahhüt etmesi nedeniyle bedelsiz olarak kendisine %20 hisse verilerek şirkete ortak yapıldığını, ortak olmasından bir ay sonra da 17/01/2010 tarihli sözleşme imzalandığını, yabancı ortağın grup şirketlerine müvekkil şirketten 10 adet makine satın aldığını,müvekkilinin başka şirketler için ürettiği makinelerden kar etmesine rağmen davacı şirkete üretilen makinelerden hiç kar elde edemediğini, fiyatın rayiçlere getirilmesi talep edilmiş ise de bu talep kabul edilmediğinden makine satış ve teslimi yapılmadığını, 2018 yılında davacı yabancı ortağın müvekkili şirket aleyhine şirketten çıkma ve tazminat davası açtığını, kendilerinin de bu davaya karşı haksız fiyatlandırma ile aldığı 9 makine ve almayı taahhüt ettiği 21 makine için kar kaybı ve bakiye alacak davası açtıklarını, bu davanın devamı sırasında davacının iş bu davayı açtığını, davacının sözleşmenin tarafı olmadığını,davacıya bir borçları bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacının ortak olduğu şirketin uzun süreden beri herhangi bir kar payı dağıtmaması, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, şirketin mal varlığının ... ve ... şirketlerine aktarılarak ... şirketinin gayri faal hale getirilmesi, davalılar tarafından, davalı ortağın boşanma davası ile ilgili olarak ...’e uygulanan ihtiyati tedbirlerden dolayı satışların diğer firmalar üzerinden yapıldığının ikrar edilmesi dikkate alındığında, davacı açısından şirketten çıkmak için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı,çıkma durumunda sözkonusu olabilen payın gerçek değeri; payın, ortaklığın öz varlıkları, kârlılık durumu, dağıtılan kâr payları ve sermaye yapısı gibi çeşitli unsurların dikkate alınarak hesaplandığı değer olduğunu ,ayrılma payının şirket öz varlığının hüküm tarihine en yakın tarihteki rayiç değeri üzerinden hesaplanması gerektiğini ,alınan bilirkişi raporuna göre davacının çıkma payı alacağının ¨ 6.460.707,52-TL olduğu belirlendiğinden hesap edilen çıkma payının karar tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...

şirketinden tahsili ile davacıya verilmesi gerektiği, davacı ortaklıktan çıkma davasının, davalı ... şirketi ortakları ..., ..., ... ve ...'a da yöneltmiş ise de,ortaklıktan çıkma davasının, sadece şirkete karşı ileri sürülmesi gerekirken şirket ortakları aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, Asıl davada davacı vekili,davacının şirket ortaklığından haklı nedenle çıkmasına izin verilmesinin yanında davalılar ...Ltd.Şti. ve ... Mak. Ltd.Şti. yöneticileri ... ile ... 'nün yönetim ve temsil yetkilerinin kaldırılması talebinin aktif husumet yokluğundan reddi gerektiği, Karşı davada: Karşı dava yabancı ortak davacının şirket ortaklığından çıkarılması ve ve satım sözleşmesi nedeniyle zarara uğrattığı ileri sürülerek tazminata ilişkin olup;

limited şirket genel kurulunda TTK 621/1-h maddesi uyarınca ve nitelikli çoğunluk tarafından bu kapsamda bir kararın alınması dava şartı olduğu ,eksikliğin giderilmesi genel kurul kararının sunulması için karşı davacı vekiline kesin süre verilmesine karşın,karşı davacı vekili karşı davalının şirketten çıkarılması yönünde mahkemeye başvurulması ile ilgili bir karar sunulmadığından davanın özel dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddi gerektiği, Davacının 30 adet makina satın alma taahhüdünün bulunduğu ancak sözleşmede davalının “her bir makinanın gerçek fiyatının 250.000-euro olmasına karşılık, 30 adet makine satın alınacağının taahhüd edilmesi nedeniyle makinaların maliyet fiyatına satıldığı ve dolayısıyla da 80.000-euro x 9 = 720.000- euro kardan feragat edildiği” yönündeki iddialarının kanıtlanamadığı ,geriye kalan 21 makinanın satın alınmaması nedeniyle zarara uğradığına ilişkin olarak delil sunulmadığından ispat edilemeyen karşı davanın reddi gerektiği, Birleşen davada, davacı ..., davalı ...’e 2.730.296,52-euro ödeme yaptığını, davalıdan 1.631.065,27- euro bedelinde makine teslim alındığını ve bakiye olarak 1.099.231,25- euro alacağı kaldığını ileri sürdüğü, ...

ve Ortakları Komandit Ortaklığının unvanı 31.12.2011 tarihinden İtibaren ... olduğu,Davacının, davalı ... şirketine toplam 2.730.296,52- euro ödeme yaptığını beyan ettiği, Davalı ... şirketinde davacıdan gelen ödemelerin 2.812,296,52-kayıtlı olduğu, 07.03.2012 tarihinde davacının gönderdiği 82.000-euro davacı tarafından ibraz edilen dekontların içinde bulunmamakla birlikte bu bedel davalıda kayıtlı olduğundan davacı alacağı olarak kabulü gerektiği, davalı kayıtlarında davacının yaptığı 2.812.296.52 -euro ödemenin 1.872.000-euro’su davacıdan 940.296.52- euro’ ise davacı yabancı şirketten değil, asıl davanın davacısı ...'den gelmiş gibi kayıt yapıldığı, dekontlara göre tüm ödemelerin davacı şirket tarafından gönderildiğinin anlaşıldığı,davalı ...'in davacıya 43.104,16- euro bedelli kalıp faturası düzenlediği, yine ...

firmasına 182.874,37 -euro bedelli makine ve kalıp faturası düzenlenerek toplam 225.978,53- euronun davacı alacağından mahsup edildiği ,her ne kadar davalı ..., dava dışı ... firmasına yapılan 182.874,37- euro bedelli makine ve kalıp satışını, davacının grup şirketi olduğundan davacı alacağından mahsup etmiş ise de, ...'nun davacı şirketin grup şirketi olduğuna dair delil sunulmadığını,davalının davacı alacağına mahsup ettiği 182,874,37 euronun davacı alacağı olarak değerlendirilmesi gerektiği,Davalı davacının gönderdiği, 10.12.2011 tarihli 540.000-euro ve 21.02.2012 tarihli 540.000-usd( 400.296,52 euro ) olmak üzere toplam 940.296,52- euro’yu davacıdan değil, davacı şirketin yetkilisi ve asıl davada davacı yabancı ortak ...

adına kayıt ettiği,buna karşılık ...’e;

10. 02.2012 tarih 539.950- euro ... Mecidiyeköy Şub.,07.03.2012 tarih 394.776,70- euro (519.372- USD) ... Mecidiyeköy Şubesi olmak üzere, 934.726,70 -euro banka havalesi ile ödeme yapıldığı,davacı tarafından, şirket yetkilisi ...'e gönderilen ödemelerin anılan kişinin davacı şirketin yetkili temsilcisi olması davacı şirket yetkilisine iade edilen bedeller ile davacının davalıya yaptığı ödemelerin büyük oranda örtüşmesi, davacı şirket yetkilisine yapılan ödemelerin ...'e yapılmış sayılması gerektiğinden; Asıl davada; davacının,haklı nedenle ortaklıktan çıkma davasının kabulü ile; davacının, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ... San.Dış Tic. Ltd. Şti ortaklığından TTK'nın 636/3.maddesi uyarınca haklı nedenle çıkmasına izin verilmesine,ayrılma akçesi olarak hesaplanan ¨ 6.460.707,52'-TL nin karar tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...

San. Dış. Tic. Ltd. Şti 'den tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı şirket ortakları ..., ..., ... ve ... aleyhine açtığı haklı nedenle ortaklıktan çıkma davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, Davalılar ... .. Ltd. Şti. ve ... Mak..Ltd. Şti. yöneticileri ... ile ... aleyhine açtığı yönetici azli davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, Karşı davada; Karşı davacı şirketin karşı davalı ortağın;ortaklıktan çıkartılmasına ilişkin genel kurul kararı alarak ibraz etmediğinden özel dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, Karşı davacı şirketin, karşı davalı ortağı aleyhine açtığı maddi tazminat davasının ise esastan reddine; Birleşen davada; Davanın kısmen kabulü ile;

203.605,39- € alacağın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca en yüksek faiz işletilerek fiili ödeme günündeki TCMB döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ,fazla isteminin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Asıl davada davalılar, karşı davada davacı, birleşen davada davalı vekili; asıl davada davacının ortaklıktan çıkmak için haklı sebebinin olmadığı,çıkma payının fahiş, haksız, hukuka aykırı, keyfi hesapla ... ve ... şirketlerinin mevcudunun da ayrılma payına katılarak fahiş tutarda ayrılma payına hükmedilmesinin doğru olmadığı, ortaklıktan çıkmaya izin kararı kesinleşmeden ayrılma payının TTK'nın 641 maddesine göre talep edilemeyeceğini, karardan itibaren ticari faizi ile ödenmesine karar verilemeyeceğini, tüm davalılar hakkındaki tazminat talebi ile ... Ltd. Şti. Müdürleri ... ve ... 'ün görevden alınmasına ilişkin davanın tefriki ile başka esasa kaydının usul ve yasaya, işin gerçeğine uygun olmadığını, davacının kar payı almadığının ortaklıktan çıkmak için haklı gerekçe sayılmasının doğru olmadığını, davacının karşı davaya verdiği 31.5.2018 tarihli dilekçeleri ile kar payı talep etmediğini bildirdiğini, sermaye arttırımı nedeniyle alınan kararla 2011-2014 karlarının sermayeye eklendiğini, 2013 sonrası davacı ortağın makine alımını durdurması üzerine şirket yatırım yapamadığından gelişmediğini, kar elde edemediğini, davacının şirket işleri ile ilgilenmediğini, almadığı 20 makineye karşılık fahiş çıkma payı hesaplandığını, ...

ltd. Şti. nin ihracat amaçlı Ocak 2018 tarihinde kurulduğunu, ...'in davacı tarafından çalışamaz hale getirildiğini, ambargo şartları ve ortağın eşi ile arasındaki mal rejimi davasında ... Tekstil ile ... hisselerine tedbir konulması nedeniyle ... 'un kurulduğunu, ...'nin ortak olmadığını, her iki şirketin de ... Ltd. Şti.'ye ait fabrika binasında olduğunu, davacının durumu bildiğini, kendisinin de Kasım 2017 tarihinde tek kişilik ...Ltd Şti ' yi kurduğunu, fabrika inşaatına başlayınca ayrılma için maraza çıkartmak için kullandığını, ... şirketini bildiğini, haksız rekabet yapanın davacı olduğunu, davacının yurt dışında onlarca makine şirketi olduğunu beyan etmesi karşısında ortakların da aynı iştigal konusunda başka şirketler açmasının mümkün olduğunu, davacının açtığı şirketin mahkeme kararı ile meşru sayılıp davacıya fahiş çıkma payı hesaplanıp tazminat davası tefrik edilerek bir daha pay çıkarılmaya çalışıldığını, davacının bilgi alamadığı iddiasının gerçek olmadığını, ortak ...'nin mal paylaşımı davası nedeniyle hisselerine tedbir konduğunu kendilerinin söylediğini, davacının ...

'nin eşine giderek tanık olarak yazıldığını, ancak tarafların anlaşarak tedbirlerin kaldırıldığını, bunun haklı sebep sayılamayacağını,davacının kurucu ortak olmadığını, sadece makine alacağı vaadi ile ortak yapıldığını,davalı ortakların 2009 yılından beri maaş aldıklarını, şirketi 4 ortağın ayakta tuttuğunu, ayrılmada pay hesabının sadece ... özkaynakları değerlendirilerek yapılması gerektiğini, ... ve ... şirketlerinin özkaynak değerlendirmesinin doğru olmadığını, üstelik gerçeğe aykırı fahiş hesaplama yapıldığını, ... de olmayan bir ayrılma payı yaratıldığını,diğer ortakların haklarının yok sayıldığını, Limited şirket tasfiyesinde TTK'nın 643 madde yollamasıyla 508. Md uyarınca kar ve tasfiye payının pay sahibinin sermaye payı için şirkete yaptığı ödemelerle orantılı olarak hesap edilmesi gerektiğini, davacının 18.11.2011 tarihinde 20.000-TL ödediğini, sermaye arttırımı ile 180.000-Tl sermaye payı ödediğini,şirkete hiç bir katkısı olmadığını, şirketin sermayesi 1.000.000-TL borcu 9.000.000-TL davacıya ödenmesine karar verilen 6.500.000-Tl olup diğer ortakların hiç hakkının kalmadığını, bilirkişilerce ayrılma payını yükseltmek için şirketlerin bilanço aktifleri ile marka değerinin kasti ve fahiş olarak arttırıldığını, davacı ortağın diğer ortakları çıkartmak için paylarına 8.000.000 Euro teklif ettiğini , bilirkişinin kendisinin azli için makine fiyatlarını çok yüksek belirleyeceğini söylediğini, itirazlarına rağmen mahkemenin raporu kabul ettiğini, davacının 170.000- Euro dediği makinelerin 450.000 Eurodan hesaplandığını, fabrikada boş kasa makinelere fahiş olarak bitmiş makine fiyatı belirlendiğini, üç şirketin bilanço değeri 20 milyon, borcu 19 milyon iken 7.266.200-TL marka değeri belirlendiğini, 3.

Raporda marka değeri olarak 1.154.200-TL bulunduğunu, marka değerinin davacıyı zenginleştirip davalı şirketleri zarara uğrattığını, şirkete ait fabrika binası ve ve arsa değerinin masa başında ilanlara bakılarak yapıldığını, asıl davada ... ... Ltd-. Şti. Müdürlerinin görevden azline ilişkin davanın tefrik edildiğini, bunun aynı davada görülmesi gerekirken tefrikin doğru olmadığını,çıkma ile zaten müdürlerin görevde kalıp kalmamasının kendisini ilgilendirmeyeceğini, davacının tazmini gereken zararı olmadığının tespit edildiğini; mahkemece ... şirketinin ortaklıktan çıkartmaya ilişkin OKK nı sunması için mehil verildiğini, 5.11.2018 tarihli dilekçe ekinde 10.4.2018 tarihli kararı sunduklarını, ama UYAP kaydında bu dilekçenin eklenmediğini, karar verildiği gün ortaklar kurulu kararını yeniden gönderdiklerini,davanın usulden reddinin dosyaya aykırı olduğunu, ancak bilirkişilerin, davacının kurduğu ...

şirketini görmezden geldiğini, ortak ...nin aile meselelerine karıştığını, eşinin tanığı olarak yazıldığını, şirket sırlarını vermeye açık olduğunu, 20 makineyi almadığını,tanık beyanlarından şirketin gelişmesini istemediğini haklı nedenle ortaklıktan çıkartılma koşullarının oluştuğunu, Birleşen davada; sözleşmede ...'in şahsen imzası olup davacının taraf sıfatı olamayacağını, 17.1.2010 tarihli sözleşme aslının sunulamadığını, ... firmasının davacı grup şirketi olup olmadığının ... aktif ve pasifleri, GBT araştırması ya da Mısır veya Arabistan Dışişleri Bakanlığından sordurulması taleplerinin görmezden gelindiğini, davacı defterlerinin incelenmediğini, davacının asıl dava dilekçesinde 17 makine aldığı beyanının olduğunu, 17 faturayı sunduklarını, ...'ya satılan 182.874,37-Euronun düşüldüğünü, davalıdan bu konuda beyan alınmadığını, ...'ya yapılan satışın tarihinin 26.3.2012 tarihi olduğunu, davacının Suudi Arabistan'daki bu şirkete bu makineyi aldığını, 3 yıl önce bu şirketi kapattığını bizzat söylediğini, tanıklarının dinlenmediğini, davacının talebinde olmayan defterlerinde borç gözüken 82.000-Euro'nun birleşen davada davacı talebini aşar şekilde alacağa dahil edildiğini, defter ve kayıtların değiştirilerek rapora davacı lehine değerlendirildiğini birleşen davada bilirkişi raporu alınmasına rağmen ücret taksimi yapılmayıp davacıların yatırdıkları ücret toplamının birleşen davada kabul red oranına göre değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini , dosyadaki tedbirlerin kaldırılmasını talep etmiştir.

2- Birleşen davada davacı ... vekili; ...'e yapılan ödemelerin şirkete yapılmadığını, kendilerinden 934.726,70-Euro mahsup edilmesinin doğru olmadığını, şirket ortağının gönderdiği parayı şirket ortağına iade ettiğini kabul ettiklerine göre bu beyanları ile bağlı olduklarını, cevap dilekçesinde ...'in hesaba gönderdiği paraların derhal iade edildiği ve şirket hesabına böyle para göndermemesi için uyarıldığının ifade edildiğini, davalı ile olan sözleşmeye göre makinelerin şirkete satılacağını, şirkete teslim edileceğini, bedelini şirketin ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, davalının ödemeleri ne için yaptığını ispatlaması gerektiğini, davacı alacağından yapılan 934.726,70 Euronun mahsubunun doğru olmadığını bildirerek kararın kaldırılmasını birleşen davanın aynen kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Asıl dava,davacı %20 pay sahibi ortağın açtığı haklı nedenle ortaklıktan çıkma, ayrılma payı ödenmesi ve davalı şirketler ve gerçek kişi ortakların ... şirketinin malvarlığını diğer şirketlere aktararak şirkete ve kendisine verdikleri maddi zararın davalılardan tahsili,davalı şirketler (davacının ortağı olduğu şirketin mal varlığının aktarıldığı ileri sürülen ... ve ... şirketleri )yönetici ve temsilcilerinin yetkilerinin kaldırılması, ; karşı dava davacının haklı nedenle ortaklıktan çıkartılması, ortağın 2010 tarihli satım sözleşmesi nedeniyle satın aldığı ve almadığı makineler nedeniyle uğrattığı zarar nedeniyle şirket alacağının tespiti ile davacı alacağı doğması halinde takas edilmesi talebi;

birleşen dava yabancı ortağın şirketi tarafından ... şirketine bedeli ödendiği halde gönderilmeyen makine bedellerinin davalı ... şirketinden tahsili talebine ilişkin olup, asıl davada davalılar aleyhine açılan (davacının ortağı olmadığı iki şirkete yapılan aktarımlar nedeniyle )maddi tazminat davası ile ... şirketi yetkilileri ... ve ... aleyhine açılan yönetici azli davalarının iş bu davadan tefrikine karar verilmiştir. TTK’nın 638/2. maddesine göre "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir.” Anılan düzenleme ile ortağa haklı sebeplerin varlığı halinde çıkma davası açabilme olanağı tanınmıştır. Ancak “haklı sebeplerin” nelerden ibaret olduğu belirtilmemiştir.

Bu nedenle çıkma isteğinde bulunan ortağın öne sürdüğü sebep veya sebeplerin gerçekten var olup olmadığını yahut haklı olup olmadığını mahkeme değerlendirecektir. Bu durumda şirket kavramının doğuşu ve şirketlerin kuruluş gayesi dikkate alınarak; aynı amaç için birlikte sermaye koyup emek vererek çalışma, dayanışma ve karşılıklı güven ortamının sağlanması gayelerine aykırı düşen; şirketin çalışmasını, devamını, ortaklarına kazanç sağlamasını ve kuruluş amacının gerçekleşmesini imkansız hale getiren davranışların haklı neden olarak kabulü gerekmektedir. Kuşkusuz haklı nedenler sınırlı olmayıp, iddia edilen eylemlerin haklı neden oluşturup oluşturmadığı her somut olayın özelliğine ve koşullarına göre değerlendirilmelidir.

Mahkemece ;Bilirkişi kurulundan alınan 22/07/2019 tarihli raporda; Davalı ... şirketinin uzun süreden beri kar dağıtmaması, şirketin mal varlığının ... ve ... şirketlerine aktarılarak ... şirketinin gayri faal hale getirilmesi, davalılar tarafından, davalı ...’ın boşanma davası ile ilgili olarak ...’e uygulanan ihtiyati tedbirlerden dolayı satışların diğer firmalar üzerinden yapıldığının ikrar edilmesi birlikte değerlendirildiğinde, davacı açısından şirketten çıkmak için haklı nedenlerin oluştuğunu, davalı ... de davacının çıkarılması gerektiği yönünde karşı dava açtığından; tarafların iradelerinin, davacının şirketten çıkması yönünde birleştiği, ... şirketinin mal varlığının ... ve ... şirketlerine aktarılarak gayri faal hale getirildiği, böylece ...’in zarar görmesine dolayısıyla da davacının ayrılma payının erimesine sebebiyet verildiğini, bu hususun mali verilerle de tespit edildiğini, bu durumda davalı ...

ile ... ve ... şirketlerinin tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve haksız rekabet hükümleri de dikkate alınarak, bu şirketlerin elde ettiği gelirin davalı ... şirketi tarafından elde edilen gelir olarak kabul edilmesi ve buna göre davacının ayrılma akçesinin hesaplanması gerektiğini, ... ve diğer 2 firmanın konsolide olarak rayiç değerli aktif ve pasifi değerlendirildiğinde, rayiç değerli özkaynaklarının ¨ 12.738.523,61 olarak hesaplandığını, bu durumda davacının ayrılma akçesinin 12.738.523.61 x %20 = ¨ 2.547.704.72 olarak hesaplandığı, 03/01/2020 havale tarihli bilirkişi ek raporunda; ... ve diğer 2 firmanın konsolide olarak rayiç değerli aktif ve pasifi değerlendirildiğinde, rayiç değerli özkaynaklarının ¨ 21.669.249,61 -TLdavacının ayrılma akçesinin 21.669.249,61 x %20= 4.333.849,92-TL olarak hesaplandığı,Marka değerini gerçek değerine en yakın olarak hesaplandığı düşünülen gelir yaklaşımı ile yaptığı hesaplamaların dayanağını oluşturan finansal veriler ile varsayımlar raporunda detaylarında yer aldığını, bu kapsamında belirtilen varsayım ve analizler doğrultusunda firmanın sahip olduğu marka etrafında bugüne kadar yarattığı hasılatlar ile gelecekte yaratması muhtemel hasılata bağlı olarak '' İsim Hakkından Kurtulma Yöntemi'' kullanılarak yapılan hesaplamada markanın değerinin 25 Aralık 2019 tarihi itibariyle ¨ 7.266.200 -TL olduğunu bildirdikleri , 09/09/2020 havale tarihli bilirkişi 2.ek raporunda;

davalı şirketlerin 30/06/2020 tarihi itibariyle güncel rayiç değerli varlık ve borçları ile rayiç değerli özkaynaklarının tespiti neticesinde , davacının ayrılma akçesinin 7.683.107,52 olarak hesaplandığını,15/12/2020 havale tarihli bilirkişi 3.ek raporunda; ayrılma akçesinin 32.303.537,58 x %20 =¨ 6.460.707,52-TL olarak hesaplandığı yolunda kök ve ek raporlar sunulmuştur. Asıl davada davacı ... ... Mısırlı İşadamı olup; 2005 yılında kurulan ve faal olan ... şirketinde diğer dört ortaktan eşit paylar alarak 18/12/2009 tarihinde %20 oranda pay sahibi olmuş,payı karşılığında her bir ortağa eşit oranda 600.000-euro ödemiştir.Böylelikle davacı ile birlikte her biri eşit paya sahip 5 ortaklı limited ortaklık sözkonusudur.Davacı dışında ki diğer 4 ortak tarafından ...

Şirketinin 11.3.2010 tarihinde kurulduğu ;bu şirketin davacı dışında ki 4 ortak tarafından kurulduğu ve ... Teknik şirketi ile ortakları arasında ayniyet bulunmaktadır. Davalı ... şirketi ise 14.11.2017 tarihinde yine davacı dışında ki bu kez ... dışında ki 3 ortak ile yine ...'in Silivri şube adresinde 4.200.000-TL sermaye ile kurulmuştur.Davaya cevap dilekçesinde davalılar vekili ; davalı ... şirketi ortağı ...nin eşi tarafından boşanma davası açıldığı ; şirket malvarlığına ihtiyati tedbir kararları alındığı, bu sebeble şirketin faaliyetlerinin sıkıntıya düştüğü ,bu durumu aşabilmek ticari faaliyetlerin devamı için ... dışında ki kalan üç ortak tarafından ... şirketinin kurulduğu ,davacı yabancı ortak ile zorluk yaşamamak için davacı ortağın bu şirkete ortak edilmediğini savunmuştur.Bu halde ;davacı dışında ki üç ortak tarafından ...'in imkanları kullanılarak aynı alanda faaliyet gösteren ...'nin kurulduğu, ticari faaliyetin devam edebilmesi için ortak ...'ın boşanma davasında eşi tarafından ...

üzerine konulan tedbirler nedeniyle iş yapamaz hale gelmeleri nedeniyle ... dışındaki ortaklar ile kurulduğu davalıların kabulündedir.Bu halde ; davacı yabancı ortak dışlanarak ... şirketinin kurulduğu davalı tarafça açıkça kabul edildiğinden;davacının ortağı olduğu şirketin imkanlarıyla kurulan diğer iki şirketin bilançoları konsolide edilerek çıkma payının hesaplanması yerindedir.Davalı ... vekili çıkma payının fahiş hesaplandığını ileri sürmüş ise de mahallinde keşif yapılarak fabrika sahası görülmek suretiyle değer tespitleri yapılmış, davalı şirketlerin ticari defterleri incelenmiş, marka değeri ile ilgili ayrıca bilirkişi incelemesi yapılarak çıkma payı hesaplandığından soyut fahiş hesaplama yapıldığına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Çıkma payının tasfiye ile birlikte istenebileceğine ilişkin istinaf nedeni de yerinde değildir.

Çıkma payı; çıkma kararı ile birlikte muaccel olduğundan çıkma karar tarihinden itibaren avans faizi işletilmesinde hata bulunmamaktadır.Davalı ... şirketinin asıl davada davacının ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi kararına karşı ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Asıl davada davacının ... temsilcilerinin azline ve davalılara yönelttiği zarar iddiaları bakımından davanın tefrik edildiği ;... ve ... yöneticilerinin azline ilişkin davanın aktif,şirket ortaklarına yöneltilen çıkma davasının pasif husumet yokluğundan reddine ilişkin verilen karar taraflarca istinaf edilmemiştir.Davacının tefrik edilen talepleri yönünden davalılar vekilinin istinaf nedeni ise asıl davada verilen kararda değil ,tefrik edilen davada esas hükümle birlikte istinaf edilebileceğinden asıl davada haklı sebeble çıkmaya ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine ,davacının çıkma ya izin talebinde haklı olduğu kabul edildiğinden verilen hükmün bu nedenle ,diğer talepler bakımından kesinleşen kısımların aynen tekrar edilmesine karar verilmiştir.Karşı davada ;karşı davacı şirket tarafından davacı ortağın haklı nedenle ortaklıktan çıkartılması talep edilmiş,ayrıca 2010 tarihli satım sözleşmesi nedeniyle davacı ortağın şirkete verdiği bu zararı tazmin etmesi talep edilmiştir.

İlk derece mahkemesince ;karşı davalı ortağın şirketten çıkartılması için ortaklar kurulu kararı sunulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de davalı şirket ortaklarının aldığı 10.4.2018 tarihli tarihli ortaklar kurulu kararı dosyaya sunulu olduğundan ,usulden red kararı doğru olmayıp ,karşı davada ki bu talebin esası bakımından incelenmesi gereklidir.Karşı davanın maddi tazminata ilişkin kısmı bakımından yapılan incelemede ;Asıl davanın davacısı ... şirket ortağı olduktan sonra ; 17/01/2010 tarihli ... ile ... arasında 30 adet makine alımına ilişkin satış sözleşmesi imzalanmış ,3 setten oluşan makine grubuna toplamda 170.000-euro bedelle satılacağında tarafların mutabık kaldığı ,sözleşme eki listede teslimlerin 2015 yılında tamamlanacağı kararlaştırılmıştır.Sözleşmenin içeriğinde ...

tarafından yapılacak ödemeden söz edilmekte olduğu,davacı da Mısırda ki şirketin sahibi olduğunu beyan ettiğine göre bu sözleşmenin davacı ortak tarafından şirketi temsilen yapıldığının kabulü gerekmektedir.Esasen ,sözleşmenin varlığı taraflar arasında ihtilafsız olup davacı ortak sözleşmenin şahsen sorumlusu olmadığını savunmuştur.Davalı karşı davacı ...'in savunmaları bu sözleşme ile alınan ve alınmayan makineler nedeniyle zarara uğratıldığı ,karsız satış yapmak zorunda kaldığına ilişkindir.Asıl davada verdiği cevap dilekçesinde ;üçüncü şahıslara satılan makine bedelleri ile davacıya satıldığı ileri sürülen 10 adet makinenin satış tarihleri ve bedellerine ilişkin bir liste sunulmuş olup bu listede son makine tesliminin 2013 yılı olduğu anlaşılmaktadır.

Ancak daha sonra makine seti olmasa da davalı ... şirketinin cari hesabındaki Hakim Paco cari hesabı 10 makineden sonra muhtelif kalıp malzemeleri açıklamaları ile 17 kalemden oluşmakta olup ;dava dilekçesinde yazılı 17 makine satın alındığı beyanı ile örtüşmektedir.

11. 4.2013 tarihinden sonra set makine satışı olmamıştır.Diğer malzemelerin gönderimi ise 2015 yılı sonuna kadar devam etmiştir. Karşı davacı ... şirketi , davacının ortak olarak kabulünden sonra 2010 tarihli sözleşmeyi imzalayarak 30 adet makine satın almayı taahhüt ettiği, 10 adet satın alındığı, kalanının alınmadığını bu sebeble zarara uğradığını ileri sürmekte ise de; davalı şirketin üretim kapasitesinin sınırlı olduğu yılda 6 makine üretimi yapılabildiğinin beyan edildiği ; 2010 yılında birleşen davada davacı şirkete satılan 10 makineden düşük bedelle satıldığı ,bu makinelerin gerçek fiyatının 250.000-euro olduğu makine bazında 80.000-euro zarara uğradığı ileri sürülmüştür.Davacı ortak olarak geldikten sonra şirketin Silivrideki fabrika arsasının alındığı davalı tarafın beyanlarından anlaşılmaktadır.Davacı'nın Ortadoğuda yatırımları olması , yılda 6 makine üretebilen ve dosya kapsamına göre bu ortaklıktan önce imkanları kısıtlı bulunan şirketin davacının ortaklığından sonra bir ivme yakaladığı da anlaşılmaktadır.

Davacının ortaklığından sonra ihracat şirketi kurulduğu belirlenmektedir.Buna göre 2010 tarihli sözleşme bu koşullarda yorumlanmalıdır.Davalılar vekili davacı ortak olmadan evvel 3 makinenin davacı ortağın şirketine satıldığını,davacı ortak olarak geldiğinde şirketin 250.000-euro parası olduğunu ifade etmiştir. Bu koşullarda davacının ortak olarak geldikten sonra davalı şirket ortaklarının davacıdan pay devri karşılığı aldıkları 600.000-euro tahsil ettiği ,fabrika arsası alındığı dikkate alındığında Davalı ... şirketinin bu ortaklıktan elde etmeyi umduğu menfaati gözeterek kardan bir miktar feragat ederek daha düşük bedel ile makine satışı yapması şirketin zararı olarak değerlendirilemez. Ayrıca tacir sıfatını haiz şirketin temsil yetkisi olmayan ortağı aracılığıyla imzaladığı sözleşme hükümleri ile bağlıdır.Ayrıca;

alınmayan makineler bakımından ise, alınanlardan zarar edildiği ileri sürüldüğüne göre alınmayanlardan zarardan kar etmiş olması gerektiği,bu halde de zarardan söz edilemeyeceği ,ayrıca basiretli tacir gibi davaranması gereken karşı davacı şirketin zarara uğradığı iddiası karşı davalının şahsen taraf olmadığı da gözetildiğinde maddi tazminata ilişkin karşı dava yerinde değildir. Esasen 10 adet makinenin en son teslim tarihi olan 11.4.2013 tarihinden sonra her iki tarafın sessiz kalması,bu tarihden sonra sipariş verilmesi para gönderimi olmadığı; davalı ... vekilinin cevabında da satım bedelinin yükseltilmesinin talep edildiği,bu talebin kabul edilmediği bu nedenle sipariş verilmediği beyan edildiğinden sözleşmenin her iki tarafının 2010 tarihli satım sözleşmesinin ifasından vazgeçme hususunda iradelerinin uyuştuğu,ancak haklı sebeble çıkma davası gündeme geldiğinde ...

şirketi tarafından savunmalarına dayanak olarak ortaya atıldığının kabulü gerekir. Karşı davanın maddi tazminat istemi bakımından reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır. Karşı davada haklı sebeble ortaklıktan çıkartılma talebine dayanak olarak, karşı davacı şirketin haklı nedenler olarak ileri sürdüğü sebebler yukarı parağrafda irdelenen 2010 tarihli satım sözleşmesi nedeniyle karşı davalı ortağın şirketi zarara uğratması ,şirket ortaklarının aile ilişkilerine karışması ,kendisine tek ortaklı bir şirket kurması gösterilmiştir. 2010 tarihli sözleşme ile zarar iddiası yerinde olmadığı gibi 170.000-euro bedelle 30 makine satmayı vaad ettiği halde sözleşmeye aykırı olarak satım bedelinin yükseltilmesini talep ettikleri açıkça kabul ettiklerinden 2010 tarihli sözleşme haklı sebeble çıkarma nedeni olarak kabul edilmemiştir.

Diğer haklı sebebler ise davacı ortağın aynı iş kolunda kendisine şirket kurmasıdır. TTK nın 626(2) maddesi uyarınca şirket müdürleri dışında ki ortaklara rekabet yasağı öngörülmemiştir. Şirket ana sözleşmesinde de ortaklar için rekabet yasağı kaydı konulmamıştır.Karşı davalı ortak rekabet yasağına tabi olmadığından kendisi tarafından aynı iş kolunda da olsa bir şirket kurması karşı davacı şirket bakımından haklı sebeb teşkil etmemektedir.Öte yandan yine ortaklardan ... nin boşanma davasında , ...nin eşi tarafından tanık olarak gösterilmesi karşı davalı ortağa atfedilecek bir kusur da sayılamaz .Karşı davacı şirket tarafından ileri sürülen haklı sebebler sübut bulmadığından çıkarma talebinin bu gerekçeyle reddi gerekirken ,usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş,karşı davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülerek usulden red kararı kaldırılarak karşı davada ki bu talep haklı sebeb ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.

Birleşen davada asıl davada ki ortağın yetkilisi olduğu şirket tarafından makine bedeli için gönderdiği ancak makine teslimi yapılmadığından 19.1.2010-21.2.2012 tarihlerinde gönderdiği 9 ayrı havale ile gönderilen 2.730.296.52-eurodan 8 adet makine teslim alındığı bedelinin 1.631.065-euro olduğu ileri sürülerek kalan 1.099.231,25- euronun davalı ...'ten tahsili talep edilmiştir. Davacı şirket tarafından 10.12.2011 tarihli dekont ile gönderilen 540.000-Euro ile 21.02.2012 tarihli dekont ile 400.296,52-Euro toplamı 940.296,52- Euro'nun davacı şirket yetkilisi ... adına ödeme olarak davalı ... ticari defterlerine kayıt edilmiştir. Davalı ... şirketi ...’e;

10. 02.2012 tarihinde 539.950-euro ... Mecidiyeköy Şubesinden ,07.03.2012 tarihinde 394.776,70- euro (519.372- USD) ... Mecidiyeköy Şub. Olmak üzere, 934.726,70 -euro banka havalesi ile ödeme yapılmıştır.İlk derece mahkemesince birleşen davada davacı şirketin temsilcisine yapılan ödemelerin şirket tarafından gönderilen bedellere yakın tutarlar olması ,şirket ünvanında davacı adının bulunması sebebiyle davacı şirkete yapılan iade ödemesi olduğu kabul edilerek 934.726,70 -euro davacı şirketin talebinden mahsup edilmiştir.Asıl davada davalılar vekili davaya cevap dilekçesinde ,şirket ortağının bilinmeyen nedenlerle ... şirketine para gönderdiği ,bir daha gönderilmemesi konusunda davacı ortağın uyarıldığını savunmuştur.Davacı ortak vekili tarafından sunulan 21.5.2018 tarihli, 1.6.2018 tarihli dilekçelerde ;

bu iddiaya karşılık olarak; "davalılar vekilinin bahsettiği bütün ödemeler, ... ile ... arasında ki makina alım satımına ilişkindir."Buna göre alıcı davacı şirket yetkilisinin bu beyanı; ödemenin ... adına yapıldığı ve iadenin de yine şirkete yapıldığının kabulü gerektiği ,şirket yetkilisinin vekilinin bu beyanı şirketi bağlayacağından davacının talebinden bu bedellerin mahsubu yerindedir.Böylelikle birleşen davada;havale ile gönderilip karşılığında makine teslim edilmediği ileri sürülen bakiye 1.099.231,25- Eurodan şirket yetkilisine iade edilen 934.726,70 -Euronun mahsup edilmesi yerindedir.Davacı şirket tarafından teslim edildiği kabil edilen makinelerin sayısı 9 olup son iki teslimin biri 12.12.2012 tarihinde 180.000-euro,11.4.2013 tarihinde 189.500-euro bedelli makinelerin teslim alındığı beyan edilmiştir.Bu halde ;

davacı şirketin ihtilafsız dönemde gönderdiği son avans avans tarihi 10.12.2011 tarihidir. Daha sonra şirket tarafından 26.1.2012 tarihinde gönderilen 540.000-euro 10.2.2012 tarihinde 539.950-euro ,21.2.2012 tarihinde gönderdiği 540.000-usd ise 519,372-usd olarak iade edilmiştir.Buna göre son iki makine sipariş avanslarının ... tarafından beyan ettikleri şekilde satım bedelinin yükseltilmesi isteği nedeniyle kabul edilmediği , avansların iade edildiği sonucuna varılmaktadır. İade edilen 2012 yılında ki iki avanstan sonra hiç para gönderimi olmadığı ,davalı şirket tarafından para gönderilmemesi konusunda uyarıldığı beyanının bu duruma işaret ettiği bir kısım küçük mikra kesintiler ile avansların iade edildiği ve 2011 yılında alınan avansların karşılığı makinelerin 2012 yılında ve sonuncu bir adedi 2013 yılında olmak üzere teslim edilerek 2010 tarihli sözleşmesinin davalı şirket tarafından tasfiye edildiği ,davacının da duruma elde ki asıl dava açılıncaya kadar itiraz etmediği anlaşılmaktadır.26.3.2012 tarihli ...

faturası davacı cari hesabında kayıtlı bulunduğu davacının da bilgisinde oluğu dava dilekçesinde ki beyanlarından 17 makine satın alındığının kabul edildiği ;... cari hesabında 17 kalem ihracat bulunması ile örtüştüğü anlaşıldığından birleşen davanın reddine karar verilmek gerekmiştir. Birleşen davada; Bilirkişi Kurulu tarafından 1.099,231,25-Euro'dan 42.899,16- Euro davacıya gönderilen malzeme bedeli, 934.726,70 Euro davacı şirket ortağına yapılan ödeme ile davacı alacağının 121.605,39 -euro olduğu, davalı kayıtlarına göre davacıdan gelen 82.000- Euro'nun ilavesi ile, alacağın 203.603,39- Euro olduğunun tespit edildiği; mahkemece 82.000-Euro'nun davalı kayıtlarında olduğuna dayanılarak bu miktar üzerinden hüküm verilmiş ise de;

birleşen davada davacı havale makbuz ve tarihlerini belirterek davalı şirkete gönderdiği 2.730.296,52- eurodan kalanını talep etmektedir.Mahkemece ,seçenekli yapılan hesaplamadan 82.000-euro ilavesi ile bulunan miktara hükmedilerek davacının talebi aşılarak hüküm verilmiştir. Davacı hesabını bu miktar hariç yaptığından 82.000-euro iade talebi olmadığından bu miktarın borca ilave edilmesi doğru olmamıştır.

1. 099.231,25 eurodan öncelikle şirket yetkilisine iade edilen tutar düşüldüğünde bakiye 164.504,55-euro kaldığının kabulü gerekir. Öte yandan, ... şirketine yapılan ihracatın da üzerinde durulmalıdır. ... şirketine 28.3.2012 tarihli fatura ile 1 set termoform makinesi, poşetleme makinesi, vidalı hava kompresörü, kurutucu aksamlarından oluşan 182.800-euro ihracat faturası düzenlenmiştir.Fatura üzerinde bedelinin "peşin ödendiği" kaydı bulunmaktadır.İlk derece mahkemesince ... firmasının yapılan satışın ...'a yansıtılamayacağı gerekçesiyle davacı alacağı değerlendirilmiş ise de; asıl davada davalı ... şirketi vekilinin 170.000-euronun maliyetine satış yapıldığı iddiasına karşılık olmak üzere ;...

şirketine de 170.000-euro bedel ile makine satıldığı iddiasına karşılık olmak üzere ... şirketinin davacının Suudi Arabistan'da kurulu şirketi olduğu ve makinenin 2010 tarihli sözleşme ile almayı vaad ettiği ve aldığı makineden birinin ... şirketine gönderildiğini ,üçüncü kişiye satış olmadığını ileri sürmüş,davacı tarafça bu iddiaya karşı çıkılmamıştır. 2012 yılında ihtilafsız dönemde yapılan bu kaydın davacı şirket ortağının bilgisi dahilinde yapıldığı ;gönderilen malzeme bedeli 43.104,16 euro ve davada dikkate alınamayan 82.000-euro dikkate alındığında cari hesapda kayıtlı tüm faturalar ... faturası dahil olmak üzere ile ödeme miktarları birbirini doğrulamaktadır. ... şirketi faturasını birleşen davada teslim aldığı faturalar içerisinde göstermese de yargılama sırasında bu şirkete dair bir beyanda bulunmamıştır....

faturası ihtilafsız dönemde davacının cari hesaba kaydı ,gönderilen paranın mahsubu ve faturada ihracat bedelinin peşin alındığının yazılı olması,davacının Suudi Arabistanda ,ortadoğuda yatırımları bulunduğunun beyan edilmesi karşısında ... şirketine teslim edilen makinenin davacı şirketin cari hesabında değerlendirilmesi ,davacı şirketin gönderdiği havaleler nedeniyle bir alacağı olmadığının kabulü gerekmektedir.Birleşen davada davacı taraf ;davalı ... Şirketi'ne gönderdiği paralardan son iki havalenin iade edildiği kalanına karşılıkda makine aldığı ;Davacı şirket yetkilisi yukarıda yazıldığı üzere birleşen dava açılmadan evvel asıl davada verdiği pek çok dilekçede defaatle gönderilen paraların şirketin makine alım satımına ilişkin olduğu beyan edilmesine rağmen birleşen davada davacı şirket yetkilisinin şahsına gönderilen paraların şirkete iade edilmediği ileri sürülerek iade istenilmesi dürüstlük kuralına aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle ;

asıl davada verilen tefrik kararının bu dosyada istinafa konu edilemeyeceği asıl davada , davacı ortağın haklı sebeble çıkma koşullarının oluştuğu ,ayrılma akçesine hükmedilmesinde ve karar tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmek gerektiği ,iki şirket yöneticisinin azli kararının reddine ilişkin kısmın kesinleştiği ,ortaklar hakkında ki pasif husumet yokluğundan red kararı kesinleştiğinden kesinleşen kısımların tekrarına ,haklı sebeble çıkmaya izin ve ayrılma akçesi bakımından ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ,karşı davanın haklı sebeble çıkartılma koşullarının gerçekleştiği ispatlanamadığından reddine ,birleşen davanın reddine karar verilmek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ,birleşen davada davacı vekilinin ,asıl davada davalı ...

vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine ;birleşen davada davalı vekilinin ,karşı davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç olmadığından yeniden karar verilerek asıl davanın çıkmaya izin ve ayrılma akçesi bakımından kabulüne ;kararın kesinleşen kısımlarının tekrar edilmesine,karşı davanın ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1- Birleşen davada davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Asıl davada davalı ... Ltd. Şti. vekilinin asıl dava yönünden istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,3-Karşı davada davacı-birleşen davada davalı ... ..Ltd. Şti'nin birleşen ve karşı davaya yönelik istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/03/2021 Tarih 2018/312 Esas 2021/208 Karar sayılı ilamının HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;1-Asıl davada davacının, davalı...Şti aleyhine açtığı haklı nedenle ortaklıktan çıkma davasının kabulü ile; davacının, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ...Şti ortaklığından TTK'nın 636/3.maddesi uyarınca haklı nedenle çıkmasına izin verilmesine, ayrılma akçesi olarak hesaplanan 6.460.707,52'-TL'nin (04/03/2021)ilk derece mahkeme karar tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...

Şti 'den tahsili ile davacıya verilmesine,Davalı şirket ortakları ..., ..., ... ve ... aleyhine açtığı haklı nedenle ortaklıktan çıkma davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,Davalılar .... ve ... Şti. ve ... Şti. yöneticileri ... ile ... aleyhine açtığı yönetici azli davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine,Asıl davada ... taşınmazına konulan ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine , şirket araçlarına konulan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına,2-Karşı davada: Karşı davacı ... ..Ltd.Şti'nin davalı şirket ortağının haklı sebeble ortaklıktan çıkarılması talebinde haklı sebeb ispatlanamadığından reddine,Karşı davacı ... şirketinin karşı davalı aleyhine açtığı maddi tazminat davasının ispatlanamadığından reddine,3-Birleşen davanın reddine ,Asıl davada ilk derece yargılamasına ilişkin olarak ;Alınması gereken 441.330,93-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.415,50-TL tamamlama harcı olarak alınan 107.702,80-TL harcın mahsubu ile kalan 330.212,63 harcın davalı ...

Ltd. Şti'den alınarak hazineye ödenmesine,Davacı tarafından ödenen 35,90-TL başvuru harcı ile 3.415,50-TL peşin harç, 107.702,80-TL tamamlama harcının davalı ...Şti'den tahsili ile davacıya ödenmesine,Davacı tarafından yapılan 50 adet tebliğ gideri 448,80-TL, bilirkişi gideri 38.000-TL, .. araç ücreti 364-TL, keşif harcı 314-TL, fotokopi ücreti 585-TL olmak üzere toplam 39.711,80-TL 'nin davalı ... Makine ...Ltd.Şti'den tahsili ile davacıya ödenmesine,Davalı ....Ltd. Şti. tarafından yapılan 4.000-TL bilirkişi ücretinin davacıdan alınarak davalı ....ltd.şti.'ne ödenmesine,Davacı vekili için takdir olunan 129.369,21-TL vekalet ücretinin davalı ... Makine .... Ltd.Şti'den alınarak davacıya ödenmesine, Davalılar ..., ..., ...

ve ... vekili için takdir olunan 4.080-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara ödenmesine,Yönetici azli isteği bakımından Davalılar ... ile ... vekiline takdir olunan 4.080-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara ödenmesine,Karşı davada ilk derece yargılamasına ilişkin olarak ;Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 35,90-TL harcın mahsubu ile kalan 579,50-TL karşı davacı ... Ltd.Şti den tahsili ile Hazineye ödenmesine,Karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, Karşı davalı vekili için takdir olunan 4.080-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,Birleşen davada ilk derece yargılamasına ilişkin olarak;Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 114.547,49-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 113.932,09‬-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,Davalı vekili için takdir olunan 605.225,27-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine," Asıl davada alınması gereken 441.330,93-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 110.332,74-TL harcın mahsubu ile kalan 330.998,19‬-TL harcın asıl davada davalı ...Ltd.

Şti.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Karşı dava ve birleşen dava yönünden yatırılan toplam 21.283,35‬-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davalı ...Ltd. Şti.'ne iadesine,Birleşen davada davacıdan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 556,1‬0-TL harcın birleşen davada davacı ... alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Birleşen davada davacı ... ve asıl davada davalılar, karşı davada davacı, birleşen davada davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.

27/06/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/109454 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.