YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4863 E. 2024/6380 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tekel hakkı↗ denetime elverişlilik↗ esastan ret↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/354 E., 2023/28 K.
BİRLEŞEN DAVA : Ankara 3. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/261 E.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen dava davacı vekili dava dilekçelerinde; davacı şirketin 2019/121933 sayılı “KARADEM TİRYAKİ” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketlerin "TİRYAKİ" ibareli markalarına dayalı olarak başvuruya itiraz ettiklerini, Markalar Dairesi Başkanlığınca itirazların yerinde görülerek başvurularının kısmen reddine karar verildiğini, bu karara yaptıkları itirazın da YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davacının başvurusu ile redde mesnet davalı markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, Kurumun verdiği kararın daha önce verdiği emsal kararlar ile çeliştiğini ileri sürerek, 2021-M-772 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu başvurunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı başvurusu ile müvekkilinin markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, Kurum kararının yerinde bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın “KARADEM TİRYAKİ” ibareli başvurusunun müvekkili adına tescilli "TİRYAKİ ÇAYI" markasından ... sınai mülkiyet hakkını ihlal edecek nitelikte olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu 2019/121933 sayılı davacı şirket markasının, tescil talebi reddedilen 30. sınıfta yer alan “(30-09) Çaylar, buzlu çaylar. (30-14) Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç.” mallarının, davalı şirketlerin itirazına dayanak markalarında yer alan mallar ile aynı / aynı tür veya benzer olduğu, davaya konu davacı şirket markası ile davalı şirketlerin itirazlarına dayanak markaları arasında benzerlik ve bu benzerlik neticesinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacı şirketin kazanılmış hakkının bulunmadığı, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 01.02.2021 tarih ve 2021-M-772 sayılı kararının yerinde olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; denetime elverişliliği bulunmayan bilirkişi raporu göz önünde bulundurularak karar verildiğini, davalı markalarındaki asli unsurun "tiryaki" ibaresi olduğunu, bu ibarenin ayırt ediciliğinin son derece düşük olduğunu, davalılara bu kelimenin kullanımı için bir tekel hakkı sağlanamayacağını, davalı markalarının neredeyse tamamının bu ibarenin dışında başka esas/tali unsurlarda içerdiğini, müvekkili başvurusunda ise "karadem" ibaresinin esas unsur, ayırt ediciliği düşük olan "tiryaki" ibaresinin ise yardımcı bir unsur olarak kullanıldığını, "karadem" ibaresini içeren diğer markalarından da açıkça anlaşılmakta olduğu üzere müvekkilince "karadem" ibareli seri markalar oluşturulduğunu, tüm bu hususlar gözetilmeksizin; eksik ve hatalı inceleme ile verilen kararın kaldırılması gerektiğini, ayrıca "karadem" ibareli markanın davacı şirket tarafından piyasada maruf hale getirildiğini, müvekkil şirket markasının tanınmış marka olduğu gözetilmeksizin verilen kararın yerinde olmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "KARADEM TİRYAKİ" ibareli başvuru ile redde mesnet "TİRYAKİ" asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mallar yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markaların asli unsurlarını teşkil eden "TİRYAKİ" ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak kullanıldığı bu ibarenin ayırt edici nitelikte olduğu, davacının başvuru üzerinde müktesep hakkının bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf talebindeki gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6759 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olu davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4594 E. 2020/2537 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · marka hakkına tecavüz · ortalama tüketici · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, davacı markası ile davalı markası arasında 556 sayılı KHK anlamında benzerlik veya «iltibas» ihtimali bulunmadığı ve «marka hakkına tecavüz» fiilerinin gerçekleşmediği, davalı tarafça "Kuleli Çay Tiryaki" şeklindeki ürün ambalajı şeklindeki kullanımın, davacı tarafa ait "Tiryaki Çayı" şeklindeki markası ile iltibas yaratacak şekilde kullanılmaması nedeniyle, TTK'nun 54. vd. maddeleri anlamında «haksız rekabet» hükümlerinin oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «tescilli tasarım» ve «marka hakkına tecavüzden» kaynaklı maddi ve manevi tazminat ile ürünlerin toplatılması istemine ilişkindir.
Davacıya ait 89365 tescil numaralı “Tiryaki Çayı” markasının esas unsurunun “Tiryaki” ibaresi olduğu göz önüne alındığında, davalı yana ait paket ambalajında “Tiryaki” ibaresinin kullanılmasının davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiğinin kabulü gerekir.
… tescil numaralı ambalaj tasarımı ile davalı tarafça kullanılan ambalaj tasarımı arasında genel görünüm, şekil, renk, yazı karakteri, desen ve kompozisyon bakımından «ortalama tüketici» kesimi açısından ilişkilendirilme ve karıştırılma ihtimali bulunduğu hususu da gözetilerek, marka ve tasarım açısından ayrı ayrı değerlendirilme yapılması ve sonuc …
-
Haksız Rekabetten Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/574 E. 2020/4250 K.
Ortak:denetime elverişlilik
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «denetime elverişliliği» bulunmayan bilirkişi raporu göz önünde bulundurularak karar verildiğini, davalı markalarındaki asli unsurun "tiryaki" ibaresi olduğunu, bu ibarenin «ayırt ediciliğinin» «son» derece düşük olduğunu, davalılara bu kelimenin kullanımı için bir «tekel hakkı» sağlanamayacağını, davalı markalarının neredeyse tamamının bu ibarenin dışında başka esas/tali unsurlarda içerdiğini, müvekkili başvurusunda ise "karadem" ibaresin …
Benzer bu karardaAlınan bilirkişi raporu Yargıtay «denetimine elverişli» olmadığı gibi, tarafların istem ve savunmalarını da karşılayacak nitelikte incelemeyi de içermemektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · eksik inceleme · haksız rekabet
Benzer bu karardaDavacı, dava dilekçesinde 18.11.2009 tarih 2009/05418 numaralı «tescilli tasarımı» ile 15.10.1985 tarih 89419 sayılı ''Filiz Çayı'', 11.05.1994 tarih 151576 sayılı ''Filiz Lüks Çayı'', 30.03.1994 tarih 151379 sayılı '' Filiz Lüks Çayı'' ibareli tescilli markalarını taklit etmek suretiyle davalı şirket tarafından '' Doğuş Filiz Çayı'', ''Doğuş Karadeniz Filiz Çayı'' ile ''Doğuş Karadeniz Tiryaki Çayı'' adı altında çeşitli amblaj ve gramajlarla piyasaya malını sürerek tescilli tasarım ve «marka hakkına tecavüz» ettiğini ve «haksız rekabet» yarattığını ileri sürerek marka ve tasarım haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
… 1.2011 tarih 2011/98418 sayılı ''Karadeniz karadeniz tiryaki+şekil'' ibareli markalar ile 30.12.2013 tarih 2013 0876 ''Doğuş Karadeniz Filiz Çayı'' ibaresini içeren «tescilli tasarımların» sahibi olduğunu, dava konusu kullanımların müvekkili tescilli marka ve endüstriyel tasarımlarından doğan haklarına dayandığını,davacı aleyhine marka tecavüzü ve «haksız rekabet» yaratmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir Dava, marka hakkına ve tasarım hakkına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yazılı gerekçelerle, davacının sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu da bölge adliye mahkemesince aynı gerekçelerle esastan reddedilmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3682 E. 2023/7550 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · kazanılmış hak · olumsuz oy · kaldırma ve yeniden hüküm · kötü niyet · ortalama tüketici · terkin · iltibas
Benzer bu kararda… sleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, yulaf, pirinç" malları yönünden biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, dava konusu marka kapsamında yer ... diğer mallar yönünden iltibas koşullarının oluşmadığı, davacının tanınmış olduğu iddia edilen markasından haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği somut delillerle kanıtlanmadığından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 ... maddesinin dördüncü fıkrasındaki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davalının " %100 TAT" ibareli markası ile önceki tarihli 88/101360, 98/017376, 97/020256, 2002/29898, 2002/32154 sayılı TAT ibareli markalar benzer bulunmakla beraber başvuru markasına " %100" ibaresi eklenilip asli unsurda değişiklik meydana getirildiğinden müktesep («kazanılmış) hak» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile YİDK'nin 2018-M-5119 sayılı kararının dava konusu edilen 2016/24368 sayılı markanın kapsamında yer . …
… ıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, yulaf, pirinç" malları yönünden «iltibas» koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olması nedeniyle, davacının işbu davadaki YİDK kararının iptali istemi yönünden dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürmesi mümkün değilse de davadaki hükümsüzlük talebi yönünden bu iddiasının değerlendirilmesi gerektiği, davacı tarafça dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunun ispatına dair bir delil sunulmadığı gibi dava konusu marka ve davacının itirazına mesnet marka işaretleri arasında benzerlik bulunması ... başına «kötü niyet» ve hükümsüzlük nedeni oluşturmayacağı, inceleme konusu işaretlerin aynı olması, diğer faktörlerden hiçbirisi mevcut değilken, kötü niyetin varlığını ortaya çıkarmayacağı, dosya kapsamında dava konusu marka tescil başvurusunun kötü niyetli olmadığı kanaatine varıldığından davacının bu yöndeki iddiası yerinde görülmediği ancak gerekçe bakımından istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, YİDK'in 26.06.2018 tarih, 2018-M-5119 sayılı kararının 29/03 sınıfta yer ...
"29/03 bulyonlar, 30/14 Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, yulaf, pirinç" malları yönünden iptaline, bu mallar yönünden markanın kısmen hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4863 E. , 2024/6380 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/506 Esas, 2023/386 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2022/354 E., 2023/28 K.
BİRLEŞEN DAVA
Ankara 3. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/261 E.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen dava davacı vekili dava dilekçelerinde; davacı şirketin 2019/121933 sayılı “KARADEM TİRYAKİ” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketlerin "TİRYAKİ" ibareli markalarına dayalı olarak başvuruya itiraz ettiklerini, Markalar Dairesi Başkanlığınca itirazların yerinde görülerek başvurularının kısmen reddine karar verildiğini, bu karara yaptıkları itirazın da YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davacının başvurusu ile redde mesnet davalı markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, Kurumun verdiği kararın daha önce verdiği emsal kararlar ile çeliştiğini ileri sürerek, 2021-M-772 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu başvurunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı başvurusu ile müvekkilinin markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, Kurum kararının yerinde bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın “KARADEM TİRYAKİ” ibareli başvurusunun müvekkili adına tescilli "TİRYAKİ ÇAYI" markasından ... sınai mülkiyet hakkını ihlal edecek nitelikte olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu 2019/121933 sayılı davacı şirket markasının, tescil talebi reddedilen 30. sınıfta yer alan “(30-09) Çaylar, buzlu çaylar. (30-14) Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç.” mallarının, davalı şirketlerin itirazına dayanak markalarında yer alan mallar ile aynı / aynı tür veya benzer olduğu, davaya konu davacı şirket markası ile davalı şirketlerin itirazlarına dayanak markaları arasında benzerlik ve bu benzerlik neticesinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacı şirketin kazanılmış hakkının bulunmadığı, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 01.02.2021 tarih ve 2021-M-772 sayılı kararının yerinde olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; denetime elverişliliği bulunmayan bilirkişi raporu göz önünde bulundurularak karar verildiğini, davalı markalarındaki asli unsurun "tiryaki" ibaresi olduğunu, bu ibarenin ayırt ediciliğinin son derece düşük olduğunu, davalılara bu kelimenin kullanımı için bir tekel hakkı sağlanamayacağını, davalı markalarının neredeyse tamamının bu ibarenin dışında başka esas/tali unsurlarda içerdiğini, müvekkili başvurusunda ise "karadem" ibaresinin esas unsur, ayırt ediciliği düşük olan "tiryaki" ibaresinin ise yardımcı bir unsur olarak kullanıldığını, "karadem" ibaresini içeren diğer markalarından da açıkça anlaşılmakta olduğu üzere müvekkilince "karadem" ibareli seri markalar oluşturulduğunu, tüm bu hususlar gözetilmeksizin;
eksik ve hatalı inceleme ile verilen kararın kaldırılması gerektiğini, ayrıca "karadem" ibareli markanın davacı şirket tarafından piyasada maruf hale getirildiğini, müvekkil şirket markasının tanınmış marka olduğu gözetilmeksizin verilen kararın yerinde olmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "KARADEM TİRYAKİ" ibareli başvuru ile redde mesnet "TİRYAKİ" asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mallar yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markaların asli unsurlarını teşkil eden "TİRYAKİ" ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak kullanıldığı bu ibarenin ayırt edici nitelikte olduğu, davacının başvuru üzerinde müktesep hakkının bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf talebindeki gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6759 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olu davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1089244100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz