YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4383 E. 2024/6090 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporuna itiraz↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ kötü niyet↗ esastan ret↗ ayırt edicilik↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/68 E., 2021/56 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/118103 sayılı "artech art of technology+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun davalı şirketin itirazı üzerine 2011/36477 sayılı, "ALTERA-altech" ibareli marka gerekçe gösterilerek kısmen reddedildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise davalı TÜRKPATENT YİDK'nın kararıyla nihai olarak reddedilmiş olduğunu, oysa müvekkili markasının görsel, işitsel ve kavramsal olarak 2011/36477 sayılı, “ALTERA-altech” marka başta olmak üzere itiraza gerekçe markalardan oldukça farklı olduğunu, iltibas koşullarının oluşmadığını, ayrıca müvekkilinin 09. sınıf da dahil olmak üzere 09. ve 10. sınıflarda kazanılmış hakkının bulunduğunu, kaldı ki itiraz gerekçesi markanın kullanılmadığını, redde dayanak 2011/36477 numaralı, “ALTERA-altech” markasının 25. sınıf hariç bütün sınıflarda tescilli olduğunun dikkate alınması gerektiğini, ticari hayatta hiçbir gerçek kişi veya tüzel kişinin söz konusu tüm emtialarda faaliyet göstermesinin mümkün olmadığını ve muterizin faaliyet göstermediği alanlarda dahi davacı marka başvurusuna itirazda bulunduğunu, bu sebeple söz konusu kötü niyetli davranışın davalı Kurum nezdinde de korunmaması ve verilen red kararının iptal edilmesi gerektiğini iddia ederek YİDK'nın 2019-M-10874 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin “altech” esas unsurlu markasının WIPO nezdinde birçok ülkede tescilli olduğunu, davacının daha önce de 2013/30732 sayılı “altek” ve 2017/6966 sayılı “a tech” ibareli marka başvurularının müvekkilinin itirazları üzerine reddedildiğini, tarafların aynı sektörde faaliyet göstermeleri ve müvekkilinin davacının önceki tarihli başvurularına yaptığı itirazların kabul edilmiş olması sebebiyle davacının davalının tescilli markalarını bilmemesinin mümkün olmadığını, karşılaştırılan markaların karıştırılacak derecede benzer olduğunu, davacı başvurusunun müvekkilinin markalarının serisi olduğu yanılgısını ortaya çıkarabileceğini, müvekkilinin “altech” ve “ALTERA-altech” ibareli markalarının 2000 yılından bugüne kadar kesintisiz ve fiilen kullanıldığını, tanıtıldığını, ayırt edici ve tanınmış hâle getirildiğini, markaya büyük yatırımlar yapıldığını, marka üzerinde gerçek ve üstün hak sahibinin müvekkili olduğunu, davacı başvurusunun tescil edilmesi hâlinde müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğrayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki 09. sınıf malların davalı şirketin kısmi ret gerekçesi olan 2011/36477 sayılı, “ALTERA-altech” markası kapsamında yer aldığı, kısmi ret gerekçesi markanın ayırt edici karakterinin bir bütün hâlde “ALTERA - altech” kelime öbeği, dava konusu markanın ayırt edici karakterinin ise “artech” kelimesi olduğu, "tech" ibaresinin İngilizce teknoloji anlamına geldiği, ibarenin ayırt ediciliğinin yüksek olmaması nedeniyle bu kısaltmayı ortak olarak içeren markaların benzer olduğu yönünde kanaate varmanın doğru olmayacağı, markalarda yer alan unsurların tamamının markaların genel itibariyle farklılaşmasına yetecek düzeyde bulunduğu, markalar arasında karışıklığa sebebiyet verecek derecede bir benzerliğin mevcut olmadığı, tüketicilerin başvuruyu yeni bir marka olarak algılayacakları, kazanılmış hak iddiasına dayanak 2015/04509 sayılı markanın “sonraki başvurunun, önceki markanın kapsadığı mal/hizmet ile aynı veya aynı tür emtiaları içermesi” şartını sağlamadığı, 2004/07455 sayılı "ARTECH” markasının ise dava konusu "artech art of technology+şekil" markasından genel görünüm itibariyle farklı olduğu, dava konusu markanın yardımcı unsurlar ve şekli unsur içerdiği, bu bağlamda “önceden tescilli markanın asli unsurunun muhafaza edilmesi, işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenimin yeni başvuruda da korunmuş olması” şartının bu marka için sağlanamadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'nın 2019-M-10874 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvuru kapsamından çıkartılan 9. sınıf malların benzer olduğunu, tek harf farklılığının genel izlenime etki etmediğini, markalar arasında iltibas oluşacağını belirterek yerel Mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazlarının ve müvekkilinin "altech" ibareli markalarının dikkate alınmadığını, taraf markalarının benzer olup iltibas oluşacağını, davalının "altek" ve "a tech" ibareli başvurularının itirazları üzerine reddedildiğini, kötü niyet iddialarının değerlendirilmediğini belirterek yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her iki markada da “tech” ibaresinin bulunmasından kaynaklı kısmi bir görsel benzerlik bulunmakta ise de, “tech” ibaresi teknoloji kelimesinin kısaltması niteliğinde olup çekişmeli 09. sınıf mallar yönünden ayırt edicilik düzeyinin zayıf olduğu, itiraza mesnet markadaki "ALTERA" ibaresi ile davacının markasındaki ek unsurların, taraf markalarında "tech" ibaresinden önceki harf farklılığının ve başvurunun tertip tarzının, davaya konu markanın davalı şirketin markalarından yeterince farklılaşmasını sağladığı, markaların bütünsel algısının da benzer olmadığı, davacının markasını gören tüketicilerin bunun davalının itiraza mesnet markasından farklı bir marka olduğunu hemen ve hiç düşünmeden algılayacakları, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06.06.2022 tarih ve 2021/187 E., 2022/4502 K. sayılı ilamında, "ISTECH Intelligent Sharing Tecniques+şekil" ibareli marka ile "BISTECH" ibareli markanın benzer bulunmadığı, öte yandan davacı şirket tarafından başvurunun kötü niyetle yapıldığını ispata yeter delil sunulmadığı gerekçesiyle davalı TÜRKPATENT vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ve davacı şirketin aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, uyuşmazlığın iki rakip firma arasında olduğunu, bu sebeple davacının marka tercihinin iyi niyetten yoksun olduğunu, uzman bir gözün ancak ayırt edebileceğini, haksız rekabette bulunma niyetinin açık olduğunu, görsel ve işitsel benzerlik bulunduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7181 E. 2023/6956 K.
Ortak:istinaf incelemesi · kazanılmış hak · kötü niyet · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… - altech” kelime öbeği, dava konusu markanın ayırt edici karakterinin ise “artech” kelimesi olduğu, "tech" ibaresinin İngilizce teknoloji anlamına geldiği, ibarenin «ayırt ediciliğinin» yüksek olmaması nedeniyle bu kısaltmayı ortak olarak içeren markaların benzer olduğu yönünde kanaate varmanın doğru olmayacağı, markalarda yer alan unsurların tamamının markaların genel itibariyle farklılaşmasına yetecek düzeyde bulunduğu, markalar arasında karışıklığa sebebiyet verecek derecede bir benzerliğin mevcut olmadığı, tüketicilerin başvuruyu yeni bir marka olarak algılayacakları, «kazanılmış hak» iddiasına dayanak 2015/04509 sayılı markanın “sonraki başvurunun, önceki markanın kapsadığı mal/hizmet ile aynı veya aynı tür emtiaları içermesi” şartını sağlamadı …
İstinaf Sebepleri 1.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvuru kapsamından çıkartılan 9. sınıf malların benzer olduğunu, tek harf farklılığının genel izlenime etki etmediğini, markalar arasında «iltibas» oluşacağını belirterek yerel Mahkeme kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; «bilirkişi raporuna itirazlarının» ve müvekkilinin "altech" ibareli markalarının dikkate alınmadığını, taraf markalarının benzer olup «iltibas» oluşacağını, davalının "altek" ve "a tech" ibareli başvurularının itirazları üzerine reddedildiğini, «kötü niyet» iddialarının değerlendirilmediğini belirterek yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… birinci fıkrasının (b ) bendi anlamında davalı başvurusu ile davacı markalarının 36, 41 ve 42. sınıfta yer alan bir kısım mal ve hizmetler bakımından benzer olduğu, «kötü niyet» konusunda dosya kapsamında somut verinin bulunmadığı, davacının “BISTECH” ibaresini içeren markasının tanınmış marka olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın …
… kadar her iki markada da “tech” ibaresi bulunmakta ise de, “tech” ibaresi teknoloji kelimesinin kısaltması niteliğinde olup, her iki markanın ayrı bir sözcük olarak «ortalama tüketici» kitlesi tarafından rahatlıkla algılanacak şekilde farklı harf ve karakterden oluştuğu, tescil kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından teknoloji ibaresinin tanımlayıcı olduğu, markalardaki şekil ve harflerin farklı olduğu, davalı markasının markada yer alan “intelligent sharing tecniques” şeklindeki ibare ile düşünüldüğünde davalı markasının da kısaltma markası niteliğinde olduğunun anlaşıldığı, keza marka sahibinin isim kısaltmasını içeren davacı markasının da kısaltma markası olduğu, markalar arasında Dairemiz yerleşik uygulamaları gereği kısaltma markalarının «ayırt edicilik» düzeyinin zayıf ve koruma düzeyinin de düşük olduğu da göz önüne alınarak özellikle görsel ve kavramsal olarak karıştırılmaya yol açacak ölçüde benzer olmadıkları …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b ) bendi anlamında «iltibas» oluşacağını, her iki markanın görsel açıdan (yazım karakteri, renkler, markalarda kullanılan işaretler) yüksek düzeyde benzer olduğu gibi fonetik açıdan da ayırtedilemeyecek kadar benzer olduğunu, sadece her iki marka arasında "b" harfi farklılığı bulunduğu, davacı markasının tanınmış olduğunu ancak bu hususun Mahkemece gözardı edildiğini, BISTECH markasının tanınmış olduğu ve başkası tarafından kullanılması halinde haksız yarar sağlanması sonucu doğacağının gerek TPMK gerekse yargı tarafından kabul edildiğini ve karara «bağlandığını, davanın» reddine karar verilmesinin markanın ayırtedici karakterinin zedelenmesine yol açacağını ve davacının yıllarca yaptığı yatırımların, emeğinin iş itibar kazancın zar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bağlantılı davalar · ortalama tüketici
Benzer bu karardaDavalı şirket vekili cevap dilekçesinde; bütün olarak incelendiğinde müvekkilinin markası ile davacı markalarının birbirinden tamamen farklı olduğunu, laminasyon ve yüzey boyama makinelerinde kullanılan müvekkilinin markası ile borsa sektöründe hizmet veren davalının markalarının, «ortalama tüketici» gözüyle karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
… kadar her iki markada da “tech” ibaresi bulunmakta ise de, “tech” ibaresi teknoloji kelimesinin kısaltması niteliğinde olup, her iki markanın ayrı bir sözcük olarak «ortalama tüketici» kitlesi tarafından rahatlıkla algılanacak şekilde farklı harf ve karakterden oluştuğu, tescil kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından teknoloji ibaresinin tanımlayıcı olduğu, markalardaki şekil ve harflerin farklı olduğu, davalı markasının markada yer alan “intelligent sharing tecniques” şeklindeki ibare ile düşünüldüğünde davalı markasının da kısaltma markası niteliğinde olduğunun anlaşıldığı, keza marka sahibinin isim kısaltmasını içeren davacı markasının da kısaltma markası olduğu, markalar arasında Dairemiz yerleşik uygulamaları gereği kısaltma markalarının «ayırt edicilik» düzeyinin zayıf ve koruma düzeyinin de düşük olduğu da göz önüne alınarak özellikle görsel ve kavramsal olarak karıştırılmaya yol açacak ölçüde benzer olmadıkları …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b ) bendi anlamında «iltibas» oluşacağını, her iki markanın görsel açıdan (yazım karakteri, renkler, markalarda kullanılan işaretler) yüksek düzeyde benzer olduğu gibi fonetik açıdan da ayırtedilemeyecek kadar benzer olduğunu, sadece her iki marka arasında "b" harfi farklılığı bulunduğu, davacı markasının tanınmış olduğunu ancak bu hususun Mahkemece gözardı edildiğini, BISTECH markasının tanınmış olduğu ve başkası tarafından kullanılması halinde haksız yarar sağlanması sonucu doğacağının gerek TPMK gerekse yargı tarafından kabul edildiğini ve karara «bağlandığını, davanın» reddine karar verilmesinin markanın ayırtedici karakterinin zedelenmesine yol açacağını ve davacının yıllarca yaptığı yatırımların, emeğinin iş itibar kazancın zar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3284 E. 2024/5682 K.
Ortak:kötü niyet · haksız rekabet · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… kkili markasının görsel, işitsel ve kavramsal olarak 2011/36477 sayılı, “ALTERA-altech” marka başta olmak üzere itiraza gerekçe markalardan oldukça farklı olduğunu, «iltibas» koşullarının oluşmadığını, ayrıca müvekkilinin 09. sınıf da «dahil» olmak üzere 09. ve 10. sınıflarda kazanılmış hakkının bulunduğunu, kaldı ki itiraz gerekçesi markanın kullanılmadığını, redde dayanak 2011/36477 numaralı, “ALTERA- …
2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; «bilirkişi raporuna itirazlarının» ve müvekkilinin "altech" ibareli markalarının dikkate alınmadığını, taraf markalarının benzer olup «iltibas» oluşacağını, davalının "altek" ve "a tech" ibareli başvurularının itirazları üzerine reddedildiğini, «kötü niyet» iddialarının değerlendirilmediğini belirterek yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvuru kapsamından çıkartılan 9. sınıf malların benzer olduğunu, tek harf farklılığının genel izlenime etki etmediğini, markalar arasında «iltibas» oluşacağını belirterek yerel Mahkeme kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… r" emtiası için davalılar tarafından internet sitesinde, alan adında, tanıtım vasıtalarında ve iş evrakında kullandıkları, davacıya ve davalıya ait her iki markanın «iltibasa» neden olacak derecede benzer oldukları, bu nedenle davalıların eyleminin davacının marka haklarına tecavüz niteliğinde olduğu, aynı zamanda davalıların davacıya ait marka ile benzer markayı tescilli olmadığı mal ve hizmetlerde kullanmak suretiyle davacının markasının piyasadaki bilinirliğinden yararlanmaya çalıştıkları, bu nedenle kusurlu oldukları, eylemin aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiği, haksız rekabet koşullarının da gerçekleşmiş olduğu, davalı Tech Melt Kimya şirketine ait alan adının da bu nedenle iptaline karar verilmesi gerektiği, davalıların ticari kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda davalı AAS Makine firmasının ilgili dönemler arasında diğer davalıya yaptığı satışlar da «dahil» elde ettiği karının 237.769,02 TL, davalı Tech Melt firmasının ilgili dönemler arasındaki satışlardan elde ettiği karının ise 53.957,70 TL olduğunun tespit edildiği, davalıların birlikte hareket etmesi nedeniyle, davalıların davacının zararından müteselsil olarak sorumlu oldukları, bu nedenle tek bir tazminat talep edilebileceği ancak davacının taraf davalılardan müteselsil tazminat talebinde bulunmadığından ve davalıların elde ettikleri kazanç üzerinden «maddi tazminat» talep ettiğinden, her iki davalı şirketin elde ettikleri kazanç miktarı bilirkişi raporu ile belirlendikten sonra sunulan «ıslah» dilekçesi ile her bir davalıdan sorumlu oldukları kısım kadar tazminat talep edildiğinden, davalıların sorumlu oldukları kısım belirlenerek tek bir tazminata karar verilmesi gerektiği, bu nedenle davalı Tasfiye Halinde Tech Melt Kimya Makina İnşaat Sanayi ve Ticaret Limitet Şirketi'nden 53.957,70 TL, davalı AAS Group Makina Kimya ve Ambalaj Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nden 237.769,02 TL olmak üzere toplam 291.728,00 TL maddi tazminat talep edebileceği kanaatine varıldığı, her ne kadar davacı taraf hesaplanacak maddi tazminata 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 67 nci maddesi uyarınca makul bir payın eklenmesini de talep etmişse de, davalılara ait ürünlere olan talebin oluşmasında davacıya ait markanın belirleyici olduğu kanıtlanamadığı, talep edilen itibar tazminatına hükmedilebilmesi için davalıların davacıya ait markayı kötü veya uygun olmayan bir şekilde kullanmaları gerektiği, dava dosyasına buna ilişkin bir delil sunulmadığı, davalıların kullanımlarının kötü veya uygunsuz olmadığı anlaşıldığından itibar tazminatı talebinin yerinde bulunmadığı, davacı markasının tanınmış bir marka olmasa da sektörde belli bir bilinirliği olduğu, davacı şirketin ticaret hacmi, faaliyet gösterdiği ülke sayısı ve davalıların «kusur» durumuna göre davacı tarafça talep edilen 10.000,00 TL manevi tazminatın «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, kısmen reddine, davalı AAS Makina...A.Ş. adına tescilli 2011/82589 tescil numaralı "TECH-MELT ADHESIVES" markasına tescilli olmadığı halde davacıya ait 89686 numaralı "TECHNOMELT" markasının tescilli olduğu 01. sınıfta yer alan "ev ve kırtasiye amaçlı olmayan yapıştırıcılar" emtiasında kullanmak suretiyle davacının «marka hakkına tecavüz» ettiklerinin ve haksız rekabette bulunduklarının tespitine, 2011/82589 numaralı "TECH-MELT ADHESIVES" markasının davalı firmalar tarafından tescil kapsamı dışında kalan "ev ve kırtasiye amaçlı olmayan yapıştırıcılar" üzerinde, davalılara ait web sitelerinde, iş evrakı ve tanıtım vasıtalarında kullanılmasının durdurulmasına ve önlenmesine, davacı şirketin marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, bu amaçla üzerinde "TECH-MELT" ibaresinin bulunduğu tescil kapsamı dışındaki ev ve kırtasiye amaçlı olmayan yapıştırıcılar ürününe, bunlarla ilgili iş evrakı, katalog ve araçlara el konulmasına, karar kesinleştiğinde «masrafı» davalılardan alınmak suretiyle imhalarına, davalı AAS Makina...
… sı belirtilen kararı ile yerel mahkemece davalı markasının tümüyle hükümsüzlüğüne karar verilmişse de davalının benzer markayı tescil ettirmesi tek başına davalının «kötü niyetini» göstermeyeceğinden, davalının markayı yedekleme, şantaj yapma gibi amaçlar güttüğü de ileri sürülmediğinden ve bu kapsamda dosyada delil bulunmadığından, davalı markasının «iltibas» yaratacak 01.sınıfta ortak emtia grubu olan "Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar, İşlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler" emtialar yönünden ve markanın 35. sınıfta mağazacılık hizmetleri sınıfında hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken farklı gerekçelerle tümüyle hükümsüzlüğüne karar verilmesinin yerinde görülmediği, 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin dördüncü alt bendi gereğince fiilin aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiği ileri sürülemeyeceğinden haksız rekabet isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kararın «kaldırılarak yeniden» hüküm kurulmak sureti ile davanın kısmen kabulü, kısmen reddine, davalı AAS Makina..A.Ş. adına tescilli 2011/82589 tescil numaralı "TECH-MELT ADHESIVES" markasına tescilli olmadığı halde davacıya ait 89686 numaralı "TECHNOMELT" markasının tescilli olduğu 01.sınıfta yer alan "ev ve kırtasiye amaçlı olmayan yapıştırıcılar" emtiasında kullanmak suretiyle davacının «marka hakkına tecavüz» ettiklerinin tespitine, 2011/82589 numaralı "TECH-MELT ADHESIVES" markasının davalı firmalar tarafından tescil kapsamı dışında kalan "ev ve kırtasiye amaçlı olmayan yapıştırıcılar" üzerinde, davalılara ait web sitelerinde, iş evrakı ve tanıtım vasıtalarında kullanılmasının durdurulmasına ve önlenmesine, davacı şirketin marka hakkına tecavüzünün neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, bu amaçla üzerinde "TECH-MELT" ibaresinin bulunduğu tescil kapsamı dışındaki ev ve kırtasiye amaçlı olmayan yapıştırıcılar ürününe, bunlarla ilgili iş evrakı, katalog ve araçlara el konulmasına, karar kesinleştiğinde «masrafı» davalılardan alınmak suretiyle imhalarına, davalılar hakkında haksız rekabete yönelik davanın reddine, davalı AAS Makina..
… ırıcılar”, yani müvekkili adına tescilli “sınai maksatlarda kullanılan yapıştırıcı maddeler” üzerinde kullanarak müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiklerini ve «haksız rekabette» bulunduklarını, ayrıca davalı AAS Makina.. şirketi adına tescilli markanın tescilli olduğu mal ve hizmetlerin müvekkilinin markasının tescilli olduğu mal ve hizmetler ile çok benzer olduğunu, markanın da davacının markası ile «iltibas» yaratacak derecede benzer olduğunu, davalıların marka tescili ve «ticaret unvanı» tescillerinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» edildiğinin ve haksız rekabette bulunulduğunun tespitine, 2011 82589 no ile 01. ve 35. sınıflardaki mal ve hizmetler için tescilli “TECH_MELT ADHESİVES” markasının davalı firmalar tarafından tescil kapsamı dışında kalan “ev ve kırtasiye amaçlı olmayan yapıştırıcılar” üzerinde, davalılara ait web sitelerinde, iş evrakı ve tanıtım vasıtalarında kullanılmasının durdurulması ve önlenmesine, davacı şirketin marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, bu amaçla üzerinde “TECH-MELT” ibaresinin bulunduğu tescil kapsamı dışındaki ürün, iş evrakı, katalog ve araçlara el koyularak imhasına, davalı AAS Makina..Şti. adına tescilli 2011 82589 numarası ile 01 ve 35. sınıflarda tescilli “TECH-MELT ADHESİVES” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı TECH MELT.. şirketinin ticaret unvanında yer alan “TECH MELT” ibaresinin davalı şirketin ticaret unvanından çıkartılmasına, davalı TECH MELT .. şirketi adına kayıtlı "techmelt.com.tr" alan adının iptaline, davalıların “TECH-MELT” ibaresini tescil kapsamı dışında kalan “ev ve kırtasiye amaçlı olmayan yapıştırıcılar” üzerinde kullanmasından doğan fiilleri sonucu zarar gören müvekkilinin maddi zararlarına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik 10.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalılardan tahsiline, müvekkili markasının davalıların satışında ekonomik bakımdan önemli katkısı bulunması nedeniyle kazancın hesaplanmasında makul bir pay eklenerek «yoksun kalınan» kazancın artırılmasına, müvekkilinin tanınmış “TECHNOMELT” markasının itibarının zarara uğramış olması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla 10.0 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:basiretli tacir yükümlülüğü · ticaret sicili tescil ve ilan · ticaret unvanının terkini · yoksun kalınan kâr · husumet itirazı · ticaret sicili tescili · tanıma · basiretli tacir
Benzer bu karardaCEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava açılmasındaki amacın piyasada tekel yaratmak olduğunu, tarafların markaları arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, «haksız rekabet» koşullarının oluşmadığını, müvekkillerinin iktisadi bir yarış içinde olduğunu, meşru rekabet dışında bir davranışının bulunmadığını, haksız rekabet davaları için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 60 ıncı maddesinde 1 yıl ve herhalde 3 yıl olarak belirlenen «zamanaşımı» süresinin dolduğunu, müvekkili AAS Makina.. şirketinin markasının koruma tarihinin 18.10.2011 olduğunu, diğer müvekkilinin ise 11.01.2012 tarihinde «ticaret sicilde tescilinin ilan» edildiğini, davanın ise 17.03.2015 tarihinde açıldığından zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, «haksız fiil» zamanaşımı süresinin dahi 2 yıl olduğunu, ayrıca davaya konu edilen markanın müvekkili AAS Makina şirketi adına tescilli olmasına rağmen davanın diğer müvekkiline de yöneltildiğini, bu müvekkili ile ilgili «husumet itirazlarının» mevcut olduğunu, tarafların faaliyet alanlarının farklı olduğunu, davacı tarafın yapıştırıcı «tanımını», müvekkilerinin ise tutkal tanımını kullandıklarını, müvekkilerinin ürünlerini üretim yapan fabrikaların satın aldığını, satış aşamasının uzun test süreçlerini gerektirdiğini, bu nedenle markaların karıştırılmasının söz konusu olamayacağını, haksız rekabet yapılmadığını, pek çok marka içinde "eriyik" anlamına gelen "MELT" sözcüğünün kullanıldığını, tarafların markaları arasında işitsel bir ayniyet bulunmadığını, tescil sınıflarının farklı olduğunu, müvekkillerinin markalarını sanayi ürünleri üzerinde kullandıklarını, müvekkili makine satışının olayla bir ilgisinin bulunmadığını, davacının maddi ve manevi tazminat ile «yoksun kalınan» kazanç taleplerinin yerinde olmadığını savunarak davanın müvekkillerden Tech Melt Kimya ...şirketi açısından husumetten reddine, diğer müvekkili yönünden reddine k …
Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle: «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve önlenmesi yönündeki taleplerinin kabulü gerektiğini, tarafların aynı aynı sektörde faaliyet gösterdiklerini ve müvekkili markasından haberdar olduklarını, davalıların basiretli iş adamı olarak hareket etmeyerek haksız rekabete sebep olduklarını, istinaf kararı sonucunda «marka hakkına tecavüz» mevcutken kümülatif korumanın sağlanamayacağı belirtilmiş ise de bu hususun yerinde olmadığını, davalılar fiillerinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ve bu fiillerinin dürüstlüğe aykırı ve haksız rekabetçi davranış olarak nitelendirilmesi gerektiğini, davalı markasının tümden hükümsüz kılınması gerekirken taleplerinin kısmen reddine karar verilmesi hatalı olsa da marka «geçersiz» hale geldiğinden hükümsüzlük talepleri kapsamında davalarının konusuz kaldığını, davalılar kötü niyetli hareket ettiklerini, «basiretli tacir yükümlülüklerine» aykırı davranmanın başlı başına «kötü niyet» göstergesi olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… ırıcılar”, yani müvekkili adına tescilli “sınai maksatlarda kullanılan yapıştırıcı maddeler” üzerinde kullanarak müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiklerini ve «haksız rekabette» bulunduklarını, ayrıca davalı AAS Makina.. şirketi adına tescilli markanın tescilli olduğu mal ve hizmetlerin müvekkilinin markasının tescilli olduğu mal ve hizmetler ile çok benzer olduğunu, markanın da davacının markası ile «iltibas» yaratacak derecede benzer olduğunu, davalıların marka tescili ve «ticaret unvanı» tescillerinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» edildiğinin ve haksız rekabette bulunulduğunun tespitine, 2011 82589 no ile 01. ve 35. sınıflardaki mal ve hizmetler için tescilli “TECH_MELT ADHESİVES” markasının davalı firmalar tarafından tescil kapsamı dışında kalan “ev ve kırtasiye amaçlı olmayan yapıştırıcılar” üzerinde, davalılara ait web sitelerinde, iş evrakı ve tanıtım vasıtalarında kullanılmasının durdurulması ve önlenmesine, davacı şirketin marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, bu amaçla üzerinde “TECH-MELT” ibaresinin bulunduğu tescil kapsamı dışındaki ürün, iş evrakı, katalog ve araçlara el koyularak imhasına, davalı AAS Makina..Şti. adına tescilli 2011 82589 numarası ile 01 ve 35. sınıflarda tescilli “TECH-MELT ADHESİVES” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı TECH MELT.. şirketinin ticaret unvanında yer alan “TECH MELT” ibaresinin davalı şirketin ticaret unvanından çıkartılmasına, davalı TECH MELT .. şirketi adına kayıtlı "techmelt.com.tr" alan adının iptaline, davalıların “TECH-MELT” ibaresini tescil kapsamı dışında kalan “ev ve kırtasiye amaçlı olmayan yapıştırıcılar” üzerinde kullanmasından doğan fiilleri sonucu zarar gören müvekkilinin maddi zararlarına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik 10.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalılardan tahsiline, müvekkili markasının davalıların satışında ekonomik bakımdan önemli katkısı bulunması nedeniyle kazancın hesaplanmasında makul bir pay eklenerek «yoksun kalınan» kazancın artırılmasına, müvekkilinin tanınmış “TECHNOMELT” markasının itibarının zarara uğramış olması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla 10.0 …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, marka hükümsüzlüğü, «ticaret unvanı terkini», alan adı iptali, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti, meni, refi, maddi ve manevi tazminat ile itibar tazminatı istemlerine ilişkindir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9720 E. 2012/21569 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet kuralı · iyiniyet · ticaret unvanı · olumsuz oy · hak düşürücü süre · kâr kaybı · ticaret sicili · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece verilen «yetkisizlik» kararının bozulması üzerine bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu asıl davada hükümsüzlüğü istenen markaların sicile fiilen kaydedildiği tarihlerin 02.10.1997 ve 10.09.1997 tarihleri olup, dava tarihinin ise 05.05.2004 tarihi olduğu, aradan 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği, bu sürenin sadece tanınmış markalar yönünden değil, diğer markalar yönünden de uygulanması gerektiği konusunda müstakar içtihatların bulunduğu, bu durumda davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesi yönündeki istemin hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle reddinin gerektiği, davalı şirketin «ticaret unvanının» ise 29.06.1988 tarihinde «ticaret siciline» kaydedilmiş olup, dava tarihi itibariyle aradan yaklaşık 18 sene geçtikten sonra böyle bir talepte bulunulmasının MK’nun 2 maddesindeki «iyiniyet kuralına» aykırı olup, sessiz kalmak suretiyle hak «kaybının» gerçekleştiği, davacının asıl davadaki diğer istemlerinin de yerinde olmadığı; birleşen davada ise davacının davalının markasının koruması altında bulunmayan 16, 2 …
2-Birleşen dava dosyası davalısı TPE Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; birleşen davada TPE Başkanlığına karşı da «husumet» yöneltilerek dava açılmış olmasına rağmen mahkemece birleşen davada davalı olan TPE Başkanlığı hakkında olumlu veya «olumsuz» herhangi bir karar verilmemiştir.Bu itibarla, davalı TPE Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile birleşen davada verilen kararın davalı TPE Başkanlığı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4383 E. , 2024/6090 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/598 Esas, 2023/623 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2020/68 E., 2021/56 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/118103 sayılı "artech art of technology+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun davalı şirketin itirazı üzerine 2011/36477 sayılı, "ALTERA-altech" ibareli marka gerekçe gösterilerek kısmen reddedildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise davalı TÜRKPATENT YİDK'nın kararıyla nihai olarak reddedilmiş olduğunu, oysa müvekkili markasının görsel, işitsel ve kavramsal olarak 2011/36477 sayılı, “ALTERA-altech” marka başta olmak üzere itiraza gerekçe markalardan oldukça farklı olduğunu, iltibas koşullarının oluşmadığını, ayrıca müvekkilinin 09. sınıf da dahil olmak üzere 09. ve 10. sınıflarda kazanılmış hakkının bulunduğunu, kaldı ki itiraz gerekçesi markanın kullanılmadığını, redde dayanak 2011/36477 numaralı, “ALTERA-altech” markasının 25.
sınıf hariç bütün sınıflarda tescilli olduğunun dikkate alınması gerektiğini, ticari hayatta hiçbir gerçek kişi veya tüzel kişinin söz konusu tüm emtialarda faaliyet göstermesinin mümkün olmadığını ve muterizin faaliyet göstermediği alanlarda dahi davacı marka başvurusuna itirazda bulunduğunu, bu sebeple söz konusu kötü niyetli davranışın davalı Kurum nezdinde de korunmaması ve verilen red kararının iptal edilmesi gerektiğini iddia ederek YİDK'nın 2019-M-10874 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin “altech” esas unsurlu markasının WIPO nezdinde birçok ülkede tescilli olduğunu, davacının daha önce de 2013/30732 sayılı “altek” ve 2017/6966 sayılı “a tech” ibareli marka başvurularının müvekkilinin itirazları üzerine reddedildiğini, tarafların aynı sektörde faaliyet göstermeleri ve müvekkilinin davacının önceki tarihli başvurularına yaptığı itirazların kabul edilmiş olması sebebiyle davacının davalının tescilli markalarını bilmemesinin mümkün olmadığını, karşılaştırılan markaların karıştırılacak derecede benzer olduğunu, davacı başvurusunun müvekkilinin markalarının serisi olduğu yanılgısını ortaya çıkarabileceğini, müvekkilinin “altech” ve “ALTERA-altech” ibareli markalarının 2000 yılından bugüne kadar kesintisiz ve fiilen kullanıldığını, tanıtıldığını, ayırt edici ve tanınmış hâle getirildiğini, markaya büyük yatırımlar yapıldığını, marka üzerinde gerçek ve üstün hak sahibinin müvekkili olduğunu, davacı başvurusunun tescil edilmesi hâlinde müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğrayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki 09. sınıf malların davalı şirketin kısmi ret gerekçesi olan 2011/36477 sayılı, “ALTERA-altech” markası kapsamında yer aldığı, kısmi ret gerekçesi markanın ayırt edici karakterinin bir bütün hâlde “ALTERA - altech” kelime öbeği, dava konusu markanın ayırt edici karakterinin ise “artech” kelimesi olduğu, "tech" ibaresinin İngilizce teknoloji anlamına geldiği, ibarenin ayırt ediciliğinin yüksek olmaması nedeniyle bu kısaltmayı ortak olarak içeren markaların benzer olduğu yönünde kanaate varmanın doğru olmayacağı, markalarda yer alan unsurların tamamının markaların genel itibariyle farklılaşmasına yetecek düzeyde bulunduğu, markalar arasında karışıklığa sebebiyet verecek derecede bir benzerliğin mevcut olmadığı, tüketicilerin başvuruyu yeni bir marka olarak algılayacakları, kazanılmış hak iddiasına dayanak 2015/04509 sayılı markanın “sonraki başvurunun, önceki markanın kapsadığı mal/hizmet ile aynı veya aynı tür emtiaları içermesi” şartını sağlamadığı, 2004/07455 sayılı "ARTECH” markasının ise dava konusu "artech art of technology+şekil" markasından genel görünüm itibariyle farklı olduğu, dava konusu markanın yardımcı unsurlar ve şekli unsur içerdiği, bu bağlamda “önceden tescilli markanın asli unsurunun muhafaza edilmesi, işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenimin yeni başvuruda da korunmuş olması” şartının bu marka için sağlanamadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'nın 2019-M-10874 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvuru kapsamından çıkartılan 9. sınıf malların benzer olduğunu, tek harf farklılığının genel izlenime etki etmediğini, markalar arasında iltibas oluşacağını belirterek yerel Mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazlarının ve müvekkilinin "altech" ibareli markalarının dikkate alınmadığını, taraf markalarının benzer olup iltibas oluşacağını, davalının "altek" ve "a tech" ibareli başvurularının itirazları üzerine reddedildiğini, kötü niyet iddialarının değerlendirilmediğini belirterek yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her iki markada da “tech” ibaresinin bulunmasından kaynaklı kısmi bir görsel benzerlik bulunmakta ise de, “tech” ibaresi teknoloji kelimesinin kısaltması niteliğinde olup çekişmeli 09. sınıf mallar yönünden ayırt edicilik düzeyinin zayıf olduğu, itiraza mesnet markadaki "ALTERA" ibaresi ile davacının markasındaki ek unsurların, taraf markalarında "tech" ibaresinden önceki harf farklılığının ve başvurunun tertip tarzının, davaya konu markanın davalı şirketin markalarından yeterince farklılaşmasını sağladığı, markaların bütünsel algısının da benzer olmadığı, davacının markasını gören tüketicilerin bunun davalının itiraza mesnet markasından farklı bir marka olduğunu hemen ve hiç düşünmeden algılayacakları, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, nitekim Yargıtay 11.
Hukuk Dairesinin 06.06.2022 tarih ve 2021/187 E., 2022/4502 K. sayılı ilamında, "ISTECH Intelligent Sharing Tecniques+şekil" ibareli marka ile "BISTECH" ibareli markanın benzer bulunmadığı, öte yandan davacı şirket tarafından başvurunun kötü niyetle yapıldığını ispata yeter delil sunulmadığı gerekçesiyle davalı TÜRKPATENT vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ve davacı şirketin aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, uyuşmazlığın iki rakip firma arasında olduğunu, bu sebeple davacının marka tercihinin iyi niyetten yoksun olduğunu, uzman bir gözün ancak ayırt edebileceğini, haksız rekabette bulunma niyetinin açık olduğunu, görsel ve işitsel benzerlik bulunduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1088056100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz