YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7181 E. 2023/6956 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bağlantılı davalar↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ kötü niyet↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2014/90239 sayılı "BISTTECH" ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “ISTECH intelligent sharing tecniques” ibareli başvurusuna müvekkili tarafından yapılan itirazın, davalı TPMK YİDK'nın 2017-M-8357 sayılı kararı ile yerinde görülmeyerek nihai olarak reddedildiğini, müvekkili şirketin “BISTTECH” ibareli marka üzerinde üstün ve mutlak hak sahibi olduğunu, davaya konu başvuru markasının müvekkili şirketin “BISTTECH” markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olup karıştırılmaya neden olacak nitelikte bulunduğunu, “TECH” ibaresinin siyah renkte “IS” ibaresinin ise mavi renkte karakterize edildiğini, “ISTECH” markasının kullanımının müvekkili şirketin edindiği tanınmışlıktan haksız şekilde yararlanmasına neden olacağını, davalı şirkete ait başvurunun iyi niyetli olmadığını ileri sürerek, davalı Türk Patent YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; bütün olarak incelendiğinde müvekkilinin markası ile davacı markalarının birbirinden tamamen farklı olduğunu, laminasyon ve yüzey boyama makinelerinde kullanılan müvekkilinin markası ile borsa sektöründe hizmet veren davalının markalarının, ortalama tüketici gözüyle karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2018 tarih, 2017/453 E. ve 2018/285 K. sayılı kararıyla; dava konusu marka işaretinin 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b ) bendi anlamında davalı başvurusu ile davacı markalarının 36, 41 ve 42. sınıfta yer alan bir kısım mal ve hizmetler bakımından benzer olduğu, kötü niyet konusunda dosya kapsamında somut verinin bulunmadığı, davacının “BISTECH” ibaresini içeren markasının tanınmış marka olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.10.2020 tarihli ve 2019/523 E.-2020/893 K. sayılı kararıyla; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 06.06.2022 tarih, 2021/187 E. ve 2022/4502 K. sayılı kararıyla Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davacının hükümsüzlüğe gerekçe gösterdiği markasının BISTECH+Şekil, hükümsüzlüğü istenen davalı markasının ise “ISTECH Intelligent Sharing Tecniques +Şekil” unsurlu olduğu, her ne kadar her iki markada da “tech” ibaresi bulunmakta ise de, “tech” ibaresi teknoloji kelimesinin kısaltması niteliğinde olup, her iki markanın ayrı bir sözcük olarak ortalama tüketici kitlesi tarafından rahatlıkla algılanacak şekilde farklı harf ve karakterden oluştuğu, tescil kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından teknoloji ibaresinin tanımlayıcı olduğu, markalardaki şekil ve harflerin farklı olduğu, davalı markasının markada yer alan “intelligent sharing tecniques” şeklindeki ibare ile düşünüldüğünde davalı markasının da kısaltma markası niteliğinde olduğunun anlaşıldığı, keza marka sahibinin isim kısaltmasını içeren davacı markasının da kısaltma markası olduğu, markalar arasında Dairemiz yerleşik uygulamaları gereği kısaltma markalarının ayırt edicilik düzeyinin zayıf ve koruma düzeyinin de düşük olduğu da göz önüne alınarak özellikle görsel ve kavramsal olarak karıştırılmaya yol açacak ölçüde benzer olmadıkları ve hatalı değerlendirme sonucu davanın 36, 41, 42. sınıflardaki mal ve hizmetler yönünden kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında belirtilen ve uyulan gerekçelerle; TPMK YİDK kararının iptal talebine ilişkin davanın reddine, hükümsüzlük talebine ilişkin karar temyiz edilmediği için kesinleştiği gerekçesiyle bu taleple ilgili yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b ) bendi anlamında iltibas oluşacağını, her iki markanın görsel açıdan (yazım karakteri, renkler, markalarda kullanılan işaretler) yüksek düzeyde benzer olduğu gibi fonetik açıdan da ayırtedilemeyecek kadar benzer olduğunu, sadece her iki marka arasında "b" harfi farklılığı bulunduğu, davacı markasının tanınmış olduğunu ancak bu hususun Mahkemece gözardı edildiğini, BISTECH markasının tanınmış olduğu ve başkası tarafından kullanılması halinde haksız yarar sağlanması sonucu doğacağının gerek TPMK gerekse yargı tarafından kabul edildiğini ve karara bağlandığını, davanın reddine karar verilmesinin markanın ayırtedici karakterinin zedelenmesine yol açacağını ve davacının yıllarca yaptığı yatırımların, emeğinin iş itibar kazancın zarar göreceğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TPMK YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 56 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b ) bendi
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4383 E. 2024/6090 K.
Ortak:istinaf incelemesi · kazanılmış hak · kötü niyet · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… birinci fıkrasının (b ) bendi anlamında davalı başvurusu ile davacı markalarının 36, 41 ve 42. sınıfta yer alan bir kısım mal ve hizmetler bakımından benzer olduğu, «kötü niyet» konusunda dosya kapsamında somut verinin bulunmadığı, davacının “BISTECH” ibaresini içeren markasının tanınmış marka olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın …
… kadar her iki markada da “tech” ibaresi bulunmakta ise de, “tech” ibaresi teknoloji kelimesinin kısaltması niteliğinde olup, her iki markanın ayrı bir sözcük olarak «ortalama tüketici» kitlesi tarafından rahatlıkla algılanacak şekilde farklı harf ve karakterden oluştuğu, tescil kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından teknoloji ibaresinin tanımlayıcı olduğu, markalardaki şekil ve harflerin farklı olduğu, davalı markasının markada yer alan “intelligent sharing tecniques” şeklindeki ibare ile düşünüldüğünde davalı markasının da kısaltma markası niteliğinde olduğunun anlaşıldığı, keza marka sahibinin isim kısaltmasını içeren davacı markasının da kısaltma markası olduğu, markalar arasında Dairemiz yerleşik uygulamaları gereği kısaltma markalarının «ayırt edicilik» düzeyinin zayıf ve koruma düzeyinin de düşük olduğu da göz önüne alınarak özellikle görsel ve kavramsal olarak karıştırılmaya yol açacak ölçüde benzer olmadıkları …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b ) bendi anlamında «iltibas» oluşacağını, her iki markanın görsel açıdan (yazım karakteri, renkler, markalarda kullanılan işaretler) yüksek düzeyde benzer olduğu gibi fonetik açıdan da ayırtedilemeyecek kadar benzer olduğunu, sadece her iki marka arasında "b" harfi farklılığı bulunduğu, davacı markasının tanınmış olduğunu ancak bu hususun Mahkemece gözardı edildiğini, BISTECH markasının tanınmış olduğu ve başkası tarafından kullanılması halinde haksız yarar sağlanması sonucu doğacağının gerek TPMK gerekse yargı tarafından kabul edildiğini ve karara «bağlandığını, davanın» reddine karar verilmesinin markanın ayırtedici karakterinin zedelenmesine yol açacağını ve davacının yıllarca yaptığı yatırımların, emeğinin iş itibar kazancın zar …
Benzer bu kararda… - altech” kelime öbeği, dava konusu markanın ayırt edici karakterinin ise “artech” kelimesi olduğu, "tech" ibaresinin İngilizce teknoloji anlamına geldiği, ibarenin «ayırt ediciliğinin» yüksek olmaması nedeniyle bu kısaltmayı ortak olarak içeren markaların benzer olduğu yönünde kanaate varmanın doğru olmayacağı, markalarda yer alan unsurların tamamının markaların genel itibariyle farklılaşmasına yetecek düzeyde bulunduğu, markalar arasında karışıklığa sebebiyet verecek derecede bir benzerliğin mevcut olmadığı, tüketicilerin başvuruyu yeni bir marka olarak algılayacakları, «kazanılmış hak» iddiasına dayanak 2015/04509 sayılı markanın “sonraki başvurunun, önceki markanın kapsadığı mal/hizmet ile aynı veya aynı tür emtiaları içermesi” şartını sağlamadı …
İstinaf Sebepleri 1.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvuru kapsamından çıkartılan 9. sınıf malların benzer olduğunu, tek harf farklılığının genel izlenime etki etmediğini, markalar arasında «iltibas» oluşacağını belirterek yerel Mahkeme kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; «bilirkişi raporuna itirazlarının» ve müvekkilinin "altech" ibareli markalarının dikkate alınmadığını, taraf markalarının benzer olup «iltibas» oluşacağını, davalının "altek" ve "a tech" ibareli başvurularının itirazları üzerine reddedildiğini, «kötü niyet» iddialarının değerlendirilmediğini belirterek yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · haksız rekabet · dahili dava
Benzer bu kararda… kkili markasının görsel, işitsel ve kavramsal olarak 2011/36477 sayılı, “ALTERA-altech” marka başta olmak üzere itiraza gerekçe markalardan oldukça farklı olduğunu, «iltibas» koşullarının oluşmadığını, ayrıca müvekkilinin 09. sınıf da «dahil» olmak üzere 09. ve 10. sınıflarda kazanılmış hakkının bulunduğunu, kaldı ki itiraz gerekçesi markanın kullanılmadığını, redde dayanak 2011/36477 numaralı, “ALTERA- …
2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; «bilirkişi raporuna itirazlarının» ve müvekkilinin "altech" ibareli markalarının dikkate alınmadığını, taraf markalarının benzer olup «iltibas» oluşacağını, davalının "altek" ve "a tech" ibareli başvurularının itirazları üzerine reddedildiğini, «kötü niyet» iddialarının değerlendirilmediğini belirterek yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… masından kaynaklı kısmi bir görsel benzerlik bulunmakta ise de, “tech” ibaresi teknoloji kelimesinin kısaltması niteliğinde olup çekişmeli 09. sınıf mallar yönünden «ayırt edicilik» düzeyinin zayıf olduğu, itiraza mesnet markadaki "ALTERA" ibaresi ile davacının markasındaki ek unsurların, taraf markalarında "tech" ibaresinden önceki harf farklılığının ve başvurunun tertip tarzının, davaya konu markanın davalı şirketin markalarından yeterince farklılaşmasını sağladığı, markaların bütünsel algısının da benzer olmadığı, davacının markasını gören tüketicilerin bunun davalının itiraza mesnet markasından farklı bir marka olduğunu hemen ve hiç düşünmeden algılayacakları, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ilişkilendirilme ihtimali de «dahil» karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, nitekim Yargıtay 11.
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ve davacı şirketin aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, uyuşmazlığın iki rakip firma arasında olduğunu, bu sebeple davacının marka tercihinin iyi niyetten yoksun olduğunu, uzman bir gözün ancak ayırt edebileceğini, «haksız rekabette» bulunma niyetinin açık olduğunu, görsel ve işitsel benzerlik bulunduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
-
Markanın hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/187 E. 2022/4502 K.
Ortak:kötü niyet · ortalama tüketici · ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… kadar her iki markada da “tech” ibaresi bulunmakta ise de, “tech” ibaresi teknoloji kelimesinin kısaltması niteliğinde olup, her iki markanın ayrı bir sözcük olarak «ortalama tüketici» kitlesi tarafından rahatlıkla algılanacak şekilde farklı harf ve karakterden oluştuğu, tescil kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından teknoloji ibaresinin tanımlayıcı olduğu, markalardaki şekil ve harflerin farklı olduğu, davalı markasının markada yer alan “intelligent sharing tecniques” şeklindeki ibare ile düşünüldüğünde davalı markasının da kısaltma markası niteliğinde olduğunun anlaşıldığı, keza marka sahibinin isim kısaltmasını içeren davacı markasının da kısaltma markası olduğu, markalar arasında Dairemiz yerleşik uygulamaları gereği kısaltma markalarının «ayırt edicilik» düzeyinin zayıf ve koruma düzeyinin de düşük olduğu da göz önüne alınarak özellikle görsel ve kavramsal olarak karıştırılmaya yol açacak ölçüde benzer olmadıkları …
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; bütün olarak incelendiğinde müvekkilinin markası ile davacı markalarının birbirinden tamamen farklı olduğunu, laminasyon ve yüzey boyama makinelerinde kullanılan müvekkilinin markası ile borsa sektöründe hizmet veren davalının markalarının, «ortalama tüketici» gözüyle karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
… birinci fıkrasının (b ) bendi anlamında davalı başvurusu ile davacı markalarının 36, 41 ve 42. sınıfta yer alan bir kısım mal ve hizmetler bakımından benzer olduğu, «kötü niyet» konusunda dosya kapsamında somut verinin bulunmadığı, davacının “BISTECH” ibaresini içeren markasının tanınmış marka olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın …
Benzer bu kararda… si ile davalının marka tescil başvurusunda bulunduğu "ISTECH” ibaresi arasında fonetik ve görsel açıdan benzerlik olduğu gibi kullanılan diğer unsurların da yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, davalı başvurusu ile davacı markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi uyarınca 36, 41 ve 42. sınıfta yer alan mal ve hizmetler bakımından benzer olduğu, «kötü niyet» konusunda dosya kapsamında somut bir verinin bulunmadığı, davacının “BISTECH” ibaresini içeren markasının 556 sayılı KHK’nın 8/4 bendi anlamında tanınmış marka old …
… kadar her iki markada da “tech” ibaresi bulunmakta ise de, “tech” ibaresi teknoloji kelimesinin kısaltması niteliğinde olup, her iki markanın ayrı bir sözcük olarak «ortalama tüketici» kitlesi tarafından rahatlıkla algılanacak şekilde farklı harf ve karakterden oluştuğu, tescil kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından teknoloji ibaresinin tanımlayıcı olduğu, markalardaki şekil ve harflerin farklı olduğu, davalı markasının markada yer alan “intelligent sharing tecniques” şeklindeki ibare ile düşünüldüğünde davalı markasının da kısaltma markası niteliğinde olduğunun anlaşıldığı, keza marka sahibinin isim kısaltmasını içeren davacı markasının da kısaltma markası olduğu, markalar arasında Dairemiz yerleşik uygulamaları gereği kısaltma markalarının «ayırt edicilik» düzeyinin zayıf ve koruma düzeyinin de düşük olduğu da göz önüne alınarak özellikle görsel ve kavramsal olarak karıştırılmaya yol açacak ölçüde benzer olmadıkları …
… ulunduğu, davalı başvurusu ile davacı markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi uyarınca 36, 41 ve 42. sınıfta yer alan mal ve hizmetler bakımından benzer olduğu, «kötü niyet» konusunda dosya kapsamında somut verinin bulunmadığı, davacının “BISTECH” ibaresini içeren markasının 556 sayılı KHK’nın 8/4 bendi anlamında tanınmış marka olduğun …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:komisyon · dahili dava
Benzer bu karardaGayrimenkul «komisyonculuğu», müşavirliği ve idaresi hizmetleri.
Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri «dahil»).
… v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da «dahil»)." ve 42. sınıfta yer alan "Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web siteler …
Gayrimenkul «komisyonculuğu», müşavirliği ve idaresi hizmetleri.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/602 E. 2019/7541 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… kadar her iki markada da “tech” ibaresi bulunmakta ise de, “tech” ibaresi teknoloji kelimesinin kısaltması niteliğinde olup, her iki markanın ayrı bir sözcük olarak «ortalama tüketici» kitlesi tarafından rahatlıkla algılanacak şekilde farklı harf ve karakterden oluştuğu, tescil kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından teknoloji ibaresinin tanımlayıcı olduğu, markalardaki şekil ve harflerin farklı olduğu, davalı markasının markada yer alan “intelligent sharing tecniques” şeklindeki ibare ile düşünüldüğünde davalı markasının da kısaltma markası niteliğinde olduğunun anlaşıldığı, keza marka sahibinin isim kısaltmasını içeren davacı markasının da kısaltma markası olduğu, markalar arasında Dairemiz yerleşik uygulamaları gereği kısaltma markalarının «ayırt edicilik» düzeyinin zayıf ve koruma düzeyinin de düşük olduğu da göz önüne alınarak özellikle görsel ve kavramsal olarak karıştırılmaya yol açacak ölçüde benzer olmadıkları …
Benzer bu karardaBununla birlikte alfabede sınırlı sayıda harf bulunmakta olup bu harflerin kullanılması tek başına kimsenin tekeline bırakılmayacağından harf markaları ile kısaltma markalarında da «ayırt edicilik» düzeyinin zayıf ve koruma düzeyinin de düşük olduğunun kabulü gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7181 E. , 2023/6956 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2022/330 Esas, 2022/342 Karar
HÜKÜM
Reddine
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2014/90239 sayılı "BISTTECH" ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “ISTECH intelligent sharing tecniques” ibareli başvurusuna müvekkili tarafından yapılan itirazın, davalı TPMK YİDK'nın 2017-M-8357 sayılı kararı ile yerinde görülmeyerek nihai olarak reddedildiğini, müvekkili şirketin “BISTTECH” ibareli marka üzerinde üstün ve mutlak hak sahibi olduğunu, davaya konu başvuru markasının müvekkili şirketin “BISTTECH” markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olup karıştırılmaya neden olacak nitelikte bulunduğunu, “TECH” ibaresinin siyah renkte “IS” ibaresinin ise mavi renkte karakterize edildiğini, “ISTECH” markasının kullanımının müvekkili şirketin edindiği tanınmışlıktan haksız şekilde yararlanmasına neden olacağını, davalı şirkete ait başvurunun iyi niyetli olmadığını ileri sürerek, davalı Türk Patent YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; bütün olarak incelendiğinde müvekkilinin markası ile davacı markalarının birbirinden tamamen farklı olduğunu, laminasyon ve yüzey boyama makinelerinde kullanılan müvekkilinin markası ile borsa sektöründe hizmet veren davalının markalarının, ortalama tüketici gözüyle karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2018 tarih, 2017/453 E. ve 2018/285 K. sayılı kararıyla; dava konusu marka işaretinin 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b ) bendi anlamında davalı başvurusu ile davacı markalarının 36, 41 ve 42. sınıfta yer alan bir kısım mal ve hizmetler bakımından benzer olduğu, kötü niyet konusunda dosya kapsamında somut verinin bulunmadığı, davacının “BISTECH” ibaresini içeren markasının tanınmış marka olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.10.2020 tarihli ve 2019/523 E.-2020/893 K. sayılı kararıyla; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 06.06.2022 tarih, 2021/187 E. ve 2022/4502 K. sayılı kararıyla Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davacının hükümsüzlüğe gerekçe gösterdiği markasının BISTECH+Şekil, hükümsüzlüğü istenen davalı markasının ise “ISTECH Intelligent Sharing Tecniques +Şekil” unsurlu olduğu, her ne kadar her iki markada da “tech” ibaresi bulunmakta ise de, “tech” ibaresi teknoloji kelimesinin kısaltması niteliğinde olup, her iki markanın ayrı bir sözcük olarak ortalama tüketici kitlesi tarafından rahatlıkla algılanacak şekilde farklı harf ve karakterden oluştuğu, tescil kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından teknoloji ibaresinin tanımlayıcı olduğu, markalardaki şekil ve harflerin farklı olduğu, davalı markasının markada yer alan “intelligent sharing tecniques” şeklindeki ibare ile düşünüldüğünde davalı markasının da kısaltma markası niteliğinde olduğunun anlaşıldığı, keza marka sahibinin isim kısaltmasını içeren davacı markasının da kısaltma markası olduğu, markalar arasında Dairemiz yerleşik uygulamaları gereği kısaltma markalarının ayırt edicilik düzeyinin zayıf ve koruma düzeyinin de düşük olduğu da göz önüne alınarak özellikle görsel ve kavramsal olarak karıştırılmaya yol açacak ölçüde benzer olmadıkları ve hatalı değerlendirme sonucu davanın 36, 41, 42.
sınıflardaki mal ve hizmetler yönünden kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında belirtilen ve uyulan gerekçelerle; TPMK YİDK kararının iptal talebine ilişkin davanın reddine, hükümsüzlük talebine ilişkin karar temyiz edilmediği için kesinleştiği gerekçesiyle bu taleple ilgili yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b ) bendi anlamında iltibas oluşacağını, her iki markanın görsel açıdan (yazım karakteri, renkler, markalarda kullanılan işaretler) yüksek düzeyde benzer olduğu gibi fonetik açıdan da ayırtedilemeyecek kadar benzer olduğunu, sadece her iki marka arasında "b" harfi farklılığı bulunduğu, davacı markasının tanınmış olduğunu ancak bu hususun Mahkemece gözardı edildiğini, BISTECH markasının tanınmış olduğu ve başkası tarafından kullanılması halinde haksız yarar sağlanması sonucu doğacağının gerek TPMK gerekse yargı tarafından kabul edildiğini ve karara bağlandığını, davanın reddine karar verilmesinin markanın ayırtedici karakterinin zedelenmesine yol açacağını ve davacının yıllarca yaptığı yatırımların, emeğinin iş itibar kazancın zarar göreceğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TPMK YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 56 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b ) bendi
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/984544100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz