Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/5022 E. 2024/7078 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kat karşılığı inşaat sözleşmesi↗ yeniden tescil↗ ek tasfiye işlemleri↗ ihya davası↗ aaüt↗ şirketin tasfiyesi↗ ticaret sicili tescili↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ sicilden terkin↗ ihya↗ infaz↗ tasfiye memuru↗ hukuki yarar↗ kâr payı↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilan↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/97 E., 2024/15 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın dahili davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/476 E. sayılı dosyası ile ... Mimarlık İnşaat Ltd. Şti. aleyhine arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı tahsil ve tazmin davası açtığını, anılan şirketin sicil kaydının silindiğinin anlaşıldığını, Mahkemece taraf teşkilinin sağlanması açısından ihya davası açılması için kendilerine süre verildiğini ileri sürerek ihya kararı verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihyası istenen şirketin tasfiye memuruna da husumet yöneltilmesi gerektiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunamayacağını savunmuştur.
2.Dahili davalı, davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, dava dışı ... Mimarlık İnşaat Ltd. Şti.'nin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; ortağının ve yetkilisinin ... olduğu, şirketin son tescilini 20.09.2021 tarihinde yaptırdığı, davacı tarafından dava dışı ... Mimarlık İnşaat Ltd. Şti.'nin İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/476 E. sayılı dosyası ile ilgili işlem yapmak için dava dışı şirketin ticaret sicilden terkin edilmesinden dolayı işbu ihya davasının açıldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ek tasfiye, ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir ya da birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması ve ek tasfiye ile atanmaya ilişkin keyfiyetin sicilde tescili gerektiği, anılan Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca davanın kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesi gereğince ... Mimarlık İnşaat Ltd. Şti.'nin, İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/476 E. sayılı dosyası ile ilgili işlemlerle sınırlı olmak üzere ihyasına, şirketin ticaret siciline tescil ve kararının özetinin Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına, 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ...’ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş, hüküm dahili davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, ihyası istenen dava dışı Tasfiye Halinde ... Mimarlık İnşaat Ltd. Şti. aleyhine davacılar tarafından İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde 2022/476 E. sayılı dosyası ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında dava açıldığı, bu sebeple davacıya verilen süre içinde eldeki ihya davasının idame edildiği, terkin olan şirketle ilgili yapılacak işlemlerde şirketin temsili ve verilecek kararların infazı yönünden terkin edilmiş şirketin yeniden tescilini talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu, tasfiyenin kapatılması için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmasının, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmesinin gerektiği, Mahkemece 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verildiğinden madde hükmü uyarınca, son tasfiye memuru olduğu anlaşılan davalı ...'ın ek tasfiye işlemleri için de tasfiye memuru olarak atanmasında Yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dahili davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar dahili davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirket ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 298 inci maddesinin ikinci fıkrası.
2.6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141 inci maddesi yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin ikinci fıkrasında hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal zorunluluk olup, 6100 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin ikinci fıkrasında gerekçeli kararın tefhim ediken hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.
Temyiz incelemesine konu İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde “davacının ihya talebine konu alacak konusunda bilgisi olmasına rağmen şirket tasfiyesinin tasfiye memuru tarafından sonlandırıldığına dair dosyada delil bulunmadığının anlaşıldığı, bu nedenle davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği” belirtildiği halde hüküm bölümünün 8 numaralı bendinde “Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre takdir olunan 17.900,00 TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacılara ödenmesine” yönünde karar tesis edilmek suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulması ve kararın infazında tereddüte sebebiyet verilmesi kararın re'sen bozulmasını gerektirmiştir.
2.Bozma sebebine göre dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18627 E. 2015/857 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi nezdinde 2022/476 E. sayılı dosyası ile arsa «payı» karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında dava açıldığı, bu sebeple davacıya verilen süre içinde eldeki «ihya» davasının idame edildiği, «terkin» olan şirketle ilgili yapılacak işlemlerde şirketin «temsili» ve verilecek kararların «infazı» yönünden terkin edilmiş şirketin «yeniden tescilini» talep etmekte davacının «hukuki yararının» bulunduğu, tasfiyenin kapatılması için tüm «tasfiye» işlemlerinin eksiksiz yapılmasının, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmesinin gerektiği, Mahkemece 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verildiğinden madde hükmü uyarınca, «son» «tasfiye memuru» olduğu anlaşılan davalı ...'ın ek «tasfiye işlemleri» için de tasfiye memuru olarak atanmasında Yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle «dahili» davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar dahili davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kabul beyanı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın yazılı talimatı yerine getirdiği, diğer davalı yönünden «kabul beyanı» nedeniyle kabulünün gerektiği gerekçesiyle,.... .... ve ... vekilinin kabul beyanı doğrultusunda açılan davanın kabulü ile 24.300 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ..... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10370 E. 2018/2627 K.
Ortak:infaz · ilan
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/476 E. sayılı dosyası ile ilgili işlemlerle sınırlı olmak üzere ihyasına, şirketin «ticaret siciline tescil» ve kararının özetinin Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilanına», 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ...’ın «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiş, hüküm «dahili» davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde 2022/476 E. sayılı dosyası ile arsa «payı» karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında dava açıldığı, bu sebeple davacıya verilen süre içinde eldeki «ihya» davasının idame edildiği, «terkin» olan şirketle ilgili yapılacak işlemlerde şirketin «temsili» ve verilecek kararların «infazı» yönünden terkin edilmiş şirketin «yeniden tescilini» talep etmekte davacının «hukuki yararının» bulunduğu, tasfiyenin kapatılması için tüm «tasfiye» işlemlerinin eksiksiz yapılmasının, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmesinin gerektiği, Mahkemece 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verildiğinden madde hükmü uyarınca, «son» «tasfiye memuru» olduğu anlaşılan davalı ...'ın ek «tasfiye işlemleri» için de tasfiye memuru olarak atanmasında Yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle «dahili» davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar dahili davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta davacı tarafça «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve men'i ile manevi tazminata karar verilmesi talep olunmuş, mahkemece gerekçeli kararda marka hakkına tecavüz eyleminin bulunmadığı ve haksız rekabet eyleminin bulunduğu kabul edildiği halde, kısa kararda ise haksız rekabetin yanında eylemin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, markalı ürünlerin toplatılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmesi çelişkili olduğundan Yargıtay «denetimine elverişli» ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde gerekçeli karar verilmesi için hükmün re'sen bozulması gerekmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · denetime elverişlilik · marka hakkına tecavüz · haksız fiil · haksız rekabet
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta davacı tarafça «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve men'i ile manevi tazminata karar verilmesi talep olunmuş, mahkemece gerekçeli kararda marka hakkına tecavüz eyleminin bulunmadığı ve haksız rekabet eyleminin bulunduğu kabul edildiği halde, kısa kararda ise haksız rekabetin yanında eylemin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, markalı ürünlerin toplatılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmesi çelişkili olduğundan Yargıtay «denetimine elverişli» ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde gerekçeli karar verilmesi için hükmün re'sen bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «marka hakkına tecavüzü» bulunmayıp «haksız fiili» «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespit ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4327 E. 2017/6696 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi nezdinde 2022/476 E. sayılı dosyası ile arsa «payı» karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında dava açıldığı, bu sebeple davacıya verilen süre içinde eldeki «ihya» davasının idame edildiği, «terkin» olan şirketle ilgili yapılacak işlemlerde şirketin «temsili» ve verilecek kararların «infazı» yönünden terkin edilmiş şirketin «yeniden tescilini» talep etmekte davacının «hukuki yararının» bulunduğu, tasfiyenin kapatılması için tüm «tasfiye» işlemlerinin eksiksiz yapılmasının, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmesinin gerektiği, Mahkemece 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verildiğinden madde hükmü uyarınca, «son» «tasfiye memuru» olduğu anlaşılan davalı ...'ın ek «tasfiye işlemleri» için de tasfiye memuru olarak atanmasında Yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle «dahili» davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar dahili davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalıların davacının tescilli ... ibareli markasını kullandığının anlaşıldığı, davalı şirketin «ticaret unvanının» davacı şirket ticaret unvanı ile benzer olduğu, davalı şirketçe tescilli ticaret unvanı dışında davacı marka ve logolarının kullanılmasının ise davacının markadan doğan haklarına 556 sayılı KHK m.
Somut olayda mahkemece, kısa kararda «maddi tazminata» hükmedilmiş olmasına rağmen, gerekçeli kararda maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5662 E. 2017/7566 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi nezdinde 2022/476 E. sayılı dosyası ile arsa «payı» karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında dava açıldığı, bu sebeple davacıya verilen süre içinde eldeki «ihya» davasının idame edildiği, «terkin» olan şirketle ilgili yapılacak işlemlerde şirketin «temsili» ve verilecek kararların «infazı» yönünden terkin edilmiş şirketin «yeniden tescilini» talep etmekte davacının «hukuki yararının» bulunduğu, tasfiyenin kapatılması için tüm «tasfiye» işlemlerinin eksiksiz yapılmasının, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmesinin gerektiği, Mahkemece 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verildiğinden madde hükmü uyarınca, «son» «tasfiye memuru» olduğu anlaşılan davalı ...'ın ek «tasfiye işlemleri» için de tasfiye memuru olarak atanmasında Yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle «dahili» davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar dahili davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat senedi · bono · kefil · asıl alacak · dosya masrafı · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, davacının ortağı olduğu ...- A.Ş'nin alacağı yeni mal için davacının verdiği 85.000,00 TL tutarındaki senedin «teminat senedi» olduğu, karşılığından toplamda 80.000,00 TL ödemenin bu teminat senedine karşılık yapıldığı, davacının «kefil» olduğu ...-A.Ş'nin 85.000,00 TL tutarındaki borcuna karşılık 80.000,00 TL'nin ödendiği ödenmeyen 5.000,00 TL tutarındaki bakiyeden dolayı davacının davalı ...
1-Davacı 85.000 TL bedelli «bono» sebebiyle 5.000 TL borcu bulunmasına rağmen 85.000 TL «asıl alacak» üzerinden icra takibi yapıldığını ileri sürerek 85.000 TL davalı tarafa borcu olmadığının tespitini talep etmiş, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Şirketine 5.000,00 TL borcunun kaldığı ilgili icra dosyasında davacının yapacağı ödemenin 80.000,00 TL tutarına isabet eden icra «masraf» ve faizleri ile Umt Şirketinin davacıya ödemesi gerektiği kanısına varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/2333 E. 2024/7436 K.
Ortak:infaz · dava sebebi · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi nezdinde 2022/476 E. sayılı dosyası ile arsa «payı» karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında dava açıldığı, bu sebeple davacıya verilen süre içinde eldeki «ihya» davasının idame edildiği, «terkin» olan şirketle ilgili yapılacak işlemlerde şirketin «temsili» ve verilecek kararların «infazı» yönünden terkin edilmiş şirketin «yeniden tescilini» talep etmekte davacının «hukuki yararının» bulunduğu, tasfiyenin kapatılması için tüm «tasfiye» işlemlerinin eksiksiz yapılmasının, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmesinin gerektiği, Mahkemece 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verildiğinden madde hükmü uyarınca, «son» «tasfiye memuru» olduğu anlaşılan davalı ...'ın ek «tasfiye işlemleri» için de tasfiye memuru olarak atanmasında Yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle «dahili» davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar dahili davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Şti.'nin «ticaret sicil» kayıtlarının incelenmesinde; ortağının ve yetkilisinin ... olduğu, şirketin «son» tescilini 20.09.2021 tarihinde yaptırdığı, davacı tarafından dava dışı ...
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaDAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin paralarını vadeli olarak 1999 yılının «son» aylarında davalı Banka’ya yatırdıklarını ancak paraların davalı banka yönetimi tarafından KKTC’de paravan olarak kurulan Off Shore Ltd. bankasına ait hesaba aktarıldığını, işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek müvekkillerinin yatırdıkları paraların faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
2.Bozma «sebebine» göre davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükmün kesinleşmesi · zamanaşımı
Benzer bu kararda… Mahkemece bozma ilamına uyularak davacı ...'ın bankaya 24.11.1999 yılında para yatırdığı ve aynı yıl paranın off-shore hesabına aktarıldığı, işbu davanın 10 yıllık «zamanaşımı» süresinden sonra açıldığı, diğer davacılar yönünden verilen «hükmün kesinleştiği» gerekçesiyle davanın davacı ... yönünden zaman aşımı nedeniyle reddine, diğer davacılar yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm dav …
İlk Derece Mahkemesince kısa kararda davanın «zamanaşımı» nedeni ile reddine karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararda bu husus açık hata niteliğinde görülerek davanın davacı ... yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine, d …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4107 E. 2015/10995 K.
Ortak:infaz · ilan
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/476 E. sayılı dosyası ile ilgili işlemlerle sınırlı olmak üzere ihyasına, şirketin «ticaret siciline tescil» ve kararının özetinin Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilanına», 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ...’ın «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiş, hüküm «dahili» davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde 2022/476 E. sayılı dosyası ile arsa «payı» karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında dava açıldığı, bu sebeple davacıya verilen süre içinde eldeki «ihya» davasının idame edildiği, «terkin» olan şirketle ilgili yapılacak işlemlerde şirketin «temsili» ve verilecek kararların «infazı» yönünden terkin edilmiş şirketin «yeniden tescilini» talep etmekte davacının «hukuki yararının» bulunduğu, tasfiyenin kapatılması için tüm «tasfiye» işlemlerinin eksiksiz yapılmasının, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmesinin gerektiği, Mahkemece 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verildiğinden madde hükmü uyarınca, «son» «tasfiye memuru» olduğu anlaşılan davalı ...'ın ek «tasfiye işlemleri» için de tasfiye memuru olarak atanmasında Yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle «dahili» davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar dahili davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu kararda… ullanımı niteliğinde olduğu, internet alan adı tescil ve kullanımı da bu kapsamda kabul edildiği, markasal kullanımın ispatlanamadığı, davalı-karşı davacı eyleminin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturmadığı gerekçesiyle davalı-karşı davacı adına kayıtlı 2011/04329 nolu “N. b.” ibareli markanın tescil tarihindeki sınıflandırmaya göre 35. ve 42. sınıftaki hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, alan adının kullanılmasının yasaklanması ve iptali talepleri ile koşulları oluşmayan «ilan» talebinin reddine ayrıca karşı davanın da reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerekçe-hüküm çelişkisi · marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
Benzer bu kararda… ullanımı niteliğinde olduğu, internet alan adı tescil ve kullanımı da bu kapsamda kabul edildiği, markasal kullanımın ispatlanamadığı, davalı-karşı davacı eyleminin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturmadığı gerekçesiyle davalı-karşı davacı adına kayıtlı 2011/04329 nolu “N. b.” ibareli markanın tescil tarihindeki sınıflandırmaya göre 35. ve 42. sınıftaki hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, alan adının kullanılmasının yasaklanması ve iptali talepleri ile koşulları oluşmayan «ilan» talebinin reddine ayrıca karşı davanın da reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece verilen hüküm ile «gerekçenin çelişkili» olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7165 E. 2016/1422 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi nezdinde 2022/476 E. sayılı dosyası ile arsa «payı» karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında dava açıldığı, bu sebeple davacıya verilen süre içinde eldeki «ihya» davasının idame edildiği, «terkin» olan şirketle ilgili yapılacak işlemlerde şirketin «temsili» ve verilecek kararların «infazı» yönünden terkin edilmiş şirketin «yeniden tescilini» talep etmekte davacının «hukuki yararının» bulunduğu, tasfiyenin kapatılması için tüm «tasfiye» işlemlerinin eksiksiz yapılmasının, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmesinin gerektiği, Mahkemece 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verildiğinden madde hükmü uyarınca, «son» «tasfiye memuru» olduğu anlaşılan davalı ...'ın ek «tasfiye işlemleri» için de tasfiye memuru olarak atanmasında Yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle «dahili» davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar dahili davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gereklidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki sözleşmesi · yetki itirazı · navlun · taşıma sözleşmesi · yetki · tacir · yetkisizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemeleri'nin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, HMK'nın 17. maddesi uyarınca «tacir» olan taraflar yönünden «yetki sözleşmesinin» bağlayıcı olduğu gerekçesiyle davalının «yetki itirazının» kabulü ile mahkemenin «yetkisizliğine» yetkili ve «görevli» mahkemenin sözleşme uyarınca ...
Somut olayda, kararın gerekçe kısmında taraflar arasında yapılan «yetki sözleşmesinin» HMK'nın 17. maddesi uyarınca geçerli olduğu, davalının «yetki itirazında» bulunduğu, kabul edilen yetki itirazı uyarınca mahkemenin «yetkisizliğine», dosyanın talep halinde yetkili ve «görevli» ...
1- Dava, CMR hükümlerine tabi «taşıma sözleşmesinden» kaynaklı «navlun» ve sair ücret alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «taşıma sözleşmesinin» 12. maddesinde sözleşme uyarınca uyuşmazlık vukuunda ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/19201 E. 2015/4676 K.
Ortak:şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · sicilden terkin · ihya · infaz · tasfiye memuru · ek tasfiye · terkin · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/476 E. sayılı dosyası ile ilgili işlem yapmak için dava dışı şirketin ticaret «sicilden terkin» edilmesinden dolayı işbu «ihya» davasının açıldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ek «tasfiye», ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir ya da birkaç kişinin «tasfiye memuru» olarak atanması ve ek tasfiye ile atanmaya ilişkin keyfiyetin sicilde tescili gerektiği, anılan Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca davanın kabul edildiği gerekçesiy …
Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde 2022/476 E. sayılı dosyası ile arsa «payı» karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında dava açıldığı, bu sebeple davacıya verilen süre içinde eldeki «ihya» davasının idame edildiği, «terkin» olan şirketle ilgili yapılacak işlemlerde şirketin «temsili» ve verilecek kararların «infazı» yönünden terkin edilmiş şirketin «yeniden tescilini» talep etmekte davacının «hukuki yararının» bulunduğu, tasfiyenin kapatılması için tüm «tasfiye» işlemlerinin eksiksiz yapılmasının, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmesinin gerektiği, Mahkemece 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verildiğinden madde hükmü uyarınca, «son» «tasfiye memuru» olduğu anlaşılan davalı ...'ın ek «tasfiye işlemleri» için de tasfiye memuru olarak atanmasında Yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle «dahili» davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar dahili davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Temyiz incelemesine konu İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde “davacının «ihya» talebine konu alacak konusunda bilgisi olmasına rağmen «şirket tasfiyesinin» «tasfiye memuru» tarafından sonlandırıldığına dair dosyada delil bulunmadığının anlaşıldığı, bu nedenle davacı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmediği” belirtildiği halde hüküm bölümünün 8 numaralı bendinde “Davacılar kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre takdir olunan 17.900,00 TL «yargılama giderinin» davalı ...'dan alınarak davacılara ödenmesine” yönünde karar tesis edilmek suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulması ve kararın infazında …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kurumun «tasfiye» edilen şirketten ödenen işçilik haklarına ilişkin «rücu davası» açtığı, dava açıldıktan sonra şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiği, davacının alacak iddiası ile açtığı davanın görüldüğü sırada davanın sonuçlanması beklenmeden tasfiyeye karar verilip «tüzel kişiliğinin» ticaret sicilden silinmesi halinde şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kısa kararda «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmesine rağmen gerekçeli kararda bu hükme yer verilmemiş olması karşısında, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılmadığı, kısa karar ile gerekçe karar arasında çelişki yaratılmış olduğu anlaşılmakla, bu yönden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu davası · rücu · tüzel kişilik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kurumun «tasfiye» edilen şirketten ödenen işçilik haklarına ilişkin «rücu davası» açtığı, dava açıldıktan sonra şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiği, davacının alacak iddiası ile açtığı davanın görüldüğü sırada davanın sonuçlanması beklenmeden tasfiyeye karar verilip «tüzel kişiliğinin» ticaret sicilden silinmesi halinde şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/5022 E. , 2024/7078 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2024/432 Esas, 2024/900 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/97 E., 2024/15 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın dahili davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/476 E. sayılı dosyası ile ... Mimarlık İnşaat Ltd. Şti. aleyhine arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı tahsil ve tazmin davası açtığını, anılan şirketin sicil kaydının silindiğinin anlaşıldığını, Mahkemece taraf teşkilinin sağlanması açısından ihya davası açılması için kendilerine süre verildiğini ileri sürerek ihya kararı verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihyası istenen şirketin tasfiye memuruna da husumet yöneltilmesi gerektiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunamayacağını savunmuştur.
2.Dahili davalı, davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, dava dışı ... Mimarlık İnşaat Ltd. Şti.'nin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; ortağının ve yetkilisinin ... olduğu, şirketin son tescilini 20.09.2021 tarihinde yaptırdığı, davacı tarafından dava dışı ... Mimarlık İnşaat Ltd. Şti.'nin İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/476 E. sayılı dosyası ile ilgili işlem yapmak için dava dışı şirketin ticaret sicilden terkin edilmesinden dolayı işbu ihya davasının açıldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ek tasfiye, ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir ya da birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması ve ek tasfiye ile atanmaya ilişkin keyfiyetin sicilde tescili gerektiği, anılan Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca davanın kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesi gereğince ...
Mimarlık İnşaat Ltd. Şti.'nin, İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/476 E. sayılı dosyası ile ilgili işlemlerle sınırlı olmak üzere ihyasına, şirketin ticaret siciline tescil ve kararının özetinin Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına, 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ...’ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş, hüküm dahili davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, ihyası istenen dava dışı Tasfiye Halinde ... Mimarlık İnşaat Ltd. Şti. aleyhine davacılar tarafından İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde 2022/476 E. sayılı dosyası ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında dava açıldığı, bu sebeple davacıya verilen süre içinde eldeki ihya davasının idame edildiği, terkin olan şirketle ilgili yapılacak işlemlerde şirketin temsili ve verilecek kararların infazı yönünden terkin edilmiş şirketin yeniden tescilini talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu, tasfiyenin kapatılması için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmasının, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmesinin gerektiği, Mahkemece 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verildiğinden madde hükmü uyarınca, son tasfiye memuru olduğu anlaşılan davalı ...'ın ek tasfiye işlemleri için de tasfiye memuru olarak atanmasında Yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dahili davalı ...
vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar dahili davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirket ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 298 inci maddesinin ikinci fıkrası.
2.6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141 inci maddesi yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin ikinci fıkrasında hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal zorunluluk olup, 6100 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin ikinci fıkrasında gerekçeli kararın tefhim ediken hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir.
Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.
Temyiz incelemesine konu İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde “davacının ihya talebine konu alacak konusunda bilgisi olmasına rağmen şirket tasfiyesinin tasfiye memuru tarafından sonlandırıldığına dair dosyada delil bulunmadığının anlaşıldığı, bu nedenle davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği” belirtildiği halde hüküm bölümünün 8 numaralı bendinde “Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre takdir olunan 17.900,00 TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacılara ödenmesine” yönünde karar tesis edilmek suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulması ve kararın infazında tereddüte sebebiyet verilmesi kararın re'sen bozulmasını gerektirmiştir.
2.Bozma sebebine göre dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
03.10.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1083739200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz