Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/3735 E. 2024/5980 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
derdest icra takibi↗ zorunlu hasım↗ tasfiye memurunun sorumluluğu↗ usulden ret↗ fatura alacağı↗ takibin kesinleşmesi↗ hukuki menfaat↗ ticaret sicilinden terkin↗ takipsizlik kararı↗ yasal hasım↗ şirketin tasfiyesi↗ hakkın kötüye kullanılması↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ hakkaniyet↗ yargılama giderleri↗ derdestlik↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ yenileme↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ usulden reddi↗ ihtar↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ fatura↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ dosya masrafı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/518 E., 2023/1137 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Genç Çevik Bıçak Plastik Dosya İnş. Tur. ve Teks. San. Tic. Ltd. Şti.'nden fatura alacağı bulunduğunu, alacağın ödenmemesi üzerine anılan şirket hakkında icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, icra dosyası kapsamında işlemler yürütülürken borçlu şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini, icra takibinin sonuçlandırılamadığını, terkin işleminin usul ve yasalara aykırı olduğunu iddia ederek şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; şirketin terkin tarihinde alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, hukuka uygun bir şekilde şirketin kapatıldığını, müdürlüğün açılan davada yasadan doğan zorunlu hasım olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; şirketin hukuka uygun şekilde kapatıldığını, şirketin tasfiyesi sonlandığında icra dosyasının takipsizlik sebebiyle kapalı durumda olduğunu, derdest bir icra takibi bulunmadığını, 2016 yılında icra takibinin yenilendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile talebe konu edilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesindeki koşulların oluşması karşısında yasal ihtar ve ilanın yapıldığı, davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından tasfiye kapanış işleminin tescil edildiği, yapılan bu işlemlerin yasaya uygun olduğu, şirket aleyhinde icra takibi başlatılmış olması nedeniyle tasfiyenin tamamlanmış sayılamayacağını, davacının hukuki menfaatinin bulunduğunsan şirketinin ihyasına, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ek tasfiye işlemlerini yapması için Av. ....'nin tasfiye memuru olarak atanmasına, tescile dair verilen kararlara karşı ticaret sicil memurluğu zorunlu ve yasal hasım olduğundan şirket tasfiye memuru davalıya husumet yöneltilemeyeceği, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün davanın açılmasına neden olmadığı, davada zorunlu ve yasal hasım olarak bulunduğu, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın usulden reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tasfiye memuruna husumet yöneltilmesinin zorunlu olduğunu, husumetin hem tasfiye memuruna hem de ilgili ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini, tüm yargılama giderlerinden tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, mahkemece ihyasına karar verilen borçlu şirketin ortağı ve aynı zamanda tasfiye memuru olan davalı ...'ın söz konusu şirketin borcunu bildiğini, aksi durumun hayatın olağan akışına aykırılık teşkil edeceğini, şirket aleyhine başlatılan ve tasfiye sırasında derdest durumda bulunan icra takibini bilmesine rağmen hukuka aykırı şekilde tasfiye işlemini gerçekleştiren ve müvekkilinin borçlu şirketten alacaklarını tahsil etme imkanını elinden alan tasfiye memuru davalı ...'ın kusurlu davranışları ile davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin sorumluluğun davalı tasfiye memuruna ait olduğunu, dava giderlerinin müvekkili üzerine bırakılması ve davanın kabulüne rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının yerinde olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin 17.02.2014 tarihli genel kurul kararıyla tasfiyeye girmesine ve tasfiye memurluğuna davalı ...'ın atanmasına karar verildiği, alınan tasfiye kararının tescil edildiği, tasfiye kararına ilişkin ilanların yapıldığı, şirketin 02.12.2015 tarihli kararı gereğince tasfiye kapanışla 03.12.2015 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği, davacı tarafından ihyası talep olunan şirket hakkında tasfiye öncesine ilişkin ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığı, icra takip dosyasının terkin tarihinde derdest olduğu, terkin tarihinden sonra yenilendiği, davacı tarafın derdest takibinden ötürü şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunduğu ve şirketin ek tasfiye için ihyası gerektiği, davacı vekilinin istinaf itirazı davalı tasfiye memuru hakkında verilen usulden ret kararı ve yargılama giderlerinden anılan davalının sorumlu olduğuna yönelik olduğu, davalı tasfiye memuru tasfiye kapanışını usulüne uygun yapmayarak davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı tasfiye memuru yapılan yargılama masrafları, harç, vekalet ücreti ve atanan tasfiye memuru ücretinden sorumlu olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının davalı ... hakkında kurulan hüküm yönünden kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; şirketin herhangi bir malı olmadığından davacı alacağının tahsil kabiliyeti olmadığını, kararın hakkın kötüye kullanımına tipik bir örnek olduğunu, davada bu hususun göz ardı edilerek hakkaniyet ve nefaset kurallarının yok sayıldığından kararın bozulmasını gerektiğini, terkin tarihinden önce takibin düştüğünü, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1.Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2.Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8206 E. 2015/9281 K.
Ortak:tasfiye memurunun sorumluluğu · yasal hasım · yargılama gideri · ticaret sicili · ek tasfiye · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaSicil Müdürlüğü tarafından «tasfiye» kapanış işleminin tescil edildiği, yapılan bu işlemlerin yasaya uygun olduğu, şirket aleyhinde icra takibi başlatılmış olması nedeniyle tasfiyenin tamamlanmış sayılamayacağını, davacının «hukuki menfaatinin» bulunduğunsan şirketinin ihyasına, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ek tasfiye işlemlerini yapması için Av. ....'nin «tasfiye memuru» olarak atanmasına, tescile dair verilen kararlara karşı «ticaret sicil» memurluğu zorunlu ve «yasal hasım» olduğundan şirket tasfiye memuru davalıya «husumet» yöneltilemeyeceği, davalı ...
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «tasfiye» memuruna «husumet» yöneltilmesinin zorunlu olduğunu, husumetin hem tasfiye memuruna hem de ilgili «ticaret sicil müdürlüğüne» yöneltilmesi gerektiğini, tüm «yargılama giderlerinden» «tasfiye memurunun sorumlu» olduğunu, mahkemece ihyasına karar verilen borçlu şirketin ortağı ve aynı zamanda «tasfiye memuru» olan davalı ...'ın söz konusu şirketin borcunu bildiğini, aksi durumun hayatın olağan akışına aykırılık teşkil edeceğini, şirket aleyhine başlatılan ve tasfiye sırasında «derdest» durumda bulunan icra takibini bilmesine rağmen hukuka aykırı şekilde tasfiye işlemini gerçekleştiren ve müvekkilinin borçlu şirketten alacaklarını tahsil etme imkanını elinden alan tasfiye memuru davalı ...'ın kusurlu davranışları ile davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderleri ve «vekalet ücretine» ilişkin sorumluluğun davalı tasfiye memuruna ait olduğunu, dava giderlerinin müvekkili üzerine bırakılması ve davanın kabulüne rağmen lehlerine vekalet ücretine hü …
Sicil Müdürlüğü'nün davanın açılmasına neden olmadığı, davada zorunlu ve «yasal hasım» olarak bulunduğu, «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın «usulden reddine», diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, davalı Ticaret Sicil Memurluğunun şirket ihyasına ilişkin işbu davada «yasal hasım» konumunda bulunması nedeniyle, «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden diğer davalı «tasfiye memurunun sorumlu» olacağının anlaşılacak olmasına göre, davalı Ticaret Sicil Memurluğu vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davacı ve davalı «tasfiye» memurunun temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2945 E. 2017/4387 K.
Ortak:yasal hasım · ticaret sicili müdürlüğü · ihya · tasfiye memuru · usulden reddi · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaSicil Müdürlüğü tarafından «tasfiye» kapanış işleminin tescil edildiği, yapılan bu işlemlerin yasaya uygun olduğu, şirket aleyhinde icra takibi başlatılmış olması nedeniyle tasfiyenin tamamlanmış sayılamayacağını, davacının «hukuki menfaatinin» bulunduğunsan şirketinin ihyasına, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ek tasfiye işlemlerini yapması için Av. ....'nin «tasfiye memuru» olarak atanmasına, tescile dair verilen kararlara karşı «ticaret sicil» memurluğu zorunlu ve «yasal hasım» olduğundan şirket tasfiye memuru davalıya «husumet» yöneltilemeyeceği, davalı ...
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «tasfiye» memuruna «husumet» yöneltilmesinin zorunlu olduğunu, husumetin hem tasfiye memuruna hem de ilgili «ticaret sicil müdürlüğüne» yöneltilmesi gerektiğini, tüm «yargılama giderlerinden» «tasfiye memurunun sorumlu» olduğunu, mahkemece ihyasına karar verilen borçlu şirketin ortağı ve aynı zamanda «tasfiye memuru» olan davalı ...'ın söz konusu şirketin borcunu bildiğini, aksi durumun hayatın olağan akışına aykırılık teşkil edeceğini, şirket aleyhine başlatılan ve tasfiye sırasında «derdest» durumda bulunan icra takibini bilmesine rağmen hukuka aykırı şekilde tasfiye işlemini gerçekleştiren ve müvekkilinin borçlu şirketten alacaklarını tahsil etme imkanını elinden alan tasfiye memuru davalı ...'ın kusurlu davranışları ile davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderleri ve «vekalet ücretine» ilişkin sorumluluğun davalı tasfiye memuruna ait olduğunu, dava giderlerinin müvekkili üzerine bırakılması ve davanın kabulüne rağmen lehlerine vekalet ücretine hü …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen şirketin 17.02.2014 tarihli genel kurul kararıyla tasfiyeye girmesine ve «tasfiye» memurluğuna davalı ...'ın atanmasına karar verildiği, alınan tasfiye kararının tescil edildiği, tasfiye kararına ilişkin ilanların yapıldığı, şirketin 02.12.2015 tarihli kararı gereğince tasfiye kapanışla 03.12.2015 tarihinde «ticaret sicilinden terkin» edildiği, davacı tarafından ihyası talep olunan şirket hakkında tasfiye öncesine ilişkin ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığı, icra takip dosyasının terkin tarihinde «derdest» olduğu, terkin tarihinden sonra «yenilendiği», davacı tarafın derdest takibinden ötürü şirketin ihyasını istemekte «hukuki yararı» bulunduğu ve şirketin ek tasfiye için ihyası gerektiği, davacı vekilinin istinaf itirazı davalı «tasfiye memuru» hakkında verilen «usulden ret» kararı ve «yargılama giderlerinden» anılan davalının sorumlu olduğuna yönelik olduğu, davalı tasfiye memuru tasfiye kapanışını usulüne uygun yapmayarak davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı tasfiye memuru yapılan yargılama «masrafları», «harç», «vekalet ücreti» ve atanan tasfiye memuru ücretinden sorumlu olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının davalı ... hakkında kurulan h …
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» suretiyle «sicilden terkin» edilen şirketi «tasfiye memuru» «temsil» ettiğinden «husumet» «yasal hasım» olan Ticaret Sicil Müdürlüğüyle birlikte tasfiye memuruna da yöneltilmek zorunda olduğu ve tasfiye memurunun davada hasım olarak gösterilmediği gerekçesiyle husumet eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen şirketin ihyasına ilişkin olup, davada «husumet», «ihyası» istenilen şirketin «son» olarak görev yapan «tasfiye memuru» ya da tasfiye kurulu ile «ticaret sicil» memurluğuna yöneltilmelidir.
Bu durumda mahkemece, davacıya, «tasfiye memuru» hakkında dava açması için süre verilmesi, verilen sürede dava açılması halinde iş bu dava ile birleştirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «husumet» eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:re'sen terkin · sicilden terkin · temsil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» suretiyle «sicilden terkin» edilen şirketi «tasfiye memuru» «temsil» ettiğinden «husumet» «yasal hasım» olan Ticaret Sicil Müdürlüğüyle birlikte tasfiye memuruna da yöneltilmek zorunda olduğu ve tasfiye memurunun davada hasım olarak gösterilmediği gerekçesiyle husumet eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen şirketin ihyasına ilişkin olup, davada «husumet», «ihyası» istenilen şirketin «son» olarak görev yapan «tasfiye memuru» ya da tasfiye kurulu ile «ticaret sicil» memurluğuna yöneltilmelidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13044 E. 2015/12433 K.
Ortak:yasal hasım · yargılama giderleri · derdestlik · tasfiye memuru · ek tasfiye · terkin · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen şirketin 17.02.2014 tarihli genel kurul kararıyla tasfiyeye girmesine ve «tasfiye» memurluğuna davalı ...'ın atanmasına karar verildiği, alınan tasfiye kararının tescil edildiği, tasfiye kararına ilişkin ilanların yapıldığı, şirketin 02.12.2015 tarihli kararı gereğince tasfiye kapanışla 03.12.2015 tarihinde «ticaret sicilinden terkin» edildiği, davacı tarafından ihyası talep olunan şirket hakkında tasfiye öncesine ilişkin ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığı, icra takip dosyasının terkin tarihinde «derdest» olduğu, terkin tarihinden sonra «yenilendiği», davacı tarafın derdest takibinden ötürü şirketin ihyasını istemekte «hukuki yararı» bulunduğu ve şirketin ek tasfiye için ihyası gerektiği, davacı vekilinin istinaf itirazı davalı «tasfiye memuru» hakkında verilen «usulden ret» kararı ve «yargılama giderlerinden» anılan davalının sorumlu olduğuna yönelik olduğu, davalı tasfiye memuru tasfiye kapanışını usulüne uygun yapmayarak davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı tasfiye memuru yapılan yargılama «masrafları», «harç», «vekalet ücreti» ve atanan tasfiye memuru ücretinden sorumlu olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının davalı ... hakkında kurulan h …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «tasfiye» memuruna «husumet» yöneltilmesinin zorunlu olduğunu, husumetin hem tasfiye memuruna hem de ilgili «ticaret sicil müdürlüğüne» yöneltilmesi gerektiğini, tüm «yargılama giderlerinden» «tasfiye memurunun sorumlu» olduğunu, mahkemece ihyasına karar verilen borçlu şirketin ortağı ve aynı zamanda «tasfiye memuru» olan davalı ...'ın söz konusu şirketin borcunu bildiğini, aksi durumun hayatın olağan akışına aykırılık teşkil edeceğini, şirket aleyhine başlatılan ve tasfiye sırasında «derdest» durumda bulunan icra takibini bilmesine rağmen hukuka aykırı şekilde tasfiye işlemini gerçekleştiren ve müvekkilinin borçlu şirketten alacaklarını tahsil etme imkanını elinden alan tasfiye memuru davalı ...'ın kusurlu davranışları ile davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderleri ve «vekalet ücretine» ilişkin sorumluluğun davalı tasfiye memuruna ait olduğunu, dava giderlerinin müvekkili üzerine bırakılması ve davanın kabulüne rağmen lehlerine vekalet ücretine hü …
Sicil Müdürlüğü tarafından «tasfiye» kapanış işleminin tescil edildiği, yapılan bu işlemlerin yasaya uygun olduğu, şirket aleyhinde icra takibi başlatılmış olması nedeniyle tasfiyenin tamamlanmış sayılamayacağını, davacının «hukuki menfaatinin» bulunduğunsan şirketinin ihyasına, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ek tasfiye işlemlerini yapması için Av. ....'nin «tasfiye memuru» olarak atanmasına, tescile dair verilen kararlara karşı «ticaret sicil» memurluğu zorunlu ve «yasal hasım» olduğundan şirket tasfiye memuru davalıya «husumet» yöneltilemeyeceği, davalı ...
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/55 esas sayılı dosyasında «derdest» dava bulunurken, şirketin sicil «kaydının» «resen terkini» yasaya uygun olmadığı gibi 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde belirtilen ek «tasfiye» koşullarının da mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve «tasfiye memuru» ...'un tasfiye memurluğu görevinin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
2-Davacının temyizine gelince; mahkemece davanın kabulüne karar verildiği halde, «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden, «yasal hasım» konumunda olan davalı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · sicilden terkin · fesih · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/55 esas sayılı dosyasında «derdest» dava bulunurken, şirketin sicil «kaydının» «resen terkini» yasaya uygun olmadığı gibi 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde belirtilen ek «tasfiye» koşullarının da mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve «tasfiye memuru» ...'un tasfiye memurluğu görevinin devamına karar verilmiştir.
… n delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ihyasına karar verilen şirketin 6762 sayılı TTK hükümlerine dayalı olarak «fesih» ve tasfiyesine karar verilip «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılmasına ve anılan şirketin ihyasının 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesine dayalı olarak gerçekleştirilmiş sayılacak olmasına göre, mümeyyiz davalı …
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12740 E. 2013/15835 K.
Ortak:zorunlu hasım · yasal hasım · şirketin ihyası · yargılama giderleri · ihya · tasfiye memuru · yargılama gideri · ek tasfiye · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen şirketin 17.02.2014 tarihli genel kurul kararıyla tasfiyeye girmesine ve «tasfiye» memurluğuna davalı ...'ın atanmasına karar verildiği, alınan tasfiye kararının tescil edildiği, tasfiye kararına ilişkin ilanların yapıldığı, şirketin 02.12.2015 tarihli kararı gereğince tasfiye kapanışla 03.12.2015 tarihinde «ticaret sicilinden terkin» edildiği, davacı tarafından ihyası talep olunan şirket hakkında tasfiye öncesine ilişkin ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığı, icra takip dosyasının terkin tarihinde «derdest» olduğu, terkin tarihinden sonra «yenilendiği», davacı tarafın derdest takibinden ötürü şirketin ihyasını istemekte «hukuki yararı» bulunduğu ve şirketin ek tasfiye için ihyası gerektiği, davacı vekilinin istinaf itirazı davalı «tasfiye memuru» hakkında verilen «usulden ret» kararı ve «yargılama giderlerinden» anılan davalının sorumlu olduğuna yönelik olduğu, davalı tasfiye memuru tasfiye kapanışını usulüne uygun yapmayarak davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı tasfiye memuru yapılan yargılama «masrafları», «harç», «vekalet ücreti» ve atanan tasfiye memuru ücretinden sorumlu olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının davalı ... hakkında kurulan h …
Sicil Müdürlüğü tarafından «tasfiye» kapanış işleminin tescil edildiği, yapılan bu işlemlerin yasaya uygun olduğu, şirket aleyhinde icra takibi başlatılmış olması nedeniyle tasfiyenin tamamlanmış sayılamayacağını, davacının «hukuki menfaatinin» bulunduğunsan şirketinin ihyasına, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ek tasfiye işlemlerini yapması için Av. ....'nin «tasfiye memuru» olarak atanmasına, tescile dair verilen kararlara karşı «ticaret sicil» memurluğu zorunlu ve «yasal hasım» olduğundan şirket tasfiye memuru davalıya «husumet» yöneltilemeyeceği, davalı ...
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «tasfiye» memuruna «husumet» yöneltilmesinin zorunlu olduğunu, husumetin hem tasfiye memuruna hem de ilgili «ticaret sicil müdürlüğüne» yöneltilmesi gerektiğini, tüm «yargılama giderlerinden» «tasfiye memurunun sorumlu» olduğunu, mahkemece ihyasına karar verilen borçlu şirketin ortağı ve aynı zamanda «tasfiye memuru» olan davalı ...'ın söz konusu şirketin borcunu bildiğini, aksi durumun hayatın olağan akışına aykırılık teşkil edeceğini, şirket aleyhine başlatılan ve tasfiye sırasında «derdest» durumda bulunan icra takibini bilmesine rağmen hukuka aykırı şekilde tasfiye işlemini gerçekleştiren ve müvekkilinin borçlu şirketten alacaklarını tahsil etme imkanını elinden alan tasfiye memuru davalı ...'ın kusurlu davranışları ile davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderleri ve «vekalet ücretine» ilişkin sorumluluğun davalı tasfiye memuruna ait olduğunu, dava giderlerinin müvekkili üzerine bırakılması ve davanın kabulüne rağmen lehlerine vekalet ücretine hü …
Benzer bu kararda2- Dava, Limited Şirket'in «ihyası» istemine ilişkin olup, davalı ... bu davada «yasal hasım» olduğu için «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz ise de, davalı «tasfiye» memurunun «zorunlu hasım» olduğu gerekçesiyle «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması doğru olmamış, bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» dışında kalan hususlar olduğu, mahkeme tarafından borcun tespit edildiği ve tasfiyenin eksiksiz şekilde yapılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5218 E. 2013/20796 K.
Ortak:yasal hasım · yargılama giderleri · ihya · tasfiye memuru · yargılama gideri · ticaret sicili · ek tasfiye · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaSicil Müdürlüğü tarafından «tasfiye» kapanış işleminin tescil edildiği, yapılan bu işlemlerin yasaya uygun olduğu, şirket aleyhinde icra takibi başlatılmış olması nedeniyle tasfiyenin tamamlanmış sayılamayacağını, davacının «hukuki menfaatinin» bulunduğunsan şirketinin ihyasına, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ek tasfiye işlemlerini yapması için Av. ....'nin «tasfiye memuru» olarak atanmasına, tescile dair verilen kararlara karşı «ticaret sicil» memurluğu zorunlu ve «yasal hasım» olduğundan şirket tasfiye memuru davalıya «husumet» yöneltilemeyeceği, davalı ...
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «tasfiye» memuruna «husumet» yöneltilmesinin zorunlu olduğunu, husumetin hem tasfiye memuruna hem de ilgili «ticaret sicil müdürlüğüne» yöneltilmesi gerektiğini, tüm «yargılama giderlerinden» «tasfiye memurunun sorumlu» olduğunu, mahkemece ihyasına karar verilen borçlu şirketin ortağı ve aynı zamanda «tasfiye memuru» olan davalı ...'ın söz konusu şirketin borcunu bildiğini, aksi durumun hayatın olağan akışına aykırılık teşkil edeceğini, şirket aleyhine başlatılan ve tasfiye sırasında «derdest» durumda bulunan icra takibini bilmesine rağmen hukuka aykırı şekilde tasfiye işlemini gerçekleştiren ve müvekkilinin borçlu şirketten alacaklarını tahsil etme imkanını elinden alan tasfiye memuru davalı ...'ın kusurlu davranışları ile davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderleri ve «vekalet ücretine» ilişkin sorumluluğun davalı tasfiye memuruna ait olduğunu, dava giderlerinin müvekkili üzerine bırakılması ve davanın kabulüne rağmen lehlerine vekalet ücretine hü …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen şirketin 17.02.2014 tarihli genel kurul kararıyla tasfiyeye girmesine ve «tasfiye» memurluğuna davalı ...'ın atanmasına karar verildiği, alınan tasfiye kararının tescil edildiği, tasfiye kararına ilişkin ilanların yapıldığı, şirketin 02.12.2015 tarihli kararı gereğince tasfiye kapanışla 03.12.2015 tarihinde «ticaret sicilinden terkin» edildiği, davacı tarafından ihyası talep olunan şirket hakkında tasfiye öncesine ilişkin ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığı, icra takip dosyasının terkin tarihinde «derdest» olduğu, terkin tarihinden sonra «yenilendiği», davacı tarafın derdest takibinden ötürü şirketin ihyasını istemekte «hukuki yararı» bulunduğu ve şirketin ek tasfiye için ihyası gerektiği, davacı vekilinin istinaf itirazı davalı «tasfiye memuru» hakkında verilen «usulden ret» kararı ve «yargılama giderlerinden» anılan davalının sorumlu olduğuna yönelik olduğu, davalı tasfiye memuru tasfiye kapanışını usulüne uygun yapmayarak davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı tasfiye memuru yapılan yargılama «masrafları», «harç», «vekalet ücreti» ve atanan tasfiye memuru ücretinden sorumlu olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının davalı ... hakkında kurulan h …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın Bursa Ticaret Sicil Memurluğu ile «tasfiye» memuruna yönelik açılması gerektiği, sadece Bursa Ticaret Sicil Memurluğu hasım gösterildiğinden tasfiye memurunun da «yasal hasım» olması nedeni ile davaya «dahil» edildiği, «ihya» için iş mahkemesince davacıya süre verildiği, davalı tasfiye memurunun «zamanaşımı defiinin» bu «davanın konusu» olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile Bursa Ticaret Sicil Memurluğu'nun 45586 sicil nosunda kayıtlı Özercan Oto Yan Sanayi ve Ticaret Ltd.
Memurluğu'nun «yasal hasım» konumunda bulunduğu ve bu suretle «yargılama giderleri» ile vekalet ücretinden sorumlu olmadığı göz önüne alınmaksızın, «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden anılan davalının da sorumluluğuna imkan verecek şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapıl …
Memurluğu vekili ve «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi · davanın konusu · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın Bursa Ticaret Sicil Memurluğu ile «tasfiye» memuruna yönelik açılması gerektiği, sadece Bursa Ticaret Sicil Memurluğu hasım gösterildiğinden tasfiye memurunun da «yasal hasım» olması nedeni ile davaya «dahil» edildiği, «ihya» için iş mahkemesince davacıya süre verildiği, davalı tasfiye memurunun «zamanaşımı defiinin» bu «davanın konusu» olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile Bursa Ticaret Sicil Memurluğu'nun 45586 sicil nosunda kayıtlı Özercan Oto Yan Sanayi ve Ticaret Ltd.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4899 E. 2023/5670 K.
Ortak:tasfiye memurunun sorumluluğu · yasal hasım · şirketin tasfiyesi · şirketin ihyası · ticaret sicili müdürlüğü · yargılama giderleri · ihya · tasfiye memuru · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «tasfiye» memuruna «husumet» yöneltilmesinin zorunlu olduğunu, husumetin hem tasfiye memuruna hem de ilgili «ticaret sicil müdürlüğüne» yöneltilmesi gerektiğini, tüm «yargılama giderlerinden» «tasfiye memurunun sorumlu» olduğunu, mahkemece ihyasına karar verilen borçlu şirketin ortağı ve aynı zamanda «tasfiye memuru» olan davalı ...'ın söz konusu şirketin borcunu bildiğini, aksi durumun hayatın olağan akışına aykırılık teşkil edeceğini, şirket aleyhine başlatılan ve tasfiye sırasında «derdest» durumda bulunan icra takibini bilmesine rağmen hukuka aykırı şekilde tasfiye işlemini gerçekleştiren ve müvekkilinin borçlu şirketten alacaklarını tahsil etme imkanını elinden alan tasfiye memuru davalı ...'ın kusurlu davranışları ile davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderleri ve «vekalet ücretine» ilişkin sorumluluğun davalı tasfiye memuruna ait olduğunu, dava giderlerinin müvekkili üzerine bırakılması ve davanın kabulüne rağmen lehlerine vekalet ücretine hü …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen şirketin 17.02.2014 tarihli genel kurul kararıyla tasfiyeye girmesine ve «tasfiye» memurluğuna davalı ...'ın atanmasına karar verildiği, alınan tasfiye kararının tescil edildiği, tasfiye kararına ilişkin ilanların yapıldığı, şirketin 02.12.2015 tarihli kararı gereğince tasfiye kapanışla 03.12.2015 tarihinde «ticaret sicilinden terkin» edildiği, davacı tarafından ihyası talep olunan şirket hakkında tasfiye öncesine ilişkin ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığı, icra takip dosyasının terkin tarihinde «derdest» olduğu, terkin tarihinden sonra «yenilendiği», davacı tarafın derdest takibinden ötürü şirketin ihyasını istemekte «hukuki yararı» bulunduğu ve şirketin ek tasfiye için ihyası gerektiği, davacı vekilinin istinaf itirazı davalı «tasfiye memuru» hakkında verilen «usulden ret» kararı ve «yargılama giderlerinden» anılan davalının sorumlu olduğuna yönelik olduğu, davalı tasfiye memuru tasfiye kapanışını usulüne uygun yapmayarak davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı tasfiye memuru yapılan yargılama «masrafları», «harç», «vekalet ücreti» ve atanan tasfiye memuru ücretinden sorumlu olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının davalı ... hakkında kurulan h …
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSicil Memurluğu, «yasal hasım» konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı «kusur» ve sorumluluğunun bulunmadığı, diğer davalı «tasfiye memurunun sorumluluğuyla» ilgili olarak, «ihyası» istenen «şirketin tasfiyesinin» 12.05.2016 tarihinde tamamlandığı, vergi borçlarının tahakkuk tarihinin tasfiyenin tamamlanmasından önceye ilişkin olduğu, bu durumda davalı tasfiye memurunun «ihya davası» açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Ticaret Sicilden tasfiye sonucu «terkin» edilen tasfiye halinde Vınas Dış Ticaret Ltd.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ticaret Sicili Müdürlüklerinin «ihya» davalarında «yasal hasım» konumunda olduğundan, «sicilden terkin» işlemlerini yasa ve tüzük hükümlerine uygun yapmış olan sicil müdürlüğünün «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulamayacağı, ancak davalı «tasfiye» memurunun yargılama giderlerinden sorumlu olduğu, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde de yerinde olarak «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden davalı «tasfiye memurunun sorumlu» tutulduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasta reddine karar verilmiştir.
Şti.'nin davacı kuruma olan vergi borçlarının tahsili işlemleri ile sınırlı olmak üzere «ihyası» ile İstanbul Ticaret Siciline «yeniden tesciline», ek «tasfiye» işlemlerinin daha önceki «tasfiye memuru» olan ... tarafından yürütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine, kararının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderlerinden sorumluluk · yeniden tescil · ihya davası · sicilden terkin · kusur · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaŞti.'nin «ticaret sicil» «kaydının», davacı kuruma olan vergi borçlarının tahsili işlemleri ile sınırlı olmak üzere «ihyası» ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere İstanbul Ticaret Siciline «yeniden tesciline» karar vermek gerektiği, davalı ...
Sicil Memurluğu, «yasal hasım» konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı «kusur» ve sorumluluğunun bulunmadığı, diğer davalı «tasfiye memurunun sorumluluğuyla» ilgili olarak, «ihyası» istenen «şirketin tasfiyesinin» 12.05.2016 tarihinde tamamlandığı, vergi borçlarının tahakkuk tarihinin tasfiyenin tamamlanmasından önceye ilişkin olduğu, bu durumda davalı tasfiye memurunun «ihya davası» açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Ticaret Sicilden tasfiye sonucu «terkin» edilen tasfiye halinde Vınas Dış Ticaret Ltd.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ticaret Sicili Müdürlüklerinin «ihya» davalarında «yasal hasım» konumunda olduğundan, «sicilden terkin» işlemlerini yasa ve tüzük hükümlerine uygun yapmış olan sicil müdürlüğünün «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulamayacağı, ancak davalı «tasfiye» memurunun yargılama giderlerinden sorumlu olduğu, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde de yerinde olarak «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden davalı «tasfiye memurunun sorumlu» tutulduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasta reddine karar verilmiştir.
Şti.'nin davacı kuruma olan vergi borçlarının tahsili işlemleri ile sınırlı olmak üzere «ihyası» ile İstanbul Ticaret Siciline «yeniden tesciline», ek «tasfiye» işlemlerinin daha önceki «tasfiye memuru» olan ... tarafından yürütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine, kararının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/3735 E. , 2024/5980 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2024/321 Esas-2024/514Karar
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/518 E., 2023/1137 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Genç Çevik Bıçak Plastik Dosya İnş. Tur. ve Teks. San. Tic. Ltd. Şti.'nden fatura alacağı bulunduğunu, alacağın ödenmemesi üzerine anılan şirket hakkında icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, icra dosyası kapsamında işlemler yürütülürken borçlu şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini, icra takibinin sonuçlandırılamadığını, terkin işleminin usul ve yasalara aykırı olduğunu iddia ederek şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; şirketin terkin tarihinde alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, hukuka uygun bir şekilde şirketin kapatıldığını, müdürlüğün açılan davada yasadan doğan zorunlu hasım olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; şirketin hukuka uygun şekilde kapatıldığını, şirketin tasfiyesi sonlandığında icra dosyasının takipsizlik sebebiyle kapalı durumda olduğunu, derdest bir icra takibi bulunmadığını, 2016 yılında icra takibinin yenilendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile talebe konu edilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesindeki koşulların oluşması karşısında yasal ihtar ve ilanın yapıldığı, davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından tasfiye kapanış işleminin tescil edildiği, yapılan bu işlemlerin yasaya uygun olduğu, şirket aleyhinde icra takibi başlatılmış olması nedeniyle tasfiyenin tamamlanmış sayılamayacağını, davacının hukuki menfaatinin bulunduğunsan şirketinin ihyasına, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ek tasfiye işlemlerini yapması için Av. ....'nin tasfiye memuru olarak atanmasına, tescile dair verilen kararlara karşı ticaret sicil memurluğu zorunlu ve yasal hasım olduğundan şirket tasfiye memuru davalıya husumet yöneltilemeyeceği, davalı ...
Sicil Müdürlüğü'nün davanın açılmasına neden olmadığı, davada zorunlu ve yasal hasım olarak bulunduğu, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın usulden reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tasfiye memuruna husumet yöneltilmesinin zorunlu olduğunu, husumetin hem tasfiye memuruna hem de ilgili ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini, tüm yargılama giderlerinden tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, mahkemece ihyasına karar verilen borçlu şirketin ortağı ve aynı zamanda tasfiye memuru olan davalı ...'ın söz konusu şirketin borcunu bildiğini, aksi durumun hayatın olağan akışına aykırılık teşkil edeceğini, şirket aleyhine başlatılan ve tasfiye sırasında derdest durumda bulunan icra takibini bilmesine rağmen hukuka aykırı şekilde tasfiye işlemini gerçekleştiren ve müvekkilinin borçlu şirketten alacaklarını tahsil etme imkanını elinden alan tasfiye memuru davalı ...'ın kusurlu davranışları ile davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin sorumluluğun davalı tasfiye memuruna ait olduğunu, dava giderlerinin müvekkili üzerine bırakılması ve davanın kabulüne rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının yerinde olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin 17.02.2014 tarihli genel kurul kararıyla tasfiyeye girmesine ve tasfiye memurluğuna davalı ...'ın atanmasına karar verildiği, alınan tasfiye kararının tescil edildiği, tasfiye kararına ilişkin ilanların yapıldığı, şirketin 02.12.2015 tarihli kararı gereğince tasfiye kapanışla 03.12.2015 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği, davacı tarafından ihyası talep olunan şirket hakkında tasfiye öncesine ilişkin ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığı, icra takip dosyasının terkin tarihinde derdest olduğu, terkin tarihinden sonra yenilendiği, davacı tarafın derdest takibinden ötürü şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunduğu ve şirketin ek tasfiye için ihyası gerektiği, davacı vekilinin istinaf itirazı davalı tasfiye memuru hakkında verilen usulden ret kararı ve yargılama giderlerinden anılan davalının sorumlu olduğuna yönelik olduğu, davalı tasfiye memuru tasfiye kapanışını usulüne uygun yapmayarak davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı tasfiye memuru yapılan yargılama masrafları, harç, vekalet ücreti ve atanan tasfiye memuru ücretinden sorumlu olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının davalı ...
hakkında kurulan hüküm yönünden kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; şirketin herhangi bir malı olmadığından davacı alacağının tahsil kabiliyeti olmadığını, kararın hakkın kötüye kullanımına tipik bir örnek olduğunu, davada bu hususun göz ardı edilerek hakkaniyet ve nefaset kurallarının yok sayıldığından kararın bozulmasını gerektiğini, terkin tarihinden önce takibin düştüğünü, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1.Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2.Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1080812800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz