6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin ihyası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/3735 E. 2024/5980 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
derdest icra takibi zorunlu hasım tasfiye memurunun sorumluluğu usulden ret fatura alacağı takibin kesinleşmesi hukuki menfaat ticaret sicilinden terkin takipsizlik kararı yasal hasım şirketin tasfiyesi hakkın kötüye kullanılması şirketin ihyası tasfiye memuru atanması ticaret sicili müdürlüğü hakkaniyet yargılama giderleri derdestlik ihya tasfiye memuru yenileme kaldırma ve yeniden hüküm usulden reddi ihtar hukuki yarar yargılama gideri ticaret sicili fatura ek tasfiye terkin harç dosya masrafı ilk derece kararının kaldırılması ilan vekalet ücreti zamanaşımı istinaf yoluna başvurulabilirlik husumet

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 7TTK 547TTK -7

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2023/518 E., 2023/1137 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Genç Çevik Bıçak Plastik Dosya İnş. Tur. ve Teks. San. Tic. Ltd. Şti.'nden fatura alacağı bulunduğunu, alacağın ödenmemesi üzerine anılan şirket hakkında icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, icra dosyası kapsamında işlemler yürütülürken borçlu şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini, icra takibinin sonuçlandırılamadığını, terkin işleminin usul ve yasalara aykırı olduğunu iddia ederek şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; şirketin terkin tarihinde alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, hukuka uygun bir şekilde şirketin kapatıldığını, müdürlüğün açılan davada yasadan doğan zorunlu hasım olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; şirketin hukuka uygun şekilde kapatıldığını, şirketin tasfiyesi sonlandığında icra dosyasının takipsizlik sebebiyle kapalı durumda olduğunu, derdest bir icra takibi bulunmadığını, 2016 yılında icra takibinin yenilendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile talebe konu edilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesindeki koşulların oluşması karşısında yasal ihtar ve ilanın yapıldığı, davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından tasfiye kapanış işleminin tescil edildiği, yapılan bu işlemlerin yasaya uygun olduğu, şirket aleyhinde icra takibi başlatılmış olması nedeniyle tasfiyenin tamamlanmış sayılamayacağını, davacının hukuki menfaatinin bulunduğunsan şirketinin ihyasına, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ek tasfiye işlemlerini yapması için Av. ....'nin tasfiye memuru olarak atanmasına, tescile dair verilen kararlara karşı ticaret sicil memurluğu zorunlu ve yasal hasım olduğundan şirket tasfiye memuru davalıya husumet yöneltilemeyeceği, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün davanın açılmasına neden olmadığı, davada zorunlu ve yasal hasım olarak bulunduğu, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın usulden reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tasfiye memuruna husumet yöneltilmesinin zorunlu olduğunu, husumetin hem tasfiye memuruna hem de ilgili ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini, tüm yargılama giderlerinden tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, mahkemece ihyasına karar verilen borçlu şirketin ortağı ve aynı zamanda tasfiye memuru olan davalı ...'ın söz konusu şirketin borcunu bildiğini, aksi durumun hayatın olağan akışına aykırılık teşkil edeceğini, şirket aleyhine başlatılan ve tasfiye sırasında derdest durumda bulunan icra takibini bilmesine rağmen hukuka aykırı şekilde tasfiye işlemini gerçekleştiren ve müvekkilinin borçlu şirketten alacaklarını tahsil etme imkanını elinden alan tasfiye memuru davalı ...'ın kusurlu davranışları ile davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin sorumluluğun davalı tasfiye memuruna ait olduğunu, dava giderlerinin müvekkili üzerine bırakılması ve davanın kabulüne rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının yerinde olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin 17.02.2014 tarihli genel kurul kararıyla tasfiyeye girmesine ve tasfiye memurluğuna davalı ...'ın atanmasına karar verildiği, alınan tasfiye kararının tescil edildiği, tasfiye kararına ilişkin ilanların yapıldığı, şirketin 02.12.2015 tarihli kararı gereğince tasfiye kapanışla 03.12.2015 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği, davacı tarafından ihyası talep olunan şirket hakkında tasfiye öncesine ilişkin ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığı, icra takip dosyasının terkin tarihinde derdest olduğu, terkin tarihinden sonra yenilendiği, davacı tarafın derdest takibinden ötürü şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunduğu ve şirketin ek tasfiye için ihyası gerektiği, davacı vekilinin istinaf itirazı davalı tasfiye memuru hakkında verilen usulden ret kararı ve yargılama giderlerinden anılan davalının sorumlu olduğuna yönelik olduğu, davalı tasfiye memuru tasfiye kapanışını usulüne uygun yapmayarak davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı tasfiye memuru yapılan yargılama masrafları, harç, vekalet ücreti ve atanan tasfiye memuru ücretinden sorumlu olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının davalı ... hakkında kurulan hüküm yönünden kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; şirketin herhangi bir malı olmadığından davacı alacağının tahsil kabiliyeti olmadığını, kararın hakkın kötüye kullanımına tipik bir örnek olduğunu, davada bu hususun göz ardı edilerek hakkaniyet ve nefaset kurallarının yok sayıldığından kararın bozulmasını gerektiğini, terkin tarihinden önce takibin düştüğünü, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

1.Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.

2.Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8206 E. 2015/9281 K.

    Ortak: · Şirketin ihyası

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2945 E. 2017/4387 K.

    Ortak: · dava şartı · Şirketin ihyası

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Resen terkin

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13044 E. 2015/12433 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12740 E. 2013/15835 K.

    Ortak: · Şirketin ihyası

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Şirketin İhyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5218 E. 2013/20796 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4899 E. 2023/5670 K.

    Ortak: · dava şartı · Şirketin ihyası

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/3735 E.  ,  2024/5980 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI 2024/321 Esas-2024/514Karar

HÜKÜM

Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2023/518 E., 2023/1137 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Genç Çevik Bıçak Plastik Dosya İnş. Tur. ve Teks. San. Tic. Ltd. Şti.'nden fatura alacağı bulunduğunu, alacağın ödenmemesi üzerine anılan şirket hakkında icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, icra dosyası kapsamında işlemler yürütülürken borçlu şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini, icra takibinin sonuçlandırılamadığını, terkin işleminin usul ve yasalara aykırı olduğunu iddia ederek şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; şirketin terkin tarihinde alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, hukuka uygun bir şekilde şirketin kapatıldığını, müdürlüğün açılan davada yasadan doğan zorunlu hasım olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; şirketin hukuka uygun şekilde kapatıldığını, şirketin tasfiyesi sonlandığında icra dosyasının takipsizlik sebebiyle kapalı durumda olduğunu, derdest bir icra takibi bulunmadığını, 2016 yılında icra takibinin yenilendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile talebe konu edilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesindeki koşulların oluşması karşısında yasal ihtar ve ilanın yapıldığı, davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından tasfiye kapanış işleminin tescil edildiği, yapılan bu işlemlerin yasaya uygun olduğu, şirket aleyhinde icra takibi başlatılmış olması nedeniyle tasfiyenin tamamlanmış sayılamayacağını, davacının hukuki menfaatinin bulunduğunsan şirketinin ihyasına, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ek tasfiye işlemlerini yapması için Av. ....'nin tasfiye memuru olarak atanmasına, tescile dair verilen kararlara karşı ticaret sicil memurluğu zorunlu ve yasal hasım olduğundan şirket tasfiye memuru davalıya husumet yöneltilemeyeceği, davalı ...

Sicil Müdürlüğü'nün davanın açılmasına neden olmadığı, davada zorunlu ve yasal hasım olarak bulunduğu, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın usulden reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tasfiye memuruna husumet yöneltilmesinin zorunlu olduğunu, husumetin hem tasfiye memuruna hem de ilgili ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini, tüm yargılama giderlerinden tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, mahkemece ihyasına karar verilen borçlu şirketin ortağı ve aynı zamanda tasfiye memuru olan davalı ...'ın söz konusu şirketin borcunu bildiğini, aksi durumun hayatın olağan akışına aykırılık teşkil edeceğini, şirket aleyhine başlatılan ve tasfiye sırasında derdest durumda bulunan icra takibini bilmesine rağmen hukuka aykırı şekilde tasfiye işlemini gerçekleştiren ve müvekkilinin borçlu şirketten alacaklarını tahsil etme imkanını elinden alan tasfiye memuru davalı ...'ın kusurlu davranışları ile davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin sorumluluğun davalı tasfiye memuruna ait olduğunu, dava giderlerinin müvekkili üzerine bırakılması ve davanın kabulüne rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının yerinde olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin 17.02.2014 tarihli genel kurul kararıyla tasfiyeye girmesine ve tasfiye memurluğuna davalı ...'ın atanmasına karar verildiği, alınan tasfiye kararının tescil edildiği, tasfiye kararına ilişkin ilanların yapıldığı, şirketin 02.12.2015 tarihli kararı gereğince tasfiye kapanışla 03.12.2015 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği, davacı tarafından ihyası talep olunan şirket hakkında tasfiye öncesine ilişkin ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığı, icra takip dosyasının terkin tarihinde derdest olduğu, terkin tarihinden sonra yenilendiği, davacı tarafın derdest takibinden ötürü şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunduğu ve şirketin ek tasfiye için ihyası gerektiği, davacı vekilinin istinaf itirazı davalı tasfiye memuru hakkında verilen usulden ret kararı ve yargılama giderlerinden anılan davalının sorumlu olduğuna yönelik olduğu, davalı tasfiye memuru tasfiye kapanışını usulüne uygun yapmayarak davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı tasfiye memuru yapılan yargılama masrafları, harç, vekalet ücreti ve atanan tasfiye memuru ücretinden sorumlu olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının davalı ...

hakkında kurulan hüküm yönünden kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; şirketin herhangi bir malı olmadığından davacı alacağının tahsil kabiliyeti olmadığını, kararın hakkın kötüye kullanımına tipik bir örnek olduğunu, davada bu hususun göz ardı edilerek hakkaniyet ve nefaset kurallarının yok sayıldığından kararın bozulmasını gerektiğini, terkin tarihinden önce takibin düştüğünü, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

1.Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.

2.Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1080812800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.