6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bakanlık temsilcisi ancak belirli şirket ve toplantılarda zorunludur; re'sen tüm kararlar iptal edilemez

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1948 E. 2024/5186 K. · · İlk derece: 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Genel kurulda bakanlık temsilcisi bulundurulması ancak TTK 407/3'ün (m.333 atfı) kapsadığı şirketler ve ilgili Yönetmelik'te sayılan belirli toplantılar bakımından zorunludur; esas sözleşmedeki eski temsilci şartına dayanarak bu değerlendirme yapılmadan tüm genel kurul kararları iptal edilemez. TTK 420 uyarınca sermayenin 1/10'una sahip pay sahiplerinin talebi üzerine finansal tabloların müzakeresinin bir ay ertelenmesi zorunlu olup, buna uyulmaması finansal tablolara bağlı kararların iptalini gerektirir.

Ele alınan sorunlar

Bakanlık temsilcisinin toplantıda bulunmaması nedeniyle genel kuruldaki tüm kararların iptali → kabul

İddia: Davalı, esas sözleşmedeki bakanlık (hükümet) komiseri bulundurma hükmünün 6102 sayılı Kanun ile yürürlükten kalktığını, şirketin temsilci bulunması zorunlu şirketlerden olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 407/3'te aynı Kanun'un 333 üncü maddesine yapılan atıf gereğince bakanlık temsilcisi ancak orada belirlenen şirketler bakımından aranır; ilgili Yönetmelik'in 32 nci maddesinde de bakanlık temsilcisinin bulunması zorunlu genel kurul toplantıları sınırlı olarak belirlenmiştir. Buna göre bakanlık temsilcisinin varlığı yalnızca belli şirketler ve bazı genel kurul toplantıları yönünden gereklidir. Bölge Adliye Mahkemesi bu ilkeler uyarınca değerlendirme yapıp sonucuna göre karar vermek yerine, esas sözleşmedeki temsilci şartına dayanarak yanılgılı değerlendirmeyle tüm kararların iptaline karar vermesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

TTK 420 erteleme talebine uyulmaması nedeniyle finansal tablolar ve buna bağlı kararların iptali → kabul

İddia: Davalı, TTK 420'nin bütün genel kurulun değil yalnızca finansal tabloların müzakeresinin ertelenmesini gerektirdiğini, davacıların genel kurulun ertelenmesini talep ettiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Sermayenin en az 1/10'una sahip pay sahiplerinin istemesi halinde TTK 420 uyarınca finansal tabloların ve buna bağlı konuların görüşülmesinin bir ay sonraya bırakılması yasal zorunluluktur. Somut olayda erteleme talebine rağmen buna uyulmadığından, finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular bakımından alınan 3, 4, 5 ve 6 numaralı kararların iptaline karar verilmesi doğrudur. (Yargıtay'ca yerinde görülen İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Bakanlık temsilcisi zorunluluğunun kapsamının TTK 407/3 ve Yönetmelik çerçevesinde sınırlı olduğu; esas sözleşmedeki eski şarta dayanarak re'sen tüm kararların iptal edilemeyeceği yönünde bağlayıcı emsal değeri taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bakanlık temsilcisi genel kurul kararının iptali finansal tabloların müzakeresinin ertelenmesi azlık hakları esas sözleşme hükmünün TTK ile ilişkisi

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Kanun — TTK 407/3TTK 333TTK 420 · Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik — Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik 32

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3863 E. 2024/5910 K.

    Ortak: · Genel kurul kararının iptali

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7615 E. 2022/4275 K.

    Ortak: · Genel kurul kararının iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11091 E. 2018/4259 K.

    Ortak: · Genel kurul kararının iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/1948 E.  ,  2024/5186 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/610 Esas, 2023/99 Karar

HÜKÜM

Davanın kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2019/594 E., 2020/989 K.

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların davalı şirketin toplam %35 hisseye sahip ortakları olduğunu, davalı şirketin 25.10.2019 tarihli genel kurulunun usulsüz bir şekilde toplandığını, gündeme alınmasını istedikleri hususların gündeme alınmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 420 inci maddesi gereğince finansal tabloların müzakeresinin ve buna bağlı konuların görüşülmesinin talep halinde 1 ay sonraya bırakılmasının yasal zorunluluk olmasına rağmen bu taleplerinin de kabul edilmediğini, genel kurulunda alınan kararların iyi niyet prensiplerine ve 6102 sayılı Kanun'un emredici kurallarına aykırı olduğunu belirterek öncelikle 25.10.2019 tarihli genel kurul toplantısının ihtarnamelerinin dikkate alınmadan, talep ettikleri gündem maddeleri gündeme konulmadan yapılması ve hukuka aykırı bir toplantı olması nedeniyle iptaline, genel kurulda alınan tüm kararların yok hükmünde olduğunun tespitine, aksi görüş hasıl olması halinde, 25.10.2019 tarihli genel kurulda 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesine göre ileri sürülmesine ve yasal zorunluluk olmasına rağmen, genel kurulun 1 ay ertelenmemesi, alınan tüm kararların şirketin tüm defter ve belgelerinin gerçeğe aykırı kayıtlara dayanması, kararların dürüstlük kuralına aykırı olması nedeniyle, genel kurulda alınan bütün kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesinin bütün genel kurulun ertelenmesini gerektirmediğini, davacılar tarafından toplantıda finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesi değil, genel kurulun ertelenmesinin talep edildiğini, bu talebin de genel kurulda reddedildiğini, genel kurulda alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket 5 ortaklı olup, davacılardan ...'nin %20, ...'nin ise 15 hisseye sahip olduğu, 25.10.2019 tarihli genel kurul toplantısında 3. gündem maddesinin görüşülmesi sırasında davacılar tarafından açıkça 6102 sayılı Kanun'un 420 inci maddesi gereğince toplantının 1 ay süreyle ertelenmesinin talep edilmesine rağmen, bu talebin çoğunluk tarafından kabul edilmediği, şirket sermayesinin en az 1/10'una sahip pay sahiplerinin istemesi halinde "finansal tabloların ve buna bağlı konuların" görüşülmesinin 1 ay sonrasına bırakılması yasal zorunluluk olup, bu zorunluluğa aykırı hareket edildiğinden davalı şirketin 25.10.2019 tarihli genel kurulunda alınan finansal tablolara ilişkin kararlar ile buna bağlı kararların iptalinin gerektiği, finansal tablolar ile ilgili olmayan kararların bu sebeple iptal edilemeyeceği, dava konusu genel kurulda oy çokluğu ile alınan;

3. maddedeki kâr-zarar hesaplarının tasdik edilmesine, 4. maddedeki yönetim kurulunun ibrasına, 5. maddedeki kâr dağıtılması ve oranlarının belirlenemeyeceğine ve 6. maddedeki yönetim kurulu seçimine ilişkin kararların, "finansal tabloların görüşülmesi ile ilgili ve buna bağlı kararlar" olduğu sonucuna varılarak iptalinin gerektiği, dava konusu genel kurulda oy çokluğu ile alınan 1. maddesindeki hükümet komiseri çağrılmamasına ilişkin kararın, finansal tabloların görüşülmesi ile ilgili ve buna bağlı bir karar görülmediği gibi, bu karar ayrıca yasa, anasözleşme ve iyiniyet prensiplerine da aykırı görülmediğinden iptal talebinin reddedildiği, aynı genel kurulda 2, 7 ve 8. maddelerine ilişkin gündemler yönünden ise alınmış ve iptali değerlendirilmesi gereken bir karar olmadığı gerekçesiyle davacıların davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile Konya Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı davalı Sarıkum Turizm İnşaat San.

ve Tic. A.Ş.'nin, 25.10.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan ve aynı tarihli genel kurul toplantı tutanağının 3, 4, 5 ve 6. maddelerinde yazılı kararların iptaline, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/357 E. sayılı davada, davalı şirketin ticari defter ve belgelerinin incelendiğini, defterlere yıllık kaydedilen en yüksek gelirin 280.000,00 TL civarında olduğunun görüldüğünü, aynı davada mahallinde keşif yapılmış ve toplam muhtemel gelirlerinin 40.0000.000,00 TL civarında olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, dolayısıyla şirketin tüm defter ve belge kayıtlarının gerçeğe aykırı olduğunu, yıllardır şirket yönetiminin keyfi ve hiçbir hesap verilmeden, şirket gelirlerini şahsi olarak mal edinmek suretiyle, kayıt dışı tutarak yönetildiğini, bu durumun bilirkişi incelemeleriyle de ortaya çıktığını, davalı şirketin, bunun farkında olduğundan genel kurul toplantısı yapmaktan kaçındığını, müvekkilleri tarafından genel kurulun yapılmasının istendiğini ve genel kurulun gündemi konusunda, gündeme madde eklenmesini talep ettiklerini, ancak davalı şirketin ihtarnameyi dikkate almadığını ve istenilen hususların gündeme konulmadığını, genel kurul toplantı gününe kadar, şirket merkezinin kapalı durduğunu, ayrıca davalı şirketin yönetim kurulu, şirket faaliyet raporu, bilanço ve mali tablolarla ilgili hiçbir şekilde bilgilendirme yapmadığını, bu yönde herhangi bir tebligatın da yapılmadığını belirterek;

mahkemenin vermiş olduğu kısmen kabul kısmen ret kararının kaldırılarak genel kurulun usulsüz toplantı ve kararların yok hükmünde sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; genel kurul yöneticileri tarafından, mali müşavir ile yapılan görüşmeler hazırlık aşamasında iken, davacıların, 2 yıldır yapılmayan genel kurulun yapılması için ihtarlar keşide ettiklerini, yasaya aykırı bir gecikme söz konusu olmadığını, her ne kadar davacılar şirketin Antalya/Kemer'de oteli olduğunu iddia etseler de, otelin tamamının şirkete ait olmayıp, şirketin tapuda % 41 oranında hissedar olduğunu, otelin kirada olduğunu, otel gelirlerinin hisse oranında şirket kayıtlarına işlendiğini, davacının taleplerinin hukuki olmadığını, davacıların, kanun maddesine uygun finansal tabloların müzakeresi için erteleme taleplerinin olmadığını, genel kurulun erteleme talebi olduğunu, yerel mahkemenin, genel kurul toplantı tutanağını incelemeksizin karar verdiğini, divan başkanının, genel kurulun ertelenmemesi ve talebin reddi ile genel kurula devam kararı aldığını belirterek;

Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/594 Esas sayılı dosyasından davalı Sarıkum Turz. İnş. San. ve Tic. A.Ş.nin 25.10.2019 tarihli genel kurulunun 3,4,5,6. maddelerinin iptaline yönelik verilen kısmen ret kararının kaldırılarak istinaf taleplerinin kabulüne, davacıların davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Şirketin ana sözleşmesinin 12. maddesinde olağan ve olağanüstü genel kurullarda hükümet komiserinin katılımının zorunlu olduğu hükmü bulunmakta olup, 28.11.2012 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 28481 sayılı Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları İle Toplantıda Bulunacak Temsilcileri Hakkındaki Yönetmeliğin "Bakanlık temsilcisi istenmesi" başlıklı 35 inci maddesine aykırı olarak 25.10.2019 tarihinde yapılacak şirket genel kurul toplantısında bakanlık temsilcisi görevlendirilmesi hususunda Konya Ticaret İl Müdürlüğüne başvuruda bulunulmadığı, bu nedenle ilgili kurumca bakanlık temsilcisi görevlendirilmediği ve toplantının bakanlık temsilcisinin katılımı olmadan gerçekleştirildiği, genel kurul toplantısının kanunda ve ilgili yönetmelikte öngörülen usullerde yapılmadığı, davacıların kanunda genel kurul kararlarının iptalini talep etme hakkı olan kişilerden olduğu, bu nedenle genel kurulda alınan tüm kararların iptali gerektiğinden, ilk derece mahkemesince davanın kabulü yerine kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf taleplerinin reddine, davacıların istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüyle davalı Sarıkum Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.' nin 25.10.2019 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısında alınan tüm kararların iptaline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların genel kurulda muhalefetini usulüne uygun şekilde belirtmediğini, şirketin kuruluş sözleşmesindeki 12. maddenin 6102 sayılı Kanun ile yürürlükten kalktığını, önceki Kanun döneminde şart iken yeni Kanun döneminde bakanlık temsilcisi aranmayacağını, temsilci bulunması gereken şirketlerden olmadığını, davalı şirketin iç yönergesine göre 12. maddenin yürürlükten kalktığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 420 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesi gereğince ileri sürülen erteleme talebi gereğince finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular bakımından 25.10.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 5 ve 6 ncı maddelerin iptali bakımından kararın doğru olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacılar dava dışı şirketin ortakları olup; şirketin 25.10.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptalini, yok hükmünde olduğunun tespitini talep etmiştir. Mahkemece 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesi gereğince erteleme talebinde bulunulmasına rağmen buna göre hareket edilmemesi nedeniyle finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular bakımından genel kurulda alınan kararların iptaline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince şirket ana sözleşmesinin 12. maddesi gereğince genel kurul toplantısında bakanlık temsilcisinin varlığının zorunlu olduğu, toplantıda bakanlık temsilcisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 25.10.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan tüm kararların iptaline karar verilmiştir.

6102 sayılı Kanun'un 407 nci maddesinin üçüncü fıkrasında aynı Kanun'un 333 üncü maddesine yapılan atıf gereğince bu hükümde belirlenen şirketler bakımından genel kurul toplantısında bakanlık temsilcisi aranmaktadır. Ayrıca 28481 sayılı Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin 32 nci maddesi gereğince bakanlık temsilcisinin bulunmasının zorunlu olduğu genel kurul toplantıları belirtilmiştir. Buna göre ancak belli şirketler bakımından ve bazı genel kurul toplantıları yönünden genel kurul toplantısında bakanlık temsilcisinin varlığının gerektiği dikkate alınarak ve 25.10.2019 tarihli genel kurul toplantısına ilişkin olarak yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davalı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1077199900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.