6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin ihyası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1388 E. 2023/1505 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münfesih şirket münfesihlik resen terkin re'sen gözetilme kayyım uyap şirketin ihyası tasfiye memuru atanması ihya tasfiye memuru alacak davası limited şirket esastan ret ek tasfiye terkin harç ilk derece kararının kaldırılması cy/cy kaydı istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 7TTK -7

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2021/626 E., 2021/872 K.

Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, 04.07.2022 tarihli ek karar ile davacı vekilinin tasfiye memuru atanması yönünde ek karar verilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde ; müvekkilinin yetkilisi olduğu Akçaoğlu İnş. Tur. Pet. ve San. Tic. Ltd. Şti'nin davalı tarafından 09.10.2015 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğini, şirket hakkında İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/312 E. sayılı dosyada devam eden alacak davası bulunduğunu, mahkemenin 02.02.2021 tarihli duruşmada alınan karar uyarınca işbu davayı açtıklarını belirterek Akçaoğlu İnş. Tur. Pet. ve San. Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiş, 21.02.22 tarihli dilekçesi ile mahkemece ihyasına karar verilen şirkete ek karar ile tasfiye memuru atanmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; tasfiye memuru atanması talebine bir itirazları olmadığını beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 305/A maddesinde taraflardan her birinin nihai kararın tebliğinden itibaren 1 ay içinde yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda ek karar verilmesini isteyebileceklerinin düzenlendiği, talebin yasada öngörülen süre dolduktan sonra yapıldığı, bir an için talebin süresinde olduğu düşünülse dahi gerekçeli kararda tasfiye memuru atanması gerekip gerekmediği hususunun tartışıldığı ve tasfiye memuru atanmasının gerek olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin talebinin reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflarınca açılan İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/312 E. sayılı dosyasında ihyasına karar verilen şirketin son bulduğu ihya kararı ile yeni vekâletname sunulması için taraflarına süre verildiği, yetkili müdürün görev süresinin dolması nedeniyle başta vekaletname olmak üzere şirketin tasfiye sürecini takip etmesi için şirket ortağı...'nın kayyım olarak, aksi kanaatte olunması halinde şirkete tasfiye memuru atanması taleplerinin bulunduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay'ın son yıllarda vermiş oldukları kararların, ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanması gerektiği uygulamasının içtihat haline geldiğini, mezkur kararın tarafınca tebellüğ olunmadığını, Uyap üzerinden yapılan inceleme esnasında tesadüfen öğrenildiğini, bu hususun da re'sen gözetilmesi gerektiğinden taraflarca talep edilmese dahi mahkeme tarafından re'sen atama yapılması gerektiğini, konuyla ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2022/48 E., 2022/108 K. sayılı ilamında "terkin işlemi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ' nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 inci maddesi uyarınca yapılsa da münfesih şirkete ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Bu husus re'sen dikkate alınmalıdır" denildiğini, yargılamada her ne kadar lehe olarak ilgili şirketin ihyasına karar verilerek karar kesinleştirilmiş ise de tasfiye memuru atanmasının kamu düzeninden geldiğini ve tasfiyesi istenen İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi uhdesindeki alacak davasının takip edilebilmesi için hukuki işlemleri yapması saikiyle ayrı bir yargılamaya gerek duymaksızın dosya üzerinden verilen İlk Derece Mahkemesi ek kararın kaldırılmasına ve tasfiye memuru atanması talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin 17.11.2021 tarih 2021/626 E. ve 2021/872 K. sayılı kararı ile, talebe konu Akçaoğlu İnşaat Turizm Petrol Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına karar verildiği ve kararın gerekçesinde tasfiye memuru atanmasının doğru olmadığının belirtildiği, bu karara karşı kanun yoluna başvurulmaması üzerine ihya kararının 22.12.2021 tarihinde kesinleştiği, 6100 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin A bendinin, taraflardan her birinin, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebileceklerinin düzenlendiği, şirketin ihyasına ilişkin gerekçeli kararın davacı vekiline 18.12.2021 tarihinde tebliğ edildiği, ek karar talebinin ise 21.02.2022 tarihinde bir aylık süre geçtikten sonra yapıldığı, süresinden sonra yapılan ek karar talebinin reddi gerektiği, mahkemece ek karar talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkemece ek karar talebinin süresinde olduğu kabul edilerek esasa girildiğini ancak Bölge Adliye Mahkemesinin sadece süre yönünden inceleme yaparak verdiği kararın hukuka aykırı olduğunu, taraflarınca açılan İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/312 E. sayılı dosyasında ihyasına karar verilen şirketin son bulduğu ihya kararı ile yeni vekâletname sunulması için taraflarına süre verildiği, yetkili müdürün görev süresinin dolması nedeniyle başta vekaletname olmak üzere şirketin tasfiye sürecini takip etmesi için şirket ortağı...'nın kayyım olarak, aksi kanaatte olunması halinde şirkete tasfiye memuru atanması taleplerinin bulunduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay'ın son yıllarda vermiş oldukları kararların, ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanması gerektiği uygulamasının içtihat haline geldiğini, mezkur kararın tarafınca tebellüğ olunmadığını, Uyap üzerinden yapılan inceleme esnasında tesadüfen öğrenildiğini, bu hususun da re'sen gözetilmesi gerektiğinden taraflarca talep edilmese dahi mahkeme tarafından re'sen atama yapılması gerektiğini, konuyla ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Daire' sinin 2022/48 E. ve 2022/108 K. sayılı ilamında "terkin işlemi 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 inci maddesi uyarınca yapılsa da münfesih şirkete ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Bu husus re'sen dikkate alınmalıdır" denildiğini, yargılamada her ne kadar lehe olarak ilgili şirketin ihyasına karar verilerek karar kesinleştirilmiş ise de tasfiye memuru atanmasının kamu düzeninden geldiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ihya kararı kesinleşen Akçaoğlu İnşaat Turizm Petrol Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne tasfiye memuru atanması talebinin reddine yönelik ek kararın usule uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci, 305/A maddeleri

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14613 E. 2012/5975 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/1388 E.  ,  2023/1505 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/1721 Esas, 2023/29 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/626 E., 2021/872 K.

Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, 04.07.2022 tarihli ek karar ile davacı vekilinin tasfiye memuru atanması yönünde ek karar verilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde ; müvekkilinin yetkilisi olduğu Akçaoğlu İnş. Tur. Pet. ve San. Tic. Ltd. Şti'nin davalı tarafından 09.10.2015 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğini, şirket hakkında İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/312 E. sayılı dosyada devam eden alacak davası bulunduğunu, mahkemenin 02.02.2021 tarihli duruşmada alınan karar uyarınca işbu davayı açtıklarını belirterek Akçaoğlu İnş. Tur. Pet. ve San. Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiş, 21.02.22 tarihli dilekçesi ile mahkemece ihyasına karar verilen şirkete ek karar ile tasfiye memuru atanmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; tasfiye memuru atanması talebine bir itirazları olmadığını beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 305/A maddesinde taraflardan her birinin nihai kararın tebliğinden itibaren 1 ay içinde yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda ek karar verilmesini isteyebileceklerinin düzenlendiği, talebin yasada öngörülen süre dolduktan sonra yapıldığı, bir an için talebin süresinde olduğu düşünülse dahi gerekçeli kararda tasfiye memuru atanması gerekip gerekmediği hususunun tartışıldığı ve tasfiye memuru atanmasının gerek olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin talebinin reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflarınca açılan İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/312 E. sayılı dosyasında ihyasına karar verilen şirketin son bulduğu ihya kararı ile yeni vekâletname sunulması için taraflarına süre verildiği, yetkili müdürün görev süresinin dolması nedeniyle başta vekaletname olmak üzere şirketin tasfiye sürecini takip etmesi için şirket ortağı...'nın kayyım olarak, aksi kanaatte olunması halinde şirkete tasfiye memuru atanması taleplerinin bulunduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay'ın son yıllarda vermiş oldukları kararların, ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanması gerektiği uygulamasının içtihat haline geldiğini, mezkur kararın tarafınca tebellüğ olunmadığını, Uyap üzerinden yapılan inceleme esnasında tesadüfen öğrenildiğini, bu hususun da re'sen gözetilmesi gerektiğinden taraflarca talep edilmese dahi mahkeme tarafından re'sen atama yapılması gerektiğini, konuyla ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.

Hukuk Dairesinin 2022/48 E., 2022/108 K. sayılı ilamında "terkin işlemi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ' nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 inci maddesi uyarınca yapılsa da münfesih şirkete ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Bu husus re'sen dikkate alınmalıdır" denildiğini, yargılamada her ne kadar lehe olarak ilgili şirketin ihyasına karar verilerek karar kesinleştirilmiş ise de tasfiye memuru atanmasının kamu düzeninden geldiğini ve tasfiyesi istenen İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi uhdesindeki alacak davasının takip edilebilmesi için hukuki işlemleri yapması saikiyle ayrı bir yargılamaya gerek duymaksızın dosya üzerinden verilen İlk Derece Mahkemesi ek kararın kaldırılmasına ve tasfiye memuru atanması talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin 17.11.2021 tarih 2021/626 E. ve 2021/872 K. sayılı kararı ile, talebe konu Akçaoğlu İnşaat Turizm Petrol Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına karar verildiği ve kararın gerekçesinde tasfiye memuru atanmasının doğru olmadığının belirtildiği, bu karara karşı kanun yoluna başvurulmaması üzerine ihya kararının 22.12.2021 tarihinde kesinleştiği, 6100 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin A bendinin, taraflardan her birinin, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebileceklerinin düzenlendiği, şirketin ihyasına ilişkin gerekçeli kararın davacı vekiline 18.12.2021 tarihinde tebliğ edildiği, ek karar talebinin ise 21.02.2022 tarihinde bir aylık süre geçtikten sonra yapıldığı, süresinden sonra yapılan ek karar talebinin reddi gerektiği, mahkemece ek karar talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkemece ek karar talebinin süresinde olduğu kabul edilerek esasa girildiğini ancak Bölge Adliye Mahkemesinin sadece süre yönünden inceleme yaparak verdiği kararın hukuka aykırı olduğunu, taraflarınca açılan İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/312 E. sayılı dosyasında ihyasına karar verilen şirketin son bulduğu ihya kararı ile yeni vekâletname sunulması için taraflarına süre verildiği, yetkili müdürün görev süresinin dolması nedeniyle başta vekaletname olmak üzere şirketin tasfiye sürecini takip etmesi için şirket ortağı...'nın kayyım olarak, aksi kanaatte olunması halinde şirkete tasfiye memuru atanması taleplerinin bulunduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay'ın son yıllarda vermiş oldukları kararların, ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanması gerektiği uygulamasının içtihat haline geldiğini, mezkur kararın tarafınca tebellüğ olunmadığını, Uyap üzerinden yapılan inceleme esnasında tesadüfen öğrenildiğini, bu hususun da re'sen gözetilmesi gerektiğinden taraflarca talep edilmese dahi mahkeme tarafından re'sen atama yapılması gerektiğini, konuyla ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.

Hukuk Daire' sinin 2022/48 E. ve 2022/108 K. sayılı ilamında "terkin işlemi 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 inci maddesi uyarınca yapılsa da münfesih şirkete ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Bu husus re'sen dikkate alınmalıdır" denildiğini, yargılamada her ne kadar lehe olarak ilgili şirketin ihyasına karar verilerek karar kesinleştirilmiş ise de tasfiye memuru atanmasının kamu düzeninden geldiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ihya kararı kesinleşen Akçaoğlu İnşaat Turizm Petrol Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne tasfiye memuru atanması talebinin reddine yönelik ek kararın usule uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci, 305/A maddeleri

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/930857300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.