Ayıplı malın değişimi | Bedel iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5566 E. 2024/4934 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pert total↗ misliyle değişim↗ kullanım hatası↗ ayıba karşı tekeffül↗ ayıpsız misli ile değiştirme↗ misli ile değiştirme↗ değer kaybı↗ gizli ayıp↗ ayıp↗ bedel iadesi↗ kâr kaybı↗ protokol↗ iflas↗ ihtarname↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/753 E., 2019/502 K.
Taraflar arasındaki ayıplı malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi veya bedelin iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalıdan 22.04.2015 tarihinde ... marka 2014 model ... 2.0 Turbo ... Quattro 230 hp S tronic model araç satın aldığını, aracı kullanmaya başladığından itibaren elektrik bağlantısının kesilmesi, ateşleme arızası gibi sorunlarının ortaya çıktığını, sorunun giderilmesi için davalının servisine götürüldüğünü, servis bakımlarının yapılmasına rağmen arızanın devam ettiği ve son olarak da 26.11.2016 tarihinde kullanım esnasında aracın aniden yandığını, yangından hemen sonra yetkili servise çekildiğini ve burada beklediğini, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi için ihtarname keşide edildiğini, talebin kabul edilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, aynen ifanın mümkün olmaması halinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 24 üncü maddesi gereğince işlem yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı .... Oto Pazarlama ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davaya konu araçta gizli ayıp olmadığını, servise getirildikten sonra araç üzerinde yapılan kapsamlı incelemede herhangi bir sistem arızasına veya soruna rastlanmadığını, aracın bobininin arızalandığı, yetkili servise başvurulduğunda bu bobinin değiştirildiğini, bobin arızası 4 üncü bujiyi ateşlemediğinden atılan çiğ yakıtın katalizörde yakılması ile oluşan ısı sebebiyle yangının başlamış olabileceğini, kabloların korumalı olduğunu ve kısa devrenin mümkün olmadığını, yakıt deposundan alınan numune üzerinde yapılan incelemede içeriğinde aseton bulunduğunu, asetonun motor içerisindeki yanma sıcaklıklarını ve bağlı egzoz sıcaklıklarını artırdığını ve ABS etrafında bulunması gereken braketin bulunmaması sebebi ile hidrolik ünite kablolarında yanmaya sebep olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının, davalıdan dava konusu aracı 22.04.2015 tarihinde sıfır km olarak satın aldığı, aracın teşhis protokollerinde gizli ayıp niteliğinde olduğu değerlendirilen CAN-Bus veri iletişim hatalarının imalattan kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğu ve bu hataların oluşmasında kullanıcı hatasının bulunmadığı, aracın 26.10.2016 tarihinde kullanım esnasında oluşan yangın sonrası zarar gördüğü, bu yangının gerçekleşme sebebinin araçta bulunan gizli ayıp ve davalının ayıplı servis hizmeti vermesinden (PCV çıkış hortumunun iki yerde kırılmasının) kaynaklandığı, hortumun kırılmasında kullanıcı hatası olmadığı, ayrıca aracın geçmiş teşhis protokollerinde gizli ayıp niteliğinde olduğu değerlendirilen CAN -Bus iletişim arızaları detaylıca görüldüğü gibi dava konusu yangın hasarı akabinde yeniden tamir edilerek kullanılması sürecinde, mevcut hasar geçmişi servis kayıtlarında aleni olduğundan, araç ikinci el satışa konu olduğunda emsal tespiti ve satış sürecinde oluşacak zorluklar ile satış bedelinde meydana gelecek değer kaybının öngörülemeyeceği nazara alındığında, aracın mevcut hali ile pert-total olduğu, tamirinde fayda bulunmadığı, alıcının seçimlik hakkını ayıpsız misliyle değiştirilmesi yönünde kullanmasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ... marka 2014 model ... 2.0 Turbo ... Quattro 230 hp S tronic model .... plakalı ayıplı aracın davalıya iadesi şartıyla .... marka 2014 model ... 2.0 Turbo ... Quattro 230 hp S tronic model ayıpsız aracın davalı tarafından davacıya aynen teslimine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu aracın gizli ayıplı olmadığını, araçta bulunması gereken braketin inceleme sırasında görülmediğini, servis kayıtlarında ilgili parçanın söküldüğüne dair kayıt bulunmadığını, bu durumun yetkili servis dışında başka serviste araca müdahale edildiğini gösterdiğini, davaya konu araçtaki kullanılan yakıt incelendiğinde yakıtta aseton bulunduğunu, yangına sebep olabileceğinin üzerinde durulmadığını, davacının araçtaki bobini bir başka serviste değiştirdiğini yangına bu işlemin sebep olduğunu, davaya konu olayla ilgili iki ayrı rapor alındığını raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, ilk rapor yangının sebebini tespit edemezken, ikinci raporda bu kadar net gizli ayıba bağlanmasının anlaşılamadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkeme kararında satıcının ayıba karşı tekeffülü hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılarak, hükme varılmış olmasının yerinde olduğu, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ayıplı aracın ayıpsız misliyle değişimi veya bedelin iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219 uncu ve 227 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1715 E. 2023/5437 K.
Ortak:değer kaybı · gizli ayıp · ayıp · kâr kaybı · ihtarname · hasar · teslim
İncelediğiniz kararda… ı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının, davalıdan dava konusu aracı 22.04.2015 tarihinde sıfır km olarak satın aldığı, aracın teşhis «protokollerinde» «gizli ayıp» niteliğinde olduğu değerlendirilen CAN-Bus veri iletişim hatalarının imalattan kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğu ve bu hataların oluşmasında kullanıcı hatasının bulunmadığı, aracın 26.10.2016 tarihinde kullanım esnasında oluşan yangın sonrası zarar gördüğü, bu yangının gerçekleşme «sebebinin» araçta bulunan gizli ayıp ve davalının ayıplı servis hizmeti vermesinden (PCV çıkış hortumunun iki yerde kırılmasının) kaynaklandığı, hortumun kırılmasında «kullanıcı hatası» olmadığı, ayrıca aracın geçmiş teşhis protokollerinde gizli ayıp niteliğinde olduğu değerlendirilen CAN -Bus iletişim arızaları detaylıca görüldüğü gibi dava konusu yangın «hasarı» akabinde yeniden tamir edilerek kullanılması sürecinde, mevcut hasar geçmişi servis kayıtlarında aleni olduğundan, araç ikinci el satışa konu olduğunda emsal tespiti ve satış sürecinde oluşacak zorluklar ile satış bedelinde meydana gelecek «değer kaybının» öngörülemeyeceği nazara alındığında, aracın mevcut hali ile «pert-total» olduğu, tamirinde fayda bulunmadığı, alıcının seçimlik hakkını ayıpsız misliyle değiştirilmesi yönünde kullanmasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, .. …
Oto Pazarlama ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davaya konu araçta «gizli ayıp» olmadığını, servise getirildikten sonra araç üzerinde yapılan kapsamlı incelemede herhangi bir sistem arızasına veya soruna rastlanmadığını, aracın bobininin arızalandığı, yetkili servise başvurulduğunda bu bobinin değiştirildiğini, bobin arızası 4 üncü bujiyi ateşlemediğinden atılan çiğ yakıtın katalizörde yakılması ile oluşan ısı sebebiyle yangının başlamış olabileceğini, kabloların korumalı olduğunu ve kısa devrenin mümkün olmadığını, yakıt deposundan alınan numune üzerinde yapılan incelemede içeriğinde aseton bulunduğunu, asetonun motor içerisindeki yanma sıcaklıklarını ve bağlı egzoz sıcaklıklarını artırdığını ve ABS etrafında bulunması gereken braketin bulunmaması «sebebi» ile hidrolik ünite kablolarında yanmaya sebep olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… zası gibi sorunlarının ortaya çıktığını, sorunun giderilmesi için davalının servisine götürüldüğünü, servis bakımlarının yapılmasına rağmen arızanın devam ettiği ve «son» olarak da 26.11.2016 tarihinde kullanım esnasında aracın aniden yandığını, yangından hemen sonra yetkili servise çekildiğini ve burada beklediğini, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi için «ihtarname» keşide edildiğini, talebin kabul edilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, aynen ifanın m …
Benzer bu kararda… yıpsız bir şekilde üretim sürecini tamamlandığını, teknik aksamında ve fiziki görünümünde herhangi bir sorun olmaksızın piyasaya arz edildiğini, davacının her türlü «şikayetinin» davalı tarafından müşteri memnuniyeti ilkesine üst düzey riayet edilerek gerekli her türlü bakım ve «özen yükümlülüğü» yerine getirilerek aracın her defasında yetkili servis tarafından şikayetler giderilerek eksiksiz bir şekilde davacı tarafından hiçbir «ihtirazi kayıt» ileri sürülmeksizin «teslim» alındığını, davacı tarafın bir tacirden beklenebilecek asgari dikkat ve özeni göstermediğini, 6102 sayılı Kanunda öngörülen «ihbar sürelerine» riayet etmediğini, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun davayı aydınlatıcı olmadığını ve teknik konularda yol gösterici fonksiyonlarından uzak olduğunu, üstün körü bir inceleme yapıldığını, «ayıp iddialarının» bilimsel açıdan temellendirilmediğini, araç kullanımıyla elde edilen faydalar ve «hasarlar» nedeniyle meydana gelen «değer kaybının» dikkate alınmadığını, davanın aracın ithalatçısı olan şirkete ihbarına ilişkin taleplerinin hiçbir gerekçe bildirilmeden İlk Derece Mahkemesince gerçekleştirilmedi …
A.Ş.'ye «ihbarını» talep ettiklerini, dava konusu araçta «ayıp» bulunmadığını, dava konusu araçla ilgili olarak davacının her türlü «şikayetinin» dikkate alındığını ve servis tarafından şikayetlerinin giderildiğini, davacının «ihtirazı kayıt» ileri sürmeksizin aracı «teslim» aldığını, araç kullanımıyla elde edilen faydaların ve «hasarlar» nedeniyle meydana gelen kayıpların da hesaba katılması gerektiğini savunarak davanın istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu araçta üretim hatası/«gizli ayıp» olduğu, araçta kullanım hatasının bulunmadığı, mevcut haliyle yapılan tespitler, «keşif» ve «bilirkişi incelemeleri» ile servis kayıtlarına göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 219 vd. göre satıcının «ayıptan sorumluluğunun» bulunduğu, ayıbın aracın davacı tarafından kabul edilemeyecek derecede önemli olduğu, davalı yargılama sırasında davacının araçtan faydalandığı süre boyunca değer kayıplarının bedelden düşülmesi gerektiğini belirtmiş ise de somut olayda araçta bulunan gizli ayıp nedeniyle aracın davacı tarafça «teslim» alındığından itibaren bilirkişi raporunda da yer aldığı üzere yaklaşık on kez servise giderek aracın arızalarının tamirini talep ettiği, ancak bu arızaların giderilemediği, bu nedenle aracın değiştirilmesini talepte haklı olduğu, davalının aracı kullanmaktan doğan diğer taleplerinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, aracın davalıya iadesine ve ayıpsız misli ile değiştirilmesine aynen «ifa» mümkün olmaması halinde 2004 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesine göre işlem yapılmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayıptan sorumluluk · ayıp iddiası · ihbar süresi · ayıp ihbarı · ihbar yükümlülüğü · ihtirazi kayıt · özen yükümlülüğü · keşif
Benzer bu kararda… yıpsız bir şekilde üretim sürecini tamamlandığını, teknik aksamında ve fiziki görünümünde herhangi bir sorun olmaksızın piyasaya arz edildiğini, davacının her türlü «şikayetinin» davalı tarafından müşteri memnuniyeti ilkesine üst düzey riayet edilerek gerekli her türlü bakım ve «özen yükümlülüğü» yerine getirilerek aracın her defasında yetkili servis tarafından şikayetler giderilerek eksiksiz bir şekilde davacı tarafından hiçbir «ihtirazi kayıt» ileri sürülmeksizin «teslim» alındığını, davacı tarafın bir tacirden beklenebilecek asgari dikkat ve özeni göstermediğini, 6102 sayılı Kanunda öngörülen «ihbar sürelerine» riayet etmediğini, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun davayı aydınlatıcı olmadığını ve teknik konularda yol gösterici fonksiyonlarından uzak olduğunu, üstün körü bir inceleme yapıldığını, «ayıp iddialarının» bilimsel açıdan temellendirilmediğini, araç kullanımıyla elde edilen faydalar ve «hasarlar» nedeniyle meydana gelen «değer kaybının» dikkate alınmadığını, davanın aracın ithalatçısı olan şirkete ihbarına ilişkin taleplerinin hiçbir gerekçe bildirilmeden İlk Derece Mahkemesince gerçekleştirilmedi …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar yükümlülüğünü» 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine uygun yerine getirmediğini, davanın ithalatçı olan Borusan Otomotiv Paz. ve Tic.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu araçta üretim hatası/«gizli ayıp» olduğu, araçta kullanım hatasının bulunmadığı, mevcut haliyle yapılan tespitler, «keşif» ve «bilirkişi incelemeleri» ile servis kayıtlarına göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 219 vd. göre satıcının «ayıptan sorumluluğunun» bulunduğu, ayıbın aracın davacı tarafından kabul edilemeyecek derecede önemli olduğu, davalı yargılama sırasında davacının araçtan faydalandığı süre boyunca değer kayıplarının bedelden düşülmesi gerektiğini belirtmiş ise de somut olayda araçta bulunan gizli ayıp nedeniyle aracın davacı tarafça «teslim» alındığından itibaren bilirkişi raporunda da yer aldığı üzere yaklaşık on kez servise giderek aracın arızalarının tamirini talep ettiği, ancak bu arızaların giderilemediği, bu nedenle aracın değiştirilmesini talepte haklı olduğu, davalının aracı kullanmaktan doğan diğer taleplerinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, aracın davalıya iadesine ve ayıpsız misli ile değiştirilmesine aynen «ifa» mümkün olmaması halinde 2004 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesine göre işlem yapılmasına karar verilmiştir.
A.Ş.'ye «ihbarını» talep ettiklerini, dava konusu araçta «ayıp» bulunmadığını, dava konusu araçla ilgili olarak davacının her türlü «şikayetinin» dikkate alındığını ve servis tarafından şikayetlerinin giderildiğini, davacının «ihtirazı kayıt» ileri sürmeksizin aracı «teslim» aldığını, araç kullanımıyla elde edilen faydaların ve «hasarlar» nedeniyle meydana gelen kayıpların da hesaba katılması gerektiğini savunarak davanın istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5425 E. 2022/9642 K.
Ortak:misliyle değişim · değer kaybı · ayıp · bedel iadesi · kâr kaybı · teslim · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz kararda… ı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının, davalıdan dava konusu aracı 22.04.2015 tarihinde sıfır km olarak satın aldığı, aracın teşhis «protokollerinde» «gizli ayıp» niteliğinde olduğu değerlendirilen CAN-Bus veri iletişim hatalarının imalattan kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğu ve bu hataların oluşmasında kullanıcı hatasının bulunmadığı, aracın 26.10.2016 tarihinde kullanım esnasında oluşan yangın sonrası zarar gördüğü, bu yangının gerçekleşme «sebebinin» araçta bulunan gizli ayıp ve davalının ayıplı servis hizmeti vermesinden (PCV çıkış hortumunun iki yerde kırılmasının) kaynaklandığı, hortumun kırılmasında «kullanıcı hatası» olmadığı, ayrıca aracın geçmiş teşhis protokollerinde gizli ayıp niteliğinde olduğu değerlendirilen CAN -Bus iletişim arızaları detaylıca görüldüğü gibi dava konusu yangın «hasarı» akabinde yeniden tamir edilerek kullanılması sürecinde, mevcut hasar geçmişi servis kayıtlarında aleni olduğundan, araç ikinci el satışa konu olduğunda emsal tespiti ve satış sürecinde oluşacak zorluklar ile satış bedelinde meydana gelecek «değer kaybının» öngörülemeyeceği nazara alındığında, aracın mevcut hali ile «pert-total» olduğu, tamirinde fayda bulunmadığı, alıcının seçimlik hakkını ayıpsız misliyle değiştirilmesi yönünde kullanmasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, .. …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ayıplı aracın ayıpsız «misliyle değişimi» veya «bedelin iadesi» istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki ayıplı malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi veya «bedelin iadesi» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Dava; ayıplı aracın misliyle değiştirilmesi, bu talep kabul edilmediği takdirde «değer kaybı» tazminatı ve aracın kullanılmadığı süre için «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bedel indirimi · dönme hakkı · garanti kapsamı · sözleşmeden dönme · mahrum kalınan kâr · kâr mahrumiyeti · denetime elverişlilik · garantörlük
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
… eklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, araçtaki arızaların halen devam ettiğine ve araca yapılan tamirlere ilişkin servis belgelerinin «ibraz» edildiği, davacının araçtan beklediği yararı sağlayamadığı, davacının ayıplı aracı kullanmaya zorlanmasının doğru olmayacağı, dolayısıyla misli ile değişim ve aracın serviste tamiri sırasında araç «mahrumiyetinden» kaynaklanan maddi zararının davalıdan tahsiline yönelik talebinin yerinde bulunduğu, dosya içeriğine göre «garanti kapsamında» azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, bakiye 14 gün yönünden zararın belirlendiği, bilirkişi raporunda aynı nitelikteki aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL olduğu bildirilmekle, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle 14x200=2.800,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 34 RA 6157 plakalı aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davaya konu aracın davalıya iadesine, aracın kullanılmadığı süre için 2.800,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
227/4, “Alıcının «sözleşmeden dönme hakkını» kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilir” şeklinde düzenlenmiştir.
İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5336 E. 2024/1789 K.
Ortak:misliyle değişim · gizli ayıp · ayıp · bedel iadesi
İncelediğiniz karardaOto Pazarlama ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davaya konu araçta «gizli ayıp» olmadığını, servise getirildikten sonra araç üzerinde yapılan kapsamlı incelemede herhangi bir sistem arızasına veya soruna rastlanmadığını, aracın bobininin arızalandığı, yetkili servise başvurulduğunda bu bobinin değiştirildiğini, bobin arızası 4 üncü bujiyi ateşlemediğinden atılan çiğ yakıtın katalizörde yakılması ile oluşan ısı sebebiyle yangının başlamış olabileceğini, kabloların korumalı olduğunu ve kısa devrenin mümkün olmadığını, yakıt deposundan alınan numune üzerinde yapılan incelemede içeriğinde aseton bulunduğunu, asetonun motor içerisindeki yanma sıcaklıklarını ve bağlı egzoz sıcaklıklarını artırdığını ve ABS etrafında bulunması gereken braketin bulunmaması «sebebi» ile hidrolik ünite kablolarında yanmaya sebep olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… ı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının, davalıdan dava konusu aracı 22.04.2015 tarihinde sıfır km olarak satın aldığı, aracın teşhis «protokollerinde» «gizli ayıp» niteliğinde olduğu değerlendirilen CAN-Bus veri iletişim hatalarının imalattan kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğu ve bu hataların oluşmasında kullanıcı hatasının bulunmadığı, aracın 26.10.2016 tarihinde kullanım esnasında oluşan yangın sonrası zarar gördüğü, bu yangının gerçekleşme «sebebinin» araçta bulunan gizli ayıp ve davalının ayıplı servis hizmeti vermesinden (PCV çıkış hortumunun iki yerde kırılmasının) kaynaklandığı, hortumun kırılmasında «kullanıcı hatası» olmadığı, ayrıca aracın geçmiş teşhis protokollerinde gizli ayıp niteliğinde olduğu değerlendirilen CAN -Bus iletişim arızaları detaylıca görüldüğü gibi dava konusu yangın «hasarı» akabinde yeniden tamir edilerek kullanılması sürecinde, mevcut hasar geçmişi servis kayıtlarında aleni olduğundan, araç ikinci el satışa konu olduğunda emsal tespiti ve satış sürecinde oluşacak zorluklar ile satış bedelinde meydana gelecek «değer kaybının» öngörülemeyeceği nazara alındığında, aracın mevcut hali ile «pert-total» olduğu, tamirinde fayda bulunmadığı, alıcının seçimlik hakkını ayıpsız misliyle değiştirilmesi yönünde kullanmasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, .. …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ayıplı aracın ayıpsız «misliyle değişimi» veya «bedelin iadesi» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin işyerinde kullanmak için davalı şirket tarafından üretilen aracı satın aldığını, aracın 100.000 km ve üç yıl «garantisinin» bulunduğunu, «garanti süresi» içerisinde araçta 4 kez şanzıman arızası yaşandığını, yetkili serviste tamir edildiğini, ilk iki tamirin «garanti kapsamında» yapıldığını, üçüncü tamirde arızanın kullanım nedeniyle oluştuğundan bahisle müvekkilinden tamir bedeline karşılık 3.036,25 TL tahsil edildiğini, araçta üretimden kaynaklı «gizli ayıp» bulunduğunu ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bunun kabul edilmemesi halinde satış bedelinin iadesine ve tamir bedeli olarak ödenen 3.030,75 …
… hkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece yapılan araştırma ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu araçta üretimden kaynaklı «gizli ayıp» bulunmadığı, yaşanan arızaların aracın bakımlarının düzenli yapılmamasından kaynaklandığı tespit edildiğinden İlk Derece Mahkemesince davanın reddine yönelik olara …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ayıplı aracın ayıpsız «misliyle değişimi» veya «bedelin iadesi» ve uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:garanti süresi · garanti kapsamı · garantörlük · eksik inceleme
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin işyerinde kullanmak için davalı şirket tarafından üretilen aracı satın aldığını, aracın 100.000 km ve üç yıl «garantisinin» bulunduğunu, «garanti süresi» içerisinde araçta 4 kez şanzıman arızası yaşandığını, yetkili serviste tamir edildiğini, ilk iki tamirin «garanti kapsamında» yapıldığını, üçüncü tamirde arızanın kullanım nedeniyle oluştuğundan bahisle müvekkilinden tamir bedeline karşılık 3.036,25 TL tahsil edildiğini, araçta üretimden kaynaklı «gizli ayıp» bulunduğunu ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bunun kabul edilmemesi halinde satış bedelinin iadesine ve tamir bedeli olarak ödenen 3.030,75 …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece «eksik inceleme» ile hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5566 E. , 2024/4934 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/6 Esas, 2022/1825 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/753 E., 2019/502 K.
Taraflar arasındaki ayıplı malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi veya bedelin iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalıdan 22.04.2015 tarihinde ... marka 2014 model ...
2. 0 Turbo ... Quattro 230 hp S tronic model araç satın aldığını, aracı kullanmaya başladığından itibaren elektrik bağlantısının kesilmesi, ateşleme arızası gibi sorunlarının ortaya çıktığını, sorunun giderilmesi için davalının servisine götürüldüğünü, servis bakımlarının yapılmasına rağmen arızanın devam ettiği ve son olarak da 26.11.2016 tarihinde kullanım esnasında aracın aniden yandığını, yangından hemen sonra yetkili servise çekildiğini ve burada beklediğini, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi için ihtarname keşide edildiğini, talebin kabul edilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, aynen ifanın mümkün olmaması halinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 24 üncü maddesi gereğince işlem yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı .... Oto Pazarlama ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davaya konu araçta gizli ayıp olmadığını, servise getirildikten sonra araç üzerinde yapılan kapsamlı incelemede herhangi bir sistem arızasına veya soruna rastlanmadığını, aracın bobininin arızalandığı, yetkili servise başvurulduğunda bu bobinin değiştirildiğini, bobin arızası 4 üncü bujiyi ateşlemediğinden atılan çiğ yakıtın katalizörde yakılması ile oluşan ısı sebebiyle yangının başlamış olabileceğini, kabloların korumalı olduğunu ve kısa devrenin mümkün olmadığını, yakıt deposundan alınan numune üzerinde yapılan incelemede içeriğinde aseton bulunduğunu, asetonun motor içerisindeki yanma sıcaklıklarını ve bağlı egzoz sıcaklıklarını artırdığını ve ABS etrafında bulunması gereken braketin bulunmaması sebebi ile hidrolik ünite kablolarında yanmaya sebep olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının, davalıdan dava konusu aracı 22.04.2015 tarihinde sıfır km olarak satın aldığı, aracın teşhis protokollerinde gizli ayıp niteliğinde olduğu değerlendirilen CAN-Bus veri iletişim hatalarının imalattan kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğu ve bu hataların oluşmasında kullanıcı hatasının bulunmadığı, aracın 26.10.2016 tarihinde kullanım esnasında oluşan yangın sonrası zarar gördüğü, bu yangının gerçekleşme sebebinin araçta bulunan gizli ayıp ve davalının ayıplı servis hizmeti vermesinden (PCV çıkış hortumunun iki yerde kırılmasının) kaynaklandığı, hortumun kırılmasında kullanıcı hatası olmadığı, ayrıca aracın geçmiş teşhis protokollerinde gizli ayıp niteliğinde olduğu değerlendirilen CAN -Bus iletişim arızaları detaylıca görüldüğü gibi dava konusu yangın hasarı akabinde yeniden tamir edilerek kullanılması sürecinde, mevcut hasar geçmişi servis kayıtlarında aleni olduğundan, araç ikinci el satışa konu olduğunda emsal tespiti ve satış sürecinde oluşacak zorluklar ile satış bedelinde meydana gelecek değer kaybının öngörülemeyeceği nazara alındığında, aracın mevcut hali ile pert-total olduğu, tamirinde fayda bulunmadığı, alıcının seçimlik hakkını ayıpsız misliyle değiştirilmesi yönünde kullanmasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ...
marka 2014 model ...
2. 0 Turbo ... Quattro 230 hp S tronic model .... plakalı ayıplı aracın davalıya iadesi şartıyla .... marka 2014 model ...
2. 0 Turbo ... Quattro 230 hp S tronic model ayıpsız aracın davalı tarafından davacıya aynen teslimine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu aracın gizli ayıplı olmadığını, araçta bulunması gereken braketin inceleme sırasında görülmediğini, servis kayıtlarında ilgili parçanın söküldüğüne dair kayıt bulunmadığını, bu durumun yetkili servis dışında başka serviste araca müdahale edildiğini gösterdiğini, davaya konu araçtaki kullanılan yakıt incelendiğinde yakıtta aseton bulunduğunu, yangına sebep olabileceğinin üzerinde durulmadığını, davacının araçtaki bobini bir başka serviste değiştirdiğini yangına bu işlemin sebep olduğunu, davaya konu olayla ilgili iki ayrı rapor alındığını raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, ilk rapor yangının sebebini tespit edemezken, ikinci raporda bu kadar net gizli ayıba bağlanmasının anlaşılamadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkeme kararında satıcının ayıba karşı tekeffülü hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılarak, hükme varılmış olmasının yerinde olduğu, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ayıplı aracın ayıpsız misliyle değişimi veya bedelin iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219 uncu ve 227 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1076102700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz