6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4374 E. 2024/6178 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı kötü niyet esastan ret ortalama tüketici kötüniyet ilk derece kararının kaldırılması yükleten (shipper) iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · SMK — SMK 6

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/230 E., 2020/427 K.

Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin aynı zamanda ticaret unvanının çekirdek unsuru olan “HÄSTENS” ibaresinin marka olarak dünyanın pek çok ülkesinde tescilli olduğunu, Türkiye'de de 20 ve 24. sınıflara giren emtiada 2002/24428, 25, 20, 24 ve 35. sınıflara giren emtiada da 2015/68905 numara ile tescilli olduğunu, davalı şirketin 2017/18849 no.lu “Hälsa Norrbottens” ibareli markasının müvekkilinin tescilli/tanınmış markaları ile iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, davalının markasında geçen “Norrbottens” ibaresinin İsveç’te bir şehir adı olduğu için markanın esas unsuru olamayacağını, üstelik bu unsurun müvekkilinin de İsveç kökenli olduğu gerçeği gözetildiğinde, taraf markalarının karıştırılma ihtimalini arttırdığını, markalarda geçen “Hälsa” ve “Hästens” ibarelerinin de ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, her iki ibarenin de İsveç dilinde olduğunu ve Türk alfabesinde bulunmayan “Ä” harfini içerdiğini, bunun da markaların genel intiba benzerliğini arttırdığını, davalının müvekkilinin bu tanınmış markasını bilmemesinin mümkün olmadığını, davalının kötü niyetinin açık olduğunu ileri sürerek YİDK’in 2019-M-2491 sayılı kararının iptaline ve tescili halinde 2017/18849 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin “Hälsa Norrbottens” markasının gerçek hak sahibi olduğunu, taraf markalarının sadece ilk iki harfinin aynı; diğer bütün unsurlarının ise farklı olduğunu, “Hälsa” ibaresinin İsveç dilinde “sağlık”, “Hästens” ibaresinin ise “at” anlamına geldiğini, markalar arasında kavramsal olarak bir ilişkinin olmadığını, davacının kötü niyet iddialarının ispat edilemediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalının "Hälsa Norbottens" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "HÄSTENS" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının "Hälsa Norbottens" ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "HÄSTENS" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "HÄSTENS" ibareli tescilli markalı mallarından satın almak isterken davalının "Hälsa Norbottens" ibareli başvuru markalı malı satın almak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibasın bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden dört ve beşinci fıkralardaki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceğinin kanıtlanmadığı, dava konusu marka açısından dokuzuncu fıkra anlamında kötü niyetli başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin benzerlik ve karıştırılma ihtimaline ilişkin değerlendirmesinin hatalı olduğunu, davaya konu marka kapsamındaki malların ayniyeti/benzerliği, karıştırılma ihtimalini artıran bir faktör olarak dikkate alınması gerektiğini, davaya konu marka ile müvekkilinin markaları karşılaştırıldığında, mal/hizmetlerin yanı sıra ibarelerin de benzer olduğunu, ilgili marka başvurusunda esaslı unsuru oluşturan “hälsa” ibaresi ile müvekkiline ait “hästens“ markalarının karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzer olduğunu, her iki ibarenin de İsveç dilinde olması, Türkçe'de bir anlamlarının olmaması düşünüldüğünde, markaların genel intiba açısından benzer olduğunun kabulü gerektiğini, bütünsel değerlendirme sonucunda markaların benzer olmadığı ve aralarında iltibas tehlikesi bulunmadığı sonucuna varılmasının mümkün olmadığını, kötüniyete ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu, davalı başvuru sahibinin, müvekkilinin ticari sunum şekillerinin tüm unsurlarını tek tek kopyaladığını, marka başvurusunun da tesadüfen seçilmiş olduğunun söylenemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalının “Hälsa Norrbottens” ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet gösterdiği “HÄSTENS” ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira markaların esas unsurlarının birbirinden farklı olduğu, diğer yandan her iki markanın İsveç dilinde bulunmasının sırf bu nedenle ibareleri benzer hale getirmeyeceği, taraf marka işaretleri benzemediğinden mezkur maddenin dört ve beşinci fıkralarındaki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, dava konusu marka açısından dokuzuncu fıkra anlamında kötü niyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı, davalının kullanım şeklinin iş bu davanın konusunu oluşturmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1..6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin bir, dört, beş ve dokuzuncu fıkraları.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1771 E. 2023/5616 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6527 E. 2024/2879 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3606 E. 2024/5925 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3609 E. 2024/5995 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/4374 E.  ,  2024/6178 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 21.05.2019

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2019/230 E., 2020/427 K.

Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin aynı zamanda ticaret unvanının çekirdek unsuru olan “HÄSTENS” ibaresinin marka olarak dünyanın pek çok ülkesinde tescilli olduğunu, Türkiye'de de 20 ve 24. sınıflara giren emtiada 2002/24428, 25, 20, 24 ve 35. sınıflara giren emtiada da 2015/68905 numara ile tescilli olduğunu, davalı şirketin 2017/18849 no.lu “Hälsa Norrbottens” ibareli markasının müvekkilinin tescilli/tanınmış markaları ile iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, davalının markasında geçen “Norrbottens” ibaresinin İsveç’te bir şehir adı olduğu için markanın esas unsuru olamayacağını, üstelik bu unsurun müvekkilinin de İsveç kökenli olduğu gerçeği gözetildiğinde, taraf markalarının karıştırılma ihtimalini arttırdığını, markalarda geçen “Hälsa” ve “Hästens” ibarelerinin de ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, her iki ibarenin de İsveç dilinde olduğunu ve Türk alfabesinde bulunmayan “Ä” harfini içerdiğini, bunun da markaların genel intiba benzerliğini arttırdığını, davalının müvekkilinin bu tanınmış markasını bilmemesinin mümkün olmadığını, davalının kötü niyetinin açık olduğunu ileri sürerek YİDK’in 2019-M-2491 sayılı kararının iptaline ve tescili halinde 2017/18849 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin “Hälsa Norrbottens” markasının gerçek hak sahibi olduğunu, taraf markalarının sadece ilk iki harfinin aynı; diğer bütün unsurlarının ise farklı olduğunu, “Hälsa” ibaresinin İsveç dilinde “sağlık”, “Hästens” ibaresinin ise “at” anlamına geldiğini, markalar arasında kavramsal olarak bir ilişkinin olmadığını, davacının kötü niyet iddialarının ispat edilemediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalının "Hälsa Norbottens" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "HÄSTENS" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının "Hälsa Norbottens" ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "HÄSTENS" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "HÄSTENS" ibareli tescilli markalı mallarından satın almak isterken davalının "Hälsa Norbottens" ibareli başvuru markalı malı satın almak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibasın bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden dört ve beşinci fıkralardaki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceğinin kanıtlanmadığı, dava konusu marka açısından dokuzuncu fıkra anlamında kötü niyetli başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin benzerlik ve karıştırılma ihtimaline ilişkin değerlendirmesinin hatalı olduğunu, davaya konu marka kapsamındaki malların ayniyeti/benzerliği, karıştırılma ihtimalini artıran bir faktör olarak dikkate alınması gerektiğini, davaya konu marka ile müvekkilinin markaları karşılaştırıldığında, mal/hizmetlerin yanı sıra ibarelerin de benzer olduğunu, ilgili marka başvurusunda esaslı unsuru oluşturan “hälsa” ibaresi ile müvekkiline ait “hästens“ markalarının karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzer olduğunu, her iki ibarenin de İsveç dilinde olması, Türkçe'de bir anlamlarının olmaması düşünüldüğünde, markaların genel intiba açısından benzer olduğunun kabulü gerektiğini, bütünsel değerlendirme sonucunda markaların benzer olmadığı ve aralarında iltibas tehlikesi bulunmadığı sonucuna varılmasının mümkün olmadığını, kötüniyete ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu, davalı başvuru sahibinin, müvekkilinin ticari sunum şekillerinin tüm unsurlarını tek tek kopyaladığını, marka başvurusunun da tesadüfen seçilmiş olduğunun söylenemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalının “Hälsa Norrbottens” ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet gösterdiği “HÄSTENS” ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira markaların esas unsurlarının birbirinden farklı olduğu, diğer yandan her iki markanın İsveç dilinde bulunmasının sırf bu nedenle ibareleri benzer hale getirmeyeceği, taraf marka işaretleri benzemediğinden mezkur maddenin dört ve beşinci fıkralarındaki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, dava konusu marka açısından dokuzuncu fıkra anlamında kötü niyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı, davalının kullanım şeklinin iş bu davanın konusunu oluşturmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1..6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin bir, dört, beş ve dokuzuncu fıkraları.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1075936400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.