6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3606 E. 2024/5925 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz esastan ret ortalama tüketici kötüniyet ilk derece kararının kaldırılması haksız rekabet yükleten (shipper) iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK · SMK — SMK 6

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/331 E., 2021/41 K.

Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme Değerledirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 1927 yılında kurulan müvekkili şirket adına kayıtlı "DYO" tanınmış markasının olduğunu, çok sayıda "DYO" ibareli marka tescilleri bulunduğunu, davalı şirketin 2018/57441 "Dio Home + şekil" ibareli marka başvuruna itirazlarının davalı Kurum tarafından reddedildiğini, taraf marka işaretlerinin ve markaların kapsamlarının aynı olduğunu, Y ve İ harflerinin okunuşuna ilişkin emsal kararlar bulunduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu, haksız rekabetin söz konusu olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2019/M-4983 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, markaların benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalı şirketin "şekil +Dio HOME" ibareli marka başvurusu ile davacının "DYO" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde, davalının "şekil +Dio HOME" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "DYO" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibasın bulunmadığı, başvuru marka ibaresi üzerinde davacının anılan maddenin üçüncü fıkrası anlamında önceye dayalı hakkı olduğunun ispatlanmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden anılan maddenin dört ve beşinci fıkralarındaki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceğinin ispatlanmadığı, dava konusu marka başvurusu açısından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu anlamında haksız rekabet oluştuğu hususunun da ispatlanmadığı, dava konusu marka açısından kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait "DYO'' esas unsurlu markalar ile dava konusu markanın 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında gerek görsel, gerek işitsel ve gerekse telaffuz olarak birbirine benzer ve hatta birebir aynı olduğunu, tescili istenen mal ve hizmet sınıflarının da birebir aynı olduğunu, bilirkişi raporunda taraf marka sınıflarına ilişkin yapılan karşılaştırmada 21 ve 35. Sınıf mal ve hizmetler yönünden bir kısım aynı/ aynı tür/ benzerlik tespitlerine yer verildiğini, kelime markalarında vurgunun kelime üzerinde yoğunlaştığını, dava konusu markada da vurgunun "DİO" ibaresinde olduğunu, kelimenin başlangıç kısmındaki benzerliğin tüketicilerin markaları benzer algılamalarında önemli bir etken olduğunu, her iki markanın da "DİYO" şeklinde telaffuz edildiğini, bilirkişi raporunda davalı markasına eklenen "Home" ibaresinin taraf markaları arasındaki İDO/DYO ibarelerinin ortaklığını azaltmakta yeterli olmadığının belirtildiğini, "HOME" ibaresinin ayırt edici gücü zayıf bir ibare olduğunu, yerleşik içtihatlara göre küçük ilavelerin yeterli olmadığını, müvekkilinin “DYO” ibaresini uzun yıllardır kullandığını, ilgili ibarenin ayırt edici unsur haline gelmesini sağladığını, markayı maruf ve meşhur hale getirerek büyük bir tüketici kitlesi oluşturduğunu, dava konusu "DİO" ibaresinin müvekkili şirketlere ait redde mesnet "DYO" ibareli markalarıyla okunuşunun aynı olduğunu, “Dio Home” ibareli marka tescil talebinin 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dört ve beşinci fıkraları uyarınca reddi gerektiğini, müvekkili şirkete ait "DYO" ibareli markanın tanınmış marka sicilinde tescilli olduğunu, dava konusu markanın hiçbir sınıfta tescilinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda hatalı tespitlere yer verildiğini, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, dava konusu markanın müvekkili markasını sulandıracağını, davalı şirketin marka başvrusunun kötü niyetli olduğunu, ve marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, 6102 sayılı Kanun kapsamında haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalının "şekil +Dio HOME" ibareli marka başvurusu ile davacının "DYO" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraflara ait marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibasın oluşmadığı, zira bütünsel olarak markalar değerlendirildiğine, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar /hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde, davalının "şekil +Dio HOME" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "DYO" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, başvuru markası ibaresi üzerinde davacının anılan maddenin üçüncü fıkrası anlamında önceye dayalı hakkı olduğunun ispatlanmadığı, tarafların marka işaretleri benzemediğinden dört ve beşinci fıkradaki tanınmışlık şartlarının oluşmadığı, dava konusu marka açısından kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının ispatlanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalı marka başvurusuna davacı şirket tarafından yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin bir, üç, dört ve beşinci fıkraları

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3609 E. 2024/5995 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/3606 E.  ,  2024/5925 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/795 Esas, 2023/274 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2019/331 E., 2021/41 K.

Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme Değerledirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 1927 yılında kurulan müvekkili şirket adına kayıtlı "DYO" tanınmış markasının olduğunu, çok sayıda "DYO" ibareli marka tescilleri bulunduğunu, davalı şirketin 2018/57441 "Dio Home + şekil" ibareli marka başvuruna itirazlarının davalı Kurum tarafından reddedildiğini, taraf marka işaretlerinin ve markaların kapsamlarının aynı olduğunu, Y ve İ harflerinin okunuşuna ilişkin emsal kararlar bulunduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu, haksız rekabetin söz konusu olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2019/M-4983 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, markaların benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalı şirketin "şekil +Dio HOME" ibareli marka başvurusu ile davacının "DYO" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde, davalının "şekil +Dio HOME" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "DYO" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibasın bulunmadığı, başvuru marka ibaresi üzerinde davacının anılan maddenin üçüncü fıkrası anlamında önceye dayalı hakkı olduğunun ispatlanmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden anılan maddenin dört ve beşinci fıkralarındaki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceğinin ispatlanmadığı, dava konusu marka başvurusu açısından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu anlamında haksız rekabet oluştuğu hususunun da ispatlanmadığı, dava konusu marka açısından kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait "DYO'' esas unsurlu markalar ile dava konusu markanın 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında gerek görsel, gerek işitsel ve gerekse telaffuz olarak birbirine benzer ve hatta birebir aynı olduğunu, tescili istenen mal ve hizmet sınıflarının da birebir aynı olduğunu, bilirkişi raporunda taraf marka sınıflarına ilişkin yapılan karşılaştırmada 21 ve 35. Sınıf mal ve hizmetler yönünden bir kısım aynı/ aynı tür/ benzerlik tespitlerine yer verildiğini, kelime markalarında vurgunun kelime üzerinde yoğunlaştığını, dava konusu markada da vurgunun "DİO" ibaresinde olduğunu, kelimenin başlangıç kısmındaki benzerliğin tüketicilerin markaları benzer algılamalarında önemli bir etken olduğunu, her iki markanın da "DİYO" şeklinde telaffuz edildiğini, bilirkişi raporunda davalı markasına eklenen "Home" ibaresinin taraf markaları arasındaki İDO/DYO ibarelerinin ortaklığını azaltmakta yeterli olmadığının belirtildiğini, "HOME" ibaresinin ayırt edici gücü zayıf bir ibare olduğunu, yerleşik içtihatlara göre küçük ilavelerin yeterli olmadığını, müvekkilinin “DYO” ibaresini uzun yıllardır kullandığını, ilgili ibarenin ayırt edici unsur haline gelmesini sağladığını, markayı maruf ve meşhur hale getirerek büyük bir tüketici kitlesi oluşturduğunu, dava konusu "DİO" ibaresinin müvekkili şirketlere ait redde mesnet "DYO" ibareli markalarıyla okunuşunun aynı olduğunu, “Dio Home” ibareli marka tescil talebinin 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dört ve beşinci fıkraları uyarınca reddi gerektiğini, müvekkili şirkete ait "DYO" ibareli markanın tanınmış marka sicilinde tescilli olduğunu, dava konusu markanın hiçbir sınıfta tescilinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda hatalı tespitlere yer verildiğini, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, dava konusu markanın müvekkili markasını sulandıracağını, davalı şirketin marka başvrusunun kötü niyetli olduğunu, ve marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, 6102 sayılı Kanun kapsamında haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalının "şekil +Dio HOME" ibareli marka başvurusu ile davacının "DYO" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraflara ait marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibasın oluşmadığı, zira bütünsel olarak markalar değerlendirildiğine, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar /hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde, davalının "şekil +Dio HOME" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "DYO" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, başvuru markası ibaresi üzerinde davacının anılan maddenin üçüncü fıkrası anlamında önceye dayalı hakkı olduğunun ispatlanmadığı, tarafların marka işaretleri benzemediğinden dört ve beşinci fıkradaki tanınmışlık şartlarının oluşmadığı, dava konusu marka açısından kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının ispatlanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalı marka başvurusuna davacı şirket tarafından yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin bir, üç, dört ve beşinci fıkraları

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066095900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.