Genel Kurul Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3609 E. 2024/5995 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ kötüniyet↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/344 E., 2021/42 K.
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu("TürkPatent") Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu("YİDK") kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1927 yılında kurulduğunu, çok sayıda "DYO" ibareli marka tescilleri bulunduğunu, dava konusu 2018/50477 sayılı "DİO" markasının yayınına itiraz ettiklerini, itirazın reddedildiğini, markaların yüksek düzeyde benzer olduğunu, davalının bu ibareyi bilerek seçtiğini, davalının tanınmışlıktan yararlanmak amacında olduğunu, Y ve İ harflerinin okunuşuna ilişkin emsal kararlar bulunduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu, mal ve hizmetlerin aynı bulunduğunu, "DYO" markasının tanınmış marka olarak kayıtlı olduğunu ileri sürerek TürkPatent YİDK'nın 11.06.2019 tarihli ve 2019-M-5258 sayılı kararının iptalini ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı TürkPatent vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının doğru olduğunu, markaların benzer bulunmadığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "şekil +Dio" ibareli marka başvurusu ile davacının "DYO" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında iltibasın bulunmadığı, başvuru markası ibaresi üzerinde davacının 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin üçüncü fıkrası anlamında önceye dayalı hakkı olduğunun kanıtlanmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları kapsamında tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait "DYO'' esas unsurlu markalar ile dava konusu markanın gerek görsel, gerek işitsel ve gerekse telaffuz olarak birbirine benzer olduğunu, mal ve hizmet sınıfları yönünden de aynı bulunduğunu, dava konusu "DİO" ibaresinin müvekkiline ait redde mesnet "DYO" ibareli markalarıyla okunuşu da aynı olup, bu durumun benzerliği bir kez daha ortaya koyduğunu, buna rağmen, bilirkişi heyetince, usul ve yasaya aykırı şekilde benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığı yönünde tespitlerde bulunulması ve yerel mahkemece bu doğrultuda karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece tanınmışlık koşulu oluşmadığından bahisle inceleme yapılmamışsa da, dava konusu “dio” ibareli marka tescil talebinin 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları uyarınca reddedilmesi gerektiğini, müvekkiline ait "DYO" ibareli markanın tanınmış marka sicilinde tescilli olduğunu, davalı şirket başvurusu kötüniyetli olup aynı zamanda marka hakkına tecavüz ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "şekil +Dio" ibareli marka başvurusu ile davacının "DYO" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraflara ait marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibasın da oluşmadığı, zira bütünsel olarak markalar değerlendirildiğine, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar /hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde, davalının "şekil +Dio " ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "DYO" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, başvuru markası ibaresi üzerinde davacının 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin üçüncü fıkrası anlamında önceye dayalı hakkı olduğu kanıtlanmadığı, tarafların marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları kapsamında tanınmışlık şartlarının oluşmadığı, dava konusu marka açısından kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; markaların görsel, işitsel ve telaffuz olarak benzer oldukları gibi tescil edilmek istenen eşya sınıfının da aynı/benzer olduğunu, bilirkişi marifetiyle yapılan karşılaştırmada 21.sınıftaki mallar ile 35.sınıftaki bir kısım hizmetler bakımından benzerlik tespit edilmiş olmasına rağmen hatalı hüküm kurulduğunu, halbuki müvekkilin DYO markasını yıllar içerisinde meşhur ve maruf hale getirdiğini, her ne kadar dava konusu markada şekil unsuru ile iltibasın varlığı gizlenmeye çalışılmışsa da, müvekkile ait tanınmış DYO ibareli markalardan uzaklaştırılamadığını, bir bütün olarak nazara alındığında tüketici nazarında markaların bağlantılandırılacağını, ayrıca müvekkili adına tescilli DYO markası tanınmış marka siciline kayıtlı olduğundan dava konusu markanın hiçbir sınıfta tescili mümkün olmayıp 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin dördüncü fıkrası gereğince de iptali gerektiğini, zira tescilin müvekkili markasının sulandırılmasına sebebiyet vereceğini ve itibarını zedeleyeceğini, davalı şirketin marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu ve başvurunun marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının 2018/50477 sayılı ve "DİO" ibareli marka tescil başvurusuna karşı davacının DYO ve DYO asıl unsurlu markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddine dair TürkPatent YİDK'nın 11.06.2019 tarihli ve 2019-M-5258 sayılı kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6'inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3606 E. 2024/5925 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ortalama tüketici · kötüniyet · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… markalarıyla okunuşu da aynı olup, bu durumun benzerliği bir kez daha ortaya koyduğunu, buna rağmen, bilirkişi heyetince, usul ve yasaya aykırı şekilde benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı yönünde tespitlerde bulunulması ve yerel mahkemece bu doğrultuda karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece tanınmışlık koşulu oluşmadığından bahisle inceleme yapılmamışsa da, dava konusu “dio” ibareli marka tescil talebinin 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları uyarınca reddedilmesi gerektiğini, müvekkiline ait "DYO" ibareli markanın tanınmış marka sicilinde tescilli olduğunu, davalı şirket başvurusu «kötüniyetli» olup aynı zamanda «marka hakkına tecavüz» ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… +Dio" ibareli marka başvurusu ile davacının "DYO" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında iltibasın bulunmadığı, başvuru markası ibaresi üzerinde davacının 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin üçüncü fıkrası anlamında önceye dayalı hakkı olduğunun kanıtlanmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları kapsamında tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, «kötüniyetli» başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… +Dio" ibareli marka başvurusu ile davacının "DYO" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraflara ait marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibasın da oluşmadığı, zira bütünsel olarak markalar değerlendirildiğine, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar /hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde, davalının "şekil +Dio " ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "DYO" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, başvuru markası ibaresi üzerinde davacının 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin üçüncü fıkrası anlamında önceye dayalı hakkı olduğu kanıtlanmadığı, tarafların marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları kapsamında tanınmışlık şartlarının oluşmadığı, dava konusu marka açısından «kötüniyetli» başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… HOME" ibareli marka başvurusu ile davacının "DYO" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde, davalının "şekil +Dio HOME" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "DYO" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibasın bulunmadığı, başvuru marka ibaresi üzerinde davacının anılan maddenin üçüncü fıkrası anlamında önceye dayalı hakkı olduğunun ispatlanmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden anılan maddenin dört ve beşinci fıkralarındaki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceğinin ispatlanmadığı, dava konusu marka başvurusu açısından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu anlamında «haksız rekabet» oluştuğu hususunun da ispatlanmadığı, dava konusu marka açısından «kötüniyetli» başvuru yapıldığı iddiasının ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… HOME" ibareli marka başvurusu ile davacının "DYO" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraflara ait marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibasın oluşmadığı, zira bütünsel olarak markalar değerlendirildiğine, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar /hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde, davalının "şekil +Dio HOME" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "DYO" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, başvuru markası ibaresi üzerinde davacının anılan maddenin üçüncü fıkrası anlamında önceye dayalı hakkı olduğunun ispatlanmadığı, tarafların marka işaretleri benzemediğinden dört ve beşinci fıkradaki tanınmışlık şartlarının oluşmadığı, dava konusu marka açısından «kötüniyetli» başvuru yapıldığı iddiasının ispatlanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… ndan reddedildiğini, taraf marka işaretlerinin ve markaların kapsamlarının aynı olduğunu, Y ve İ harflerinin okunuşuna ilişkin emsal kararlar bulunduğunu, davalının «kötüniyetli» olduğunu, «haksız rekabetin» söz konusu olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2019/M-4983 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6527 E. 2024/2879 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… +Dio" ibareli marka başvurusu ile davacının "DYO" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında iltibasın bulunmadığı, başvuru markası ibaresi üzerinde davacının 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin üçüncü fıkrası anlamında önceye dayalı hakkı olduğunun kanıtlanmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları kapsamında tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, «kötüniyetli» başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… +Dio" ibareli marka başvurusu ile davacının "DYO" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraflara ait marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibasın da oluşmadığı, zira bütünsel olarak markalar değerlendirildiğine, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar /hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde, davalının "şekil +Dio " ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "DYO" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, başvuru markası ibaresi üzerinde davacının 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin üçüncü fıkrası anlamında önceye dayalı hakkı olduğu kanıtlanmadığı, tarafların marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları kapsamında tanınmışlık şartlarının oluşmadığı, dava konusu marka açısından «kötüniyetli» başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… markalarıyla okunuşu da aynı olup, bu durumun benzerliği bir kez daha ortaya koyduğunu, buna rağmen, bilirkişi heyetince, usul ve yasaya aykırı şekilde benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı yönünde tespitlerde bulunulması ve yerel mahkemece bu doğrultuda karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece tanınmışlık koşulu oluşmadığından bahisle inceleme yapılmamışsa da, dava konusu “dio” ibareli marka tescil talebinin 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları uyarınca reddedilmesi gerektiğini, müvekkiline ait "DYO" ibareli markanın tanınmış marka sicilinde tescilli olduğunu, davalı şirket başvurusu «kötüniyetli» olup aynı zamanda «marka hakkına tecavüz» ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, davalının "... ..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işa …
… ..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak, «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşulunun …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · ayırt edicilik
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, davalının "... ..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işa …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "..." ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğunun kabul edilemeyeceğini, davalı başvurusunun müvekkilinin tescilli ve tanınmış “...” ibareli markalarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzediğini, davalının müvekkiline ait “...” ve “cepte” markalarının tanınmışlığından faydalanarak haksız yarar elde etmek istediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3609 E. , 2024/5995 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/797 Esas, 2023/273 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/344 E., 2021/42 K.
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu("TürkPatent") Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu("YİDK") kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1927 yılında kurulduğunu, çok sayıda "DYO" ibareli marka tescilleri bulunduğunu, dava konusu 2018/50477 sayılı "DİO" markasının yayınına itiraz ettiklerini, itirazın reddedildiğini, markaların yüksek düzeyde benzer olduğunu, davalının bu ibareyi bilerek seçtiğini, davalının tanınmışlıktan yararlanmak amacında olduğunu, Y ve İ harflerinin okunuşuna ilişkin emsal kararlar bulunduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu, mal ve hizmetlerin aynı bulunduğunu, "DYO" markasının tanınmış marka olarak kayıtlı olduğunu ileri sürerek TürkPatent YİDK'nın 11.06.2019 tarihli ve 2019-M-5258 sayılı kararının iptalini ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı TürkPatent vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının doğru olduğunu, markaların benzer bulunmadığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "şekil +Dio" ibareli marka başvurusu ile davacının "DYO" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında iltibasın bulunmadığı, başvuru markası ibaresi üzerinde davacının 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin üçüncü fıkrası anlamında önceye dayalı hakkı olduğunun kanıtlanmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları kapsamında tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait "DYO'' esas unsurlu markalar ile dava konusu markanın gerek görsel, gerek işitsel ve gerekse telaffuz olarak birbirine benzer olduğunu, mal ve hizmet sınıfları yönünden de aynı bulunduğunu, dava konusu "DİO" ibaresinin müvekkiline ait redde mesnet "DYO" ibareli markalarıyla okunuşu da aynı olup, bu durumun benzerliği bir kez daha ortaya koyduğunu, buna rağmen, bilirkişi heyetince, usul ve yasaya aykırı şekilde benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığı yönünde tespitlerde bulunulması ve yerel mahkemece bu doğrultuda karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece tanınmışlık koşulu oluşmadığından bahisle inceleme yapılmamışsa da, dava konusu “dio” ibareli marka tescil talebinin 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları uyarınca reddedilmesi gerektiğini, müvekkiline ait "DYO" ibareli markanın tanınmış marka sicilinde tescilli olduğunu, davalı şirket başvurusu kötüniyetli olup aynı zamanda marka hakkına tecavüz ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "şekil +Dio" ibareli marka başvurusu ile davacının "DYO" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraflara ait marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibasın da oluşmadığı, zira bütünsel olarak markalar değerlendirildiğine, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar /hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde, davalının "şekil +Dio " ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "DYO" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, başvuru markası ibaresi üzerinde davacının 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin üçüncü fıkrası anlamında önceye dayalı hakkı olduğu kanıtlanmadığı, tarafların marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları kapsamında tanınmışlık şartlarının oluşmadığı, dava konusu marka açısından kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; markaların görsel, işitsel ve telaffuz olarak benzer oldukları gibi tescil edilmek istenen eşya sınıfının da aynı/benzer olduğunu, bilirkişi marifetiyle yapılan karşılaştırmada 21.sınıftaki mallar ile 35.sınıftaki bir kısım hizmetler bakımından benzerlik tespit edilmiş olmasına rağmen hatalı hüküm kurulduğunu, halbuki müvekkilin DYO markasını yıllar içerisinde meşhur ve maruf hale getirdiğini, her ne kadar dava konusu markada şekil unsuru ile iltibasın varlığı gizlenmeye çalışılmışsa da, müvekkile ait tanınmış DYO ibareli markalardan uzaklaştırılamadığını, bir bütün olarak nazara alındığında tüketici nazarında markaların bağlantılandırılacağını, ayrıca müvekkili adına tescilli DYO markası tanınmış marka siciline kayıtlı olduğundan dava konusu markanın hiçbir sınıfta tescili mümkün olmayıp 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin dördüncü fıkrası gereğince de iptali gerektiğini, zira tescilin müvekkili markasının sulandırılmasına sebebiyet vereceğini ve itibarını zedeleyeceğini, davalı şirketin marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu ve başvurunun marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının 2018/50477 sayılı ve "DİO" ibareli marka tescil başvurusuna karşı davacının DYO ve DYO asıl unsurlu markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddine dair TürkPatent YİDK'nın 11.06.2019 tarihli ve 2019-M-5258 sayılı kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6'inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1071419800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz