Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/718 E. 2024/4708 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıpsız benzeri ile değiştirme↗ ücretsiz onarım↗ misli ile değişim↗ ayıba karşı tekeffül↗ ayıpsız misli ile değiştirme↗ bedel indirimi↗ misli ile değiştirme↗ seçimlik haklar↗ sözleşmeden dönme↗ değer kaybı↗ tazmin talebi↗ delil değerlendirmesi↗ ayıp↗ keşif↗ kâr mahrumiyeti↗ şikayet↗ kesin süre↗ kâr kaybı↗ esastan ret↗ ıslah↗ dosya masrafı↗ kusur↗ eksik inceleme↗ vekalet ücreti↗ teslim↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/643 E., 2021/397 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonucu İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 28.06.2018 tarihinde satın aldığı ... marka .... plakalı aracın, satın alındığı günden beri defalarca sağ ön tarafından, sol kapıdan ses gelmesi, anormal gürültü ve aynı minvaldeki şikayetlerle davalı ... Tic. A.Ş.'ne ait yetkili servise getirildiğini ancak müvekkilinin şikayetinin giderilmediğini, aracın davalı ... Tic. A.Ş.'ne ait yetkili serviste toplamda yaklaşık 2 aya yakın süre kadar kalmışsa da bunun çok küçük bir kısmında ikame araç tahsis edildiğini ileri sürerek dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini ve ikame araç tahsis edilmeyen müvekkili şirketin aracını kullanamamasından doğan zararının hesaplanarak davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 25.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile ayıp oranında satış bedelinden indirim ve ikame araç tahsis edilememesi nedeniyle kullanamamadan kaynaklanan zararın şimdilik 100.00 TL'sinin tazmini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili firmaya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davanın muhatabı olmadığını, aracı firma olduğunu, diğer davalı üretici ... Türkiye Otomobil Ltd. Şti.'den almış olduğu araçları sattığını, araçta alırken mevcut olmayıp, sonradan meydana geldiği iddia edilen hatanın müvekkilinden kaynaklanmadığını, davacının kanunda belirtilen süreler içerisinde ayıp ihbarında bulunmayarak malı kabul ettiğini, müvekkili tarafından yapılan incelemeler sonucunda davacının taleplerinin karşılanmasını gerektirecek teknik bir çözümsüzlükle karşılaşılmadığını, dava konusu araçta üretim hatası olmadığını, onarım neticesinde değer kaybı oluşturacak bir aksaklığında söz konusu olmadığını, davacının seçimlik hakkını onarım şeklinde kullandığını, davacının faiz talebinin de kabul edilemez olduğunu, davacının lehine faize hükmedilecek ise davacının da aracından kullandığı süre boyunca elde etmiş olduğu menfaati iade etmesinin de zorunlu olduğunu, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... Turkey Oto. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi için gerekli koşullar oluşmadığını, davacıya ait aracın 06.09.2018 tarihinde 6.449 km’deyken aracın sol kapısından ses gelme şikayeti ile servise giriş yaptığını, servis girişindeki ses şikayeti ile ilgili, gerek yetkili servis gerekse de müvekkili şirket teknik ekipleri tarafından gerekli incelemelerin yapıldığını ve aracın sağ kapısından geldiği tespit edilen ses ile ilgili arızanın giderilmesi amacıyla aracın sağ ön salıncak aksamının değiştirildiğini, değişim işleminin akabinde davacı ile birlikte yapılan yol testinde ise sesin kaybolduğunun kendisi tarafından da teyit edilerek aracın 01.10.2018 tarihinde davacıya teslim edildiğini, davacının kendilerine arızanın devam ettiğini bildirdiğini, otomobilin incelenmesi için İstanbul’dan Trabzon’a giderek aracın incelendiğini, davacı tarafından araca runflat (patlamayan) lastik takılmış olduğunun tespit edildiğini, runflat lastik kullanımı için otomobil süspansiyon sisteminin bu lastiklere göre dizayn edilmesi gerektiğini, bu lastik tipinin sert yapısı gereği uygun olmayan otomobillerin süspansiyonunda bazı sorunlara yol açabildiğini, aracın arızalanmasına bizzat kendi kusuru ile sebep olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ayıba karşı tekeffül hükümlerine gidilebilmesi için öncelikle davacının daha önceki ücretsiz onarım haklarını kullandıktan sonra aracın halen ayıplı olduğunu ispat etmesi gerektiği, aracın 3. kişilere satılmış olması nedeni ile bu hususun ispat edilemediğini ve sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, delillerinin değerlendirilmediğini, araçtaki kronik arızaların giderilmediğini, son servis işleminden sonra bile araçtaki arızanın devam ettiğini, araçtaki son servis işleminden sonra ayıbın devam edip etmediğininin ispatlanamadığından bahisle davanın reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, eksik inceleme yapıldığını, araç mahrumiyeti tazminatı taleplerinin değerlendirilmediğini, bununla ilgili hüküm kurulmadığını, verilen kararın hükmedilen vekalet ücreti yönünden de hatalı olduğunu, araç bedeli üzerinden karşı vekalete hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda davacının aracın misli ile değişiminin talep edildiği, ıslah ile seçimlik hakkının değiştirilerek araçta bedel indirimine dönüştürüldüğü, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinde ise; satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcının, seçimlik haklardan ancak birini kullanabileceği belirtildikten sonra satılanın ayıplı olması durumunda alıcının sahip olduğu seçimlik hakların satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme ve imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme olarak belirlendiği, bu seçimlik haklar dışında alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının ise saklı olduğu, bu hakların kullanımla biten inşai haklardan olup, davacının misli ile değişim olarak kullandığı seçimlik hakkını ıslah ile değiştirmesi mümkün olmayıp, yapılan ıslah işleminin hukuken sonuç doğurmadığı, davacı tarafça satışa konu araçta iddia edilen ayıpların giderilip giderilmediğinin araç üzerinde keşif yapılamadığından tespit edilemediği, Mahkemece aracın keşif için hazır edilmesi için 7 nci celsede kesin süre verilmesine rağmen aracın hazır edilmediği bu nedenle davanın mevcut deliline göre ispatlanamaması nedeniyle davanın reddedilmesi ve dava değeri üzerinden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre İlk Derece Mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve resen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ayıplı malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve zarar tazmini talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince ıslahın geçerli olmadığından bahisle gerekçe zenginleştirilerek esastan ret kararı verilmişse de; değişik gerekçe ile esastan ret kararı verilemeyeceğinden Bölge Adliye Mahkemesince yeni bir hüküm kurulması gerekmekteyse de İlk Derece Mahkemesince ücretsiz onarımlar dışında arızanın halen devam ettiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi karşısında Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar sonucu itibariyle doğru görülmüştür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6302 E. 2024/614 K.
Ortak:ücretsiz onarım · bedel indirimi · seçimlik haklar · sözleşmeden dönme · değer kaybı · delil değerlendirmesi · ayıp · kâr kaybı · dava şartı
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda davacının aracın misli ile değişiminin talep edildiği, «ıslah» ile seçimlik hakkının değiştirilerek araçta «bedel indirimine» dönüştürüldüğü, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinde ise; satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcının, «seçimlik haklardan» ancak birini kullanabileceği belirtildikten sonra satılanın ayıplı olması durumunda alıcının sahip olduğu seçimlik hakların satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek «sözleşmeden dönme», satılanı alıkoyup «ayıp» oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir «masrafı» gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme ve imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme olarak belirlendiği, bu seçimlik haklar dışında alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının ise saklı olduğu, bu hakların kullanımla biten inşai haklardan olup, davacının misli ile değişim olarak kullandığı seçimlik hakkını ıslah ile değiştirmesi mümkün olmayıp, yapılan ıslah işleminin hukuken sonuç doğurmadığı, davacı tarafça satışa konu araçta iddia edilen ayıpların giderilip giderilmediğinin araç üzerinde «keşif» yapılamadığından tespit edilemediği, Mahkemece aracın keşif için hazır edilmesi için 7 nci celsede «kesin süre» verilmesine rağmen aracın hazır edilmediği bu nedenle davanın mevcut deliline göre ispatlanamaması nedeniyle davanın reddedilmesi ve dava değeri üzerinden davalılar lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre İlk Derece Mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan …
… ığını, araçta alırken mevcut olmayıp, sonradan meydana geldiği iddia edilen hatanın müvekkilinden kaynaklanmadığını, davacının kanunda belirtilen süreler içerisinde «ayıp» ihbarında bulunmayarak malı kabul ettiğini, müvekkili tarafından yapılan incelemeler sonucunda davacının taleplerinin karşılanmasını gerektirecek teknik bir çözümsüzlükle karşılaşılmadığını, dava konusu araçta üretim hatası olmadığını, onarım neticesinde «değer kaybı» oluşturacak bir aksaklığında söz konusu olmadığını, davacının seçimlik hakkını onarım şeklinde kullandığını, davacının faiz talebinin de kabul edilemez olduğunu, d …
… tahsis edilmeyen müvekkili şirketin aracını kullanamamasından doğan zararının hesaplanarak davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 25.03.2021 tarihli «ıslah» dilekçesi ile «ayıp» oranında satış bedelinden indirim ve ikame araç tahsis edilememesi nedeniyle kullanamamadan kaynaklanan zararın şimdilik 100.00 TL'sinin tazmini talep etmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş. vekili cevap dilekçesinde; «seçimlik hakların» «terditli» olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davacının ayıba karşı sorumluluk kapsamında hangi hakkını kullanmak istediğini net bir şekilde belirtmesi gerektiğini, dava konusu araçta ücretsiz motor değişiminin yapıldığını, dava konusu aracın 62.010 km.'de 18.07.2017 tarihinde serviste «garanti kapsamında» «ücretsiz onarım» işlemi gördüğünü, davacının seçimlik hakkını ücretsiz onarımdan yana kullandığını, dava tarihinden önce arızaların giderildiğini, dava konusu aracın yetkili serviste motorunun diğer parçalardan daha ... bir parça olan yine orijinal motorla değiştirilmiş olmasının araçta «değer kaybı» oluşturmayacağını, davacının dava konusu aracı yaklaşık 2 yıldır sorunsuz olarak kullandığını, önemsiz ayıplardan dolayı satıcının sorumlu tutulamayacağını, dava konusu araçta tüm sistemlerin tam olarak sorunsuz şekilde çalıştığını, araç üzerinde kurulu olup da çalışmayan hiçbir donanım ya da araç parçasının olmadığını, davacının aracı satın aldığı günden bu yana yaklaşık 2 yıl içerisinde 65.000 km'ye varan aktif kullanımının araçtan beklediği tüm faydaları elde ettiğini gösterdiği gibi aracı herhangi bir güvenlik kaygısı taşımadan kullandığı anlamına geldiğini, dolayısıyla araçta bir arıza tespit edilse bile sorunsuz olarak kullanılan bir aracın üzerindeki mevcut durumun, ayıpsız misli ile değişim değil, en fazla «ayıp» oranında «bedel indirimine» neden olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece «taleple bağlılık kuralının» ihlal edildiğini, «değer kaybı» talebi 15.000,00 TL olmasına karşın 25.000,00 TL’ye hükmedildiğini, davacının «ücretsiz onarım» hakkını kullandığını, bu hak kullanıldıktan sonra değer kaybı iddiası ile ilgili ayrıca «bedel indirimi» talebinde bulunulamayacağını, araç üzerinde değer kaybı bulunmadığını, süresinde ve usulüne uygun bir «ayıp» ihbarında bulunulmadığını, dosya kapsamında alınan «bilirkişi raporları arasında çelişki» bulunduğunu, aracın ayıplı olarak 62.010 km katetmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını iste …
Ticaret Türk A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının «ücretsiz onarım» hakkını kullandığını, bu hak kullanıldıktan sonra «değer kaybı» iddiası ile ilgili ayrıca «bedel indirimi» talebinde bulunulamayacağını, araç üzerinde değer kaybı bulunmadığını, süresinde ve usulüne uygun bir «ayıp» ihbarında bulunulmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taleple bağlılık kuralı · garanti süresi · garanti kapsamı · bilirkişi raporları arasında çelişki · terditli dava · taleple bağlılık · ihtirazi kayıt · bedelsizlik
Benzer bu karardaA.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece «taleple bağlılık kuralının» ihlal edildiğini, «değer kaybı» talebi 15.000,00 TL olmasına karşın 25.000,00 TL’ye hükmedildiğini, davacının «ücretsiz onarım» hakkını kullandığını, bu hak kullanıldıktan sonra değer kaybı iddiası ile ilgili ayrıca «bedel indirimi» talebinde bulunulamayacağını, araç üzerinde değer kaybı bulunmadığını, süresinde ve usulüne uygun bir «ayıp» ihbarında bulunulmadığını, dosya kapsamında alınan «bilirkişi raporları arasında çelişki» bulunduğunu, aracın ayıplı olarak 62.010 km katetmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını iste …
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; «seçimlik hakların» «terditli» olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davacının ayıba karşı sorumluluk kapsamında hangi hakkını kullanmak istediğini net bir şekilde belirtmesi gerektiğini, dava konusu araçta ücretsiz motor değişiminin yapıldığını, dava konusu aracın 62.010 km.'de 18.07.2017 tarihinde serviste «garanti kapsamında» «ücretsiz onarım» işlemi gördüğünü, davacının seçimlik hakkını ücretsiz onarımdan yana kullandığını, dava tarihinden önce arızaların giderildiğini, dava konusu aracın yetkili serviste motorunun diğer parçalardan daha ... bir parça olan yine orijinal motorla değiştirilmiş olmasının araçta «değer kaybı» oluşturmayacağını, davacının dava konusu aracı yaklaşık 2 yıldır sorunsuz olarak kullandığını, önemsiz ayıplardan dolayı satıcının sorumlu tutulamayacağını, dava konusu araçta tüm sistemlerin tam olarak sorunsuz şekilde çalıştığını, araç üzerinde kurulu olup da çalışmayan hiçbir donanım ya da araç parçasının olmadığını, davacının aracı satın aldığı günden bu yana yaklaşık 2 yıl içerisinde 65.000 km'ye varan aktif kullanımının araçtan beklediği tüm faydaları elde ettiğini gösterdiği gibi aracı herhangi bir güvenlik kaygısı taşımadan kullandığı anlamına geldiğini, dolayısıyla araçta bir arıza tespit edilse bile sorunsuz olarak kullanılan bir aracın üzerindeki mevcut durumun, ayıpsız misli ile değişim değil, en fazla «ayıp» oranında «bedel indirimine» neden olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… rih ve sayısı belirtilen kararı ile satım anında anlaşılamayan motor arızasının, davacının aracı satın aldığı anda mevcut olduğu anlaşılmasa da dava konusu arızanın «garanti süresi» içerisinde kullanımla birlikte 62.010 km'de meydana çıktığının ve araç motoru ile diğer pek çok parçanın değişime maruz kaldığı hususunun ihtilafsız olduğu, davacının dava dilekçesinde, aracın misli ile değiştirilmesini, bu talebin uygun görülmemesi hâlinde «değer kaybı» zararının tahsilini istediği, davacının servise başvurması ve servisin de «ayıp» durumunu kabul etmesi nedeniyle davacı tarafından ayrıca bir ayıp ihtarında bulunulmasına gerek olmadığı, Mahkemece dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan «deliller değerlendirilip» yasal düzenlemelere uygun, isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmadığı, bu sebeple davalı vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafından iş emri kapsamında yapılan işlere «muvafakat» edildiğine dair herhangi bir iddia ve ispatın davalı yanca dosya kapsamına sunulmadığı, iş emri üzerine «ihtirazi kayıt» konularak aracın servisten alındığı, Mahkemece davacı yanın aracın misli ile değiştirilmesi yönündeki talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken bu talebin reddi yönünde yetersiz gerekçe ile değer kaybının kabulüne dair yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm verilmesine, davanın kabulü ile 06 KNY 24 plakalı, ... marka, 2016 model, C200 AMG tipi, dizel yakıtlı aracın ayıptan ari bir yenisiyle değişti …
Ticaret Türk A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete hiçbir «ayıp» ihbarında bulunulmamasına rağmen aracın davacı onayı ile «bedelsiz» tamir edildiğini, davacı tarafından «ücretsiz onarım» hakkının kullanıldığını, seçimlik hakkın tüketildiğini, dava tarihinde araçta arıza bulunmadığını, «değer kaybının» söz konusu olmadığını, «seçimlik hakların» «terditli» olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, Mahkemece talebin açıklattırılmadığını, dava konusu olayda aracın misli ile değişim şartlarının gerçekleşmediğini, davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5425 E. 2022/9642 K.
Ortak:bedel indirimi · sözleşmeden dönme · değer kaybı · ayıp · kâr mahrumiyeti · kâr kaybı · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz kararda… ığını, araçta alırken mevcut olmayıp, sonradan meydana geldiği iddia edilen hatanın müvekkilinden kaynaklanmadığını, davacının kanunda belirtilen süreler içerisinde «ayıp» ihbarında bulunmayarak malı kabul ettiğini, müvekkili tarafından yapılan incelemeler sonucunda davacının taleplerinin karşılanmasını gerektirecek teknik bir çözümsüzlükle karşılaşılmadığını, dava konusu araçta üretim hatası olmadığını, onarım neticesinde «değer kaybı» oluşturacak bir aksaklığında söz konusu olmadığını, davacının seçimlik hakkını onarım şeklinde kullandığını, davacının faiz talebinin de kabul edilemez olduğunu, d …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda davacının aracın misli ile değişiminin talep edildiği, «ıslah» ile seçimlik hakkının değiştirilerek araçta «bedel indirimine» dönüştürüldüğü, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinde ise; satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcının, «seçimlik haklardan» ancak birini kullanabileceği belirtildikten sonra satılanın ayıplı olması durumunda alıcının sahip olduğu seçimlik hakların satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek «sözleşmeden dönme», satılanı alıkoyup «ayıp» oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir «masrafı» gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme ve imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme olarak belirlendiği, bu seçimlik haklar dışında alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının ise saklı olduğu, bu hakların kullanımla biten inşai haklardan olup, davacının misli ile değişim olarak kullandığı seçimlik hakkını ıslah ile değiştirmesi mümkün olmayıp, yapılan ıslah işleminin hukuken sonuç doğurmadığı, davacı tarafça satışa konu araçta iddia edilen ayıpların giderilip giderilmediğinin araç üzerinde «keşif» yapılamadığından tespit edilemediği, Mahkemece aracın keşif için hazır edilmesi için 7 nci celsede «kesin süre» verilmesine rağmen aracın hazır edilmediği bu nedenle davanın mevcut deliline göre ispatlanamaması nedeniyle davanın reddedilmesi ve dava değeri üzerinden davalılar lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre İlk Derece Mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, «delillerinin değerlendirilmediğini», araçtaki kronik arızaların giderilmediğini, «son» servis işleminden sonra bile araçtaki arızanın devam ettiğini, araçtaki son servis işleminden sonra ayıbın devam edip etmediğininin ispatlanamadığından bahisle davanın reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, «eksik inceleme» yapıldığını, araç «mahrumiyeti» tazminatı taleplerinin değerlendirilmediğini, bununla ilgili hüküm kurulmadığını, verilen kararın hükmedilen «vekalet ücreti» yönünden de hatalı olduğunu, araç bedeli üzerinden karşı vekalete hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Dava; ayıplı aracın misliyle değiştirilmesi, bu talep kabul edilmediği takdirde «değer kaybı» tazminatı ve aracın kullanılmadığı süre için «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:misliyle değişim · dönme hakkı · garanti kapsamı · mahrum kalınan kâr · bedel iadesi · denetime elverişlilik · garantörlük · ihbar
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
… eklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, araçtaki arızaların halen devam ettiğine ve araca yapılan tamirlere ilişkin servis belgelerinin «ibraz» edildiği, davacının araçtan beklediği yararı sağlayamadığı, davacının ayıplı aracı kullanmaya zorlanmasının doğru olmayacağı, dolayısıyla misli ile değişim ve aracın serviste tamiri sırasında araç «mahrumiyetinden» kaynaklanan maddi zararının davalıdan tahsiline yönelik talebinin yerinde bulunduğu, dosya içeriğine göre «garanti kapsamında» azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, bakiye 14 gün yönünden zararın belirlendiği, bilirkişi raporunda aynı nitelikteki aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL olduğu bildirilmekle, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle 14x200=2.800,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 34 RA 6157 plakalı aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davaya konu aracın davalıya iadesine, aracın kullanılmadığı süre için 2.800,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
227/4, “Alıcının «sözleşmeden dönme hakkını» kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilir” şeklinde düzenlenmiştir.
-
Ayıpsız mal ikamesi veya bedel iadesi | Ayıptan doğan sorumluluk
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2099 E. 2023/5794 K.
Ortak:seçimlik haklar · sözleşmeden dönme · değer kaybı · ayıp · kâr kaybı · teslim · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… ığını, araçta alırken mevcut olmayıp, sonradan meydana geldiği iddia edilen hatanın müvekkilinden kaynaklanmadığını, davacının kanunda belirtilen süreler içerisinde «ayıp» ihbarında bulunmayarak malı kabul ettiğini, müvekkili tarafından yapılan incelemeler sonucunda davacının taleplerinin karşılanmasını gerektirecek teknik bir çözümsüzlükle karşılaşılmadığını, dava konusu araçta üretim hatası olmadığını, onarım neticesinde «değer kaybı» oluşturacak bir aksaklığında söz konusu olmadığını, davacının seçimlik hakkını onarım şeklinde kullandığını, davacının faiz talebinin de kabul edilemez olduğunu, d …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda davacının aracın misli ile değişiminin talep edildiği, «ıslah» ile seçimlik hakkının değiştirilerek araçta «bedel indirimine» dönüştürüldüğü, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinde ise; satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcının, «seçimlik haklardan» ancak birini kullanabileceği belirtildikten sonra satılanın ayıplı olması durumunda alıcının sahip olduğu seçimlik hakların satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek «sözleşmeden dönme», satılanı alıkoyup «ayıp» oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir «masrafı» gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme ve imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme olarak belirlendiği, bu seçimlik haklar dışında alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının ise saklı olduğu, bu hakların kullanımla biten inşai haklardan olup, davacının misli ile değişim olarak kullandığı seçimlik hakkını ıslah ile değiştirmesi mümkün olmayıp, yapılan ıslah işleminin hukuken sonuç doğurmadığı, davacı tarafça satışa konu araçta iddia edilen ayıpların giderilip giderilmediğinin araç üzerinde «keşif» yapılamadığından tespit edilemediği, Mahkemece aracın keşif için hazır edilmesi için 7 nci celsede «kesin süre» verilmesine rağmen aracın hazır edilmediği bu nedenle davanın mevcut deliline göre ispatlanamaması nedeniyle davanın reddedilmesi ve dava değeri üzerinden davalılar lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre İlk Derece Mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan …
… tahsis edilmeyen müvekkili şirketin aracını kullanamamasından doğan zararının hesaplanarak davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 25.03.2021 tarihli «ıslah» dilekçesi ile «ayıp» oranında satış bedelinden indirim ve ikame araç tahsis edilememesi nedeniyle kullanamamadan kaynaklanan zararın şimdilik 100.00 TL'sinin tazmini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davacının «sözleşmeden dönme hakkını» kullandığı kabulü üzerinden hüküm verilmesi doğru görülmüş ise de dosya kapsamında alınan «son» bilirkişi raporunda, aracın dava konusu edilen «ayıp» dışında hasarlandığı tespit edilmiş olup; işbu «hasar» nedeniyle oluşacak «değer kaybının» «birlikte ifa kuralı» gereğince aracın davalıya «teslimi» sırasında ödenmesi halinde misliyle değiştirme kararı verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek hasarlı aracın yenisi ile değiştirilmesine karar verilmesi doğ …
A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu aracın ayıplı olmadığını, aracın kazalı olduğunu, «değer kaybı» ve kullanım bedeline ilişkin değerlendirme yapılmadığını, aracın otomobil konusunda uzman bir heyetçe incelenmesi gerektiğini, aracın halihazırda 50.000 KM sınırında olduğunu, davacının araçtan faydalandığının açık olduğunu, araçtaki arızanın kullanım kaynaklı olduğunu ve bu materyalin filtre kategorisine girmesi nedeniyle onarımın «garanti kapsamında» kalmayacağını, davacının onarım seçimlik hakkını kullandığını bu nedenle sözleşmeden cayamayacağını, onarım neticesinde sorunun giderildiğini, araçtan beklenilen faydanın azalmadığını, «seçimlik haklarda» sıralamanın gözetilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin «iyiniyetli» olmadığını, misli ile değişim kararının müvekkili aleyhine ağır ve orantısız bir yaptırım olduğunu, kararın yerinde bulunması halinde aracın müvekkiline takdiyatsız «teslimi» hususunun ayrıca belirtilmesi gerektiğini, araç hali hazırda davacı tarafından kullanıldığından faiz isteminin yersiz olduğunu ayrıca ancak «yasal faiz» talep edebileceğini, faiz başlangıcının aracın müvekkiline iade tarihi olması gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
6098 sayılı Kanunun 227 inci maddesinde, «ayıp» halinde davacının talep edebileceği «seçimlik haklarından» «sözleşmeden dönme» düzenlenmiş, bu hakkın satılanın iadesine hazır olunduğu bildirilerek kullanılabileceği belirtilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:birlikte ifa kuralı · kullanım hatası · birlikte ifa · dönme hakkı · garanti kapsamı · iyiniyet · müteselsil sorumluluk · ifa
Benzer bu karardaMahkemece davacının «sözleşmeden dönme hakkını» kullandığı kabulü üzerinden hüküm verilmesi doğru görülmüş ise de dosya kapsamında alınan «son» bilirkişi raporunda, aracın dava konusu edilen «ayıp» dışında hasarlandığı tespit edilmiş olup; işbu «hasar» nedeniyle oluşacak «değer kaybının» «birlikte ifa kuralı» gereğince aracın davalıya «teslimi» sırasında ödenmesi halinde misliyle değiştirme kararı verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek hasarlı aracın yenisi ile değiştirilmesine karar verilmesi doğ …
A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu aracın ayıplı olmadığını, aracın kazalı olduğunu, «değer kaybı» ve kullanım bedeline ilişkin değerlendirme yapılmadığını, aracın otomobil konusunda uzman bir heyetçe incelenmesi gerektiğini, aracın halihazırda 50.000 KM sınırında olduğunu, davacının araçtan faydalandığının açık olduğunu, araçtaki arızanın kullanım kaynaklı olduğunu ve bu materyalin filtre kategorisine girmesi nedeniyle onarımın «garanti kapsamında» kalmayacağını, davacının onarım seçimlik hakkını kullandığını bu nedenle sözleşmeden cayamayacağını, onarım neticesinde sorunun giderildiğini, araçtan beklenilen faydanın azalmadığını, «seçimlik haklarda» sıralamanın gözetilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin «iyiniyetli» olmadığını, misli ile değişim kararının müvekkili aleyhine ağır ve orantısız bir yaptırım olduğunu, kararın yerinde bulunması halinde aracın müvekkiline takdiyatsız «teslimi» hususunun ayrıca belirtilmesi gerektiğini, araç hali hazırda davacı tarafından kullanıldığından faiz isteminin yersiz olduğunu ayrıca ancak «yasal faiz» talep edebileceğini, faiz başlangıcının aracın müvekkiline iade tarihi olması gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya «garanti kapsamında» hizmet verilip arızaların giderildiğini, dosya kapsamında alınan keşifli raporun gerçeği yansıtmadığını, buna ilişkin itirazların dikkate alınmadığını, araçta «kullanım hatası» bulunduğunu, «hasar» nedeniyle oluşan değer «kaydı» bakımından bir değerlendirme yapılmadığını, aracın ikaza rağmen kullanmaya devam etmesinin ve kısa sürede fazla miktarda km yapmasının sonuca etkili olup olmadığın …
Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıya «garanti kapsamında» hizmet verilip arızaların giderildiğini, dosya kapsamında alınan keşifli raporun gerçeği yansıtmadığını, buna ilişkin itirazların dikkate alınmadığını, araçta «kullanım hatası» bulunduğunu, «hasar» nedeniyle oluşan değer «kaydı» bakımından bir değerlendirme yapılmadığını, aracın ikazına rağmen aracın kullanmaya devam etmesinin sonuca etkili olup olmadığına ilişkin de değerlendirme yapılmadığını, davacının onarım hakkını kullandığını, değişim kararının orantısız olduğunu, kullanıcı hatası ve kullanım nedeniyle oluşan «değer kaybına» ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, davacının dava süresinde de aracı kullanmaya devam ettiğini beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/718 E. , 2024/4708 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/2220 Esas, 2022/1829 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/643 E., 2021/397 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonucu İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 28.06.2018 tarihinde satın aldığı ... marka .... plakalı aracın, satın alındığı günden beri defalarca sağ ön tarafından, sol kapıdan ses gelmesi, anormal gürültü ve aynı minvaldeki şikayetlerle davalı ... Tic. A.Ş.'ne ait yetkili servise getirildiğini ancak müvekkilinin şikayetinin giderilmediğini, aracın davalı ... Tic. A.Ş.'ne ait yetkili serviste toplamda yaklaşık 2 aya yakın süre kadar kalmışsa da bunun çok küçük bir kısmında ikame araç tahsis edildiğini ileri sürerek dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini ve ikame araç tahsis edilmeyen müvekkili şirketin aracını kullanamamasından doğan zararının hesaplanarak davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 25.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile ayıp oranında satış bedelinden indirim ve ikame araç tahsis edilememesi nedeniyle kullanamamadan kaynaklanan zararın şimdilik 100.00 TL'sinin tazmini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili firmaya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davanın muhatabı olmadığını, aracı firma olduğunu, diğer davalı üretici ... Türkiye Otomobil Ltd. Şti.'den almış olduğu araçları sattığını, araçta alırken mevcut olmayıp, sonradan meydana geldiği iddia edilen hatanın müvekkilinden kaynaklanmadığını, davacının kanunda belirtilen süreler içerisinde ayıp ihbarında bulunmayarak malı kabul ettiğini, müvekkili tarafından yapılan incelemeler sonucunda davacının taleplerinin karşılanmasını gerektirecek teknik bir çözümsüzlükle karşılaşılmadığını, dava konusu araçta üretim hatası olmadığını, onarım neticesinde değer kaybı oluşturacak bir aksaklığında söz konusu olmadığını, davacının seçimlik hakkını onarım şeklinde kullandığını, davacının faiz talebinin de kabul edilemez olduğunu, davacının lehine faize hükmedilecek ise davacının da aracından kullandığı süre boyunca elde etmiş olduğu menfaati iade etmesinin de zorunlu olduğunu, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... Turkey Oto. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi için gerekli koşullar oluşmadığını, davacıya ait aracın 06.09.2018 tarihinde 6.449 km’deyken aracın sol kapısından ses gelme şikayeti ile servise giriş yaptığını, servis girişindeki ses şikayeti ile ilgili, gerek yetkili servis gerekse de müvekkili şirket teknik ekipleri tarafından gerekli incelemelerin yapıldığını ve aracın sağ kapısından geldiği tespit edilen ses ile ilgili arızanın giderilmesi amacıyla aracın sağ ön salıncak aksamının değiştirildiğini, değişim işleminin akabinde davacı ile birlikte yapılan yol testinde ise sesin kaybolduğunun kendisi tarafından da teyit edilerek aracın 01.10.2018 tarihinde davacıya teslim edildiğini, davacının kendilerine arızanın devam ettiğini bildirdiğini, otomobilin incelenmesi için İstanbul’dan Trabzon’a giderek aracın incelendiğini, davacı tarafından araca runflat (patlamayan) lastik takılmış olduğunun tespit edildiğini, runflat lastik kullanımı için otomobil süspansiyon sisteminin bu lastiklere göre dizayn edilmesi gerektiğini, bu lastik tipinin sert yapısı gereği uygun olmayan otomobillerin süspansiyonunda bazı sorunlara yol açabildiğini, aracın arızalanmasına bizzat kendi kusuru ile sebep olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ayıba karşı tekeffül hükümlerine gidilebilmesi için öncelikle davacının daha önceki ücretsiz onarım haklarını kullandıktan sonra aracın halen ayıplı olduğunu ispat etmesi gerektiği, aracın 3. kişilere satılmış olması nedeni ile bu hususun ispat edilemediğini ve sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, delillerinin değerlendirilmediğini, araçtaki kronik arızaların giderilmediğini, son servis işleminden sonra bile araçtaki arızanın devam ettiğini, araçtaki son servis işleminden sonra ayıbın devam edip etmediğininin ispatlanamadığından bahisle davanın reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, eksik inceleme yapıldığını, araç mahrumiyeti tazminatı taleplerinin değerlendirilmediğini, bununla ilgili hüküm kurulmadığını, verilen kararın hükmedilen vekalet ücreti yönünden de hatalı olduğunu, araç bedeli üzerinden karşı vekalete hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda davacının aracın misli ile değişiminin talep edildiği, ıslah ile seçimlik hakkının değiştirilerek araçta bedel indirimine dönüştürüldüğü, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinde ise; satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcının, seçimlik haklardan ancak birini kullanabileceği belirtildikten sonra satılanın ayıplı olması durumunda alıcının sahip olduğu seçimlik hakların satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme ve imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme olarak belirlendiği, bu seçimlik haklar dışında alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının ise saklı olduğu, bu hakların kullanımla biten inşai haklardan olup, davacının misli ile değişim olarak kullandığı seçimlik hakkını ıslah ile değiştirmesi mümkün olmayıp, yapılan ıslah işleminin hukuken sonuç doğurmadığı, davacı tarafça satışa konu araçta iddia edilen ayıpların giderilip giderilmediğinin araç üzerinde keşif yapılamadığından tespit edilemediği, Mahkemece aracın keşif için hazır edilmesi için 7 nci celsede kesin süre verilmesine rağmen aracın hazır edilmediği bu nedenle davanın mevcut deliline göre ispatlanamaması nedeniyle davanın reddedilmesi ve dava değeri üzerinden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre İlk Derece Mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve resen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ayıplı malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve zarar tazmini talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince ıslahın geçerli olmadığından bahisle gerekçe zenginleştirilerek esastan ret kararı verilmişse de; değişik gerekçe ile esastan ret kararı verilemeyeceğinden Bölge Adliye Mahkemesince yeni bir hüküm kurulması gerekmekteyse de İlk Derece Mahkemesince ücretsiz onarımlar dışında arızanın halen devam ettiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi karşısında Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar sonucu itibariyle doğru görülmüştür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1075762600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz