6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/718 E. 2024/4708 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıpsız benzeri ile değiştirme ücretsiz onarım misli ile değişim ayıba karşı tekeffül ayıpsız misli ile değiştirme bedel indirimi misli ile değiştirme seçimlik haklar sözleşmeden dönme değer kaybı tazmin talebi delil değerlendirmesi ayıp keşif kâr mahrumiyeti şikayet kesin süre kâr kaybı esastan ret ıslah dosya masrafı kusur eksik inceleme vekalet ücreti teslim kesin hüküm istinaf yoluna başvurulabilirlik husumet i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 227 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2018/643 E., 2021/397 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonucu İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 28.06.2018 tarihinde satın aldığı ... marka .... plakalı aracın, satın alındığı günden beri defalarca sağ ön tarafından, sol kapıdan ses gelmesi, anormal gürültü ve aynı minvaldeki şikayetlerle davalı ... Tic. A.Ş.'ne ait yetkili servise getirildiğini ancak müvekkilinin şikayetinin giderilmediğini, aracın davalı ... Tic. A.Ş.'ne ait yetkili serviste toplamda yaklaşık 2 aya yakın süre kadar kalmışsa da bunun çok küçük bir kısmında ikame araç tahsis edildiğini ileri sürerek dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini ve ikame araç tahsis edilmeyen müvekkili şirketin aracını kullanamamasından doğan zararının hesaplanarak davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 25.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile ayıp oranında satış bedelinden indirim ve ikame araç tahsis edilememesi nedeniyle kullanamamadan kaynaklanan zararın şimdilik 100.00 TL'sinin tazmini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili firmaya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davanın muhatabı olmadığını, aracı firma olduğunu, diğer davalı üretici ... Türkiye Otomobil Ltd. Şti.'den almış olduğu araçları sattığını, araçta alırken mevcut olmayıp, sonradan meydana geldiği iddia edilen hatanın müvekkilinden kaynaklanmadığını, davacının kanunda belirtilen süreler içerisinde ayıp ihbarında bulunmayarak malı kabul ettiğini, müvekkili tarafından yapılan incelemeler sonucunda davacının taleplerinin karşılanmasını gerektirecek teknik bir çözümsüzlükle karşılaşılmadığını, dava konusu araçta üretim hatası olmadığını, onarım neticesinde değer kaybı oluşturacak bir aksaklığında söz konusu olmadığını, davacının seçimlik hakkını onarım şeklinde kullandığını, davacının faiz talebinin de kabul edilemez olduğunu, davacının lehine faize hükmedilecek ise davacının da aracından kullandığı süre boyunca elde etmiş olduğu menfaati iade etmesinin de zorunlu olduğunu, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... Turkey Oto. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi için gerekli koşullar oluşmadığını, davacıya ait aracın 06.09.2018 tarihinde 6.449 km’deyken aracın sol kapısından ses gelme şikayeti ile servise giriş yaptığını, servis girişindeki ses şikayeti ile ilgili, gerek yetkili servis gerekse de müvekkili şirket teknik ekipleri tarafından gerekli incelemelerin yapıldığını ve aracın sağ kapısından geldiği tespit edilen ses ile ilgili arızanın giderilmesi amacıyla aracın sağ ön salıncak aksamının değiştirildiğini, değişim işleminin akabinde davacı ile birlikte yapılan yol testinde ise sesin kaybolduğunun kendisi tarafından da teyit edilerek aracın 01.10.2018 tarihinde davacıya teslim edildiğini, davacının kendilerine arızanın devam ettiğini bildirdiğini, otomobilin incelenmesi için İstanbul’dan Trabzon’a giderek aracın incelendiğini, davacı tarafından araca runflat (patlamayan) lastik takılmış olduğunun tespit edildiğini, runflat lastik kullanımı için otomobil süspansiyon sisteminin bu lastiklere göre dizayn edilmesi gerektiğini, bu lastik tipinin sert yapısı gereği uygun olmayan otomobillerin süspansiyonunda bazı sorunlara yol açabildiğini, aracın arızalanmasına bizzat kendi kusuru ile sebep olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ayıba karşı tekeffül hükümlerine gidilebilmesi için öncelikle davacının daha önceki ücretsiz onarım haklarını kullandıktan sonra aracın halen ayıplı olduğunu ispat etmesi gerektiği, aracın 3. kişilere satılmış olması nedeni ile bu hususun ispat edilemediğini ve sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, delillerinin değerlendirilmediğini, araçtaki kronik arızaların giderilmediğini, son servis işleminden sonra bile araçtaki arızanın devam ettiğini, araçtaki son servis işleminden sonra ayıbın devam edip etmediğininin ispatlanamadığından bahisle davanın reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, eksik inceleme yapıldığını, araç mahrumiyeti tazminatı taleplerinin değerlendirilmediğini, bununla ilgili hüküm kurulmadığını, verilen kararın hükmedilen vekalet ücreti yönünden de hatalı olduğunu, araç bedeli üzerinden karşı vekalete hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda davacının aracın misli ile değişiminin talep edildiği, ıslah ile seçimlik hakkının değiştirilerek araçta bedel indirimine dönüştürüldüğü, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinde ise; satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcının, seçimlik haklardan ancak birini kullanabileceği belirtildikten sonra satılanın ayıplı olması durumunda alıcının sahip olduğu seçimlik hakların satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme ve imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme olarak belirlendiği, bu seçimlik haklar dışında alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının ise saklı olduğu, bu hakların kullanımla biten inşai haklardan olup, davacının misli ile değişim olarak kullandığı seçimlik hakkını ıslah ile değiştirmesi mümkün olmayıp, yapılan ıslah işleminin hukuken sonuç doğurmadığı, davacı tarafça satışa konu araçta iddia edilen ayıpların giderilip giderilmediğinin araç üzerinde keşif yapılamadığından tespit edilemediği, Mahkemece aracın keşif için hazır edilmesi için 7 nci celsede kesin süre verilmesine rağmen aracın hazır edilmediği bu nedenle davanın mevcut deliline göre ispatlanamaması nedeniyle davanın reddedilmesi ve dava değeri üzerinden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre İlk Derece Mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve resen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, ayıplı malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve zarar tazmini talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince ıslahın geçerli olmadığından bahisle gerekçe zenginleştirilerek esastan ret kararı verilmişse de; değişik gerekçe ile esastan ret kararı verilemeyeceğinden Bölge Adliye Mahkemesince yeni bir hüküm kurulması gerekmekteyse de İlk Derece Mahkemesince ücretsiz onarımlar dışında arızanın halen devam ettiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi karşısında Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar sonucu itibariyle doğru görülmüştür.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ayıpsız misli ile değişim

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6302 E. 2024/614 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ayıpsız misli ile değişim

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5425 E. 2022/9642 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ayıpsız mal ikamesi veya bedel iadesi | Ayıptan doğan sorumluluk

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2099 E. 2023/5794 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/718 E.  ,  2024/4708 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/2220 Esas, 2022/1829 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/643 E., 2021/397 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonucu İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 28.06.2018 tarihinde satın aldığı ... marka .... plakalı aracın, satın alındığı günden beri defalarca sağ ön tarafından, sol kapıdan ses gelmesi, anormal gürültü ve aynı minvaldeki şikayetlerle davalı ... Tic. A.Ş.'ne ait yetkili servise getirildiğini ancak müvekkilinin şikayetinin giderilmediğini, aracın davalı ... Tic. A.Ş.'ne ait yetkili serviste toplamda yaklaşık 2 aya yakın süre kadar kalmışsa da bunun çok küçük bir kısmında ikame araç tahsis edildiğini ileri sürerek dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini ve ikame araç tahsis edilmeyen müvekkili şirketin aracını kullanamamasından doğan zararının hesaplanarak davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 25.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile ayıp oranında satış bedelinden indirim ve ikame araç tahsis edilememesi nedeniyle kullanamamadan kaynaklanan zararın şimdilik 100.00 TL'sinin tazmini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili firmaya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davanın muhatabı olmadığını, aracı firma olduğunu, diğer davalı üretici ... Türkiye Otomobil Ltd. Şti.'den almış olduğu araçları sattığını, araçta alırken mevcut olmayıp, sonradan meydana geldiği iddia edilen hatanın müvekkilinden kaynaklanmadığını, davacının kanunda belirtilen süreler içerisinde ayıp ihbarında bulunmayarak malı kabul ettiğini, müvekkili tarafından yapılan incelemeler sonucunda davacının taleplerinin karşılanmasını gerektirecek teknik bir çözümsüzlükle karşılaşılmadığını, dava konusu araçta üretim hatası olmadığını, onarım neticesinde değer kaybı oluşturacak bir aksaklığında söz konusu olmadığını, davacının seçimlik hakkını onarım şeklinde kullandığını, davacının faiz talebinin de kabul edilemez olduğunu, davacının lehine faize hükmedilecek ise davacının da aracından kullandığı süre boyunca elde etmiş olduğu menfaati iade etmesinin de zorunlu olduğunu, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... Turkey Oto. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi için gerekli koşullar oluşmadığını, davacıya ait aracın 06.09.2018 tarihinde 6.449 km’deyken aracın sol kapısından ses gelme şikayeti ile servise giriş yaptığını, servis girişindeki ses şikayeti ile ilgili, gerek yetkili servis gerekse de müvekkili şirket teknik ekipleri tarafından gerekli incelemelerin yapıldığını ve aracın sağ kapısından geldiği tespit edilen ses ile ilgili arızanın giderilmesi amacıyla aracın sağ ön salıncak aksamının değiştirildiğini, değişim işleminin akabinde davacı ile birlikte yapılan yol testinde ise sesin kaybolduğunun kendisi tarafından da teyit edilerek aracın 01.10.2018 tarihinde davacıya teslim edildiğini, davacının kendilerine arızanın devam ettiğini bildirdiğini, otomobilin incelenmesi için İstanbul’dan Trabzon’a giderek aracın incelendiğini, davacı tarafından araca runflat (patlamayan) lastik takılmış olduğunun tespit edildiğini, runflat lastik kullanımı için otomobil süspansiyon sisteminin bu lastiklere göre dizayn edilmesi gerektiğini, bu lastik tipinin sert yapısı gereği uygun olmayan otomobillerin süspansiyonunda bazı sorunlara yol açabildiğini, aracın arızalanmasına bizzat kendi kusuru ile sebep olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ayıba karşı tekeffül hükümlerine gidilebilmesi için öncelikle davacının daha önceki ücretsiz onarım haklarını kullandıktan sonra aracın halen ayıplı olduğunu ispat etmesi gerektiği, aracın 3. kişilere satılmış olması nedeni ile bu hususun ispat edilemediğini ve sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, delillerinin değerlendirilmediğini, araçtaki kronik arızaların giderilmediğini, son servis işleminden sonra bile araçtaki arızanın devam ettiğini, araçtaki son servis işleminden sonra ayıbın devam edip etmediğininin ispatlanamadığından bahisle davanın reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, eksik inceleme yapıldığını, araç mahrumiyeti tazminatı taleplerinin değerlendirilmediğini, bununla ilgili hüküm kurulmadığını, verilen kararın hükmedilen vekalet ücreti yönünden de hatalı olduğunu, araç bedeli üzerinden karşı vekalete hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda davacının aracın misli ile değişiminin talep edildiği, ıslah ile seçimlik hakkının değiştirilerek araçta bedel indirimine dönüştürüldüğü, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinde ise; satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcının, seçimlik haklardan ancak birini kullanabileceği belirtildikten sonra satılanın ayıplı olması durumunda alıcının sahip olduğu seçimlik hakların satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme ve imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme olarak belirlendiği, bu seçimlik haklar dışında alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının ise saklı olduğu, bu hakların kullanımla biten inşai haklardan olup, davacının misli ile değişim olarak kullandığı seçimlik hakkını ıslah ile değiştirmesi mümkün olmayıp, yapılan ıslah işleminin hukuken sonuç doğurmadığı, davacı tarafça satışa konu araçta iddia edilen ayıpların giderilip giderilmediğinin araç üzerinde keşif yapılamadığından tespit edilemediği, Mahkemece aracın keşif için hazır edilmesi için 7 nci celsede kesin süre verilmesine rağmen aracın hazır edilmediği bu nedenle davanın mevcut deliline göre ispatlanamaması nedeniyle davanın reddedilmesi ve dava değeri üzerinden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre İlk Derece Mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve resen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, ayıplı malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve zarar tazmini talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince ıslahın geçerli olmadığından bahisle gerekçe zenginleştirilerek esastan ret kararı verilmişse de; değişik gerekçe ile esastan ret kararı verilemeyeceğinden Bölge Adliye Mahkemesince yeni bir hüküm kurulması gerekmekteyse de İlk Derece Mahkemesince ücretsiz onarımlar dışında arızanın halen devam ettiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi karşısında Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar sonucu itibariyle doğru görülmüştür.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple ;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.06.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1075762600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.