Ayıpsız mal ikamesi veya bedel iadesi | Ayıptan doğan sorumluluk
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2099 E. 2023/5794 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıpsız misli ile değişim↗ birlikte ifa kuralı↗ kullanım hatası↗ birlikte ifa↗ misli ile değişim↗ dönme hakkı↗ seçimlik haklar↗ garanti kapsamı↗ sözleşmeden dönme↗ değer kaybı↗ ayıp↗ iyiniyet↗ müteselsil sorumluluk↗ ifa↗ garantörlük↗ kâr kaybı↗ yasal faiz↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ ibraz↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aracın motor arızasının, dosyaya ibraz edilen evraklar ve yapılan teknik inceleme neticesinde tekrarlı servis girişleri ile halihazırda çözülememiş olduğu, servis eksikliğinden ve kullanımdan kaynaklanmasının mümkün olmadığı ve aracın satın alınması esnasında makul gözlem ile anlaşılamayacak nitelikte imalat kaynaklı bir ayıp olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Volkswagen minibüs CA tek katlı 7 HC tipi minibüsün ayıpsız olan yenisi ile değiştirilmesine, davalıların ifada müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Doğuş Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu aracın ayıplı olmadığını, aracın kazalı olduğunu, değer kaybı ve kullanım bedeline ilişkin değerlendirme yapılmadığını, aracın otomobil konusunda uzman bir heyetçe incelenmesi gerektiğini, aracın halihazırda 50.000 KM sınırında olduğunu, davacının araçtan faydalandığının açık olduğunu, araçtaki arızanın kullanım kaynaklı olduğunu ve bu materyalin filtre kategorisine girmesi nedeniyle onarımın garanti kapsamında kalmayacağını, davacının onarım seçimlik hakkını kullandığını bu nedenle sözleşmeden cayamayacağını, onarım neticesinde sorunun giderildiğini, araçtan beklenilen faydanın azalmadığını, seçimlik haklarda sıralamanın gözetilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin iyiniyetli olmadığını, misli ile değişim kararının müvekkili aleyhine ağır ve orantısız bir yaptırım olduğunu, kararın yerinde bulunması halinde aracın müvekkiline takdiyatsız teslimi hususunun ayrıca belirtilmesi gerektiğini, araç hali hazırda davacı tarafından kullanıldığından faiz isteminin yersiz olduğunu ayrıca ancak yasal faiz talep edebileceğini, faiz başlangıcının aracın müvekkiline iade tarihi olması gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı Mez Motorlu Araçlar Paz. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya garanti kapsamında hizmet verilip arızaların giderildiğini, dosya kapsamında alınan keşifli raporun gerçeği yansıtmadığını, buna ilişkin itirazların dikkate alınmadığını, araçta kullanım hatası bulunduğunu, hasar nedeniyle oluşan değer kaydı bakımından bir değerlendirme yapılmadığını, aracın ikaza rağmen kullanmaya devam etmesinin ve kısa sürede fazla miktarda km yapmasının sonuca etkili olup olmadığına ilişkin de değerlendirme yapılmadığını, davacının onarım hakkını kullandığını, değişim kararının orantısız olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu aracın üretim hatasından kaynaklı gizli ayıplı olduğu, ayıbın ortaya çıkmasında kullanım hatasından bahsedilemeyeceği, araç üzerinde keşfen yapılan 01.08.2018 tarihli denetimde aracın 56.534 km'de olup arızalı parçaların değiştirilmesine karşın ayıp halinin halen devam ettiğinin tespit edildiği, giderilmeyen ayıp yönünden davacının onarım hakkını kullandığından bahsedilemeyeceği, ithalatçı garantili ve bayi çıkışlı 0 km araç satın alan davacının olağan sebep ve süreler dışında servise başvuru zorunluluğu doğuran ve halen giderilemeyen arızalar sebebiyle araçtan beklenen faydanın görülmediği, aracın arıza süreci dikkate alındığında bu haliyle davacının seçimlik haklarından ayıpsız misli ile değişim hakkını kullanım şartının oluştuğu, hüküm altına alınan seçimlik hakkın taraflar arasında nispetsizlik sonucu doğurmayıp objektif kriterlerin sağlandığı gerekçesiyle davalı taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Doğuş Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Mez Motorlu Araçlar Paz. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıya garanti kapsamında hizmet verilip arızaların giderildiğini, dosya kapsamında alınan keşifli raporun gerçeği yansıtmadığını, buna ilişkin itirazların dikkate alınmadığını, araçta kullanım hatası bulunduğunu, hasar nedeniyle oluşan değer kaydı bakımından bir değerlendirme yapılmadığını, aracın ikazına rağmen aracın kullanmaya devam etmesinin sonuca etkili olup olmadığına ilişkin de değerlendirme yapılmadığını, davacının onarım hakkını kullandığını, değişim kararının orantısız olduğunu, kullanıcı hatası ve kullanım nedeniyle oluşan değer kaybına ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, davacının dava süresinde de aracı kullanmaya devam ettiğini beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında satışı gerçekleştirilen ticari aracın ayıplı olması ve ayıpsız misli ile değişim seçimlik hakkının kullanılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 223, 227 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6098 sayılı Kanunun 227 inci maddesinde, ayıp halinde davacının talep edebileceği seçimlik haklarından sözleşmeden dönme düzenlenmiş, bu hakkın satılanın iadesine hazır olunduğu bildirilerek kullanılabileceği belirtilmiştir. Mahkemece davacının sözleşmeden dönme hakkını kullandığı kabulü üzerinden hüküm verilmesi doğru görülmüş ise de dosya kapsamında alınan son bilirkişi raporunda, aracın dava konusu edilen ayıp dışında hasarlandığı tespit edilmiş olup; işbu hasar nedeniyle oluşacak değer kaybının birlikte ifa kuralı gereğince aracın davalıya teslimi sırasında ödenmesi halinde misliyle değiştirme kararı verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek hasarlı aracın yenisi ile değiştirilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3665 E. 2023/7293 K.
Ortak:dönme hakkı · sözleşmeden dönme · ayıp · garantörlük · teslim · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece davacının «sözleşmeden dönme hakkını» kullandığı kabulü üzerinden hüküm verilmesi doğru görülmüş ise de dosya kapsamında alınan «son» bilirkişi raporunda, aracın dava konusu edilen «ayıp» dışında hasarlandığı tespit edilmiş olup; işbu «hasar» nedeniyle oluşacak «değer kaybının» «birlikte ifa kuralı» gereğince aracın davalıya «teslimi» sırasında ödenmesi halinde misliyle değiştirme kararı verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek hasarlı aracın yenisi ile değiştirilmesine karar verilmesi doğ …
A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu aracın ayıplı olmadığını, aracın kazalı olduğunu, «değer kaybı» ve kullanım bedeline ilişkin değerlendirme yapılmadığını, aracın otomobil konusunda uzman bir heyetçe incelenmesi gerektiğini, aracın halihazırda 50.000 KM sınırında olduğunu, davacının araçtan faydalandığının açık olduğunu, araçtaki arızanın kullanım kaynaklı olduğunu ve bu materyalin filtre kategorisine girmesi nedeniyle onarımın «garanti kapsamında» kalmayacağını, davacının onarım seçimlik hakkını kullandığını bu nedenle sözleşmeden cayamayacağını, onarım neticesinde sorunun giderildiğini, araçtan beklenilen faydanın azalmadığını, «seçimlik haklarda» sıralamanın gözetilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin «iyiniyetli» olmadığını, misli ile değişim kararının müvekkili aleyhine ağır ve orantısız bir yaptırım olduğunu, kararın yerinde bulunması halinde aracın müvekkiline takdiyatsız «teslimi» hususunun ayrıca belirtilmesi gerektiğini, araç hali hazırda davacı tarafından kullanıldığından faiz isteminin yersiz olduğunu ayrıca ancak «yasal faiz» talep edebileceğini, faiz başlangıcının aracın müvekkiline iade tarihi olması gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
… kullanım hatasından bahsedilemeyeceği, araç üzerinde keşfen yapılan 01.08.2018 tarihli denetimde aracın 56.534 km'de olup arızalı parçaların değiştirilmesine karşın «ayıp» halinin halen devam ettiğinin tespit edildiği, giderilmeyen ayıp yönünden davacının onarım hakkını kullandığından bahsedilemeyeceği, ithalatçı «garantili» ve bayi çıkışlı 0 km araç satın alan davacının olağan sebep ve süreler dışında servise başvuru zorunluluğu doğuran ve halen giderilemeyen arızalar sebebiyle araçtan beklenen faydanın görülmediği, aracın arıza süreci dikkate alındığında bu haliyle davacının «seçimlik haklarından» ayıpsız misli ile değişim hakkını kullanım şartının oluştuğu, hüküm altına alınan seçimlik hakkın taraflar arasında nispetsizlik sonucu doğurmayıp objektif kriterl …
Benzer bu kararda… KEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu aracın motor silindir kapağında çatlak bulunduğu, söz konusu ayıbın «gizli ayıp» niteliğinde olduğu, gizli ayıp, bizzat davalı Aykar..A.Ş. tarafından tespit edildiğinden ayrıca «ihbar» edilmesine gerek bulunmadığı, dolayısıyla «ayıp ihbarının», 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki süre içerisinde yapıldığının kabulü gerektiği, ayıptan, davalı Aykar...A.Ş.'nin satıcı sıfatıyla, diğer davalının ise genel hükümlere göre «garanti» veren sıfatıyla sorumlu olduğu, davacının seçimlik hakkını ürünün ayıpsız bir misliyle değiştirilmesinden yana kullandığı, ayıbın, aracın en önemli parçası olan motorda meydana geldiği, motorun onarımı mümkünse de, onarım sonrasında aracın orjinalliğinin ortadan kalkacağı ve aracın değerinin düşeceği, bu nedenle davacının ayıplı olarak üretilen motorun onarılması suretiyle aracın bu haliyle kullanmaya zorlanamayacağı, davacının sıfır kilometre olarak aldığı araçtan beklediği verimi alamaması nedeniyle «sözleşmeden dönme hakkını» kullanmasının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu aracın davalılar tarafından ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmiştir.
… ekkilinin davanın açıldığı tarihe kadar tekrarlayan sorunlar sebebiyle aracı 4 kez davalı Aykar...A.Ş.'ye ait servise götürmek zorunda kaldığını, 24.05.2017 tarihli «son» servis ziyaretinde, aracın motorunun silindir kapağında çatlak olduğunun tespit edildiğini, söz konusu gizli ayıbı öğrenir öğrenmez davalılara «ayıp» ihbarında bulunduklarını ve aracın ayıpsız bir misliyle değiştirilmesini istediklerini ancak davalıların buna yanaşmadığını ileri sürerek «terditli» talepte bulunmuş öncelikle aracın ayıpsız bir misliyle değiştirilmesini, bu talebin kabul görmemesi halinde ise aracın satış bedeli olarak fazlaya ilişkin haklar s …
2.Davalı Doğuş Otomotiv...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ayıp ihbarının» süresinde yapılmadığını, «delil tespitinin» hukuka aykırı yapıldığını, müvekkilinin «garanti sorumluluğunun» olmadığını, araçtaki arızanın onarımla giderilebilecek nitelikte olduğunu, nitekim hükme esas alınan bilirkişi raporununda da bu hususun belirtildiğini, bu nedenle «misliyle değişim» talebinin «hakkaniyete» aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik ciddi mahiyetteki itirazlarının dikkate alınmadığını, alıcının elde ettiği faydaların ve araç üzerind …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:garanti sorumluluğu · misliyle değişim · ayıp ihbar süresi · ihbar süresi · gizli ayıp · ayıp ihbarı · eksik harç · terditli dava
Benzer bu kararda2.Davalı Doğuş Otomotiv..A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar sürelerine» riayet etmediğini, «delil tespit» işleminin hukuka aykırı olduğunu, davanın eksik harçla açıldığını, sonradan ortaya çıkan ayıbın onarımla giderilebilecek nitelikte olup «misliyle değişim» talebinin haksız olduğunu ve misliyle değişim durumunda araçta elde edilen faydanın mahsubu gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davalı Aykar...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan «delil tespitinin» hukuka aykırı olduğunu, «ayıp ihbar sürelerine» uyulmadığını, «eksik harç» alındığını, arızanın onarımla giderilebileceğini, Mahkemece, araçtan elde edilen faydaların dikkate alınıp «mahsup» edilmemesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
CEVAP 1.Davalı Aykar...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar sürelerine» riayet etmediğini, «delil tespit» işleminin hukuka aykırı olduğunu, araçta imalat hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacı yanca araçtan elde edilen menfaatlerin düşülmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Doğuş Otomotiv...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ayıp ihbarının» süresinde yapılmadığını, «delil tespitinin» hukuka aykırı yapıldığını, müvekkilinin «garanti sorumluluğunun» olmadığını, araçtaki arızanın onarımla giderilebilecek nitelikte olduğunu, nitekim hükme esas alınan bilirkişi raporununda da bu hususun belirtildiğini, bu nedenle «misliyle değişim» talebinin «hakkaniyete» aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik ciddi mahiyetteki itirazlarının dikkate alınmadığını, alıcının elde ettiği faydaların ve araç üzerind …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5425 E. 2022/9642 K.
Ortak:dönme hakkı · garanti kapsamı · sözleşmeden dönme · değer kaybı · ayıp · garantörlük · kâr kaybı · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece davacının «sözleşmeden dönme hakkını» kullandığı kabulü üzerinden hüküm verilmesi doğru görülmüş ise de dosya kapsamında alınan «son» bilirkişi raporunda, aracın dava konusu edilen «ayıp» dışında hasarlandığı tespit edilmiş olup; işbu «hasar» nedeniyle oluşacak «değer kaybının» «birlikte ifa kuralı» gereğince aracın davalıya «teslimi» sırasında ödenmesi halinde misliyle değiştirme kararı verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek hasarlı aracın yenisi ile değiştirilmesine karar verilmesi doğ …
A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu aracın ayıplı olmadığını, aracın kazalı olduğunu, «değer kaybı» ve kullanım bedeline ilişkin değerlendirme yapılmadığını, aracın otomobil konusunda uzman bir heyetçe incelenmesi gerektiğini, aracın halihazırda 50.000 KM sınırında olduğunu, davacının araçtan faydalandığının açık olduğunu, araçtaki arızanın kullanım kaynaklı olduğunu ve bu materyalin filtre kategorisine girmesi nedeniyle onarımın «garanti kapsamında» kalmayacağını, davacının onarım seçimlik hakkını kullandığını bu nedenle sözleşmeden cayamayacağını, onarım neticesinde sorunun giderildiğini, araçtan beklenilen faydanın azalmadığını, «seçimlik haklarda» sıralamanın gözetilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin «iyiniyetli» olmadığını, misli ile değişim kararının müvekkili aleyhine ağır ve orantısız bir yaptırım olduğunu, kararın yerinde bulunması halinde aracın müvekkiline takdiyatsız «teslimi» hususunun ayrıca belirtilmesi gerektiğini, araç hali hazırda davacı tarafından kullanıldığından faiz isteminin yersiz olduğunu ayrıca ancak «yasal faiz» talep edebileceğini, faiz başlangıcının aracın müvekkiline iade tarihi olması gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıya «garanti kapsamında» hizmet verilip arızaların giderildiğini, dosya kapsamında alınan keşifli raporun gerçeği yansıtmadığını, buna ilişkin itirazların dikkate alınmadığını, araçta «kullanım hatası» bulunduğunu, «hasar» nedeniyle oluşan değer «kaydı» bakımından bir değerlendirme yapılmadığını, aracın ikazına rağmen aracın kullanmaya devam etmesinin sonuca etkili olup olmadığına ilişkin de değerlendirme yapılmadığını, davacının onarım hakkını kullandığını, değişim kararının orantısız olduğunu, kullanıcı hatası ve kullanım nedeniyle oluşan «değer kaybına» ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, davacının dava süresinde de aracı kullanmaya devam ettiğini beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
… eklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, araçtaki arızaların halen devam ettiğine ve araca yapılan tamirlere ilişkin servis belgelerinin «ibraz» edildiği, davacının araçtan beklediği yararı sağlayamadığı, davacının ayıplı aracı kullanmaya zorlanmasının doğru olmayacağı, dolayısıyla misli ile değişim ve aracın serviste tamiri sırasında araç «mahrumiyetinden» kaynaklanan maddi zararının davalıdan tahsiline yönelik talebinin yerinde bulunduğu, dosya içeriğine göre «garanti kapsamında» azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, bakiye 14 gün yönünden zararın belirlendiği, bilirkişi raporunda aynı nitelikteki aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL olduğu bildirilmekle, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle 14x200=2.800,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 34 RA 6157 plakalı aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davaya konu aracın davalıya iadesine, aracın kullanılmadığı süre için 2.800,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:misliyle değişim · bedel indirimi · mahrum kalınan kâr · bedel iadesi · kâr mahrumiyeti · denetime elverişlilik · ihbar · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, aracın «misliyle değişimini» talep etmişse de hakim, somut olayın koşullarına göre satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilecektir.
… eklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, araçtaki arızaların halen devam ettiğine ve araca yapılan tamirlere ilişkin servis belgelerinin «ibraz» edildiği, davacının araçtan beklediği yararı sağlayamadığı, davacının ayıplı aracı kullanmaya zorlanmasının doğru olmayacağı, dolayısıyla misli ile değişim ve aracın serviste tamiri sırasında araç «mahrumiyetinden» kaynaklanan maddi zararının davalıdan tahsiline yönelik talebinin yerinde bulunduğu, dosya içeriğine göre «garanti kapsamında» azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, bakiye 14 gün yönünden zararın belirlendiği, bilirkişi raporunda aynı nitelikteki aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL olduğu bildirilmekle, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle 14x200=2.800,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 34 RA 6157 plakalı aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davaya konu aracın davalıya iadesine, aracın kullanılmadığı süre için 2.800,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2099 E. , 2023/5794 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ayıptan doğan sorumluluk davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Mez Motorlu Araçlar Paz. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin, Doğuş Otomotiv bünyesinde yer aldığını, 01.04.2016 tarihinde davalı Mez Motorlu Araçlar Paz. Tic. ve San. Ltd. Şti.'den 127.000,00 TL bedelle 2016 model sıfır kilometre minibüs satın aldığını, 1 ay sonra aracın motor check ikaz lambasının yanmaya başladığını, aracın davalı şirkete defaten teslim edilmesine rağmen yapılan müdahale sonucu rapor verilmediğini, araç servise götürdüğünde partikül temizliğinin yapılacağının beyan edildiğini, oysa ki bu işlemin araç 150-200 bin kilometredeyken yapılması gereken bir işlem olduğunu, sıfır kilometre bir araca yapılmasının ve motor check ikaz lambasının yanmasının hayatın olağan koşullarına aykırı olduğunu, aracın sürekli olarak arızalanması ve arızanın yetkili servislerce giderilmemesinin de davalı şirketin kusuru olduğunu, arızanın niteliği gereği araçtan beklenen faydanın sağlanamadığını ileri sürerek ayıpsız yeni aracın ikamesine ya da bedelin en yüksek banka mevduat faizi ile iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Doğuş Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş. cevap dilekçesinde; davaya konu araçta herhangi bir ayıp olmadığını, aksi halde dahi davacının onarım seçimlik hakkını kullandığını, bu sebeple ayıpsız misli ile değişim talep edilemeyeceğini, kaldı ki davacının aracı sorunsuz şekilde kullanmaya devam ettiğini, değişimin orantısız bir talep olduğunu, aracın değer kaybı tespitinin yapılması ve bedelden indirim seçeneğinin tercih edilmesi gerektiğini, aksi kanaatte dahi takdiyatsız biçimde müvekkiline devrinin sağlanması gerektiğini, halen kullanımda olan araç nedeniyle faiz istenemeyeceğini, ancak yasal faize hükmedilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Mez Motorlu Araçlar Paz. Tic. ve San. Ltd. Şti. cevap dilekçesinde; araçta gizli ayıp bulunmadığını, davacının servise başvuruları sonucu tüm şikayetlerinin giderildiğini, son olarak egzoz, gaz sıcaklık sensörü, partikül sensörü ve sensör parçalarının yenileri ile değiştirilerek aracın sorunsuz olarak davacıya teslim edildiğini, aracın kısa sürede çok fazla km yaptığını, davacının ücretsiz onarım seçimlik hakkını kullanması sebebiyle davanın konusuz kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aracın motor arızasının, dosyaya ibraz edilen evraklar ve yapılan teknik inceleme neticesinde tekrarlı servis girişleri ile halihazırda çözülememiş olduğu, servis eksikliğinden ve kullanımdan kaynaklanmasının mümkün olmadığı ve aracın satın alınması esnasında makul gözlem ile anlaşılamayacak nitelikte imalat kaynaklı bir ayıp olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Volkswagen minibüs CA tek katlı 7 HC tipi minibüsün ayıpsız olan yenisi ile değiştirilmesine, davalıların ifada müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Doğuş Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu aracın ayıplı olmadığını, aracın kazalı olduğunu, değer kaybı ve kullanım bedeline ilişkin değerlendirme yapılmadığını, aracın otomobil konusunda uzman bir heyetçe incelenmesi gerektiğini, aracın halihazırda 50.000 KM sınırında olduğunu, davacının araçtan faydalandığının açık olduğunu, araçtaki arızanın kullanım kaynaklı olduğunu ve bu materyalin filtre kategorisine girmesi nedeniyle onarımın garanti kapsamında kalmayacağını, davacının onarım seçimlik hakkını kullandığını bu nedenle sözleşmeden cayamayacağını, onarım neticesinde sorunun giderildiğini, araçtan beklenilen faydanın azalmadığını, seçimlik haklarda sıralamanın gözetilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin iyiniyetli olmadığını, misli ile değişim kararının müvekkili aleyhine ağır ve orantısız bir yaptırım olduğunu, kararın yerinde bulunması halinde aracın müvekkiline takdiyatsız teslimi hususunun ayrıca belirtilmesi gerektiğini, araç hali hazırda davacı tarafından kullanıldığından faiz isteminin yersiz olduğunu ayrıca ancak yasal faiz talep edebileceğini, faiz başlangıcının aracın müvekkiline iade tarihi olması gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı Mez Motorlu Araçlar Paz. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya garanti kapsamında hizmet verilip arızaların giderildiğini, dosya kapsamında alınan keşifli raporun gerçeği yansıtmadığını, buna ilişkin itirazların dikkate alınmadığını, araçta kullanım hatası bulunduğunu, hasar nedeniyle oluşan değer kaydı bakımından bir değerlendirme yapılmadığını, aracın ikaza rağmen kullanmaya devam etmesinin ve kısa sürede fazla miktarda km yapmasının sonuca etkili olup olmadığına ilişkin de değerlendirme yapılmadığını, davacının onarım hakkını kullandığını, değişim kararının orantısız olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu aracın üretim hatasından kaynaklı gizli ayıplı olduğu, ayıbın ortaya çıkmasında kullanım hatasından bahsedilemeyeceği, araç üzerinde keşfen yapılan 01.08.2018 tarihli denetimde aracın 56.534 km'de olup arızalı parçaların değiştirilmesine karşın ayıp halinin halen devam ettiğinin tespit edildiği, giderilmeyen ayıp yönünden davacının onarım hakkını kullandığından bahsedilemeyeceği, ithalatçı garantili ve bayi çıkışlı 0 km araç satın alan davacının olağan sebep ve süreler dışında servise başvuru zorunluluğu doğuran ve halen giderilemeyen arızalar sebebiyle araçtan beklenen faydanın görülmediği, aracın arıza süreci dikkate alındığında bu haliyle davacının seçimlik haklarından ayıpsız misli ile değişim hakkını kullanım şartının oluştuğu, hüküm altına alınan seçimlik hakkın taraflar arasında nispetsizlik sonucu doğurmayıp objektif kriterlerin sağlandığı gerekçesiyle davalı taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Doğuş Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Mez Motorlu Araçlar Paz. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıya garanti kapsamında hizmet verilip arızaların giderildiğini, dosya kapsamında alınan keşifli raporun gerçeği yansıtmadığını, buna ilişkin itirazların dikkate alınmadığını, araçta kullanım hatası bulunduğunu, hasar nedeniyle oluşan değer kaydı bakımından bir değerlendirme yapılmadığını, aracın ikazına rağmen aracın kullanmaya devam etmesinin sonuca etkili olup olmadığına ilişkin de değerlendirme yapılmadığını, davacının onarım hakkını kullandığını, değişim kararının orantısız olduğunu, kullanıcı hatası ve kullanım nedeniyle oluşan değer kaybına ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, davacının dava süresinde de aracı kullanmaya devam ettiğini beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında satışı gerçekleştirilen ticari aracın ayıplı olması ve ayıpsız misli ile değişim seçimlik hakkının kullanılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 223, 227 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6098 sayılı Kanunun 227 inci maddesinde, ayıp halinde davacının talep edebileceği seçimlik haklarından sözleşmeden dönme düzenlenmiş, bu hakkın satılanın iadesine hazır olunduğu bildirilerek kullanılabileceği belirtilmiştir. Mahkemece davacının sözleşmeden dönme hakkını kullandığı kabulü üzerinden hüküm verilmesi doğru görülmüş ise de dosya kapsamında alınan son bilirkişi raporunda, aracın dava konusu edilen ayıp dışında hasarlandığı tespit edilmiş olup; işbu hasar nedeniyle oluşacak değer kaybının birlikte ifa kuralı gereğince aracın davalıya teslimi sırasında ödenmesi halinde misliyle değiştirme kararı verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek hasarlı aracın yenisi ile değiştirilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Davalı taraf vekillerinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/967450200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz