TTK 420 erteleme talebi finansal tabloların görüşülmesinden önce ileri sürülmelidir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/713 E. 2024/4250 K. · · İlk derece: 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
TTK 420/1 uyarınca azlığın finansal tabloların müzakeresini erteletme talebi, bu tabloların ve buna bağlı konuların görüşülmesine başlamadan önce ileri sürülmelidir; görüşülüp karara bağlandıktan sonra ileri sürülen talep sonuç doğurmaz. Erteleme usulünce istenip toplantı ertelendiğinde finansal tablolar ve bağlantılı konular artık görüşülemeyeceğinden bu yönde alınan kararlar iptale değil yokluğun tespitine tabidir. Genel kurul kararlarının hükümsüzlüğü incelenirken TTK 436'daki oydan yoksunluk ve 447'deki butlan sebepleri mahkemece re'sen araştırılmalıdır.
Ele alınan sorunlar
TTK 420 erteleme talebinin ileri sürülme zamanı → kabul
İddia: Davalı, davacının erteleme talebini finansal tabloların müzakeresine geçilmeden ve ibra yapılmadan önce ileri sürmesi gerektiği halde talebini ibradan sonra dile getirdiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesinin birinci fıkrasına göre azınlık hakkı sahiplerinin, finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların görüşülmesine başlamadan önce erteleme talebinde bulunması gerekir. Somut olayda davacı ortak, tutanaklardan anlaşıldığı üzere finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular görüşülüp karara bağlandıktan sonra erteleme talebinde bulunmuştur; bu husus nazara alınmadan verilen iptal kararı yerinde değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Erteleme halinde alınan kararların yaptırımı (iptal / yokluk) → kabul
Gerekçe: Kabule göre; 420 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca toplantının ertelenmesi istenip ertelenmesi halinde artık finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların görüşülüp karara bağlanması mümkün olmadığından, bu yönde alınacak karar yok hükmündedir. Bu durumda kararların yokluğunun tespitine karar verilmesi gerekirken iptal yönünde hüküm kurulması doğru değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Butlan ve oydan yoksunluk sebeplerinin resen araştırılması → kabul
Gerekçe: Kararların kanuna, ana sözleşmeye ve afaki iyi niyet kurallarına uygunluğu belirlenirken, önüne gelen uyuşmazlıkta re'sen gözetilmesi gereken 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesindeki oydan yoksunluk hususu ile 447 nci maddesi uyarınca butlan sebeplerinin bulunup bulunmadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir; bu değerlendirme yapılmadan hüküm kurulması yerinde değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Erteleme talebinin zamanı, erteleme halinde kararların yokluk yaptırımına tabi olması ve butlan/oydan yoksunluğun resen araştırılması yönündeki bağlayıcı içtihat emsal değer taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
azlık hakkı↗ finansal tabloların ertelenmesi↗ yokluk↗ butlan↗ oydan yoksunluk↗ resen inceleme↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/29 E. 2024/3674 K.
Ortak:azlık hakkı · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda… 1.12.2018 tarihinde davalı şirketin 2014, 2015, 2016, 2017 yıllarına ilişkin genel kurul toplantılarının yapıldığı, 29.01.2019 tarihinde davanın açıldığı, davacının «toplantı tutanaklarına», toplantıda alınan 3, 4, 5, 6, 7 ve 8. maddelere ilişkin olarak «muhalefet şerhi» işlendiği, davalı şirketin iki ortaktan oluştuğu, 3600 adet hissenin ... adına, 360 hissenin ise davacı adına kayıtlı olduğu, oy çokluğu ibaresinden hangi ortağın ne yönde oy kullandığının tespit edilebildiği, ancak somut olaya uygulanması gereken 6102 sayılı Kanun’un 420 nci maddesi hükmünün azınlık hakkı olduğu, bu yönde bir talepte bulunulması halinde genel kurulun bir karar almasına gerek olmaksızın toplantı başkanının kararıyla toplantının bir ay sonraya ertelenmesi gerektiği, azınlığın erteleme isteğine rağmen genel kurulda «finansal tabloların müzakeresinin» sürdürülmesi halinde finansal tablolarla bağlantılı gündem maddelerine ilişkin alınan kararların iptalinin istenebileceği, bu itibarla özellikle finansal tabloların ayrılmaz parçası niteliğinde olan kâr zarar hesabının müzakeresi, kâr «payı dağıtımı», «ibra», «yönetim kurulu» üyelerinin görev süresi dolmadan genel kurulca görevden alınmaları ve yenilerinin seçimi gibi hususların görüşülmesinin de ertelenmesinin gerektiği, davalı şirketin 01.12.2018 tarihinde yapılan 2014, 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin genel kurul toplantı tutanaklarının incelenmesinde «azlık hakkı» sahibi davacının 6102 sayılı Kanun’un 420 nci maddesine istinaden finansal tabloların görüşülmesinin ertelemesine ilişkin talepte bulunduğu, bu talebin oylanmak suretiyle reddedildiği, «erteleme talebine» istinaden toplantı başkanının bu talebe uygun şekilde hareket etme zorunluluğu bulunduğu, «emredici» nitelikteki Kanun hükmü gereği istemin oylanamayacağı, bu durum karşısında finansal tabloların görüşülmesiyle bağlantılı olan ve genel kurul toplantı tutanaklarının 3. maddesinde yer alan bilanço gelir gider tablosunun müzakeresi, 4. maddesinde yer alan bilanço ve gelir gider tablosunun oylanması, 5. maddesinde yer alan «faaliyet raporu» ile bilanço gelir gider tablosunun oylanması ve kâr payı dağıtılmaması, 6. maddesinde yer alan müdürler kurulu başkanının ibrası, 8. maddesinde yer alan finansal tabloların ertelenmesine ilişkin oylama yapılmasına dair hususların erteleme talebine rağmen toplantıda görüşülüp karara bağlanmasının mümkün olmadığı, öte yandan genel kurul toplantı tutanaklarının 7. maddesinin de dava konusu yapıldığı, söz konusu maddede gündem dışı olarak davalı şirkete bağımsız denetçi atanması hususunun görüşülüp karara bağlandığı, 6102 sayılı Kanun’un 635 inci maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken aynı kanunun 438 inci maddesi uyarınca azlığın özel denetim talebinin genel kurulca reddedilmesi halinde ilgililerin 3 ay içerisinde «şirket merkezinin» bulunduğu yer ticaret mahkemesine başvurmak suretiyle «özel denetçi» atanmasını isteyebileceği, özel denetim talebinin reddine ilişkin «genel kurul kararının iptaline» yönelik dava açılmasında davacının «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin «istinaf kanun yolu» başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile; davalı ...
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «limited şirketler» hakkında da uygulanması gereken, azınlık hisse sahiplerine tanınmış hakkı düzenleyen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 420 nci maddesindeki «emredici» nitelikteki düzenlemeye göre genel kurulun erteleme konusunda takdir hakkı bulunmadığı, genel kurul kararları ile pay sahiplerinin «bilgi alma hakkını» engelleyecek «nedensellik bağının» bulunma şartı ve azınlığın da erteleme istemine gerekçe gösterme zorunluluğu olmadığı, davacıların %35 pay oranı ile şirket «azlık hakkına» sahip ortak sıfatı ile genel kurulda oylamalara katıldığı, finansal tablolar görüşülmeye başlanmadan önce genel kurulun ertelenmesini talep ettiği ve genel kurulda alınan dava konusu kararlara «olumsuz» oy kullanarak «muhalefet şerhini» «toplantı tutanağına» yazdırdığı, emredici yasal düzenlemeye rağmen genel kurulda davacının genel kurulun ertelenmesi istemi reddedilerek, finansal tabloların, «faaliyet raporu», bilanço ve gelir tablolarının ve buna bağlı yönetim kurulunun «ibrası», şirket müdürünün ibrası, «şirket müdürlerinin» seçimi ve müdürlerin ücretinin belirlenmesine ilişkin gündem maddeleri görüşülerek oylanmasının doğru olmadığı, şirket müdürünün ibraya ilişkin 6 ve 7 nci maddelerin oylamalarına katılarak, 6102 sayılı Kanun'un 619 uncu maddesine aykırı davrandığı, davalı şirketin 25.10.2017 tarihli genel kurulunda alınan faaliyet raporu, bilanço ve gelir tablolarının ve buna bağlı yönetim kurulunun ibrası, şirket müdürünün ibrası, şirket müdürlerinin seçimi ve müdürlerin ücretinin belirlenmesine ilişkin dava konusu 6,7,10 ve 11 numaralı kararların açıkça kanuna ve özellikle «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 25.10.2017 tarihli genel kurulunda alınan dava konusu 6,7,10 ve 11 numaralı kararların iptaline karar …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:finansal tabloların müzakeresinin ertelenmesi · finansal tabloların müzakeresi · erteleme talebi · bilgi alma hakkı · nedensellik bağı · faaliyet raporu · karar nisabı · toplantı tutanağı
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «limited şirketler» hakkında da uygulanması gereken, azınlık hisse sahiplerine tanınmış hakkı düzenleyen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 420 nci maddesindeki «emredici» nitelikteki düzenlemeye göre genel kurulun erteleme konusunda takdir hakkı bulunmadığı, genel kurul kararları ile pay sahiplerinin «bilgi alma hakkını» engelleyecek «nedensellik bağının» bulunma şartı ve azınlığın da erteleme istemine gerekçe gösterme zorunluluğu olmadığı, davacıların %35 pay oranı ile şirket «azlık hakkına» sahip ortak sıfatı ile genel kurulda oylamalara katıldığı, finansal tablolar görüşülmeye başlanmadan önce genel kurulun ertelenmesini talep ettiği ve genel kurulda alınan dava konusu kararlara «olumsuz» oy kullanarak «muhalefet şerhini» «toplantı tutanağına» yazdırdığı, emredici yasal düzenlemeye rağmen genel kurulda davacının genel kurulun ertelenmesi istemi reddedilerek, finansal tabloların, «faaliyet raporu», bilanço ve gelir tablolarının ve buna bağlı yönetim kurulunun «ibrası», şirket müdürünün ibrası, «şirket müdürlerinin» seçimi ve müdürlerin ücretinin belirlenmesine ilişkin gündem maddeleri görüşülerek oylanmasının doğru olmadığı, şirket müdürünün ibraya ilişkin 6 ve 7 nci maddelerin oylamalarına katılarak, 6102 sayılı Kanun'un 619 uncu maddesine aykırı davrandığı, davalı şirketin 25.10.2017 tarihli genel kurulunda alınan faaliyet raporu, bilanço ve gelir tablolarının ve buna bağlı yönetim kurulunun ibrası, şirket müdürünün ibrası, şirket müdürlerinin seçimi ve müdürlerin ücretinin belirlenmesine ilişkin dava konusu 6,7,10 ve 11 numaralı kararların açıkça kanuna ve özellikle «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 25.10.2017 tarihli genel kurulunda alınan dava konusu 6,7,10 ve 11 numaralı kararların iptaline karar …
Dolayısıyla «finansal tabloların müzakeresinin ertelenmesi» talep edildiğinde, 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesinin amir hükmü karşısında genel kurul başkanı tarafından başka hiçbir işlem yapılmadan finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesi gerektiği gibi, buna bağlı gündem maddelerinin görüşülmesinin de ertelenmesi gerekir (Emsal Yargıtay 11.
Hal böyle olunca, mahkemece 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesindeki «emredici» nitelikteki düzenlemeye aykırı olarak davacıların genel kurulun «ertelenmesi talebi» reddedilerek finansal tabloların, «faaliyet raporu», bilanço ve gelir tablolarının ve buna bağlı yönetim kurulunun «ibrası», şirket müdürünün ibrası, «şirket müdürlerinin» seçimi ve müdürlerin ücretinin belirlenmesine ilişkin gündem maddeleri görüşülerek oylanmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu gözetilerek yazılı şekilde hüküm ku …
… alı şirket faaliyeti, bilanço, kâr ve zarar hesaplarıyla ilgili hiçbir bilgi verilmediğini, toplantı sırasında gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmesinden sonra «faaliyet raporu» ve bilançoların müvekkillerine verildiğini, verilen bilançoların kapsamlı olduğunu, bu belgeleri incelemedikçe görüş bildiremeyeceklerini belirterek müvekkillerinin gündemin 4 üncü ve 5 inci maddelerinin görüşülmesinin ertelenmesini talep ettiğini, müvekkillerinin talebinin reddedildiğini, şirket bilanço ve gelir tablolarının okunmasına geçildiğini, müvekkillerinin somut duruma uygun olarak bilgilendirilmek istediklerini, şirketin resmi muhasebecisinden bilgi alınabileceği belirtilerek tutanağa muhasebecinin adı ve telefonunun yazıldığını, raporların okunmasından vazgeçildiğini, 6 ncı maddenin görüşülmesine başlandığını, şirketin durumu, faaliyetleri, kar zarar durumu hakkında bilgi verilmeden müvekkillerinin red oyları ile oy çokluğuyla kabul edildiğini, gündemin 7 nci maddesi kapsamında geçmiş yıllara ait işlemler ve hesaplar konusunda bilgilendirme yapılması istenilmesine rağmen bu bilgi verilmeden açılan davalar ve Cumhuriyet Savcılığına yapılan «şikayete» rağmen şirket müdürünün oy çokluğu ile «ibra» edildiğini, gündemin 10 uncu maddesinin görüşülmesi sırasında müvekkili ...in söz alma talebinin divan başkanı tarafından kabul edilmediğini, doğrudan oylamaya geçildiğini, oy çokluğu ile kabul edildiğini, gündemin 11 inci maddesi kapsamında müvekkili ....'in söz alma talebinin «kısıtlandığını», müvekkilinin açıklamalarının ve gerekçelerinin tutanağa geçirilmeyerek müvekkilinin teklifi özetlenerek, müvekkillerinin muhalefetine rağmen oy çokluğu ile kabul edildiğini, müvekkilinin bilgi alma, inceleme ve denetim haklarının yasal sınırlar aşılarak sınırlandırıldığını belirterek davalı şirketin 25.10.2015 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında gündemin 6, 7, 10 ve 11 inci maddelerinde alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında dava konusu olağan g …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/713 E. , 2024/4250 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/162 Esas, 2022/1716 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2019/27 E., 2021/69 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespiti ve iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkette %10 oranında hissesi bulunan müvekkilinin müdürlüğü bıraktıktan sonra 2014 yılından beri yurt dışında yaşadığını, açtığı bir kısım davalarda sunulan bilirkişi raporları ve uzmanına hazırlattırılan teknik hesaplamalarda sabit olduğu üzere şirket hesaplarındaki yolsuzluklar, bilanço ve mizandaki usulsüzlükler, yasal olmayan devirlere rağmen bilgi alma, inceleme hakkının, özel denetçi tayinleri taleplerinin karşılanmadığını, 2014 yılında yaptığı olağanüstü toplantı çağrısının cevapsız bırakıldığını, ancak yurt dışına çıktıktan sonra eski adresine yapılan bila tebliğ dönen tebligatla hakkın kötüye kullanımı suretiyle bir genel kurul yapılıyor görüntüsü verildiğini, tulum usulü son 4 yılın genel kurullarının bir arada yapılmış gösterildiğini, kanuna karşı hile yoluna gidildiğini, 01.12.2018 tarihli genel kurul toplantısında müvekkilinin ısrarla talep ettiği halde gösterilmediği için bilanço ve mali hesaplara ilişkin rapor ve belgelerin incelenemediğini, tek düzen hesap planına göre gerçek sermaye ve işletme mal varlığına ilişkin ciddi şüphelerin bulunduğunu, bilanço görüşmelerinin ertelenmesi talep hakkının dahi reddedildiğini, müvekkilinin incelemeye hazır tutulması gereken mizan, bilanço gibi mali hesap ve raporlara ulaşamadığını, bu hesapları inceleyemeden toplantıya katıldığını, bilanço görüşmelerinin ertelenmesini talep etmek zorunda kaldığını ileri sürerek müvekkilinin davalı şirketin yönetiminden ayrıldıktan itibaren hem usul, hem de maddi hukuk hükümlerden doğan haklarının ihlaline sebebiyet veren hususlar bakımından 2014 yılında yapılan (2011, 2012, 2013, 2014 dahil) tüm genel kurul toplantılarıyla 2018 yılında yapılan (2015, 2016, 2017, 2018 dahil) tüm ortaklar genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespitini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 420 vd.
maddeleri uyarınca bilanço görüşmelerinin ertelenmesi talebinin reddine ilişkin ve bununla ilgili hususlar bakımından 01.12.2018 tarihinde yapılan genel kurulda alınan kararların iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının özel denetçi atanması talebinin reddi üzerine Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/49 E. sayılı dosyası ile dava açtığını, bu sebeple anılan talebin reddinin genel kurul kararlarının iptalini doğuracak bir hukuka aykırılık içermediğini, davacının finansal tabloların müzakeresine ilişkin gündem maddesine geçilmeden ve ibra yapılmadan genel kurulun bir ay sonrasına ertelenmesi istemesi gerektiğini, ertelenme talebinin reddinin de yerinde olduğunu, genel kurul toplantılarının süresinde yapılmamasının şirket ve davacıyı zarara uğratmadığını, geç yapılmasının feshe gerekçe oluşturmadığını, davacının şirketi zarara uğrattığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tutanağın pay sahiplerini veya temsilcilerini, bunların sahip oldukları payları, gruplarını, sayılarını, itibari değerlerini, genel kurulda sorulan soruları, verilen cevapları, alınan kararları, her karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oyların sayılarını içermesi gerektiği, davalı şirketin 2017, 2016, 2015 ve 2014 yılındaki toplantı tutanaklarında olumlu ve olumsuz oyların sayısı açıkça yazılmadığı, yalnızca oy çokluğu denilmekle yetinildiği, bu halde 6102 sayılı Kanun’un 617 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne aykırılık taşıyan genel kurul toplantı tutanaklarının yoklukla malul olduğu, 2014 yılında yapılan 2010, 2011, 2012, 2013 yıllarına ait toplantı tutanaklarının 29.11.2014 tarihinde, 2018 yılında yapılan 2014, 2015, 2016, 2017 yıllarına ait toplantı tutanaklarının 01.12.2018 tarihinde farklı saatlerde yapılmasının anılan toplantılarda alınan kararların sırf bu sebeple iptalini gerektirmediği, gerek 2018 gerek 2014 yıllarında yapılan olağan genel kurul toplantıları için davacıya hem Ticaret Sicil Gazetesi ile hem de iadeli taahhütlü mektupla müdür tarafından davet yapıldığı, toplantı günü ile davet arasındaki yasal iki haftalık süreye uyulduğu, yapılan davette şirketin ticaret unvanının, toplantının yer ve zamanının, toplantının gündeminin, şirketin finansal taploları, konsolide finansal tablo, yıllık faaliyet raporu, denetleme raporu, yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisinin genel kurul toplantısından en az 15 gün önce ortaklığın merkez ve şubelerinde pay sahiplerinin incelemesinde hazır bulundurulduğu hususlarının yer aldığı, 2014 yılındaki davette her ne kadar davet metninde bu hususa yer verilmemiş ise de Ticaret Sicil Gazetesi'nde bu konuya dair açıklamanın yer aldığı, ayrıca bu hususun davet metnindeki eksikliği yönünden iptal davası için aranan kararların alındığı tarihten itibaren 3 aylık yasal sürenin dolmuş olduğu anlaşıldığından bu yönden davacının yoklukla maluliyet iddiasına itibar edilmediği, gerek 2018 gerekse 2014 yıllarında yapılan genel kurul toplantılarında hazirun listesinin bulundurulduğu, toplantıya katılan pay sahipleri tarafından imzalandığı, 2018 yılındaki toplantılarda şirketin iki ortağının da bulunduğu için toplantı nisabının sağlandığı, 2014 yılındaki toplantılarda yalnızca davalı ortak hazır olduğu, tek ortağın katılımının usulüne uygun çağrı yapılmış olması kaydıyla genel kurulun karar almasına engel teşkil etmediği, 2018 ve 2014 yıllarında yapılan toplantılarda genel kurulda müzakerelerin yapıldığı, gündem maddelerinin sıralı olarak müzakereye ve oya sunulduğu, 2014 yılında yalnızca davalı diğer ortak toplantılara katılmış ise de davacıya da usulünce çağrı yapıldığı, toplantılarda alınan kararların TTK md.620 de arana karar nisapları bakımından usulüne uygun olduğu, ancak 2018 yılında yapılan toplantı tutanaklarında yalnızca oy çokluğu ibaresinin yer aldığı, olumlu ve olumsuz oyların sayısına yer verilmediği, kimin evet kimin hayır oyu verdiğinin belli olmadığı, 2014 yılındaki toplantıların tek ortağın katılı ile gerçekleştiği için oy birliği ifadesinin kullanıldığı, bu yönden hukuka aykırılığın olmadığı, davada husumetin şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerektiği, davalı gerçek kişi aleyhine genel kurul kararının iptaline dair dava açılamayacağı, davanın ancak davalı şirkete karşı yöneltilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı ...
Altın Gümüş Saat ve Kuyumculuk İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.’nin 01.12.2018 tarihinde saat 10:00'da yapılan 2014 yılı olağan genel kurul toplantı tutanağı, aynı tarihte saat 11:00'da yapılan 2015 yılı olağan genel kurul toplantı tutanağı, aynı tarihte saat 12:00'da yapılan 2016 yılı olağan genel kurul toplantı tutanağı ve aynı tarihte saat 13:00'da yapılan 2017 yılı olağan genel kurul toplantı tutanağı ile alınan tüm kararların geçersiz (yoklukla malul) olduğunun tespiti ile anılan kararların iptaline, davacının 29.11.2014 tarihinde yapılan 2010-2011-2012 ve 2013 yılı olağan genel kurul kararlarının hükümsüzlüğüne dair isteminin reddine, davalı ... yönünden açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iki ortaktan oluştuğunu, genel kurul toplantılarında oy çokluğuyla alınan kararlarda kimin hangi şekilde oy verdiğinin belirlenebildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 01.12.2018 tarihinde davalı şirketin 2014, 2015, 2016, 2017 yıllarına ilişkin genel kurul toplantılarının yapıldığı, 29.01.2019 tarihinde davanın açıldığı, davacının toplantı tutanaklarına, toplantıda alınan 3, 4, 5, 6, 7 ve 8. maddelere ilişkin olarak muhalefet şerhi işlendiği, davalı şirketin iki ortaktan oluştuğu, 3600 adet hissenin ... adına, 360 hissenin ise davacı adına kayıtlı olduğu, oy çokluğu ibaresinden hangi ortağın ne yönde oy kullandığının tespit edilebildiği, ancak somut olaya uygulanması gereken 6102 sayılı Kanun’un 420 nci maddesi hükmünün azınlık hakkı olduğu, bu yönde bir talepte bulunulması halinde genel kurulun bir karar almasına gerek olmaksızın toplantı başkanının kararıyla toplantının bir ay sonraya ertelenmesi gerektiği, azınlığın erteleme isteğine rağmen genel kurulda finansal tabloların müzakeresinin sürdürülmesi halinde finansal tablolarla bağlantılı gündem maddelerine ilişkin alınan kararların iptalinin istenebileceği, bu itibarla özellikle finansal tabloların ayrılmaz parçası niteliğinde olan kâr zarar hesabının müzakeresi, kâr payı dağıtımı, ibra, yönetim kurulu üyelerinin görev süresi dolmadan genel kurulca görevden alınmaları ve yenilerinin seçimi gibi hususların görüşülmesinin de ertelenmesinin gerektiği, davalı şirketin 01.12.2018 tarihinde yapılan 2014, 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin genel kurul toplantı tutanaklarının incelenmesinde azlık hakkı sahibi davacının 6102 sayılı Kanun’un 420 nci maddesine istinaden finansal tabloların görüşülmesinin ertelemesine ilişkin talepte bulunduğu, bu talebin oylanmak suretiyle reddedildiği, erteleme talebine istinaden toplantı başkanının bu talebe uygun şekilde hareket etme zorunluluğu bulunduğu, emredici nitelikteki Kanun hükmü gereği istemin oylanamayacağı, bu durum karşısında finansal tabloların görüşülmesiyle bağlantılı olan ve genel kurul toplantı tutanaklarının 3.
maddesinde yer alan bilanço gelir gider tablosunun müzakeresi, 4. maddesinde yer alan bilanço ve gelir gider tablosunun oylanması, 5. maddesinde yer alan faaliyet raporu ile bilanço gelir gider tablosunun oylanması ve kâr payı dağıtılmaması, 6. maddesinde yer alan müdürler kurulu başkanının ibrası, 8. maddesinde yer alan finansal tabloların ertelenmesine ilişkin oylama yapılmasına dair hususların erteleme talebine rağmen toplantıda görüşülüp karara bağlanmasının mümkün olmadığı, öte yandan genel kurul toplantı tutanaklarının 7. maddesinin de dava konusu yapıldığı, söz konusu maddede gündem dışı olarak davalı şirkete bağımsız denetçi atanması hususunun görüşülüp karara bağlandığı, 6102 sayılı Kanun’un 635 inci maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken aynı kanunun 438 inci maddesi uyarınca azlığın özel denetim talebinin genel kurulca reddedilmesi halinde ilgililerin 3 ay içerisinde şirket merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesine başvurmak suretiyle özel denetçi atanmasını isteyebileceği, özel denetim talebinin reddine ilişkin genel kurul kararının iptaline yönelik dava açılmasında davacının hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile;
davalı ... Altın Gümüş Saat ve Kuyumculuk İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti’nin 01.12.2018 tarihinde saat 10:00'da yapılan 2014 yılı olağan genel kurul toplantısında, aynı tarihte saat 11:00'de yapılan 2015 yılı olağan genel kurul toplantısında, aynı tarihte saat 12:00'de yapılan 2016 yılı olağan genel kurul toplantısında ve aynı tarihte saat 13:00'de yapılan 2017 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 5, 6 ve 8. nolu kararların iptaline, aynı toplantılarda alınan şirkete bağımsız denetçi atanması talebinin reddine dair 7 nolu kararlara ilişkin davanın ise hukuki yarar yokluğundan reddine, davacının 29.11.2014 tarihinde yapılan 2010-2011-2012 ve 2013 yılı olağan genel kurul kararlarının hükümsüzlüğüne dair isteminin reddine, davalı ...
yönünden açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mevzuata aykırılığı sabit olan tutanaktaki oy çokluğu kavramının amacından ve ruhundan farklı değerlendirildiğini, tutanağın sadece olumlu olumsuz oyların sahibini değil, sayısını, payları, gruplarını, itibari değerlerini, genel kurulda sorulan soruları, cevapları, har karar için kullanılan evet ve hayır oylarının sayısını da belirlemeye hizmet ettiğini, somut olayda ise buna elverilmediği için yoklukla maluliyet taşıdığını, farklı saatlerde toplantı yapılması ile ilgili olarak davalının devamlı surette, sistematik olarak ve sürekli bir şekilde bir iş tutuşla müvekkilini kurumsal düzenleme ve korumalardan yoksun bırakma amacıyla uygulanması nedeniyle hükümsüz bulunduğunu, davalı ...
bakımından husumet ve pasif dava ehliyet yokluğundan lehine vekalet ücretine hükmolunmasının ise hem hukuki hem de somut gerçekliğe aykırı düştüğünü, bu kişinin bir pay sahibi ortak sıfatıyla değil, tamamen müdür sıfatıyla şirketi temsile yetkili biri olarak gösterildiğini, tutanağın 7. maddesinin iptale tabi tutulmaması yorumunun ise azınlık hakkı gibi mutlak hak niteliğinde, zayıf durumda ve özel korumaya tabi bir menfaat grubunun aleyhine bir şekilde yorumlanamayacağından yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının finansal tabloların incelenmesi amacıyla genel kurulun 1 ay sonraya ertelenmesi talebini finansal tabloların müzakeresine ilişkin gündem maddesine geçilmeden ve ibra yapılmadan önce ileri sürmesi gerektiği halde talebini ibradan sonra dile getirdiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu genel kurul kararlarının sakatlayan haller bulunup bulunmadığı, buradan varılacak sonuca göre geçersizliklerinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 420, 436, 438, 446, 447 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı, dava dilekçesinde 2014 yılında yapılan genel kurul toplantılarıyla, 2018 yılında yapılan tüm ortaklar genel kurulu kararlarının hükümsüzlüğünün tespitini, 01.12.2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısı bakımından genel kurul kararlarının iptalini istemiştir.
6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesinin birinci fıkrası “Finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular, sermayenin onda birine, halka açık şirketlerde yirmide birine sahip pay sahiplerinin istemi üzerine, genel kurulun bir karar almasına gerek olmaksızın, toplantı başkanının kararıyla bir ay sonraya bırakılır. Erteleme, 414 üncü maddenin birinci fıkrasında yazılı olduğu şekilde pay sahiplerine ilanla bildirilir ve internet sitesinde yayımlanır. İzleyen toplantı için genel kurul, kanunda öngörülen usule uyularak toplantıya çağrılır.” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre azınlık hakkı sahiplerinin gündem maddelerinin görüşülmesine başlamadan önce finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların ertelenmesini istemesi gerekir.
Dava konusu 01.12.2018 tarihinde yapılan 2014, 2015, 2016, 2017 yıllarına ilişkin olağan genel kurul tutanakları incelendiğinde 3 numaralı maddelerde faaliyet raporu ile bilanço gelir gider tablosu hesaplarının okunup müzakere edildiği, 4 numaralı maddelerde bilanço ve kâr/ zarar hesaplarının okunup müzakere edildiği, genel kurulda okunan faaliyet raporu ile bilanço ve gelir gider tablosu hesaplarının oylandığı, 5 numaralı maddelerde genel kurulda okunan faaliyet raporu ile bilanço ve gelir gider tablosu hesaplarının oy çokluğuyla kabul edildiği, şirket kârının ortaklara dağıtılmayarak şirket bünyesinde bekletilmesine oy çokluğuyla karar verildiği, 6 numaralı maddelerde müdür/ müdürler kurulu başkanının oy çokluğuyla ibra edildiği, 7 numaralı maddelerde gündem dışı olan davacı ortağın genel kurulun bir ay sonra yapılması konusunun teklif edildiği, gündem dışı bu maddenin oy çokluğuyla reddedildiği, 8 numaralı maddelerde de davacının bilanço, finansal tablo vb.
raporları toplantı sırasında gördüğünü belirtip yeterli inceleme süresi olmadığından genel kurulun bir ay sonrasına ertelenmesine muhalefet ettiği, bu muhalefetin reddedildiği hususlarının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Davacı ortağın finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların görüşülüp karara bağlanmasından sonra 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca erteleme talebi ileri süremeyeceği nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
3.Kabule göre de; 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca toplantının ertelenmesi istenmesi ve toplantının ertelenmesi halinde artık finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların görüşülüp karara bağlanması için toplantı yapılması mümkün olmadığından bu yönde alınacak bir karar yok hükmündedir. Bu durumda kararların yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde iptal yönünde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
4.Davacı 2018 yılında yapılan ortaklar genel kurulu toplantılarındaki kararlarının hükümsüzlüğünün tespitini ve iptalini istediğinden Mahkemece, kararların Kanun'a, ana sözleşmeye ve afaki iyi niyet kurallarına uygun olup olmadığının belirlenmesi, önüne gelen uyuşmazlıkta re'sen gözetilmesi gereken 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinde öngörülen oydan yoksunluk hususu ile aynı Kanun'un 447 nci maddesi uyarınca butlan sebeplerinin bulunup bulunmadığının araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususta bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde verilen karar da yerinde görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Taraf vekillerinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1075547700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz