Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/290 E. 2024/4040 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporunun denetime elverişliliği↗ zararın ispatı↗ tescilsiz tasarım↗ hakkaniyet↗ denetime elverişlilik↗ bilirkişi incelemesi↗ maddi ve manevi tazminat↗ esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2017/300 E., 2019/270 K.
Taraflar arasındaki tasarım hakkına tecavüzün durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır ayakkabı ve terlik üretiminde faaliyet gösterdiğini, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde terlik tasarımını 09.05.2013 tarih ve 2013/03730-6 tescil numarası ile tescil ettirdiğini, davalının ise müvekkilinin tescilli tasarımını taklit ederek üretim yapıp ürünlerini piyasaya sürdüğünü, bu hususun Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/35 D. İş sayılı dosyasından yapılan tespitte de belirlendiğini ileri sürerek müvekkilinin tasarım hakkına tecavüzün durdurulması ve önlenmesini, davalı tarafından kullanılan kalıp, makine ve teçhizatların imhasını, 5.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini ve hükmün ilanını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın talebi üzerine verilen tedbir kararının icrası için müvekkilinin işyerine gidildiğinde davacının tescilli tasarımının aynının veya benzerinin üretildiğine ilişkin her hangi bir ürüne rastlanılmadığını, tasarıma konu ürünlerin müvekkili tarafından üretiminin sözkonusu olmadığını, ayrıca müvekkili ...’nun şahsi faaliyeti olmayıp Soylu Terlik San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı olduğunu, bu firma adına faaliyet gösterdiğini, bu nedenle davanın husumetten reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama sonunda, toplanan delillerden ve alınan bilirkişi raporundan davalı tarafından dava dışı işletmeye tecavüze konu tasarım ürünlerin satışının yapıldığının belirlenemediği, davacının mevcut zararının ispatına elverişli somut deliller dosyada yer almadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucunda davalı tarafından dava dışı işletmeye (... Ayakkabı) tecavüze konu tasarım ürünlerin satışının yapıldığı bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenmesine rağmen, dava dışı işletmede (... Ayakkabı) ele geçirilen ürünler ile tescilli tasarımlar üzerinde uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmeden karar verildiğini, dava dışı iş yerinde el konularak alacaklı vekiline teslim edilen söz konusu terliklerin dosyaya sunulması için taraflarına hiçbir şekilde süre verilmediğini, aynı şekilde dava dışı iş yerinde ele geçirilen 30 çift terlikten geriye kalan 27 adet çift terliğin dava dışı iş yeri yetkilisi ... ...'a yeddiemin olarak bırakıldığından söz konusu terliklerin ilgili talimat dosyasından gönderilmesi istenilmesine karar verilebilecekken İlk Derece Mahkemesince bu şekilde bir kararın verilmediğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarında İlk Derece Mahkemesince tazminatın hakkaniyete uygun olarak tespit edilebileceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin 03.07.2017 tarihli kararında belirtilen eksiklikler giderilmeden alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tasarım hakkına tecavüzün durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5611 E. 2024/2032 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · bilirkişi incelemesi · ilan
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır ayakkabı ve terlik üretiminde faaliyet gösterdiğini, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde terlik tasarımını 09.05.2013 tarih ve 2013/03730-6 tescil numarası ile tescil ettirdiğini, davalının ise müvekkilinin «tescilli tasarımını» taklit ederek üretim yapıp ürünlerini piyasaya sürdüğünü, bu hususun Gaziantep 3.
İş sayılı dosyasından yapılan tespitte de belirlendiğini ileri sürerek müvekkilinin tasarım hakkına tecavüzün durdurulması ve önlenmesini, davalı tarafından kullanılan kalıp, makine ve teçhizatların imhasını, 5.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini ve hükmün «ilanını» talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın talebi üzerine verilen tedbir kararının icrası için müvekkilinin işyerine gidildiğinde davacının «tescilli tasarımının» aynının veya benzerinin üretildiğine ilişkin her hangi bir ürüne rastlanılmadığını, tasarıma konu ürünlerin müvekkili tarafından üretiminin sözkonusu olmadığını, ayrıca müvekkili ...’nun şahsi faaliyeti olmayıp Soylu Terlik San. ve Tic.
Benzer bu kararda… ı ile piyasaya sunduğunu, müvekkilinin tasarımı kendisine ait olan terlik tasarımını 2005/03774 numarasıyla tescil ettirdiğini, davalının müvekkiline ait söz konusu «tescilli tasarımı» taklit ederek üretip, piyasaya sürdüğünü, haksız menfaat sağlamakta olduğunu, bu durumun Gaziantep 3.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/19 Değişik iş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, davalı tarafın üretiminin yanıltıcı ve «iltibasa» sebebiyet verebilecek nitelikte olduğunu, bu durumun aynı zamanda müvekkili aleyhine «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek tasarıma tecavüzün tespiti ile menine, davalının üretimde kullandığı makinelerin imhasına, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… dilekçesinde özetle; davalının üretimini yaptığı terliklerin müvelkilinin hem tasarımına ve hem de markasına tecavüz teşkil ettiğini, davalı üretiminin aynı zamanda «haksız rekabet» oluşturduğunu, davalının iş yerinde bulunan ürünün yenilik ve «ayırt edicilik» özellikleri taşımadıklarını, Mahkeme gerekçeli kararında endüstriyel tasarımla ilgili 5 yıllık koruma süresi geçtiğinden ve BASHA markasıyla ilgili olarak usulüne uygun bir dava açılmamış olduğundan davanın reddine karar verildiğinin belirtildiği, oysa 17.03.2020 tarihli «ıslah» dilekçesi ile müvekkili adına tescilli «marka hakkına tecavüz» nedeni ile oluşan zararların tazmininin talep edildiğini, «bilirkişi incelemesinde» söz konusu tescilli marka yönünden inceleme yapılmadığını, davaya konu tasarımın «yenilenmemiş» olmasının bu konuda davacının hak sahipliğine ve davalının söz konusu eylemlerinin haksız rekabete konu olmasına bir engel teşkil etmediğini, müvekkili adına tescilli Basha markasına tecavüz nedeniyle davalı şirket yetkilileri hakkında açılan ceza davasında marka hakkına tecavüz suçundan karar verildiğini ve Mahkeme kararının kesinleştiğini, Mahkemece bu talepleri hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilmesinin yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dürüstlük kuralına aykırılık · dürüstlük kuralı · yenileme · marka hakkına tecavüz · ıslah · ayırt edicilik · haksız rekabet · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… dilekçesinde özetle; davalının üretimini yaptığı terliklerin müvelkilinin hem tasarımına ve hem de markasına tecavüz teşkil ettiğini, davalı üretiminin aynı zamanda «haksız rekabet» oluşturduğunu, davalının iş yerinde bulunan ürünün yenilik ve «ayırt edicilik» özellikleri taşımadıklarını, Mahkeme gerekçeli kararında endüstriyel tasarımla ilgili 5 yıllık koruma süresi geçtiğinden ve BASHA markasıyla ilgili olarak usulüne uygun bir dava açılmamış olduğundan davanın reddine karar verildiğinin belirtildiği, oysa 17.03.2020 tarihli «ıslah» dilekçesi ile müvekkili adına tescilli «marka hakkına tecavüz» nedeni ile oluşan zararların tazmininin talep edildiğini, «bilirkişi incelemesinde» söz konusu tescilli marka yönünden inceleme yapılmadığını, davaya konu tasarımın «yenilenmemiş» olmasının bu konuda davacının hak sahipliğine ve davalının söz konusu eylemlerinin haksız rekabete konu olmasına bir engel teşkil etmediğini, müvekkili adına tescilli Basha markasına tecavüz nedeniyle davalı şirket yetkilileri hakkında açılan ceza davasında marka hakkına tecavüz suçundan karar verildiğini ve Mahkeme kararının kesinleştiğini, Mahkemece bu talepleri hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilmesinin yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… AHSA'' adlı ürün çıkartıp, marka ve modelleri taklit etme yoluyla müvekkili şirketin maddi ve manevi büyük zararlara uğratıldığını, davalının ticari faaliyetlerinin «haksız rekabet» ve «dürüstlük kuralına aykırılık» teşkil ettiğini, endüstriyel tasarıma ve «marka hakkına tecavüzün» tespitine ilişkin olarak dava açıldığını, aynı zamanda Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusnda bulunulduğunu, davalının iş yerinde bulunan ürünün yenilik ve «ayırt edicilik» özellikleri taşımadıklarını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
… lduğu, koruma süresinin dolmasıyla tasarımdan doğan hakların da sona ereceği ve tasarımın kamuya açık bir hale geldiği, dava konusu tasarımın dava tarihi itibariyle «yenilenmeyerek» kamuya açık bir tasarım haline geldiği, davacının adına tescilli BASHA markasına ilişkin usulüne göre açmış olduğu bir dava bulunmadığından bu talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın reddine, davacının markaya ilişkin talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/19 Değişik iş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, davalı tarafın üretiminin yanıltıcı ve «iltibasa» sebebiyet verebilecek nitelikte olduğunu, bu durumun aynı zamanda müvekkili aleyhine «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek tasarıma tecavüzün tespiti ile menine, davalının üretimde kullandığı makinelerin imhasına, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14696 E. 2012/21552 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/290 E. , 2024/4040 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/339 Esas, 2022/1314 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2017/300 E., 2019/270 K.
Taraflar arasındaki tasarım hakkına tecavüzün durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır ayakkabı ve terlik üretiminde faaliyet gösterdiğini, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde terlik tasarımını 09.05.2013 tarih ve 2013/03730-6 tescil numarası ile tescil ettirdiğini, davalının ise müvekkilinin tescilli tasarımını taklit ederek üretim yapıp ürünlerini piyasaya sürdüğünü, bu hususun Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/35 D. İş sayılı dosyasından yapılan tespitte de belirlendiğini ileri sürerek müvekkilinin tasarım hakkına tecavüzün durdurulması ve önlenmesini, davalı tarafından kullanılan kalıp, makine ve teçhizatların imhasını, 5.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini ve hükmün ilanını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın talebi üzerine verilen tedbir kararının icrası için müvekkilinin işyerine gidildiğinde davacının tescilli tasarımının aynının veya benzerinin üretildiğine ilişkin her hangi bir ürüne rastlanılmadığını, tasarıma konu ürünlerin müvekkili tarafından üretiminin sözkonusu olmadığını, ayrıca müvekkili ...’nun şahsi faaliyeti olmayıp Soylu Terlik San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı olduğunu, bu firma adına faaliyet gösterdiğini, bu nedenle davanın husumetten reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama sonunda, toplanan delillerden ve alınan bilirkişi raporundan davalı tarafından dava dışı işletmeye tecavüze konu tasarım ürünlerin satışının yapıldığının belirlenemediği, davacının mevcut zararının ispatına elverişli somut deliller dosyada yer almadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucunda davalı tarafından dava dışı işletmeye (... Ayakkabı) tecavüze konu tasarım ürünlerin satışının yapıldığı bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenmesine rağmen, dava dışı işletmede (... Ayakkabı) ele geçirilen ürünler ile tescilli tasarımlar üzerinde uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmeden karar verildiğini, dava dışı iş yerinde el konularak alacaklı vekiline teslim edilen söz konusu terliklerin dosyaya sunulması için taraflarına hiçbir şekilde süre verilmediğini, aynı şekilde dava dışı iş yerinde ele geçirilen 30 çift terlikten geriye kalan 27 adet çift terliğin dava dışı iş yeri yetkilisi ...
...'a yeddiemin olarak bırakıldığından söz konusu terliklerin ilgili talimat dosyasından gönderilmesi istenilmesine karar verilebilecekken İlk Derece Mahkemesince bu şekilde bir kararın verilmediğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarında İlk Derece Mahkemesince tazminatın hakkaniyete uygun olarak tespit edilebileceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin 03.07.2017 tarihli kararında belirtilen eksiklikler giderilmeden alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tasarım hakkına tecavüzün durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1075450900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz