Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5611 E. 2024/2032 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dürüstlük kuralına aykırılık↗ tescilsiz tasarım↗ dürüstlük kuralı↗ yenileme↗ marka hakkına tecavüz↗ bilirkişi incelemesi↗ esastan ret↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ ıslah↗ ayırt edicilik↗ ilan↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2018/191 E., 2020/269 K.
Taraflar arasındaki tasarıma tecavüzün tespiti, meni ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin terlik, ayakkabı üretimi alanında faaliyette bulunduğunu, davacının ürettiği bu ürünleri kendi adına tescilli "BASHA" markası ile piyasaya sunduğunu, müvekkilinin tasarımı kendisine ait olan terlik tasarımını 2005/03774 numarasıyla tescil ettirdiğini, davalının müvekkiline ait söz konusu tescilli tasarımı taklit ederek üretip, piyasaya sürdüğünü, haksız menfaat sağlamakta olduğunu, bu durumun Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/19 Değişik iş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, davalı tarafın üretiminin yanıltıcı ve iltibasa sebebiyet verebilecek nitelikte olduğunu, bu durumun aynı zamanda müvekkili aleyhine haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek tasarıma tecavüzün tespiti ile menine, davalının üretimde kullandığı makinelerin imhasına, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından üretilen tasarım ile davacı tasarımlarının aynı olmadığını, tabanların gerek yükseklik, tabanda bulunanlar kanallar, desen ve iç giydirme şablonu açısından farklı olduğunu, davacının tasarımlarında, terliklerde kanal kullanıldığını, şirket ambleminin farklı yerde olduğunu ve desen farklılıklarının bulunduğunu, müvekkilinin benzerlik olmamasına rağmen bu olaydan sonra üretime girmek istemediğini, müvekkilinin iş yerinde kullanıma dair herhangi bir kanıt bulunmadığını, bu durumda da haksız rekabet olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına tescilli dava konusu tasarımın 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesi ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun (6769 sayılı Kanun) 80 nci maddesinde düzenlenen 5 yıllık koruma süresinin dava tarihi itibariyle dolduğu, koruma süresinin dolmasıyla tasarımdan doğan hakların da sona ereceği ve tasarımın kamuya açık bir hale geldiği, dava konusu tasarımın dava tarihi itibariyle yenilenmeyerek kamuya açık bir tasarım haline geldiği, davacının adına tescilli BASHA markasına ilişkin usulüne göre açmış olduğu bir dava bulunmadığından bu talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın reddine, davacının markaya ilişkin talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirkete ait olan ''BASHA'' markasını taklit ederek ''BAHSA'' adlı ürün çıkartıp, marka ve modelleri taklit etme yoluyla müvekkili şirketin maddi ve manevi büyük zararlara uğratıldığını, davalının ticari faaliyetlerinin haksız rekabet ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, endüstriyel tasarıma ve marka hakkına tecavüzün tespitine ilişkin olarak dava açıldığını, aynı zamanda Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusnda bulunulduğunu, davalının iş yerinde bulunan ürünün yenilik ve ayırt edicilik özellikleri taşımadıklarını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının üretimini yaptığı terliklerin müvelkilinin hem tasarımına ve hem de markasına tecavüz teşkil ettiğini, davalı üretiminin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu, davalının iş yerinde bulunan ürünün yenilik ve ayırt edicilik özellikleri taşımadıklarını, Mahkeme gerekçeli kararında endüstriyel tasarımla ilgili 5 yıllık koruma süresi geçtiğinden ve BASHA markasıyla ilgili olarak usulüne uygun bir dava açılmamış olduğundan davanın reddine karar verildiğinin belirtildiği, oysa 17.03.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile müvekkili adına tescilli marka hakkına tecavüz nedeni ile oluşan zararların tazmininin talep edildiğini, bilirkişi incelemesinde söz konusu tescilli marka yönünden inceleme yapılmadığını, davaya konu tasarımın yenilenmemiş olmasının bu konuda davacının hak sahipliğine ve davalının söz konusu eylemlerinin haksız rekabete konu olmasına bir engel teşkil etmediğini, müvekkili adına tescilli Basha markasına tecavüz nedeniyle davalı şirket yetkilileri hakkında açılan ceza davasında marka hakkına tecavüz suçundan karar verildiğini ve Mahkeme kararının kesinleştiğini, Mahkemece bu talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinin yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tasarıma tecavüzün tespiti ve tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4824 E. 2024/1357 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · bilirkişi incelemesi · ayırt edicilik · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… dilekçesinde özetle; davalının üretimini yaptığı terliklerin müvelkilinin hem tasarımına ve hem de markasına tecavüz teşkil ettiğini, davalı üretiminin aynı zamanda «haksız rekabet» oluşturduğunu, davalının iş yerinde bulunan ürünün yenilik ve «ayırt edicilik» özellikleri taşımadıklarını, Mahkeme gerekçeli kararında endüstriyel tasarımla ilgili 5 yıllık koruma süresi geçtiğinden ve BASHA markasıyla ilgili olarak usulüne uygun bir dava açılmamış olduğundan davanın reddine karar verildiğinin belirtildiği, oysa 17.03.2020 tarihli «ıslah» dilekçesi ile müvekkili adına tescilli «marka hakkına tecavüz» nedeni ile oluşan zararların tazmininin talep edildiğini, «bilirkişi incelemesinde» söz konusu tescilli marka yönünden inceleme yapılmadığını, davaya konu tasarımın «yenilenmemiş» olmasının bu konuda davacının hak sahipliğine ve davalının söz konusu eylemlerinin haksız rekabete konu olmasına bir engel teşkil etmediğini, müvekkili adına tescilli Basha markasına tecavüz nedeniyle davalı şirket yetkilileri hakkında açılan ceza davasında marka hakkına tecavüz suçundan karar verildiğini ve Mahkeme kararının kesinleştiğini, Mahkemece bu talepleri hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilmesinin yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/19 Değişik iş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, davalı tarafın üretiminin yanıltıcı ve «iltibasa» sebebiyet verebilecek nitelikte olduğunu, bu durumun aynı zamanda müvekkili aleyhine «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek tasarıma tecavüzün tespiti ile menine, davalının üretimde kullandığı makinelerin imhasına, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… AHSA'' adlı ürün çıkartıp, marka ve modelleri taklit etme yoluyla müvekkili şirketin maddi ve manevi büyük zararlara uğratıldığını, davalının ticari faaliyetlerinin «haksız rekabet» ve «dürüstlük kuralına aykırılık» teşkil ettiğini, endüstriyel tasarıma ve «marka hakkına tecavüzün» tespitine ilişkin olarak dava açıldığını, aynı zamanda Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusnda bulunulduğunu, davalının iş yerinde bulunan ürünün yenilik ve «ayırt edicilik» özellikleri taşımadıklarını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… ekkilinin orijinal tasarımlarını tescil ettirdiğini, piyasada bazı firmaların haksız olarak bu tasarımları taklit ettiğini, müvekkilinin emek ve zaman harcayarak ve «masraf» ederek geliştirdiği “Ayakkabı Model Taban” tasarımı için 27.06.2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 2014/04732 numarası ile çoklu Endüstriyel Tasarım Tescil belgesi aldığını, davalının, müvekkilinden izin almadan müvekkilinin endüstriyel tasarım olarak tescil ettirdiği ayakkabı ürünleri için tabanlarını taklit ettiğini, bu tabanların aynısını ve ayırt edilemeyecek derecede benzerlerini kendi ürünleri için kullandığını, müvekkili ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren davalının, üretmiş olduğu ürünlerde müvekkilinin endüstriyel tasarımlarının aynısını kullandığını, müvekkilinin endüstriyel tasarımdan ... haklara tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini, davalıya «ihtarname» gönderilerek tecavüz fiillerinin durdurulmasının istendiğini, davalı cevaben «ihtar» göndererek eyleminin haksız rekabet teşkil etmediğini savunduğunu, müvekkilinin uğradığı maddi zararın giderilmesi konusunda seçimlik hakkını kullanarak tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, davacı müvekkilinin tasarımı kullanması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre zararlarının hesaplanması gerektiğini, bu nedenlerle endüstriyel tasarıma vaki tecavüzün men'i ve refine, haksız rekabetin men'ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere zararın belirlenebilir olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL «maddi tazminatın» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının adresinde bulunan müvekkili adına «tescilli tasarıma» tecavüz yoluyla haksız rekabet teşkil eden ve taklit yoluyla üretilen taban, ayakkabı ve terlikler ile bunların üretiminde kullanılan her türlü araç, gereç ve kalıplara el konulması için gerekli görülürse «teminat» mukabilinde «ihtiyati tedbir» kararı verilmesine, bu konuda ilgili icra müdürlüklerine müzekkere yazılarak kararın «infazına», mahkeme kararının, masrafları davalı tarafından karşılanarak, ilgililere tebliğ edilmesi ve kamuya «ilan» yoluyla duyurulmasına, tirajı en yüksek iki gazetede ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Asıl davada davacı karşı davada vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait 2014 04732 numara ile «tescilli tasarımın» hükümsüzlüğü için kendisine karşı tazminat ve tecavüz davası yöneltildikten sonra bu davayı açtığını, müvekkiline ait tasarım tecavüz fiillerinin vaki olduğu tarihte de halen de geçerli ve tescilli bir tasarım olduğunu, dosyanın aynı bilirkişi heyetine 3 kez gittiğini, üçünde de tecavüze ilişkin değerlendirme yapılmadığını, buna rağmen bu bilirkişi raporuna itibar edilerek asıl davanın reddine karar verildiğini, davalı dilekçesinin deliller kısmında 3 adet firmanın önceden tescil edilmiş/ tescil başvurusu yapılmış tüm modellerinin incelenmesini talep ettiğini, delillerini somut bir şekilde belirlemediğini, hangi tasarım tescili, hangi tarihte kamuya sunulmuş olduğunun belli olmadığını, bilirkişiler tarafından bu şekilde bir inceleme ile yapılan hatalı tespitleri içeren bilirkişi raporu nazara alınarak hükümsüzlük kararı verildiğini, kaldı ki bilirkişi raporunda bir takım tescil numaralarını belirterek bunlara ilişkin inceleme yapmadıklarını vurgulamasına rağmen eksik düzenlenen bu raporla hüküm kurulduğunu, davalı tarafça üretilen model ile müvekkili tarafından üretilen modelin örneklerini dosyaya delil olarak «ibraz» etmelerine rağmen numuneler üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmadığını, mahkemece bu taleplerin göz ardı edildiğini, bilirkişi heyetinin yanlış teşekkül ettirildiğini, bilirkişi raporunun her yönüyle eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi kurulunun da yeterli ve ehil olmadığını, tasarımın ... olduğu gibi ayırt edici özellik unsurunu da taşıdığını, müvekkiline ait tescilli tasarımların tasarım hukuku ile koruma altına alınan kısımlarının hususiyetle tabanın bütünsel «formu» yani üzerine yerleştirilen desen «formları», yan çizgiler, desenler, kısacası tabanın alt ve yan görümü ile ilgili olduğunu, bir tasarıma ilişkin olarak yenilik ve «ayırt edicilik» değerlendirmesi yapılırken tasarımın bir bütün olarak algılanması ve değerlendirilmesi gerektiğini, ileri sürerek kararın kaldırılması gerektiğini istemiştir.
… olgu topuk ve pim çivileri tescil ettirme olanağının olmadığını, taban desenlerinin farklı olduğunu, bu sebeple davacı karşı davalı tasarımına tecavüz etmediğini ve «haksız rekabetin» oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba/bs formları · davanın konusu · ba formu · ihtiyati tedbir · infaz · kamu düzeni · ihtar · ihtarname
Benzer bu kararda… ekkilinin orijinal tasarımlarını tescil ettirdiğini, piyasada bazı firmaların haksız olarak bu tasarımları taklit ettiğini, müvekkilinin emek ve zaman harcayarak ve «masraf» ederek geliştirdiği “Ayakkabı Model Taban” tasarımı için 27.06.2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 2014/04732 numarası ile çoklu Endüstriyel Tasarım Tescil belgesi aldığını, davalının, müvekkilinden izin almadan müvekkilinin endüstriyel tasarım olarak tescil ettirdiği ayakkabı ürünleri için tabanlarını taklit ettiğini, bu tabanların aynısını ve ayırt edilemeyecek derecede benzerlerini kendi ürünleri için kullandığını, müvekkili ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren davalının, üretmiş olduğu ürünlerde müvekkilinin endüstriyel tasarımlarının aynısını kullandığını, müvekkilinin endüstriyel tasarımdan ... haklara tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini, davalıya «ihtarname» gönderilerek tecavüz fiillerinin durdurulmasının istendiğini, davalı cevaben «ihtar» göndererek eyleminin haksız rekabet teşkil etmediğini savunduğunu, müvekkilinin uğradığı maddi zararın giderilmesi konusunda seçimlik hakkını kullanarak tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, davacı müvekkilinin tasarımı kullanması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre zararlarının hesaplanması gerektiğini, bu nedenlerle endüstriyel tasarıma vaki tecavüzün men'i ve refine, haksız rekabetin men'ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere zararın belirlenebilir olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL «maddi tazminatın» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının adresinde bulunan müvekkili adına «tescilli tasarıma» tecavüz yoluyla haksız rekabet teşkil eden ve taklit yoluyla üretilen taban, ayakkabı ve terlikler ile bunların üretiminde kullanılan her türlü araç, gereç ve kalıplara el konulması için gerekli görülürse «teminat» mukabilinde «ihtiyati tedbir» kararı verilmesine, bu konuda ilgili icra müdürlüklerine müzekkere yazılarak kararın «infazına», mahkeme kararının, masrafları davalı tarafından karşılanarak, ilgililere tebliğ edilmesi ve kamuya «ilan» yoluyla duyurulmasına, tirajı en yüksek iki gazetede ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Asıl davada davacı karşı davada vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait 2014 04732 numara ile «tescilli tasarımın» hükümsüzlüğü için kendisine karşı tazminat ve tecavüz davası yöneltildikten sonra bu davayı açtığını, müvekkiline ait tasarım tecavüz fiillerinin vaki olduğu tarihte de halen de geçerli ve tescilli bir tasarım olduğunu, dosyanın aynı bilirkişi heyetine 3 kez gittiğini, üçünde de tecavüze ilişkin değerlendirme yapılmadığını, buna rağmen bu bilirkişi raporuna itibar edilerek asıl davanın reddine karar verildiğini, davalı dilekçesinin deliller kısmında 3 adet firmanın önceden tescil edilmiş/ tescil başvurusu yapılmış tüm modellerinin incelenmesini talep ettiğini, delillerini somut bir şekilde belirlemediğini, hangi tasarım tescili, hangi tarihte kamuya sunulmuş olduğunun belli olmadığını, bilirkişiler tarafından bu şekilde bir inceleme ile yapılan hatalı tespitleri içeren bilirkişi raporu nazara alınarak hükümsüzlük kararı verildiğini, kaldı ki bilirkişi raporunda bir takım tescil numaralarını belirterek bunlara ilişkin inceleme yapmadıklarını vurgulamasına rağmen eksik düzenlenen bu raporla hüküm kurulduğunu, davalı tarafça üretilen model ile müvekkili tarafından üretilen modelin örneklerini dosyaya delil olarak «ibraz» etmelerine rağmen numuneler üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmadığını, mahkemece bu taleplerin göz ardı edildiğini, bilirkişi heyetinin yanlış teşekkül ettirildiğini, bilirkişi raporunun her yönüyle eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi kurulunun da yeterli ve ehil olmadığını, tasarımın ... olduğu gibi ayırt edici özellik unsurunu da taşıdığını, müvekkiline ait tescilli tasarımların tasarım hukuku ile koruma altına alınan kısımlarının hususiyetle tabanın bütünsel «formu» yani üzerine yerleştirilen desen «formları», yan çizgiler, desenler, kısacası tabanın alt ve yan görümü ile ilgili olduğunu, bir tasarıma ilişkin olarak yenilik ve «ayırt edicilik» değerlendirmesi yapılırken tasarımın bir bütün olarak algılanması ve değerlendirilmesi gerektiğini, ileri sürerek kararın kaldırılması gerektiğini istemiştir.
… ımın başvuru tarihi, tescilli bir tasarımın başvuru tarihinden önce ise" tasarımın hükümsüz kılınmasına mahkeme tarafından karar verileceğinin düzenlendiği, yapılan «bilirkişi incelemesi» sonucunda davacı şirkete ait 2014 047732 tasarım belgesindeki 19.1 numaralı tasarımın daha önce 2010 yılında kamuya sunulan ve tescil edilen 2010/05533 tescil nolu 3 ve 7 nolu tasarımlarla benzer olduğu ve yenilik kriterinden yoksun olduğu gerekçesiyle karşı davanın kabulü ile «dava konusu» tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, asıl davada ise dava konusu tasarım hükümsüz kılındığından asıl davanın reddine karar verilmiştir.
… erekçe içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda «kamu düzenine» aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle asıl davada davacı karşı davada davalı vekilinin istinaf başv …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/290 E. 2024/4040 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · bilirkişi incelemesi · ilan
İncelediğiniz kararda… ı ile piyasaya sunduğunu, müvekkilinin tasarımı kendisine ait olan terlik tasarımını 2005/03774 numarasıyla tescil ettirdiğini, davalının müvekkiline ait söz konusu «tescilli tasarımı» taklit ederek üretip, piyasaya sürdüğünü, haksız menfaat sağlamakta olduğunu, bu durumun Gaziantep 3.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/19 Değişik iş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, davalı tarafın üretiminin yanıltıcı ve «iltibasa» sebebiyet verebilecek nitelikte olduğunu, bu durumun aynı zamanda müvekkili aleyhine «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek tasarıma tecavüzün tespiti ile menine, davalının üretimde kullandığı makinelerin imhasına, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… dilekçesinde özetle; davalının üretimini yaptığı terliklerin müvelkilinin hem tasarımına ve hem de markasına tecavüz teşkil ettiğini, davalı üretiminin aynı zamanda «haksız rekabet» oluşturduğunu, davalının iş yerinde bulunan ürünün yenilik ve «ayırt edicilik» özellikleri taşımadıklarını, Mahkeme gerekçeli kararında endüstriyel tasarımla ilgili 5 yıllık koruma süresi geçtiğinden ve BASHA markasıyla ilgili olarak usulüne uygun bir dava açılmamış olduğundan davanın reddine karar verildiğinin belirtildiği, oysa 17.03.2020 tarihli «ıslah» dilekçesi ile müvekkili adına tescilli «marka hakkına tecavüz» nedeni ile oluşan zararların tazmininin talep edildiğini, «bilirkişi incelemesinde» söz konusu tescilli marka yönünden inceleme yapılmadığını, davaya konu tasarımın «yenilenmemiş» olmasının bu konuda davacının hak sahipliğine ve davalının söz konusu eylemlerinin haksız rekabete konu olmasına bir engel teşkil etmediğini, müvekkili adına tescilli Basha markasına tecavüz nedeniyle davalı şirket yetkilileri hakkında açılan ceza davasında marka hakkına tecavüz suçundan karar verildiğini ve Mahkeme kararının kesinleştiğini, Mahkemece bu talepleri hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilmesinin yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır ayakkabı ve terlik üretiminde faaliyet gösterdiğini, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde terlik tasarımını 09.05.2013 tarih ve 2013/03730-6 tescil numarası ile tescil ettirdiğini, davalının ise müvekkilinin «tescilli tasarımını» taklit ederek üretim yapıp ürünlerini piyasaya sürdüğünü, bu hususun Gaziantep 3.
İş sayılı dosyasından yapılan tespitte de belirlendiğini ileri sürerek müvekkilinin tasarım hakkına tecavüzün durdurulması ve önlenmesini, davalı tarafından kullanılan kalıp, makine ve teçhizatların imhasını, 5.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini ve hükmün «ilanını» talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın talebi üzerine verilen tedbir kararının icrası için müvekkilinin işyerine gidildiğinde davacının «tescilli tasarımının» aynının veya benzerinin üretildiğine ilişkin her hangi bir ürüne rastlanılmadığını, tasarıma konu ürünlerin müvekkili tarafından üretiminin sözkonusu olmadığını, ayrıca müvekkili ...’nun şahsi faaliyeti olmayıp Soylu Terlik San. ve Tic.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporunun denetime elverişliliği · zararın ispatı · hakkaniyet · denetime elverişlilik · teslim · husumet · e-defter
Benzer bu karardaAyakkabı) ele geçirilen ürünler ile «tescilli tasarımlar» üzerinde uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmeden karar verildiğini, dava dışı iş yerinde el konularak alacaklı vekiline «teslim» edilen söz konusu terliklerin dosyaya sunulması için taraflarına hiçbir şekilde süre verilmediğini, aynı şekilde dava dışı iş yerinde ele geçirilen 30 çift terlikten geriye kalan 27 adet çift terliğin dava dışı iş yeri yetkilisi ... ...'a yeddiemin olarak bırakıldığından söz konusu terliklerin ilgili talimat dosyasından gönderilmesi istenilmesine karar verilebilecekken İlk Derece Mahkemesince bu şekilde bir kararın verilmediğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarında İlk Derece Mahkemesince tazminatın «hakkaniyete» uygun olarak tespit edilebileceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin 03.07.2017 tarihli kararında belirtilen eksiklikler giderilmeden alınan «bilirkişi raporunun denetime elverişli» olmadığını ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Şti.'nin ortağı olduğunu, bu firma adına faaliyet gösterdiğini, bu nedenle davanın «husumetten» reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama sonunda, toplanan delillerden ve alınan bilirkişi raporundan davalı tarafından dava dışı işletmeye tecavüze konu tasarım ürünlerin satışının yapıldığının belirlenemediği, davacının mevcut «zararının ispatına» elverişli somut deliller dosyada yer almadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14696 E. 2012/21552 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5611 E. , 2024/2032 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/104 Esas, 2022/959 Karar
vekili Avukat ...
vekili Avukat ...
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2018/191 E., 2020/269 K.
Taraflar arasındaki tasarıma tecavüzün tespiti, meni ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin terlik, ayakkabı üretimi alanında faaliyette bulunduğunu, davacının ürettiği bu ürünleri kendi adına tescilli "BASHA" markası ile piyasaya sunduğunu, müvekkilinin tasarımı kendisine ait olan terlik tasarımını 2005/03774 numarasıyla tescil ettirdiğini, davalının müvekkiline ait söz konusu tescilli tasarımı taklit ederek üretip, piyasaya sürdüğünü, haksız menfaat sağlamakta olduğunu, bu durumun Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/19 Değişik iş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, davalı tarafın üretiminin yanıltıcı ve iltibasa sebebiyet verebilecek nitelikte olduğunu, bu durumun aynı zamanda müvekkili aleyhine haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek tasarıma tecavüzün tespiti ile menine, davalının üretimde kullandığı makinelerin imhasına, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından üretilen tasarım ile davacı tasarımlarının aynı olmadığını, tabanların gerek yükseklik, tabanda bulunanlar kanallar, desen ve iç giydirme şablonu açısından farklı olduğunu, davacının tasarımlarında, terliklerde kanal kullanıldığını, şirket ambleminin farklı yerde olduğunu ve desen farklılıklarının bulunduğunu, müvekkilinin benzerlik olmamasına rağmen bu olaydan sonra üretime girmek istemediğini, müvekkilinin iş yerinde kullanıma dair herhangi bir kanıt bulunmadığını, bu durumda da haksız rekabet olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına tescilli dava konusu tasarımın 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesi ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun (6769 sayılı Kanun) 80 nci maddesinde düzenlenen 5 yıllık koruma süresinin dava tarihi itibariyle dolduğu, koruma süresinin dolmasıyla tasarımdan doğan hakların da sona ereceği ve tasarımın kamuya açık bir hale geldiği, dava konusu tasarımın dava tarihi itibariyle yenilenmeyerek kamuya açık bir tasarım haline geldiği, davacının adına tescilli BASHA markasına ilişkin usulüne göre açmış olduğu bir dava bulunmadığından bu talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın reddine, davacının markaya ilişkin talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirkete ait olan ''BASHA'' markasını taklit ederek ''BAHSA'' adlı ürün çıkartıp, marka ve modelleri taklit etme yoluyla müvekkili şirketin maddi ve manevi büyük zararlara uğratıldığını, davalının ticari faaliyetlerinin haksız rekabet ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, endüstriyel tasarıma ve marka hakkına tecavüzün tespitine ilişkin olarak dava açıldığını, aynı zamanda Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusnda bulunulduğunu, davalının iş yerinde bulunan ürünün yenilik ve ayırt edicilik özellikleri taşımadıklarını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının üretimini yaptığı terliklerin müvelkilinin hem tasarımına ve hem de markasına tecavüz teşkil ettiğini, davalı üretiminin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu, davalının iş yerinde bulunan ürünün yenilik ve ayırt edicilik özellikleri taşımadıklarını, Mahkeme gerekçeli kararında endüstriyel tasarımla ilgili 5 yıllık koruma süresi geçtiğinden ve BASHA markasıyla ilgili olarak usulüne uygun bir dava açılmamış olduğundan davanın reddine karar verildiğinin belirtildiği, oysa 17.03.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile müvekkili adına tescilli marka hakkına tecavüz nedeni ile oluşan zararların tazmininin talep edildiğini, bilirkişi incelemesinde söz konusu tescilli marka yönünden inceleme yapılmadığını, davaya konu tasarımın yenilenmemiş olmasının bu konuda davacının hak sahipliğine ve davalının söz konusu eylemlerinin haksız rekabete konu olmasına bir engel teşkil etmediğini, müvekkili adına tescilli Basha markasına tecavüz nedeniyle davalı şirket yetkilileri hakkında açılan ceza davasında marka hakkına tecavüz suçundan karar verildiğini ve Mahkeme kararının kesinleştiğini, Mahkemece bu talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinin yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tasarıma tecavüzün tespiti ve tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051139400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz