Yeterli kâr varken kârın büyük kısmının dağıtılmamasının dürüstlük kuralına aykırılığı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4182 E. 2024/6429 K. · · İlk derece: 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
İlgili mesele: ◆ Kâr dağıtmama / kârın yedek akçeye ayrılmasının dürüstlük kuralına aykırılığı
Gerekçe özeti
Şirket öz kaynakla finanse ediliyor, yeterli kârı ve dağıtılmamış geçmiş yıl kârları varken, pay sahiplerinin en önemli mali hakkı olan kâr payının haklı sebep olmaksızın küçük bir oranla (%10) sınırlanması TTK 445 anlamında dürüstlük kuralına aykırıdır ve iptali gerekir. Buna karşılık, finansal tabloların pay sahibine tebliği zorunlu olmadığından (TTK 437) gizlendiği iddiasıyla onay kararları iptal edilemez; ikinci erteleme ancak tutanağa geçmiş finansal tablo itirazı varsa istenebilir (TTK 420); şirket dışından ve birden fazla yönetim kurulu üyesi seçimi (TTK 359) ile bağımsız denetçi tayini, aksi ispatlanmadıkça tek başına iptal sebebi değildir.
Ele alınan sorunlar
Genel kurul toplantısının ikinci kez ertelenmesi talebinin reddine ilişkin karar (1 numaralı) → ret
İddia: Finansal tablolar yerine kurumlar vergisi beyannameleri gönderildiğinden, toplantının bir kez daha ertelenmesi talebinin reddinin TTK 420'ye aykırı olduğu.
Gerekçe: 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca finansal tabloların itiraza uğrayan ve tutanağa geçmiş kısımları hakkında ikinci erteleme talep edilebilir; ancak ilk toplantı tutanağında finansal tablolara itiraza ilişkin tutanağa geçmiş herhangi bir ibare bulunmadığından, ikinci erteleme talebinin reddine ilişkin kararın butlan ve iptal şartları oluşmamıştır. (Bölge Adliye Mahkemesi'nce yerinde görülen ilk derece gerekçesi)
Finansal tabloların gizlendiği gerekçesiyle faaliyet raporu ve finansal tabloların onayına ilişkin kararların iptali (2 ve 3 numaralı) → ret
İddia: Talep edilmesine rağmen mali tablo ve bilançoların pay sahiplerinden gizlendiği, bu nedenle faaliyet raporu ve finansal tabloların onaylanmasına ilişkin kararların hukuka ve iyi niyete aykırı olduğu.
Gerekçe: 6102 sayılı Kanun'un 437 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince finansal tablolar toplantıdan en az 15 gün önce şirket merkez ve şubelerinde pay sahiplerinin incelemesine hazır tutulur; her pay sahibi masrafı şirkete ait olmak üzere gelir tablosu ve bilançonun bir suretini isteyebilirse de, bu belgelerin pay sahibine tebliği zorunlu değildir. Belgelerin hazır bulundurulmadığına veya taleplerin reddedildiğine dair delil sunulmamış olup, bilgi alma hakkının kullandırılmaması ayrı bir davanın konusudur. Ayrıca yönetim kurulu ayrı bir gündem maddesiyle ibra edilmediğinden, finansal tabloların onaylanması ibra sonucu doğurmaz. Bu nedenle anılan kararların iptal/butlan şartları oluşmamıştır. (Bölge Adliye Mahkemesi'nce yerinde görülen ilk derece gerekçesi)
Kârın yalnızca %10'unun dağıtılmasına ilişkin kararın iptali (5 numaralı) → kabul
İddia: Kârın tamamının dağıtılması gerektiği, yalnızca %10 dağıtımının pay sahiplerinin kâr payı hakkını kısıtladığı.
Gerekçe: Bilirkişi raporuna göre şirketin kısa vadeli banka borcu bulunmadığı, tamamen öz kaynakla finanse edildiği ve 2020 yılı kârının tamamı dağıtılsa dahi öz kaynak oranının oldukça iyi durumda kalacağı belirlenmiştir. Şirketin %10'dan çok daha fazla dağıtabilecek kadar kâr elde etmesine ve geçmiş yıl kârlarının da dağıtılmamış olmasına rağmen, pay sahiplerinin en önemli mali hakkı olan kâr payının haklı bir sebep olmaksızın %10 ile sınırlanması, 6102 sayılı Kanun'un 445 inci maddesi bağlamında dürüstlük kuralına aykırıdır ve iptal şartları oluşmuştur. (Bölge Adliye Mahkemesi'nce yerinde görülen ilk derece gerekçesi)
Şirket dışından ve birden fazla yönetim kurulu üyesi seçimine ilişkin kararın iptali (7 numaralı) → ret
İddia: Bir ortağın yönetim kurulu üyeliği talebi reddedilirken şirkete dışarıdan ve birden fazla yönetim kurulu üyesi atanmasının hukuka aykırı olduğu.
Gerekçe: Şirket ana sözleşmesinde 'en az 1 üyeden oluşan yönetim kurulu' ibaresi bulunması ve 6102 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin birinci fıkrasında bir veya daha fazla kişi belirlemesi yapılmış olması karşısında üst sayı sınırı yoktur; şirket ortakları dışından yönetim kuruluna atama yapılması tek başına dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil etmez ve kararın iptali/butlanını gerektirmez. Seçimde dürüstlük kuralına aykırı hareket edildiğinin ispatı davacılara ait olup bu ispatlanamamıştır. (Bölge Adliye Mahkemesi'nce yerinde görülen ilk derece gerekçesi)
Bağımsız denetçi tayinine ilişkin kararın iptali (8 numaralı) → ret
İddia: Atanan bağımsız denetçi şirketinin gerekli nitelikleri haiz olup olmadığının araştırılması gerektiği ve İstanbul menşeili olmasının uygun olmadığı.
Gerekçe: Denetçi seçimine ilişkin ileri sürülen hususlar somut bir delile ve gerekçeye dayanmamaktadır; belirli bir denetim şirketiyle çalışmaya karar verilmesinin ayrıntılı açıklanmaması ve denetçi şirketin İstanbul menşeili olması tek başına kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılık oluşturmaz; bu nedenle kararın iptali gerekmez. (Bölge Adliye Mahkemesi'nce yerinde görülen ilk derece gerekçesi)
Emsal değeri
Öz kaynağı güçlü ve yeterli kârı olan şirkette haklı sebep olmaksızın kâr payının küçük bir oranla sınırlanmasının TTK 445 dürüstlük kuralına aykırı olduğu; finansal tabloların pay sahibine tebliğinin zorunlu olmadığı ve ikinci ertelemenin tutanağa geçmiş finansal tablo itirazına bağlı olduğu yönünden emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ kâr payı hakkının kısıtlanması↗ dürüstlük kuralı↗ finansal tabloların incelemeye hazır tutulması↗ genel kurulun ertelenmesi↗ yönetim kurulu üyesi seçimi↗ bağımsız denetçi tayini↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4182 E. , 2024/6429 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1862 Esas, 2023/461 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/50 E., 2022/821 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin ortağı olan müvekkillerinin 18.09.2021 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında bilançoyu incelemek istemeleri üzerine, şirkete ait mali tablo ve bilançoların kendilerine tebliğini tutanağa şerhleyerek erteleme talebinde bulunduklarını, finansal tablolar yerine kurumlar vergisi beyannameleri gönderildiğinden bahisle toplantının bir kez daha ertelenme talebinin dava konusu 18.10.2021 tarihli toplantının 1. maddesi ile reddine dair kararın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 420 nci maddesine aykırı olduğunu, finansal tabloların, talep edilmesine rağmen müvekillerinden gizlenmiş olması sebebi ile gündemin 2. maddesine ilişkin finansal tabloların onaylanmasına dair kararın, 3.
maddesindeki bağımsız denetim raporunun, eldeki mevcut verilere göre açıklanamayan muhtelif hususlar bulunmasına rağmen, onaylanmasının hukuka ve iyi niyet kuralına aykırı olduğunu, bağımsız denetim şirketinin bu denetimi yapabilecek niteliği haiz olup olmadığının ve hazırladığı raporun bilirkişi marifeti ile incelenmesi gerektiğini, gündemin 5. maddesinde %10 kâr dağıtımına karar verildiğini ancak kârın tamamının dağıtılması gerektiğini, 6. madde ile önceki genel kurul toplantılarına atıf yapılarak huzur hakkının belirlendiğini ancak ilk defa genel kurula katılan müvekkilinin önceki toplantılarda alınan kararlardan bilgisinin olmadığını, bu konuda açıkça bilgilendirme yapılmadığını, 7. madde ile müvekkili ...'ın talebi reddedilirken şirkete dışarıdan yönetim kurulu üyesi atanmasının ve genel kurul tarafından birden fazla yönetim kurulu üyesi atanmasının hukuka aykırı olduğunu, 8.
madde ile atanan bağımsız denetçi şirketin Gaziantep İlinde gayri faal İstanbul'da faal olduğunu, şirketin gerekli nitelikleri haiz olup olmadığının tespiti gerektiğini ileri sürerek 21.08.2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan 1,2,3,5,6,7 ve 8 no.lu kararların butlanla batıl olduğunun tespitine, değilse iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Kanun'un 1524 üncü maddesi uyarınca internet sitesi açma zorunda olan şirketin genel kurul ve talep edilen hususlarla ilgili belgeleri internet sitesinde ilan ettiğini, 18.09.2021 ve 18.10.2021 tarihli genel kurullarda ilgili mevzuat gereği bulundurulması gereken tüm belgenin mevcut olduğunu, davacıların aksi yönde tutanağa geçmiş bir itirazlarının olmadığını, 18.09.2021 tarihli toplantının altına davacı tarafça düşülen şerhin toplantıda hazır bulunanlar tarafından imzalanmış bir şerh olmadığını, talep edilen belgelerin toplantı salonunda hazır olduğunu, finansal tablaların davacı tarafça aslında incelenmiş olduğunu, faaliyet raporunun onaylanmasının, finansal tabloların incelenmediğinden bahisle iptali talebinin hakkın kötüye kullanımı olduğunu, kâr payının az dağıtılmasının sebebinin iç kaynakların etkili kullanımından kaynaklandığını, yönetim kurulu üye seçiminin ana sözleşmeye uygun olduğunu, şirkette toplam %13,73 pay oranına sahip olan davacıların kök murisin vefatından önce de 18 yıldır şirket paydaşı olup genel kurullardan haberdar olmadıklarını ileri süremeyeceklerini, ...'ın yönetim kurulu üyelik talebi Edirne'de yaşaması şirket faaliyetlerinin ise Gaziantep'te olmasından reddedildiğini, toplantıda alınan kararların hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, somut olayda genel kurulda hazır bulundurulması gereken belgelerin hazır bulundurulmadığına ilişkin bir iddianın bulunmadığı, ... olarak 18.09.2021 tarihli genel kurulda şerh edilen belgelerin tebliğ edilmediğinin ileri sürüldüğü, talep edilen belgelerin şirket merkezinde incelenme hakkı olmakla beraber, bu belgelerin tebliği konusunda yasal bir zorunluluk bulunmadığı, şirket merkezinde incelenebilen bu belgelerden gelir tablosu ve bilanço dışındakilerden suret alınma hakkının da bulunmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca finansal tabloların itiraza uğrayan ve tutanağa geçmiş kısımları, noktaları hakkında ikinci ertelemenin talep edilebileceği ancak 18.09.2021 tarihli tutanakta finansal tablolara itiraza ilişkin tutanağa geçmiş herhangi bir ibarenin bulunmadığı, birinci gündem maddesinin butlan ve iptal şartlarının mevcut olmadığı, 2 nci gündem maddesinde 2020 yılı faaliyet raporlarının oyçokluğu ile kabul edildiği, 3 üncü maddesinde 2020 yılına ait finansal tablo, bilanço ve kâr-zarar hesaplarının oyçokluğu ile kabul edildiği, davacı tarafın bu gündem maddeleri bakımından finansal tabloların talep edilmesine rağmen dürüstlük ilkesine aykırı şekilde gizlendiğini ileri sürdüğü ancak yukarıda belirtildiği üzere genel kurulda bulundurulması gereken belgeler ve öncesinde şirket merkezi/şubesinde hazır bulundurulması gereken belgelerin bulundurulmadığı veya taleplerin reddedildiğine dair herhangi bir delil ibraz edilmediği, yönetim kurulunun 6102 sayılı Kanun'un 78,79 ve 80 inci maddelerine aykırı bir davranışının bulunması ve bundan kaynaklı bir zararın bulunması halinde yöneticilerin sorumluluğunun gündeme geleceği, bu hususun davanın konusunu oluşturmadığı, raporların onaylanmış olmasının sorumluluk davasını engellemeyeceği, bu nedenle bilirkişi incelemesi yapılmasının davanın esasına bir etkisinin olmayacağı, zira iddiaya konu finansal tabloların esas itibariyle yönetim kurulunun ibrası bakımından önem arz ettiği, genel kurulun 4 üncü maddesi uyarınca da yönetim kurulunun ibra edilmediği, bu nedenle butlan ve iptal şartlarının olmadığı, 5 inci gündem maddesi ile %10 kâr dağıtılmasına karar verildiği, bilirkişi raporuna göre davalı şirketin kısa vadeli banka borcunun hiç olmadığı ve tamamen öz kaynakla finanse edildiği, davalı şirketin 2020 yılı kârının tamamının dağıtılması halinde dahi öz kaynak oranının oldukça iyi durumda olduğu, pay sahiplerinin en ...
mali hakkı olan kâr payının kısıtlanmasının hiçbir haklı sebebe dayanmadığının belirtildiği, bu yönü ile iptali istenen 5 no.lu gündem maddesinin 6102 sayılı Kanun'un 445 inci maddesi bağlamında dürüstlük kuralına aykırı olduğu, 6 ncı gündem maddesi bakımından alınan kararın öncelikle yok hükmünde sayılması gerektiği ileri sürülmüş ise de kurucu unsurların mevcut olduğu, iptal şartları bakımından ise ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı bir durum söz konusu olmadığı, davacı şirket ortaklarının her zaman için şirket genel kurul kararlarını inceleme yetkisi kapsamında şirketin 2019 yılı olağan genel kurulunda alınan kararları inceleme yetkisi olduğu, gündemin 7 nci maddesinin ile yönetim kurulunun seçimine ilişkin olduğu, kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne davalı Şahintaş Petrol Otomotiv San ve Tic.
A.Ş'nin 18.10.2021 tarihli genel kurulda alınan kâr payı dağılımına ilişkin 5 no.lu kararının iptaline, 1-2-3-6-7 ve 8 no.lu kararlara yönelik iptal talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, ilk genel kurul toplantısında sadece bilançoyu inceleme isteğinde bulunulduğu, bunun üzerine toplantının bir ay sonrasına ertelendiği, ikinci toplantıda ise, mali tablo ve bilançoların değil sadece vergi beyannamelerinin kendilerine gönderildiği ileri sürülerek muhalefet şerhi yazdırıldığı, 6102 sayılı Kanun'un 437 nci maddesinin birinci fıkrası gereği finansal tabloların en az 15 gün öncesinden şirket merkezinde ve şubelerinde pay sahiplerinin incelemesine hazır tutulacağının düzenlendiği, davacıların bilgi alma haklarının engellendiğine dair bir iddiaları olmadığı gibi bilgi alma hakkının kullandırılmasının ayrı bir davanın konusu olduğu, aynı fıkrada her pay sahibinin masrafı şirkete ait olmak üzere gelir tablosu ve bilançonun bir suretini isteyebileceği öngörülmüşse de, tebliği zorunluluğunun öngörülmediği, davacı vekilinin 1 numaralı gündem maddesi açısından iptal talebinin yerinde olmadığı, yıllık finansal tablolar, bilanço ve kâr zarar hesapları yönünden finansal tabloların müvekkillerinden gizlendiğinden bahisle iptali istenmişse de, vergi beyannameleri ile birlikte ayrıntılı bilanço ve gelir tablosunun davacılara tebliği zorunlu olmadığından bu maddelere ilişkin istinaf sebeplerinin de yerinde olmadığı, kaldı ki, 4.
maddede yönetim kurulu üyelerini ibra etmeme kararı verilmiş olup, ayrı bir gündem maddesi açıldığından bilanço ve gelir tablosunun onaylanmasının yönetim kurulu üyelerinin ibrası sonucunu doğurmadığı, toplantının 6. maddesinin yönetim kurulu üyelerinin mali haklarına ilişkin olup, 2019 yılı genel kurulunda alınan huzur hakkına dair kararın aynen devamına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, gerek sicil gazetesinden gerekse ticaret sicil müdürlüğü web sayfasından anılan yıla ilişkin karara ulaşmanın her zaman mümkün olduğu, şirket anasözleşmesinin 7 nci maddesinde "en az 1 üyeden oluşan bir yönetim kurulu" ibaresi bulunduğu, 6102 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin birinci fıkrasında bir veya daha fazla kişi belirlemesi yapılmış olması karşısında, üst sayı sınırının bulunmadığı gibi şirket ortakları dışından yönetim kuruluna atama yapılmasının tek başına dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil etmediği, salt şirket dışından yönetim kurulu üyeleri atanmasının kararın iptali ve butlanı gerektirmediği, seçim hususunda dürüstlük kuralına aykırı hareket edildiği konusunda ispat yükünün davacılarda olmasına rağmen bunun ispatlanamadığı, gündemin 8 numaralı kararının bağımsız denetçi tayinine ilişkin olduğu, davacı taraf dilekçelerinde denetçi seçimine ilişkin ileri sürülen hususların somut bir delile ve gerekçeye dayanmadığı, ne için dava dışı IAC İnovatif Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.
ile çalışmaya karar verildiğinin detaylı olarak açıklanmaması tek başına kararın iptalini gerektirmediği gibi anılan şirketin İstanbul menşeili olmasının da kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılığı ortaya koyan bir sebep olmadığı, davalı şirketin %10’dan daha fazla dağıtılabilecek kadar kâr elde etmesi karşısında geçmiş yıllardaki kârının dağıtılmaması ile 2020 yılı kârının sadece %10’unun dağıtılmasına ilişkin 5 numaralı kararın dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve iptali şartlarının oluştuğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 359, 408, 420, 437, 445, 446 ve 1524 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 16.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1074227800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz