Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/2516 E. 2024/3769 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münfesihlik↗ re'sen gözetilme↗ ticaret sicilinden terkin↗ yasal hasım↗ şirketin ihyası↗ şirket müdürü↗ sözleşmenin feshi↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ kira sözleşmesi↗ vekâlet ücreti↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ sulh hukuk mahkemesi↗ ihtar↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ yetki↗ ek tasfiye↗ sulh↗ terkin↗ harç↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/33 E., 2024/118 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın tasfiye memuru tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı tasfiye memuru tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ...-Tur Turizm İnş San Tic. Ltd. Şti. ile müvekkili arasında Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/115 E. sayılı kira sözleşmesinin feshi davasında yargılama aşamasında bu şirketin ihyası için dava açmak üzere süre ve yetki verildiğini, şirketin 12.08.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiğini, sözleşmenin feshi davasına devam edilebilmesi için ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; söz konusu şirketin 12.08.2014 tarihinde sicil kaydının resen silinip 18.08.2014 tarihinde ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını, şirket hakkında açılmış yada yargılaması devam eden bir dava olup olmadığının müdürlükçe bilinmesinin mümkün olmadığını, yasal hasım durumunda olduklarını savunarak aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ;ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca terkin edilip 12.08.2014 tarihinde resen kaydının silindiği, devam eden dava bulunması nedeniyle davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, ticaret sicil müdürlüğü tarafından yapılan işlemlerde de hukuka aykırılık bulunmadığı, davalının yasal hasım olduğundan vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği kanaatine varılarak davanın kabulü ile ihyası istenen ...-Tur Turizm İnş San Tic. Ltd Şti'nin Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/115 E. sayılı dosyası ile sınırlı olarak ihyasına, tasfiye memuru olarak Kadir Çetinkaya'nın atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde tasfiye memuru istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Tasfiye memuru istinaf dilekçesinde özetle; kararın yasaya aykırı olduğunu, yasal hasım olan İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabında müdürlükleri tarafından yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığının belirtildiğini, ancak şirketin müdürü olduğu dönemde yasal adresine ticaret sicil müdürlüğü cevap dilekçesinde belirtildiği şekilde hiçbir yasal ihtar yapılmadığını, bu yönde bilgi belge sunulmadığını, yasal süre bulunulmuş olsaydı gerekli işler yerine getirilerek şirketin devamının sağlanabileceğini, sicil müdürlüğü tarafından yapılan işlemlerin zamanında yapılmadığını, şirketin münfesih sayılmasının bu nedenle hatalı olduğunu, bu nedenlerle de yerel mahkemenin kararı yerinde olmadığından kararın kaldırılmasını istinaf konusu etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davada devam eden tahliye davasında taraf teşkilinin sağlanması için ticaret sicilinden terkin edilen tahliye davasının davalı şirketin ihyasına karar verilmesinin usulü bir gereklilik olup davacı tarafın bu nedenle dava açmakta hukuki yararı bulunduğu, her ne kadar tasfiye memuru terkin işlemlerini ticaret sicil memurluğunca usulüne uygun yapılmadığını istinaf konusu etmiş ise de sonuç itibariyle davalı şirket ticaret sicilinden terkin edilmiş olup hakkındaki devam eden tahliye davasında taraf teşkilinin sağlanması için ihyasının da zorunlu olduğu, terkin sürecinde ticaret sicil memurluğunun kusuru ve hatalı işlemi bulunup bulunmadığı hususunun şirketin ihyası konusunda kabul kararı verilmesine engel oluşturmayacağı, kaldı ki, Mahkemece yargılama giderlerinin tasfiye memuruna yükletilmediği ve davacı üzerinde bırakıldığı gerekçesiyle tasfiye memurunun istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tasfiye memuru temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Tasfiye memuru temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve re'sen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirket ihyası talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tasfiye memurunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2945 E. 2017/4387 K.
Ortak:yasal hasım · ticaret sicili müdürlüğü · ihya · tasfiye memuru · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ;«ihyası» istenen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca «terkin» edilip 12.08.2014 tarihinde resen «kaydının» silindiği, devam eden dava bulunması nedeniyle davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, «ticaret sicil müdürlüğü» tarafından yapılan işlemlerde de hukuka aykırılık bulunmadığı, davalının «yasal hasım» olduğundan vekâlet ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmemesi gerektiği kanaatine varılarak davanın kabulü ile ihyası istenen ...-Tur Turizm İnş San Tic.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davada devam eden tahliye davasında taraf teşkilinin sağlanması için «ticaret sicilinden terkin» edilen tahliye davasının davalı şirketin ihyasına karar verilmesinin usulü bir gereklilik olup davacı tarafın bu nedenle dava açmakta «hukuki yararı» bulunduğu, her ne kadar «tasfiye memuru» terkin işlemlerini «ticaret sicil» memurluğunca usulüne uygun yapılmadığını istinaf konusu etmiş ise de sonuç itibariyle davalı şirket ticaret sicilinden terkin edilmiş olup hakkındaki devam eden tahliye davasında taraf teşkilinin sağlanması için ihyasının da zorunlu olduğu, terkin sürecinde ticaret sicil memurluğunun «kusuru» ve hatalı işlemi bulunup bulunmadığı hususunun «şirketin ihyası» konusunda kabul kararı verilmesine engel oluşturmayacağı, kaldı ki, Mahkemece «yargılama giderlerinin» tasfiye memuruna yükletilmediği ve davacı üzerinde bırakıldığı gerekçesiyle tasfiye memurunun istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Tasfiye memuru istinaf dilekçesinde özetle; kararın yasaya aykırı olduğunu, «yasal hasım» olan İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabında müdürlükleri tarafından yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığının belirtildiğini, ancak «şirketin müdürü» olduğu dönemde yasal adresine «ticaret sicil müdürlüğü» cevap dilekçesinde belirtildiği şekilde hiçbir yasal «ihtar» yapılmadığını, bu yönde bilgi belge sunulmadığını, yasal süre bulunulmuş olsaydı gerekli işler yerine getirilerek şirketin devamının sağlanabileceğini, sicil müdürlüğü tarafından yapılan işlemlerin zamanında yapılmadığını, şirketin «münfesih» sayılmasının bu nedenle hatalı olduğunu, bu nedenlerle de yerel mahkemenin kararı yerinde olmadığından kararın kaldırılmasını istinaf konusu etmiştir.
Benzer bu karardaTTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen şirketin ihyasına ilişkin olup, davada «husumet», «ihyası» istenilen şirketin «son» olarak görev yapan «tasfiye memuru» ya da tasfiye kurulu ile «ticaret sicil» memurluğuna yöneltilmelidir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» suretiyle «sicilden terkin» edilen şirketi «tasfiye memuru» «temsil» ettiğinden «husumet» «yasal hasım» olan Ticaret Sicil Müdürlüğüyle birlikte tasfiye memuruna da yöneltilmek zorunda olduğu ve tasfiye memurunun davada hasım olarak gösterilmediği gerekçesiyle husumet eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacıya, «tasfiye memuru» hakkında dava açması için süre verilmesi, verilen sürede dava açılması halinde iş bu dava ile birleştirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «husumet» eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:re'sen terkin · sicilden terkin · usulden reddi · temsil · husumet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» suretiyle «sicilden terkin» edilen şirketi «tasfiye memuru» «temsil» ettiğinden «husumet» «yasal hasım» olan Ticaret Sicil Müdürlüğüyle birlikte tasfiye memuruna da yöneltilmek zorunda olduğu ve tasfiye memurunun davada hasım olarak gösterilmediği gerekçesiyle husumet eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen şirketin ihyasına ilişkin olup, davada «husumet», «ihyası» istenilen şirketin «son» olarak görev yapan «tasfiye memuru» ya da tasfiye kurulu ile «ticaret sicil» memurluğuna yöneltilmelidir.
Bu durumda mahkemece, davacıya, «tasfiye memuru» hakkında dava açması için süre verilmesi, verilen sürede dava açılması halinde iş bu dava ile birleştirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «husumet» eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Somut olayda «tasfiye» memuruna «husumet» yöneltilmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8206 E. 2015/9281 K.
Ortak:yasal hasım · yargılama gideri · ticaret sicili · ek tasfiye · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; söz konusu şirketin 12.08.2014 tarihinde sicil «kaydının» resen silinip 18.08.2014 tarihinde «ticaret sicil» gazetesinde yayınlandığını, şirket hakkında açılmış yada yargılaması devam eden bir dava olup olmadığının müdürlükçe bilinmesinin mümkün olmadığını, «yasal hasım» durumunda olduklarını savunarak aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ;«ihyası» istenen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca «terkin» edilip 12.08.2014 tarihinde resen «kaydının» silindiği, devam eden dava bulunması nedeniyle davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, «ticaret sicil müdürlüğü» tarafından yapılan işlemlerde de hukuka aykırılık bulunmadığı, davalının «yasal hasım» olduğundan vekâlet ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmemesi gerektiği kanaatine varılarak davanın kabulü ile ihyası istenen ...-Tur Turizm İnş San Tic.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davada devam eden tahliye davasında taraf teşkilinin sağlanması için «ticaret sicilinden terkin» edilen tahliye davasının davalı şirketin ihyasına karar verilmesinin usulü bir gereklilik olup davacı tarafın bu nedenle dava açmakta «hukuki yararı» bulunduğu, her ne kadar «tasfiye memuru» terkin işlemlerini «ticaret sicil» memurluğunca usulüne uygun yapılmadığını istinaf konusu etmiş ise de sonuç itibariyle davalı şirket ticaret sicilinden terkin edilmiş olup hakkındaki devam eden tahliye davasında taraf teşkilinin sağlanması için ihyasının da zorunlu olduğu, terkin sürecinde ticaret sicil memurluğunun «kusuru» ve hatalı işlemi bulunup bulunmadığı hususunun «şirketin ihyası» konusunda kabul kararı verilmesine engel oluşturmayacağı, kaldı ki, Mahkemece «yargılama giderlerinin» tasfiye memuruna yükletilmediği ve davacı üzerinde bırakıldığı gerekçesiyle tasfiye memurunun istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, davalı Ticaret Sicil Memurluğunun şirket ihyasına ilişkin işbu davada «yasal hasım» konumunda bulunması nedeniyle, «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden diğer davalı «tasfiye memurunun sorumlu» olacağının anlaşılacak olmasına göre, davalı Ticaret Sicil Memurluğu vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davacı ve davalı «tasfiye» memurunun temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memurunun sorumluluğu
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, davalı Ticaret Sicil Memurluğunun şirket ihyasına ilişkin işbu davada «yasal hasım» konumunda bulunması nedeniyle, «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden diğer davalı «tasfiye memurunun sorumlu» olacağının anlaşılacak olmasına göre, davalı Ticaret Sicil Memurluğu vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9608 E. 2015/9685 K.
Ortak:münfesihlik · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · ihtar · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davada devam eden tahliye davasında taraf teşkilinin sağlanması için «ticaret sicilinden terkin» edilen tahliye davasının davalı şirketin ihyasına karar verilmesinin usulü bir gereklilik olup davacı tarafın bu nedenle dava açmakta «hukuki yararı» bulunduğu, her ne kadar «tasfiye memuru» terkin işlemlerini «ticaret sicil» memurluğunca usulüne uygun yapılmadığını istinaf konusu etmiş ise de sonuç itibariyle davalı şirket ticaret sicilinden terkin edilmiş olup hakkındaki devam eden tahliye davasında taraf teşkilinin sağlanması için ihyasının da zorunlu olduğu, terkin sürecinde ticaret sicil memurluğunun «kusuru» ve hatalı işlemi bulunup bulunmadığı hususunun «şirketin ihyası» konusunda kabul kararı verilmesine engel oluşturmayacağı, kaldı ki, Mahkemece «yargılama giderlerinin» tasfiye memuruna yükletilmediği ve davacı üzerinde bırakıldığı gerekçesiyle tasfiye memurunun istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ;«ihyası» istenen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca «terkin» edilip 12.08.2014 tarihinde resen «kaydının» silindiği, devam eden dava bulunması nedeniyle davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, «ticaret sicil müdürlüğü» tarafından yapılan işlemlerde de hukuka aykırılık bulunmadığı, davalının «yasal hasım» olduğundan vekâlet ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmemesi gerektiği kanaatine varılarak davanın kabulü ile ihyası istenen ...-Tur Turizm İnş San Tic.
İstinaf Sebepleri Tasfiye memuru istinaf dilekçesinde özetle; kararın yasaya aykırı olduğunu, «yasal hasım» olan İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabında müdürlükleri tarafından yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığının belirtildiğini, ancak «şirketin müdürü» olduğu dönemde yasal adresine «ticaret sicil müdürlüğü» cevap dilekçesinde belirtildiği şekilde hiçbir yasal «ihtar» yapılmadığını, bu yönde bilgi belge sunulmadığını, yasal süre bulunulmuş olsaydı gerekli işler yerine getirilerek şirketin devamının sağlanabileceğini, sicil müdürlüğü tarafından yapılan işlemlerin zamanında yapılmadığını, şirketin «münfesih» sayılmasının bu nedenle hatalı olduğunu, bu nedenlerle de yerel mahkemenin kararı yerinde olmadığından kararın kaldırılmasını istinaf konusu etmiştir.
Benzer bu kararda01.01.1999 tarihinde «münfesih» duruma geldiği anlaşılmış ise de; dosya kapsamından şirkete bir «tasfiye memuru» atanmış olduğuna ilişkin bilgi belge bulunmadığı gibi, re'sen «sicilden terkin» edilmiş şirketler bakımından «ihya» kararı verilmesi halinde tasfiye haline gireceğine ilişkin bir yasal düzenleme de bulunmadığından, somut olayda yalnız «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca tasfiye memurunun da hasım gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın eksik husumet nedeniyle reddi doğru olmamış, bo …
Maddesi 4-b bendi uyarınca 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye arttırımında bulunmayarak «münfesih» olan şirketlere yapılacak «ihtarın tebliği» tarihinden itibaren iki ay içinde «tasfiye» memurunun bildirilmemesi halinde şirketin «ticaret sicili» kayıtlarından unvanı re'sen silinecektir.
Maddesine dayalı «terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup; Yasa'nın 7.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihtar tebliği · sicilden terkin · husumet
Benzer bu kararda01.01.1999 tarihinde «münfesih» duruma geldiği anlaşılmış ise de; dosya kapsamından şirkete bir «tasfiye memuru» atanmış olduğuna ilişkin bilgi belge bulunmadığı gibi, re'sen «sicilden terkin» edilmiş şirketler bakımından «ihya» kararı verilmesi halinde tasfiye haline gireceğine ilişkin bir yasal düzenleme de bulunmadığından, somut olayda yalnız «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca tasfiye memurunun da hasım gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın eksik husumet nedeniyle reddi doğru olmamış, bo …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «ihyası» istenen şirketin-«tasfiye» memurunun da ihya davasında hasım gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle eksik «husumet» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Maddesi 4-b bendi uyarınca 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye arttırımında bulunmayarak «münfesih» olan şirketlere yapılacak «ihtarın tebliği» tarihinden itibaren iki ay içinde «tasfiye» memurunun bildirilmemesi halinde şirketin «ticaret sicili» kayıtlarından unvanı re'sen silinecektir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3454 E. 2018/5606 K.
Ortak:ticaret sicilinden terkin · yasal hasım · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · yargılama gideri · ticaret sicili · ek tasfiye · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davada devam eden tahliye davasında taraf teşkilinin sağlanması için «ticaret sicilinden terkin» edilen tahliye davasının davalı şirketin ihyasına karar verilmesinin usulü bir gereklilik olup davacı tarafın bu nedenle dava açmakta «hukuki yararı» bulunduğu, her ne kadar «tasfiye memuru» terkin işlemlerini «ticaret sicil» memurluğunca usulüne uygun yapılmadığını istinaf konusu etmiş ise de sonuç itibariyle davalı şirket ticaret sicilinden terkin edilmiş olup hakkındaki devam eden tahliye davasında taraf teşkilinin sağlanması için ihyasının da zorunlu olduğu, terkin sürecinde ticaret sicil memurluğunun «kusuru» ve hatalı işlemi bulunup bulunmadığı hususunun «şirketin ihyası» konusunda kabul kararı verilmesine engel oluşturmayacağı, kaldı ki, Mahkemece «yargılama giderlerinin» tasfiye memuruna yükletilmediği ve davacı üzerinde bırakıldığı gerekçesiyle tasfiye memurunun istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ;«ihyası» istenen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca «terkin» edilip 12.08.2014 tarihinde resen «kaydının» silindiği, devam eden dava bulunması nedeniyle davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, «ticaret sicil müdürlüğü» tarafından yapılan işlemlerde de hukuka aykırılık bulunmadığı, davalının «yasal hasım» olduğundan vekâlet ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmemesi gerektiği kanaatine varılarak davanın kabulü ile ihyası istenen ...-Tur Turizm İnş San Tic.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; söz konusu şirketin 12.08.2014 tarihinde sicil «kaydının» resen silinip 18.08.2014 tarihinde «ticaret sicil» gazetesinde yayınlandığını, şirket hakkında açılmış yada yargılaması devam eden bir dava olup olmadığının müdürlükçe bilinmesinin mümkün olmadığını, «yasal hasım» durumunda olduklarını savunarak aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini istemiştir.
Benzer bu karardaŞirket «tüzel kişiliğinin ihyası» davasının, ihyası istenilen «şirketin tasfiyesini» yürütmüş olan «tasfiye» kurulu üyeleri veya «tasfiye memuru» ile «yasal hasım» durumundaki «terkin» işlemini yapan Ticaret Sicil Memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması gerekmekte ve bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması icap etmektedir.
İlk derece mahkemesince, davalılar ... ve ...'ün «ihyası» istenilen şirketin ortakları oldukları, «tasfiye memuru» olmadıkları gerekçesiyle bu davalılar yönünden açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeni ile reddine; ihyası talep edilen şirketin 09.07.2013 tarihinde tasfiyesinin sona ermesi nedeni ile «kaydının» silindiği, davacı tarafından ihyası istenilen şirket aleyhine «rücuen tazminat davası» açıldığı, bu nedenle ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle davalı ...
1) Dava, «ticaret sicilinden terkin» edilerek «tüzel kişiliği» ortadan kalkmış bulunan «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişiliğin ihyası · şirketin tasfiyesi · pasif husumet yokluğu · rücuen tazminat · tazminat davası · yargılama giderleri · pasif husumet · tüzel kişilik
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, davalılar ... ve ...'ün «ihyası» istenilen şirketin ortakları oldukları, «tasfiye memuru» olmadıkları gerekçesiyle bu davalılar yönünden açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeni ile reddine; ihyası talep edilen şirketin 09.07.2013 tarihinde tasfiyesinin sona ermesi nedeni ile «kaydının» silindiği, davacı tarafından ihyası istenilen şirket aleyhine «rücuen tazminat davası» açıldığı, bu nedenle ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle davalı ...
Şirket «tüzel kişiliğinin ihyası» davasının, ihyası istenilen «şirketin tasfiyesini» yürütmüş olan «tasfiye» kurulu üyeleri veya «tasfiye memuru» ile «yasal hasım» durumundaki «terkin» işlemini yapan Ticaret Sicil Memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması gerekmekte ve bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması icap etmektedir.
Müdürlüğünün «yasal hasım» olması ve «ihyası» istenilen şirketin sicilden silinmesinde herhangi bir kusurunun bulunmaması dikkate alınarak, «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmiştir.
1) Dava, «ticaret sicilinden terkin» edilerek «tüzel kişiliği» ortadan kalkmış bulunan «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/2516 E. , 2024/3769 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2024/508 Esas, 2024/556 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2024/33 E., 2024/118 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın tasfiye memuru tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı tasfiye memuru tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ...-Tur Turizm İnş San Tic. Ltd. Şti. ile müvekkili arasında Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/115 E. sayılı kira sözleşmesinin feshi davasında yargılama aşamasında bu şirketin ihyası için dava açmak üzere süre ve yetki verildiğini, şirketin 12.08.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiğini, sözleşmenin feshi davasına devam edilebilmesi için ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; söz konusu şirketin 12.08.2014 tarihinde sicil kaydının resen silinip 18.08.2014 tarihinde ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını, şirket hakkında açılmış yada yargılaması devam eden bir dava olup olmadığının müdürlükçe bilinmesinin mümkün olmadığını, yasal hasım durumunda olduklarını savunarak aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ;ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca terkin edilip 12.08.2014 tarihinde resen kaydının silindiği, devam eden dava bulunması nedeniyle davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, ticaret sicil müdürlüğü tarafından yapılan işlemlerde de hukuka aykırılık bulunmadığı, davalının yasal hasım olduğundan vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği kanaatine varılarak davanın kabulü ile ihyası istenen ...-Tur Turizm İnş San Tic. Ltd Şti'nin Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/115 E. sayılı dosyası ile sınırlı olarak ihyasına, tasfiye memuru olarak Kadir Çetinkaya'nın atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde tasfiye memuru istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Tasfiye memuru istinaf dilekçesinde özetle; kararın yasaya aykırı olduğunu, yasal hasım olan İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabında müdürlükleri tarafından yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığının belirtildiğini, ancak şirketin müdürü olduğu dönemde yasal adresine ticaret sicil müdürlüğü cevap dilekçesinde belirtildiği şekilde hiçbir yasal ihtar yapılmadığını, bu yönde bilgi belge sunulmadığını, yasal süre bulunulmuş olsaydı gerekli işler yerine getirilerek şirketin devamının sağlanabileceğini, sicil müdürlüğü tarafından yapılan işlemlerin zamanında yapılmadığını, şirketin münfesih sayılmasının bu nedenle hatalı olduğunu, bu nedenlerle de yerel mahkemenin kararı yerinde olmadığından kararın kaldırılmasını istinaf konusu etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davada devam eden tahliye davasında taraf teşkilinin sağlanması için ticaret sicilinden terkin edilen tahliye davasının davalı şirketin ihyasına karar verilmesinin usulü bir gereklilik olup davacı tarafın bu nedenle dava açmakta hukuki yararı bulunduğu, her ne kadar tasfiye memuru terkin işlemlerini ticaret sicil memurluğunca usulüne uygun yapılmadığını istinaf konusu etmiş ise de sonuç itibariyle davalı şirket ticaret sicilinden terkin edilmiş olup hakkındaki devam eden tahliye davasında taraf teşkilinin sağlanması için ihyasının da zorunlu olduğu, terkin sürecinde ticaret sicil memurluğunun kusuru ve hatalı işlemi bulunup bulunmadığı hususunun şirketin ihyası konusunda kabul kararı verilmesine engel oluşturmayacağı, kaldı ki, Mahkemece yargılama giderlerinin tasfiye memuruna yükletilmediği ve davacı üzerinde bırakıldığı gerekçesiyle tasfiye memurunun istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tasfiye memuru temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Tasfiye memuru temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve re'sen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirket ihyası talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tasfiye memurunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1072189100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz