Red oyu verip muhalefeti açıkça tutanağa geçirtmemek dava şartı yokluğudur
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3983 E. 2024/5929 K. · · İlk derece: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Genel kurul kararının iptali davasında, karara olumsuz (red) oy verilmiş olması tek başına yeterli olmayıp, muhalefetin açıkça tutanağa geçirtilmesi de gereklidir (TTK 446/1); bu yapılmadığında dava, dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Genel kurul kararının iptali davasında usulüne uygun muhalefet şerhi dava şartı → ret
İddia: Davacıların vekilinin genel kurulda iptali istenen kararlara red oyu kullandığı ve yazılı soru dilekçesi sunduğu, böylece muhalefet edilip dava şartının gerçekleştiği; ayrıca bilançoların müzakere edilmeden onaylandığı, yönetim kurulunun ibra edilemeyeceği ve yüksek ücretlerin haksız olduğu.
Gerekçe: 6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesinin birinci fıkrasında öngörüldüğü üzere, davacıların bir kısım genel kurul kararlarına olumsuz oy verdikleri sabit ise de, muhalefetlerini açıkça tutanağa geçirtmedikleri anlaşılmakla, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. (Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Olumsuz oyun tek başına muhalefet şerhi yerine geçmediği, muhalefetin açıkça tutanağa geçirtilmemesinin dava şartı yokluğu oluşturduğu yönünden emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Genel kurul kararının iptali davasında muhalefetin açıkça tutanağa geçirtilmiş olması (TTK 446/1)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ muhalefet şerhi↗ dava şartı↗ olumsuz oy↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7882 E. 2011/1168 K.
Ortak:zamanaşımı var
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temel ilişki · zamanaşımı def'i · def'i · zamanaşımı
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, davalının «zamanaşımı def»'inin «temel ilişki» nazara alınmak suretiyle değerlendirilmesi, bunun içinde davacı tarafa temel ilişkinin varlığına dair delillerinin sorularak toplanacak deliller çerçevesinde, davalının zamanaşımı def'inin ve işin esasının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8368 E. 2011/17752 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tasdik kararı · zayi · ticari defter · temsil · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, 2008, 2009 yıllarına ait «ticari defterlerin» «tasdikine» rastlanmadığı, ticari defter ve faturaların yandığına ilişkin şirket «temsilcisinin» beyanı dışında hiçbir delil elde edilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
2-Ancak, her ne kadar mahkemece yargılama sırasında Bakırköy 12.Noterliği'nin «defterlerin» «tasdiki» bulunmadığını bildirdiği ve bu nedenle bu yıl defterlerinin «zayi» olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle 2008 yılı «ticari defterleri» ile ilgili talebinde reddine karar verilmiş ise de; temyiz dilekçesi ekinde sunulan Bakırköy 12.Noterliği'nin belgelerinde belirtilen defterlerin tasdikinin yapıld …
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, yangının 11.07.2008 tarihinde meydana gelmesine ve bu itibarla 2009 yılı «defterlerinin» yangın nedeniyle «zayi» olmasının mümkün bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3983 E. , 2024/5929 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/2473 Esas, 2023/688 Karar
HÜKÜM
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/407 E., 2020/150 K.
Taraflar arasındaki şirket genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı şirkette pay sahibi olduklarını, yönetimde olan hakim ortaklar tarafından yıllarca kar payı dağıtılmadığını, 20.05.2019 tarihli genel kurul toplantısında, müvekkillerini temsil eden vekilin olumsuz oyuna karşılık alınan davalı şirketin 2016-2017 yıllarına ait 3 numaralı bilançonun tasdikine, 4 no'lu yönetim kurulu üyelerinin ibrasına, 8 numaralı yönetim kurulu başkan ve üyelerine aylık ödenmesine yönelik oy çokluğu ile alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; genel kurulda alınan kararlarda hukuka aykırılığın bulunmadığını, iptal için gerekli şartların oluşmadığını, zamanaşımı sürelerinin geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava şartının gerçekleştiğini, davalı şirketin 2016-2017 yıllarına ait 20.05.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısına davacı müvekkillerine vekaleten Okan Karasan'ın katılarak tutanağın 2, 3, 4 ve 8 nolu kararlarında red oyu kullandığını, ayrıca adı geçenin 7 maddelik "2016-2017 Genel Kurulu Yönetim Kurulu Soruları" başlıklı iki sayfadan ibaret dilekçe sunduğunu, olumsuz oy kullanması nedeni ile iptali talep edilen kararlara karşı muhalefet edildiğini ve dava şartının gerçekleştiğini, davacı müvekkillerinin davalı şirkette toplam 143.308,50 adet pay sahibi olduklarını, davalı şirketin yıllardır hakim ortaklar tarafından yönetildiğini, genel kurul toplantılarının zamanında yapılmadığını, kar payı dağıtılmadığını, son olarak 20.05.2019 tarihinde 2016-2017 yıllarına ilişkin genel kurul toplantısının yapıldığını, davacılar adına genel kurulda hazır bulunan vekillerinin bilançolara yönelik yazılı soru yönelttiğini, sorulara cevap verilmeden, kar zarar hesapları, bilançolar müzakere edilmeden oylamaya geçilerek 3 nolu kararda bilançoların tasdikine, 4 sayılı kararda oy çokluğu ile yönetim kurulunun ibrasına, 8 numaralı kararda yönetim kurulu başkan ve vekiline aylık net 40.000,00 TL, yönetim kurulu üyelerine aylık net 20.000,00 TL ödenmesine oy çokluğu ile karar verildiğini, şirket genel kurulunda divana yazılı olarak yöneltilen sorulara daha sonra cevap verileceği ifade edilmişse de genel kurul sonrasında noterden yapılan ihtara rağmen hiçbir sorunun cevaplanmadığını, müvekkillerinin genel kurul başladığında soruları yazılı olarak yöneltmesine rağmen sadece dilekçe alınarak tutanağa ek yapılmakla yetinildiğini, yönetim kurulunca şirketin ve azlık ortakların zarara uğratıldığını, şirketin yasaya uygun yönetilmediğini, şirket hesaplarında fiktif, maddi olmayan hareketlerin bizzat yönetim kurulu tarafından yapıldığının açık olduğunu, dolayısıyla ibra edilmelerinin mümkün olmadığını, yıllardır hiçbir kar payı dağıtmayan şirkette, yönetim kurulu üyelerinin bu kadar yüksek tutarlarda net ücretler almasının kabul edilir olmadığını, zaten şirket hesaplarında yapılan fiktif hareketlerle ortakların cari hesabında şişkinlik yaratıldığını, yönetim kurulu üyelerinin diğer şirketlerine para aktardıklarını, belirttikleri tüm hususların şirket kayıtlarında yapılacak uzman bilirkişi incelemesi ile hemen anlaşılabilecek hususlar olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 446 ncı maddesinin birinci fıkrasında öngörüldüğü üzere, bir kısım genel kurul kararlarına olumsuz oy verdikleri sabit ise de muhalefetlerini açıkça tutanağa geçirtmemeleri nedeni ile dava şartı yokluğundan dolayı verilen davanın reddi kararında bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı şirketin 20.05.2019 tarihli genel kurulunda alınan 3, 4 ve 8 nolu kararlarının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1071191500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz