Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/4740 E. 2024/6383 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık hizmetleri sözleşmesi↗ dosyanın işlemden kaldırılması↗ mazeret↗ işlemden kaldırma↗ internet bankacılığı↗ davanın açılmamış sayılması↗ hizmet sözleşmesi↗ açılmamış sayılma↗ üçüncü kişi↗ dolandırıcılık↗ yenileme↗ havale↗ tebligat↗ harç↗ dava sebebi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 12.07.2018 tarih, 2018/64 E. ve 2018/350 K. sayılı kararı ile davacının kişisel bilgilerini korumayarak hesabından para çekilmesine sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bmlge Adliye mahkemesince 13.09.2021 tarih, 2018/2166 E. ve 2021/978 K. sayılı ilamıyla davacının istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 30.03.2023 tarih, 2021/7554 E. ve 2023/1962 K. sayılı kararıyla araştırma yapılması gereğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 19.04.2024 tarih, 2023/540 E. ve 2024/281 K. sayılı kararı ile davacının 18.01.2024 tarihli duruşmadan haberdar olduğu halde kabul edilebilir bir mazeret bildirmeksizin duruşmaya katılmaması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırıldığı ve bu tarihe kadar 3 (üç) aydan fazla süre geçmesine rağmen dosyanın usulüne uygun şekilde yenilenmediği anlaşılmakla, (6100 sayılı Kanun) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/5 inci maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, davacı vekili temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay bozması sonrasındaki tensip zaptı ile bozma ilamı 10.10.2023 tarihinde tarafımıza tebliğ edilmiş ise de söz konusu tebligat zarfının yanıltıcı olması sebebi ile tarafımızca iş bu yanıltıcı tebligat zarfı ile bildirilen karar duruşmasına iştirak edilemediğini, işlemden kaldırılma kararının da tebliğ edilmediğini, bu durumun adil yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarına aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7554 E. 2023/1962 K.
Ortak:bankacılık hizmetleri sözleşmesi · internet bankacılığı · hizmet sözleşmesi · üçüncü kişi · dolandırıcılık · havale · dava sebebi
İncelediğiniz kararda… avacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay bozması sonrasındaki tensip zaptı ile bozma ilamı 10.10.2023 tarihinde tarafımıza tebliğ edilmiş ise de söz konusu «tebligat» zarfının yanıltıcı olması «sebebi» ile tarafımızca iş bu yanıltıcı tebligat zarfı ile bildirilen karar duruşmasına iştirak edilemediğini, «işlemden kaldırılma» kararının da tebliğ edilmediğini, bu durumun adil yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarına aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… layda zarar doğuran hiçbir işleminin ve müdahalesinin bulunmadığını, davacının tüm işlemleri kendisinin yaptığını, tüm kişisel bilgileri ile kredi kartı bilgilerini «üçüncü kişiler» ile paylaştığını, bireysel «bankacılık hizmetleri sözleşmesine» aykırı davrandığını, ayrıca ATM'de «internet bankacığı» aracılıyla internet şifresi gönderilecek telefon tanımlaması yaptığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… ini istediğini, davacının banka ATM'sine gittiğini, telefondaki kişinin yönlendirmesiyle telefondaki kişinin verdiği telefon numarasını tuşladığını, kısa süre sonra «dolandırıldığını» anladığını ve banka şubesini aradığını, banka hesabından ...isimli bir şahsın hesabına «internet bankacılığı» yoluyla 50.000,00 USD «havale» yapıldığını öğrendiğini, davacının davalı bankaya internet bankacılığı üzerine hiçbir başvurusunun bulunmadığını, davalı bankanın kimlik bilgilerini doğrulamadan, …
… ık ölçütleri çerçevesinde gerekli güvenlik önlemlerini almak zorunda olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve olayı aydınlatmaktan uzak olduğunu, yeni «bilirkişi incelemesi» taleplerinin İlk Derce Mahkemesince gerekçesiz biçimde yanıtsız bırakıldığı, bir kez bile «internet bankacılığı işlemi» yapmayan davacının gerekli önlemleri almadan yüksek miktarlı «havale» yapmasına onay verildiğinden davalının kusurlu olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, «dolandırıcılığın» gerçekleşmesinden önce çağrı merkezinin arandığı, telefon eden kişinin davacı olmadığının tespit edilmesine karşın şifre ve kullanıcı adının gönderildiğini, bu dur …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme
Benzer bu kararda… ık ölçütleri çerçevesinde gerekli güvenlik önlemlerini almak zorunda olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve olayı aydınlatmaktan uzak olduğunu, yeni «bilirkişi incelemesi» taleplerinin İlk Derce Mahkemesince gerekçesiz biçimde yanıtsız bırakıldığı, bir kez bile «internet bankacılığı işlemi» yapmayan davacının gerekli önlemleri almadan yüksek miktarlı «havale» yapmasına onay verildiğinden davalının kusurlu olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, «dolandırıcılığın» gerçekleşmesinden önce çağrı merkezinin arandığı, telefon eden kişinin davacı olmadığının tespit edilmesine karşın şifre ve kullanıcı adının gönderildiğini, bu dur …
Bu durumda Mahkemece davalı bankanın çağrı merkezine yapılan aramadaki sesin davacıya ait olup olmadığı tespitinin paranın havalesinden önce davalı Banka tarafından yapılıp yapılmadığı, yapılmış olması durumunda kötü niyetli 3 üncü kişiye bireysel kullanıcı adı ve şifre veren davalı bankanın müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1716 E. 2010/7562 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tazmin talebi · özel dava şartı · hırsızlık · muafiyet · teminat kapsamı · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacıya ait cep telefonunun sigortalandığı, telefonun çalındığı, «hırsızlığın» «teminat kapsamında» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın 2.165,88 YTL üzerinden iptaline, «asıl alacak» miktarı 1.979,10 YTL’na takip tarihinden itibaren faiz uygulanarak takibin devamına, «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, cep telefonu sigorta bedelinin «tazmin talebine» ilişkin olup, mahkemece, davalı vekili itirazında, cep telefonu sigortası poliçe genel ve «özel şartının» 1.maddesinde 0-1000 EURO satış bedeli arasındaki her marka ve model cep telefonunun «teminat kapsamında» olduğunu belirtildiği halde,tazmin tarihindeki EURO efektif kur değeri ve belirlenen miktara göre cep telefonunun teminat dahilinde kalıp kalmadığı hususu araştırılmadan «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3-Ayrıca, cep telefonu sigortası poliçe genel ve «özel şartının» 5.15 maddesinde, «hırsızlık» veya cep telefonunun tamamen hasarlanması durumunda ödenebilir tazminat tutarı üzerinden % 25 «muafiyet» uygulanacağı düzenlendiği halde, bu durum nazara alınmayarak karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Öte yandan, kabule göre, davalı aleyhine «icra inkar tazminatına» karar verilmiş ise de,icra takibine konu alacağın niteliği itibari ile likit olduğundan bahsetmek mümkün değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/4740 E. , 2024/6383 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Tüketici Mahkemesi
SAYISI 2023/540 Esas, 2024/281 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin/dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının 31.01.2017 tarihinde kimliği belirsiz bir kişi tarafından ev telefonundan arandığını, bu kişinin kendisini polis olarak tanıttığını, davacıya ait banka hesabına girildiğini, para çekildiğini, olayın terör faaliyetleriyle ilgili olduğunu söyleyerek davacının cep telefon numarasını, banka kartı numarasını ve kart güvenlik kodunu istediğini, davacının bu bilgileri verdiğini, bu kişinin davacıyı bu kez cep telefonundan arayarak banka ATM'sine gitmesini istediğini, davacının banka ATM'sine gittiğini, telefondaki kişinin yönlendirmesiyle telefondaki kişinin verdiği telefon numarasını tuşladığını, kısa süre sonra dolandırıldığını anladığını ve banka şubesini aradığını, banka hesabından ...
isimli bir şahsın hesabına internet bankacılığı yoluyla 50.000,00 USD havale yapıldığını öğrendiğini, davacının davalı bankaya internet bankacılığı üzerine hiçbir başvurusunun bulunmadığını, davalı bankanın kimlik bilgilerini doğrulamadan, günlük harcama limiti uyarısı yapmadan, sızma testi, denetim testi ve güvenlik duvarı önlemleri almadan davacının hesabından yüksek miktarda havale yapılmasını önleyemediği için kusurlu olduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının hesabından internet bankacılığı yoluyla çekilen 50.000,00 USD'nin 31.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalı bankanın dava konusu olayda zarar doğuran hiçbir işleminin ve müdahalesinin bulunmadığını, davacının tüm işlemleri kendisinin yaptığını, tüm kişisel bilgileri ile kredi kartı bilgilerini üçüncü kişiler ile paylaştığını, bireysel bankacılık hizmetleri sözleşmesine aykırı davrandığını, ayrıca ATM'de internet bankacığı aracılıyla internet şifresi gönderilecek telefon tanımlaması yaptığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 12.07.2018 tarih, 2018/64 E. ve 2018/350 K. sayılı kararı ile davacının kişisel bilgilerini korumayarak hesabından para çekilmesine sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bmlge Adliye mahkemesince 13.09.2021 tarih, 2018/2166 E. ve 2021/978 K. sayılı ilamıyla davacının istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 30.03.2023 tarih, 2021/7554 E. ve 2023/1962 K. sayılı kararıyla araştırma yapılması gereğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 19.04.2024 tarih, 2023/540 E. ve 2024/281 K. sayılı kararı ile davacının 18.01.2024 tarihli duruşmadan haberdar olduğu halde kabul edilebilir bir mazeret bildirmeksizin duruşmaya katılmaması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırıldığı ve bu tarihe kadar 3 (üç) aydan fazla süre geçmesine rağmen dosyanın usulüne uygun şekilde yenilenmediği anlaşılmakla, (6100 sayılı Kanun) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/5 inci maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, davacı vekili temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay bozması sonrasındaki tensip zaptı ile bozma ilamı 10.10.2023 tarihinde tarafımıza tebliğ edilmiş ise de söz konusu tebligat zarfının yanıltıcı olması sebebi ile tarafımızca iş bu yanıltıcı tebligat zarfı ile bildirilen karar duruşmasına iştirak edilemediğini, işlemden kaldırılma kararının da tebliğ edilmediğini, bu durumun adil yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarına aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,
16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1070575500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz