Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7554 E. 2023/1962 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık hizmetleri sözleşmesi↗ bankacılık işlemi↗ internet bankacılığı↗ hizmet sözleşmesi↗ üçüncü kişi↗ dolandırıcılık↗ bilirkişi incelemesi↗ havale↗ esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2018/64 E., 2018/350 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 31.01.2017 tarihinde kimliği belirsiz bir kişi tarafından ev telefonundan arandığını, bu kişinin kendisini polis olarak tanıttığını, davacıya ait banka hesabına girildiğini, para çekildiğini, olayın terör faaliyetleriyle ilgili olduğunu söyleyerek davacının cep telefon numarasını, banka kartı numarasını ve kart güvenlik kodunu istediğini, davacının bu bilgileri verdiğini, bu kişinin davacıyı bu kez cep telefonundan arayarak banka ATM'sine gitmesini istediğini, davacının banka ATM'sine gittiğini, telefondaki kişinin yönlendirmesiyle telefondaki kişinin verdiği telefon numarasını tuşladığını, kısa süre sonra dolandırıldığını anladığını ve banka şubesini aradığını, banka hesabından ...isimli bir şahsın hesabına internet bankacılığı yoluyla 50.000,00 USD havale yapıldığını öğrendiğini, davacının davalı bankaya internet bankacılığı üzerine hiçbir başvurusunun bulunmadığını, davalı bankanın kimlik bilgilerini doğrulamadan, günlük harcama limiti uyarısı yapmadan, sızma testi, denetim testi ve güvenlik duvarı önlemleri almadan davacının hesabından yüksek miktarda havale yapılmasını önleyemediği için kusurlu olduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının hesabından internet bankacılığı yoluyla çekilen 50.000,00 USD'nin 31.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... T.A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalı bankanın dava konusu olayda zarar doğuran hiçbir işleminin ve müdahalesinin bulunmadığını, davacının tüm işlemleri kendisinin yaptığını, tüm kişisel bilgileri ile kredi kartı bilgilerini üçüncü kişiler ile paylaştığını, bireysel bankacılık hizmetleri sözleşmesine aykırı davrandığını, ayrıca ATM'de internet bankacığı aracılıyla internet şifresi gönderilecek telefon tanımlaması yaptığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kişisel bilgilerini korumayarak hesabından para çekilmesine sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mevduat sahibinin müterafik kusurunun bankanın sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, bankanın uluslararası teknolojik olanaklar ve koruyucu bankacılık ölçütleri çerçevesinde gerekli güvenlik önlemlerini almak zorunda olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve olayı aydınlatmaktan uzak olduğunu, yeni bilirkişi incelemesi taleplerinin İlk Derce Mahkemesince gerekçesiz biçimde yanıtsız bırakıldığı, bir kez bile internet bankacılığı işlemi yapmayan davacının gerekli önlemleri almadan yüksek miktarlı havale yapmasına onay verildiğinden davalının kusurlu olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, dolandırıcılığın gerçekleşmesinden önce çağrı merkezinin arandığı, telefon eden kişinin davacı olmadığının tespit edilmesine karşın şifre ve kullanıcı adının gönderildiğini, bu durumda işlemin durdurulması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kredi kartı ve güvenlik bilgilerini üçüncü kişiler ile paylaşan, üçüncü kişiye ait telefon numarasını banka ATM'sinden şifre telefonu olarak tanımlayan davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının banka hesabından para çekilmesi nedeniyle davalı bankanın kusurunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan zararın tahsili istemine ilişkindir. Hükme esas alınan 04.06.2018 havale tarihli bilirkişi raporunda, davalı Bankanın teftiş kurulu başkanlığının 30.05.2017 tarihli ve 18/18 no.lu inceleme raporunda "16.08'de [telefon] nolu hattan bankanın çağrı merkezinin arandığı ve telefon görüşmesi yapan sesin ...'a ait olmadığı, kendisini ... olarak tanıtan şahsın bireysel kullanıcı adı ve şifresi talebinde bulunduğu, bunun üzerine davacının şifre telefonu olarak tanımlı olan hattına banka tarafından Akbank Direkt şifresi ve kullanıcı adı içeren SMS yollandığı..." hususunun tespit edildiği belirtilmiştir. Bu durumda Mahkemece davalı bankanın çağrı merkezine yapılan aramadaki sesin davacıya ait olup olmadığı tespitinin paranın havalesinden önce davalı Banka tarafından yapılıp yapılmadığı, yapılmış olması durumunda kötü niyetli 3 üncü kişiye bireysel kullanıcı adı ve şifre veren davalı bankanın müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/4740 E. 2024/6383 K.
Ortak:bankacılık hizmetleri sözleşmesi · internet bankacılığı · hizmet sözleşmesi · üçüncü kişi · dolandırıcılık · havale · dava sebebi
İncelediğiniz kararda… layda zarar doğuran hiçbir işleminin ve müdahalesinin bulunmadığını, davacının tüm işlemleri kendisinin yaptığını, tüm kişisel bilgileri ile kredi kartı bilgilerini «üçüncü kişiler» ile paylaştığını, bireysel «bankacılık hizmetleri sözleşmesine» aykırı davrandığını, ayrıca ATM'de «internet bankacığı» aracılıyla internet şifresi gönderilecek telefon tanımlaması yaptığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… ini istediğini, davacının banka ATM'sine gittiğini, telefondaki kişinin yönlendirmesiyle telefondaki kişinin verdiği telefon numarasını tuşladığını, kısa süre sonra «dolandırıldığını» anladığını ve banka şubesini aradığını, banka hesabından ...isimli bir şahsın hesabına «internet bankacılığı» yoluyla 50.000,00 USD «havale» yapıldığını öğrendiğini, davacının davalı bankaya internet bankacılığı üzerine hiçbir başvurusunun bulunmadığını, davalı bankanın kimlik bilgilerini doğrulamadan, …
… ık ölçütleri çerçevesinde gerekli güvenlik önlemlerini almak zorunda olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve olayı aydınlatmaktan uzak olduğunu, yeni «bilirkişi incelemesi» taleplerinin İlk Derce Mahkemesince gerekçesiz biçimde yanıtsız bırakıldığı, bir kez bile «internet bankacılığı işlemi» yapmayan davacının gerekli önlemleri almadan yüksek miktarlı «havale» yapmasına onay verildiğinden davalının kusurlu olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, «dolandırıcılığın» gerçekleşmesinden önce çağrı merkezinin arandığı, telefon eden kişinin davacı olmadığının tespit edilmesine karşın şifre ve kullanıcı adının gönderildiğini, bu dur …
Benzer bu kararda… avacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay bozması sonrasındaki tensip zaptı ile bozma ilamı 10.10.2023 tarihinde tarafımıza tebliğ edilmiş ise de söz konusu «tebligat» zarfının yanıltıcı olması «sebebi» ile tarafımızca iş bu yanıltıcı tebligat zarfı ile bildirilen karar duruşmasına iştirak edilemediğini, «işlemden kaldırılma» kararının da tebliğ edilmediğini, bu durumun adil yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarına aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · tebligat
Benzer bu kararda… n Karar Mahkemenin 19.04.2024 tarih, 2023/540 E. ve 2024/281 K. sayılı kararı ile davacının 18.01.2024 tarihli duruşmadan haberdar olduğu halde kabul edilebilir bir «mazeret» bildirmeksizin duruşmaya katılmaması nedeniyle «dosyanın işlemden kaldırıldığı» ve bu tarihe kadar 3 (üç) aydan fazla süre geçmesine rağmen dosyanın usulüne uygun şekilde «yenilenmediği» anlaşılmakla, (6100 sayılı Kanun) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/5 inci maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş, davacı vekili temyiz edilmiştir.
… avacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay bozması sonrasındaki tensip zaptı ile bozma ilamı 10.10.2023 tarihinde tarafımıza tebliğ edilmiş ise de söz konusu «tebligat» zarfının yanıltıcı olması «sebebi» ile tarafımızca iş bu yanıltıcı tebligat zarfı ile bildirilen karar duruşmasına iştirak edilemediğini, «işlemden kaldırılma» kararının da tebliğ edilmediğini, bu durumun adil yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarına aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18416 E. 2014/9261 K.
Ortak:dolandırıcılık
İncelediğiniz kararda… ini istediğini, davacının banka ATM'sine gittiğini, telefondaki kişinin yönlendirmesiyle telefondaki kişinin verdiği telefon numarasını tuşladığını, kısa süre sonra «dolandırıldığını» anladığını ve banka şubesini aradığını, banka hesabından ...isimli bir şahsın hesabına «internet bankacılığı» yoluyla 50.000,00 USD «havale» yapıldığını öğrendiğini, davacının davalı bankaya internet bankacılığı üzerine hiçbir başvurusunun bulunmadığını, davalı bankanın kimlik bilgilerini doğrulamadan, …
… ık ölçütleri çerçevesinde gerekli güvenlik önlemlerini almak zorunda olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve olayı aydınlatmaktan uzak olduğunu, yeni «bilirkişi incelemesi» taleplerinin İlk Derce Mahkemesince gerekçesiz biçimde yanıtsız bırakıldığı, bir kez bile «internet bankacılığı işlemi» yapmayan davacının gerekli önlemleri almadan yüksek miktarlı «havale» yapmasına onay verildiğinden davalının kusurlu olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, «dolandırıcılığın» gerçekleşmesinden önce çağrı merkezinin arandığı, telefon eden kişinin davacı olmadığının tespit edilmesine karşın şifre ve kullanıcı adının gönderildiğini, bu dur …
Benzer bu karardaA..'nin ATM'ler üzerinde «dolandırıcılık» işleminin yapılmasına engel teşkil edecek önlemleri almaması nedeniyle bir miktar kusurlu olduklarının kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · bloke · kötüniyet · kusur
Benzer bu karardaAncak, mahkeme gerekçesinde de kabul edildiği üzere davacının, tanımadığı kişilere şifresini vermesi ve «bloke» işleminden bankayı haberdar etmemesi davacı yönünden «müterafik kusur» teşkil eder ise de, davacı ile sözleşme ilişkisi bulunan I..
Dava, davacıya ait bankamatik kartının davalı bankanın ATM cihazında «bloke» edilmesi ve «kötüniyetli» üçüncü kişilerin eline geçmesi üzerine davacının hesabından para çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece uyuşmazlıkla ilgili olarak uzmanlığı bulunan yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınıp, davalıların «kusur» durumları tespit edilip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken belirtilen hususlarda somut gerekçe içermeyen, Dairemizce verilen bozma ilamından önce davaya bakan Tüketici Mahkemesi'nin gerekçeleri tekrarlanmak suretiyle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7554 E. , 2023/1962 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2018/2166 Esas, 2021/978 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI 2018/64 E., 2018/350 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 31.01.2017 tarihinde kimliği belirsiz bir kişi tarafından ev telefonundan arandığını, bu kişinin kendisini polis olarak tanıttığını, davacıya ait banka hesabına girildiğini, para çekildiğini, olayın terör faaliyetleriyle ilgili olduğunu söyleyerek davacının cep telefon numarasını, banka kartı numarasını ve kart güvenlik kodunu istediğini, davacının bu bilgileri verdiğini, bu kişinin davacıyı bu kez cep telefonundan arayarak banka ATM'sine gitmesini istediğini, davacının banka ATM'sine gittiğini, telefondaki kişinin yönlendirmesiyle telefondaki kişinin verdiği telefon numarasını tuşladığını, kısa süre sonra dolandırıldığını anladığını ve banka şubesini aradığını, banka hesabından ...isimli bir şahsın hesabına internet bankacılığı yoluyla 50.000,00 USD havale yapıldığını öğrendiğini, davacının davalı bankaya internet bankacılığı üzerine hiçbir başvurusunun bulunmadığını, davalı bankanın kimlik bilgilerini doğrulamadan, günlük harcama limiti uyarısı yapmadan, sızma testi, denetim testi ve güvenlik duvarı önlemleri almadan davacının hesabından yüksek miktarda havale yapılmasını önleyemediği için kusurlu olduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının hesabından internet bankacılığı yoluyla çekilen 50.000,00 USD'nin 31.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... T.A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalı bankanın dava konusu olayda zarar doğuran hiçbir işleminin ve müdahalesinin bulunmadığını, davacının tüm işlemleri kendisinin yaptığını, tüm kişisel bilgileri ile kredi kartı bilgilerini üçüncü kişiler ile paylaştığını, bireysel bankacılık hizmetleri sözleşmesine aykırı davrandığını, ayrıca ATM'de internet bankacığı aracılıyla internet şifresi gönderilecek telefon tanımlaması yaptığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kişisel bilgilerini korumayarak hesabından para çekilmesine sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mevduat sahibinin müterafik kusurunun bankanın sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, bankanın uluslararası teknolojik olanaklar ve koruyucu bankacılık ölçütleri çerçevesinde gerekli güvenlik önlemlerini almak zorunda olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve olayı aydınlatmaktan uzak olduğunu, yeni bilirkişi incelemesi taleplerinin İlk Derce Mahkemesince gerekçesiz biçimde yanıtsız bırakıldığı, bir kez bile internet bankacılığı işlemi yapmayan davacının gerekli önlemleri almadan yüksek miktarlı havale yapmasına onay verildiğinden davalının kusurlu olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, dolandırıcılığın gerçekleşmesinden önce çağrı merkezinin arandığı, telefon eden kişinin davacı olmadığının tespit edilmesine karşın şifre ve kullanıcı adının gönderildiğini, bu durumda işlemin durdurulması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kredi kartı ve güvenlik bilgilerini üçüncü kişiler ile paylaşan, üçüncü kişiye ait telefon numarasını banka ATM'sinden şifre telefonu olarak tanımlayan davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının banka hesabından para çekilmesi nedeniyle davalı bankanın kusurunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan zararın tahsili istemine ilişkindir. Hükme esas alınan 04.06.2018 havale tarihli bilirkişi raporunda, davalı Bankanın teftiş kurulu başkanlığının 30.05.2017 tarihli ve 18/18 no.lu inceleme raporunda "16.08'de [telefon] nolu hattan bankanın çağrı merkezinin arandığı ve telefon görüşmesi yapan sesin ...'a ait olmadığı, kendisini ... olarak tanıtan şahsın bireysel kullanıcı adı ve şifresi talebinde bulunduğu, bunun üzerine davacının şifre telefonu olarak tanımlı olan hattına banka tarafından Akbank Direkt şifresi ve kullanıcı adı içeren SMS yollandığı..." hususunun tespit edildiği belirtilmiştir. Bu durumda Mahkemece davalı bankanın çağrı merkezine yapılan aramadaki sesin davacıya ait olup olmadığı tespitinin paranın havalesinden önce davalı Banka tarafından yapılıp yapılmadığı, yapılmış olması durumunda kötü niyetli 3 üncü kişiye bireysel kullanıcı adı ve şifre veren davalı bankanın müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/939026000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz