İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/15039 E. 2012/19847 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rayiç değer↗ zayi↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı uhdesinde bulunan malların kısmen zayi edildiği, taşıma sırasında değer gösterilmediği anlaşılan emtianın varış yerindeki rayiç değerinin 27.492,00 TL olduğu, alacağın likit olmadığı ve bilirkişi raporunda yapılan hesaplama sonucunda belirlendiği, likit olmayan alacak için icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile, icra inkar tazminatı talebinin reddine, 27.492,00 TL'nın takip tarihinden itibaren % 27 oranını geçmemek üzere avans faizi ile tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4675 E. 2012/9158 K.
Ortak:rayiç değer · zayi · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · avans faizi · İtirazın İptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı uhdesinde bulunan malların kısmen «zayi» edildiği, taşıma sırasında değer gösterilmediği anlaşılan emtianın varış yerindeki «rayiç değerinin» 27.492,00 TL olduğu, alacağın likit olmadığı ve bilirkişi raporunda yapılan hesaplama sonucunda belirlendiği, likit olmayan alacak için «icra inkar tazminatına» hükmedilemeyeceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile, icra inkar tazminatı talebinin reddine, 27.492,00 TL'nın takip tarihinden itibaren % 27 oranını geçmemek üzere «avans faizi» ile tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre davalı uhdesinde bulunan malların kısmen «zayi» edildiği, taşıma sırasında değer gösterilmediği anlaşılan emtianın varış yerindeki «rayiç değerinin» 27.492,00 TL olduğu, alacağın likit olmadığı ve bilirkişi raporunda yapılan hesaplama sonucunda belirlendiği, likit olmayan alacak için «icra inkar tazminatına» hükmedilemeyeceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile, icra inkar tazminatı talebinin reddine, 27.492,00 TL'nin takip tarihinden itibaren % 27 oranını geçmemek üzere «avans faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rayiç bedel · kâr mahrumiyeti
Benzer bu karardaDavacı alacaklı takip talebinde 15.292,00 TL mal bedeli, 15.000,00 TL kâr «mahrumiyeti» tahsili talep etmiştir.
Mahkemece kaybolan malların varma yerindeki «rayiç bedeli» 27.492,00 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmiştir.
-
Faydalı Model Belgesinin Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5740 E. 2012/7384 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7355 E. 2023/1567 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksik harcın tamamlattırılması · maktu harç · harcın tamamlanması · hükümsüzlüğün tespiti · sahtelik · işlemden kaldırma · menfi tespit davası · depo kararı
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafa eksik harcın «depo» edilmesine yönelik «tebligatın» 07.12.2020 tarihinde tebliğ edildiği; ancak eksik harcın depo edilmediği, bu nedenle dava dosyasının 22.12.2020 tarihinden «işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, davacı tarafça üç aylık yasal süre içinde «eksik harcın tamamlanmadığı» gerekçesiyle davanın 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun (492 sayılı Kanun) 30 ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddeleri gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açılan dava ile belgenin «sahteliğini» ileri sürmenin aynı zamanda o belgeden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemini içerdiği, «menfi tespit» davasına konu belge ile ilgili tespit edilen değer üzerinden eksik harcın yatırılması gerektiği, süresinde «eksik harcın tamamlanmadığı», mahkemece «açılmamış sayılmasına» yönelik verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın «menfi tespit davası» olmadığını, Mahkemece dava konusu belgeye ilişkin uyuşmazlığın görüldüğü dosya ile işbu davanın birleştirilmesine karar verilmemesinin usule aykırı olduğunu, «istinaf incelemesi» sonunda «maktu harç» alınması gereken davalardan olduğuna karar verilerek Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «protokol» başlıklı belgenin «sahteliğinin» ve «hükümsüzlüğünün tespiti» istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8519 E. 2010/10229 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi · asıl alacak
Benzer bu karardaMahkemece davanın kısmen kabulü ile toplam (38.283,23) YTL’nın (7.492,46) YTL tutarındaki «asıl alacak» kısmına 09.11.2001 dava tarihinden itibaren %60 ve değişen oranlarda ticari «reeskont faizi» uygulanması suretiyle davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilen karar Dairemizin 15.02.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/15039 E. , 2012/19847 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.11.2010 gün ve 2008/694-2010/422 sayılı kararı bozan Daire’nin 29.05.2012 gün ve 2011/4675-2012/9158 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Ankara'daki işyerine satmak üzere İstanbul'dan tekstil ürünleri satın aldığını, peşin olarak satın aldığı malları Ankara'daki işyerine göndermek için davalı şirkete tevdi ettiğini, davalı şirketin teslim aldığı malların toplam 15.292,00 TL tutarındaki kısmını çaldırdığını, davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranması sonucunda 15.000 TL kârdan mahrum kaldığını iddia ederek Ankara 25.İcra Dairesi 2008/13189 sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının yaptığı itiraz sonucunda takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptali ile toplam 30.292,00 TL'nın % 40 icra inkar tazminatı ve faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline taşıma sözleşmesi kurulurken herhangi bir fatura ibraz edilmediğini, davacının kötü niyetli olduğunu, gönderiler için herhangi bir durum tespiti yapılmadığını, bu sebep ile TTK hükümlerince sadece taşıma tutarı ile sorumlu olduklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı uhdesinde bulunan malların kısmen zayi edildiği, taşıma sırasında değer gösterilmediği anlaşılan emtianın varış yerindeki rayiç değerinin 27.492,00 TL olduğu, alacağın likit olmadığı ve bilirkişi raporunda yapılan hesaplama sonucunda belirlendiği, likit olmayan alacak için icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile, icra inkar tazminatı talebinin reddine, 27.492,00 TL'nın takip tarihinden itibaren % 27 oranını geçmemek üzere avans faizi ile tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 04.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066879300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz