6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/8618 E. 2012/19933 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tazminat davası marka hakkına tecavüz hukuki yarar maddi ve manevi tazminat taşıyan maddi tazminat ilan avans faizi i̇i̇k 72/son

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin “anycool” ibaresini taşıyan telefonları, her iki tarafın marka tescil başvurularının sürdüğü 12.05.2008-06.10.2008 tarihleri arasında Türkiye'ye ithal ettiği, bu dönem için tarafların hiçbirinin diğerine oranla üstün hak sahibi olmadığı, zira davacı markalarının 14.07.2009 ve 13.12.2009 tarihlerinde tescil olunduğu, davacının markadan doğan haklarının ancak bu tarihlerden sonra üstün hale geldiği, bu durumda tescilden önce yapılan ithalat eyleminin marka hakkının ihlali olarak nitelendirilemeyeceği, ancak davacının ilk marka tescil tarihi olan 14.07.2009 tarihinden sonra davalının “anycool” ibaresini internet sitesinde, davacının markasının tescili kapsamında kalan cep telefonu ürünleri yönünden izinsiz olarak kullandığı, bu durumun marka ihlali teşkil ettiği, davacının maddi tazminatın 556 sayılı KHK'nun 66/1-b maddesi uyarınca hesaplanmasını tercih ettiği, davalının “anycool” markalı telefonların ithalini en son 06.10.2008 tarihinde gerçekleştirdiği, bu tarihin davacının marka tescil tarihinden çok önce olduğu, marka tescilinden sonra herhangi bir ithalatın bulunmadığı gibi tescilden önce ithal edilen ürünlerin tescilden sonra satışa sunularak kazanç elde edildiğine ilişkin de bir delile ulaşılamadığı, dolayısıyla tercih olunan seçeneğe göre davacı lehine herhangi bir tazminata hükmolunamayacağı, kapatılması istenilen internet alan adının tüm ülkeler için geçerli olduğundan verilecek kapatma kararının hukuki yarar doğurmayacağı, açıklanan markaya tecavüz eylemi nedeniyle davacının manevi tazminata hak kazandığı gerekçesiyle davalı şirketin “Anycool” ibaresini davacı tarafın marka tescil tarihi olan 14.07.2009 tarihinden itibaren cep telefonları üzerinde kullanmasının davacı şirketin tescilli marka hakkının ihlali niteliğinde olduğunun tespitine, marka ihlalinin ortadan kaldırılmasına, 5.000 TL manevi tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ve maddi, manevi tazminat istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalı şirketin “anycool” ibareli telefonları her iki tarafın marka başvurularının sürdüğü dönemde ithal ettiği, bu dönemde tarafların herhangi birinin üstün hakkının bulunmadığı, davacının marka tescilinden doğan haklarının ancak tescil tarihlerinden itibaren üstün hale geldiği, bu durumda davacının marka tescilinden önce yapılan ithalat eyleminin marka hakkının ihlali niteliğinde bulunmadığı, aynı nedenle davacı lehine maddi tazminata da hükmedilemeyeceği kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK'nin 40. maddesinde tescilli markanın koruma süresinin başvuru tarihinden itibaren başlayacağı düzenlenmiştir. Aynı KHK'nun 9/3. maddesinde ise “Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayın tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Marka tescil başvurusunun bültende yayınlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmesi halinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayınlanmasından önce karar veremez.” düzenlemesi bulunmaktadır. Anılan düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, marka başvurusunun ilanı ile birlikte başvuru sahibinin marka üzerindeki mutlak hakkının tescil şartına bağlı olarak doğduğu sonucuna varılmakta olup marka başvurusunun ilanından sonra, başvuru konusu işarete karşı herhangi bir tecavüz vukubulacak olursa, başvuru sahibi KHK'nun 9/3. maddesine dayanarak aynı KHK'nun 61 vd. hükümleri uyarınca gerekli davaları ikame edebilecektir. (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, 2012 Basım, sh. 391) O halde mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1200 E. 2019/579 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1143 E. 2022/1015 K.

    Ortak: · Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1716 E. 2010/7562 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/8618 E.  ,  2012/19933 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/01/2011 tarih ve 2009/314-2011/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, 2006 yılından beri çeşitli marka telefonların satışı ve ithali işi ile iştigal eden müvekkili şirket adına tescilli “anycool+Şekil” ve “anycool dual sim+şekil” ibareli markaların bulunduğunu, “anycool” markasını taşıyan telefonların 2007 yılında piyasada büyük ilgi görmesi üzerine davalının bu markanın itibarından faydalanmak amacıyla Çin'de imal ettirdiği telefonları “anycool” markası altında ithal ettiğini, bu arada davalının “KDIANYCOOL” ve “ANYCOOL+Şekil” ibareli marka başvurularının TPE tarafından müvekkilinin markalarına benzer bulunarak reddedildiğini, buna rağmen davalının internet sitesinde “anycool” ibaresinin fikri ve sınai haklarını kullanma yetkisinin kendilerine ait olduğu şeklinde yalan beyanlarla tüketiciyi kandırdığını ileri sürerek, davalının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğinin tespitine, marka hakkına tecavüzün durdurulmasına, 10.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına, davalıya ait “www.anycooltr.com” alan adlı internet sitesinin kapatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, “anycool” markasının uluslararası bir marka olduğunu ve dünyanın birçok yerinde pazar payına sahip bulunduğunu, müvekkilinin de söz konusu telefonları üretici firmadan satın alarak Türkiye'ye getirdiğini, ayrıca üretici firma ile müvekkili arasında distribütörlük anlaşması imzalandığını, müvekkilinin dava konusu markaya önemli ölçüde yatırım yaptığını, davacının bu yatırımlardan faydalanmak amacıyla marka tescili yaptırdığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin “anycool” ibaresini taşıyan telefonları, her iki tarafın marka tescil başvurularının sürdüğü 12.05.2008-06.10.2008 tarihleri arasında Türkiye'ye ithal ettiği, bu dönem için tarafların hiçbirinin diğerine oranla üstün hak sahibi olmadığı, zira davacı markalarının 14.07.2009 ve 13.12.2009 tarihlerinde tescil olunduğu, davacının markadan doğan haklarının ancak bu tarihlerden sonra üstün hale geldiği, bu durumda tescilden önce yapılan ithalat eyleminin marka hakkının ihlali olarak nitelendirilemeyeceği, ancak davacının ilk marka tescil tarihi olan 14.07.2009 tarihinden sonra davalının “anycool” ibaresini internet sitesinde, davacının markasının tescili kapsamında kalan cep telefonu ürünleri yönünden izinsiz olarak kullandığı, bu durumun marka ihlali teşkil ettiği, davacının maddi tazminatın 556 sayılı KHK'nun 66/1-b maddesi uyarınca hesaplanmasını tercih ettiği, davalının “anycool” markalı telefonların ithalini en son 06.10.2008 tarihinde gerçekleştirdiği, bu tarihin davacının marka tescil tarihinden çok önce olduğu, marka tescilinden sonra herhangi bir ithalatın bulunmadığı gibi tescilden önce ithal edilen ürünlerin tescilden sonra satışa sunularak kazanç elde edildiğine ilişkin de bir delile ulaşılamadığı, dolayısıyla tercih olunan seçeneğe göre davacı lehine herhangi bir tazminata hükmolunamayacağı, kapatılması istenilen internet alan adının tüm ülkeler için geçerli olduğundan verilecek kapatma kararının hukuki yarar doğurmayacağı, açıklanan markaya tecavüz eylemi nedeniyle davacının manevi tazminata hak kazandığı gerekçesiyle davalı şirketin “Anycool” ibaresini davacı tarafın marka tescil tarihi olan 14.07.2009 tarihinden itibaren cep telefonları üzerinde kullanmasının davacı şirketin tescilli marka hakkının ihlali niteliğinde olduğunun tespitine, marka ihlalinin ortadan kaldırılmasına, 5.000 TL manevi tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ve maddi, manevi tazminat istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalı şirketin “anycool” ibareli telefonları her iki tarafın marka başvurularının sürdüğü dönemde ithal ettiği, bu dönemde tarafların herhangi birinin üstün hakkının bulunmadığı, davacının marka tescilinden doğan haklarının ancak tescil tarihlerinden itibaren üstün hale geldiği, bu durumda davacının marka tescilinden önce yapılan ithalat eyleminin marka hakkının ihlali niteliğinde bulunmadığı, aynı nedenle davacı lehine maddi tazminata da hükmedilemeyeceği kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK'nin 40.

maddesinde tescilli markanın koruma süresinin başvuru tarihinden itibaren başlayacağı düzenlenmiştir. Aynı KHK'nun 9/3. maddesinde ise “Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayın tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Marka tescil başvurusunun bültende yayınlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmesi halinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayınlanmasından önce karar veremez.” düzenlemesi bulunmaktadır. Anılan düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, marka başvurusunun ilanı ile birlikte başvuru sahibinin marka üzerindeki mutlak hakkının tescil şartına bağlı olarak doğduğu sonucuna varılmakta olup marka başvurusunun ilanından sonra, başvuru konusu işarete karşı herhangi bir tecavüz vukubulacak olursa, başvuru sahibi KHK'nun 9/3.

maddesine dayanarak aynı KHK'nun 61 vd. hükümleri uyarınca gerekli davaları ikame edebilecektir. (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, 2012 Basım, sh. 391) O halde mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066255100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.