6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3723 E. 2024/6069 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması özen ve bağlılık yükümlülüğü bağlılık yükümlülüğü temsil yetkisinin kaldırılması azil temsil yetkisi bekletici mesele özen yükümlülüğü rekabet yasağı ticari defter ve kayıtlar aktif dava ehliyeti hakkın kötüye kullanılması ticaret sicili müdürlüğü eş rızası oy yasağı taraf ehliyeti kötü niyet ticari defter ticaret sicili esastan ret iflas ihtarname yetkisizlik kararı cy/cy kaydı haksız rekabet yükleten (shipper) temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 626TTK 630

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2017/255 E., 2020/759 K.

Taraflar arasındaki yöneticilikten azil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflarca kurulan ... Seyahat Ltd. Şti.’de (... Şti.) davalının tek başına temsille yetkili kılındığını, daha önceden müvekkilinin de ortağı olduğu ... Seyahat Tozar Oto. Tur. Ser. Bak. San. Tic. Ltd. Şti.’ye (... Şti.) ait 201302 sayılı “... Seyahat” markasının ... Şti.'ye devredildiğini, davalı müdürün aynı markayı bu kez ortaklığını ve müdürlüğünü yaptığı ... ... Gıda Tar. Hay. Or. Ür. İnş. Nak. Pey. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye (... ... Şti.) devrettiğini, markanın devir bedeli olan 1.000,00 TL’nin çok üzerinde değerinin bulunduğunu, davalının eyleminin rekabet yasağı ihlali kapsamında kaldığını ileri sürerek davalının ... Şti.'deki müdürlük görevinden alınarak tüm yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin şirket tarafından ileri sürülebileceğini, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, ... Şti.’nin nakit sıkıntısı sebebiyle yaptığı ödemelere binaen müvekkilinin ... Şti.’ye ortak kabul edildiğini, söylenenden de fazla çıkan ... Şti. borçlarının kapatılamadığını, müvekkiline yeni bir şirket kurulacağının, müvekkilinin bu şirkete ortak olacağının, “... Seyahat” markasının da bu şirkete devredileceğinin söylendiğini, vaatlerin yerine getirilmediğini, sadece “... Seyahat” markasının ... Şti.’ye devredildiğini, davacının ... ve onayı ile markanın ... ... Şti.’ye devrinin yapıldığını, davacının firmaları aracılığıyla hakkı olmadığı halde “... Seyahat” markasını kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Ltd. Şti. ortağı ve yetkilisi olan davalının aynı konuda faaliyette bulunan ... ... Şti.'nin tek ortağı ve aynı zamanda şirketin yetkilisi olması nedeniyle “rekabet yasağı" ilkesine uyulmadığı, tarafların kurucu ortağı olduğu şirketin 21.02.2017 tarihinde kurulduğu, “... Seyahat Şekil” ibareli markanın 03.03.2017 tarihli devir sözleşmesi ile ... Şti. tarafından ... Şti.’ye, 03.04.2017 tarihli devir sözleşmesi ile ... Şti. tarafından da ... ... Şti.’ye devredildiği, bilirkişilerin “... Seyahat Şekil” markasının devredilmesine/ devir alınmasına ilişkin tahakkuk kaydının bulunmadığını, ... Şti.’nin ... ... Şti.’den 1.000,00 TL nakit tahsilat yaptığını, ancak söz konusu tahsilat nedeniyle ... ... Şti’ye borçlandığını, buna göre ‘... Seyahat Şekil” markasının bila bedel devredildiği/ devralındığını rapor ettikleri, ... Şti’nin gayri faal durumda olduğu, herhangi bir varlığının bulunmadığı, tarafların ortak olduğu ... Şti.’nin tek varlığı olduğu anlaşılan “... Seyahat Şekil” markasının davalı tarafından kurucu tek ortağı ve yetkilisi olduğu ... ... Şti.’ye diğer ortağın rızası olmaksızın devredilmesi sebebiyle, davalı şirket yönetici ortağının özen ve bağlılık yükümlülüklerine uygun davranmadığı gerekçesiyle ... Şti.’nin kuruluşundan itibaren aksi karar alınıncaya kadar şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınan davalının müdürlük yetkilerinin kaldırılmasına, hüküm fıkrasının Ticaret Sicil Gazetesinde ilânına, kararın bir örneğinin Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 10 yıl önce kurulan bir firmanın yeni kurulan bir firma ile haksız rekabet içinde olduğu ve müvekkilinin kötü niyetli olarak kabulünün anlaşılamadığını, kararda da açıkça ... Şti.’nin faaliyete geçmediğinin, hiç bir gelirinin bulunmadığının, hatta davacının sermaye borcunu dahi ödemediğinin belirtildiğini, ortakların şirket ile hiç ilgilenmediğini, tüm vergileri stopaj ve kayıtlarının müvekkili tarafından ödendiğini, şirketin borçlarının şirketi iflasa sürükleyecek boyutlara ulaştığını, tüm bu durum nazara alındığında müvekkilinin dava dışı firma ile haksız rekabete girdiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, devir karşılığında bedelinin ödendiğinin her iki şirketin kayıtlarına işlendiğini, dinlenen tanık beyanları incelendiğinde tüm işlemlerin dava dışı şirketin bilgisi dahilinde yapıldığını, tanık tarafından yapılan tüm işlemlerin usulüne uygun olarak davacının da bilgisi dahilinde gerçekleştiğinin beyan edildiğini, davacının geçen bu süreçte hiç bir itirazda bulunmadığını, hatta kendi rızası ile markayı ... Şti.’ye devretmesine rağmen şahsen kullanmaya devam ettiğini, davanın hakkın kötüye kullanılması mahiyeti taşıdığını, bekletici mesele taleplerinin kabulünün gerektiğini, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, ... Şti.'nin ortağı olduğu, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca her ortağın haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, davalının dava dışı ... ... Şti.'nin kuruluş tarihi olan 28.02.2014 tarihinden beri müdürlüğünü yaptığı, dava dışı ... Şti.’nin 21.02.2017 tarihinde sicile tescil edildiği, davalının 21.02.2017 kuruluş tarihine göre aksi karar alıncaya kadar davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığı, davacının ortağı olduğu ... Şti.’ye ait “... Seyahat Şekil” markasının ... Şti.’ye, bu şirketin başvurusu ile ... ... Şti.’ye devredildiği, davacının ... ... Şti. aleyhine açtığı davada Ankara 3. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/236 E. 2018/469 K. sayılı kararı ile davanın reddedildiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nin 2019/358 E., 2020/540 K. sayılı ilamı ile kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne ve 98/014272 (2008/20132) numaralı “... Seyahat+ Şekil” ibareli markanın, ... Şti. tarafından 03.04.2017 tarihli noter sözleşmesi ile davalıya yapılan devir işleminin ve tescilin iptali ve terkinine, anılan markanın davacının ortağı olduğu ... Şti. adına tesciline karar verildiği ve kararın onandığı, ... Şti.'nin ana sözleşmesinde, şirket müdürüne aynı konuda faaliyette bulunacak başka bir şirkette faaliyette bulunmasına ve bu şirketin yetkilisi olmasına izin verilmediği, dava dışı şirketlere ait ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi ek raporunda dava konusu “... Seyahat Şekil” markasının devredilmesine/devir alınmasına ilişkin tahakkuk kaydının bulunmadığı, ... Şti.’nin ... ... Şti.’den 1.000,00 TL nakit tahsilat yaptığı, ancak söz konusu tahsilat nedeniyle ... ... Şti.’ne borçlandığı, buna göre “... Seyahat Şekil” isimli markanın bila bedel devredildiği/devralındığı, tarafların ortak olduğu ... Şti.’nin gayri faal durumda olduğu, herhangi bir emtia ve hizmet alım/satımı yaptığına dair kaydın ve herhangi bir varlığının bulunmadığı hususlarının tespit edildiği, tarafların ortak olduğu ... Şti.’nin tek varlığı olduğu anlaşılan “... Seyahat Şekil” markanın davalı tarafından kurucu tek ortağı ve yetkilisi olduğu ... ... Şti.’ye diğer ortağın rızası olmaksızın devredildiği, anılan markanın devri için de ... Şti. ortaklar kurulunca karar alınmadığı, bu surette 6102 sayılı Kanun’un 626 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca davalının özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı, azil için öngörülen haklı sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... ... Şti.’nin 2009, ... Şti.’nin 2017 yılında kurulduğunu, davacının ... ... Şti.’nin faaliyetlerini bildiğini, müvekkilinin ne şekilde haksız rekabet yaptığının ve kötü niyetinin anlaşılamadığını, 10 yıl önce kurulan bir firmanın yeni kurulanla haksız rekabeti iddiasının mantığa aykırılık taşıdığını, markanın davacının ... ve onayı ile ... ... Şti.’ne devredildiğini, borçları iflasa sürükleyecek boyutlara ulaşan şirket ile müvekkilinin haksız rekabetinden söz edilemeyeceğini, tüm işlemlerin dava dışı şirketin bilgisi ve bünyesinde yapıldığının tanık beyanlarından anlaşıldığını, devrin taraf defterlerine kaydedildiğini, davacının geçen süreçte itiraz ileri sürmediğini, kendi rızası ile markayı ... Şti.’ye devrettiği halde kullanmaya devam ettiğini, bu husustaki ihtarnameden sonra işbu davayı hakkı kötüye kullanmak suretiyle açtığını, marka ... Şti. tarafından ... Şti.’ye devredilirken de devrin 1.000,00 TL olarak gösterildiğini, bir ay sonraki dava konusu devrin de aynı bedelle yapıldığını, bu tutarın da ... Şti.’ye ödendiğini, Ankara 3. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine sunulan raporda marka satış bedelinin piyasa şartlarına uygunluğunun belirlendiğini, anılan dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, davacının hiçbir hakkı bulunmadığı halde markayı kullandığını, kötü niyetle haksız rekabet iddia ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, yöneticilikten azil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun’un 626 ve 630 uncu maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Marka hakkının korunması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12561 E. 2011/16220 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/3723 E.  ,  2024/6069 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/588 Esas, 2023/105 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/255 E., 2020/759 K.

Taraflar arasındaki yöneticilikten azil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflarca kurulan ... Seyahat Ltd. Şti.’de (... Şti.) davalının tek başına temsille yetkili kılındığını, daha önceden müvekkilinin de ortağı olduğu ... Seyahat Tozar Oto. Tur. Ser. Bak. San. Tic. Ltd. Şti.’ye (... Şti.) ait 201302 sayılı “... Seyahat” markasının ... Şti.'ye devredildiğini, davalı müdürün aynı markayı bu kez ortaklığını ve müdürlüğünü yaptığı ... ... Gıda Tar. Hay. Or. Ür. İnş. Nak. Pey. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye (... ... Şti.) devrettiğini, markanın devir bedeli olan 1.000,00 TL’nin çok üzerinde değerinin bulunduğunu, davalının eyleminin rekabet yasağı ihlali kapsamında kaldığını ileri sürerek davalının ... Şti.'deki müdürlük görevinden alınarak tüm yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin şirket tarafından ileri sürülebileceğini, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, ... Şti.’nin nakit sıkıntısı sebebiyle yaptığı ödemelere binaen müvekkilinin ... Şti.’ye ortak kabul edildiğini, söylenenden de fazla çıkan ... Şti. borçlarının kapatılamadığını, müvekkiline yeni bir şirket kurulacağının, müvekkilinin bu şirkete ortak olacağının, “... Seyahat” markasının da bu şirkete devredileceğinin söylendiğini, vaatlerin yerine getirilmediğini, sadece “... Seyahat” markasının ... Şti.’ye devredildiğini, davacının ... ve onayı ile markanın ... ... Şti.’ye devrinin yapıldığını, davacının firmaları aracılığıyla hakkı olmadığı halde “... Seyahat” markasını kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Ltd. Şti. ortağı ve yetkilisi olan davalının aynı konuda faaliyette bulunan ... ... Şti.'nin tek ortağı ve aynı zamanda şirketin yetkilisi olması nedeniyle “rekabet yasağı" ilkesine uyulmadığı, tarafların kurucu ortağı olduğu şirketin 21.02.2017 tarihinde kurulduğu, “... Seyahat Şekil” ibareli markanın 03.03.2017 tarihli devir sözleşmesi ile ... Şti. tarafından ... Şti.’ye, 03.04.2017 tarihli devir sözleşmesi ile ... Şti. tarafından da ... ... Şti.’ye devredildiği, bilirkişilerin “... Seyahat Şekil” markasının devredilmesine/ devir alınmasına ilişkin tahakkuk kaydının bulunmadığını, ... Şti.’nin ... ... Şti.’den 1.000,00 TL nakit tahsilat yaptığını, ancak söz konusu tahsilat nedeniyle ...

... Şti’ye borçlandığını, buna göre ‘... Seyahat Şekil” markasının bila bedel devredildiği/ devralındığını rapor ettikleri, ... Şti’nin gayri faal durumda olduğu, herhangi bir varlığının bulunmadığı, tarafların ortak olduğu ... Şti.’nin tek varlığı olduğu anlaşılan “... Seyahat Şekil” markasının davalı tarafından kurucu tek ortağı ve yetkilisi olduğu ... ... Şti.’ye diğer ortağın rızası olmaksızın devredilmesi sebebiyle, davalı şirket yönetici ortağının özen ve bağlılık yükümlülüklerine uygun davranmadığı gerekçesiyle ... Şti.’nin kuruluşundan itibaren aksi karar alınıncaya kadar şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınan davalının müdürlük yetkilerinin kaldırılmasına, hüküm fıkrasının Ticaret Sicil Gazetesinde ilânına, kararın bir örneğinin Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 10 yıl önce kurulan bir firmanın yeni kurulan bir firma ile haksız rekabet içinde olduğu ve müvekkilinin kötü niyetli olarak kabulünün anlaşılamadığını, kararda da açıkça ... Şti.’nin faaliyete geçmediğinin, hiç bir gelirinin bulunmadığının, hatta davacının sermaye borcunu dahi ödemediğinin belirtildiğini, ortakların şirket ile hiç ilgilenmediğini, tüm vergileri stopaj ve kayıtlarının müvekkili tarafından ödendiğini, şirketin borçlarının şirketi iflasa sürükleyecek boyutlara ulaştığını, tüm bu durum nazara alındığında müvekkilinin dava dışı firma ile haksız rekabete girdiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, devir karşılığında bedelinin ödendiğinin her iki şirketin kayıtlarına işlendiğini, dinlenen tanık beyanları incelendiğinde tüm işlemlerin dava dışı şirketin bilgisi dahilinde yapıldığını, tanık tarafından yapılan tüm işlemlerin usulüne uygun olarak davacının da bilgisi dahilinde gerçekleştiğinin beyan edildiğini, davacının geçen bu süreçte hiç bir itirazda bulunmadığını, hatta kendi rızası ile markayı ...

Şti.’ye devretmesine rağmen şahsen kullanmaya devam ettiğini, davanın hakkın kötüye kullanılması mahiyeti taşıdığını, bekletici mesele taleplerinin kabulünün gerektiğini, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, ... Şti.'nin ortağı olduğu, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca her ortağın haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, davalının dava dışı ... ... Şti.'nin kuruluş tarihi olan 28.02.2014 tarihinden beri müdürlüğünü yaptığı, dava dışı ... Şti.’nin 21.02.2017 tarihinde sicile tescil edildiği, davalının 21.02.2017 kuruluş tarihine göre aksi karar alıncaya kadar davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığı, davacının ortağı olduğu ... Şti.’ye ait “...

Seyahat Şekil” markasının ... Şti.’ye, bu şirketin başvurusu ile ... ... Şti.’ye devredildiği, davacının ... ... Şti. aleyhine açtığı davada Ankara 3. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/236 E. 2018/469 K. sayılı kararı ile davanın reddedildiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nin 2019/358 E., 2020/540 K. sayılı ilamı ile kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne ve 98/014272 (2008/20132) numaralı “... Seyahat+ Şekil” ibareli markanın, ... Şti. tarafından 03.04.2017 tarihli noter sözleşmesi ile davalıya yapılan devir işleminin ve tescilin iptali ve terkinine, anılan markanın davacının ortağı olduğu ... Şti. adına tesciline karar verildiği ve kararın onandığı, ... Şti.'nin ana sözleşmesinde, şirket müdürüne aynı konuda faaliyette bulunacak başka bir şirkette faaliyette bulunmasına ve bu şirketin yetkilisi olmasına izin verilmediği, dava dışı şirketlere ait ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi ek raporunda dava konusu “...

Seyahat Şekil” markasının devredilmesine/devir alınmasına ilişkin tahakkuk kaydının bulunmadığı, ... Şti.’nin ... ... Şti.’den 1.000,00 TL nakit tahsilat yaptığı, ancak söz konusu tahsilat nedeniyle ... ... Şti.’ne borçlandığı, buna göre “... Seyahat Şekil” isimli markanın bila bedel devredildiği/devralındığı, tarafların ortak olduğu ... Şti.’nin gayri faal durumda olduğu, herhangi bir emtia ve hizmet alım/satımı yaptığına dair kaydın ve herhangi bir varlığının bulunmadığı hususlarının tespit edildiği, tarafların ortak olduğu ... Şti.’nin tek varlığı olduğu anlaşılan “... Seyahat Şekil” markanın davalı tarafından kurucu tek ortağı ve yetkilisi olduğu ... ... Şti.’ye diğer ortağın rızası olmaksızın devredildiği, anılan markanın devri için de ...

Şti. ortaklar kurulunca karar alınmadığı, bu surette 6102 sayılı Kanun’un 626 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca davalının özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı, azil için öngörülen haklı sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... ... Şti.’nin 2009, ... Şti.’nin 2017 yılında kurulduğunu, davacının ... ... Şti.’nin faaliyetlerini bildiğini, müvekkilinin ne şekilde haksız rekabet yaptığının ve kötü niyetinin anlaşılamadığını, 10 yıl önce kurulan bir firmanın yeni kurulanla haksız rekabeti iddiasının mantığa aykırılık taşıdığını, markanın davacının ... ve onayı ile ... ... Şti.’ne devredildiğini, borçları iflasa sürükleyecek boyutlara ulaşan şirket ile müvekkilinin haksız rekabetinden söz edilemeyeceğini, tüm işlemlerin dava dışı şirketin bilgisi ve bünyesinde yapıldığının tanık beyanlarından anlaşıldığını, devrin taraf defterlerine kaydedildiğini, davacının geçen süreçte itiraz ileri sürmediğini, kendi rızası ile markayı ...

Şti.’ye devrettiği halde kullanmaya devam ettiğini, bu husustaki ihtarnameden sonra işbu davayı hakkı kötüye kullanmak suretiyle açtığını, marka ... Şti. tarafından ... Şti.’ye devredilirken de devrin 1.000,00 TL olarak gösterildiğini, bir ay sonraki dava konusu devrin de aynı bedelle yapıldığını, bu tutarın da ... Şti.’ye ödendiğini, Ankara 3. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine sunulan raporda marka satış bedelinin piyasa şartlarına uygunluğunun belirlendiğini, anılan dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, davacının hiçbir hakkı bulunmadığı halde markayı kullandığını, kötü niyetle haksız rekabet iddia ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, yöneticilikten azil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun’un 626 ve 630 uncu maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066223700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.