Şirketin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13625 E. 2012/19879 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
organsızlık↗ infisah↗ şirketin feshi↗ pay sahipliği↗ fesih↗ anonim şirket↗ ek tasfiye↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davanın TTK'nun 434/2 maddesi uyarınca şirketin organsız kalması, faaliyetinin bulunmaması, bu nedenlerle amacının gerçekleştirilmesinin imkansız olması nedenine dayalı fesih ve tasfiye istemine ilişkin olduğu, ileri sürülen hususların şirketin iç bünyesine yönelik bulunduğu, TTK'nun 434/2 maddesine göre şirketin amacının gerçekleşmemesi ya da gerçekleşmemesinin imkansız hale gelmesi nedenine dayanılarak dava açılabilmesi için bu sonuçların şirket yönetimi dışındaki nedenlerden kaynaklanması gerektiği, iç bünyeye ilişkin sebeplere dayanılarak TTK'nun 434/2 maddesine göre fesih talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Anonim Şirket ortağınının şirketin feshi istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde şirketin organlarının oluşturulamadığı ve umumi heyet toplantılarının yapılamadığı ileri sürülmüştür. Mahkemece TTK'nun 434/2 maddesi uyarınca şirketin amacının gerçekleşmesinin imkansız hale geldiği nedenine dayalı fesih talebinde bulunulduğu, şirket ortağının şirketin iç bünyesi ile ilgili olan bu şekilde bir iddiayla fesih talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de TTK'nun 435/1.maddesi uyarınca Şirketin kanunen lüzumlu organlarından biri mevcut olmaz yahut umumi heyet toplanamazsa, pay sahiplerinden veya şirket alacaklılarından birinin yahut Ticaret Vekaletinin talebi üzerine, mahkemece şirketin durumunu kanuna uygun hale ifrağ için münasip bir müddet tayin edecek ve buna rağmen durum düzeltilmezse şirketin feshine karar verilecektir. Davacının dava dilekçesindeki şirketin organlarının oluşturulamadığı ve umumi heyet toplantılarının yapılamadığı yönündeki iddiaları değerlendirip TTK'nun 435/1 maddesi uyarınca davacının fesih talep etme hakkı bulunduğu gözetilmeden ve anılan madde uyarınca işlem yapılmadan, ayrıca şirket ortağının TTK'nun 434'üncü maddesindeki sebeplere binaen de şirketin infisah ettiğinin tespitini talep etme hakkı bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15120 E. 2012/5649 K.
Ortak:organsızlık · şirketin feshi · pay sahipliği · fesih · anonim şirket
İncelediğiniz karardaMahkemece TTK'nun 434/2 maddesi uyarınca şirketin amacının gerçekleşmesinin imkansız hale geldiği nedenine dayalı «fesih» talebinde bulunulduğu, şirket ortağının şirketin iç bünyesi ile ilgili olan bu şekilde bir iddiayla fesih talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de TTK'nun 435/1.maddesi uyarınca Şirketin kanunen lüzumlu organlarından biri mevcut olmaz yahut umumi heyet toplanamazsa, «pay sahiplerinden» veya şirket alacaklılarından birinin yahut Ticaret Vekaletinin talebi üzerine, mahkemece şirketin durumunu kanuna uygun hale ifrağ için münasip bir müddet tayin edecek ve buna rağmen durum düzeltilmezse «şirketin feshine» karar verilecektir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davanın TTK'nun 434/2 maddesi uyarınca şirketin «organsız» kalması, faaliyetinin bulunmaması, bu nedenlerle amacının gerçekleştirilmesinin imkansız olması nedenine dayalı «fesih» ve «tasfiye» istemine ilişkin olduğu, ileri sürülen hususların şirketin iç bünyesine yönelik bulunduğu, TTK'nun 434/2 maddesine göre şirketin amacının gerçekleşmemesi ya da ger …
Dava, Anonim Şirket ortağınının «şirketin feshi» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı vekilinin «fesih» ve tasfiyeye konu iddialarının araştırılması için dosya üzerinde ve davalı şirketin «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yapılması gerektiği, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» yatırmadığı ve «kesin süre» verilse dahi yatırmayacağını bildirdiği, dosya kapsamı itibariyle davacının iddialarını ispatlayamadığı, 22.09.2006 tarihli genel kurul toplantısında yönetim ve denetim kurulu üyelerinin 3 yıl için seçildikleri, dava tarihi itibariyle 3 yılın dolmadığı, davacının şirket «yönetim kurulu üyeliğinden» «istifa» ettiği ancak diğer yönetim kurulu üyesinin istifa etmediği, şirketin «organsız» kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «anonim şirketin feshi» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
… tescilinden sonra hakiki pay sahiplerinin sayısı beşten aşağıya düşer veya şirketin kanunen lüzumlu organlarından biri mevcut olmaz yahut umumi heyet toplanamazsa, «pay sahiplerinden» veya şirket alacaklılarından birinin yahut Ticaret Vekaletinin talebi üzerine, mahkeme şirketin durumunu kanuna uygun hale ifrağ için münasip bir müddet tayin eder ve buna rağmen durum düzeltilmezse «şirketin feshine» karar verir” hükmü bulunmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirketin feshi · temsil kayyımı · yönetim kurulu üyeliği · bilirkişi ücreti · istifa · kayyım · kesin süre · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaMahkemece, davacı vekilinin «fesih» ve tasfiyeye konu iddialarının araştırılması için dosya üzerinde ve davalı şirketin «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yapılması gerektiği, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» yatırmadığı ve «kesin süre» verilse dahi yatırmayacağını bildirdiği, dosya kapsamı itibariyle davacının iddialarını ispatlayamadığı, 22.09.2006 tarihli genel kurul toplantısında yönetim ve denetim kurulu üyelerinin 3 yıl için seçildikleri, dava tarihi itibariyle 3 yılın dolmadığı, davacının şirket «yönetim kurulu üyeliğinden» «istifa» ettiği ancak diğer yönetim kurulu üyesinin istifa etmediği, şirketin «organsız» kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
O halde mahkemece, davalı şirketin yönetim kurulunun eksilmesi, dolayısıyla «organsız» kalması nedeniyle, organ eksikliğinin giderilmesi için şirkete «temsil kayyımı» atattırılması, kayyıma, genel kurul toplantısının yapılması ve organ eksikliğinin giderilmesi amacıyla uygun süre verilerek bu eksiklikler tamamlanmadığı takdirde şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesi gerekirken, gereksiz olan «bilirkişi ücreti» yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir
Dava, «anonim şirketin feshi» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
-
Anonim Şirketin Feshi ve Tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2000/10084 E. 2001/1146 K.
Ortak:infisah · şirketin feshi · fesih · anonim şirket · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davanın TTK'nun 434/2 maddesi uyarınca şirketin «organsız» kalması, faaliyetinin bulunmaması, bu nedenlerle amacının gerçekleştirilmesinin imkansız olması nedenine dayalı «fesih» ve «tasfiye» istemine ilişkin olduğu, ileri sürülen hususların şirketin iç bünyesine yönelik bulunduğu, TTK'nun 434/2 maddesine göre şirketin amacının gerçekleşmemesi ya da ger …
Mahkemece TTK'nun 434/2 maddesi uyarınca şirketin amacının gerçekleşmesinin imkansız hale geldiği nedenine dayalı «fesih» talebinde bulunulduğu, şirket ortağının şirketin iç bünyesi ile ilgili olan bu şekilde bir iddiayla fesih talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de TTK'nun 435/1.maddesi uyarınca Şirketin kanunen lüzumlu organlarından biri mevcut olmaz yahut umumi heyet toplanamazsa, «pay sahiplerinden» veya şirket alacaklılarından birinin yahut Ticaret Vekaletinin talebi üzerine, mahkemece şirketin durumunu kanuna uygun hale ifrağ için münasip bir müddet tayin edecek ve buna rağmen durum düzeltilmezse «şirketin feshine» karar verilecektir.
… indeki şirketin organlarının oluşturulamadığı ve umumi heyet toplantılarının yapılamadığı yönündeki iddiaları değerlendirip TTK'nun 435/1 maddesi uyarınca davacının «fesih» talep etme hakkı bulunduğu gözetilmeden ve anılan madde uyarınca işlem yapılmadan, ayrıca şirket ortağının TTK'nun 434'üncü maddesindeki sebeplere binaen de şirketin «infisah» ettiğinin tespitini talep etme hakkı bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davalı «anonim şirketin» organlarının oluşturulması amacıyla kayyuma süre verildiği halde yeterli çoğunluk sağlanamaması nedeniyle karar alınamadığı, bu durumda şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesi gerektiği, şirket ana sözleşmesinin 34. maddesinde «tasfiye memurlarının» genel kurul tarafından tayin edileceği hükmü bulunduğu gerekçesiyle şirketin fesih ve tasfiyesine ve tasfiye memurunun genel kurulca tayin edilmesine karar verilmi …
Herne kadar şirket anasözleşmesinde, iflastan başka bir sebeple şirketin «infisahı» halinde «tasfiye» memurunun genel kurul tarafından atanacağı düzenlenmiş ise de, davaya konu olayda şirketin «fesih» nedeni, genel kurulun toplanamayıp, organların oluşturulamamasıdır.
Dolayısıyla şirketin genel kurulunun toplanamadığından bahisle «şirketin feshine» karar verilip, «tasfiye» memurunun atanmasının aynı genel kurulun iradesine bırakılması «fesih» gerekçesine uymadığı gibi, şirketin içinde bulunduğu çözümsüzlük halinin devamı niteliğinde bir karar olmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru
Benzer bu karardaMahkemece de anılan madde hükmüne göre inceleme yapılmış ve genel kurul yapılamaması nedeniyle organlar oluşamadığı gerekçesiyle isabetli olarak «şirketin feshine» karar verilmiş ise de, «tasfiye» memurunun atanması anasözleşme ile genel kurula bırakıldığı gerekçesiyle «tasfiye memuru atanmamıştır».
Şirket anasözleşmesi «tasfiye» muameleleri hakkında Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanacağını düzenlemiş olup, «fesih» ve tasfiyesine karar verilen şirkete bu işlemlerin yerine getirilebilmesi için mahkemece re'sen «tasfiye memuru atanması» gerekirken, yazılı olduğu şekilde tasfiye memuru atanması işinin genel kurula bırakılması doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davalı «anonim şirketin» organlarının oluşturulması amacıyla kayyuma süre verildiği halde yeterli çoğunluk sağlanamaması nedeniyle karar alınamadığı, bu durumda şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesi gerektiği, şirket ana sözleşmesinin 34. maddesinde «tasfiye memurlarının» genel kurul tarafından tayin edileceği hükmü bulunduğu gerekçesiyle şirketin fesih ve tasfiyesine ve tasfiye memurunun genel kurulca tayin edilmesine karar verilmi …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7013 E. 2013/22411 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · reeskont faizi · ıslah · tacir · yasal faiz · temerrüt · zamanaşımı
Benzer bu kararda… nusu fotoğrafın eser mahiyetinde olduğu ve izin alınmadan davalı tarafından yayınlandığı, FSEK 68 f-1 uyarınca söz konusu fotoğrafın değerinin 3.500 TL olduğu, aynı «zamanada» davacının manevi haklarından olan umuma arz yetkisi de ihlal edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile FSEK 68/3 uyarınca 10.500 TL'nin 10.000 TL'sına «temerrüt tarihi» olan 08/08/2011 tarihinden, 500 TL'sına «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle ve 3.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
2-Ancak; davalı taraf «tacir» olmadığından mahkemece «yasal faize» hükmedilmesi gerekirken «reeskont faize» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/13625 E. , 2012/19879 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Boğazlıyan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/09/2007 tarih ve 2006/489-2007/255 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağın olduğunu, davalı şirketin herhangi bir faaliyetinin bulunmadığını, şirket ortaklarının çoğunun yurt dışında yaşadığını, birinin de vefat ettiğini, ortada tek üye olarak kalan müvekkilinin şirket organlarının oluşturmasının ve umumi heyet toplantılarını yapmasının mümkün olmadığını, şirketin ilk tescilinden sonraki hariç yönetim kurulunun seçilemediğini, umumi heyet toplantılarının gerçekleştirilemediğini, hayatiyetinin çok önceleri fiilen sona erdiğini belirterek davalı şirketin feshini talep ve dava etmiştir.
Davalı bir savunma yapmamıştır.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davanın TTK'nun 434/2 maddesi uyarınca şirketin organsız kalması, faaliyetinin bulunmaması, bu nedenlerle amacının gerçekleştirilmesinin imkansız olması nedenine dayalı fesih ve tasfiye istemine ilişkin olduğu, ileri sürülen hususların şirketin iç bünyesine yönelik bulunduğu, TTK'nun 434/2 maddesine göre şirketin amacının gerçekleşmemesi ya da gerçekleşmemesinin imkansız hale gelmesi nedenine dayanılarak dava açılabilmesi için bu sonuçların şirket yönetimi dışındaki nedenlerden kaynaklanması gerektiği, iç bünyeye ilişkin sebeplere dayanılarak TTK'nun 434/2 maddesine göre fesih talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Anonim Şirket ortağınının şirketin feshi istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde şirketin organlarının oluşturulamadığı ve umumi heyet toplantılarının yapılamadığı ileri sürülmüştür. Mahkemece TTK'nun 434/2 maddesi uyarınca şirketin amacının gerçekleşmesinin imkansız hale geldiği nedenine dayalı fesih talebinde bulunulduğu, şirket ortağının şirketin iç bünyesi ile ilgili olan bu şekilde bir iddiayla fesih talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de TTK'nun 435/1.maddesi uyarınca Şirketin kanunen lüzumlu organlarından biri mevcut olmaz yahut umumi heyet toplanamazsa, pay sahiplerinden veya şirket alacaklılarından birinin yahut Ticaret Vekaletinin talebi üzerine, mahkemece şirketin durumunu kanuna uygun hale ifrağ için münasip bir müddet tayin edecek ve buna rağmen durum düzeltilmezse şirketin feshine karar verilecektir.
Davacının dava dilekçesindeki şirketin organlarının oluşturulamadığı ve umumi heyet toplantılarının yapılamadığı yönündeki iddiaları değerlendirip TTK'nun 435/1 maddesi uyarınca davacının fesih talep etme hakkı bulunduğu gözetilmeden ve anılan madde uyarınca işlem yapılmadan, ayrıca şirket ortağının TTK'nun 434'üncü maddesindeki sebeplere binaen de şirketin infisah ettiğinin tespitini talep etme hakkı bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 04.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066157100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz