6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin feshi ve tasfiyesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15120 E. 2012/5649 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
anonim şirketin feshi temsil kayyımı şirketin feshi ve tasfiyesi organsızlık yönetim kurulu üyeliği bilirkişi ücreti şirketin feshi pay sahipliği istifa kayyım kesin süre fesih anonim şirket bilirkişi incelemesi ticaret sicili yönetim kurulu kararı cy/cy kaydı temsil kesin hüküm e-defter i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davacı vekilinin fesih ve tasfiyeye konu iddialarının araştırılması için dosya üzerinde ve davalı şirketin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, davacı tarafın bilirkişi ücretini yatırmadığı ve kesin süre verilse dahi yatırmayacağını bildirdiği, dosya kapsamı itibariyle davacının iddialarını ispatlayamadığı, 22.09.2006 tarihli genel kurul toplantısında yönetim ve denetim kurulu üyelerinin 3 yıl için seçildikleri, dava tarihi itibariyle 3 yılın dolmadığı, davacının şirket yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği ancak diğer yönetim kurulu üyesinin istifa etmediği, şirketin organsız kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, anonim şirketin feshi ve tasfiyesi istemine ilişkindir. TTK.'nun 435. maddesinde, “Şirketin tescilinden sonra hakiki pay sahiplerinin sayısı beşten aşağıya düşer veya şirketin kanunen lüzumlu organlarından biri mevcut olmaz yahut umumi heyet toplanamazsa, pay sahiplerinden veya şirket alacaklılarından birinin yahut Ticaret Vekaletinin talebi üzerine, mahkeme şirketin durumunu kanuna uygun hale ifrağ için münasip bir müddet tayin eder ve buna rağmen durum düzeltilmezse şirketin feshine karar verir” hükmü bulunmaktadır.

Somut olayda davacı vekili, şirketin üç kişilik yönetim kurulunun iki kişiye düştüğünü ve şirketin organsız kaldığını, ayrıca son genel kurul toplantı tarihi olan 22.09.2006 tarihinden itibaren her yıl yapılması gereken genel kurul toplantılarının yapılmadığını ileri sürmüştür. Nitekim ticaret sicil kaydına göre de genel kurul toplantısının

22.09.2006 tarihinden itibaren yapılmadığı anlaşılmıştır. O halde mahkemece, davalı şirketin yönetim kurulunun eksilmesi, dolayısıyla organsız kalması nedeniyle, organ eksikliğinin giderilmesi için şirkete temsil kayyımı atattırılması, kayyıma, genel kurul toplantısının yapılması ve organ eksikliğinin giderilmesi amacıyla uygun süre verilerek bu eksiklikler tamamlanmadığı takdirde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi gerekirken, gereksiz olan bilirkişi ücreti yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Şirketin feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13625 E. 2012/19879 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin feshi ve tasfiyesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9158 E. 2010/428 K.

    Ortak: · Şirketin feshi ve tasfiyesi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/15120 E.  ,  2012/5649 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/07/2010 tarih ve 2008/105-2010/319 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi iken bu görevinden istifa ettiğini, diğer yönetim kurulu üyelerinden birinin de ayrıldığını, şirketin 22.09.2006 tarihinden itibaren genel kurul toplantısı yapmadığını, şirketin yönetim kurulunun kalmadığını ve denetçilerin de görev sürelerinin sona erdiğini, dolayısıyla organsız kaldığını, şirket aleyhine icra takipleri yapıldığını, esas sermayeyi yitirdiğini, müvekkilinin şirketteki görevi nedeniyle ödenmesi gereken maaşının ödenmediğini, bu nedenle de icra takibi yaptığını ileri sürerek, davalı şirketin TTK'nın 434/2-3-5, TTK. 435, 436 ve devamı maddeleri gereği fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, davacı vekilinin fesih ve tasfiyeye konu iddialarının araştırılması için dosya üzerinde ve davalı şirketin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, davacı tarafın bilirkişi ücretini yatırmadığı ve kesin süre verilse dahi yatırmayacağını bildirdiği, dosya kapsamı itibariyle davacının iddialarını ispatlayamadığı, 22.09.2006 tarihli genel kurul toplantısında yönetim ve denetim kurulu üyelerinin 3 yıl için seçildikleri, dava tarihi itibariyle 3 yılın dolmadığı, davacının şirket yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği ancak diğer yönetim kurulu üyesinin istifa etmediği, şirketin organsız kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, anonim şirketin feshi ve tasfiyesi istemine ilişkindir. TTK.'nun 435. maddesinde, “Şirketin tescilinden sonra hakiki pay sahiplerinin sayısı beşten aşağıya düşer veya şirketin kanunen lüzumlu organlarından biri mevcut olmaz yahut umumi heyet toplanamazsa, pay sahiplerinden veya şirket alacaklılarından birinin yahut Ticaret Vekaletinin talebi üzerine, mahkeme şirketin durumunu kanuna uygun hale ifrağ için münasip bir müddet tayin eder ve buna rağmen durum düzeltilmezse şirketin feshine karar verir” hükmü bulunmaktadır.

Somut olayda davacı vekili, şirketin üç kişilik yönetim kurulunun iki kişiye düştüğünü ve şirketin organsız kaldığını, ayrıca son genel kurul toplantı tarihi olan 22.09.2006 tarihinden itibaren her yıl yapılması gereken genel kurul toplantılarının yapılmadığını ileri sürmüştür. Nitekim ticaret sicil kaydına göre de genel kurul toplantısının

22.09.2006 tarihinden itibaren yapılmadığı anlaşılmıştır. O halde mahkemece, davalı şirketin yönetim kurulunun eksilmesi, dolayısıyla organsız kalması nedeniyle, organ eksikliğinin giderilmesi için şirkete temsil kayyımı atattırılması, kayyıma, genel kurul toplantısının yapılması ve organ eksikliğinin giderilmesi amacıyla uygun süre verilerek bu eksiklikler tamamlanmadığı takdirde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi gerekirken, gereksiz olan bilirkişi ücreti yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057797700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.