Anonim Şirketin Feshi ve Tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2000/10084 E. 2001/1146 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infisah↗ şirketin feshi↗ tasfiye memuru atanması↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ anonim şirket↗ ek tasfiye↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davalı anonim şirketin organlarının oluşturulması amacıyla kayyuma süre verildiği halde yeterli çoğunluk sağlanamaması nedeniyle karar alınamadığı, bu durumda şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi gerektiği, şirket ana sözleşmesinin 34. maddesinde tasfiye memurlarının genel kurul tarafından tayin edileceği hükmü bulunduğu gerekçesiyle şirketin fesih ve tasfiyesine ve tasfiye memurunun genel kurulca tayin edilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasa ya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı anonim şirketin organlarının eksikliği nedeniyle feshi ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Türk Ticaret Kanununun 435. maddesine göre, şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut olmaz veya genel kurul toplanamaz ise münasip bir müddet içinde durum düzeltilmediği takdirde şirketin feshine karar verilebilir. Mahkemece de anılan madde hükmüne göre inceleme yapılmış ve genel kurul yapılamaması nedeniyle organlar oluşamadığı gerekçesiyle isabetli olarak şirketin feshine karar verilmiş ise de, tasfiye memurunun atanması anasözleşme ile genel kurula bırakıldığı gerekçesiyle tasfiye memuru atanmamıştır.
Herne kadar şirket anasözleşmesinde, iflastan başka bir sebeple şirketin infisahı halinde tasfiye memurunun genel kurul tarafından atanacağı düzenlenmiş ise de, davaya konu olayda şirketin fesih nedeni, genel kurulun toplanamayıp, organların oluşturulamamasıdır. Dolayısıyla şirketin genel kurulunun toplanamadığından bahisle şirketin feshine karar verilip, tasfiye memurunun atanmasının aynı genel kurulun iradesine bırakılması fesih gerekçesine uymadığı gibi, şirketin içinde bulunduğu çözümsüzlük halinin devamı niteliğinde bir karar olmaktadır. Şirket anasözleşmesi tasfiye muameleleri hakkında Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanacağını düzenlemiş olup, fesih ve tasfiyesine karar verilen şirkete bu işlemlerin yerine getirilebilmesi için mahkemece re'sen tasfiye memuru atanması gerekirken, yazılı olduğu şekilde tasfiye memuru atanması işinin genel kurula bırakılması doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13625 E. 2012/19879 K.
Ortak:infisah · şirketin feshi · fesih · anonim şirket · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davalı «anonim şirketin» organlarının oluşturulması amacıyla kayyuma süre verildiği halde yeterli çoğunluk sağlanamaması nedeniyle karar alınamadığı, bu durumda şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesi gerektiği, şirket ana sözleşmesinin 34. maddesinde «tasfiye memurlarının» genel kurul tarafından tayin edileceği hükmü bulunduğu gerekçesiyle şirketin fesih ve tasfiyesine ve tasfiye memurunun genel kurulca tayin edilmesine karar verilmi …
Herne kadar şirket anasözleşmesinde, iflastan başka bir sebeple şirketin «infisahı» halinde «tasfiye» memurunun genel kurul tarafından atanacağı düzenlenmiş ise de, davaya konu olayda şirketin «fesih» nedeni, genel kurulun toplanamayıp, organların oluşturulamamasıdır.
Dolayısıyla şirketin genel kurulunun toplanamadığından bahisle «şirketin feshine» karar verilip, «tasfiye» memurunun atanmasının aynı genel kurulun iradesine bırakılması «fesih» gerekçesine uymadığı gibi, şirketin içinde bulunduğu çözümsüzlük halinin devamı niteliğinde bir karar olmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davanın TTK'nun 434/2 maddesi uyarınca şirketin «organsız» kalması, faaliyetinin bulunmaması, bu nedenlerle amacının gerçekleştirilmesinin imkansız olması nedenine dayalı «fesih» ve «tasfiye» istemine ilişkin olduğu, ileri sürülen hususların şirketin iç bünyesine yönelik bulunduğu, TTK'nun 434/2 maddesine göre şirketin amacının gerçekleşmemesi ya da ger …
Mahkemece TTK'nun 434/2 maddesi uyarınca şirketin amacının gerçekleşmesinin imkansız hale geldiği nedenine dayalı «fesih» talebinde bulunulduğu, şirket ortağının şirketin iç bünyesi ile ilgili olan bu şekilde bir iddiayla fesih talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de TTK'nun 435/1.maddesi uyarınca Şirketin kanunen lüzumlu organlarından biri mevcut olmaz yahut umumi heyet toplanamazsa, «pay sahiplerinden» veya şirket alacaklılarından birinin yahut Ticaret Vekaletinin talebi üzerine, mahkemece şirketin durumunu kanuna uygun hale ifrağ için münasip bir müddet tayin edecek ve buna rağmen durum düzeltilmezse «şirketin feshine» karar verilecektir.
… indeki şirketin organlarının oluşturulamadığı ve umumi heyet toplantılarının yapılamadığı yönündeki iddiaları değerlendirip TTK'nun 435/1 maddesi uyarınca davacının «fesih» talep etme hakkı bulunduğu gözetilmeden ve anılan madde uyarınca işlem yapılmadan, ayrıca şirket ortağının TTK'nun 434'üncü maddesindeki sebeplere binaen de şirketin «infisah» ettiğinin tespitini talep etme hakkı bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:organsızlık · pay sahipliği
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davanın TTK'nun 434/2 maddesi uyarınca şirketin «organsız» kalması, faaliyetinin bulunmaması, bu nedenlerle amacının gerçekleştirilmesinin imkansız olması nedenine dayalı «fesih» ve «tasfiye» istemine ilişkin olduğu, ileri sürülen hususların şirketin iç bünyesine yönelik bulunduğu, TTK'nun 434/2 maddesine göre şirketin amacının gerçekleşmemesi ya da ger …
Mahkemece TTK'nun 434/2 maddesi uyarınca şirketin amacının gerçekleşmesinin imkansız hale geldiği nedenine dayalı «fesih» talebinde bulunulduğu, şirket ortağının şirketin iç bünyesi ile ilgili olan bu şekilde bir iddiayla fesih talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de TTK'nun 435/1.maddesi uyarınca Şirketin kanunen lüzumlu organlarından biri mevcut olmaz yahut umumi heyet toplanamazsa, «pay sahiplerinden» veya şirket alacaklılarından birinin yahut Ticaret Vekaletinin talebi üzerine, mahkemece şirketin durumunu kanuna uygun hale ifrağ için münasip bir müddet tayin edecek ve buna rağmen durum düzeltilmezse «şirketin feshine» karar verilecektir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17037 E. 2013/22036 K.
Ortak:tasfiye memuru · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davalı «anonim şirketin» organlarının oluşturulması amacıyla kayyuma süre verildiği halde yeterli çoğunluk sağlanamaması nedeniyle karar alınamadığı, bu durumda şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesi gerektiği, şirket ana sözleşmesinin 34. maddesinde «tasfiye memurlarının» genel kurul tarafından tayin edileceği hükmü bulunduğu gerekçesiyle şirketin fesih ve tasfiyesine ve tasfiye memurunun genel kurulca tayin edilmesine karar verilmi …
Mahkemece de anılan madde hükmüne göre inceleme yapılmış ve genel kurul yapılamaması nedeniyle organlar oluşamadığı gerekçesiyle isabetli olarak «şirketin feshine» karar verilmiş ise de, «tasfiye» memurunun atanması anasözleşme ile genel kurula bırakıldığı gerekçesiyle «tasfiye memuru atanmamıştır».
Şirket anasözleşmesi «tasfiye» muameleleri hakkında Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanacağını düzenlemiş olup, «fesih» ve tasfiyesine karar verilen şirkete bu işlemlerin yerine getirilebilmesi için mahkemece re'sen «tasfiye memuru atanması» gerekirken, yazılı olduğu şekilde tasfiye memuru atanması işinin genel kurula bırakılması doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaKararı, davalı «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
2- Ancak, talep edilmediği halde davacı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmadığından kararın bu nedenle mümeyyiz davalı «tasfiye memuru» yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı «tasfiye» memurunun aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti
Benzer bu kararda2- Ancak, talep edilmediği halde davacı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmadığından kararın bu nedenle mümeyyiz davalı «tasfiye memuru» yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2000/10084 E., 2001/1146 K.
11. Hukuk Dairesi 2000/10084 E., 2001/1146 K.
ANONİM ŞİRKETİN FESİH VE TASFİYESİ
RE'SEN TASFİYE MEMURU ATANMASI
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada (Bursa Asliye Birinci Ticaret Mahkemesi)nce verilen 21.6.2000 tarih ve 1999/489-2000/241 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı anonim şirketin 15.3.1996 tarihli genel kurulunda bir yıl süre ile yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçildiğini, bir yönetim kurulu üyesinin istifa ettiğini, yerine yeni üye seçilemediğini, kalan üyelerin görev sürelerinin de sona erdiğini, yeni genel kurul yapılamaması nedeniyle şirketin yıllardır organsız kaldığını beyanla, eksik organların tamamlanması için süre verilmesini, tamamlanamadığı taktirde davalı şirketin feshine ve mahkemece belirlenecek tasfiye kurulu ile şirketin tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Bedri ve Osman vekili, yönetim kurulu üyesinin istifasından sonra şirkete kayyum atandığını, organsız kalmadığını, şirketin feshinde korunacak hiçbir hukuki menfaat bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davalı anonim şirketin organlarının oluşturulması amacıyla kayyuma süre verildiği halde yeterli çoğunluk sağlanamaması nedeniyle karar alınamadığı, bu durumda şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi gerektiği, şirket ana sözleşmesinin 34. maddesinde tasfiye memurlarının genel kurul tarafından tayin edileceği hükmü bulunduğu gerekçesiyle şirketin fesih ve tasfiyesine ve tasfiye memurunun genel kurulca tayin edilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasa ya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı anonim şirketin organlarının eksikliği nedeniyle feshi ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Türk Ticaret Kanununun 435. maddesine göre, şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut olmaz veya genel kurul toplanamaz ise münasip bir müddet içinde durum düzeltilmediği takdirde şirketin feshine karar verilebilir. Mahkemece de anılan madde hükmüne göre inceleme yapılmış ve genel kurul yapılamaması nedeniyle organlar oluşamadığı gerekçesiyle isabetli olarak şirketin feshine karar verilmiş ise de, tasfiye memurunun atanması anasözleşme ile genel kurula bırakıldığı gerekçesiyle tasfiye memuru atanmamıştır.
Herne kadar şirket anasözleşmesinde, iflastan başka bir sebeple şirketin infisahı halinde tasfiye memurunun genel kurul tarafından atanacağı düzenlenmiş ise de, davaya konu olayda şirketin fesih nedeni, genel kurulun toplanamayıp, organların oluşturulamamasıdır. Dolayısıyla şirketin genel kurulunun toplanamadığından bahisle şirketin feshine karar verilip, tasfiye memurunun atanmasının aynı genel kurulun iradesine bırakılması fesih gerekçesine uymadığı gibi, şirketin içinde bulunduğu çözümsüzlük halinin devamı niteliğinde bir karar olmaktadır. Şirket anasözleşmesi tasfiye muameleleri hakkında Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanacağını düzenlemiş olup, fesih ve tasfiyesine karar verilen şirkete bu işlemlerin yerine getirilebilmesi için mahkemece re'sen tasfiye memuru atanması gerekirken, yazılı olduğu şekilde tasfiye memuru atanması işinin genel kurula bırakılması doğru görülmemiştir.
Sonuç : Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.2.2001 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/16339500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz