6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/12295 E. 2012/19712 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi zarar kısmi ödeme müspet zarar komisyon bedeli gerekçenin düzeltilmesi kâr mahrumiyeti taşıma sözleşmesi fesih alacak davası komisyon bilirkişi incelemesi maddi ve manevi tazminat yargılama gideri dosya masrafı maddi tazminat yasal faiz i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: İİK · BK — BK 106 · HUMK — HUMK 21HUMK 438

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında imzalanan öğrenci taşıma sözleşmesinin 16.12.2006 tarihinden itibaren davalı tarafından feshedildiği, birleşen dava davalısı şirketin davacının 2.246,09 TL alacağı bulunduğunu kabul etmesi dikkate alındığında ...’ın sözleşmeyi haklı olarak feshettiği, asıl davada davacı şirketin maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceği, davalı-karşı davacının 16.12.2006 fesih tarihinden taşıma ediminin yerine getirileceği son tarih olan 15.06.2007 tarihleri arasında sözleşme feshedilmemiş olsa idi (komisyon bedelinin akaryakıt gideri düşülmeden yapılan hesaplama ile) 9.070,74 TL gelirden mahrum kalacağı, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, birleşen davada davacının 4.867,52 TL davalı şirketten alacaklı bulunduğu, davacının 1.600 TL kısmi ödeme yapıldığı beyanı dikkate alınarak bakiye 3.267,52 TL alacağı olduğu gerekçesiyle birleşen davada 3.267,52 TL’nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı şirketten tahsiline, asıl davada davacı şirketin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, davalı- karşı davacı yönünden taleple bağlı kalınarak 2.000 TL maddi tazminatın davacıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı şirket vekili ve davalı-karşı davacı (birleşen dosya davacısı) vekili katılma yoluyla temyiz etmiştir.

1) Asıl davada, taraflar arasındaki sözleşmenin “ödemeler” başlıklı maddesine göre inceleme yapılmadan davalının sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığı sonucuna varılması ve davalının sözleşmeyi haklı olarak feshettiği belirtilerek davacının maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de, sözleşmeyi feshedenin davalı olması, davacının maddi tazminat talep ettiği maddi vakıanın ise yeni araç satın almak zorunda kalıp bunun için faiz ve diğer masraflar yaptığı iddiasına dayanması nedeniyle, feshin haksız olması halinde dahi bu nitelikteki maddi tazminat talebinin kabulü mümkün bulunmadığı ve manevi tazminat talebinin de koşulları oluşmadığından asıl davada davacının davasının reddine karar verilmesi gerekiyor olmakla, davacı vekilin temyiz itirazlarının reddiyle, sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

2) Karşı davada, sözleşmeyi fesheden davalı-karşı davacı ...’ın karşı davasına konu ettiği mahrum kaldığı kâr talebi müspet zarara ilişkindir. BK’nun 106. maddesine göre sözleşmeyi fesheden tarafın varsa ancak menfi zararına yönelik istemde bulunabileceği, müspet zararının tazminini talep edemeyeceği nazara alındığında karşı davanın tümüyle reddi gerekirken, maddi tazminat yönünden karşı davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı-karşı davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.

3) Bozma neden ve şekline göre, davalı-karşı davacı ... vekilinin karşı davada yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

4) Birleşen davada, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

5) HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 nci madde hükmüne göre miktar veya değeri 2011 yılı itibarıyla 1.540 YTL’nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 05/05/2011 hüküm tarihi itibariyle kesindir. Birleşen davada davacı ... 3.370 TL alacağın tahsilini talep etmiş, mahkemece 3.267,52 TL alacağın davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir. Mahkemece birleşen davada verilen kısmi red kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmişse de reddedilen miktarın yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

6) Birleşen davada davacı ...’ın davası kısmen kabul edildiğine göre, peşin yatırmış olduğu harcın davalı şirketten tahsili ile davacı ...’a verilmesine hükmedilmesi gerekirken bu kalem yargılama gideri bakımından mahkemece bir karar verilmemiş bulunması yerinde olmadığı gibi, asıl dava, karşı dava ve birleşen dava bakımından yaptırılan bilirkişi incelemesi için mahkemece belirlenen 1400 TL tutarındaki ücretin yarısının taraflardan ... tarafından yatırılmış olmasına karşın asıl ve birleşen dosyalarda verilen kararlardaki yargılama giderlerinin hesabında ... aleyhine olacak şekilde hesap yapılması yerinde olmamış, davacı ...’ın bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile asıl ve birleşen davada yargılama giderlerine ilişkin kararın asıl davada davalı, birleşen davada davacı ... yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Maddi ve Manevi Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12296 E. 2012/19717 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12291 E. 2012/19715 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12293 E. 2012/19716 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

3 benzer karar daha
  • Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12294 E. 2012/19713 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8668 E. 2014/15289 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İpotek

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3300 E. 2020/4780 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/12295 E.  ,  2012/19712 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Muratlı Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/05/2011 tarih ve 2006/458-2011/140 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı şirket vekili ve katılma yoluyla davalı-karşı davacı (birleşen davada davacı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında öğrenci taşıma sözleşmesi yapıldığını, davalının kendi aracıyla yapacağı taşımadan müvekkilinin komisyon alarak davalıya ödeme yapacağını, davalının 11.12.2006 tarihli ihtarname ile haksız bir şekilde sözleşmeyi feshettiğini ve 15.12.2006 tarihinden sonra servis hizmeti vermeyeceğini bildirdiğini, akdin feshi nedeniyle müvekkilinin servis hizmetini devam ettirmek için kredi kullanmak suretiyle yeni araçlar satın almak zorunda kaldığını, faiz ve diğer masraflar nedeniyle maddi zarara uğradığını, haksız fesih nedeniyle müvekkilinin hizmet veremeyerek küçük düştüğünü ileri sürerek, 4.000 TL maddi, 1.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı şirket ile müvekkili arasında 18.09.2006 tarihli öğrenci taşıma sözleşmesi ve 21.08.2006 tarihli Dershane Öğrenci taşıma sözleşmesinin imzalandığını, davacının sözleşmeye uygun davranmayıp, yapılan işler karşılığında elde edilen toplam gelirden mazot bedelleri düşülmeden %15 komisyon almak istediğini, servis başına ve öğrenci başına kesilmesi gereken faturaları km başına kestiğini, müvekkilinin yaptığı işler karşılığında 1.600 TL dışında kalan alacağını da alamadığını ve haklı olarak sözleşmeyi feshettiğini savunarak, davanın reddini istemiş; karşı davasında müvekkilinin işe girerken 20.000,00 TL kredi çekip araç satın aldığını, işsiz kaldığından bu krediyi ödeyemediğini, karşı tarafça sözleşmeye uyulmuş olsa ve sözleşme devam etseydi 16.12.2006-15.06.2007 tarihleri arasında elde edeceği 9.000 TL gelirden müvekkilinin mahrum kaldığını, çevresinde de borcunu ödeyemeyen ve ticari itibarı kalmamış biri olarak tanınmaya başladığını ileri sürerek, 1.000 TL manevi ve şimdilik 2.000 TL maddi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş;

birleşen davada da müvekkilinin fesih tarihine kadar yaptığı iş karşılığında alacağı bulunduğunu ileri sürerek, şimdilik 3.370 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Birleşen dosyada davalı şirket vekili, davacının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, birleşen dava davacısının yalnız 2.246,09 TL alacağı bulunduğunu savunarak, kalan kısım için davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında imzalanan öğrenci taşıma sözleşmesinin 16.12.2006 tarihinden itibaren davalı tarafından feshedildiği, birleşen dava davalısı şirketin davacının 2.246,09 TL alacağı bulunduğunu kabul etmesi dikkate alındığında ...’ın sözleşmeyi haklı olarak feshettiği, asıl davada davacı şirketin maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceği, davalı-karşı davacının 16.12.2006 fesih tarihinden taşıma ediminin yerine getirileceği son tarih olan 15.06.2007 tarihleri arasında sözleşme feshedilmemiş olsa idi (komisyon bedelinin akaryakıt gideri düşülmeden yapılan hesaplama ile) 9.070,74 TL gelirden mahrum kalacağı, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, birleşen davada davacının 4.867,52 TL davalı şirketten alacaklı bulunduğu, davacının 1.600 TL kısmi ödeme yapıldığı beyanı dikkate alınarak bakiye 3.267,52 TL alacağı olduğu gerekçesiyle birleşen davada 3.267,52 TL’nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı şirketten tahsiline, asıl davada davacı şirketin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, davalı- karşı davacı yönünden taleple bağlı kalınarak 2.000 TL maddi tazminatın davacıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı şirket vekili ve davalı-karşı davacı (birleşen dosya davacısı) vekili katılma yoluyla temyiz etmiştir.

1) Asıl davada, taraflar arasındaki sözleşmenin “ödemeler” başlıklı maddesine göre inceleme yapılmadan davalının sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığı sonucuna varılması ve davalının sözleşmeyi haklı olarak feshettiği belirtilerek davacının maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de, sözleşmeyi feshedenin davalı olması, davacının maddi tazminat talep ettiği maddi vakıanın ise yeni araç satın almak zorunda kalıp bunun için faiz ve diğer masraflar yaptığı iddiasına dayanması nedeniyle, feshin haksız olması halinde dahi bu nitelikteki maddi tazminat talebinin kabulü mümkün bulunmadığı ve manevi tazminat talebinin de koşulları oluşmadığından asıl davada davacının davasının reddine karar verilmesi gerekiyor olmakla, davacı vekilin temyiz itirazlarının reddiyle, sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

2) Karşı davada, sözleşmeyi fesheden davalı-karşı davacı ...’ın karşı davasına konu ettiği mahrum kaldığı kâr talebi müspet zarara ilişkindir. BK’nun 106. maddesine göre sözleşmeyi fesheden tarafın varsa ancak menfi zararına yönelik istemde bulunabileceği, müspet zararının tazminini talep edemeyeceği nazara alındığında karşı davanın tümüyle reddi gerekirken, maddi tazminat yönünden karşı davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı-karşı davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.

3) Bozma neden ve şekline göre, davalı-karşı davacı ... vekilinin karşı davada yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

4) Birleşen davada, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

5) HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 nci madde hükmüne göre miktar veya değeri 2011 yılı itibarıyla 1.540 YTL’nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 05/05/2011 hüküm tarihi itibariyle kesindir. Birleşen davada davacı ...

3. 370 TL alacağın tahsilini talep etmiş, mahkemece 3.267,52 TL alacağın davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir. Mahkemece birleşen davada verilen kısmi red kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmişse de reddedilen miktarın yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

6) Birleşen davada davacı ...’ın davası kısmen kabul edildiğine göre, peşin yatırmış olduğu harcın davalı şirketten tahsili ile davacı ...’a verilmesine hükmedilmesi gerekirken bu kalem yargılama gideri bakımından mahkemece bir karar verilmemiş bulunması yerinde olmadığı gibi, asıl dava, karşı dava ve birleşen dava bakımından yaptırılan bilirkişi incelemesi için mahkemece belirlenen 1400 TL tutarındaki ücretin yarısının taraflardan ... tarafından yatırılmış olmasına karşın asıl ve birleşen dosyalarda verilen kararlardaki yargılama giderlerinin hesabında ... aleyhine olacak şekilde hesap yapılması yerinde olmamış, davacı ...’ın bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile asıl ve birleşen davada yargılama giderlerine ilişkin kararın asıl davada davalı, birleşen davada davacı ...

yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile HUMK'nun 438/son maddesi uyarınca sonucu itibariyle doğru bulunan asıl davaya ilişkin kararın ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle karşı davaya ilişkin kararın davacı-karşı davalı şirket yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin karşı davada yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı vekilinin reddedilen alacak kesimine yönelik temyiz isteminin HUMK’nun 432/4.maddesi uyarınca REDDİNE, (6) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl dava ve birleşen davada yargılama giderlerine ilişkin hükmün asıl davada davalı, birleşen davada davacı...yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 03/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066067500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.