Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3885 E. 2024/5904 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
doğrudan zarar↗ sigorta teminatı kapsamı↗ i̇i̇k 167↗ özel dava şartı↗ sigorta tazminatı↗ rücu hakkı↗ sigorta teminatı↗ sigorta ettiren↗ hırsızlık↗ gerçek zarar↗ işyeri sigortası↗ ispat külfeti↗ teminat kapsamı↗ ticari faiz↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ rücu↗ ispat yükü↗ ihbar↗ esastan ret↗ ıslah↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/918 E., 2019/891 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketi tarafından sigortalanan müvekkilinin şantiyesinde 26.02.2017 tarihinde meydana gelen hırsızlık sonucu hasar bedelinin davalı ... şirketi tarafından ödenmediğini ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL'nin 26.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksper raporunda davacının şantiyede güvenlik önlemlerini almadığının tespit ediliğini, bu nedenle davacının taleplerinin teminat dışında olduğunu, müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren ancak yasal faizle sorumlu olabileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükmü esas alınan bilirkişi kök raporu ve ek raporu doğrultusunda davalının sigorta tazmin borcunun doğduğu, poliçe kapsamında rizikonun gerçekleştiği, sigorta teminatı kapsamı dışında bırakacak bir husus bulunmadığı, davacının üzerine düşen poliçe kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirdiği, gerekli tedbirleri aldığı, gerçekleşen zararın poliçe kapsamı dışında olmadığı savunması yerinde olmadığı gibi bu hususta ispat yükü davalı tarafa düşmekle birlikte davalının savunmasını kanıtlayamadığı, özel şartlar kapsamında kilitli ve kapalı olan bir yerden hırsızlık olayının gerçekleştiği, kök raporda da bu hususta ayrıntılı açıklamalara değinildiği, zarar tutarının hesabı bakımından ise ek rapordaki açıklamalara ve bilimsel görüşlere itibar edilerek davacının gerçek zararının 80.976,80 TL olduğunun tespit edildiği, davacının ıslah dilekçesi ile bu tutar üzerinden dava dilekçesi ıslah ederek talepte bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 80.976,80 TL alacağın 26.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı yararına davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu uyuşmazlığa konu edilen ve meydana geldiği iddia edilen zararın sigorta poliçesi teminatı dışında kaldığını, teminat dışı olan bu hasara ilişkin şantiye sahasının büyüklüğü, inşaat sahasının yeterli bekçi ile korunmasının sağlanıp sağlanmadığı, sahadaki aydınlatmanın yeterli olup olmadığı ve hırsızlar tarafından şantiyeye giriş yerinin bekçi kulübesinden görünüp görünmediği aksi takdirde ise şantiye sahasının tamamını gösteren güvenlik kameralarının mevcudiyeti araştırılması gerekliliğinin mevcut olduğu, işbu dava dosyası kapsamında meydana geldiği iddia edilen hasarın kabulünün mümkün olmadığını, teminat dışı olan hasara ilişkin belirtilen hususların mevcudiyeti araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... şirketinin sorumluluğundaki inşaat halindeki bina içerisinde bina kapıları kırılmak suretiyle gerçekleştirilen hırsızlık olayının sigorta poliçesi 10 uncu madde hükümleri doğrultusunda teminat kapsamında olduğunu, bu durumda ispat külfeti kendisinde olan sigortacının meydana gelen zararın sigorta ettirenin, sigortalı ve tazminat ödenmesini sağlamak amacıyla bunların hukuken fiillerinden sorumlu oldukları kişilerin rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep olduklarını, rizikonun gerçekleşme biçiminin gerçeğe aykırı şekilde ihbar edildiğini, gerçeğe uygun olarak bildirilmeyen rizikonun, gerçekte ne şekilde meydana geldiğini ve bu gerçekleşme tarzına nazaran yasa ve poliçe genel şartlarının öngördüğü teminat dışı hallerden birinin varlığı veya riziko başlı başına sigorta teminatı kapsamı dışında kalmıyor olsa bile yapılan ihbar yanlışlığının doğrudan zarar sorumlularına karşı rücu hakkını etkisiz kılma sonucunu ortaya çıkarttığını ispat etmek zorunda olup sigortacının bu yükümlülüğünü yerine getiremediği, sigortacının yargılama aşamasınca zarar miktarına ve olayın meydana geliş şekline yönelik ilişkin bir itirazının olmadığı mahkeme kararına yönelik istinafının sadece meydana gelen zararın poliçe kapsamında olmadığı yönünde olduğu hususları nazara alınarak mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, işyeri sigorta sözleşmesinden kaynaklı sigorta bedelinin davacı ... ettiren tarafından davalı sigortacıdan gerçekleşen riziko nedeniyle tahsili istemine ilişkindir
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 inci maddesinin birinci fıkrası, 1409 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 1429 uncu maddesinin birinci fıkrası.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14256 E. 2016/253 K.
Ortak:hırsızlık · teminat kapsamı · riziko · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz kararda… rıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... şirketinin sorumluluğundaki inşaat halindeki bina içerisinde bina kapıları kırılmak suretiyle gerçekleştirilen «hırsızlık» olayının «sigorta poliçesi» 10 uncu madde hükümleri doğrultusunda «teminat kapsamında» olduğunu, bu durumda «ispat külfeti» kendisinde olan sigortacının meydana gelen zararın «sigorta ettirenin», sigortalı ve tazminat ödenmesini sağlamak amacıyla bunların hukuken fiillerinden sorumlu oldukları kişilerin «rizikonun» gerçekleşmesine kasten sebep olduklarını, rizikonun gerçekleşme biçiminin gerçeğe aykırı şekilde «ihbar» edildiğini, gerçeğe uygun olarak bildirilmeyen rizikonun, gerçekte ne şekilde meydana geldiğini ve bu gerçekleşme tarzına nazaran yasa ve poliçe genel şartlarının öngördüğü teminat dışı hallerden birinin varlığı veya riziko başlı başına «sigorta teminatı kapsamı» dışında kalmıyor olsa bile yapılan ihbar yanlışlığının «doğrudan zarar» sorumlularına karşı «rücu hakkını» etkisiz kılma sonucunu ortaya çıkarttığını ispat etmek zorunda olup sigortacının bu yükümlülüğünü yerine getiremediği, sigortacının yargılama aşamasınca zarar mikt …
… tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükmü esas alınan bilirkişi kök raporu ve ek raporu doğrultusunda davalının sigorta tazmin borcunun doğduğu, poliçe kapsamında «rizikonun» gerçekleştiği, «sigorta teminatı kapsamı» dışında bırakacak bir husus bulunmadığı, davacının üzerine düşen poliçe kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirdiği, gerekli tedbirleri aldığı, «gerçekleşen zararın» poliçe kapsamı dışında olmadığı savunması yerinde olmadığı gibi bu hususta «ispat yükü» davalı tarafa düşmekle birlikte davalının savunmasını kanıtlayamadığı, «özel şartlar» kapsamında kilitli ve kapalı olan bir yerden «hırsızlık» olayının gerçekleştiği, kök raporda da bu hususta ayrıntılı açıklamalara değinildiği, zarar tutarının hesabı bakımından ise ek rapordaki açıklamalara ve bilimsel görüşlere itibar edilerek davacının gerçek zararının 80.976,80 TL olduğunun tespit edildiği, davacının «ıslah» dilekçesi ile bu tutar üzerinden dava dilekçesi ıslah ederek talepte bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 80.976,80 TL alacağın 26.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davacı yararına davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu uyuşmazlığa konu edilen ve meydana geldiği iddia edilen zararın «sigorta poliçesi» «teminatı» dışında kaldığını, teminat dışı olan bu «hasara» ilişkin şantiye sahasının büyüklüğü, inşaat sahasının yeterli bekçi ile korunmasının sağlanıp sağlanmadığı, sahadaki aydınlatmanın yeterli olup olmadığı ve «hırsızlar» tarafından şantiyeye giriş yerinin bekçi kulübesinden görünüp görünmediği aksi takdirde ise şantiye sahasının tamamını gösteren güvenlik kameralarının mevcudiyeti araştırılması gerekliliğinin mevcut olduğu, işbu dava dosyası kapsamında meydana geldiği iddia edilen hasarın kabulünün mümkün olmadığını, teminat dışı olan hasara ilişkin belirtilen hususların mevcudiyeti araştırılmadan «eksik inceleme» ile hüküm kurulduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaAncak, poliçeye göre «hırsızlık», şantiyenin çitle çevrili olması, malzemelerin kilitli «depolarda» ve 24 saat bekçi gözetiminde bulundurulması şartlarına bağlı olmak koşuluyla «teminat kapsamına» alınmıştır.
Bu itibarla, «poliçe özel şartları» yerine getirilmediğinden «rizikonun» «teminat kapsamında» sayılmayacağı ve bu nedenle de davanın reddine karar vermek gerekirken kısmen kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, İnşaat Sigorta Poliçesi'ne dayalı «hasar» bedelinin tazmini istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartları · depo kararı
Benzer bu karardaAncak, poliçeye göre «hırsızlık», şantiyenin çitle çevrili olması, malzemelerin kilitli «depolarda» ve 24 saat bekçi gözetiminde bulundurulması şartlarına bağlı olmak koşuluyla «teminat kapsamına» alınmıştır.
Bu itibarla, «poliçe özel şartları» yerine getirilmediğinden «rizikonun» «teminat kapsamında» sayılmayacağı ve bu nedenle de davanın reddine karar vermek gerekirken kısmen kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15329 E. 2012/7335 K.
Ortak:hırsızlık · sigorta poliçesi · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu uyuşmazlığa konu edilen ve meydana geldiği iddia edilen zararın «sigorta poliçesi» «teminatı» dışında kaldığını, teminat dışı olan bu «hasara» ilişkin şantiye sahasının büyüklüğü, inşaat sahasının yeterli bekçi ile korunmasının sağlanıp sağlanmadığı, sahadaki aydınlatmanın yeterli olup olmadığı ve «hırsızlar» tarafından şantiyeye giriş yerinin bekçi kulübesinden görünüp görünmediği aksi takdirde ise şantiye sahasının tamamını gösteren güvenlik kameralarının mevcudiyeti araştırılması gerekliliğinin mevcut olduğu, işbu dava dosyası kapsamında meydana geldiği iddia edilen hasarın kabulünün mümkün olmadığını, teminat dışı olan hasara ilişkin belirtilen hususların mevcudiyeti araştırılmadan «eksik inceleme» ile hüküm kurulduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… rıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... şirketinin sorumluluğundaki inşaat halindeki bina içerisinde bina kapıları kırılmak suretiyle gerçekleştirilen «hırsızlık» olayının «sigorta poliçesi» 10 uncu madde hükümleri doğrultusunda «teminat kapsamında» olduğunu, bu durumda «ispat külfeti» kendisinde olan sigortacının meydana gelen zararın «sigorta ettirenin», sigortalı ve tazminat ödenmesini sağlamak amacıyla bunların hukuken fiillerinden sorumlu oldukları kişilerin «rizikonun» gerçekleşmesine kasten sebep olduklarını, rizikonun gerçekleşme biçiminin gerçeğe aykırı şekilde «ihbar» edildiğini, gerçeğe uygun olarak bildirilmeyen rizikonun, gerçekte ne şekilde meydana geldiğini ve bu gerçekleşme tarzına nazaran yasa ve poliçe genel şartlarının öngördüğü teminat dışı hallerden birinin varlığı veya riziko başlı başına «sigorta teminatı kapsamı» dışında kalmıyor olsa bile yapılan ihbar yanlışlığının «doğrudan zarar» sorumlularına karşı «rücu hakkını» etkisiz kılma sonucunu ortaya çıkarttığını ispat etmek zorunda olup sigortacının bu yükümlülüğünü yerine getiremediği, sigortacının yargılama aşamasınca zarar mikt …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketi tarafından sigortalanan müvekkilinin şantiyesinde 26.02.2017 tarihinde meydana gelen «hırsızlık» sonucu «hasar» bedelinin davalı ... şirketi tarafından ödenmediğini ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL'nin 26.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… dosya kapsamına göre, davacı ... tarafından sigortalanan dava dışı şirkete ait bir kısım malzemenin, malzeme konulduktan uzunca bir süre sonra çalındığından bahisle «şikayette» bulunulduğu, dolayısıyla «hırsızlık» olayının ne zaman ve ne şekilde gerçekleştiğinin net olarak belirlenemediği, ayrıca malzemenin inşaattan nasıl çıkarıldığının ya da çıkarılıp çıkarılmadığının da tespit edilemediği, söz konusu şantiyede çok sayıda yüklenici şirketin faaliyet gösterdiği, öncelikle her bir şirketin kendi malzemesinden sorumluluğunun esas olduğu, davalı Yapı Merkezi A.Ş.'nin bu şantiyede çalışan şirketlerden sadece birisi olup gerek kendi malzemelerinin güvenliği gerekse de ortak ofis alanlarının güvenliği için diğer davalı ile sözleşme imzaladığı, bu sözleşmede davacının sigortalısının taraf olmadığı, güvenlik şirketinin çalışma koşullarının sözleşme ve eki yönetmelikte açıkça belirlendiği, güvenlik şirketin sözleşmede belirlenen görevini gereği gibi yapmadığına dair dosyada delil olmadığı, her ne kadar davacı taraf davalı Yapı Merkezi A.Ş.'ye her ay belirli bir ödeme yapıldığını ileri sürmüş ise de, davacı şirket sigortalısının ödediği cüzi bir bedel karşılığında davalının şantiye alanında bulunan ve kendisine «teslim» edilmeyen tüm malzemenin yok olmasından sorumlu bulunmasının düşünülemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, montaj «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
… ası gerektiğinin gözetilerek gerekirse şantiyedeki genel uygulamanın ne olduğu ve davalı şirketin hangi güvenlik hizmetlerini sağlamakla yükümlü bulunduğu konusunda «bilirkişi incelemesi» de yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hizmet bedeli · şikayet · rücuen tazminat · uyuşmazlık konusu · bilirkişi incelemesi · teslim
Benzer bu kararda… dosya kapsamına göre, davacı ... tarafından sigortalanan dava dışı şirkete ait bir kısım malzemenin, malzeme konulduktan uzunca bir süre sonra çalındığından bahisle «şikayette» bulunulduğu, dolayısıyla «hırsızlık» olayının ne zaman ve ne şekilde gerçekleştiğinin net olarak belirlenemediği, ayrıca malzemenin inşaattan nasıl çıkarıldığının ya da çıkarılıp çıkarılmadığının da tespit edilemediği, söz konusu şantiyede çok sayıda yüklenici şirketin faaliyet gösterdiği, öncelikle her bir şirketin kendi malzemesinden sorumluluğunun esas olduğu, davalı Yapı Merkezi A.Ş.'nin bu şantiyede çalışan şirketlerden sadece birisi olup gerek kendi malzemelerinin güvenliği gerekse de ortak ofis alanlarının güvenliği için diğer davalı ile sözleşme imzaladığı, bu sözleşmede davacının sigortalısının taraf olmadığı, güvenlik şirketinin çalışma koşullarının sözleşme ve eki yönetmelikte açıkça belirlendiği, güvenlik şirketin sözleşmede belirlenen görevini gereği gibi yapmadığına dair dosyada delil olmadığı, her ne kadar davacı taraf davalı Yapı Merkezi A.Ş.'ye her ay belirli bir ödeme yapıldığını ileri sürmüş ise de, davacı şirket sigortalısının ödediği cüzi bir bedel karşılığında davalının şantiye alanında bulunan ve kendisine «teslim» edilmeyen tüm malzemenin yok olmasından sorumlu bulunmasının düşünülemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
A.Ş.'nin, davacı şirketten güvenlik «hizmet bedeli» adı altında para tahsil ettiği «uyuşmazlık konusu» değildir.
Dava, montaj «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
… ası gerektiğinin gözetilerek gerekirse şantiyedeki genel uygulamanın ne olduğu ve davalı şirketin hangi güvenlik hizmetlerini sağlamakla yükümlü bulunduğu konusunda «bilirkişi incelemesi» de yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3269 E. 2013/20400 K.
Ortak:teminat
İncelediğiniz karardaII.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksper raporunda davacının şantiyede güvenlik önlemlerini almadığının tespit ediliğini, bu nedenle davacının taleplerinin «teminat» dışında olduğunu, müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren ancak yasal faizle sorumlu olabileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükmü esas alınan bilirkişi kök raporu ve ek raporu doğrultusunda davalının sigorta tazmin borcunun doğduğu, poliçe kapsamında «rizikonun» gerçekleştiği, «sigorta teminatı kapsamı» dışında bırakacak bir husus bulunmadığı, davacının üzerine düşen poliçe kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirdiği, gerekli tedbirleri aldığı, «gerçekleşen zararın» poliçe kapsamı dışında olmadığı savunması yerinde olmadığı gibi bu hususta «ispat yükü» davalı tarafa düşmekle birlikte davalının savunmasını kanıtlayamadığı, «özel şartlar» kapsamında kilitli ve kapalı olan bir yerden «hırsızlık» olayının gerçekleştiği, kök raporda da bu hususta ayrıntılı açıklamalara değinildiği, zarar tutarının hesabı bakımından ise ek rapordaki açıklamalara ve bilimsel görüşlere itibar edilerek davacının gerçek zararının 80.976,80 TL olduğunun tespit edildiği, davacının «ıslah» dilekçesi ile bu tutar üzerinden dava dilekçesi ıslah ederek talepte bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 80.976,80 TL alacağın 26.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davacı yararına davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu uyuşmazlığa konu edilen ve meydana geldiği iddia edilen zararın «sigorta poliçesi» «teminatı» dışında kaldığını, teminat dışı olan bu «hasara» ilişkin şantiye sahasının büyüklüğü, inşaat sahasının yeterli bekçi ile korunmasının sağlanıp sağlanmadığı, sahadaki aydınlatmanın yeterli olup olmadığı ve «hırsızlar» tarafından şantiyeye giriş yerinin bekçi kulübesinden görünüp görünmediği aksi takdirde ise şantiye sahasının tamamını gösteren güvenlik kameralarının mevcudiyeti araştırılması gerekliliğinin mevcut olduğu, işbu dava dosyası kapsamında meydana geldiği iddia edilen hasarın kabulünün mümkün olmadığını, teminat dışı olan hasara ilişkin belirtilen hususların mevcudiyeti araştırılmadan «eksik inceleme» ile hüküm kurulduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, poliçedeki «teminat» koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle bozulmuş olup, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, bozma ile oluşan «usulü kazanılmış hak» ve bozmanın «kesin» ve sınırlı nedenleri nazara alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, poliçedeki «teminat» koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle bozulmuş olup, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, bozma ile oluşan «usulü kazanılmış hak» ve bozmanın «kesin» ve sınırlı nedenleri nazara alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3885 E. , 2024/5904 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/96 Esas, 2020/167 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/918 E., 2019/891 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketi tarafından sigortalanan müvekkilinin şantiyesinde 26.02.2017 tarihinde meydana gelen hırsızlık sonucu hasar bedelinin davalı ... şirketi tarafından ödenmediğini ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL'nin 26.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksper raporunda davacının şantiyede güvenlik önlemlerini almadığının tespit ediliğini, bu nedenle davacının taleplerinin teminat dışında olduğunu, müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren ancak yasal faizle sorumlu olabileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükmü esas alınan bilirkişi kök raporu ve ek raporu doğrultusunda davalının sigorta tazmin borcunun doğduğu, poliçe kapsamında rizikonun gerçekleştiği, sigorta teminatı kapsamı dışında bırakacak bir husus bulunmadığı, davacının üzerine düşen poliçe kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirdiği, gerekli tedbirleri aldığı, gerçekleşen zararın poliçe kapsamı dışında olmadığı savunması yerinde olmadığı gibi bu hususta ispat yükü davalı tarafa düşmekle birlikte davalının savunmasını kanıtlayamadığı, özel şartlar kapsamında kilitli ve kapalı olan bir yerden hırsızlık olayının gerçekleştiği, kök raporda da bu hususta ayrıntılı açıklamalara değinildiği, zarar tutarının hesabı bakımından ise ek rapordaki açıklamalara ve bilimsel görüşlere itibar edilerek davacının gerçek zararının 80.976,80 TL olduğunun tespit edildiği, davacının ıslah dilekçesi ile bu tutar üzerinden dava dilekçesi ıslah ederek talepte bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 80.976,80 TL alacağın 26.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı yararına davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu uyuşmazlığa konu edilen ve meydana geldiği iddia edilen zararın sigorta poliçesi teminatı dışında kaldığını, teminat dışı olan bu hasara ilişkin şantiye sahasının büyüklüğü, inşaat sahasının yeterli bekçi ile korunmasının sağlanıp sağlanmadığı, sahadaki aydınlatmanın yeterli olup olmadığı ve hırsızlar tarafından şantiyeye giriş yerinin bekçi kulübesinden görünüp görünmediği aksi takdirde ise şantiye sahasının tamamını gösteren güvenlik kameralarının mevcudiyeti araştırılması gerekliliğinin mevcut olduğu, işbu dava dosyası kapsamında meydana geldiği iddia edilen hasarın kabulünün mümkün olmadığını, teminat dışı olan hasara ilişkin belirtilen hususların mevcudiyeti araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... şirketinin sorumluluğundaki inşaat halindeki bina içerisinde bina kapıları kırılmak suretiyle gerçekleştirilen hırsızlık olayının sigorta poliçesi 10 uncu madde hükümleri doğrultusunda teminat kapsamında olduğunu, bu durumda ispat külfeti kendisinde olan sigortacının meydana gelen zararın sigorta ettirenin, sigortalı ve tazminat ödenmesini sağlamak amacıyla bunların hukuken fiillerinden sorumlu oldukları kişilerin rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep olduklarını, rizikonun gerçekleşme biçiminin gerçeğe aykırı şekilde ihbar edildiğini, gerçeğe uygun olarak bildirilmeyen rizikonun, gerçekte ne şekilde meydana geldiğini ve bu gerçekleşme tarzına nazaran yasa ve poliçe genel şartlarının öngördüğü teminat dışı hallerden birinin varlığı veya riziko başlı başına sigorta teminatı kapsamı dışında kalmıyor olsa bile yapılan ihbar yanlışlığının doğrudan zarar sorumlularına karşı rücu hakkını etkisiz kılma sonucunu ortaya çıkarttığını ispat etmek zorunda olup sigortacının bu yükümlülüğünü yerine getiremediği, sigortacının yargılama aşamasınca zarar miktarına ve olayın meydana geliş şekline yönelik ilişkin bir itirazının olmadığı mahkeme kararına yönelik istinafının sadece meydana gelen zararın poliçe kapsamında olmadığı yönünde olduğu hususları nazara alınarak mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, işyeri sigorta sözleşmesinden kaynaklı sigorta bedelinin davacı ... ettiren tarafından davalı sigortacıdan gerçekleşen riziko nedeniyle tahsili istemine ilişkindir
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 inci maddesinin birinci fıkrası, 1409 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 1429 uncu maddesinin birinci fıkrası.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066065000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz